Unreal Engine 4 İle Oyun Yapmaya Bugünden İtibaren Başlayabilirsiniz
Epic Games , daha önce bize burada, burada,burada ve burada neler yapabildiğini geniş geniş gösterdiği Unreal Engine 4 ’ü piyasaya sürmüş durumda. Siz de eğer Unreal Engine 4 ile oyunlara girişmek istiyorsanız, vakit bu vakittir.Ama, aylık 19,99 dolar ücreti gözden çıkarmanız lazım. Üstelik, daha sonra da kazancınızın %5’lik kısmını firmaya vermeniz gerekiyor. Anlaşma bu şekilde. Gerçi bakarsanız, Unreal Engine 3 de benzer bir anlaşmaya sahipti ve aylık ücreti bulunmuyordu. Yani Epic Games’in genel çalışma prensibi bu şekilde.Bunun alternatifi olarak Crytek, CryEngine’i kullanıcılarına yine bugün sundu ve herhangi bir yüzde talep etmiyor.Tabii Unreal Engine 4, öncüllerinin sunmuş olduğu her şeyi tekrar sunuyor. Yani iyi bir ekosistem. Sonuçta Unreal, gerçekten özellikle AAA oyunlarda nam salmış, yerini sağlamlaştırmış bir motor.Ama ne olursa olsun, bu fiyatlarla bağımsız firmaların oyunlarında kullanmak için daha fazla seçenekleri oluyor. Bu da özünde güzel bir şey. Daha fazla bilgiyi ise Unreal Engine 4'ün sayfasında bulabilirsiniz.
Yeni Assassin's Creed Oyununun Sızan Görselleri
Bakalım sizce gerçekçiler mi?YAZANSarp KürkcüNormalde bu zamana kadar hakkında bir-iki şeyin düşmüş olması gerekirdi. Ama Ubisoft, bu yıl sessiz. Belli ki yeteri kadar sessiz değil, çünkü Kotak u’ya ulaşmış bir kaç görsel yeni bir Assassin’s Creed oyununu müjdeliyor bize.İsmi, Assassin’s Creed : Unity . Oyunun yapısı da 18. yüzyılı hatırlatıyor. Hatta bazı noktalarında Notre Dame’i da görebiliyorsunuz. Bu da Paris, yani Fransa olduğunu düşündürüyor.Yalnız Kotaku’nun aldığı diğer bir habere göre bu, yapılan iki Assassin’s Creed oyunundan sadece biriymiş. Diğeri, yani kod adı Comet olan oyun PS3 ve Xbox 360’a çıkarken Unity Xbox One ve PS4 için hazırlanıyormuş. İki oyun da tahminen PC’ye gelecek ama ne yazık ki Wii U için herhangi bir bilgi gelmemiş.2009 yılından beri her sene bir oyun çıkaran Ubisoft, bu sefer sayıyı ikiye çıkarmış durumda. Sonuçta iki nesle birden çıkmaya çalışan oyunlarda özellikle yeni nesil sürümlerinde verilen tavizleri hep birlikte görüyoruz. Comet ve Unity, bu zinciri kırabilir işte.Her ne kadar arayüzdeki “Parkour Up” ve “Parkour Down” yazıları bana hayli sahte gibi gelse de, Kotaku haberinde kaynakların güvenilir olduğu konusunda telkinde bulunuyor. Çünkü aralarında yapımcı ekipten kişiler de varmış. Bakalım bundan sonra nasıl bir gelişme yaşanacak?Sizce 18. Yüzyulda Fransa’da geçecek bir Assassin’s Creed oyunu keyifli olur mu?
Warframe Platinum Ve Warframe İncelemesi
Günümüz oyun severlerinin en çok tercih ettiği oyunlar arasında gelen multiplayer (çok oyunculu) oyunlar gün geçtikçe daha da gelişmekte ve meraklılarına yeni dünyaların kapılarını açmaktadırlar. RPG (Role Playing Game) oyunlar, yani rol yapma oyunları dünya çapında büyük kitlelerce takip edilmekte ve neredeyse 7/24 sürekli oynanmaktadırlar. Warframe‘de bu tarzda bir oyundur. MMORPG yani; çok oyunculu bir rol yapma oyunudur. Bu tür oyunlarda sizin sahip olduğunuz ve yönettiğiniz bir karakter bulunur. Bu karakter, savaştıkça ya da oyun tarafından belirlenen hedeflere vardıkça çeşitli özellikler kazanır. Çeşitli saldırı ve savunma tekniklerinin yanı sıra farklı büyü ve silah çeşitlerini kullanabilirler. Karakterinizin gelişmişliğini belirleyen ve diğer karakterlere belirten şey ise gelmiş olduğu seviye ya da level ‘dır. Warframe bu tarzda oluşturulmuş oyunlar arasında oldukça dikkat çeken bir tanesidir. Diğer birçok oyunun aksine Warframe yeni ve modern bir dünyada geçmektedir. Bu modern dünyada var olan 4 ırk ve bunların sürekli olarak devam eden ve hiç bitmeyen savaşı; Warframe oyunu nun konusu tam olarak böyle özetlenebilir. Diğer RPG oyunlarına benzer olarak, karakteriniz yaratıklarla ve düşmanlarınızla savaştıkça ve onları yendikçe deneyim puanı kazanarak seviye atlar. Seviye atlamanın yanında birbirinden farklı özelliklerde silah ve zırhlara sahip olmakta mümkün. Oyundaki düşmanlarınızın her biri sizin gibi bir oyuncu olduğu için mutlaka rakibinizi yenmeniz kolay değil tabi ki, ancak bu mücadelede var olmak ve bağlı bulunduğunuz ırk için bir şeyler yapabilmek bile size oldukça fazla keyif verebilir. Warframe , oldukça farklı ve göze hoş gelen grafiklere sahip bir oyun. Güzel ve farklı grafiklerinin yanında sahip olduğu kaliteli ses efektleri ile de oldukça çekici ve oynaması keyifli bir oyundur. Dileyen oyuncular DurmaPlay üzerinden Warframe Platinum Epin 'lerini alabilirler. Aldıkları Warframe Platinum Epinleri sayesinde oyun içerisinde bir çok ekstrayı kolay bir şekilde elde edebilirler. Oyunda Warframe Platinum alarak oynayarak sahip olabileceğiniz bir çok malzemeye hemen sahip olabilmektesiniz. Warframe Platinum 'un yanında birde oyunun sunduğu Prime Paketleri vardır. Bunlar Parıltı Prime Paketi , Alev Prime Paketi ve Cehennem Prime Paketi olarak ayrılmışlardır. Avantajlı Warframe Platinum almanızın yanı sıra hediye bazı eşyalar vermektedir. Bu yönü ile direk Warframe Platinum almakdan daha avantajlıdırlar. Warframe Platinum 'u nasıl yükleyeceğiniz ile ilgili bilginiz yok ise yardım bölümümüzde bulunan Warframe Platinum Nasıl Yüklenir başlıklı konumuza göz atabilirsiniz.
