Milli Takımımızın Yakın Tarihine Damga Vuran 12 Zaferi Hatırlıyoruz
Milli Takımımız, Kosova karşısında tarihi bir maça çıkacak. Kazanmamız halinde 24 yıllık hasret sonra erecek ve tarihimizde üçüncü kez Dünya Kupası'na katılma sevinci yaşayacağız.
Bu maç öncesinde yakın geçmişe dönerek milli takımımızın bizi zaferleriyle sevindirdiği, bazı zamanlar sokaklara döktüğü maçları hatırlıyoruz.
Kimi farklı kimi tek gollü zaferlerin futbol tarihimizdeki yeri ise kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük.
2 Temmuz 2024 - Türkiye 2-1 Avusturya

90+4'teki bu kurtarış hala akıllarımızda. 'Ahtapot musun, örümcek misin?' diye Mert Günok'a hayranlığımızı defalarca dile getirdiğimiz maçta özellikle son bölümde ölüp ölüp dirilmiştik.
Euro 2024'te ikinci tur maçında Avusturya ile eşleştiğimiz maç 'basit' gibi görünse de maç içi ve maç sonu kararlarla bir anda gerginliklere neden olmuştu.
Merih Demiral'ın gol sevinciyle damga vurduğu maç yakın tarihin önemli zaferleri arasında yer alıyor.
18 Haziran 2024 Türkiye 3-1 Gürcistan

Rakip ve skor bakımından belki bugünden bakınca çok anlam ifade etmeyebilir ama iki turnuva yüküyle çıktığımız maçta kabul etmek gerekir ki heyecan üst seviyedeydi. Bir başarısızlığa bir hayal kırıklığına da tahammül kalmamıştı. Gürcistan ile turnuvanın ilk maçında oynamak ise başlı başına bir sorundu. Turnuvaya 'aç' Gürcistan takımı kayda değer bir başarı gösteremese de futboluyla takdirleri toplamıştı.
Böylesine bir maçta Kerem Aktürkoğlu'nun son saniyelerde attığı golle nefes almış ve 2016 ile 2020'deki tarifi mümkün olmayan hayal kırıklıklarından sonra Avrupa Şampiyonası'na kayda değer bir adım atmıştık.
8 Haziran 2019 - Türkiye 2-0 Fransa

Hasan Ali Kaldırım'ın Kylian Mbappe'ye unutulmaz bir gece yaşattığı maçı unutmak ne mümkün. Konya'nın ev sahipliği yaptığı ve atmosferiyle bugün bile hatıramızdaki yerini koruyan maçta Avrupa için 'şok edici' bir galibiyet almıştık.
Dorukhan Toköz, Mahmut Tekdemir, Kenan Karaman gibi milli takım için devamlılığı olmayan ama güncel formlarıyla kadrodaki yerlerini alan isimlerin 11 başladığı maçta önce Kaan Ayhan ardından da Cengiz Ünder'in golleriyle 2-0 kazanarak büyük bir zafer elde etmiştik.
13 Ekim 2015 Türkiye 1-0 İzlanda

Adres yine Konya... Bu kez tam manasıyla ölüm kalım maçı. Bir gözümüz sahada bir gözümüz telefonlarda diğer maçlardan gelecek sonuçları bekliyoruz. Kazakistan'ın Letonya'yı yenmesi lazım, bizim ise kendi işimizi yapıp İzlanad'yı mağlup etmemiz gerekiyor.
89.dakikaya kadar yine yeni bir hayal kırıklığının kapılarını aralamak üzereydik. Ta ki topun başına Selçuk İnan gelene kadar... Selçuk, 89.dakikada attığı frikik golü, Letonya'nın 1-0 mağlup olması... Olmayacak gibi görünen şeyler olmuş ve en iyi üçüncü olarak Euro 2016 bileti almıştık.
20 Haziran 2008 Türkiye 1(4) - 1(2) Hırvatistan

Maçın 90 dakikası 0-0 bitiyor. Uzatmalar da bitmek üzere...
Son saniyelere doğru bir ses geliyor spikerden 'Bu arada Rüştü, Rüştü yerinde değil. Modric ortaya, tehlike var, gol pozisyonu...'
Sonrası büyük bir sessizlik. 119.dakikada Klasnic topu ağlara gönderiyor ve hayallerimize veda etmek üzereyiz artık. Tribünde Türkler yavaş yavaş oldukları yeri boşaltmak istiyor. Kalabalık buna kolay kolay izin vermiyor.
Sonra yine Rüştü yine spikerden bir ses. 'Rüştü ortaladı, Emöre karambol anı, ceza alanı Semih, Semih, Semih, Semih, Semih...' 120+1.dakikada ilk golde hatasıyla gol yememize neden olan bu kez golün uzun topunu atan isim oluyor ve Semih Şentürk altın bir vuruşla maçı penaltılara getiriyor. Penaltılarda ise gülen taraf biz üzülen ise 'genç Modric' ve arkadaşları oluyor.
15 Haziran 2008 Türkiye 3-2 Çekya

Yine bir Euro 2008 maçı... Çekya o dönem Çek Cumhuriyeti ismiyle mücadele ediyor. Maça iyi başlayamıyoruz ve 62.dakikaya geldiğimizde skor tabelası Plasil'in golüyle 2-0'ı gösteriyor.
Normal sürede 28 dakika var. Futbol için büyük bir süre olsa da sahada bir geri dönüşü çağıran oyun yok. Derken 75'te Arda Turan çıkıyor sahneye ve skoru 2-1 yapıyor. Son bölüme biraz umutla girebiliriz. En azından puan ama puan üst tur için yetmeyebilir.
Sonra sahneye Nihat Kahveci çıkıyor. 87'de Nihat, 89'da Nihat... Harika bir dönüşle 2-0'dan geri dönüyoruz ve 3-2 öndeyiz. Biraz nefes alırız, biraz nabızlar yerine gelir derken bu kez Volkan Demirel , Jan Koller'e ceza sahası içinde yaptığı hareket sebebiyle 90.dakikada kırmızı kart görüyor. Hepimiz maçın yorumcusu Rıdvan Dilmen'le aynı soruyu soruyoruz; 'Ne yaptın Volkan?'
Kaleye Tuncay Şanlı geçiyor, neyse ki korkulan olmuyor ve bir zafer daha elde ediyoruz.
11 Haziran 2008 Türkiye 2-1 İsviçre

Ev sahibi İsviçre ile grubun ikinci maçına çıkıyoruz. İlk maçta bir varlık gösteremeden Portekiz'e boyun eğdik. Bu maçta da Hakan Yakın'ın golüyle geriye düştük.
Ama 'Biz bitti demeden bitmez' sözünün temellerinin atılacağı maçta daha çok aksiyona yer vardı. Önce Semih Şentürk skoru eşitledi. Tam bir puana razı olma hesapları yaparken 90.dakikada Arda Turan sahneye çıktı.
Euro 2008'deki ilk 3 puanı getiren gol büyük bir yürüyüşün başlangıcı oldu.
22 Haziran 2002 - Türkiye 1-0 Senegal

İkinci kez katıldığımız Dünya Kupası'nda Brezilya mağlubiyeti ile başladık ama Kosta Rika beraberliği Çin galibiyeti bizi üst tura çıkardı. Üst turda da bir sabah maçında ev sahibi Japonya'yı 1-0 yendik artık çeyrek finaldeyiz.
Aklımızın ucundan geçmeyen , hayalini bile kursak abartı diyeceğimiz yerin eşiğindeyiz. Kazanırsak yarı final, belki de sonra final...
Karşımızda ise açılış maçında Fransa'yı yenerek tüm dünyada şok etkisi yaratan Senegal var. En az bizim kadar başarılı bir turnuva geçiren Afrika ekibi ile normal sürede yenişemedik.
Uzatma dakikaları başlamıştı ki sahneye İlhan Mansız çıktı ve o turnuvada geçerli olan 'altın gol' uygulamasıyla ülkemizi yarı finale çıkardı.
14 Kasım 2001 - Türkiye 5-0 Avusturya

Yine bir Play Off maçı, rakip bu kez Avusturya... İki maç usulü oynanıyor ve İstanbul'daki maça 1-0'ın avantajıyla çıkıyoruz. Zorlu geçmesi beklenen maçta güle oynaya dünya kupasına gidiyoruz. 5-0 biten maçtan sonra Dünya Kupası biletini alan millilerimiz için geceyi özetleyen manşet ise Milliyet'ten gelmişti:
DÜNYALAR BİZİM!
17 Kasım 1999 - Türkiye 0-0 İrlanda

Euro 2000'e katılmak için önümüzde bir Play Off engeli var, rakip ise İrlanda Cumhuriyeti...
Katılıp katılmayacağımız meçhul ama basında başta teknik direktör Mustafa Denizli olmak üzere takım üzerinde büyük bir baskı var.
İlk maç İrlanda'da 1-1 bitiyor. İçeride mağlubiyet ya da 1-1'in üstünde gollü beraberlikte Hollanda-Belçika ortaklığındaki şampiyonaya gidemiyoruz.
Zorlandık ama maçı 0-0 tamamladık. Büyük bir zaferle turnuva biletini aldık. Bu maç akıllarda Mustafa Denizli'nin turu 'içimizdeki İrlandalılara' armağan etmesiyle akıllarda kaldı.
10 Ekim 1998 - Türkiye 1-0 Almanya

Yer Bursa... Son dönemlerde Konya'da aldığımız tarihi zaferlere millilerimiz daha önce birçok kez Bursa'da imza atıyordu. Adeta bir milli takım şehri olan Bursa'da millilerimiz yükseliş dönemlerinde tarihi zaferlere imza atabilmişti.
Cumhuriyet'in 75.yılının yaklaşması sebebiyle büyük bir milli gururla çıkılan maçta futbolcularımız Almanya'yı 1-0 yenerek tarihi bir zafer elde etmişti.
2 Nisan 1997 - Türkiye 1-0 Hollanda

'Yenildik ama ezilmedik' , 'Şerefli mağlubiyet' gibi başlıklar yavaş yavaş siliniyordu. Artık milli takım başını kaldırmış, Euro 96'da puan alamamış olsa da uluslararası arenada kendini gösterebilmişti.
Yaklaşık bir yıl sonra ise yine Bursa'da rakip Hollanda'ydı. Hollanda'nın altın jenerasyonu denebilecek milli takıma karşı yine tarihi bir zafer elde ediyorduk.
1-0 kazandığımız maçın ardından Türkiye Gazetesi 'ASRIN ZAFERİ' manşetiyle çıkıyor, Fransa 98'e katılma yolunda fazlasıyla ümitleniyorduk.
Bu büyük zaferin ardından deplasmanda da Hollanda'ya yenilmemiş 0-0 berabere kalmıştık. Ancak Belçika'ya iki maçta yenilmek Fransa biletini almamıza engel olmuştu.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın