
Bu Hayatı Abuklasak da mı Yaşasak Yoksa Dayanıp Abuklamasak da mı Yaşasak?
Şaka değil; son zamanlarda gerek dünyada gerekse burnumun dibinde maruz bırakıldığımız tuhaflıkları gördükçe, telefonuma düşen ya şiddet soslu ya da absürt haberlere rastladıkça, alenen büyüyen yozlaşmaya, gözümüzün içine baka baka söylenen yalanlara şahit oldukça, hadi bunları geçtim en basitinden İstanbul’da bir yere ulaşmaya çalıştıkça, bakkaldan sipariş verdikçe ve son olarak ev sahibimiz %300’lük (!) yeni kira zammını açıklayınca, gerçekten de beynim yanıyor -hatta yanmış kül olmuş- gibi hissediyorum ve fakat sonra yine işimin başına dönüp sınırsız saat çalışıyor, takdir gören işler çıkarıyor, kimseyle “abuk-sabuk” konuşmuyor, karşımdakini dinleyip, derdini anlayabiliyor, kedimi seviyor, dizi izleyip, kitap okuyor, satranç bile oynayabiliyorum.Oysa benim beynim yanmıştı. Normal kalmam mümkün değildi! Acaba benim anormalliğe karşı bir bağışıklığım olabilir mi? Hâlâ “abuklamıyorsam” ben de bir sıcak kafa olabilir miyim?



