Age Of Empires 2 Severlere Müjde ..
Age of Empires 2'ye 2000 yilinda çikan The Conquerors genisletme yamasindaki tüm ülkelerin ve birimlerin aynen yer alacagi Age of Empires 2 HD'de, 18 farkli irk bulunuyor. Neler degisiyor ? 1999 yilinda piyasaya sunulan oyundan, günümüzdeki görsel kaliteyi beklemek insafsizlik olacaktir. Age of Empires 2'nin ilginç kaplamalari, yerini daha yenilikçi ve gerçekçi kaplamalara birakiyor. Tepelerde sirali sirali yükselmeler yerine, gerçekçi bir ivmelenme görecegiz. Ayrica denizlerdeki hareketler ve renklendirmeler de yenileniyor. 1080P olarak yeniden düzenlenen oyunda, yükselen çözünürlük sayesinde kontrol edeceginiz birlikleri daha rahat bir sekilde görüntüleyebileceginizi de hatirlatalim. 'Age of' sevenlerin kaçirmamasi gerekir. Ensemble Studios tarafindan gelistirilen, Microsoft Studios tarafindan 1999 yilinda yayinlanan Age of Empires 2, strateji severlerin gönlünde taht kurmustu. Hala pek çok oyun sever tarafindan oynanan Age of Empires 2, HD grafiklerle yeniden dogdu. Age of Empires 2 HD cdkeylerini hemen alabilirsiniz.Detaylı tanıtım ve ürünleri görmek için TIKLAYINIZ.
Konsol Kırdıran En Zor 10 Oyun
Oyunlar çoğu zaman çok eğlenceli zaman geçirmemizi sağlasa da, uzmanlar tarafından onaylı olarak hafızamızın ve beyin işlevlerini kullanma kabiliyetimizi artırsa da bazı anlarda çok sinir bozucu duruma getirebiliyor bizleri; hatta konsolları kırabiliyoruz bile. Mutlaka daha önce bu tarz bir videoya rastgelmişsinizdir. Monitörü parçalayanlar, klavyeyi duvardan duvara vuranlar ve daha nicesi. Konsolların fiyatını işin içine katarsak bu alanda daha az olduğunu söyleyebiliriz. İlk olarak sizleri örnek bir bayan arkadaşımızla baş başa bırakalım. Bırakalım ki sadece erkeklerin oyun sevdalısı olmadığını anlayın.
Makyaj Yaparken Doğru Fırçaları Kullanın
Kaliteli bir ruj, rüya gibi bir far seti, ipeksi görünümü garantileyen bir pudra, mücevher gibi bir allık ya da tüm kusurları gizleyen bir kapatıcı... Hepsi bir yana makyajın sihirli değneği kesinlikle fırçalar! İşte, fırçaların doğru kullanım şekilleri, özellikleri ve bakım yöntemleri.YUMUŞACIKAllık fırçası allığı birkaç hareketle yüzünüze eşit miktarda dağıtmanızı sağlar. Gözlerinizde doğal bir etki sağlamak için kaşlarınız ve göz kapaklarınızın arasına fırçada kalan fazla allığı sürebilirsiniz. Fırçanızın yumuşak kılları olmalı ama yüzünüze uyguladığınız işlemlere hakim olacak kadar da formunu koruyabilmeli.KAŞ TARAĞIYeni sezonun en dikkat çeken detaylarından biri kalın kaşlar! Artık kaşlar, keskin köşeli ve dağınık... Bunun için kaşlarınızı bir süre hiç ellemeyin. Sadece kaş ve kirpik tarağı ile gün içinde tarayın. Makasla ufak düzeltmeler de yapabilirsiniz.KAPATICI İÇİNKapatıcı fırçaları genelde kısa, küt ve kare şeklindedir. Kapatıcının, cilde daha iyi nüfuz etmesini ve istenmeyen lekelerin kapanmasını sağlar. Bu fırçaları göz çevreniz de dahil olmak üzere tüm yüzünüzde rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bu fırçayı sanki yüzünüze resim çiziyor gibi kullanmanızda fayda var.SERT OLMASINBüyük bir pudra fırçası iyi bir makyaj için en önemli adım! Fırçanızın çok sert kılları olmamasına dikkat edin yoksa cildiniz tahriş olabilir. Kılların uzun ve yumuşak olması başarılı bir uygulama için idealdir. Fırçanıza ürünü çok yoğun almayın ihtiyaç duydukça fırçanızı pudraya sürün. Doğal kıllı fırçalar daha sağlıklı sonuç verir.DAĞINIKBu sezon gözlerde kara sürmeler değil, akıldan çıkmayan dağınık gölgeler hakim. Genelde far fırçalarının kılları uca doğru yuvarlaklaşır, yumuşak ve kısa kıllardan oluşur. Farınızın daha koyu görünmesini istiyorsanız sünger uçlu bir fırça kullanabilirsiniz.KALEM GİBİGöz altınıza kalem çekmeyi sevmiyorsanız, küt uçlu fırçalar sizin için ideal. Farın düzenli bir şekilde uygulanmasını sağlayan bu fırçalarla göz altınıza sanki bir kalem kullanıyormuş gibi incecik far sürebilirsiniz. Fırçayı kirpik diplerinize ve kaşlarınıza uygulayarak boşlukları da kapatabilirsiniz.Sabah
Gerçek Işın Kılıcı
Bilimkurgu tarihinin en popüler silahı nedir diye sorsak kimsenin hararetli bir tartışma içine gireceğini sanmıyoruz. Kabzasından yayılan saf enerji ile hemen her türlü maddeyi rahatlıkla kesebilen, üzerine gelen atışları ateş edene geri yansıtabilen, farklı renkleri ve sahibinin tarzına uygun tasarımıyla kişilik kazanan ışın kılıçları Jedi'lar ve Sith'ler arasındaki düellolarla ve bu esnada çıkardığı vızıltıyla hepimizin aklına kazınmıştır.Işın kılıcı, isminde 'Star Wars' geçen çoğu oyunda bir şekilde boy gösterir. Doğrudan bir Jedi'ı yönetebildiğimiz Jedi Knight , Knights of the Old Republic ve The Force Unleashed gibi serilerde ön plandadır, hatta bu oyunlar yer yer ışın kılıçlarının geçmişine ve üretimine dair bilgiler de içerir. Popüler bir evrenin popüler bir silahı olması nedeniyle kimi zaman Soul Calibur IV gibi oyunlara da misafir olmuştur. Ayrıca benzer silahlar başka evrenlerde de (örn. No More Heroes serisindeki Beam Katana, Gundam oyunlarındaki Beam Saber) bir çeşit enerji kılıcı olarak yer alır.Evimizin bir köşesinde duran, yoksa da almak istediğimiz oyuncakları saymazsak (bizim ofiste şu an ışın kılıcı saplı bir şemsiye bile var) bugüne dek gerçek bir ışın kılıcı görebilmiş değiliz. Ne dersiniz, günün birinde onu elimize alıp önümüze geleni doğrayabilecek miyiz?Işın kılıçlarının nasıl çalıştığı çeşitli Star Wars kaynaklarında detaylı olarak ele alınmıştır. Young Jedi Knights serisinin Lightsabers kitabında Luke Skywalker öğrencilerine işin temelini şöyle anlatır:'Her ışın kılıcında standart bir güç kaynağı bulunur ki bu kaynak, küçük blaster'lar ve hatta glowpanel'lardakinin aynısıdır. Uzun süre dayanır, zira bir Jedi ışın kılıcını nadiren kullanmalıdır. Temel parçalardan biri de odaklama kristalidir. En güçlü ve en çok rağbet gören cevher Kaiburr kristalidir. Ancak ışın kılıcının tasarımı o kadar esnektir ki neredeyse her çeşit kristal kullanılabilir.'Eğer biz de her şeyi kesen bir ışın kılıcı üretmek istiyorsak bunun için çok güçlü bir enerji kaynağına ihtiyaç duyacağımız kesin. Böyle bir bataryayı bir kılıcın kabzasına sıkıştırmanın yoluysa nanoteknolojiden geçiyor. Saç telinizden yirmi bin kat daha ince olan karbon nanotüplerden trilyonlarcasını üretip kabzaya yerleştirmek ve taşıdıkları yükten faydalanmak mümkün olabilir. Diğer yandan Star Wars evreninde de ışın kılıçları ilk başta kullanıcının beline bağlı ek bir güç kaynağı gerektiriyordu ve buna rağmen aşırı ısınma nedeniyle çok kısa bir süre kullanılabiliyordu. Adı Protosaber olan bu cihazlar, yeni güç kaynaklarının üretilmesiyle tarihe karıştılar. Benzer bir teknolojik atlamayı biz de beklersek ayıp olmaz diye düşünüyoruz.İşin 'kesme' kısmına gelecek olursak, halihazırda bu amaçla kullanılan iki teknolojiden, lazerden veya plazmadan faydalanabiliriz. Maddenin dördüncü hali olarak bilinen plazmayı kılıcımızda kullanmanın bir dezavantajı, üreteceği yüksek ısı. Önlem olarak günümüzde uzay araçlarını atmosfere girişte oluşan ısınmaya karşı koruyan seramik malzemeden faydalanabiliriz. Hayalimizdeki ışın kılıcı tanımına tam olarak uymuyor, ama başlangıç için neden olmasın?Nereden bakarsanız bakın lazer hem daha havalı, hem de işin içine kristal sokma şansımız var. Fakat burada da karşımıza yine şöyle bir sorun çıkıyor: Işığı oluşturan fotonlar herhangi bir kütleye sahip olmadığı gibi birbiriyle etkileşime de girmiyor. Dolayısıyla, yaptığımız ışın kılıçlarını birbirine tokuşturmak mümkün değil. Işığı kılıç uzunluğu kadar mesafede durduramamak da cabası. Kimse elindeki kılıçtan çıkan ışın ta fezaya uzansın istemez.Ancak bu konuda tamamen ümitsiz değiliz. Eylül ayında Nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre Harvard ve MIT'deki bilim insanları şimdiye dek yalnızca teoride mümkün kabul edilen, maddenin yeni bir halini gerçeğe dönüştürmeyi başarmış. Işığın doğasına dair bugüne dek bilinenlerin aksine, sanki kütlesi varmış gibi hareket etmeye, hatta birbirine bağlanıp moleküller oluşturmaya başlamış. Buradaki '-mış gibi' kısmı önemli, ama yine de bizim için yeterli. Ekipten Prof. Mikhail Lukin şöyle diyor:'Bunu ışın kılıçlarıyla karşılaştırmak hiç de yersiz olmayacaktır. Fotonlar birbiriyle etkileşime girdiğinde, birbirini itip başka yöne doğrultabilir. Bu moleküllerde gerçekleşen fizik olayı, filmlerde gördüğümüze benziyor.'Star Wars evrenindeki gibi bir ışın kılıcı üretmek en azından önümüzdeki on yıl içinde mümkün görünmese de, umut var.
Oyungezer Özel League Of Legends Dergisi Bulamayanlara İyi Haber!
Bayilerdeki Stokları Yeniledik.YAZANSinan AkkolEğer Oyungezer Özel League of Legends sayısını arayıp da eli boş dönenlerdenseniz, size iyi bir haberimiz var: Tüm Türkiye'ye 10.000 adet daha dergi yollandı. Daha önce bakıp bulamadığınız yerlerde şu anda dergi bulunması ihtimali var. Elinizi çabuk tutsanız iyi olur, çünkü bu ilk sayıdan daha fazla basılmayacak. Önceki basımların satılış hızına bakarsak, 10 gün içinde bunun da tükeneceğini tahmin ediyoruz.Eğer bulamazsanız da üzülmeyin, Oyungezer Özel League of Legends dergisinin ikinci sayısı için çalışmalara şimdiden başladık :) Bu yeni sayının sürprizlerini de zamanı gelince sizlerle paylaşacağız, yani: Bizi izlemeye devam edin!Bayi listesine buradan ulaşabilirsiniz. Oyungezer Özel League of Legends sayısının içeriğini ise kapsamlı haberimizde bulabilirsiniz.
Tutkunu Olacağınız 5 Nişan Oyunu
Güzel nişan oyunlarından olan bu oyunda elinizde bulunan topu ateşleyerek size gösterilmiş hedeflerin hepsini vurmaya çalışıyorsunuz..Oynamak İçin Tıklayın
Last Of Us Sevenlerine Müjde; Film oluyor
Last of Us’ın yapımcısı Naught Dog, oyunun filminin çekilmesi için 2 şirketle anlaşmaya vardı. Naught Dog, PlayStation 3′de geçtiğimiz Haziran ayında piyasaya çıkardığı Last of Us oyununu beğenenler için müjdeli bir haber verdi. Oyunun yapımcısı, resmi olarak Last of Us’ın filmini duyurdu. Aslında haberler biraz eskiye dayanıyor. Birkaç ay öncesinde benzer haberler çıkmış ancak kısa sürede yalanlanmıştı. Ancak o dönem yapılan görüşmelerin basına sızdırılması, haberin doğruluğunu kanıtladı. “BEKLENTİLERİ KARŞILAYACAK FİLM BEKLİYORUZ” Naught Dog’un ortaklarından Evan Wells, konuyla ilgili şunları söyledi: ”Sam Raimi, Ghost House Pictures ve Screen Gems ile Last of Us evrenine uyan bir film yapılması konusunda anlaştık. Oyun çıktığı günden itibaren bizim düşüncelerimizi karşılayan firma bulamamıştık. Şimdi Sam ve ekibi ile Screen Gems’in Last of Us hayranlarının beklentilerini karşılayacak bir film yapacağını düşünüyor ve umut ediyoruz.” SAM RAIMI, YAPIMCI OLACAK İlk Spider-Man üçlemesinin yönetmeni ve aynı zamanda efsane korku serisi Evil Dead’in senarist yönetmeni olan Sam Raimi, The Last of Us’ın yapımcılığını üstlenecek. Raimi, yönetmen seçimi ve senaryo kontrolü gibi konularda yetkili olacak. Oyun, bir virüsün insanları etkilemesini ve yıllar sonra çok az sayıda kalmış insanların dünyasını anlatıyor. Oyunun ana karakterleri Ellie isimli bir kız ve ona eşlik eden Joel. Sadece PlayStation 3 için üretilen oyunun kısa hikayesi geçtiğimiz hafta piyasaya sürülmüştü.
