Tuba Ünsal'ın "Yuva Yıkan Kadın" İddiasını İnkar Etmesi Üstüne Elizabeth Mas'tan Sert Sözler!
Magazin dünyasında yıllardır konuşulan gerilim yeniden alevlendi. 2022’de “Kimsenin kocasını elinden almadım” diyerek çok konuşulan bir çıkış yapan Tuba Ünsal’ın sözleri, aradan geçen zamana rağmen yeniden gündeme taşındı. Eski defterleri açan Elizabeth Mas, uzun süre sessiz kaldığını ancak artık bazı gerçeklerin konuşulması gerektiğini açıklayarak sert sözlerde bulundu.
Bir dönem iş insanı Caner Karaloğlu ile yaşadığı aşk ve evlilikle adını sık sık duyduğumuz İspanyol model ve tasarımcı Elizabeth Mas, yıllar önce yaşanan olaylı süreci yeniden gündeme taşıdı.

Geçtiğimiz yarda yaptığı soru-cevapta, Elizabeth Mas geçmişte kavgalı olduğu Aslışah Alkoçlar ve Tuba Ünsal hakkında oldukça sert ifadeler kullanmıştı.
Mas ve Karaloğlu çifti 2014’te İstanbul’a taşınmış, 2016’da kızları Mia’yı kucaklarına almış, 2017’de evlenmiş ancak 2018’de olaylı bir boşanma süreci yaşamıştı. O dönem Tuba Ünsal’ın Karaloğlu ile yaşadığı ilişki iddiaları gündeme bomba gibi düşmüş, iki kadın arasında hukuki sürece kadar uzanan gerilim yaşanmıştı. Aslışah Alkoçlar ise boşanma sürecinde Karaloğlu lehine şahitlik yapmasıyla gündeme gelmişti.
Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında bir takipçisinin “Aslışah Alkoçlar’la kavgan neydi?” sorusuna uzun bir yanıt veren Elizabeth Mas, geçmiş defterleri bir bir açmıştı. Boşanma sürecinde yabancı bir ülkede çocuğuyla ayakta kalmaya çalıştığını, en zor döneminde hakkında yalan ifadeler verildiğini ve velayet sürecinde zarar gördüğünü iddia etmişti.
Mas, hırsını bununla da sınırlamamıştı. Tuba Ünsal için de ağır ithamlarda bulundu ve oldukça sert ifadeler kullanmıştı.
Tuba Ünsal’ın, katıldığı bir programda ‘yuva yıkan kadın’ sorusuna verdiği yanıt yeniden gündem oldu.
Aradan yıllar geçti ancak bu sözler yeniden konuşulmaya başladı. Çünkü Elizabeth Mas, Ünsal’ın geçmiş açıklamalarına sert bir yanıt verdi.

'Yıllarca sessiz kaldım çünkü bedenimin ihtiyacı olan buydu: sessizlik, durgunluk, hayatta kalmak. Hayatımın en dip noktasındaydım ve gürültüye değil, huzura ihtiyacım vardı.
Ama hadi, artık bazı gerçekleri konuşalım. Televizyonda yine o tuhaf yaratığı görüyorum; teatral, sahte bir performans sergiliyor. Ağlıyor, kimsenin kocasını çalmadığını söylüyor. Kendini “gerçek bir kadın”, “iyi bir anne” olarak anlatıyor. Laf kalabalığı…
Ve dürüst olmak gerekirse... Beni fazlasıyla tiksindiriyor. Eğer bir Oscar verilecekse, bunu “kurban rolünü” oynadığı için hak ediyor. Gözyaşları ikna edici. Empati performansı mı? Oldukça güçlü. Televizyonda ağlamak konusunda gerçekten yetenekli. Belki de bu yüzden kariyerinin geri kalanı hiçbir zaman gerçekten yükselişe geçmedi.
Televizyondaki canlı açıklamasını yeniden dinledim. Kendini ne kadar iyi, beni ise ne kadar kötü gösterdiğine bir kez daha şahit oldum. Söylediği tek doğru cümle, benim “yaralı bir anne” olduğumdu.
Evet, yaralıydım.
Onun dışındaki her şey, tutarlılığı olmayan yalanlar zincirinden ibaret.
Evet, Tarabya’daki bir gece kulübünde saçımı çekti.
Evet, dolabımdan kıyafetler aldı.
Evet, bir uzaklaştırma kararı vardı; o olmadığını söylüyor ama kesinlikle vardı.
Evet, güvenlik kamera kayıtlarını sildirmek için mekân sahiplerine gittiler; her ne kadar kayıtların kendisinde olduğunu iddia etse de.
O canlı yayında söylediklerinin tamamı düpedüz yalandan ibaret.
Beni en çok şaşırtan şey, onca yıldan sonra hâlâ televizyona çıkıp kusursuz bir kadınmış gibi davranması; ortada hiçbir geçmiş, hiçbir örüntü yokmuş gibi konuşması.
Boşanmamdan birkaç yıl sonra iki farklı kadın bana özel olarak ulaştı. Evet, iki kişi! Benden tavsiye istediler. İlişkilerine müdahale ettikten sonra onunla hukuki olarak nasıl başa çıkabileceklerini sordular. Nasıl bir insanla karşı karşıya olduklarını öğrenmek istediler.
Bu yüzden kamuoyu önünde “Ben kimsenin kocasını çalmadım” dediğinde derin bir nefes almak zorunda kalıyorum. Çünkü bu anlatı gerçekle örtüşmüyor.
Sınırları aşmakla tanınan bir ünün var. Diğer kadınlara saygı göstermemekle… Ve “kitaba uygun yaşayan”, ahlaklı ve kusursuz insan rolünü oynamakla.
Ayrıca, ülkenizde yürütülen devam eden bir soruşturmada hâlâ yakalanmamış olmanıza açıkçası şaşırıyorum. Çünkü temsil ettiğiniz değerler sağlıklı olmaktan çok uzak.
Yıllarca sessiz kalmayı seçtim. Suçluluk duygusundan değil; onurumdan. Korunmak için. Sinir sistemimin sakinliğe ihtiyacı vardı. Çocuğumun istikrara ihtiyacı vardı.
Ama sessizlik, sizin anlattığınız hikâyenin doğru olduğu anlamına gelmez.
Gözyaşlarını gerçekle karıştırmayın.
Sessizliğimi suçlulukla karıştırmayın.
Ve şimdi bunun bedelini ödeyeceksin.'
Bu haberi yapay zeka yorumuyla dinlemek ister misiniz?
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
öncelikle kimsenin kocası "çalınmaz". böyle demek sanki adam mis gibi aile adamıymış da biri gelip zorla kaçırmış gibi. adamın gidesi varmış bunu kabullenmek... Devamını Gör