onedio
Grafikli- İran'da Elektrik Kesintileri Ve Hava Kirliliğindeki Artış Gözleri Bitcoin Madenciliğine Çevirdi
ANKARA (AA) - BİLAL GÜLER - İran'ın çeşitli şehirlerinde son haftalarda elektrik kesintileri ve hava kirliliğinin zirveye çıkması üzerine gözler, üretimde kullanılan cihazların yüksek elektrik enerjisi harcaması nedeniyle bu duruma dolaylı olarak etki ettiği düşünülen kripto para madenciliğine çevrildi.Kamuoyunda artan tepkilerin ardından hükümet, ülkede 1600'den fazla kripto para çiftliğini kapatarak 45 binden fazla cihaza el koydu.İran medyasının gündemini son günlerde, büyük şehirlerdeki hava kirliliği ve plansız elektrik kesintileri meşgul etti. Ülkenin en çok okunan gazeteleri manşetlerine başkent Tahran'ın karanlık ve kirli havasını gösteren fotoğrafları taşıdı.Reformistlere yakın Hemşehri gazetesi 13 Ocak Cuma günü '20 gün dumanda yaşam' başlığıyla okurlarının karşısına çıktı. İtimad gazetesi de 'Kirlilik ve Karanlık' başlığını atarken, Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen 'Cevan' gazetesi 'Tahran'ın havası hükümetin rengine büründü' manşeti ile hükümeti eleştirilerinin odağına aldı.Gazetelerde çıkan yazılar, elektrik kesintilerinin ve hava kirliliğinin nedenlerini sorgularken, İranlılar da sosyal medyadaki paylaşımlarında bu duruma büyük tepki gösterdi.Elektrik ve doğalgaz tüketiminde artış yaşandıİran'da, bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle halkın evde daha fazla zaman harcaması iç piyasadaki elektrik ve doğalgaz tüketimini artırdı.Buna bir de üretimde kullanılan cihazların yüksek enerji harcadığı kripto para madenciliği de eklenince, enerji santralleri talebi karşılamakta zorluk yaşadı ve ülke genelinde birçok şehirde sık sık elektrik kesintileri görüldü.Hükümet de oluşan enerji açığını kapatmak için enerji santrallerinde düşük kalitede akaryakıt kullanmaya başladı. Bu duruma enerji santrallerine aşırı yük yüklediği düşüncesiyle dolaylı olarak katkı sağladığı varsayılan kripto para madenciliği de eleştirilerin odak noktası haline geldi.'Akaryakıt kullanmaktan başka çaremiz yok'İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, oluşan enerji açığını kapatmak için kışın en soğuk günlerinde enerji santrallerinde kullanılan akaryakıt miktarı günlük 35 milyon litreye kadar çıkıyor. İran medyasına konuşan uzmanlara göre, santrallerde filtreleme gibi teknolojik eksiklikler de hesaba katılınca son haftalarda hava kirliliğinin artmasındaki en önemli etken kullanılan düşük kaliteli akaryakıt. Uzmanlar, söz konusu yakıtların Avrupa ülkelerinde kullanılan yakıtlardan çok daha kalitesiz olduğunu ifade ediyor.Bu yöndeki tüm eleştirilere rağmen, İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, 3 Ocak'ta yaptığı açıklamada sadece başkent Tahran'da elektrik kullanımının yüzde 15 arttığını belirterek, oluşan açığı telafi etmek için enerji santrallerinde akaryakıt kullanmaktan başka çarelerinin olmadığını söyledi. Bununla beraber, İranlı yetkililer yaptıkları açıklamalarda, Kovid-19 nedeniyle evlerin havalandırılması için pencerelerin sık sık açılmasının enerji kaybını artırdığını belirterek, halka tasarruf çağrısı yaptı.ISNA'ya göre, Ulusal İran Gaz Şirketi yetkililerinden Muhammed Rıza Culayi, ülkede doğal gaz üretiminin artmasına rağmen iç piyasadaki tüketimin uyarı seviyesine geldiğini kaydederek, gaz ihtiyacının sağlanabilmesi için vatandaşlardan tasarruf etmesini istedi.Tahran'da son 10 yılın en kirli ayı yaşandıTahran Hava Kalitesi Ölçme Şirketi verilerine göre, Tahran'da İran takviminde 21 Aralık-19 Ocak tarihlerine rastlayan 'Dey' ayı son on yılın en kirli ayı olarak kayıtlara geçti. İstatistiklere göre Tahranlılar Dey ayında, 'tüm gruplar ve hassas gruplar için sağlıksız' olmak üzere en az 24 gün yaşadı. Tahran dışında Elburz, İsfahan, Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, Huzistan, Merkezi, Rezevi Horasanı gibi yoğun nüfus ve sanayi kollarını barındıran eyaletlerdeki şehirlerde de hava kirliliği yoğundu. Bu eyaletlerde hava kirliliğine sık sık yaşanan elektrik kesintileri de eşlik etti.'Kripto para madenciliğinin elektrik kesintileri ve hava kirliliğine dolaylı etki ettiği düşünülüyor'Son haftalarda Bitcoin değerinin rekor kırması ile İran şehirlerindeki hava kirliliğinin ve elektrik kesintilerinin zirveye çıkması birbirine yakın bir zamana denk geldi. Bu durum, 'madencilerin de faaliyetlerini hızlandırdığı' eleştirilerini beraberinde getirdi. Bu nedenle, İran kamuoyunda bir kesim elektrik kesintileri ve hava kirliliğindeki artışa yüksek enerji harcayan kripto para madenciliğinin de etki ettiğini düşünürken, bir kesim de madenciliğin önemli bir etken olduğunu ancak liyakatsiz yöneticiler, sanayi merkezlerinin şehirlere yakın yerde olması, trafikteki eski model araçlar, teknolojik ve yasal eksiklikler gibi kronik nedenlere vurgu yaptı.ISNA'ya göre, ülkede yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Çinli şirketlerin İran'daki kripto para sektöründeki faaliyetleri hakkında 12 Ocak'ta açıklama yapan İran Enerji Bakanı Rıza Erdekaniyan, 'Lisansı olan herkes, lisansına göre kripto para üretebilir. Lisansı olmayan yabancı veya yerli kim olursa olsun, yasaya göre muamele görür.' diyerek eleştirileri dolaylı olarak kabul etti.Devlet televizyonuna göre, İran Elektrik Üretim ve Dağıtım (TAVANIR) Elektrik Endüstrisi Sözcüsü Mustafa Recebi Meşhedi, ülkedeki kripto para madencilerinin günlük yaklaşık 300 megavat elektrik enerjisi harcadığını ifade etti.IRNA'ya konuşan Çevre Uzmanı Muhammed Reza Mahbubfer, sayısı yüz binleri bulan kripto para cihazlarının harcadığı yüksek enerjiye dikkati çekerek, ülkenin elektrik endüstrisinin 'yıpranmış' olduğunu söyledi. Mahbubfer, oluşan açığın kapanması için enerji tesislerinde ve diğer sanayi kollarında düşük kalitede akaryakıt kullanılmasının hava kirliliğinin en önemli sebebi olduğunu kaydetti.Yaptırımlar ve ucuz elektrik, kripto para madenciliğinin gelişmesine katkı sunduİran'da son yıllarda kripto para madenciliğinin popülerliği önemli ölçüde artış gösterdi. Ülkede elektrik ücretinin Orta Doğu ülkelerine göre ucuz olması ve ABD yaptırımlarının getirdiği kısıtlamaları hem devletin hem halkın aşma ihtiyacı bu artışın önemli nedenleri arasında sayılıyor. 2019'un Temmuz ayında kripto para birimi Bitcoin ile yapılan işlemlerin yasaklandığı açıklanırken, üretimi ise 'yeni bir endüstri' olduğu gerekçesi ile yasaklanmadı. Bu kararla beraber, İran kripto para sektörünü kayıt altında tutmaya çalıştı ve bu doğrultuda madencilere çağrılarda bulundu. İranlı yetkililere göre, ülkede lisansı olan herkes kripto para üretebilir. Bunun yanında İran'da, kripto para madenciliği yaptırımlar nedeniyle uluslararası finans ve bankacılık piyasasından soyutlanan İran için avantajlı bir yöntem olarak görülüyor. Binlerce cihaz kaçak yollardan ülkeye sokulduİran medyasında yayımlanan haberlere göre, kripto para üreticilerini birkaç gruba ayırmak mümkün. İlki, bizzat devlet ve devlete bağlı kurumlar. Devrim Muhafızları Ordusu başta olmak üzere, ülkenin birçok bölgesinde devlet kurumlarına ait kripto para çiftliklerinin olduğu belirtiliyor. İkincisi, yabancı yatırımcılar. Çin, bu alanda önde geliyor. İddialara göre, İran'da elektriğin ucuz olmasının da etkisiyle ülkenin muhtelif yerlerinde Çin'e ait yasal kripto para üretim çiftlikleri bulunuyor. Bir diğer grubu ise özel şirketler ve bireysel olarak kripto para üreten İranlı vatandaşlar oluşturuyor. Kripto para madenciliğinde üretimin nasıl olacağına dair yasalardaki belirsizliklerin de etkisiyle, İranlı madenciler son iki yılda, binlerce kripto para üretim cihazını ülkeye kaçak yollardan sokmayı başardı.IRNA'ya konuşan İran Blockchain Derneği Üretim Grubu Başkanı Muhammed Rıza Şarki, ülkedeki kripto para üretim cihazlarının sayısı hakkında resmi bir bilginin olmadığını fakat iki yıl önce yapılan tahminlere göre ülkede yaklaşık 500 bin cihazın bulunduğunu aktardı.Hükümet madencileri baskılama yoluna gittiEleştirilerin ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin, İstihbarat Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığını 'Bitcoin için kayıt dışı elektrik tüketenleri' tespit etmekle görevlendirdiğini duyurdu.Özellikle son dönemde, hükümet kripto para madencilerine yönelik baskısını artırdı. İran medyasından elde edilen bilgilere göre, ülke genelinde yapılan operasyonlarda 1600'den fazla kripto para çiftliği kapatılırken, kripto para üretiminde kullanılan 45 binden fazla cihaz ele geçirildi. Yasa dışı kripto para madenciliği ile mücadele kapsamında İranlı yetkililer, kripto para üretenlerin güvenlik birimlerine ihbar edilmesi karşılığında ödül verileceğini açıkladı.ISNA'ya göre, İran Elektrik Üretim ve Dağıtım (TAVANIR) Genel Müdürü Muhammed Hasan Mutevalizade, elektrik kesintilerinin önüne geçmek için Kirman eyaletine bağlı Refsencan ilçesinde bulunan, İran-Çin ortaklığına ait, 54 bin kripto para üretim cihazı ile ülkenin en büyük Bitcoin üretim çiftliğinin faaliyetinin iki hafta süreyle durdurulduğunu açıkladı.Hükümetin, elektrik kesintileri ve hava kirliliğinin ardından kripto para 'madencilerini' kısıtlama yoluna gitmesinde halkın tepkisini yatıştırma amacını taşıdığı ifade ediliyor. 'Yeni kesintiler olabilir' uyarısıTAVANIR'dan dün yapılan açıklamada, özellikle ülkenin nüfus yoğunluğunun olduğu kuzey bölgelerinde yeni elektrik kesintilerinin olabileceği uyarısında bulunuldu. Açıklamada, hizmetlerin aksamadan devam edebilmesi için halktan gaz ve elektrik kullanımını yüzde 10 civarında azaltmaları istendi. 'Kovid-19 ile mücadele de olumsuz etkilendi'İranlı uzmanlar, ülke genelindeki elektrik kesintisinin, sağlık sistemi üzerindeki olumsuz etkisinin yanı sıra hava kirliliğinin Kovid-19 salgını ile mücadelede özellikle hastalığı olan gruplar için olumsuz etkilediğini vurguladı. Uzmanlara göre, hava kirliliği nedeniyle akciğer ve solunum sistemi zarar gören kişiler, salgına karşı daha savunmasız oluyor.