Path Of Exile
Bu yazı daha önce Oyungezer Dergisi'nde yayınlanmıştır.**Yalnızca 2 adım ilerimi aydınlatan bir fenerle karanlık dehlizlerde ilerliyorum ve bir kapı çıkıyor karşıma. Ardında ne olduğunu bilmediğim bu gizeme şüphe ile bakıyorum, nihayet cesaret edip kapıyı açabildiğimde ise ıslak bir tıslama kanımı donduruyor. Oda görünürde boş, ama her yanda yumuşak ve yapışkan adımların tekinsiz tınıları yankılanıyor. Bir şeyler geliyor aşağıdan, loş meşale ışığında gölgeleri oynaşmaya başlıyor. Ve bir anda dev örümcekler çevremi sarıyorlar, gözlerim kararıyor ve düşüyorum.MEDENİYETİN ALACAKARANLIĞINDA TEK BAŞINABu tip anlar kanımca Path of Exile ’ı özgün ve oynamaya değer kılan en önemli özelliği. Öncelikle hangi köşeden neyin çıkacağını bilemediğiniz karanlık ve tekinsiz bir dünyası var oyunun. Tıpkı ilk ve ikinci Diablo ’da olduğu gibi burada da gerçekten hissedilen bir yalnızlık duygusu hâkim. Zaten oyunun geçtiği Wraeclast dünyası da her tarafında acımasızlığın ve ilkel korkuların kol gezdiği bir yer. Siz bir gemi ile buraya sürgüne yollanmışsınız ve tüm sürgün hikâyelerinde olduğu gibi saplantılı şekilde buradan kurtulmaya çalışıyorsunuz, hoş doğuştan Wraeclastli olsanız da ilk fırsatta kaçmaya bakardınız muhtemelen. Zira anavatanınız olsa da kalmak isteyeceğiniz bir yerde değilsiniz. Herkes düşman, her yer kötülük. Ve siz yapayalnızsınız.Aksiyon RYO’ların ikinci baharını yaşadığı bir dönemde Diablo 3 ’ün peşi sıra bu tarzda pek çok oyun çıktı. Görsellikleri ve oyun içi dinamikleriyle birbirinden farklılaşan bu oyunlar içinde Path of Exile nerede duruyor derseniz tam olarak Diablo 2 ’nin yanında duruyor derim.Öncelikle karanlık grafikleri ve gerçekten ürkünç atmosferi ile son dönemdeki tüm kardeşlerinden ayrılıyor oyunumuz. Kulaklıkla oynarken sizi saran çevresel öğeler ve her tür ses efekti bu tekinsiz havayı pekiştiriyor.Oyundaki her şey size karşı… Heykeller bile!SÜRÜLSEK DE GÜÇLÜYÜZAksiyon RYO oyunlarda adet olduğu üzere başlangıçta hazır olan altı (oyunu bir kez bitirince açılan Scion ile yedi) karakter sınıfından birisini seçiyoruz ve sersefil halde maceramız başlıyor. Oyun 3 act’ten oluşuyor ve mekânlar her anlamda birbirinden farklılaşıp rastgele oluşan haritaların da etkisiyle oyuncuyu sıkmayan bir akışta ilerliyor.Loot önemli bir mevzudur. Zira oyunu saatlerce oynarsınız ve tüm o emeğin sonunda tek bir efsanevi eşya bile düşse oyuna devam etme hırsınız bilenir ve bir sonraki muhteşem eşyayı düşürmek için savaşmaya devam edersiniz. PoE bu mantığı çok güzel içine yedirmiş ve kendi icat ettiği sistemler ile düşen hemen her şeyin bir işe yarayabildiği, kanımca son yıllardaki en iyi eşya mekaniğine sahip olan oyun olmuş. Bu işe yarama mevzusu üç farklı sistemin gayet başarılı kullanımı ile sağlanmış. Bunlar Soket/Gem sistemi, farklı etkileri olan orblar ve takas sistemi.Oyundaki her özel yetenek gemler sayesinde kullanılabiliyor. Bu gemler strength, dexterity ve intelligence yeteneklerini temsil edecek şekilde üç farklı renkteler ve aynı renklerdeki eşya soketlerine dilediğiniz gibi takıp çıkarılabiliyorlar. Normal yetenek gemleri dışında bunlara ekstra özellikler sağlayan bir de destek gemler var. Bu sistem sayesinde yaratabileceğiniz kombinasyonlar müthiş bir çeşitlilikte ve karakter buildlerinin ucu bucağı yok resmen.İkinci olarak orbların varlığından söz etmek gerek. Bu orblar sayesinde misal özelliksiz beyaz renk bir eşyayı bir anda yanınızdan hiç ayırmak istemeyeceğiniz sarı renk bir eşyaya çevirmeniz mümkün. Bu iki sistem oyunu inanılmaz derinleştirip gerçekten size özel eşyalar ve yetenekler geliştirmenize imkân tanıyor ve karakterinizi daha çok benimsiyorsunuz.Son olarak oyunun takas sisteminden de bahsedeyim. Bu dünyada para yok ve ihtiyacınız olan şeyleri satıcılardan (ve diğer oyunculardan) bir şeyler vermek suretiyle alıyorsunuz. Bu da herkesin yalnızca ihtiyacı olan şeyin peşine düşmesine sebep oluyor ki; bu tarz oyunlardaki gereksiz eşya trafiğinin önüne geçen zekice bir dokunuş olmuş.Bu labirentte çok zaman geçireceksiniz.BİR KAHRAMAN DOĞUYOROyunda karakterimiz seviye atladıkça stat puanları otomatik olarak veriliyor. Ama üzülmeyin, zira size de her seviye atladığınızda veya yan görevlerden gönlünüzce harcayabileceğiniz yetenek puanları geliyor. Bu puanları oyunun en derin yeri olarak gördüğüm muazzam büyüklükteki pasif yetenek ağacında harcıyorsunuz. Burası o kadar detaylı yapılandırmalara imkân veriyor ki, nerden başlayıp nereye gideceğimi düşünürken epey bir vaktin geçtiğine şahit oldum. Zira oyun nadiren gelen refund point’ler haricinde verdiğimiz puanları geri almamıza olanak tanımıyor. Zaten bu kadar acımasız bir oyundan da daha azı beklenemezdi.Bu tarz oyunların vazgeçilmezi sağlık ve mana puanlarımız kendiliğinden dolmuyorlar. Bu can ve mana doldurma işini flasklar yardımıyla