Yaşlanmak hayatın kaçınılmaz bir gerçeği değil! Birçok hayvan ölümü ertelemenin yolunu buldu bile. Onlardan alacağımız ipuçları bizim de daha uzun ve sağlıklı bir hayat yaşamamıza yardımcı olabilir.
Türk doktorlar; Prof. Dr. Volkan Baltacı, Prof. Dr. Murat Sönmezer ve ABD'de çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Kutluk Oktay'ın yürüttüğü klinik çalışmalar sonucu Antalya'da bir bebek dünyaya geldi ve bu bebeğe 'Elanur' adı verildi. Bu yöntemle, daha önce bir sonuca ulaşamayan tüp bebek denemelerinin başarıyla sonuçlanmasının artık daha fazla mümkün olduğu söyleniyor.
ABD’li biyomühendisler, bir algoritma ile yapacaklarımızı önceden tahmin edebilen “medyum robot” geliştirdiler. Öngöreceğiniz üzerine yazılım, insan zihnini okumuyor, ancak önceki aktiviteleri inceleyip buna göre hesaplamalar yapıyor ve tahminde bulunuyor.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu iddia yakın zamanda değil, Ağustos’un başlarında ortaya atıldı. Fakat ülkemizde yayın yapan kuruluşlar bu iddiayı nedense bu günlerde dile getirme gereği duydular. Bu iddianın kaynağı ise işte bu site.
Metali uzatmanın malzemeyi zayıflatacağını düşünebilirsiniz; ama aslında tam tersi. Araştırmacılar, kusurları yok etmek için nanoskopik metal kristallerini toplayan bir teknik geliştirdiler. Bilimadamları kristali nazikçe ve sürekli olarak gererek, “kaymaları” serbest yüzeye çıkarıyor ve materyalden atıyor. Bunun sonucu olarak madde çatlama ve işlevini yitirme özellikleri azalma gösteriyor.Bu tekniği binalar ya da araçlarda gördüğünüz türden daha büyük (yani görülebilir) metallerde göremeyebilirsiniz. Nanoölçekli metali geliştiren aynı yöntem, makro seviyesinde olumsuz etki yaratıyor. Yine de en küçük kırıkların bile daha büyük sorunlara sebep olabileceği işlemciler ve benzeri aygıtlar için bu çok faydalı bir teknik olabilir.
Hubble Teleskopu ve Kepler görevinden toplanan verileri kullanan NASA’nın Uzay Teleskop Bilimi Enstitüsü’ndeki takımı ilk defa dünyaya benzer gezegenlerin, evrenin yaşama süresinin hangi kısmında karşımıza çıkacağıyla ilgili tahminlerde bulundu. Güneş sistemimiz bundan 4.6 milyar yıl önce oluştuğunda, dünyaya benzer gezegenlerden yalnızca %8’i vardı. Peki gökbilimciler bu sonuçlara nasıl ulaştı? Uzak galaksilere bakmak, zamanda geriye gitmeye benzer ve evrenin eski halinin görüntülerini toplayarak yıldız oluşumu oranına kadar birçok ilginç bilgi konusunda çıkarımlar yapabiliriz. Bu bilgiler ışığında araştırmacılar, %8’lik kesimin dışında kalan ve henüz oluşmamış %92 oranındaki gezegenlerin bugünden 100 milyar ila 1 trilyon yıl sonrası arasında ortaya çıkacağını tahmin ediyor.Bu, el el üstünde beklememiz anlamına gelmiyor. Kepler göreviyle daha şimdiden gök bilimciler yalnızca bizim gezegenimizde bile bir milyardan fazla dünyaya benzer gezegenin bulunduğunu söylüyor. Eğer şanslıysak bunlardan birinde sümüksü uzaylı mikroplar, ya da en azından yaşanabilir hale getirebileceğimiz bir atmosfer vardır.
Yarattığı ufak makineler ile sonsuz döngülü ve daimi hareket edebilen cihazlar üreten adamdan 9 enfes video. Veproject1 isimli Youtube kanalında daha fazla videosunu bulabilirsiniz.
Cornell Üniversitesi’nin bilim adamları ise daha iyisini yapabileceklerine inanıyor. Ekip, insan kalbinin fonksiyonları kadar yapısını da örnek alan bir yapay kalp geliştirdi. Bu kalp, farklı şekillere girmesine olanak veren malzemesi ve sıvı pompalanmasına yardımcı olan gözenekli yapısı sayesinde daha verimli çalışıyor. Bu keşfin ve en yaygın kullanım alanı kişiye özel üretilecek yapay organlarda olacak. Elbette bu bir başlangıç, ileri dönemlerde aynı malzeme protezlerde ve organik hissin yaratılmak istendiği her üründe kullanılabilir.
Daha önce geleceğini söylediğimiz Toyota'nın geleceğe dönüş filminin devamı yayınlandı. Hidrojen yakıt hücresine sahip olan otomobili Toyota Mirai'yi tanıttı. Toyota’nın deyimiyle “Gücünü gelecekten alıyor'. Japon otomobil üreticisi, Geleceğe Dönüş efsanesinin 30’uncu yılını kutlamak adına serinin iki kahramanıyla ortak bir reklam kampanyası yürüttü. Reklam filminde serinin hayranı bir bilim meraklısı, Delorean kadar olmasa da bünyesinde gelecekten birçok parça taşıyan Toyota Mirai’yi Marty ve Dr. Brown’a tanıtıyor.
Ünlü astrofizikçi Carl Edward Sagan, 1980 yılında çıkarttığı Cosmos kitabından sonra, şimdi de Contact adlı kitabını piyasaya sürdü. Sagan kitapta, solucan delikleri, kara delikler ve uzayda dünya dışı yaşam ile olası bir uzaylılarla temas halinde oluşabilecek sosyal değişimlerin üzerinde durmuş. Kitapta ayrıca pi sayısı ile ilgili olarak uzunca bir bölüm aktaran ve okuyucuyu adeta kendisine hayran bırakan yazar, kitabında Einstein’in alan teorisi üzerine hafif düzeyli bir de ders veriyor. Son dönemde bilimin popülerleşmesi için yaptığı çalışmalarla adını sık sık duyuran Sagan, tam bir bilim kurgu başyapıtı olan kitabıyla da ses getireceğe benziyor.
Okunacak kitapların sayısı artmaya devam ediyor. Sizler için kitap listelerinize ekleyebileceğiniz, yeni çıkan kitapları derledik. İyi okumalar diliyorum, kitabınız bol olsun !
Son dönemlerde gelişen teknoloji ile birlikte zamanda yolculuk konusu da tekrar gündeme gelmeye başladı. Özellikle solucan delikleri ile ilgili ortaya atılan teori ve kuramlarla birlikte, uzay-zamanda yolculuğun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği büyük merak konusu.Bizler de bu konudaki şu ana kadar yapılan çalışmaları ve zamanda yolculuğun önündeki engel ve paradoksları, bu içeriğimizde bir araya getirdik!
Türkiye'deki ilmi ve teknolojik gelişmeleri bir robotun ağzından dinledik. Balinler firmasının iki aylık bir çalışma sonunda gerçekleştirdikleri robot 'Bay Balin' dün bir basın toplantısı düzenleyerek Türkiye'nin dünya teknolojisindeki yerini anlattı.
İnsanlık olarak teknoloji anlamında her ne kadar büyük ve önemli adımlar atsak da, bazı icat ve gelişmeler var ki diğerlerine göre gerçekten çok daha etkililer.Bizler de bu içeriğimizde, insanoğlunun yakın tarihinde olmuş en önemli teknolojik ve bilimsel gelişmeleri bir araya getirdik!