Kasiyer Yok, Sıra Beklemek Yok! Dünyanın En Büyük Otonom Mağazası Şanghay'da Açıldı
Yazılım şirketi AiFi, Çin’in en büyük kentlerinden Şanghay'da dünyanın en büyük “kasasız” mağazasını açtı. Mağazada müşterilerin aldığı ürünler, kameralar tarafından otomatik olarak tanımlanıyor ve akıllı sepet oluşturuyor. Ardından ürünlerin bedeli müşterinin hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan tanımladığı hesabın bakiyesinden düşülüyor. Uzmanlar, bir kasiyerle temasa geçmenin önüne geçtiği ve uzun kasa kuyruklarını ortadan kaldırdığı için Kovid-19 pandemisi döneminde otonom mağazacılığa olan ilginin büyüdüğünü söyledi.
Berk Üstündağ Yazio: Kanun WhatsApp ya da Telegram Kullananlara 100.000TL İdari Para Cezası mı Öngörüyor?
Öncelikle belirtelim bu yazıdaki yorum ve çıkarımlar yalnızca WhatsApp ve Telegram için değil, tüm uçtan uca kriptolu iletişim hizmeti veren sosyal medya ve Skype gibi iletişim uygulamaları için geçerlidir. 5809 sayılı “Elektronik Haberleşme Kanunu” 2008 yılında ilk yürürlüğe girdiğinde henüz WhatsApp yoktu. Cep telefonlarından alınan telsiz vergisinin dayanağı olan 5809 sayılı yasadaki tanımlara göre cep telefonu telsiz cihazı olarak anılmaktadır. Aynı yasaya göre telsiz ile kriptolu veri ya da ses haberleşmesi yapılması Milli İstihbarat Teşkilatı, Dışişleri Bakanlığı gibi kamu kurumları ve kurum tarafından özel izin verilen taraflarca yapılabilir. Özel izni olmadığı halde kriptolu telsiz iletişimi ile veri aktaranlar “beş yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır” hükmü yer almaktadır. TCK 52-(2)’ye göre kişinin gelir seviyesine göre bu ceza bedeli 100TL/güne kadar çıkabilmektedir. Yasanın yorum şeklinde farklılıklar olabilir. Bunlardan birine göre, örneğin WhatsApp kullanan bir kişi ihbar edilirse 20.000TL’den başlayan ve 100.000TL’ye varabilecek idari para cezasına çarptırılabilir; bu cezayı ödemez ise hapis cezası alabilir. Aslında tüm bunlar teknolojinin hızlı gelişiminin hukukta hayatın olağan akışı olarak kabul edilen olguları da çok hızlı değiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Yasalarda “istendiğinde uygulanabilecek” şekilde yoruma açık hale gelen hükümleri gerçek bir sorun ortaya çıkmadan düzenlemekte fayda var. Aksi halde Yargıtay 2012 yılında onadığı için bir süre kafaları meşgul eden “baz istasyonları şehir dışına çıkarılsın” gibi uygulanması mümkün olmayan kararlar da çıkabilmektedir.
Teknofest Kapsamındaki Roket Yarışması'na Başvurular Sürüyor
İSTANBUL (AA) - TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE yürütücülüğünde gerçekleştirilen Roket Yarışması gökyüzüne gönül vermiş, yetenekli ve teknolojiye meraklı gençler için düzenleniyor.TEKNOFEST açıklamasına göre, bu yıl lise (5 bin feet), orta irtifa (10 bin feet), yüksek irtifa (20 bin feet) ve zorlu görev (10 bin feet) kategorisi olmak üzere dört farklı kategoride düzenlenen yarışmada kazanan takımları toplam 635 bin TL'lik ödül bekliyor. Başvuruların 28 Şubat'a kadar yapılabildiği yarışmaya lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile mezunlar katılabiliyor. Roket Yarışması ile gençlere, farklı disiplinlerde bilgi ve tecrübeye sahip üyelerle takım halinde tasarım yapma, roket sistemleri ve alt bileşenleri hakkında teknik araştırmalar yapma, karmaşık problemleri aldıkları eğitimler sayesinde birlikte çözme ve teknik raporlama yapabilmeye yönelik kabiliyetler kazandırmak amaçlanıyor. Farklı alanlarındaki fen ve mühendislik bilgi birikimlerini kullanan katılımcılar, disiplinler arası düşünerek ve karmaşık planlamalar yaparak roket tasarımı, üretimi ve entegrasyonunu başarıyor. Tasarımın ürünleşmesine yönelik üretim, tedarik, entegrasyon ve atışa hazırlık süreçlerini yerine getirerek, sürecin en başından roketin fırlatılmasına kadar, tüm süreçleri proje yönetimi prensiplerine uygun olarak her aşamadan sorumlu olan yarışmacılar, sistem mühendisliği vizyonuyla çalışıyor. 'MilliTeknolojiHamlesi' ile hayalden gerçeğeToplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye'nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST, Teknoloji Yarışmalarına katılan gençlere hem kişisel hem de mesleki becerilerini geliştirmeleri için pek çok imkan da sunuyor. Yarışmalara katılan gençler Türkiye'nin önde gelen teknoloji firmalarına düzenlenen teknik gezilere katılma ve alanında uzman kişilerle tanışarak 'network' kazanma fırsatı yakalıyor. Projelerini hayata geçirebilmeleri için malzeme desteğinin yanı sıra finalistlere eğitim kampı, ulaşım ve konaklama desteği de sağlanıyor. Türkiye'nin önde gelen teknoloji kurumlarında staj yapma imkanı da sunan TEKNOFEST, gençlere parlak bir geleceğin kapılarını açıyor.Her yıl bir önceki yıla göre daha fazla yarışma kategorisinin açıldığı ve Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST Teknoloji Yarışmalarında bu yıl 35 farklı yarışma bulunuyor. 'MilliTeknolojiHamlesi' ile hayalleri gerçeğe dönüştüren TEKNOFEST, 2020 yılından farklı olarak bu yıl; Karma Sürü Simülasyon, İletişim Teknolojileri, Savaşan İHA, Yapay Zeka, Turizm Teknolojileri, Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri, Tarımsal İnsansız Kara Aracı, Sanayide Dijital Teknolojiler Yarışmalarını ilk kez düzenliyor. Gençlerin milli teknoloji üretme ve geliştirme konusunda ilgilerinin arttırılması hedeflenerek bu alanlarda çalışan binlerce gencin projesine destek olmak için bu yıl ön eleme aşamasını geçen takımlara toplamda 5 milyon TL'nin üzerinde malzeme desteği sağlanıyor. TEKNOFEST'te yarışıp dereceye girmeye hak kazanan takımlar ise 5 milyon TL'nin üzerinde ödülün sahibi olacak.TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin de olduğu 67 paydaş kurum ile birlikte düzenleniyor. 21-26 Eylül tarihleri arasında yeniden İstanbul'da gerçekleşecek olan Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST'in bir parçası olmak ve başvuru gerçekleştirmek için 'teknofest.org/yarismalar.html' adresini ziyaret edilebiliyor.
"Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol" Töreni
KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 'Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü işbirliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) arasında 'Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol' imzalandı.Varank, Bilişim Vadisi'nde gerçekleşen imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi yapma vizyonunun nişanelerinden olan TOGG'un Türkiye'ye büyük heyecan kattığını söyledi.'