Algoritmaların Gözünden Kadın
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için bizler de emekçi kadınlar olarak kendi alanımızda üretimler yaptık. Yazımda bu üretim sürecinden söz etmek ve önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Halen kadın cinayetleri ve şiddetten muzdarip bir dünyada yaşarken önemine dikkat çekmek istediğimiz konu biraz hafif kalıyor olsa da, gelecekte katlanan bir sorun olarak gündemimizde olacağını görebiliyoruz.
“Algoritmaların erkek egemen ekipler tarafından üretildiği teknoloji alanında, kadınların sesi duyulmuyor.”
“Ayça Rabia Yıldız’ın tasarladığı bu eser, teknolojinin tarafsız olduğu yanılsamasını sorguluyor. Algoritmaların, toplumsal cinsiyet önyargılarını dijital evrende nasıl yeniden ürettiğini ve kadını görünmez kılan sistemik engellerin neler olduğunu deşifre etmeyi amaçlıyor.”
Yeni iletişim ve teknoloji araçlarının hızla geliştiği bir dönemde üretim sahiplerinin egemenliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği uçurumunu her geçen gün derinleştiriyor.

Toplumsal cinsiyet kalıpları yapay zeka aracılığıyla yeniden üretiliyor ve kadının pasif rolü pekiştiriliyor.
İletişim akademisyenleri, profesyonelleri ve öğrencileri olarak bu problemin fark ettirilmesi ve çözüm yollarının tartışılmasını sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu yaklaşımla, üniversitemiz (Ankara HBV Üniversitesi İletişim Fakültesi) uygulama atölyesinde “Algoritmaların Gözünden Kadın YZ ile Görsel İletişim Atölyesi” ve “Dijital Eşitsizlikler ve Kadın Hakları” konulu atölyeler gerçekleştirdik. Akademisyenler, profesyoneller ve öğrencilerin ortak katılımıyla yürütülen atölyelerde konuları tartışarak yapay zeka komutları ürettik ve yapay zeka araçlarıyla bu yazıda bir kısmını gördüğünüz eserleri ürettik. Bu eserler algoritmaların gözünden, komutları bizlerin vermesiyle bizzat onlar tarafından oluşturuldu. Sergimiz ile dijital eşitlik ve kadın hakları konusunda farkındalık yaratmayı amaçladık.
“Hatice Gürevin’in tasarladığı Algoritmik Önyargı isimli bu eser, veri temelli teknolojilerin tarafsız olduğu yönündeki yaygın algıyı sorgulayarak 'algoritmik önyargı'nın toplumsal cinsiyet kalıplarını nasıl yeniden üretebildiğini görselleştirir. Cam bir kutu içinde holografik olarak tasvir edilen kadın figürü, algoritmaların kadınları çoğu zaman belirli rollerle sınırlayan stereotiplere indirgediğini simgeler. Figürün ev işi yaparken gösterilmesi, veri setlerinde yer alan önyargıların dijital sistemler aracılığıyla nasıl pekiştirilebildiğine dikkat çeker. Arka plandaki kodlar ve dijital katmanlar, bu önyargıların teknolojinin görünmez yapıları içinde üretildiğini vurgular. İzleyiciyi teknolojinin tarafsızlığı üzerine yeniden düşünmeye ve algoritmaların toplumsal etkilerini sorgulamaya davet eder.”
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), UNESCO Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kültür Kürsüsü ve Maltepe Üniversitesi’nden çalışma gruplarının ortaklığıyla hazırlanan “Dijital Becerilerdeki Toplumsal Cinsiyet Uçurumunu Eğitim Yoluyla Aşmak” (2022) başlıklı yayının* verilerinden de araştırma sürecimizde yararlandık.

Bu yayında dijital evrende toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin önüne geçmek için eğitimin önemine dikkat çekiliyor. Kadınlara ve kız çocuklarına dijital beceriler edindirmek, onların dijital becerisi daha yüksek olan erkeklerle eşit bir düzlemde varolmalarını sağlıyor ve istihdam seçeneklerini artırıyor. Bu, daha güçlü kadınlar, daha güçlü aileler, daha güçlü toplumlar, daha güçlü ekonomiler ve daha iyi bir teknoloji anlamına geliyor. Aynı zamanda, kadınların hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ortamlarda şiddet ve taciz gibi istenmeyen olaylarla karşılaşmasını belli düzeyde engelleyebiliyor.
Bu yayından öne çıkan verileri şöyle derliyorum:

