onedio
Saatli Maarif Takvimi Ayağınıza Geldi! Tarihte Bugün Ne Oldu: 4 Mayıs
Herkese günaydın, iyi günler ve iyi akşamlar! Bugün öğrencim Agah'ın doğum günü. Neden böyle bir giriş yaptım çünkü daha önce de yazmıştım 'ünsüzlerin' doğum günlerini de eğer isterlerse buradan ilan edebilirim diye ancak sizden 'hiç' istek gelmeyince ben de böyle bir madde koymadım ama ilanım hala duruyor yani ne gün isterseniz. Hazır öğrencilerimden bahsetmişken kısaca gençlere değinmek istiyorum... (devamı aşağıda)
İtalya'ya Giden Herkesin Mutlaka Görmesi Gereken Yerler
Tarihi, kültürü, konumu ve doğal güzellikleri bakımından İtalya son derece önemli. Ülkenin bu özellikleri gezilecek yer açısından zengin alternatifler sunuyor. İtalya sınırları içinde yer alan gezilecek yerlerin kayda değer kısmı dünyaca ünlü ve herkes tarafından merak ediliyor. Gelin, İtalya'ya giden herkesin mutlaka görmesi gereken yerleri birlikte keşfedelim.
Reklam
Pandemiyle Hayatımıza Giren FOMO Normalleşmeyle Yerini FOGO ve FONO'ya Bırakıyor!
Pandeminin başlamasıyla hayatımız FOMO diye bir kavram girdi. Fear of missing out yani kaçırma korkusunun kısaltması olan bu sözcüğün normalleşmeyle yerini FOGO veya FONO'ya bıraktığını müjdeliyoruz. FOGO için dışarı çıkma korkusu ve FONO için ise normalleşme korkusu diyebiliriz. Peki bu kavramlar hayatımıza FOMO gibi entegre olacak mı? Gelin bu kavramlara ve Kovid sonrası hayata etkilerine birlikte baklaım.
Titanik'ten Tek Başlarına Kurtulmayı Başaran İki Küçük Çocuğun Gerçek Hikayesi
Titanik döneminin son teknolojisi ile yapılmış batması mümkün olmayan gemi şeklinde anılıyordu. Ancak buz dağına çarpması sonucu iki saat kırk dakika içinde gemi battı ve bu kaza 1514 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Titanik ile ilgili sayısız filmler çekildi, hikayeler anlatıldı. Ama bu hikayeyi ilk defa duyacaksınız. İşte Titanik'ten kurtulan iki küçük çocuğun gerçek hikayesi...
Reklam
Reklam
Saatli Maarif Takvimi Ayağınıza Geldi! Tarihte Bugün Ne Oldu: 3 Mayıs
Herkese günaydın, iyi günler ve iyi akşamlar! Tebdilimekânda ferahlık vardır; ilk kim söylediyse o kadar haklı ki dostlar. Mekan olarak neredeyseniz; bu bir oda, sokak, mahalle, şehir ve ülke olabilir, lütfen gücünüz yettiğince değiştirin olduğunuz yeri. 1 saat, gün, ay veya yıl ne kadar olursa işte o kadar uzaklaşın olduğunuz yerden bir nefes alın ve dahası kendinize ve diğerlerine şöyle uzaktan bakın. Bakın ki daha net görebilin hayatınızı. Ülkemizin en geçerli sorunlarından biri de bu ancak bu sorun bireyden değil onu olduğu yere hapseden sistemden geliyor. Aslında sistem bunu bile isteye yapıyor. Mesela düşünsenize 'Çok şükür geçiniyoruz.' diyen bir emeklinin Finlandiya'ya gidip oradaki emeklilerin şartlarını yerinde gördüğünü... Belki bir daha 'şükür' kelimesini almaz diline. Neyse dostlar nerede olursanız olun yarın görüşmek üzere!
İçine Kapanık Kişilere Özel Rehber: Bu İpuçları Sayesinde Tanımadığınız Kişilerle Konuşurken Gerilmeyeceksiniz
Hepimiz sosyal varlıklarız. Dolayısıyla yeni insanlarla tanışmaya, iletişim kurmaya ve böylece yeni topluluklar oluşturmaya ihtiyaç duyarız. Üstelik bunu yaparak sosyal yaşamımızı canlandırırız ancak elbette sosyalleşmek her zaman kolay olmayabilir. Bir toplantıda, eğlenceli bir etkinlikte, partide, hatta iş yerinde veya okulda tanımadığınız birileriyle iletişim kurarken endişeleniyor musunuz? Korkmayın, bu çok normal! Bu endişenizi giderecek öneriler ve tüyolarla artık tanımadığınız insanlarla daha rahat bir şekilde konuşabileceksiniz! İşte, yabancılarla rahatça konuşmanızı sağlayacak öneriler...
Reklam
Reklam
Kraliyet Ailesi'nin Göz Kamaştıran Taçları ve Arkasındaki İlginç Hikâyeler
Taçlar, rütbe, statü ve stili temsil etmek için geleneksel olarak kadınlar tarafından giyilen mücevherli takılardır. Napolyon ve eşi İmparatoriçe Joséphine Bonaparte, İngiliz kraliyet ailesi ve Savoy Hanedanı gibi tarih boyunca ünlü soylu aileler tarafından kullanıldılar. İngiliz Kraliyeti'nin kullanmayı seçtiği taçların ardındaki ilgi çekici hikayeleri bilmek isteyeceğinizi düşündük ve sizin için derledik. Buyurun👇
Ülkemizin Birbirinden Güzel Tasarlanmış Bu 15 Camisini Görmüş müydünüz?
Ülkemizdeki cami sayısı ile okul ve hastane sayısını karşılaştırdığımızda inanılmaz bir uçurum olduğunun sanırım herkes farkındadır. Bir de bazı camiler var ki gerçekten neden ve nasıl o çirkinlikte yapılmış anlamak mümkün değil. Buna karşın içeriğimizde göreceğiniz birbirinden güzel bu mabetler içimizi açan nitelikte.Kaynak: Ömer Yılmaz
Reklam