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız'Milletin yüksek bir teveccühle sahip çıktığı Türkiye’nin otomobili gibi insansız hava araçları ve diğer bütün yerli üretimlerin, toplumun tüm kesimlerinde 'biz bu işi yaparız' fikrini güçlendirdiğini dile getiren Varank, 'İşte sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen Milli Uzay Programı da bu özgüvenin bir ürünüdür. Milli Uzay Programımız da aynı TOGG gibi milletimizin bütün kesimleri tarafından sahiplenildi. Evet, hedeflerimiz büyük ama inancımız daha büyük. Özgüven, şuur ve adanmışlıkla başaramayacağımız hiçbir şey yok. ' diye konuştu.Artık Türkiye'nin, her alanda teknoloji üretiminde bir üst ligin üyesi olmak için adımlarını büyüttüğünü vurgulayan Varank, 'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız. Suni gündemleri asla kabul etmiyoruz. İşte TOGG gibi büyük ve vizyoner projeler ülkemizin teknoloji ekosistemini de besleyip, büyütüyor. Yazılımdan mekanik parçalara kadar, üretim sürecine dahil olacak yerli tedarikçilerle TOGG çok yakın iş birliği içinde. Yaptıkları iş bakımından dünyada ilk olma özelliğine sahip startuplar dahi bu sürece katkı sağlayabiliyorlar.' diye konuştu.'TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak'TOGG projesinin bir otomobilden daha çok bir akıllı yaşam teknolojisi olduğunu anımsatan Varank, 'İnovasyon alanında her türlü yeni fikre ve girişime de kapı aralıyor. Bu anlamda TOGG, Türkiye’deki mobilite ekosistemine de liderlik ediyor. İşte bugün Tarım ve Orman Bakanlığımız ile birlikte somut bir iş birliğine imza atıyoruz. Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi.Bakan Varank, sektörle yakın temas içerisinde hazırlanan 'Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası”nı yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, 'Bu yol haritasında ortaya koyduğumuz en önemli projelerden biri de 'Mobilite Açık Veri Setinin Oluşturulması'dır. Bildiğiniz gibi bağlantılı ve otonom araç teknolojilerinde en kritik nokta veri meselesi. Verilerin toplanması, hazırlanması, yeni veri setlerinin oluşturulması, bunların anonimleştirilerek açık veri haline getirilmesi; sonrasında da şirketlere, girişimcilere ve akademisyenlere paylaşılması ve sunulması lazım. İşte bugün, Mobilite Açık Veri Seti Oluşturulması konusunda da ilk adımı atmış oluyoruz.' diye konuştu.'Adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar'Kamu kurumlarının ürettikleri verilerin, özel sektörün erişimine açık olmasının teknoloji geliştirme açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Varank, şunları kaydetti:'Böylece yeni fikirler gelişip, katma değerli ticari ürünler ortaya çıkabilir, tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün aslında tanıtımını yaptığımız bu hadise bildiğimiz kadarıyla dünyadaki ilk örneklerinden bir tanesi. Otomobilimizle ilgili bize sıkça eleştiri yapanlar oluyor muhalefet tarafından. 'Bu parçası şuradanmış, şu parçası şuradanmış' diyerek adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar. Ama burada altını çizmem gereken konu şu; evet bu Türkiye’nin otomobili, fikri mülkiyeti bize ait. İşte burada olduğu gibi biz kendi Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzle anlaşarak ortaya katma değerli bir servis çıkarabiliyoruz. Eğer bu otomobil Türkiye’nin otomobili olmasaydı bunu yapmak için yurt dışındaki global markalara adeta yalvarmamız gerekecekti. Bugün burada dünyadaki belki de ilk örneğini biz kendimiz ortaya koyduk. Katma değerli bir servisi ortaya koymuş olduk.''Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz'Bakan Varank, imzalanan protokolle TOGG'un Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerinden yararlanarak Türkiye’nin otomobilinin konfor ve güvenliğini artırmış olacağını ifade ederek, verilerin sadece sürücüyü bilgilendirmekle kalmayacağını, yapay zeka teknolojisi sayesinde araç içi uygulamaların da kendini optimize edeceğini söyledi.Diğer taraftan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün de TOGG’un verileriyle anlık hava şartları hakkında geri bildirim alacağına dikkati çeken Varank, 'Örneğin, sis olayı bölgesel meteorolojik tahminlerde en zor konulardan biri. TOGG'un sis farlarının kullanımından, hangi bölgede sis yoğunluğu olduğu sisteme anlık olarak işlenebilecek. Tabi tüm bu veriler de anonim şekilde paylaşılıp kullanılacak. Yani kişisel verilerin burada kullanılması söz konusu olmayacak. İşte veri, hayatımıza kolaylık sağlayan teknolojilerin üretiminde böyle önemli roller üstleniyor. Yeni nesil mobilite ekosistemi, veri temelli daha nice fikrin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz. Böyle vizyoner bir işe öncülük ettiği için öncelikle Tarım ve Orman Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum.' dedi.'Kendi meteoroloji uydumuzu geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz'Bakan Varank ayrıca Türkiye'nin Antarktika'da bir bilim üssü projesi olduğunu ve iki yıldır Antarktika seferlerine Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün de katkı sağladığını belirterek, 'Burada bir meteoroloji istasyonu kurduk ve Türkiye’nin Milli Uzay Programıyla birlikte 'acaba kendi meteoroloji küçük uydumuzu geliştirebilir miyiz?' diye yine çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' diyerek sözlerini tamamladı.