Zaman zaman her birimiz eski günlere özlem duyuyoruz. Aslında bu sadece duygusal bir boşluk değil, beynimizin ve ruhumuzun kullandığı oldukça karmaşık bir 'hayatta kalma mekanizmasıdır.'. Geçmişi her zaman son derece kusursuz ve dertsiz hatılıyoruz. Bu yüzden bizi geçmişe götüren her türlü görüntü, koku ve nesne bize iyi geliyor.
Bir grup gencin 2005 yılında bir günü canlandırdıkları video sosyal medyada viral oldu. O anlar herkesi kendi çocukluğuna götürdü.
Peki hepimizin, o kadar da kusursuz bir geçmişe sahip olmamamıza rağmen, genellikle eskiyi özlemesinin sebebi ne?

1. 'Gelecek Kaygısı' ve Güvenli Liman Arayışı
Şu an ve gelecek her zaman belirsizliklerle doludur. Oysa geçmiş, sonu belli olan bir hikayedir. Neler olduğunu, zorlukların nasıl aşıldığını bilirsiniz. Beynimiz, kontrol edemediği bugünden kaçıp, her detayına hakim olduğu o 'güvenli limana' sığınmak ister.
2. Hafızanın 'Gül Pembe' Filtresi
Beynimiz anıları kaydederken pek de dürüst davranmaz. 'Geriye dönük iyimserlik' denilen bir durum vardır: Kötü anılar zamanla silikleşirken, güzel anılar parlatılır. Geçmişi özlerken aslında gerçek geçmişi değil, zihnimizin kurguladığı o kusursuz versiyonu özleriz.
3. Kaybolan Benlik ve Roller
Bazen özlediğimiz şey bir mekan veya zaman değil, o zamanki kendimizdir. * Çocukluğun sorumluluksuzluğu,
Gençliğin bitmek bilmeyen enerjisi,
Henüz kırılmamış hayaller... Eski bir fotoğraf karesine bakarken aslında 'henüz yorulmamış olan o kişiyi' geri istersiniz.
4. Bağ Kurma İhtiyacı
Nostalji, sosyal bir tutkaldır. Eskiden bağ kurduğumuz insanları, aile sofralarını veya eski dostlukları hatırlamak, kendimizi bu dünyada daha az yalnız hissetmemizi sağlar. Bu duygu, 'benim de bir köküm var' hissini pekiştirir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın