onedio
article/comments
article/share
Haberler
Herkesin Okuması Gereken Feminist Kitap Önerileri

Herkesin Okuması Gereken Feminist Kitap Önerileri

'Kadın, kadının yurdudur.' sözleri size de güven veriyor mu? Peki bu sözün anlamını daha iyi kavramak ister miydiniz? O halde sizi feminizm hareketinin ilk günlerine götürelim. Bu sayede hem feminizmin tarihini, yapısını anlayacak hem de günümüz kahramanlarına, şartlarına dair yeni bir bakış açısı kazanacaksınız.

Elbette tüm bu anlattıklarımız, kitaplarla olacak!

İşte herkes tarafından okunması gereken feminist kitaplar.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Kadınlardan Nefret Eden Erkekler – Laura Bates

Kadınlardan Nefret Eden Erkekler – Laura Bates

İncel kültürü, erkek hakları forumları, dijital radikalleşme…

Laura Bates erkek kimliğiyle çevrimiçi kadın düşmanı grupların içine sızıyor. Bu erkeklerin ne düşündüğünü onların dilinden anlatıyor. Bates, Modern dünyanın karanlık köşelerine, yani çevrimiçi kadın düşmanı toplulukların kalbine cesur bir yolculuk yapıyor. Kitap, bu grupların sadece internette kalan 'zararsız' tartışmalar olmadığını, aksine kadınlara yönelik şiddeti sistematik bir ideolojiye dönüştürdüğünü çarpıcı bir dille anlatıyor. Bates, erkek şiddetinin tesadüfi ya da 'münferit' olaylar dizisi değil, algoritmalarla beslenen örgütlü bir nefretin sonucu olduğunu kanıtlarıyla ortaya koyuyor. Okuyucuya, dijital dünyanın derinliklerinde büyüyen bu radikalleşmenin fiziksel dünyada ne denli tehlikeli yansımaları olduğunu tüm çıplaklığıyla gösteriyor.

Dijital çağda erkek şiddetinin algoritmik boyutunu anlamak isteyenler için.

Bir Musibet: Yeni Türkiye’de Erillik, Şiddet ve Feminist Siyaset – Alev Özkazanç

Bir Musibet: Yeni Türkiye’de Erillik, Şiddet ve Feminist Siyaset – Alev Özkazanç

Bu kitap bireysel şiddetten çok daha fazlasını konuşuyor: Erillik nasıl politik bir rejim kurar? Devlet, hukuk ve medya bu yapıyı nasıl yeniden üretir? Özkazanç, bu derinlikli çalışmasında Türkiye'nin yakın dönem siyasi panoramasını toplumsal cinsiyet merceğinden geçirerek sarsıcı bir analiz sunuyor. Kitap, kadına yönelik şiddeti sadece bireysel faillerin bir sorunu olarak değil, kurumsallaşmış bir 'erillik rejimi'nin sonucu olarak ele alıyor. Yazar; devletin, hukukun ve medyanın bu eril yapıyı nasıl el birliğiyle inşa ettiğini ve her gün yeniden ürettiğini titizlikle deşifre ediyor. Türkiye’deki otoriterleşme süreçlerinin maskülenleşme ile nasıl iç içe geçtiğini gösteren eser, şiddetin politik bir araç olarak kullanımını mercek altına alıyor. 

Feminist teori ve Türkiye siyaseti kesişiminde derinleşmek isteyenler için.

Erkek Şiddetinden Kaçarken: Türkiye’de Kadın ve LGBTİ+ Sığınmacılar – Emel Coşkun & Beril Eski

Erkek Şiddetinden Kaçarken: Türkiye’de Kadın ve LGBTİ+ Sığınmacılar – Emel Coşkun & Beril Eski

Erkek şiddeti sadece ev içinde gerçekleşmiyor. Göç, mültecilik ve sınır politikalarıyla birleştiğinde çok daha zor hayatlar ortaya çıkıyor. Emel Coşkun ve Beril Eski, bu önemli çalışmada erkek şiddetinin sınırları aşan ve göç yollarında katmerleşen karanlık yüzünü mercek altına alıyorlar. Kitap, şiddetin sadece ev içindeki dört duvarla sınırlı kalmadığını; devlet politikaları, mültecilik statüsü ve sınır bürokrasisiyle nasıl birleştiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Türkiye’deki kadın ve LGBTİ+ sığınmacıların yaşadığı zorluklar, hem hukuki hem de sosyolojik bir perspektifle, bireylerin kendi anlatıları üzerinden aktarılıyor. Yazarlar, göçmen olmanın getirdiği savunmasızlığın, patriyarkal sistemle birleştiğinde nasıl sistematik bir dışlanma ve istismar döngüsü yarattığını detaylandırıyor.

