6. Filo “Defol”madı, Sadece Kıyafet Değiştirdi: Modern Bir Esaretin Anatomisi
Boğaz’ın suları hâlâ aynı koyu mavi tonda akıyor ama dalgalar artık o eski vakur zincir sesini değil, derin ve sessiz bir teslimiyetin uğultusunu taşıyor. Takvimler 1969 Şubat’ını gösterdiğinde Dolmabahçe önünden yükselen “6. Filo Defol!” haykırışı, sadece boğazı inleten bir ses değildi; o, bir kuşağın haysiyet beyanı, bir milletin onuru ve emperyalizmin küstah suratına inen tarihi bir tokattı. O gün denizciler, öğrenciler, işçiler ve köylüler aynı ateşle yanıyordu: “Bu vatan bizim, bu deniz bizim, bu gelecek bizim!” Savaş gemileri o gün çekilmek zorunda kaldı. Ancak bu bir gidiş değil, bir geri çekilme ve sinsi bir dönüşümün başlangıcıydı. Emperyalizm aptal değildir; o gün anladı ki, bu halkı tankla, tüfekle, dev gemilerle yenemeyecekti. O da en tehlikeli, en görünmez silahını kuşandı: Zaman ve sistemli bir unutturma operasyonu.