onedio
TSK'dan 'Çanakkale Geçilmez' Belgeseli
Genelkurmay ATESE Daire Başkanlığınca, Çanakkale Savaşı'nın az bilinen fotoğrafları ile tarihi görüntülerin bulunduğu 'Çanakkale Geçilmez' kısa belgeseli Anadolu Ajansı ile paylaşıldı.Genelkurmay Başkanlığınca paylaşılan fotoğraflar ve hazırlanan 'Çanakkale Geçilmez' belgeseli, 'bir ulusun yeniden doğuş destanı' olan Çanakkale Zaferi'nin hangi şartlarda kazanıldığını gözler önüne seriyor.AA
Çanakkale Savaşı'nın 100'üncü Yılında Atatürk'ün Hatıraları
1914 yılı Kasım ayında Mustafa Kemal Başkomutanlık Vekaleti’ne müracaat ederek cephede aktif bir göreve getirilmek istediğini bildirmiş ancak kendisine 'Sizi Sofya Ateşemiliterliğinizi daha önemli bir görev olarak görüyoruz' cevabı almıştır.Bu sefer Aralık ayında Sofya’dan Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya bir mektup yazarak cephede aktif görev alma isteğini tekrar eder: “Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben Sofya’da ateşemiliterlik yapamam! Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise, lütfen açık söyleyiniz.” Mustafa Kemal Falih Rıfkı Atay'a o günlerdeki ruh halini şöyle anlatacaktır: “O günlerde neler çektiğimi anlatamam. Gerekirse bir er gibi herhangi bir cepheye katılmaya karar vermiştim. Onun için Sofya’daki evimin eşyalarını, Fethi Beyi arkadaşımla anlaşarak elçiliğe taşıttım. Hemen hareket edebilmek üzere küçük bir bavul hazırladım. Artık evi de bırakmak üzere iken, ‘İsmail Hakkı’ imzalı bir telgraf aldım. İmzanın üstünde, ‘Harbiye Nazır Vekili’ yazılı idi. ‘On dokuzuncu Tümen Komutanlığı’na tayin buyruldunuz. Hemen İstanbul’a hareket ediniz’ Ben bu telgrafı aldığım vakit Başkumandan Vekili Enver Paşa, Sarıkamış Savaşı’nı yapıyordu…”
Dünyanın Her Yerinden 1 Tıkla Gelibolu Ziyareti
Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihi alanın tamamının dünyanın her yerinden tek bir “tık”la ziyaret edilebilmesi için Google ile anlaştı. “Gelibolu 360°” adını taşıyan proje için Google’ın Street View teknolojisinden yararlanıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, projeyle Gelibolu’ya ayak basmadan da zihinsel ve duygusal olarak aynı doygunluğa erişilmesinin sağlanacağını belirtti.Bakan Çelik,“Bilindiği üzere Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yıl dönümünde tarihine yakışır bir anma töreni için Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ve önlendirmeleriyle bir çalışma başlattık ve gerekli yasayı çıkarıp, Başkanlığımızı oluşturduk. Bu yıl farklı kimliklerimiz ile yeniden bu topraklarda buluşacağız. Ama bu kez aynı cepheden, dünyaya barış mesajı vereceğiz. Yıl dönümü etkinlikleri için yapılan çalışmaların kapsamı geniş ve detaylı tutuldu.Öyle ki artık evrensel bir dil olan, zaman ve mekan sınırı tanımayan sanal dünyayı da devreye soktuk. Hepinizin bildiği gibi Google, ‘Street View’ teknolojilerinden yararlanarak özel koleksiyon hazırlıyor ve ülkelerin doğal-tarihi güzelliklerini, kutsal-anıtsal mekanlarını 360° panoramik bir görüntü aracılığıyla ve 3D kalitesinde ‘online dünyaya’ taşıyor. Bu kapsamda Gelibolu’ya ayak basmadan da zihinsel ve duygusal olarak aynı doygunluğa erişilmesini sağlamak için Google ile ortak bir çalışma yürütüyoruz.
Türkiye'den 10 Eser Daha UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, aralarında Akdamar Kilisesi, Yıldız Sarayı, Aspendos Antik Kenti, Dağlık Frigya, Uzun Köprü ve İsmail Fakirullah Türbesi'nin de bulunduğu 10 kültürel ve doğal varlığın, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girdiğini söyledi.Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün müjdeli bir haber aldıklarını belirterek, Türkiye'den 10 eserin daha UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer aldığını bildirdi. O eserler şöyle:
Yeniçeriler Hakkında İlginizi Çekecek 14 Bilgi
Osmanlı Beyliği ilk zamanlarında savaşlarda, tıpkı diğer beyliklerdeki gibi geleneksel 'Gazi' savaşçılarını kullanıyordu. Ancak bu savaşçılar Bey'e değil de emrinde bulundukları Dervişe sadakat göstermekteydi. Bu da ciddi bir güvensizlik unsuruydu. Ayrıca ülkedeki istikrarı da tehdit etmekteydi.