Şiddetin kesişimsel boyutunu görmek isteyenler için.

Hiç Kimsenin Kızı – Virginia Giuffre

Hiç Kimsenin Kızı – Virginia Giuffre

Virginia Giuffre, modern tarihin en karanlık ve geniş çaplı suç ağlarından biri olan Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell skandalının kalbinden, sarsıcı bir tanıklık sunuyor. Kitap, çocuk yaşta maruz kaldığı sistemli istismarı anlatırken, bu suçların nasıl küresel bir güç ve para ağı tarafından korunduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Giuffre, sadece kendi travmasını değil, en tepedeki isimlerin dahil olduğu bu devasa 'erkek şiddeti' mekanizmasının nasıl işlediğini de detaylandırıyor. Eser, mağdurların sesinin nasıl kısıldığını ve adaletin bazen ne kadar ulaşılmaz göründüğünü, bizzat bu mücadelenin içinden bir dille aktarıyor. Güç dengelerinin, paranın satın alabildiği sessizliğin ve dokunulmaz sanılan isimlerin maskesinin düşüşünü izlemek, okuyucu için ağır ama zorunlu bir deneyim oluşturuyor. Yazarın hayatta kalma hikayesi, aynı zamanda hukuk sistemindeki açıklarla ve dünyanın en güçlü figürleriyle tek başına yüzleşen bir kadının kararlı adalet arayışını temsil ediyor. 

Güç, para ve erkek şiddeti üçgenini çıplak biçimde görmek isteyenler için.

Erkeklik Krizi – Raewyn Connell

Erkeklik Krizi – Raewyn Connell

Hegemonik erkeklik kavramının kurucu isimlerinden Connell, erkekliğin sabit bir kimlik değil; tarihsel, politik ve sınıfsal olarak inşa edilen bir iktidar düzeni olduğunu savunuyor. “Erkeklik krizi” dediğimiz şeyin de aslında erkekliğin güç kaybetmesi değil, erkeklik ayrıcalıklarının sorgulanmasıyla ortaya çıkan bir iktidar sarsıntısı olduğunu ileri sürüyor.

Patriyarkanın erkeklere yüklediği duygusuzluk, sürekli başarı baskısı ve kırılganlık yasağını görmek isteyenler için.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Kurtlarla Koşan Kadınlar - Clarissa P. Estes

Kurtlarla Koşan Kadınlar - Clarissa P. Estes

Clarissa P. Estés, bu kült eserinde kadın ruhunun derinliklerine inerek, modern toplumun kalıpları arasında sıkışmış 'Vahşi Kadın' arketipini yeniden uyandırıyor. Kitap, kadim mitler, masallar ve halk hikayeleri aracılığıyla kadınların içsel doğasından nasıl uzaklaştığını ve bu kopuşun yarattığı boşluğu nasıl doldurabileceklerini inceliyor. Estés, kadınlara sadece teorik bilgiler sunmakla kalmıyor; aynı zamanda kendi içsel rehberlerine güvenmeleri için yalın, uygulanabilir ve doğayla uyumlu çözüm yolları öneriyor. Şifacı ve psikanalist kimliğini birleştiren yazar, bastırılmış dürtülerin, yaratıcılığın ve sezgilerin nasıl birer güç kaynağına dönüştürülebileceğini ustalıkla anlatıyor.

Kendi içindeki sınırsız gücü ve yaratıcılığı keşfetmek isteyen kadınlar için.