yapıyoruz. Düşmanlarımızı öldürdükçe dolan bu flasklar da kendi özellikleri ile geliyorlar. Söz gelimi bazı flasklar bastığınızda element direnci sağlarken bazısı da daha hızlı koşmanızı sağlıyor. Bu sistem nihayetinde stratejik olarak ufak da olsa bir derinlik katıyor oyunumuza.PoE ’ın oynanış derinliği ne kadar fazla ise hikâyesi de o kadar sığ, hatta bir hikâyesi yok bile denilebilir. Sağda solda göreceğiniz kayalardan okuyacağınız efsaneler de bir derinlik katmıyor oyun dünyasına. Aynı şey karakterlerimiz için de geçerli, başlangıçtaki tanıtım metinleri haricinde onlar hakkında çok bir bilgi sahibi olmuyoruz ve karşılaştığınız yan görevlerdeki NPC’leri de umursamayacaksınız. Gerçi safkan aksiyona ve oynanışa önem veren bir oyun PoE . O yüzden hikâyesindeki zayıflık görmezden gelinebilir rahatlıkla.İçimde kötü bir his var…Tamamen bedava olan ve online olarak oynanan yapım multide de güzel zaman geçirtiyor. Zaman zaman gecikme sorunları olması kötü olsa da yapımcı ekip sürekli olarak oyunu güncelliyor ve oyuncularını dinliyor. Zaten bu kadar başarılı ve iyi kotarılmış bir oyunun parayla satılan akranlarıyla rahatça boy ölçüşebilmesi takdire şayan bir durum. Şahsen Diablo 3 ’ün damağımda bıraktığı hafif ekşi tadı PoE sayesinde silip attım. Yapımın F2P oyunların daha çok önemsenmesine sebep olacağına da inancım tam.Klasik aksiyon RYO’ları seviyorsanız Path of Exile çeşitliliği ve derinliği ile sizi uzun süre başında tutmayı başaracaktır. Yavaş yavaş gelişen oynanışı özellikle Diablo 2 severleri cezbedecektir. Bu karanlık ve acımasız dünyadaki macerayı türün tutkunları kesinlikle kaçırmasın derim.İpucuOyuna hangi karakterle başlarsanız başlayın yetenek puanlarını dağıtmadan önce mutlaka pasif yetenek ağacına bir göz gezdirin ve bir yol seçin.Shadow başlarda zayıf olsa da ileride alanı çok iyi kontrol eden bir karaktere dönüşüyor, partiler için ideal bir seçim.Alchemy orblarınız çok kıymetli, doğru eşya için saklayın.Yaratıcı olun! Destek gemler ile önemsiz görünen yeteneklerinizi oldukça değişik şekillerde değerlendirebilirsiniz.Düşmanlar genelde kalabalık gelip sizi çevreliyor, AoE yeteneklerini başlarda edinmeye bakın.Marauder gibi salt güce dayalı karakterlere bile arada sırada intelligence puanı verin, ummadığınız kadar işinize yarayabilir.KARAKTERLER SINIFLARIOyun üç adet temel stat üzerine kurmuş klaslarını. Strength, Dexterity ve Intelligence için üç adet ana karakter ve bunların karışımlarını kullanan üç adet de hibrid karakter mevcut. Örneğin Marauder safkan bir kesme biçme makinesi olarak strength üzerine kuruluyken, Templar kas gücünün yanına biraz da zekâ ekleyerek düşmanlarının hakkından geliyor. Duelist strenght/dexterity hibridi iken Witch’i seçtiğinizde karanlık büyülerle çevrede terör estiriyorsunuz. Shadow çeviklik ve zekâsı ile assassin tarzı bir karakter iken, uzaktan avlanmak isteyenler için de Ranger sınıfı emrinize amade edilmiş. Sonradan açılan Scion ise istediğiniz yöne gidebileceğiniz ultimate hibrid karakter olarak takımı tamamlıyor.KÜNYEPATH OF EXILE (PC)Tür Aksiyon RYOYapım Grinding Gear GamesDağıtım OnlineSistem İdealKutulu Fiyatı -Dijital İndirme Path of Exile.com / SteamYaş Sınırı 12+Dahası İçin pathofexile.gamepedia.comNOTU 8+SON KARAR Klasik Aksiyon RYO’ları özleyenleri böyle alalım. Türe harika yenilikler getirirken saygıda kusur etmiyor.Bulunduğu Platformlar PCArtılarKaranlık ve gizemli atmosferiİnanılmaz çeşitlilikte karakter yaratma imkânıEtkileyici ve karmaşık pasif yetenek ağacıOrijinal gem, orb ve takas sistemleriBedava olmasıDiablo II’nin ruhu bu oyundaEksilerZayıf hikâye ve derinliksiz karakter sunumlarıZaman zaman yaşanan latency sorunlarıDüşman çeşitliliği biraz daha fazla olabilirdi
Flappy Bird Yüklü Tablet ve Telefonlar Satılıyor!
Çok kısa sürede popüler olan, yapımcısına günlük 50 bin dolar kazandıran ve bir süre önce uygulama mağazalarından kaldırılan Flappy Bird’ün kurulu olduğu tablet ve cep telefonları rekor fiyatlara sahibinden.com’da satılıyor. sahibinden.com aracılığıyla satışa sunulan Flappy Brid uygulamalı ikinci el tablet ve cep telefonları büyük ilgi görüyor. Milyonlarca insanın oynadığı dünyanın en sevilen mobil oyunlarından Flappy Bird’ün 2014 Şubat ayı itibarıyla uygulama mağazalarından kaldırılmasıyla, oyunun yüklü olduğu tablet ve cep telefonu fiyatlarında büyük artış yaşandı. sahibinden.com’da yer alan ilanlarda Flappy Bird yüklü iPad’ler 7 bin 900 TL, iPhone 5S’ler ise 6 bin 300 TL gibi rekor fiyatlara satılıyor. Yüklü olduğu cihazları koleksiyon değerine yükselten Flappy Bird uygulamasının geliştiricisi, oyunu insanların boş zamanlarında eğlenceli vakit geçirmeleri için tasarladığını ancak oyunun bağımlılık boyutuna dönüşmesinden rahatsızlık duyduğunu belirterek geçtiğimiz ay uygulama mağazalarından kaldırmıştı.WeBeyn.com
Arkham Knight'ın Hikâyesinde Neler Gizli?
GameInformer’ın önce kapak olarak sunduğu, ardından da ay boyunca içerik sağlamaya devam edeceği Batman: Arkham Knight ’a dair bilgiler gelmeye devam ediyor.İlk önce etkileyici CGI videosuyla dikkatleri üzerine çeken oyun Arkham üçlemesinin sonunu layığıyla getirecekmiş. Evet, üçleme.GameInformer’a röportajı sunan Rocksteady çalışanları bile Arkham Origins ’i bu evrenin bir parçası olarak saymıyorlar. Zaten Warner Bros. Interactive’in “ ara soğumasın ” mantığıyla çıkardığı her noktasından belli olan bir oyundu Arkham Origins , sonuçta bu sözler de aslında ehemmiyeti olmayan bir proje olduğunu net şekilde kanıtladı bize. Bu arada bu DC evreni için tercih edilen terim Arkhamverse, aklınızın bir köşesinde bulunsun.Bu noktadan sonra Batman: Arkham City’ye dair spoilerlar bulunmaktadır. Oynamadıysanız ve rahatsız olacaksanız, atlayınız.Arkham City’nin tam bir yıl sonrasında geçen oyunda Joker’in ölümü artık kesindir. Yani Rocksteady, saçma bir şekilde “ ahaha aslında ölmemişti canım o, siz yanlış görmüşsünüz ” falan demeyi planlamıyor.Spoiler geçmiştir, rahat olunuz.Arkham City’nin sonunda olan olaylar bir tarafta suçları gözle görünür oranda düşürürken, diğer tarafta tüm kötülerin bir ittifak kurmasına sebep oluyor. Zaten sinematik videoda gördüğümüz Harley Quinn, Two-Face ve Penguin bu grubun parçasıyken, daha kimlerin dahil olacağına dair bir söz söylenmiyor. Bir yılın sonunda şehirde estirilen terör sebebiyle de insanlar tahliye edilmiş durumda. Sokakların boşluğu, yine bir gecede geçecek olan oyunda böyle sağlanmış durumda. Çünkü Rocksteady, Batmobil’le gezerken bir aileyi altımıza almamızı falan istemiyor.Bir tarafta Korkuluk (Scarecrow) baş kötü olarak lanse edilirken diğer tarafta ise oyuna ismini veren kötü karakter var: Arkham Knight . Serinin dışında DC dünyasına bu oyunla eklenen yeni bir karakter kendisi. Ama şimdilik her şey sır perdesinin arkasında.Oyun, Batman’in bu üçleme sürecinde belki de en kişisel hikâyesini sunacak bizlere. Üç oyun sonucunda değişen bir karakteri görme şansımız olacağı söyleniyor.Bakalım ilerleyen günlerde daha ne bilgiler geçecek elimize?
Ps Plus Üyeleri Ps4 İçin Aaa Oyunlara Hazır Olsun!
Yıl sonuna kadar bir kaç AAA oyuna hazır olun!YAZANPozan ErtenSony PS Plus sistemi üzerinden dağıttı ücretsiz oyunlar adına PS4 'de çıtayı yakın zamanda yükseltmeye niyetli.Playstation konsolları ve PSN sahipleri için yıllık 99 TL gibi bir ücretle taş gibi işleyen PS Plus üyelik sistemi size her ay ücretsiz oyunlar sunuyor. Bugüne kadar PS3 ve Vita platformları adına kaliteli AAA oyunları Playstation sahiplerine ücretsiz bir şekilde sunan sistem artık PS4 için de aynı kaliteyi yaklayacak gibi. Bugüne kadar PS4 konsolu adına Resogun, Contrast, Sound Shapes ve son olarak Dead Nation: Apocalypse i le ufak oyunlar ücretsizdi fakat oyun sektörünün sağlam kaynaklarından Ahsan Rasheed attığı tiwtler ile durumun değişeceğini ve yıl sonuna kadar PS Plus üyelerine PS4 konsolu için bir kaç AAA oyunun ücretsiz olacağını fısıldadı.Aşağıdan twitlerin görseline ulaşabilirsiniz. Bizim ilk düşüncemiz Killzone: Shadow Fall' un en geç yaz aylarında ücretsiz olacağı yönünde. Siz ne düşünüyorsunuz?
4K Televizyonlar Gerekli Mi?
Bu yazı daha önce Oyungezer Dergisi'nde yayınlanmıştır.HD görüntü teknolojisi yıllardır hayatımızda ve artık standart haline geldi. Geçen nesilden beri konsollarda HD oyunların keyfini sürüyoruz, Blu-Ray ve medya oynatıcılar HD filmleri destekliyor, uydu ve kabloda pek çok kanal HD’ye geçti, internet videolarında bile HD olmayan içeriği yadırgar olduk.Biliyorsunuz bir teknoloji ne zaman standart haline gelse hemen daha iyisi kendini gösterir. Görüntü teknolojilerinin ufkunda gözüken yeni nesil ise 4K, diğer bir ismiyle Ultra HD.Yakın zamanda bir teknoloji mağazasına gittiyseniz gözünüze mutlaka çarpmıştır. 55” ve üzeri Ultra HD televizyonlar mağazaların en şık köşesinde kendilerine çoktan yer buldu bile. Bugün on bin liranın üzerindeki fiyatlarıyla cep yaksalar da bizim için asıl sorulması gereken soru, neler getirdikleri ve evlerimize girmeye ne zaman başlayacakları. Tabii önce Ultra HD’yi biraz daha yakından tanımalıyız.Ultra HD görüntü bize hem daha yüksek çözünürlük hem de daha zengin renkler vaat ediyor. Genelde 4K olarak anılsa da Ultra HD olarak tanımlanan iki farklı çözünürlük var, 4K (2160p - 3840 x 2160) ve 8K (4320p - 7680 x 4320). Kabaca 4K, Full HD’den 4 kat, 8K ise 16 kat daha yüksek çözünürlüğe sahip. Normal bir 35mm sinema filminin 6K’ya denk düştüğünü söyleyebiliriz. Yani Ultra HD teknolojisi ile koskoca bir sinema perdesini dolduran görüntüyü evimizdeki çok daha küçük olan TV’ye sıkıştırıyoruz. Bu da korkunç bir netlik sunuyor.Hali hazırda kullandığımız HDTV’lerde her piksel için 8-bit RGB renk bilgisi kullanılıyor, yani üç rengin toplamında 24-bit renk derinliği elde ediliyor. UHDTV’lerle birlikte renk derinliği 30-bit ve üzerine çıkıyor. Altı üstü renk başına 2-bit’lik bir artış var anlayacağınız. Peki, bu pratikte neye tekabül ediyor, bu artış hayatımızı ne denli değiştiriyor? 24-bit bir ekran 16.8 milyon görüntüleyebilirken, 30-bit ekran 1,07 milyar ve 36-bit bir ekran 68,71 milyara renk gösterebiliyor. Vay vay vay… 2-bit sen ne renklere kadirmişsin. Eğer 60” veya üzeri bir HDTV’den bahsetmiyorsak renk zenginliğinin görüntüye katkısı çözünürlükten çok daha belirgin olacaktır.Yukarıda bahsettiklerimiz çok güzel ama bu aynı zamanda Ultra HD’nin daha fazla bant genişliğine ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor. Bu önemli bir problem çünkü hali hazırda kullandığımız HDMI 1.4 standardının 10.2 Gbit/s’lik bant genişliği Ultra HD’nin bütün nimetleri için yetersiz kalıyor. HDMI 1.4, bu haliyle Ultra HD içeriği 24-bit renk derinliği ile saniyede 24 fps ve 30 fps olarak gösterebiliyor ancak 60 fps ve 30-bit üstü renk derinliği için yeni HDMI standardını beklememiz gerekiyor. Ayrıca bant genişliği yetmediğinden henüz 3D görüntüleri bu yüksek çözünürlükte alamıyoruz. Anlayacağınız HDMI elini kolunu bağlıyor Ultra HD’nin.Eğer 4K bir bilgisayar monitörünü DisplayPort kullanarak bağlarsanız bu sorunları yaşamıyorsunuz elbette. Ancak monitörler için 4K henüz çok yeni. Piyasaya çıkan birkaç model pahalı ve başarısızdı. Bu ay CES fuarında kayda değer ilk 4K bilgisayar monitörlerinin duyurulmasını bekliyoruz.1080P HDTV’ler piyasaya ilk çıktıklarında bu çözünürlükte pek fazla içerik yoktu ortada. Ancak PlayStation 3 ve Blu-Ray’in hayatımıza girmesiyle anlam kazanmışlardı. Ultra HD’de ise durum daha da vahim. Öncelikle yeni nesil oyun konsolları henüz 4K’dan hiç faydalanamıyor. Gelecekte güncellemelerle video oynatma desteğinin gelebileceği konuşulsa da donanımda değişiklik yapılmadan oyunların 4K’ya çıkması beklenmiyor. Zaten her iki konsolun bu çözünürlükte bir oyunu kaldırıp kaldıramayacakları büyük bir soru işareti.4K desteğine sahip Blu-Ray’ler de kısa belgeselleri saymazsanız ortada yok. 4K çözünürlüğünde filmler mevcut Blu-Ray disklere sığmadığından 100GB kapasiteli yeni Blu-Ray diskleri beklemek durumundayız. Ama ne zaman gelecekleri belirsiz. Bu yeni disk formatı mevcut Blu-Ray oynatıcılarla uyumlu olacak mı bu da bilinmiyor. Muhtemelen 4K Blu-Ray’ler gelmeden önce Amazon ve Netflix gibi platformlar 4K streaming’e başlayacaklar. Ama bunlar Türkiye’de olmadığı gibi webden 4K yayını kaldıracak bağlantı hızı ve kotası olan kaç kişi vardır büyük soru işareti.Televizyon tarafında Digiturk ilk deneme yayınlarını yaptı. Geçen sene Nisan ayında yaptığı bir duyuru ile bunu dile getiren Digiturk, altyapılarının hazır olduğunu ancak sektörün olgunlaşması 1-2 yıla daha ihtiyaç olduğunu söylüyor. Dokuz aydır da 4K’dan bir daha haber vermediler.Şu an bir parça akla yatkın tek Ultra HD film içeriği Sony sunuyor. 700$’lık fiyatıyla 4K Ultra HD Media Player alarak, Sony’nin Video Unlimited 4K servisinden filmleri indirebiliyorsunuz. Cihaz sadece Sony Ultra HD TV’lerle çalışıyor, on film yüklü olarak geliyor, kota katili olsa da en azından stream etmek zorunda değilsiniz. Ancak bu ürün de servis de henüz Türkiye’de yok.Kısacası 4K kullanan içerikler ortada yok, bugün elimizde sadece soru işaretleri ve geleceğe yönelik umutlar var. Şu an en fazla yapabileceğiniz TV veya Blu-Ray oynatıcınızın upscale özelliği ile Full HD görüntüyü yazılımsal olarak Ultra HD’ye dönüştürmek.