Hasan Sabbah'ın Hayatından 8 Az Bilinen Kesit
Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve batıni örgütü Haşhaşileri kuran ve ölene kadar liderliğini yapan İranlıdır. Tarihteki en gizemli insanlardan biri olarak adı geçer.Tam adı Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari’dir(1034 – 1124).
Reklam
İstanbul'un Fethiyle Özdeşleşmiş 8 Efsane ve Söylenti
Kuşatma esnasında birçok Bizanslı falcı, Osmanlı'nın İstanbul kuşatmasında başarılı olacağını söylemiştir. Ancak Stavros Sütunu, yani günümüzdeki Çemberlitaş'a geldiklerinde ilahi bir güç onlara yardım edecekti.Osmanlı ordusu Çemberlitaş'a geldiğinde gökten bir melek kılıcı ile inip, bu kılıcı sıradan bir Bizanslıya verecek, ve o Bizanslı da Osmanlı ordularını İran'a kadar püskürtecekti.Bu sebeptendir ki birçok Bizanslı, kuşatma esnasında Çemberlitaş'ın -kuşatma birliklerine göre- arkasında bulunan Ayasofya'ya sığınmıştı.
Büyük Filozoflar Tarafından Yapılan 10 Çılgınlık
Dünyanın en fazla referans verilen ve batı felsefesinin temeli sayılabilecek 'düşünüyorum öyleyse varım' sözünün Descartes'nın aklına fırında uyurken geldiğini bilmek nasıl ilginç bir evrende yaşadığımızı hatırlatıyor. Evet fırın evinizdeki fırınlar gibi değildi, büyük taş bir fırındı ve ateşi yemek yapmak istendiği zaman arttırılıyordu ama gene de içine girip uyumak herhalde ilginç bir fikirden çok daha ötesi.
Reklam
Mimarileriyle Kendine Hayran Bıraktıran 15 Mega Yapı
Dünya daha önce eşi benzeri görülmemiş ve hayata imzasını atmak isteyen kralların eserleriyle hep doldurulmaya çalışılmıştır. Fakat bunlarda şimdiki imkanların varlığından söz etmek mümkün değil.Antik yapılar insan dehasının, gücünün ve azminin birer zaferleri olarak yeryüzünde daima kalacak büyük yapılardır. Bunlar hakkında resimler ile ilgili konuda küçük bilgiler sunacak ve bu konuda geniş araştırma içeren belgesellerle sizlerin hoş vakitler geçirmenizi sağlayacağız.İşte onlardan size bir derleme...
Kapalıçarşı Ranta Açılmış...
Fatih Belediyesi’nin 654 yıllık geçmişe sahip Kapalıçarşı hanlarının da bulunduğu 1734 binayı otele dönüştüreceği öne sürülüyor. Taraf Gazetesi'nin haberine göre, Fatih Belediyesi, Eminönü’ndeki tarihi hanları ranta açacak bir çalışma başlattı. Belediye’nin öncülüğünde yapılan çalışmayla, 654 yıllık Kapalıçarşı’da bulunan Yeni Han, Çukur Han, Ambar Han gibi yapıların da aralarında bulunduğu 1734 han otele dönüştürülecek.
Reklam
Altınoluk'ta Tatil Yapmak İçin 5 Önemli Neden
Yaz mevsimi yaklaşıyor ve özellikle de kışın yoğun bir şekilde çalışan kişiler şimdiden tatil planları yapmaya başladılar. Bu tatil planları arasında Kazdağları gibi muhteşem bir doğaya sahip bir bölgeyi de aklınızın bir köşesinde tutmalısınız. İşte 5 önemli nedeni sizler için derleyerek sunuyoruz.Altınoluk Kazdağları bölgesinin en güzel ve huzurlu kasabalarından bir tanesidir. Temiz havası ve doğal yaşama yatkınlığı sebebiyle de Altınoluk genellikle büyük şehirlerin kötü havalarından bunalan insanların tercihleri arasında olmaktadır.
Bursa'nın İlkleri
BURSA, TARIH BOYUNCA BIRÇOK MEDENIYETE VE BIRÇOK ALANDA ILKLERE DE EV SAHIPLIĞI YAPTI.İşte Bursa'nın öncülük ettiği ilklerden bazıları
Reklam
Hammurabi Kanunları Hakkında Az Bilinen 8 Şey
etiket
Çok bilinen yanlışlardan bir tanesi Hammurabi Kanunları'nın 'en eski yazılı kanun' olduğu yönünde. Aslında Sümerli Ur Nammu, M.Ö 21. yüzyılda bilinen en eski yazılı kuralları koydu. Ur şehrinde uygulanan bu kanunlar Hammurabi Kanunları'nı da etkiledi. Yani 42 yüzyıl önce bile insanlar herkesin uygulayacağı ve herkesi bağlayan yazılı kurallar geliştirilmesi gerektiğini düşünmüşler, bunu yazıya dökmüşlerdi.