Balıkesir Merkezli PKK/Kck Operasyonunda Yakalanan 20 Şüpheli Adli Kontrolle Salıverildi
BALIKESİR (AA) - Balıkesir merkezli 10 ilde, PKK/KCK'ya finansal destek sağladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 20 zanlı, yurt dışı yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, Balıkesir, Adana, Aydın, Batman, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Mersin'de eş zamanlı operasyonla yakalanan 20 şüphelinin işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları hakimlikçe yurt dışı yasağı konularak adli kontrol şartıyla salıverildi.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 19 Ocak'ta örgütün finans çalışmaları ve cezaevi yapılanmasının deşifre edilmesine yönelik, hükümlü ve tutuklu terör örgütü üyelerine finans sağladığı öne sürülen 20 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılmış, operasyonlarda 20 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Uluslararası Ödemeler Bankası'ndan Merkez Bankaları İçin Yeşil Tahvil Fonu
BERLİN (AA) - Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için avro temelli bir fon oluşturulduğunu duyurdu.BIS'den yapılan açıklamada, Eylül 2019'da dolar temelli ilk BIS yeşil tahvil fonunun piyasaya sürüldüğü hatırlatıldı.Şimdi de merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için avro temelli, açık uçlu bir fonun piyasaya sürüldüğü belirtilen açıklamada, BIS'ın dolar ve avro temelli 2 yeşil tahvil fonunda, merkez bankalarının yaklaşık 2 milyar dolarlık yeşil tahvillerinin yönetileceği kaydedildi.Söz konusu fonların önemli ölçüde büyümesinin beklendiği aktarılan açıklamada, BIS'ın çevreye duyarlı finans ve yatırım uygulamalarını desteklemeye devam edeceği bildirildi.ECB, iklim değişikliği merkezi kuracakAvrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) yapılan açıklamada da iklim değişikliğiyle mücadeleyi desteklemek için ECB'nin kendi fon portföyünün bir kısmını BIS'ın söz konusu yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacağı belirtildi.Açıklamada, 'ECB, kendi fon portföyünün bir kısmını BIS tarafından çıkarılan merkez bankalarının avro temelli yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacak.' denildi.BIS'ın yeşil fonunun, yenilenebilir enerji üretimi ve enerji verimliliği projelerine yatırım yaptığı aktarılan açıklamada, 'Bu adım (BIS'ın fonlarına yatırım yapılması), ECB'nin çevresel hedeflere ve AB'nin iklime yönelik hedeflerine olan katkısını gösterir.' ifadesi kullanıldı. ECB Başkanı Christine Lagarde, 'Yeşil Merkez Bankacılığı' konulu konferansta yaptığı konuşmada, iklim değişikliğine yönelik sorunları ECB'nin para politikası ve bankacılık denetimi kapsamına katmanın en iyi yollarını araştırmak için ECB'nin, iklim değişikliği merkezi kuracağını bildirdi.İklim Tahvilleri Girişimi'ne (Climate Bonds Initiative-CBI) göre, yeşil tahvil ihracı 2020 sonunda 269,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tügik Heyetini Kabulünde Konuştu: (2)
İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonominin uzun dönemli sürdürülebilir ve kaliteli bir büyüme yapısına kavuşmasını amaçladıklarını belirterek, 'Büyümenin kendisi kadar istikrarını ve istihdam oluşturmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni hamlelerle Türkiye'yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu haline getireceğiz.' dedi. Erdoğan, Vahdettin Köşkü'nde, Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Erkan Güral ve beraberindeki heyeti kabulünde yaptığı konuşmada, ekonominin güçlü yönlerini sağlamlaştırırken tedbir gerektiren hususların üzerine de kararlılıkla gideceklerini söyledi.Özellikle de serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde attıkları adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet bir şekilde yansımaya başladığını dile getiren Erdoğan, tüketici güven endeksinin ocakta yüzde 4 artarak 83,3'e yükseldiğini, kur cephesinin nispeten istikrar kazandığını ifade etti.Kasım ayından bu yana merkezi yönetim borç stokunun yaklaşık 150 milyar azaldığını vurgulayan Erdoğan, 'Ülke risk primimiz de düşüyor. Türkiye CDS'leri 300 bas puana doğru iniyor. Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini atacağımız kararlı adımlar ve güçlü politika çerçevemizle inşallah düşürmeye devam edeceğiz. Yurt dışındaki yatırımcıların Türk varlıklarına olan talebinin de artmaya başladığını görüyoruz. Son aylarda ülkemize yurt dışından 15 milyar doların üzerinde pörfoy girişi gerçekleşti. Türkiye'ye güvenen yatırımcılar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edecektir.' diye konuştu. Erdoğan, ekonominin uzun dönemli sürdürülebilir ve kaliteli bir büyüme yapısına kavuşmasını amaçladıklarını belirterek, şöyle devam etti:'Büyümenin kendisi kadar istikrarını ve istihdam oluşturmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni hamlelerle Türkiye'yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu haline getireceğiz. Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız. Bu noktada tabii sizlerin gayretini çok önemsiyorum. Yani sizler iş insanları olarak eğer yurt dışından ülkemize yatırımcı çekecek olursanız bu Türkiye'yi yeniden o 23,5 milyar dolarlara yükseldiğimiz döneme getirir. Bu 30'a getirir, buralara bizim yeniden çıkmamamız için hiçbir sebep yok. Bunu da başarırız.''Yabancı yatırımcı ve şirketleri ülkemize davet edip onlarla görüşebiliriz'Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım ortamının daha da iyileştirileceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerinin daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir iklimin tesisi için gereken tüm adımları atacaklarını vurguladı.Bununla ilgili planını da paylaşan Erdoğan, 'Uluslararası gerek yatırımcı gerek şirketleri biz senede bir, hatta iki kez ülkemize davet edip, onlarla ülkemizde timetablelar yapabiliriz, onlarla özellikle bazı görüşmelerimizi yaparız. Hatta onlara ülkemizdeki yatırım imkanlarının neler olduğunu, ne gibi yatırımlar yapabileceklerini anlatmak suretiyle onlara bu yatırımların ama finans sektöründe ama sanayide olduğunu anlatmamızda fayda var. Bunları geçmişte başbakanlığım döneminde falan çok yaptık ve çok da faydasını gördük.' şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemimizle ilgili yoğun bir hazırlık dönemini geride bıraktık. Yakında kapsamlı reform paketimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Ekonomide bu sene temel hedeflerimizden birisi fiyat istikrarını sağlamak olacaktır. Kur istikrarı enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir yer tutuyor. Cari açıkla mücadelede yapısal önlemlere hız veriyoruz. Az önce Sayın Başkanın ifade ettiği gibi, özellikle bunu kendilerinden burada dinlediğim gibi, daha sonra da bunun işlenmesinin gereğine inanıyorum. O da şudur. Değerli arkadaşlar, yüksek faize kesinlikle karşıyım ve bu konuda sizlerin mesajları önem arz ediyor. Niye önem arz ediyor? Çünkü siz şu anda yatırımcı konumundasınız. Eğer siz bu yatırımları, düşük faizli kredi imkanına sahip olursanız yapabileceksiniz. Siz bu yatırımı yaptığınız zaman bu bize istihdamı sağlayacak. Üretimi sağlayacak. İhracatı sağlayacak. Bütün bunlar aynı zamanda uluslararası piyasada rekabet imkanını sağlayacak. Bunları başaracağız ki ne yapalım, devlerle yarış edebilir hale gelelim.''Yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum'Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada şu anda eksi faizle kredi veren finans kuruluşları olduğunu belirterek, bunlara Japonya ve İsrail'i örnek gösterdi.İsrail'in kendi içinde eksi faiz ama başkasına karşı daha fazla faiz verdiğini dile getire Erdoğan, 'Avrupa'ya gelen 1, o civarda. Amerika hakeza öyle. Peki bize ne oluyor da 20'lerin üzerine çıkıyoruz. Bizim arkadaşlar da bana kızıyorlar biliyorum. Ama kusura bakmasınlar eğer ben bu ülkenin Başkanıysam, Cumhurbaşkanıysam ben bunu anlatmaya devam edeceğim. Çünkü ben yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum. Çünkü biz eğer yatırımı güçlendirirsek işsizlik diyoruz, istihdamı güçlendirirsek, üretimi artırırsak, ihracatımızı artırırsak, buna ihtiyacımız var. Biz ihracatımızı artıracağız ki dışarıdan imkanlar gelsin, cari açığı da azaltmış olalım, hatta bitirmiş olalım. Buna ihtiyacımız var.' ifadelerini kullandı.Savunma sanayisinde başarıyı getiren yönetişim modelini imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacaklarını belirten Erdoğan, ekonomide temin edilecek güven ve istikrar sayesinde büyük faiz yükünden de önemli ölçüde kurtulacaklarına inandığını kaydetti.Bankaların kar etmekle övündüğünü ifade eden Erdoğan, 'Öbürü neyle övünüyor. Ben de senden fazla kar ettim. Sizin karınız önemli değil. Bu noktada reel sektördekilerin karı bizim için önemli. Bunu başarmamız lazım. Eğer reel sektör başarıyı elde edemiyorsa demek ki iyi yolda değiliz. Buna bizim dikkat etmemiz gerekiyor.' diye konuştu.'Bütçe harcamaları geçen yıl program hedefinin altında gerçekleşti'Erdoğan, kamu maliyesinin nispeten düşük borçluluk oranlarının Türkiye'yi pek çok ülkeden olumlu yönde ayrıştırdığını belirterek, şöyle konuştu:'Bütçe harcamaları geçtiğimiz yıl 1 trilyon 202 milyar liraya ulaşarak program hedefimizin altında, bütçe gelirleri ise 1 trilyon 29 milyar ile beklentilerin üstünde gerçekleşti. Böylece yılı yüzde 3,6 ile yüzde 4,9'luk bütçe açığı hedefinin altında kapatmış olacağız. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10,7'lik bütçe açığı verildiği bir dönemde sağladığımız bu başarı takdire şayandır. Sağlık harcamalarındaki ilave artışlar sebebiyle bütçeye gelen bu ilave yüklere rağmen mali disiplinden taviz vermemekte kararlıyız. Bu amaçla 2021 yılı için bütçe açığını milli gelirin yüzde 3,5 seviyesinde tutmayı yeni hedef olarak belirledik. Bütçede oluşturacağımız mali alanı, gerekmesi halinde salgın kaynaklı ilave harcama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanacağız.'Erdoğan, hizmetleri arttırırken kamu olarak vatandaşın emanet ettiği vergileri en doğru şekilde ekonomik ve verimli kullanacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:'Yatırımlarda kısa sürede sonuç alacağımız üretken alanlara öncelik vereceğiz. Kamuda tasarrufları artırmanın etkili bir yolu da dijital dönüşüme hız vermekten geçiyor. Kamu harcama programlarını düzenli olarak gözden geçirerek verimsiz olanları da kesinlikle tasfiye edeceğiz. Yani verimsiz olanlarla uğraşmanın bir anlamı yok. Vergi politikalarımızı adil, öngörülebilir, sade, yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temele oturtacağız.'Erdoğan, kayıt dışılık ile etkin mücadeleyi devam ettireceklerini anlatarak, 'İktisat tarihi kitaplarına geçecek böylesine zorlu bir küresel konjonktürü 18 yılın birikimi ve tecrübemiz sayesinde başarıyla atlatacağımıza inanıyorum.' ifadesini kullandı.(Bitti)
Gaziantep'teki Terör Örgütü Deaş Operasyonunda 3 Tutuklama
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te terör örgüt DEAŞ'a yönelik operasyonda gözaltına alınan 37 şüpheliden 3'ü tutuklandı.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen DEAŞ'ın finans yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında, örgüte maddi destek sağlayanlara yönelik 19 Ocak'ta 15 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 37 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.13 şüpheli serbest bırakılırken, 24 şüpheli adliyeye sevk edildi.Şüphelilerden E.D, O.M. ve M.A. nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Diğer şüphelilerden 8'i 'ev hapsi' adli kontrol şartıyla, 13'ü de yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.Gaziantep merkezli 15 ilde 19 Ocak'ta örgüte maddi destek sağlayanlara yönelik düzenlenen operasyonda 37 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Da Vinci'nin Başyapıtları "Mona Lisa" Ve "Son Akşam Yemeği" Senegal'e Geldi
DAKAR (AA) - Senegal'de, İtalyan sanatçı ve bilim adamı Leonardo da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla düzenlenen sergide, sanatçının dünyaca ünlü 17 başyapıtı, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle sanatseverlerle buluştu. İtalya'nın Dakar Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi organizasyonuyla hazırlanan 'Opera Omnia Leonardo' sergisi, başkent Dakar'daki Siyahi Medeniyetler Müzesi'nde (MCN), ziyaretçilerini bekliyor.Da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla Ocak 2019'da başlayan ve Çin'den Etiyopya'ya 15 ülke gezen serginin son durağı Dakar oldu. Aralarında Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen 'Mona Lisa' ve Milano'daki Santa Maria delle Grazie Manastırı'nda sergilenen 'Son akşam yemeği'nin de bulunduğu 17 eser, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle bire bir ölçü ve renklerde yeniden hayat buldu. 'Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum'Serginin Dakar'daki küratörü Ousseynou Wade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Da Vinci'nin dünyanın farklı şehirlerinde bulunan eserlerini dijital de olsa ilk kez yan yana sergileyebilmekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi.Wade, kullanılan dijital tekniğin ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirterek 'Bu dijital boyama ve ışıklandırma sayesinde ziyaretçiler Son akşam yemeği tablosuna bakınca kendilerini Milano'da eserin orijinaline bakıyor gibi hissedecekler.' dedi.Sergiyi gezenlerden emekli finans uzmanı Mamadou Gueye, Paris'te öğrenciyken Louvre Müzesi'nde gördüğü Mona Lisa'yı yıllar sonra Dakar'da ziyaret edebildiği için şanslı olduğunu dile getirdi.Gueye, 'Louvre'da gördüğümden farklı değil. Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum. Tüm detaylar bire bir yansıtılmış.' ifadesini kullandı. Opera Omnia Leonardo sergisi 28 Şubat'a kadar ziyaret edilebilecek.
Fetö, "Şirin Baba" Kod Adlı Sanık Aracılığıyla Örgüt Mensuplarına Para Dağıtmış
GAZİANTEP (AA) - ADSIZ GÜNEBAKAN - Gaziantep'te Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden tutuklu örgüt mensuplarının ailelerine maddi yardımda bulundukları gerekçesiyle yakalanan 8 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, paraların 'Şirin baba' kod adlı sanık aracılığıyla dağıtıldığı belirtildi.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün kentteki finans yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 8 sanık hakkında hazırlanan 134 sayfalık iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan örgüt mensuplarının kentteki yakınlarına örgütün sözde üst düzey yöneticileri tarafından gönderilen paraların dağıtıldığı ifade edilen iddianamede, böylelikle örgütün yeniden yapılanmasının sağlanması ve örgütten kopmaların önlenmesinin amaçlandığı bildirildi.Tutuklu sanık Yusuf Ö'nün ByLock kullanıcısı olduğu ve örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan çok sayıda derneğe üyeliğinin bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın 'Şirin Baba' kod adını kullandığı ve paraların dağıtılmasından sorumlu olduğu kaydedildi.Örgütün finans ve yardım yapılanması deşifre edildiİddianamede, örgütün finans ve yardım yapılanmasının deşifre edildiği, bu yapılanmanın ihraç edilmiş örgüt mensupları veya ailelerine para yardımı ve iş imkanı sağladığı, örgüt mensubu oldukları gerekçesiyle yakalama emri bulunan şüphelilere saklanmaları için güvenli barınma yerleri temin ettiği, bu süreçte gıda ve iaşeleri karşılanan kişilerin örgütten kopmalarını engellemeye çalıştığına ilişkin tespitler yer aldı.Örgüt tabanında tepki sesleri FETÖ'nün eylem ve faaliyetlerinin deşifresi ile örgüt mensuplarının yakalanmasına yönelik operasyonların yanı sıra örgütün finans ayağına da darbe vurulmasının ardından örgüt üyelerinin ekonomik açıdan zorluk çektiğine işaret edilen iddianamede, 'Şahıslara örgüt tarafından yapılan para yardımının azaltılması/kesilmesinin örgütün maddi açıdan zayıfladığı, bu durumun da örgüt tabanında yer alan kitlenin örgütsel manada moral ve motivasyonunun düşmesine ve örgüte tepki göstermelerine yol açtığı değerlendirilmektedir.' ifadesi yer aldı.Para trafiği sanık ifadesindeİddianamede ifadelerine yer verilen sanık B.Ö, FETÖ'ye yönelik soruşturmada tutuklandığını, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 'ev hapsi' ile tahliye edildiğini, bu süreçte Yusuf Ö'nün kendisiyle irtibat kurduğunu kaydetti.Yusuf Ö. ile diğer örgüt mensuplarının yakınlarıyla para alışverişinde aracı olduğunu itiraf eden B.Ö, 'O süreçle birlikte FETÖ'den tutuklu şahısların ailelerine örgütsel anlamda maddi yardımda bulunma işinde aracılık yapmaya başladım. Hatırladığım kadarıyla 2018 yılının Aralık ayından itibaren 'Şirin Baba' kod isimli Yusuf Ö. tarafından bana gönderilen paraları bana isimleri verilmiş olan şahıslara vermeye başladım.' ifadelerini kullandı.F.Y'nin İstanbul'dan Gaziantep'teki yapılanmayı yönlendirdiğini anlatan B.Ö, şunları kaydetti:'F.Y, 2019 yılının Şubat ayında tekrar beni arayarak 30 bin dolar daha göndereceğini ve bu parayı 'Şirin Baba' kod adlı Yusuf Ö'ye vermem gerektiğini söyledi ancak kendi hesabıma göndermesinin riskli olduğunu, bu nedenle başka birinin hesabını vermem gerektiğini söyledi. Ben de bunun üzerine K.G. isimli şahsın hesabını verdim. K.G, hesabından parayı çekti ve bana verdi. Ben de bu parayı Yusuf Ö'ye teslim ettim. Bu paranın nereye ne amaçlı olarak kullanıldığını bilmiyorum. O dönem örgüt yapılanması içinde Yusuf Ö. bana tutuklu ailelerden sorumlu kişi olduğunu söylemişti.'Gaziantep'te 7 Şubat 2020’de örgütün finans ve yardım yapılanmasına yönelik operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınmış, Yusuf. Ö. tutuklanmış, diğer zanlılar adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Şüpheliler hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı.
Fetö, "Şirin Baba" Kod Adlı Sanık Aracılığıyla Örgüt Mensuplarına Para Dağıtmış
GAZİANTEP (AA) - ADSIZ GÜNEBAKAN - Gaziantep'te Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden tutuklu örgüt mensuplarının ailelerine maddi yardımda bulundukları gerekçesiyle yakalanan 8 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, paraların 'Şirin baba' kod adlı sanık aracılığıyla dağıtıldığı belirtildi.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün kentteki finans yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 8 sanık hakkında hazırlanan 134 sayfalık iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan örgüt mensuplarının kentteki yakınlarına örgütün sözde üst düzey yöneticileri tarafından gönderilen paraların dağıtıldığı ifade edilen iddianamede, böylelikle örgütün yeniden yapılanmasının sağlanması ve örgütten kopmaların önlenmesinin amaçlandığı bildirildi.Tutuklu sanık Yusuf Ö'nün ByLock kullanıcısı olduğu ve örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan çok sayıda derneğe üyeliğinin bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın 'Şirin Baba' kod adını kullandığı ve paraların dağıtılmasından sorumlu olduğu kaydedildi.Örgütün finans ve yardım yapılanması deşifre edildiİddianamede, örgütün finans ve yardım yapılanmasının deşifre edildiği, bu yapılanmanın ihraç edilmiş örgüt mensupları veya ailelerine para yardımı ve iş imkanı sağladığı, örgüt mensubu oldukları gerekçesiyle yakalama emri bulunan şüphelilere saklanmaları için güvenli barınma yerleri temin ettiği, bu süreçte gıda ve iaşeleri karşılanan kişilerin örgütten kopmalarını engellemeye çalıştığına ilişkin tespitler yer aldı.Örgüt tabanında tepki sesleri FETÖ'nün eylem ve faaliyetlerinin deşifresi ile örgüt mensuplarının yakalanmasına yönelik operasyonların yanı sıra örgütün finans ayağına da darbe vurulmasının ardından örgüt üyelerinin ekonomik açıdan zorluk çektiğine işaret edilen iddianamede, 'Şahıslara örgüt tarafından yapılan para yardımının azaltılması/kesilmesinin örgütün maddi açıdan zayıfladığı, bu durumun da örgüt tabanında yer alan kitlenin örgütsel manada moral ve motivasyonunun düşmesine ve örgüte tepki göstermelerine yol açtığı değerlendirilmektedir.' ifadesi yer aldı.Para trafiği sanık ifadesindeİddianamede ifadelerine yer verilen sanık B.Ö, FETÖ'ye yönelik soruşturmada tutuklandığını, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 'ev hapsi' ile tahliye edildiğini, bu süreçte Yusuf Ö'nün kendisiyle irtibat kurduğunu kaydetti.Yusuf Ö. ile diğer örgüt mensuplarının yakınlarıyla para alışverişinde aracı olduğunu itiraf eden B.Ö, 'O süreçle birlikte FETÖ'den tutuklu şahısların ailelerine örgütsel anlamda maddi yardımda bulunma işinde aracılık yapmaya başladım. Hatırladığım kadarıyla 2018 yılının Aralık ayından itibaren 'Şirin Baba' kod isimli Yusuf Ö. tarafından bana gönderilen paraları bana isimleri verilmiş olan şahıslara vermeye başladım.' ifadelerini kullandı.F.Y'nin İstanbul'dan Gaziantep'teki yapılanmayı yönlendirdiğini anlatan B.Ö, şunları kaydetti:'F.Y, 2019 yılının Şubat ayında tekrar beni arayarak 30 bin dolar daha göndereceğini ve bu parayı 'Şirin Baba' kod adlı Yusuf Ö'ye vermem gerektiğini söyledi ancak kendi hesabıma göndermesinin riskli olduğunu, bu nedenle başka birinin hesabını vermem gerektiğini söyledi. Ben de bunun üzerine K.G. isimli şahsın hesabını verdim. K.G, hesabından parayı çekti ve bana verdi. Ben de bu parayı Yusuf Ö'ye teslim ettim. Bu paranın nereye ne amaçlı olarak kullanıldığını bilmiyorum. O dönem örgüt yapılanması içinde Yusuf Ö. bana tutuklu ailelerden sorumlu kişi olduğunu söylemişti.'Gaziantep'te 7 Şubat 2020’de örgütün finans ve yardım yapılanmasına yönelik operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınmış, Yusuf. Ö. tutuklanmış, diğer zanlılar adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Şüpheliler hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı.
Ziraat Bankası'nın Tarım Kredileri 2020 Yılında Yüzde 24 Arttı
İSTANBUL (AA) - Ziraat Bankası Tarımsal Pazarlama Grup Başkanı Ferhat Pişmaf, Ziraat Bankası'nın tarım kredilerinin geçen yıl yüzde 24 artarken, bankanın son 5 yılda tarımsal üreticilere kullandırdığı kredi hacminin 202 milyar TL'yi aştığını bildirdi.Ziraat Bankası'ndan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Pişmaf, Ziraat Bankası'nın son 5 yılda doğrudan tarımsal üreticilere kullandırdığı tarım kredilerinin hacminin 202 milyar TL'yi, kredi kullandırılan üretici sayısının ise 2,3 milyon kişiyi aştığını bildirdi. Pişmaf, 'Halen kredileri devam eden yaklaşık 685 bin üreticimizin bankamızdaki tarım kredisi miktarı 80 milyar TL'nin üzerindedir. Bu kredilerin yaklaşık yüzde 77'si Hazine ve Maliye Bakanlığımızın faiz desteği uyguladığı kredilerden oluşuyor.' ifadelerini kullandı.'Uzun vadeli yatırım kredilerimizdeki artış yüzde 28 oldu'Pişmaf, tarım kredilerinin 2019 sonuna göre yüzde 24 arttığını belirterek, şunları kaydetti: 'Toplam tarım kredilerimiz 80 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu dönemde kısa vadeli işletme kredilerimizdeki artış yüzde 22 düzeyinde gerçekleşirken, uzun vadeli yatırım kredilerimizdeki artış yüzde 28 oldu. Yatırım kredilerinin bu dönemde daha yüksek oranda artmasını ülke tarımının geleceğine duyulan güven ve umudun bir göstergesi olması açısından önemsiyoruz. Bu yatırımlar, 1-2 yıl içerisinde bizlere üretim ve verim artışı olarak geri dönecektir.' Takipteki kredi rakamı da takipteki üretici sayısı da azaldıFerhat Pişmaf, salgın sürecinin yaşandığı son bir yılda zaman zaman eksik bilgi ile sunulanların aksine tarım kredilerinden kaynaklanan takipteki kredi miktarının ve takipteki üretici sayısının azaldığını bildirdi.Pişmaf, '2020 yılında takipteki kredilerimiz yüzde 5,4, kredileri takip hesaplarında izlenen üretici sayımız ise yüzde 2,3 azaldı. Tarım kredilerinden kaynaklanan takipteki kredi (TOA) oranımız da son bir yılda yüzde 2,05'ten yüzde 1,57'ye geriledi. Bu yönüyle bankamızın tarım kredileri sektördeki kredilerden önemli ölçüde ayrışmaktadır.' ifadelerini kullandı.Ödeme güçlüğüne düşen çiftçilere alternatif çözümlerZiraat Bankası Tarımsal Pazarlama Grup Başkanı Pişmaf, genel yapıda görülen iyileşmeye rağmen bireysel olarak ödeme güçlüğüne düşen üreticiler için alternatif çözümler sunduklarını, sübvansiyonlu tarım kredisi kullanan üreticilerin, ürünlerinin doğal afetlerden zarar görmesi halinde 2020/2015 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında kredilerinin ilgili kısmını 1 yıla kadar erteleyebildiğini veya 5 yıla kadar taksitlendirebildiğini bildirdi.Bu durumda 1 yıla kadar ertelemelerde faizin yüzde 25'ini, 5 yıla kadar taksitlendirmelerde faizin yüzde 20'sini Hazine ve Maliye Bakanlığının çiftçi adına karşıladığını aktaran Pişmaf, 'Ayrıca, kredinin sübvansiyonlu ya da sübvansiyonsuz olduğuna bakılmaksızın, herhangi bir nedenle nakit akışı bozulan ve ödeme güçlüğüne düşen üreticilerimizin kredileri, bankamız uygulamaları kapsamında 5 yıla kadar taksitlendirilebiliyor.' ifadesini kullandı.Halihazırda 25 bini sübvansiyon uygulamaları, 122 bini de bankanın uygulamaları kapsamında olmak üzere yaklaşık 145 bin üreticinin bu imkanlardan faydalandığını bildiren Pişmaf, 'Hem bu kapsama alınan kredilerin geçen sürede tahsil edilerek azalması hem de aynı dönemde takibe intikal eden tarım kredilerindeki düşüş, bu uygulamaların ne kadar olumlu sonuçlar verdiğini açıkça göstermektedir.' değerlendirmesini yaptı.'Üreticiler, herhangi bir şekilde faiz değişikliklerinden etkilenmiyor'Ferhat Pişmaf, piyasa koşullarındaki değişikliklere bağlı olarak tarım kredilerine uygulanan faiz oranlarının da zaman zaman aşağı ya da yukarı yönlü güncellendiğini belirterek, şunları kaydetti: 'Bankamızca kullandırılan tarım kredilerinin yüzde 77'si Hazine ve Maliye Bakanlığının faiz desteği uyguladığı kredilerden oluşmaktadır. Bu kapsamda küçük ölçekli üreticilerimizin yararlandığı geleneksel bitkisel üretim konusunda 50 bin TL'ye kadar, geleneksel hayvansal üretimde ise 100 bin TL'ye kadar olan kredilerde yüzde 100 faiz sübvansiyonu (desteği) uygulanmakta ve faizin tamamı devlet tarafından karşılanmaktadır. Bitkisel üretimde üreticilerin yüzde 64'ü, hayvansal üretimde ise yüze 75'i belirtilen sınırların altında kredi kullanan üreticilerden oluşuyor. Dolayısıyla bu sınırların altında kredi kullanan üreticiler, yüzde 100 faiz desteği sağlandığı için herhangi bir şekilde faiz değişikliklerinden etkilenmiyor.' 2021 yılının başından itibaren sübvansiyonlu tarım kredisi kullanacak üreticilere yansıyan en yüksek faiz oranının yıllık yüzde 12,75 düzeyinde olduğunu aktaran Pişmaf, bu oranın piyasadaki faiz oranlarının oldukça altında bulunduğunu bildirdi. Pişmaf, söz konusu oranın üretim konularına ve belirlenen kriterlerin sağlanmasına bağlı olarak yüzde sıfıra kadar inebildiğini belirtti.'Ülkemiz tarımını 'bir bankadan daha fazlası' olarak desteklemeye devam edeceğiz'Ziraat Bankası Tarımsal Pazarlama Grup Başkanı Pişmaf, koronavirüs salgını sürecinde üretime ara vermeyerek ülkenin gıda güvenliği açısından hiçbir sorun yaşamadan bu dönemi yönetmesine önemli katkı sunan Anadolu'nun dört bir yanındaki çiftçilere tüm Türkiye'nin teşekkür borçlu olduğunu kaydetti. Pişmaf, 'Kuruluşundan itibaren ülke tarımının en büyük finans kaynağı olan Ziraat Bankası, önümüzdeki dönemde de uygun koşullarla sağladığı kredilerle ve hayata geçireceği yeni uygulamalarla ülkemiz tarımını, üreticilerimizi ve tarladan sofraya kadar olan sürecin tamamını bugüne kadar olduğu gibi, 'bir bankadan daha fazlası' olarak desteklemeye devam edecektir.' ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Araştırması: Halkın Yüzde 80'i Tasarruf Yapamıyor
Cumhurbaşkanlığı’na göre Türkiye’de vatandaşların yüzde 80’i tasarruf yapamıyor, tasarruf edemeyenlerin yüzde 16’sı 'Tasarruf etmek bir yana geçmiş dönemde biriktirdiklerimizi harcıyoruz', yüzde 12’si 'Hiç tasarrufumuz yok, borçlanıyoruz' diyor. Vatandaşların yüzde 43'ü ise ülkedeki finans sisteminin zengini daha zengin yaptığını düşünüyor.
Fırat Neziroğlu Yazio: Mucizelere İnanma Coşkum Pollyanna Seviyesinde!
etiket
Alın benden bir tane daha, sizleri Demet Aydın ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi bizleri tanıtıyor ve mesleği bu ama hep perde arkasında. İstedim ki, sizler de onu tanıyın.Kendiliğinden olan her şey hayatla bağımızla ilgili, ne kadar verirsek o kadar aldığımız, sevincimize sevinç kattığımız bir yer burası. Görebilene...Demet'e kendiliğinden dediğimde ilk sözü 'Kendiliğinden ne güzel bir kelime' oldu ve devam etti.
2021 Pasaport Ücretleri Ne Kadar Oldu? Pasaport Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?
2021 yılı Pasaport ücretleri Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik ile belli oldu. Vatandaşlar pasaport harçları ve cüzdan bedelllerinin ne kadar olduğunu merak edip araştırıyor. 2021 yılının başında pasaport harç ve defter bedeli yüzde 9,11 oranında zamlandı. Peki, 2021 yılında pasaport ücretleri ve harç paraları ne kadar oldu? Pasaport Başvurusu Nasıl Yapılır? İşte merak edilen tüm detaylar....