Günümüzde, dijital teknolojiyi temel amaçları için nasıl işlevselleştireceğini bilen kadınların ve kız çocuklarının sayısı, erkeklere oranla yüzde 25 daha azdır.
Bilgisayar programlamayı bilen kadınların ve kız çocuklarının sayısı erkeklere oranla 4 kat daha azdır.
Teknolojiyi kontrol etme yeterliliği olmayanlar, teknoloji tarafından kontrol edilme ya da yerel, ulusal ve uluslararası topluluklara katılamama riskiyle karşı karşıya kalıyorlar.
Eğitim sistemleri eşitlikçi, kapsayıcı ve kaliteli dijital beceri eğitimi ve öğretimini bu şartlar altında sağlamaya çalışıyor.
Dünya genelinde kadınlar, akıllı telefonların, internetin, sosyal medyanın nasıl kullanılacağı ve günlük yaşamda ya da iş hayatında sayısız faaliyette kullanılması gereken, her yaştan insanı ilgilendiren dijital cihazlarda güvenlik bilgilerinin nasıl güvenceye alınacağı konusunda erkeklere nazaran daha bilgisizdir.
“İlayda Pelit tarafından tasarlanan bu eser, algoritmik filtrelere dikkat çekiyor. Dijital evren büyüdü, büyüdükçe erkeklerin geçişi kolaylaştı, kadınlar “filtrelendi”. Sorun teknoloji değil, onu tasarlayan bakış açısı oldu.”
Becerilerin geliştirilebileceği, zekâ ve yeterliliklerin sabit ya da doğuştan olmadığı söylendiğinde, kız çocuklarının dijital yetkinliklerde daha iyi performans gösterdikleri görülüyor.
Güvenlik ve tacizle ilgili endişeler, hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ortamlarda, kadınları ve kız çocuklarını bilişim ve iletişim teknolojilerinden yararlanmaktan, hatta kullanmayı istemekten dahi alıkoyabiliyor.
Teknolojinin öncüleri olan iş ekiplerinde, erkekler ezici oranda ağırlıkta bulunuyor.
Teknolojinin erkeklerin yetkinlik alanı olduğuna dair kalıp yargılar birçok alanda yaygınlaşıyor ve bu durumun küçük yaştan itibaren kız çocuklarının dijital becerileriyle ilgili özgüvenini etkilediği görülüyor.
Dijital sektörde çalışan kadınların yüksek pozisyonlara sahip olma ihtimali daha düşüktür; çünkü yüksek pozisyonlar yerine yüksek beceri gerektirmeyen işler ile idari pozisyonlara yöneliyorlar.
Kadınların yaklaşık yüzde 73’ü, siber şiddetin bir biçimi ile karşı karşıya kalmış ya da bir biçimine maruz kalıyor.
“Zehra Genç tarafından tasarlanan Hata Nerede? isimli bu eser, algoritmanın belirli iş modellerine örnek verirken kadın erkek ayrımı yaptığını gözler önüne seriyor. Bu ayrımcılık algoritmanın eğitilmesi esnasında beslendiği kaynaklar ve yapay zeka gelişimi sürecinin erkek uzmanlarca yapılmasıyla ortaya çıkıyor. Bu sebepten algoritma hata veriyor ama hatalı olan kadınlar değil. Sistem hatalı.”
Kadınların Dijital Yetkinliklerinin Artırılması Ne Sağlar?

Kadınların emek piyasasına girmesine olanak sağlar.
Kadınların hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ortamlardaki güvenliği için gereklidir.
Kadınların topluma ve siyasete katılımını artırır.
Toplumları ekonomik olarak kalkındırır.
Teknolojinin geleceği ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yön vermeye katkıda bulunmaları yönünde kadınları güçlendirir.
“Hatice Gürevin tarafaından tasarlana Asistan isimli bu eser, arama motorlarının ve yapay zekâ sistemlerinin toplumsal kalıpları nasıl yeniden üretebildiğini sorgular. “Ara: Asistan” ifadesiyle başlayan arama çubuğu, algoritmaların belirli meslekleri çoğunlukla kadınlarla ilişkilendiren sonuçlar üretmesine gönderme yapar. Tekrarlanan kadın figürleri, veri setlerinde yer alan kalıplaşmış temsillerin dijital ortamda nasıl çoğaltıldığını simgeler. Ortadaki bozulmuş ve pikselleşen figür ise bu sistemin içindeki görünmez hatalara ve önyargılara dikkat çeker. Eser, izleyiciyi algoritmaların ürettiği sonuçların ne kadar tarafsız olduğunu sorgulamaya davet eder.”
Dijital Becerilerdeki Toplumsal Cinsiyet Uçurumunu Kapatmak için Öneriler

Kız çocuklarını ve kadınları, dijital becerilerini yükseltmek için eğitim yaşamında olabildiğince erken dönemde bu teknolojilerle tanıştırmak.
Eğitim müfredatı ve okullar dışındaki yaşam alanlarında da dijital yetkinlikleri geliştirilebileceği sosyal alanlar oluşturmak.
Eğitimcilerin dijital yetkinliklerinin güncellenerek geliştirilmesi.
Rol modeller kız çocuklarının dijital sektördeki çeşitli yolları görmelerine ve kendilerini teknoloji uzmanlıklarında hayal edebilmelerine yardımcı olabilir.
Erkekler davranışlarının dijital toplumsal cinsiyet eşitsizliğini nasıl etkilediği konusunda bilgi ve kaynak sağlama yoluyla bilgilendirilmelidir.
Erkeklerin teknoloji sahasında toplumsal cinsiyet eşitliğini yükseltmek için gösterebilecekleri tutum ve davranışları tanımlamak ve eğitim desteği vermek.
Kadınlara yönelik dijital şiddeti azaltmak için erkeklerin alabileceği tutumlar önermek.
Her seviyeden teknoloji organizasyonlarında kadınların erkeklere liderlik etmesini sağlayarak, karşıt liderliğe teşvik etmek.
Erkek çalışanların kadın rehberler, patronlar ya da diğer kadın liderler ile çalışma deneyimi edinmesini sağlamak.
Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