Reklam
Felaket Titanik'in "Fıtratında Vardı"
15 Nisan 1912 tarihinde henüz ilk seferini yapan ve 'batmaz' diye övülen Titanik felakete uğrayınca, anısı 'kibir' ile özdeşleşmiş oldu. İlerleyen yıllarda yapımcıları 'batmaz' iddiasında bulunmadıklarını savunduysalar da, tanıtım broşürlerinde Titanic ve ikizi Olympic için bu ifade kullanılmış, hatta sahibi White Star başkanına geminin başının dertte olduğu haberi geldiğinde kendisi batmasının 'imkansız' olduğunu söylemişti. Bu sözleri basınla paylaştığında gemi çoktan okyanusun 3800 metre dibinde, halen bugün yattığı yerdeydi.
Tarihe Damga Vurmuş 9 Kadın Devrimci
Che Guevara gibi erkek devrimcileri hepimiz tanıyoruz ama tarih çoğu kez yeni filizlenen sistemler ve ideolojiler uğruna vaktini, çabasını ve hayatını feda etmiş kadın devrimcilerin katkılarını aktarmamaya meyyaldir. Genel kanının aksine, tarihin seyri boyunca devrimlere katılmış, hatta birçoğu bu devrimlerde hayati roller üstlenmiş yüzlerce kadın vardır. Bu kadınlar, siyasi yelpazenin çeşitli noktalarında yer almıştır. Bazıları eline silah almış, bazılarıysa kalemini silah olarak kullanmış, ama hepsi de inandıkları değerler için amansız mücadeleler vermiştir.İşte, gençlerin giydiği baskılı tişörtlerde belki de hiçbir zaman resimlerini göremeyeceğimiz devrimci kadınlar arasından on kadının hikâyesi…
Ortaçağ'da Şövalye-Salyangoz Düşmanlığının 7 Örneği
Ortaçağ'daki bilginin yegane kaynağı olan el yazması kitaplar kadim bilgeliği taşımaları kadar süslemeleri ve renkli tasvirleriyle de eşsiz sanat eserleri olarak görülmelidir. Manastırda karanlık bir odada kör bir mum ışığı altında kitapları tekrar tekrar aktaran ruhbanların içinde bulundukları karanlık dünya ile tezat renkli iç yapılarını yansıttıkları bu süsleme ve tasvirler ilginç özellikleriyle dikkat çekmektedir. Kimi zaman yazımı yapılan kitapta bahsi geçen konuları kimi zaman da sadece sanatsal bir süsleme amacı taşıyan bu tasvirler Ortaçağ hakkında ilginç anekdotlar taşımaktadır.Bu anekdotların belki de en ilginçleri arasında Salyangozlarla savaşan Şövalye figürleri bulunmaktadır. Antik zamanlardan günümüze bir çok toplumun diyetinde de bulunan salyangozlar Ortaçağ'da farklı bir anlamlandırmayla karşılanmıştır. Kutsallık atfedilen mitolojik kaynaklarından modern okuyucuları hayrete düşüren sempatik tasvirlerine Şövalye-Salyangoz düşmanlığı tarihçiler tarafından hala çözülemeyen bir sır olarak anılmaktadır.  İşte Oraçağ elyazmalarından Salyangoz savaşçısı Şövalye figürleri...İyi seyirler.
Vefasız Dünya Tarafından İsimleri Unutulmuş 10 Büyük Şahsiyet
1899 yılında İkinci Boer Savaşı patlak verdiğinde, gazeteciler de Britanya Ordusu ile birlikte Güney Afrika'ya gittiler. İçlerinden biri, Joseph Rosenthal, yeni nesil bir gazeteciliğin öncülüğünü yapacaktı. Elindeki kamerasıyla savaşın en ateşli noktalarına giden ve görüntüler çeken Joseph Rosenthal, savaş gazeteciliğinde bir çığır açtı. Çektiği görüntüler, o zamanlar plazma televizyonlar olmadığı için, sinema salonlarında yayınlandı. Binlerce insan onun sayesinde savaşın gerçekten ne olduğunu birinci elden görme fırsatı buldu. Zamanında çok övülen, yere göğe konulamayan Rosenthal'in ise ismi ne yazık ki unutuldu, muhtemelen çoğu savaş muhabiri bile kendisini bilmiyordur. Çünkü, vefasız dünya.
Reklam