Trafikte 100 Yıllık Düzen Değişiyor: Kırmızı, Sarı ve Yeşilin Yanına Yeni Renk Geliyor!
Ulaşım dünyasında ezberleri bozacak bir teknoloji hamlesi hayata geçiyor. Otonom araçların yollardaki varlığının artmasıyla birlikte, geleneksel üç renkli trafik ışığı sistemi dördüncü bir renkle güncelleniyor. ABD’de test edilmeye başlanan 'beyaz ışık' sinyali, trafiği hızlandırmayı ve kaza riskini minimuma indirmeyi hedefliyor.
Dünya genelinde milyonlarca sürücünün on yıllardır alışık olduğu üç renkli trafik lambası sistemi, teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte köklü bir dönüşüme giriyor.

Özellikle sürücüsüz (otonom) araçların trafikteki etkinliğini artırmak ve yol güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla tasarlanan 'beyaz ışık' uygulaması için ilk somut adımlar atıldı. ABD’deki pilot bölgelerde denemelerine başlanan bu dördüncü ışık, ulaşımdaki dijital devrimin en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Klasik kırmızı, sarı ve yeşil ışıkların yanına eklenecek olan bu yeni sinyal, araç trafiğinin yönetim biçimini baştan aşağı değiştirecek bir potansiyele sahip.
Yeni sistemde beyaz ışık, otonom araçlar için bir tür 'rehberlik' görevi üstleniyor. Kavşaklarda bu ışığın yanması, sürücüsüz araçlara önündeki taşıtı güvenli bir mesafeden takip etme komutu veriyor. İnsan sürücüler için mevcut trafik kuralları ve ışık anlamları aynı kalırken, otonom araçların kendi aralarında kurduğu dijital iletişim sayesinde trafik akışının yüzde 10 civarında hızlanması bekleniyor. Bu sayede hem dur-kalk trafiğinden kaynaklanan yakıt israfının önüne geçilmesi hem de yoğun saatlerdeki tıkanıklığın ciddi oranda azaltılması planlanıyor. Uzmanlar, bu yöntemin sadece hız değil, aynı zamanda çevre kirliliğini azaltma konusunda da büyük avantajlar sağlayacağını vurguluyor.
Geleceğin akıllı şehir vizyonunun önemli bir parçası olan bu düzenleme, artan araç popülasyonu ve kronikleşen ulaşım sorunlarına karşı geliştirilen en modern çözümlerden biri olarak dikkat çekiyor. Yapılan simülasyonlar, dördüncü ışığın devreye girmesiyle birlikte kavşaklardaki bekleme sürelerinin önemli ölçüde düştüğünü ortaya koyuyor. Ancak bu sistemin dünya genelinde ve Türkiye gibi ülkelerde yaygın bir standart haline gelebilmesi için trafikteki otonom araç yoğunluğunun belirli bir seviyeye ulaşması gerektiği belirtiliyor. Henüz test aşamasında olan uygulama, otomobillerin sadece bir ulaşım aracı değil, birbiriyle konuşan akıllı sistemler haline geldiği yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Ulaşım mühendisliği dünyasında büyük yankı uyandıran "beyaz ışık" önerisinin arkasında, Kuzey Karolina Eyalet Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ali Hajbabaie ve ekibinin yürüttüğü kapsamlı bilimsel çalışmalar yatıyor.

İlk olarak 'IEEE Transactions on Intelligent Transportation Systems' dergisinde yayımlanan bu araştırma, trafik lambalarındaki geleneksel kırmızı, sarı ve yeşil dizilimine dördüncü bir renk olan beyazın eklenmesini savunuyor. Sistemin temel mantığı, otonom araçların bilgi işlem gücünü kullanarak kavşaklardaki trafiği koordine etmesine ve bu esnada insan sürücüleri bilgilendirmesine dayanıyor.
Bilimsel kaynaklara göre beyaz ışık, bir kavşakta yeterli sayıda sürücüsüz araç toplandığında devreye giriyor. Bu aşamada otonom araçlar, trafik lambasıyla ve birbirleriyle kablosuz olarak iletişim kurarak geçiş önceliklerini belirliyor. Beyaz ışık yandığında, insan sürücülerin yapması gereken tek şey sadece önündeki aracı takip etmek oluyor. Kırmızı ışık durma, yeşil ışık ise geçme anlamını korurken; beyaz ışık, trafiğin otonom sistemler tarafından akıllıca yönetildiğini ve akışın bu araçlara göre şekillendiğini simgeliyor. Araştırmacılar, bu yöntemin dur-kalk trafiğini azaltarak yakıt tasarrufu sağladığını ve kavşaklardaki gecikmeleri yüzde 3 ile yüzde 94 arasında düşürebileceğini simülasyonlarla kanıtladı.
Projenin uluslararası raporlarında yer alan bir diğer önemli detay ise sistemin yaya güvenliğini de kapsaması oldu. Son olarak 'Computer-Aided Civil and Infrastructure Engineering' dergisinde yayımlanan güncel veriler, beyaz ışık sisteminin yayaların karşıdan karşıya geçiş sürelerini de optimize edebildiğini gösteriyor. Uzmanlar, sistemin hayata geçmesi için yollardaki otonom araç oranının belirli bir seviyeye ulaşması gerektiğini vurgularken, bu teknolojinin mevcut altyapıya entegre edilmesinin çok maliyetli olmayacağını belirtiyor. Henüz akademik bir öneri ve pilot çalışma aşamasında olan bu model, gelecekte akıllı şehirlerin en temel trafik yönetim standardı olmaya aday gösteriliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
bizim ülkede kırmızı ve kırmızıdan sonra korna olduğu için çok bir anlam ifade etmez
hahaha cok dogru :))
hep bu isigi beklemistim... Thanks God
Hehh TR 'lik bu surum ypkmuş