Hayat Yolları - Alice Miller

Hayat Yolları - Alice Miller

Psikanalist ve sosyolog Alice Miller, bu kitabında yer alan yedi öyküde birbirinden farklı hayat deneyimlerini kahramanları aracılığıyla karşılaştırıyor ve buluşturuyor. Miller'ın kahramanlarının büyük kısmı ise kadınlar. Kitap, birbirinden tamamen farklı hayat deneyimlerine sahip karakterleri ortak bir duygusal düzlemde buluşturarak, çocukluk travmalarının yetişkinlikteki izdüşümlerini inceliyor. Kadın karakterlerin varoluş mücadeleleri, toplumsal baskılar altındaki kimlik inşalarıyla birlikte ele alınıyor. Yazar, klinik gözlemlerini edebi bir dille harmanlayarak, bireyin kendi gerçeğiyle yüzleşmesinin ne denli özgürleştirici bir güç olduğunu gösteriyor. Karakterlerin iç dünyalarındaki çatışmalar, okuyucuya kendi yaşamındaki düğümleri çözmek için sessiz ama güçlü bir rehberlik sunuyor. Kadınların sessiz çığlıklarını, bastırılmış arzularını ve nihayetinde buldukları çıkış yollarını anlatan bu eser, ilham verici bir dayanıklılık öyküsü niteliği taşıyor. 

Kadınların hikayelerinden ilham almak isteyenler için.

Cinsiyet Belası, Judith Butler

Cinsiyet Belası, Judith Butler

Judith Butler’ın 1990 yılında yayımlanan bu kült eseri, feminist kuramda ve toplumsal cinsiyet araştırmalarında kelimenin tam anlamıyla bir devrim yaratarak tüm akademik dengeleri değiştirdi. Kitap, 'kadın' kategorisinin sabit bir kimlik olup olmadığını sorgularken, biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki geleneksel ayrımı sarsıcı bir biçimde sorunsallaştırıyor. Butler, cinsiyetin doğuştan gelen durağan bir öz değil, tekrarlanan eylemlerle inşa edilen 'performatif' bir yapı olduğunu savunarak ezberleri bozuyor. Yazara göre bizler cinsiyetimizi seçmiyoruz; aksine toplumsal normların dayattığı roller çerçevesinde onu her gün yeniden 'sergiliyoruz'. 

Cinsiyetin performatif yapısına dair yeni bir bakış açısı kazanmak isteyenler için.

Kadının Adı Yok – Duygu Asena

Kadının Adı Yok – Duygu Asena

Bir kadın, aşklar, acılar, sahtekarlıklar, hırslarla dolu bir hayatın bazen hafif, bazen ağır kıpırtılarına kadar, kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele eder. Duygu Asena’nın bu ölümsüz eseri, yayımlandığı dönemde Türkiye’de toplumsal bir deprem etkisi yaratarak kadın özgürleşme hareketinin simgesi haline gelmiştir. Roman, bir kadının çocukluğundan yetişkinliğine uzanan sürecini tüm çıplaklığıyla anlatır. Kahramanımız, çevresindeki eril baskılara ve kendisine dayatılan kimliklere karşı çıkarak, sadece 'birinin karısı' ya da 'birinin kızı' değil, kendi ismiyle var olabilmek için amansız bir savaş verir. Kitap, kadının ekonomik ve duygusal bağımsızlığını kazanmasının önündeki görünmez engelleri tek tek deşifre ederken, okuyucuya sarsıcı bir dürüstlükle seslenir. Kendi ayakları üzerinde durmayı hedefleyen ve bu uğurda bedel ödemekten çekinmeyen her kadının hikayesini temsil eden bu anlatı, gücünü sadeliğinden ve cesaretinden alır.

Pürüzsüz bir tenden kırışıklıklara uzanan zaman içinde kendisi için var olabilmeyi hedefleyen ve bunu başaran kadınlar için.

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. Henüz öğrencilik yıllarımda merak saldığım içerik dünyası, profesyonel hayatımın büyük bir parçası haline geldi. Onedio'da Yaşam Editörü olarak dünyadaki en güncel haberleri takip ediyor, yaşamın içinden dikkat çekici konuları sizlere aktarıyorum. Z kuşağının bir üyesi olarak internet dünyasının içine doğdum, şimdi ise onu şekillendiriyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
2
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın