onedio
Saç Dökülmesini Engellemek İçin Uygulayabileceğiniz 14 Çözüm Önerisi
Saç dökülmesini yavaşlatmak veya durdurmak için yapabileceğiniz birçok şey var. Ancak ne yapacağınız saçınızın dökülme nedenine bağlıdır.Hamilelik sonrası saç dökülmesi gibi bazı durumlar kendiliğinden çözülebilir. Ayrıca sağlık uzmanınız saç dökülmenizin tiroid sorunları, stres, kafa derisi enfeksiyonları, androjenik alopesi veya basit yaşlanma gibi nedenlerden kaynaklandığını teşhis edebilir. Bu yüzden önerileri uzmana danışarak uygulamanızda fayda var.
Araştırma: Domuzlar Burunlarıyla Video Oyunu Oynamayı Öğrenebiliyor
ANKARA (AA) - Bilim insanlarının yaptığı bir çalışma, domuzların burunlarıyla video oyunu oynamayı öğrenebildiğini ortaya koydu. BBC’nin haberine göre Purdue, Pennsylvania ve Emory üniversitelerinden bilim insanları, domuzların davranışlarının esnekliği ve zihinsel aktivitelerinin gelişimine yönelik bir araştırma yaptı. Araştırmada bu hayvanların bilişsel kapasitelerinin gelişimi incelendi. Araştırma kapsamında 'Hamlet', 'Omelette', 'Ebony' ve 'Ivory' adında dört domuzun yemlerini yedikleri bir alanda duvara video oyunu ekranı asıldı. Domuzların yem kabının yanına joy-stick koyuldu. Oyunu oynamak için eğitilen domuzların joy-stick ile ekranda gösterilen video oyunu arasındaki bağlantıyı kavradıkları ve burunlarıyla oyunları oynayabildikleri gözlemlendi.Domuzlara oyundaki seviyelere geçmelerine göre ödül olarak yem verildi. Yemler kesilerek devam edilen testlerde ise domuzlar nazik sözlerle teşvik edildi. Domuzlar sözlü teşviklere olumlu yanıt vererek oyunları oynadı.Araştırmanın sonuçları 'Frontiers in Psychology' dergisinde yayımlandı.
Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Şırnak'ta Yapılacak Çalışmaları Paylaştı:
ŞIRNAK (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Cizre'de, El-Cezeri Bilim ve Teknoloji, arkeoloji, kent ve etnografya müzelerinden oluşan müze kompleksini 2022'de tamamlayacağız. Burası bir müze külliyesi şeklinde hizmet verecek.' dedi.Şırnak'taki temaslarını sürdüren Bakan Ersoy, Valiliğe geçti. Vali Ali Hamza Pehlivan ile görüşen Ersoy, daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce Şırnak İl Halk Kütüphanesine tahsis edilen ve Valilik bahçesinde bulunan gezici kütüphane ile Çanakkale tırında incelemelerde bulundu. Ersoy, gezici kütüphane ve Çanakkale tırını gezmeye gelen çocuklara çeşitli hediyeler verdi.Burada gazetecilere açıklama yapan Ersoy, Şırnak'ta yoğun temaslarda bulunduklarını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bağlı kurumlarla başlatılan projeleri ve hayata geçirecekleri çalışmalarla ilgili incelemeler yaptıklarını dile getiren Ersoy, bazı kararlar aldıklarını bildirdi. Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğünce Kırmızı Medrese'de yürütülen restorasyon çalışmalarında sona gelindiğini ifade ederek şöyle devam etti:'İnşallah bu yıl sonuna kadar Vakıflar Genel Müdürlüğümüz Kırmızı Medrese'deki restorasyon çalışmasını tamamlayıp ilgili kurumumuza teslim edecek bu yıl içerisinde. Külliye Camisi'ni de restorasyon çalışmaları bu yıl içinde tamamlanarak tekrar hizmete alacağız.'Şırnak'ta daha önce hasar gören 4 bin 600 metrekarelik alan üzerinde bulunan kütüphane ve kültür merkezini yeniden inşa etme kararı aldıklarını aktaran Ersoy, projelendirme ve ihale aşamasını ağustos ayına kadar hızlı bir şekilde tamamlamayacaklarını, 2022 yılında hizmete açacaklarını anlattı.'Müze külliyesi şeklinde hizmet verecek'Ersoy, Cizre'deki kütüphanenin şu anda kirada bulunduğunu, burası ile ilgili de projelerin tamamlandığını ifade ederek şunları söyledi:'3 bin 500 metrekarelik bir arsamız var. Orada bir kütüphane planlıyoruz. Mart ayında projesi hazır olur, ihalesini de yapıyoruz ve hızlı bir şekilde 2022'de onu da hizmete alacağız. Cizre İçkale'ye de ziyaretimiz oldu. Orada da çok detaylı bir kompleks var biliyorsunuz. Bu kompleks kapsamında bir müze kompleks oluşturuyoruz. Onun da projesi tamamlandı. Mart ayında hızlı bir şekilde ihalesini yapacağız. Cizre'de, El-Cezeri Bilim ve Teknoloji, arkeoloji, kent ve etnografya müzelerinden oluşan müze kompleksini 2022'de tamamlayacağız. Burası bir müze külliyesi şeklinde hizmet verecek.'Mobil Tır ProjesiBakanlığın Mobil Tır Projesi olduğuna işaret eden Bakan Ersoy, Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi'ni herkesin ziyaret etmesi için bütün ilçelere ulaştıracaklarını vurguladı.Ersoy, bölgeye tahsis ettikleri gezici kütüphaneye de değinerek kütüphanesi olmayan bölgelerde ağırlıklı olarak dolaşacak tırın Türk Dil Kurumunun, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün, Yunus Emre Enstitüsünün ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün kitaplarını vatandaşlarla buluşturduğunu bildirdi.Yine Bakanlığın Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün küçük çocuklar için yüklediği yapbozları da bu ziyaretler sırasında çocuklara dağıtacaklarını, eksik olan kitapları da bu vesileyle tamamlayacaklarını dile getiren Ersoy, 'Genel müdür arkadaşlarım şimdi hemen tırların başına geçsinler, ziyaret etsinler, kitap eksiklerini tamamlayalım.' ifadesini kullandı.Ersoy, Şırnak'ı düzenli olarak ziyaret edeceklerini ve eksiklerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı kurumlara ait olanları hızla karara bağlayarak hayata geçireceklerini kaydederek 'Açıkçası bu illere pozitif ayrımcılık yaparak, daha hızlı hizmet gitmesini sağlayacağız. Kararını aldığımız yatırımların uygulamasını hep beraber göreceğiz.' şeklinde konuştu.Bakan Ersoy daha sonra Şırnak Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Mehmet Yarka ile görüştü.
Uluslararası Beslenme, Sağlık Okuryazarlığı Ve Eğitim Konferansı
İSTANBUL (AA) - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürü Doç. Dr. Cem Gençoğlu, “Büyümek, gelişmek ve güçlü bir Türkiye için çocuklarımızın ve gençlerimizin topluma duyarlı ve bilinçli bir nesil olarak yetiştirilmesi hepimizin görevi.” dedi. Gençoğlu, Sabri Ülker Vakfı’nca toplumda beslenme ve sağlıkla ilgili bilimsel farkındalık oluşturabilmek amacıyla düzenlenen Uluslararası Beslenme, Sağlık Okuryazarlığı ve Eğitim Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kalkınması, gelişmesi, refahı ve mutluluğunun çocukların iyi ve doğru bir şekilde yetiştirilmesine bağlı olduğunu söyledi.Eğitime yapılan her türlü yatırımın, çocuklara kazandırılan her türlü doğru alışkanlığın geleceğe yapılmış en iyi yatırım olduğunu vurgulayan Gençoğlu, eğitim gibi dinamik ve sürekli yenilenmeyi gerektiren bir alanda kalitenin artırılmasının, toplumun tüm kesimlerinden iş birliklerinin sağlanmasının mevcudu daha da iyileştireceğini, geleceğe yapılan yatırımın kalitesini artıracağını söyledi. Dünyada 2,3 milyardan fazla okul çağındaki çocuğun, zamanlarının üçte birini okullarda geçirdiğini aktaran Gençoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Bu nedenle okullar, çocukların ve gençlerin hayata olumlu bir bakış açısı geliştirmelerine ve sağlıklı yaşam tarzları oluşturmalarına yardımcı olacak bir ortam oluşturmak zorundadır. Sağlıklı beslenmede ve düzenli fiziksel aktivite yapmada çocukları ve gençleri desteklemede kritik bir rol oynayan okullar, sağlıklı yaşam politikalarını ve uygulamalarını müfredatlar ile bütünleştirerek sağlıklı davranışları pekiştirmek için öğrenme fırsatları sağlayabilir. Çünkü okullar, yaşam boyu sağlıklı yaşam bilinci oluşturmalarında onlara yardımcı olacak önemli bir rol üstlenmektedir. Sağlıklı öğrenciler, daha iyi öğrenirler ve bu akademik başarı için de önemlidir.” “Mutlu Çocuklar Güçlü Türkiye”Doç. Dr. Cem Gençoğlu, 2023 Vizyon Belgesi'ni “Mutlu Çocuklar, Güçlü Türkiye” vurgusuyla tasarladıklarını belirterek, öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm okul personelinin sağlıklı okul yaşamları ve uygulamalarının, toplumun büyük bir kısmının da ruhsal, bedensel ve sosyal açıdan tam bir iyilik halinde olmasını sağlayacağını kaydetti.Büyümek, gelişmek ve güçlü bir Türkiye için çocukların ve gençlerin, topluma duyarlı ve bilinçli bir nesil olarak yetiştirilmesinin herkesin görevi olduğunu ifade eden Gençoğlu, bu misyonla uzun soluklu bir yatırım aracı olan eğitimin 'Türkiye’nin gelişmesinde geleceğin garantisi' olduğu gerçeğinden yola çıkarak toplumsal kalkınmayı sağlayacak her türlü çalışmayı desteklediklerini aktardı. Gençoğlu, tüm dünya ülkelerinin; öğrencilerin zenginleştirilmiş içerikler ile yüksek kaliteli öğrenme fırsatlarına sahip olmalarını sağlamak için eğitim sistemlerini hastalık, iklim değişikliği ya da doğal kaynaklı afetler karşısında krizleri karşılayabilecek biçimde güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Salgın döneminin, eğitimde inovasyon için sektörler arası iş birliklerinin ortak hedefler doğrultusunda oluşturulmasının önemini gösterdiğini vurgulayan Gençoğlu, “Sağlıklı beden ve ruh sağlığının öneminin tartışmasız öncelik olduğu gerçeğinden yola çıkarak sosyal sorumluluk duygusu ile başlatılan tüm girişimleri destekliyoruz.” dedi. “Ülkemizin her köşesinde pek çok çocuğa ve yetişkine ulaştık”Sabri Ülker Vakfı Başkanı Talat İçöz de Türk gıda sektörünün duayeni Sabri Ülker anısına kurulan ve misyonunu merhum Sabri Ülker’in hayat felsefesinden alan bir vakıf olduklarını belirterek, şunları kaydetti:“Toplumsal gelişmeye katkı sağlayan birçok projeye öncülük eden ve topluma hizmet eden pek çok vakfın da kuruluşunda yer alan merhum Sabri Ülker, 70 yıl önce bile araştırma geliştirme çalışmalarına büyük önem verirdi. Bilimin gücüne inanan Sabri Ülker’in bu misyonunu vakıf olarak devam ettirmeyi kendimize görev addediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı hem uluslararası hem de ulusal iş birlikleriyle yürütüyoruz. Avrupa Beslenme Vakıfları İletişim Platformu’nun Türkiye’den tek üyesi olarak 10 senedir dünya genelinde referans kabul edilen kurumlar ile iş birliği içinde Türkiye’nin referans kurumu olma hedefiyle yolumuza devam ediyoruz.”İçöz, vakfın sağlıklı bir toplumun sağlıklı bireylerle inşa edilebileceğine duyduğu inancın, bilim dünyasıyla toplum arasında güçlü bir köprü olma sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini vurgulayarak, “Bu sorumluluk biliciyle 10 yıl boyunca çok gayret sarf ettik ve çok değerli bilim insanlarımızın katkılarıyla birçok projeyi halkımızla buluşturduk. Ülkemizin her köşesinde pek çok çocuğa ve yetişkine ulaşarak doğru beslenme ve sağlıklı yaşam konularında bilinç düzeylerini bilimle destekleyip yükseltmek için tempomuzu her yıl daha da artırarak var gücümüzle çalıştık.” diye konuştu.İçöz, sağlık okuryazarlığının önemine de dikkati çekti.'Yemekte Denge Eğitim Projesi ile 6 milyonun üzerinde öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaşıyoruz'Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş ise Türkiye’de sağlık ve beslenme alanlarında yaşanan bilgi kirliliğiyle mücadele ederek bilimsel bilginin yayılmasında referans kurum olma amacıyla çalışmalarına yenilerini eklediklerini bildirdi. Toplum sağlığı, çocuklar ve sonraki kuşakların sağlığı için çalışmalar yürütmenin önemine inanan bir vakıf olarak 2011 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ile birlikte yürüttükleri “Yemekte Denge Eğitim Projesi” ile bu konularda oldukça büyük yol katettiklerini anlatan Mutuş, sözlerini şöyle sürdürdü:“4 ilde başlayan projemiz, şu anda öğrenci sayısı ve sınıf düzeyi açısından Türkiye’nin en kapsamlı ve sürdürülebilir beslenme eğitim projesi haline gelmiş durumda. 20 ilde 6 milyonun üzerinde öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaşıyoruz. Yurt dışında beslenme dünyasının nabzının attığı kongrelerde en iyi uygulama örneği olarak gösteriliyoruz. Yemekte Denge Projesi ile çocuklarımıza dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını öğreterek farklılaştırılmış alıştırmalar, interaktif oyunlar, eğiticilerin derste kullanabilecekleri sunumlar, besin kartları ve posterlerle bu süreci pekiştiriyoruz.”Mutuş, yeni modüllerle sürekli geliştirdikleri dinamik projenin 8’inci yılında hayata geçirdikleri “Aktif Yaşıyoruz” modülü ile çocukları fiziksel aktiviteye teşvik ettiklerini belirterek, “Sınıf içinde uygulanan 10 dakikalık fiziksel aktivitelerden oluşan Aktif Yaşıyoruz modülüyle projenin uygulandığı okullardaki öğrencilerin güne eğlenceli egzersizlerle başlamasını sağladık.” dedi. Bu yıl proje ile ilgili çok heyecan verici bir haberi olduğunu, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile gıda israfı özelinde gıda okuryazarlığı eğitimi konusunda bir iş birliğine imza attıklarını bildiren Mutuş, projeye eklenecek yeni eğitim modülü ile çocuklara israf bilinci ve gıda içeriği okuma alışkanlığı kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hünkar Korkmaz, çocuğun beslenmesinin ulusal güvenlik ve beka meselesi olduğunu söyledi.Beslenme bozukluklarının eğitim için önemli bir sorun oluşturduğunu vurgulayan Korkmaz, “Beslenme bozuklukları, çocuklarımızın okula devamını ve iyi olma halini olumsuz yönde etkiliyor.” dedi.
Reklam
Yök Başkanı Saraç, "Yök Akademik Kariyer-Liyakat Platformu" Tanıtımında Konuştu:
ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 'YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu' sayesinde, Türk yükseköğretim sisteminde yer almak isteyen, doktorasını başarıyla tamamlamış Türk veya yabancı uyruklu kişiler ile stratejik hedefleri doğrultusunda öğretim üyesi arayan üniversitelerin bir araya geleceğini bildirdi.YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu, Saraç ve YÖK Genel Kurul üyelerinin katılımıyla tanıtıldı.YÖK'te düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Saraç, platformun geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki YÖK Anadolu Projesi'nin tanıtım toplantısı sırasında ilk defa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandığını anımsattı.Çalışmanın doktoralı insan kaynağının Türk yükseköğretim sisteminde daha şeffaf ve liyakat odaklı istihdamına imkan sağlayacağının altını çizen Saraç, şöyle devam etti:'Yeni YÖK'ün bir hizmeti olan YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu sayesinde, Türk yükseköğretim sisteminde yer almak isteyen, doktorasını başarıyla tamamlamış Türk veya yabancı uyruklu kişiler ile stratejik hedefleri doğrultusunda öğretim üyesi arayan üniversiteler bir araya gelecektir. Böylece Türk yükseköğretim sisteminde doktoralı insan kaynağı ihtiyacının karşılanması sürecine katkı sağlanacak ve öğretim üyeliği istihdamı sürecinin daha şeffaf, nitelik, liyakat ve ehliyet esaslı olarak yürütülmesi mümkün olacaktır.'Yükseköğretimde ilk defa uygulanacak bu yöntemle üniversite akademik personel istihdamına yeni bir vizyon kazandırılacağını belirten Saraç, projenin kurgusu itibarıyla Türkiye'de ve uluslararası düzeyde bir ilk olma özelliğine sahip olduğunu vurguladı.Projenin doktoralı öğretim üyesi adayı ile nitelikli öğretim üyesine ihtiyaç duyan üniversiteler olmak üzere iki ayağı olduğuna işaret eden Saraç, akademisyen adayı tarafına ilişkin, 'Bu platforma doktora eğitimlerini başarı ile tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile yabancı uyruklular giriş yapabilecekler. Doktoralı öğretim üyesi adayları belirlenen elektronik adresten (https://kariyer.yok.gov.tr) veya e-Devlet kapısından e-Devlet şifreleri ile platforma girebilecekler.' bilgisini verdi.Üniversiteler tarafından girilen çağrı veya ilanları görebilmek için doktora mezunu olmak gerektiğine dikkati çeken Saraç, sürecin işleyişine ilişkin şunları söyledi:'Doktora mezunu adaylar, uygulama üzerinden kendilerine ait öz geçmiş bilgilerini doldurarak sisteme dahil olabilecekleri gibi YÖKSİS üzerinde bulunan öz geçmiş ve/veya denklik bilgilerini de sisteme aktarabileceklerdir. Daha sonra bu adaylar, öz geçmiş ekranlarında bulunan ve yetkinlik alanlarını tanımlayan ÜAK (akademik) temel alan, bilim alanı ve anahtar kelime seçimlerine uygun olarak kendi akademik bilgilerini girecekler. Son olarak da doktoralı öğretim üyesi adayları sisteme kayıt olduktan sonra üniversiteler tarafından sisteme girilen çağrı ve ilanları görebilecekler ve ilgilendikleri çağrı için ilgili üniversiteye diledikleri takdirde niyet mektubu gönderebilecekler. Yabancı uyruklu üstün nitelikteki, doktoralı akademisyen adayları da bu sistem aracılığı ile üniversitelerimize belirlenen elektronik adresten (https://career.yok.gov.tr) başvuru yapabilecekler.'Saraç, platforma girip üye olan yabancı uyruklu adayların akademik alan, bilim alanı ve anahtar kelimeler seçimi ile kendilerinin yetkinlik alanlarını platforma tanıtacaklarını, ayrıca isterlerse Türkiye'de akademik kariyer yapmak istedikleri il tercihini de işaretleyebileceklerini ve niyet mektubu gönderebileceklerini bildirdi.Platformun üniversiteler tarafına ilişkin olarak da Saraç, 'Bu platform, Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) üzerinde bulunan 'YÖK Kariyer' modülünde yer almakta olup, üniversitelerimize ihtiyaçları olan doktoralı öğretim üyeleri için çağrıda bulunmalarına veya ilanlarını paylaşmalarına da imkan tanıyacaktır. Bunun için yükseköğretim kurumları öncelikle ihtiyaç duydukları öğretim elemanlarının temel alan bilgilerini platforma kaydedecekler.' ifadelerini kullandı.İlan kısmında ise yükseköğretim kurumları tarafından Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere gönderilen öğretim üyesi ilanlarının üniversite tarafından sisteme girilmiş bir örneği bulunacağını aktaran Saraç, bununla da akademik ilanların kolay bir şekilde takibinin sağlanacağına işaret etti.'Akademideki atamalara ilişkin şikayetlerin farkındayız'Üniversitelerin çıktıkları çağrı ile ilgilenip niyet mektubu gönderen kişileri, çağrı ve ilanlarına dair bu bilgileri ekranlarında görüntüleyebileceklerini vurgulayan Saraç, şunları kaydetti:'İlk aşamada bu platform, devlet üniversitelerimiz için aktif hale getirilecek olup, bilahare vakıf üniversitelerimizin de hizmetine sunulacak. Yükseköğretim tarihinde bir ilk olan bu platform, doktorasını tamamlamış akademisyen, araştırmacı ve bilim insanlarının Türk yükseköğretim sisteminde daha şeffaf ve liyakat odaklı istihdamının gerçekleşmesine hizmet edecektir. Yeni YÖK olarak, kaliteyi, şeffaflığı ve liyakati önceleyerek yeni ve yenilikçi çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Akademideki atamalara ilişkin şikayetlerin farkındayız ama bu şikayetlerin ancak şeffaflık ve liyakati önceleyerek çözülebileceğini, önümüzdeki günlerde liyakat ve ehliyeti öne çıkaracak yeni kararlar alınacağını da ifade etmek isteriz.'Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Saraç, projenin ne zaman başlayacağına ilişkin soru üzerine, bugün itibarıyla doktorasını bitiren adayların bilgilerini sisteme yükleyebileceklerini söyledi.Saraç, YÖK'ün sistemin neresinde olacağına ilişkin soruya, YÖK'ün sistemin gözetimi ve gelişiminden bütünüyle haberdar olacak şekilde kendi pozisyonunu belirlediği, sistemin her yerinde olacağı karşılığını verdi.Platformun liyakat sorununa bir çözüm olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Saraç, şu yanıtı verdi:'Akademide son günlerde yapılan atamalarda liyakat ve ehliyetin gözetilmediği, bu hususun da toplumsal vicdanı rahatsız ettiği yönünde çok yoğun ve dikkate alınması gereken şikayetler var. Bu tabii ki projeyle alınacak bir iki kararla düzeltilecek bir husus değil tek başına. Bir kültür meselesi. Bu kültürün yerleşmesi, yani liyakat ve ehliyetin yerleşmesi için de o süreçlerin kolaylaştırılması, arızi durumların sisteme sirayet etmesine engel olunması da icap ediyor. Bu yönde atılan çok önemli bir adım.Gençlerimiz, liyakatli olduklarını ifade edip, kendilerinin ehliyetlerine ve liyakatlerine uygun bir tarzda bir sistem içerisinde üniversitelere intikal edemedikleri hususunu dile getiriyorlar ve bunların kamuoyuna yansıyan örnekleri de gerçekten de bizim ciddiye almamız gereken örnekler. Bu bağlamda biz üniversitelerimizde doktorasını bitiren üniversite öğretim üyesi adaylarımızı, ince bir mühendislikle belirlenen bir sistem dahilinde birleştireceğiz. Ama bunun ötesinde yeni YÖK olarak önümüzdeki haftalarda bu ilanlara yönelik yeni kararlar alacağımızı da ben burada ifade etmek isterim. Özellikle Türkiye'de tek bir kişinin ihtisas yaptığı bir alana özgü özel şart konularak ilana çıkılması ne akademinin ne vatandaşlarımızın vicdanında kabul görecek bir husus değil. Ben bu kadarını ifade edeyim, bununla da ilgili önümüzdeki haftalarda bazı kararlar alacağız.''Çok basit, sade bir iki karar alacağız'Saraç, alınacak kararlara ilişkin detayların sorulması üzerine şu bilgileri aktardı:'Bununla ilgili çok basit, sade bir iki karar alacağız, genel geçer düzenleme yapacağız. Çünkü bu kabul edilemez. Diğer taraftan sadece vicdanları yaralamasının ötesinde akademik gelişime daimi tekamülü de yani kaliteyi de engelleyici bir bariyer olarak çıkıyor önümüze. Neresinden bakarsak bakalım, bu hususun, bu kötü gidişin engellenmesi lazım. Tabii biz isteriz ki üniversitelerimiz kendilerine devrettiğimiz bu yetkiler çerçevesinde bunu üniversite bazında çözümlesinler. Fakat bu olmadığı takdirde Yükseköğretim Kurulunun da anayasadan kaynaklanan bazı yetkileri çerçevesinde bu konuya müdahale etmesi görev tanımına dahil oluyor. Bundan dolayı önümüzdeki haftalarda, çok kısa bir süre içerisinde çok basit, yalın bazı kararlar alacağız ve bunları tamim edeceğiz.'Projenin komplike ve karmaşık olmadığını belirten Saraç, basit, sade, yalın ve hemen sonuç üretecek şekilde kurgulandığını söyledi. Saraç'ın konuşmasının ardından platformun tanıtım videosu gösterildi.
Reklam
65 Yaş Üstü Yasağı Bitti Mi? 20 Yaş Altı ve 65 Yaş Üstü Ulaşım Yasağı Nerelerde Geçerli?
Türkiye’de koronavirüs sebebiyle yaklaşık üç aydır bazı kısıtlamalar uygulanıyor. Belirli gün ve saatlerde sokağa çıkma yasağı ve 65 yaş üstü ile 20 yaş altı vatandaşlara da ulaşım yasağı uygulanıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün yapılan Bilim Kurulu toplantısı sonrasında kısıtlamaların gevşetilmesi için mart ayını işaret etti. Peki, 65 yaş üstü yasağı bitti mi? 20 yaş altı ulaşım yasağı nerelerde geçerli? İşte 65 yaş üstü ve 20 yaş altı koronavirüs yasağı ile ilgili son dakika gelişmeleri…
Pakistan, Yerli Üretim Füzesi "Babür"Ü Test Etti
ANKARA (AA) - Pakistan ordusu, yerli üretim kısa mesafe güdümlü füzesi 'Babür'ü başarıyla test etti.Ordudan yapılan açıklamada, füzenin 490 kilometre mesafeye kadar kara ve deniz hedeflerinin yüksek isabetle vurduğu belirtildi. Füzenin ateşlenmesinde de yerli üretim Çok Namlulu Füze Fırlatma Aracı'nın kullanıldığı ifade edildi. Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, Başbakan İmran Han ve ordu komutanları, füzenin üretiminde emeği geçen bilim insanları ve mühendislere teşekkür etti.Pakistan'ın füze programı, rutin olarak füze denemeleri yapan komşu Hindistan'dan gelebilecek tehditlere karşı koymayı hedefliyor. Nükleer silahlara sahip iki ülke, 1947'de İngiliz sömürge yönetiminden bağımsızlıklarını kazanmalarından bu yana Keşmir bölgesindeki egemenlik ihtilafı nedeniyle 3 defa savaşa girdi. Halen ateşkes sınırı konumundaki Fiili Kontrol Hattı'nda (LOC) yaşanan çatışmalar nedeniyle iki ülke zaman zaman savaşın eşiğine gelebiliyor.
"Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol" Töreni
KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 'Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü işbirliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) arasında 'Meteorolojik Verilerin Paylaşımına İlişkin Protokol' imzalandı.Varank, Bilişim Vadisi'nde gerçekleşen imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi yapma vizyonunun nişanelerinden olan TOGG'un Türkiye'ye büyük heyecan kattığını söyledi.'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız'Milletin yüksek bir teveccühle sahip çıktığı Türkiye’nin otomobili gibi insansız hava araçları ve diğer bütün yerli üretimlerin, toplumun tüm kesimlerinde 'biz bu işi yaparız' fikrini güçlendirdiğini dile getiren Varank, 'İşte sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilen Milli Uzay Programı da bu özgüvenin bir ürünüdür. Milli Uzay Programımız da aynı TOGG gibi milletimizin bütün kesimleri tarafından sahiplenildi. Evet, hedeflerimiz büyük ama inancımız daha büyük. Özgüven, şuur ve adanmışlıkla başaramayacağımız hiçbir şey yok. ' diye konuştu.Artık Türkiye'nin, her alanda teknoloji üretiminde bir üst ligin üyesi olmak için adımlarını büyüttüğünü vurgulayan Varank, 'Türkiye’nin rotasını Ar-Ge ve inovasyonda tutmakta kararlıyız. Suni gündemleri asla kabul etmiyoruz. İşte TOGG gibi büyük ve vizyoner projeler ülkemizin teknoloji ekosistemini de besleyip, büyütüyor. Yazılımdan mekanik parçalara kadar, üretim sürecine dahil olacak yerli tedarikçilerle TOGG çok yakın iş birliği içinde. Yaptıkları iş bakımından dünyada ilk olma özelliğine sahip startuplar dahi bu sürece katkı sağlayabiliyorlar.' diye konuştu.'TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak'TOGG projesinin bir otomobilden daha çok bir akıllı yaşam teknolojisi olduğunu anımsatan Varank, 'İnovasyon alanında her türlü yeni fikre ve girişime de kapı aralıyor. Bu anlamda TOGG, Türkiye’deki mobilite ekosistemine de liderlik ediyor. İşte bugün Tarım ve Orman Bakanlığımız ile birlikte somut bir iş birliğine imza atıyoruz. Bugünkü protokolle, TOGG ve Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz arasında meteorolojik verilerin paylaşımı mümkün hale geliyor. Bu imzaların salt meteorolojik bilgi paylaşımından çok daha önemli anlamlar içerdiğinin altını çizmemiz gerekiyor. TOGG-Meteoroloji Genel Müdürlüğü iş birliği, mobilite ekosistemimizde öncü bir adım olacak.' dedi.Bakan Varank, sektörle yakın temas içerisinde hazırlanan 'Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası”nı yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, 'Bu yol haritasında ortaya koyduğumuz en önemli projelerden biri de 'Mobilite Açık Veri Setinin Oluşturulması'dır. Bildiğiniz gibi bağlantılı ve otonom araç teknolojilerinde en kritik nokta veri meselesi. Verilerin toplanması, hazırlanması, yeni veri setlerinin oluşturulması, bunların anonimleştirilerek açık veri haline getirilmesi; sonrasında da şirketlere, girişimcilere ve akademisyenlere paylaşılması ve sunulması lazım. İşte bugün, Mobilite Açık Veri Seti Oluşturulması konusunda da ilk adımı atmış oluyoruz.' diye konuştu.'Adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar'Kamu kurumlarının ürettikleri verilerin, özel sektörün erişimine açık olmasının teknoloji geliştirme açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Bakan Varank, şunları kaydetti:'Böylece yeni fikirler gelişip, katma değerli ticari ürünler ortaya çıkabilir, tıpkı bugün olduğu gibi. Bugün aslında tanıtımını yaptığımız bu hadise bildiğimiz kadarıyla dünyadaki ilk örneklerinden bir tanesi. Otomobilimizle ilgili bize sıkça eleştiri yapanlar oluyor muhalefet tarafından. 'Bu parçası şuradanmış, şu parçası şuradanmış' diyerek adeta otomobilimize bir kulp bulmaya çalışıyorlar. Ama burada altını çizmem gereken konu şu; evet bu Türkiye’nin otomobili, fikri mülkiyeti bize ait. İşte burada olduğu gibi biz kendi Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzle anlaşarak ortaya katma değerli bir servis çıkarabiliyoruz. Eğer bu otomobil Türkiye’nin otomobili olmasaydı bunu yapmak için yurt dışındaki global markalara adeta yalvarmamız gerekecekti. Bugün burada dünyadaki belki de ilk örneğini biz kendimiz ortaya koyduk. Katma değerli bir servisi ortaya koymuş olduk.''Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz'Bakan Varank, imzalanan protokolle TOGG'un Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerinden yararlanarak Türkiye’nin otomobilinin konfor ve güvenliğini artırmış olacağını ifade ederek, verilerin sadece sürücüyü bilgilendirmekle kalmayacağını, yapay zeka teknolojisi sayesinde araç içi uygulamaların da kendini optimize edeceğini söyledi.Diğer taraftan Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün de TOGG’un verileriyle anlık hava şartları hakkında geri bildirim alacağına dikkati çeken Varank, 'Örneğin, sis olayı bölgesel meteorolojik tahminlerde en zor konulardan biri. TOGG'un sis farlarının kullanımından, hangi bölgede sis yoğunluğu olduğu sisteme anlık olarak işlenebilecek. Tabi tüm bu veriler de anonim şekilde paylaşılıp kullanılacak. Yani kişisel verilerin burada kullanılması söz konusu olmayacak. İşte veri, hayatımıza kolaylık sağlayan teknolojilerin üretiminde böyle önemli roller üstleniyor. Yeni nesil mobilite ekosistemi, veri temelli daha nice fikrin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunun gibi açık veri paylaşımlarını çoğaltmak için diğer kamu kuruluşlarımızla da yakın çalışıyoruz. Böyle vizyoner bir işe öncülük ettiği için öncelikle Tarım ve Orman Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum.' dedi.'Kendi meteoroloji uydumuzu geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz'Bakan Varank ayrıca Türkiye'nin Antarktika'da bir bilim üssü projesi olduğunu ve iki yıldır Antarktika seferlerine Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün de katkı sağladığını belirterek, 'Burada bir meteoroloji istasyonu kurduk ve Türkiye’nin Milli Uzay Programıyla birlikte 'acaba kendi meteoroloji küçük uydumuzu geliştirebilir miyiz?' diye yine çalışmalarımızı sürdürüyoruz.' diyerek sözlerini tamamladı.
Reklam
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Zorluoğlu Kentteki Projeleri Değerlendirdi:
TRABZON (AA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, kent genelinde çalışmaları devam eden projelerle ilgili bilgi verdi.Zorluoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Beşirli Mahallesi'nde 1800 metrekare dolgu alanına yapılması planlanan ve 2 kattan oluşacak Su Sporları Merkezi'nin heyecan yarattığını, merkezin yaklaşık 5 milyon liraya mal olacağını belirtti.Trabzon'da bir ilk olacak Su Sporları Merkezi ile gençlerin yeni spor dallarında başarılara imza atmasını hedeflediklerini vurgulayan Zorluoğlu, kendilerinden desteklerini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve projeleriyle yakından ilgilenen milletvekillerine teşekkür etti.Sporda Performans Ölçüm ve Yetenek Merkezi çalışmalarına da değinen Zorluoğlu, Türkiye'de Ankara'dan sonra 2'nci olacak projenin temel aşamasının büyük oranda tamamlanmak üzere olduğunu, iç donanımı için gerekli malzemeleri aldıklarını ifade etti.Zorluoğlu, merkezde hizmet verecek 6 personeli de belirlediklerini, bu personelin şu anda Ankara'da eğitim aldığını kaydederek, merkez tamamlandığında bölgede çok önemli bir eksiği gidereceklerini belirtti.Planetaryum ve Bilim Merkezi ProjesiZorluoğlu, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile imzaladıkları protokol çerçevesinde hayata geçirecekleri Planetaryum ve Bilim Merkezi Projesinin şehre hayırlı olmasını dileyerek, şöyle devam etti:'Projemizin içerisinde bir gezegenevi var. Yine tasarım ve beceri atölyeleri ile çocuklarımızın, gençlerimizin tasarımlarını yapabilecekleri 3 atölye olacak. Ayrıca maker atölyeleri, robotik ve kodlama atölyeleri, keşif atölyeleri, sanal küre, sanal tur merkezi, güneş saati, 3 boyutlu hatıra resim köşesi, kafe ve fuaye alanlarından müteşekkil tam anlamıyla bir Planetaryum ve Bilim Merkezi'ni şehrimize kazandıracağız.'Zorluoğlu, projenin 12 milyon liraya mal olacağını aktararak, projeye desteklerinden ötürü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'a teşekkür etti.Kuyumculuk Tasarım Merkezi Projesi'ni de Trabzon'a kazandıracaklarını vurgulayan Zorluoğlu, 'Kuyumculuk Tasarım Merkezi Projesi kapsamında bir iktisadi teşekkül kurularak merkezin idaresi tarafımızca sağlanacak ve son teknoloji ile donatılmış ortak kullanım alanlarında üretilecek tasarımlarla kuyumculuk sektörüne yeni bir ivme kazandıracağız.' ifadesini kullandı.Zorluoğlu, içerisinde tasarım, mumlama, 3D yazıcı, döküm, yıkama ve cilalama atölyelerinin bulunacağı projenin de 2 milyon 350 bin liraya mal olacağını kaydetti.Murat Zorluoğlu, hayata geçirdikleri Engelsiz Yaşam Akademisi ile yaklaşık 30 milyon liraya mal olması planlanan Kadın Yaşam Merkezi çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, Bilimde Kadın Ve Kız Çocukları Günü Programı'nda Konuştu:
KONYA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Özgecan Aslan'ın vefatının 6. yılı olduğunu anımsatarak, '19 yaşında hayatının baharında hunharca katledilen Özgecan'ı da anıyoruz. İstiyoruz ki; kadın cinayetlerinden, kadına karşı şiddeti konuşmayalım, kadınlarımızın; bilimde, sanatta, eğitimde, sporda nerelere geldiğinden konuşalım.' dedi.Bakan Selçuk, Konya Bilim Merkezi'nde düzenlenen, 'Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü Programı'nda, kadınlar, kız çocukları ve gençlerle bir arada olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu söyledi.Dünyadaki ve Türkiye'deki tüm kadınların ve kız çocuklarının gününü tebrik eden Selçuk, 'Dünyamızı değiştiren, ülkemizi güzelleştiren ve yön veren tüm kahraman kadınlarımızı da tekrar minnetle yad ediyorum. Bugün burada Türkiye'nin en önde gelen bilim merkezlerinden birindeyiz ve burada kadınlarımızın, genç kızlarımızın hem bilimde hem teknolojide olan başarılarını konuşmak için buradayız.' ifadelerini kullandı.'Gelişen, büyüyen Türkiye'nin geleceğe ekilen tohumları, kız çocuklarımız'Selçuk, 6 yıl önce katledilen Özgecan Aslan'ı anarak, sözlerine şöyle devam etti:'Özgecan Aslan'ın vefatının 6. yıldönümü. 19 yaşında hayatının baharında hunharca katledilen Özgecan'ı da anıyoruz. İstiyoruz ki kadın cinayetlerinden, kadına karşı şiddeti konuşmayalım, kadınlarımızın; bilimde, sanatta, eğitimde, sporda nerelere geldiğinden konuşalım. 28 Şubat'ı bu ayın sonunda tekrar hatırlayacağız ve burada başörtülü vekillerimiz, o dönemki zulmü beraberce yaşadığımız vekillerimiz de bütün akademisyen arkadaşlarımız da burada. Dolaysıyla kadına karşı ayrımcılığın, kılık kıyafet üzerinden olsun her türlü psikolojik, fiziksel şiddetin olmadığı bir dünyada, bilimin, sanatın, sporun, eğitimin üzerinden kadınlarımızın, kız çocuklarımızın başarılarını konuşabildiğimiz bir dünyayı, bir ülkeyi konuşmak için buradayız. İnanıyoruz ki gelişen, büyüyen Türkiye'nin geleceğe ekilen tohumları, kız çocuklarımız. Büyük bir özveri ile sizleri yetiştirmeye gayret ediyoruz. Geleceğin mühendis kızları, yazılımcıları, avukatları sizler olacaksınız. Son 18 yılda da kadınlarımızın her alanda, daha çok gelişmesi ve eğitimden, sağlığa, spordan sanata kadar her alanda karar alma mercilerinde var olmaları içinde uğraşmaktayız.'Önceki gün Milli Uzay Programı'nın açıklandığını anımsatan Selçuk, ülkede artık kadın astronotların konuşulacağı bir dönemin yaşanacağını vurguladı.'İş ve aile hayatını uyumlaştırdıkça daha güzel bir dünyanın da var olacağına inanıyoruz'Kadınların sosyal girişimciliğin ve vakıf kültürünün de mimarı olduğuna dikkati çeken Selçuk, şunları kaydetti:'Dolayısıyla ailelerimize sahip çıkan kadınlarımızın, varlığı ile ülkemizin gücüne güç katılacağına da inanıyoruz. İş ve aile hayatını uyumlaştırdıkça daha güzel bir dünyanın da var olacağına hep beraber inanıyoruz. Yeter ki kadınlarımız, kız çocuklarımız bunu istesinler. Onun haricinde bizlerin de görevi olarak bu ekosistemi, bu iklimi onlara oluşturmak, şiddeti, şiddetin varlığını azaltarak onların daha kendilerini güvende hissederek, hissedebilecekleri bir iklimi de oluşturmak en önemli hedefimiz. Burada ben pırıl pırıl gençlerimizi görüyorum. İnşallah onlarla beraber daha güçlü daha müreffeh bir Türkiye inşa edeceğiz. Bu güzel bilim merkezinde ve bu gibi birçok üniversitelerimizde, akademik merkezlerimizde sizlerle beraber güzel projelere imza atacağız. Böyle projelerle beraber de bugünleri hatırlayarak da farkındalık oluşturacağımıza inanıyorum. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak her daim gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.''Merak etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyelim'AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta da gençlerin bu ülkenin umudu olduğuna işaret ederek, 'Bilim, merak etmekle başlar. Önce merak edeceğiz, ardından keşfetmeye başlayacağız. Sonra keşfettiklerimizi işleyeceğiz. Bu milletin ve insanlığın hizmetine sunacağız. O yüzden merak etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyelim.' diye konuştu.Konuşmaların ardından Bakan Selçuk, öğrencilere teşekkür belgesi verdi, hatıra fotoğrafı çektirdi.Bakan Selçuk, daha sonra çocuklarla Bilim Merkezi'ni gezdi, çalışmaları izledi.Programa, Konya Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, rektörler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul'da 70 Yaş Üzerindeki Vatandaşlar, Kovid-19'A Karşı Aşılanmaya Başladı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında 70 yaş ve üzerindeki vatandaşlar için aşılama uygulaması bugün İstanbul genelindeki sağlık kuruluşlarında başladı. Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda Sağlık Bakanlığınca belirlenen 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi'ne göre, 14 Ocak'ta sağlık çalışanlarının aşılanmasıyla başlatılan süreç, öncelikli gruptaki vatandaşların aşılanmasıyla devam ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, bugünden itibaren 70 yaş üzeri vatandaşların aşı olmak için sisteme tanımlanacağını bildirmişti. Bu kapsamda İstanbul'daki 70 yaş üzeri vatandaşlar randevu aldıkları sağlık kuruluşlarında aşı olmaya başladı. Aşılama takvimi doğrultusunda yarından itibaren 65 yaş üzeri vatandaşlara da aşı uygulanmaya başlanacak.'Herkese aşı olmasını tavsiye ederim'İlk doz aşısını olmak üzere Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelen 70 yaşındaki Ümran Yavaş, aşı olduğu için artık daha rahat olduğunu, korkularının biraz daha hafiflediğini dile getirdi. Yavaş, yaşıtlarına aşı olmaları çağrısında bulunarak, 'Hepimizin mutlaka aşı olması gerektiğine inanıyorum. Salgını önlemede faydası olacaktır.' dedi. 70 yaşındaki Mehmet İzzettin Yavaş da aşı olduğunu, herhangi bir sıkıntı yaşamadığını, kendisini rahat hissettiğini söyledi. Aşının salgını önlemede fayda sağlayacağını düşündüğünü belirten Yavaş, 'Herkese aşı olmasını tavsiye ederim. (Eski günler) Nasıl özlemeyiz? 65 yaş üzeri sokağa çıkma kısıtlaması olduğu için hapsolduk eve. Temennim bir an evvel bu durumdan kurtulmak.' diye konuştu. Randevu oluşturma Öncelikli gruptaki vatandaşların aşılanması için randevular, 'mhrs.gov.tr', 'enabiz.gov.tr' siteleri, Merkezi Hekim Randevu Sistemi, e-Nabız mobil uygulamaları ile 'Alo 182' hattı üzerinden alınabiliyor.Vatandaşlar, öncelikli grupta olup olmadıklarını, aralarında boşluk olacak şekilde 'AŞI', 'T.C. kimlik numarası' ve 'T.C. kimlik seri numarasının son 4 hanesi'ni yazarak 2023'e kısa mesaj (SMS) göndererek sorgulayabiliyor.
Reklam
'Emek' Desen Var, 'Liyakat' Desen O da Var: Bir Günde Memur Olup, Cumhurbaşkanlığı'na Atandı
etiket
CHP'li Murat Emir, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Sadettin Hülagü'nün oğlu Taha Hülagü'nün yükseliş öyküsünü anlattı. Emir'in aktardığına göre; Taha Hülagü, önce AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde SEKA Müze Müdürü yapıldı, ardından yine sınavsız olarak Özel Kalem Müdürü oldu. Burada 1 gün çalıştıktan sonra “memur” sıfatını alan Hülagü, Cumhurbaşkanlığı Kamu Diplomasi Koordinasyon Kurulu’na atandı.
Kovid-19'Dan Korunmada Maske Kullanımının "Yeteri Düzeyde Bilinçli Olmadığı" Belirlendi
ANKARA (AA) - YEŞİM SERT KARAASLAN - Başkent Üniversitesi tarafından, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele sürecinde, maske kullanımına yönelik davranışları tespit etmek amacıyla yapılan bilimsel araştırma, toplumun maske kullanımında 'yeteri düzeyde bilinçli olmadığı' gerçeğini ortaya koydu.Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan başkanlığındaki araştırmaya, Ankara'da ikamet eden 8 bin 791 kişi katıldı. Araştırma, Kovid-19 sürecinde yaz sonrası vaka sayılarının artmasıyla yapıldı.Araştırma kapsamında geniş bir kitleye ulaşabilmek için kısa ve anlaşılır sorulardan oluşan anket hazırlandı. Yüzde 65'i kadın, yüzde 35'i erkeklerden oluşan katılımcı grubuyla Ankara'da yapılan araştırmaya, yüzde 65 ile en yoğun olarak 18-30 yaş aralığındaki kişiler katıldı.Ankete katılanların yüzde 13'ünü kronik hastalığı bulunanlar, yüzde 12'sini Kovid-19 tanısı almış olanlar, yüzde 23'ünü ise ailesinden herhangi birisi Kovid-19 tanısı alanlar oluşturdu. Ankete katılanlar arasında yüzde 22'lik grup ile sağlık çalışanları da yer aldı.Araştırmada, katılımcıların yüzde 60'ı kağıt maske, yüzde 40'ı bez maske kullandıklarını ifade etti. Yüzde 83 oranında katılımcı, maskenin salgına karşı 'koruyucu' olduğunu onayladı.Maskesini her gün değiştirenlerin oranı yüzde 46, 'maskeyi her elledikten sonra değiştiriyorum' diyenlerin oranı yüzde 20,5, 'maskeyi iki üç günde bir değiştiriyorum' diyenlerin oranı yüzde 12, 'maskeyi dayanabildiği kadar kullanıyorum' diyenlerin oranı yüzde 6, 'maskeyi kolonya veya antiseptik ile temizleyerek tekrar kullanıyorum' diyenlerin oranı yüzde 5 ve 'maskemi yıkadıktan veya havalandırdıktan sonra tekrar kullanıyorum' diyenlerin oranı ise yüzde 11 olarak kayıtlara geçti.'Maskenizi paylaşır mısınız?' sorusuna, katılımcıların yüzde 6,5'i bir yakınının ihtiyacı olması durumunda paylaşacağı yönünde cevap verdi.Bir şey yiyip içerken maskenin nasıl korunduğuna ise farklı yanıtlar verildi. Yanıtlardan; 'Maskemi temiz bir poşetle koruyorum' yüzde 30, 'çantama koyuyorum' yüzde 14, 'cebimde saklıyorum' yüzde 12, 'çenemin altında tutuyorum' yüzde 23, 'kulağımda takılı tutuyorum' yüzde 6, 'koluma takıyorum' yüzde 10, 'arabanın aynasına takıyorum' yüzde 3, 'çıkarmam gerektiğinde atıyorum' ise yüzde 3 oranında söylendi. 'Maskeyi alırken nefes geçirip geçirmediğine dikkat ediyor musunuz?' sorusuna ise katılımcıların yüzde 65'i dikkat ettiği yanıtını verdi.'Kadınlar erkeklere göre maskeyi gün içinde daha sık değiştiriyor'Araştırmanın yürütücüsü Prof. Dr. Malhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, koronavirüs ile mücadele edebilmenin ilk basamağı olan maske kullanımına toplumun dikkatini çekmek istediklerini belirterek, 'Araştırma sonuçları, maske kullanımı konusunda bireylerin yeteri düzeyde bilinçli olmadıklarını ortaya koydu.' dedi.Eğitim durumunun maske kullanımına etkisi olduğunu vurgulayan Malhan, eğitim düzeyi arttıkça maske kullanımında daha dikkatli davranıldığını gözlemlediklerini ifade etti.Araştırma ile maskeyi gün içinde değiştirme sıklığının arttığını, katılımcıların maskeyi kullanmadıkları sürede atıp, yenilediklerini tespit ettiklerini dile getiren Malhan, 'Aynı zamanda araştırmada, kadınların erkeklere göre maskeyi gün içinde sık değiştirdiği, daha az oranda maske paylaştığı, çalışan yaş grubunun maskesini daha sık değiştirdiğini, ancak gerektiğinde yakını ile maskesini paylaşabildiği tespit edildi.' diye konuştu.Araştırma sonuçlarını değerlendiren Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz da mutasyona uğramış koronavirüsün yayıldığı şu günlerde uygun maske kullanımının daha da önem kazandığına işaret etti.Etkili koruma için maskenin özellikle ağız ve burunu tam olarak kapatacak şekilde, altını, çenenin altına yerleştirerek takmanın en doğru kullanım olduğunu vurgulayan Kayıpmaz, mutant virüsün yaygınlaşmasıyla bez maskelerin yerine tıbbi (cerrahi) maskelerin tercih edilebileceğini belirtti.'Maskesini birbirine vermesi kabul edilemez'Kayıpmaz, tıbbi maskelerin ıslandığında, nemlendiğinde, kirlendiğinde, yere düştüğünde veya 4 saatin üzerinde kullanıldığında mutlaka değiştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, 'Araştırmadan çıkan sonuçlar, halen toplumun doğru maske kullanmayı bilmediğini destekler nitelikte.' dedi.Maskelerin ön yüzüne dokunulmaması gerektiğini belirten Kayıpmaz, şu değerlendirmede bulundu:'Araştırmaya katılanların yüzde 6,5'inin maskesini birbirine vermesi kabul edilemez. Bu tip davranışlar, koronavirüs ile verilen mücadeleyi sekteye uğratacaktır.Dünyadaki salgının bir kişiden yayıldığını göz önünde bulundurursak, doğru maske kullanımı ve maske hijyeninin çok önemli olduğu, maskelerin orta yerde bırakılmaması, çenede, kolda, çantada taşınmaması gerektiği görülmektedir.Ayrıca maskeler, standartlara uygun, üç katlı ve orta katı 'melt blown' tabir edilen filtre edici özellikte olmalıdır.'Türkiye'de İngiltere varyantının görülmesiyle herkesin kurallara çok daha sıkı uyması gerektiğine işaret eden Kayıpmaz, 'Özellikle toplu taşıma araçları, pazar yerleri, alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlarda çift maske kullanılabilir.' dedi.Kayıpmaz, çift maske kullanmaktan daha önemlisinin, tek maskeyi kurallara uygun biçimde kullanmak olduğuna işaret ederek, virüsle mücadele için alınan tedbirlerle varılan noktadan, yanlış davranışlarla çok kolay geri dönülebileceğine dikkati çekti.
Reklam
Grafikli - "Yök Anadolu Projesi" İle Kıdemli Üniversiteler Anadolu'nun Genç Üniversitelerine Bilim Yolunda Işık Tutacak
ANKARA (AA) - SEFA ŞAHİN - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Türk yükseköğretiminde ilk kez uygulanacak 'YÖK Anadolu Projesi' ile ülke genelinde eğitimin kalitesinin artması ve mezun niteliğinin yükselmesi sonucu akademik eğitimde yeni bir dönemin kapısı aralanacak.'Yeni YÖK' tarafından dünya yükseköğretimindeki üniversitelerin eşleştirme projeleri modellemeleri de dikkate alınarak başlatılan YÖK Anadolu Projesi, 4 Şubat Perşembe günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla tanıtıldı.İlk aşaması 2019'da Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde yapılan toplantıda, 24 üniversitede 'Dijital Dönüşüm' ile başlatılan proje, yeni kurulan veya gelişmekte olan genç üniversitelerin belirlenen bazı alanlarda gelişiminin diğer üniversitelerce desteklenmesi amacıyla akademik insan gücü ve araştırma altyapısı bakımından daha gelişmiş kıdemli üniversitelerle eşleştirilmesini içeriyor.Proje kapsamında YÖK ilk olarak 'Genç üniversiteler' diye adlandırılan 2006 sonrası kurulan 15 devlet üniversitesi ile 'kıdemli üniversiteler' şeklinde isimlendirilen, 2006'dan önce kurulmuş, belirlenen alanlarda insan gücü ve araştırma altyapısı bakımından daha gelişmiş 12 devlet üniversitesini belirledi.Eşleşme üniversitelerin yapısında değil, ders ve programlar bazında yapıldıProje kapsamındaki ön çalışmalar neticesinde, genç ve kıdemli üniversiteler arasında protokoller imzalanarak, eşleştirmelerin alanları, niteliği, öğrenci, akademik ve idari personel hareketliliği, eğitim ve öğretim, Ar-Ge ve proje alanlarında yapılacak iş birliklerinde üniversitelerin hak ve yükümlülükleri belirlendi.2020-2021 akademik yılı bahar dönemi itibarıyla hayata geçirilmesi planlan projedeki dersler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde çevrim içi yapılacak.Üniversiteler arasında eşleştirme işlemlerinin yürütülmesi, protokolün değerlendirilmesi ve izlenmesi amacıyla YÖK tarafından bir 'Koordinasyon Kurulu' oluşturuldu.Eşleştirme işlemleri ve sonrasında üniversiteler arasındaki koordinasyon, ilgili üniversitelerce 'koordinatör' olarak belirlenen öğretim üyeleri tarafından sağlanacak.Her bir genç üniversite en fazla iki kıdemli üniversiteyle eşleştirilecekGenç üniversitelerdeki 170 bin 480 öğrencinin faydalanacağı proje kapsamında, eşleşme üniversitelerin yapısında değil, sadece bazı bölümler ve programlar ile dersler bazında gerçekleştirildi.Her bir genç üniversitenin en çok iki kıdemli üniversiteyle 5 bölüm veya program düzeyinde eşleştirildiği projede, kıdemli üniversitenin öğretim üyeleri, genç üniversitenin çeşitli bölümlerdeki öğrencilerine ders verecek ve araştırma alanlarında danışmanlık yaparak yol gösterecek.Proje kapsamında üniversiteler araştırma altyapılarını ve kütüphane olanaklarını birbirlerinin kullanımına sunacak.Genç üniversitedeki öğrencilere sertifika veya diploma verilmeyecekKıdemli üniversitedeki akademisyenlerden ders alan genç üniversiteye bağlı öğrencilere herhangi bir farklı sertifika veya diploma verilmeyecek. Proje dahilinde dersler alan öğrencinin mezuniyet durumu değişmeyecek, kendi okulundan mezun olacak.Ana amacın 'alanında yetkin, konusunda uzun yılların birikimine sahip' öğretim üyelerinin genç üniversitelerdeki öğrencilere bilgilerini aktarmalarının sağlanması olduğu proje, yükseköğretimde 'fırsat eşitliği ve sosyal adalet' kavramlarına katkı vermek isteyen öğretim üyelerinin 'gönüllülük esasına dayalı' olarak yürütülecek.Proje, lisansta olduğu kadar, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki genç akademisyenlere de önemli katkılar verecek. Üniversitelerin 'açık bilim-açık erişim' ve uzaktan eğitim olanakları da salgın döneminde projenin yürütülmesine geniş kolaylık sağlayacak.'Genç' ve 'kıdemli' üniversitelerGenç üniversiteler Ağrı İbrahim Çeçen, Ardahan, Artvin Çoruh, Bartın, Bayburt, Bingöl, Bitlis Eren, Erzincan Binali Yıldırım, Hakkari, Iğdır, Kilis 7 Aralık, Munzur, Muş Alparslan, Siirt ve Şırnak üniversiteleri; kıdemli üniversiteler ise Ankara, Uludağ, Çukurova, Ege, Erciyes, Gazi, Gebze Teknik, Hacettepe, İstanbul Teknik, İstanbul, Orta Doğu Teknik ve Selçuk üniversiteleri olarak belirlenmişti.Buna göre, genç üniversitelerden Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi eczacılık, İslami ilimler, okul öncesi eğitimi, beslenme ve diyetetik ile mütercim ve tercümanlık bölümlerinde Ankara, Ardahan Üniversitesi tarih, Batı dilleri ve edebiyatı, ilahiyat ve Türk müziği bölümlerinde Selçuk, Artvin Çoruh Üniversitesi rehberlik ve psikolojik danışmanlık, mimarlık, ilahiyat ve hemşirelik bölümlerinde Bursa Uludağ, Bayburt Üniversitesi inşaat mühendisliği, beslenme ve diyetetik, matematik eğitimi, okul öncesi eğitimi ve İngilizce dili eğitim bölümlerinde Gazi, Iğdır Üniversitesi İngiliz dili ve edebiyatı, havacılık yönetimi, inşaat mühendisliği ve hemşirelik bölümlerinde Ege üniversiteleri ile eşleşti.Bartın Üniversitesi bilgisayar mühendisliği, elektrik elektronik mühendisliği, moleküler biyoloji ve genetik bölümlerinde İstanbul Teknik ile İngilizce öğretmenliği ve psikoloji bölümlerinde ise Orta Doğu Teknik, Bingöl Üniversitesi diş hekimliği, ilahiyat ve hemşirelik bölümlerinde Erciyes ile psikoloji bölümünde İstanbul, Bitlis Eren Üniversitesi radyo, televizyon, sinema ile uluslararası ilişkiler ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde Selçuk, beslenme ve diyetetik bölümünde ise Ege, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi tıp, eczacılık, diş hekimliği ve bilgisayar mühendisliği bölümlerinde Hacettepe, uçak bakım ve onarım bölümünde ise Erciyes üniversiteleri arasında eşleşme sağlandı.Hakkari Üniversitesi çocuk gelişimi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler ve ilahiyat bölümlerinde Ankara, inşaat mühendisliği bölümünde ise Gazi, Munzur Üniversitesi jeoloji mühendisliği, kimya mühendisliği ile metalurji ve malzeme mühendisliği bölümlerinde İstanbul Teknik, beslenme ve diyetetik ile psikoloji bölümlerinde ise Hacettepe, Muş Alparslan Üniversitesi okul öncesi eğitimi ve İslami ilimler bölümlerinde Çukurova, moleküler biyoloji ve genetik bölümünde ise Gebze Teknik, Siirt Üniversitesi sınıf öğretmenliği ve tıp bölümlerinde Çukurova, inşaat mühendisliği ve mimarlık bölümlerinde ise Gebze Teknik üniversiteleri ile eşleşti.Ayrıca İstanbul Üniversitesi ile Kilis 7 Aralık Üniversitesi Doğu dilleri ve edebiyatı, siyaset bilimi ve kamu yönetimi ile ilahiyat alanlarında, Şırnak Üniversitesi müzik, ilahiyat ile siyaset bilimi ve kamu yönetimi alanlarında eşleşme sağlandı.
Salgında İş Dünyasının Eğitime İlgisi Arttı
İSTANBUL (AA) - Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tayfun Turgay, işletme yüksek lisansı (MBA) yapan beyaz yakalı sayısının 2 kat arttığını belirterek, 2020-2021 güz dönemi için kayıt aldıkları öğrencilerin büyük çoğunluğunun yöneticilerden oluştuğunu bildirdi. Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, salgın süreciyle birlikte eğitim dünyası, dijital ortama taşınırken, çalışanların online eğitime ilgisi de arttı.Online eğitime ilgi ve güvendeki artış, ilk online Türk üniversitesi Netkent'e iş dünyasından gelen başvurularda da kendini gösterdi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tayfun Turgay, internet kullanım oranının sürekli arttığı bu dönemde, üniversitenin eğitim yapısının öneminin salgınla birlikte daha iyi anlaşıldığını aktardı.Zaman ve mekan kavramını ortadan kaldıran, akademik kadrosu alanının en yetkin akademisyenlerinden oluşan yapılarıyla özellikle kendisini sürekli geliştirmek isteyen beyaz yakalılar tarafından tercih edildiklerini belirten Turgay, şunları kaydetti:'2020-2021 güz dönemi için kayıt aldığımız öğrencilerimizin büyük çoğunluğu yöneticilerden oluşuyor. 2020-2021 bahar dönemi için gelen başvurularda da beyaz yakalıların oranı dikkat çekiyor. Bahar dönemi için kayıt yaptıran öğrencilerimizin hangi bölümleri tercih ettiklerine baktığımızda MBA, hukuk lisansı ve hukuk yüksek lisansı programlarına yapılan başvurularda geçen döneme göre 2 kat artış mevcut. Kendileriyle konuştuğumuzda iş başarılarını artırmak, yönetimde daha etkin söz sahibi olmak ve yeni yapacakları yatırımlar için kendilerini yetkin kılmak istediklerini belirterek bu eğitimleri aldıklarını öğrendik.'Turgay, eğitimde sınırları kaldıran, kaliteli ve ulaşılabilir eğitim yapısıyla Türkiye'nin evrensel teknolojik yapısına destek olmayı hedeflediklerini, bunun için '1 Milyon Yazılımcı Projesi'ne destek olmak amacıyla mühendislik fakültesine bağlı bölümlerde 5 yılda toplam 1.000 öğrenciye 'Yarınlar Bizim Eğitim Bursu' programıyla yüzde 100 burslu 4 yıllık eğitim desteği verdiklerini aktardı.Üniversite, 2020-2021 bahar dönemi için kayıtlara başladıVerilen bilgiye göre, Kovid-19 dolayısıyla 2020'nin ikinci çeyreğiyle birlikte eğitim kurumlarının uzaktan eğitim vermeye başlaması bu yıl da devam ediyor.Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de aşılama çalışmaları devam ederken, üniversitelerin 2021 yılını uzaktan eğitimle tamamlaması bekleniyor.10 yıl önce dijital çağın geleceğini öngörerek KKTC'yi bilişim adası yapmak vizyonuyla yola çıkan, 4 Şubat 2010 tarih ve 33/2006 sayılı karar ile Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) izniyle eğitim vermeye başlayan ilk online Türk üniversitesi Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi, 2020-2021 bahar dönemi için kayıtlara başladı.Özellikle iş yaşamındaki birçok üst düzey yöneticiye, beyaz yakalı çalışana ve kendisini geliştirmek isteyenlere yeni bir kapı açan Netkent Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi'nde lisans eğitimleri iktisadi ve idari bilimler fakültesi, hukuk fakültesi, mühendislik fakültesi çatısı altında, yüksek lisansta da MBA-işletme yüksek lisansı ve hukuk yüksek lisansı olarak Türkçe/İngilizce dil seçenekleriyle veriliyor.Her dönem yüzlerce öğrencinin öğrenim gördüğü üniversitede eğitim, Türkiye'de kendi alanının en iyi akademisyenleri tarafından canlı derslerle veriliyor.
ABD'de Kovid-19 Ölümlerinin Yüksekliğinden Trump Yönetiminin Sorumlu Olduğu İddia Edildi
ANKARA (AA) - Bir grup bilim insanı, ABD'de yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) kaynaklanan ölü sayısının yüksek olmasından önceki başkan Donald Trump'ın sorumlu olduğunu öne sürdü.Aralarında ABD'nin önde gelen doktor ve araştırmacıların olduğu bilim insanları, tıp dergisi 'The Lancet'te yayımladıkları raporda, ülkede Kovid-19 ölüm oranının G-7 ülkeleri İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada'nın ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti.Raporda, ölüm oranının ABD ile benzer gelişmişlik düzeyine sahip bu ülkelerle eşit olması halinde 2020'de Kovid-19'a bağlı can kayıplarının yüzde 40 daha az olacağının altı çizildi.Söz konusu tablonun ortaya çıkmasında Trump liderliğindeki hükümetin siyasi tercihlerinin ve ihmallerinin belirleyici olduğunu savunan bilim insanları, 'Vakaların ve ölümlerin çoğu önlenebilirdi. Başkan Trump, ABD nüfusunu salgınla mücadele için yüreklendirmek yerine (kişisel olarak kabul etmesine rağmen) kamuoyunun önünde tehdidi azımsamayı tercih etti, tedbirlere karşı tutum takındı ve uluslararası iş birliğinden kaçındı.' ifadelerini kullandı.Neoliberal politikaların mirasıÖte yandan bilim insanları son 4 yıldaki hatalar nedeniyle Trump yönetimini suçlarken, ABD sağlık sisteminin yapısal sorunlarının hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimler tarafından son 30 yılda benimsenen neoliberal ekonomi ve sağlık politikalarının sonucu olduğunu vurguladı.Diğer zengin ülkelerde ortalama yaşam beklentisi sürekli artarken ABD'de düştüğü anımsatılan raporda, sağlık sektöründeki düzenlemelerin ortadan kaldırılmasının sigorta masraflarını artırdığı ve sigortasızlığı yaygınlaştırdığı, ayrıca ekonomik eşitsizliğin ve ırk ayrımcılığının etkilerinin sağlık alanında daha fazla hissedildiği belirtildi. 'Irkçı hisleri ve düşmanlığı körükledi' Trump döneminde, ABD'de herhangi bir sağlık sigortası ve geçerli sağlık korumasından yoksun 28 milyon insana 2,3 milyon kişinin daha eklendiğine dikkat çekilen raporda, bunun 726 bininin çocuk olduğu bilgisi yer aldı.Kovid-19 salgını döneminde beyaz Amerikalılar ile Afro-Amerikalılar arasındaki ölüm oranı farkının yüzde 50 arttığı, Latin Amerikalıların ortalama yaşam beklentisinin 3,5 yıl azaldığı kaydedilen raporda, 'Trump, düşük ve orta gelirli beyazların yaşam beklentilerinin düşmesi nedeniyle duydukları öfke ve memnuniyetsizliği istismar ederek ırkçı hisleri ve yabancı düşmanlığını körükledi. Böylece bu kitle onun zenginlerin ve şirketlerin çıkarlarına himzet eden ve halk sağlığını tehdit eden politikalarına destek verdi. Şirketlere ve yüksek gelirli bireylere getirdiği trilyon dolarlık vergi kesintilerinin yarattığı bütçe açığını, gıda yardımları ve sağlık bakımında yaptığı kısıntıları meşrulaştırmak için kullandı.' değerlendirmesine yer verildi.Dünya en fazla Kovid-19 vakasının ve virüse bağlı en fazla ölümün görüldüğü ülke olan ABD'de bugüne dek 27 milyon 897 bin 214 vaka tespit edilirken virüs nedeniyle 483 bin 200 kişi yaşamını yitirdi.
Gündem / 11 Şubat 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 1920 1- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, TBMM'nin açılışının 100. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanat Koleksiyonu 'Füreya Koral Sergisi'nin açılışını gerçekleştirecek, Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca ve beraberindeki heyeti kabul edecek. (TBMM/11.00/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC Başbakanı Ersan Saner'i ziyaret edecek, baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşme, muhtelif anlaşmaların imza töreni ve basın açıklaması yapılacak.(Lefkoşa) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Belediyesini ziyaret edecek, esnaf ziyaretinde bulunacak, Belediye Kültür Merkezi'nde kanaat önderleriyle bir araya gelecek.(Bolu/11.30/12.00/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Bilim Merkezinde düzenlenecek 'Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü Programı'na katılacak, fabrika ziyaretlerinde bulunacak. Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfını, Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığını ve AK Parti İl Başkanlığını da ziyaret edecek Selçuk, STK temsilcileriyle bir araya gelecek.(Konya/09.30/20.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cizre'de İçkale'yi ve Dengbej Evi'ni ziyaret edecek, Kızılay Cizre Gönüllü Merkezi açılışına katılacak. Kırmızı Medrese'de ve Şırnak Kültür Merkezi'nde incelemede bulunacak Ersoy, Valiliği, Gezici Kütüphane'yi, Çanakkale Tırı'nı, Belediye Başkanlığını, AK Parti İl Başkanlığını ve Şırnak Zin Çocukevi'ni ziyaret edecek.(Şırnak/11.00/15.45) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, çevrim içi olarak gerçekleştirilecek 'Türkiye-Azerbaycan Kardeşliği; Karabağ Savaşı Sonrası Bölgesel Ekonomik İş Birliği Fırsatları' konulu konferansa katılacak. (İstanbul/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)4- TBMM Genel Kurulunda, Meclis Araştırma Komisyonu raporları ile Kamu Denetçiliği Kurumu raporları görüşülecek.(TBMM/14.00) (Fotoğraflı)EKONOMİ1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, video konferans yöntemiyle Güney Gaz Koridoru Danışma Konseyi 7. Bakanlar Toplantısı'na iştirak edecek.(Ankara/15.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü Protokol İmza Töreni'ne katılacak.(Kocaeli/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Valiliği ziyaret edip basın açıklaması yapacak, Valilikte esnaf ve sanatkarlarla buluşacak, esnaf ziyaretleri gerçekleştirecek.(Şanlıurfa/12.00/14.00/15.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)4- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haftalık para ve banka istatistiklerini açıklayacak.(Ankara/14.30)5- TÜİK, Aralık 2020 dönemi kümes hayvancılığı, süt ve süt ürünleri üretimi istatistiklerini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret için gittiği Katar'da çeşitli temaslarda bulunacak, mevkidaşı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile ortak basın toplantısı düzenleyecek.(Doha) (Fotoğraflı-Görüntülü)GÜNCEL1- YÖK Başkanı Yekta Saraç, 'YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu'nun hizmete açılması dolayısıyla YÖK Başkanlığında düzenlenecek törene katılacak.(Ankara/12.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)SPOR1- Ziraat Türkiye Kupası'nda çeyrek final turu, Demir Grup Sivasspor-Fraport TAV Antalyaspor ve İttifak Holding Konyaspor-Beşiktaş maçlarıyla tamamlanacak. (Sivas/17.45/Konya/20.45) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Misli.com 3. Lig 1. Grup'ta 18, 2 ve 3. Gruplarda ise 20. hafta karşılaşmaları oynanacak. 3- ING Basketbol Süper Ligi'nin 21. haftası OGM Ormanspor-Empera Halı Gaziantep Basketbol maçıyla tamamlanacak. (Ankara/17.00) (Fotoğraflı)4- Göztepe Futbol Takımı, Süper Lig'de 25. haftada oynayacağı Medipol Başakşehir maçının hazırlıklarını Adnan Süvari Tesisleri’nde basına açık yapacağı antrenmanla sürdürecek.(İzmir/12.00)5- AXA Sigorta Kadınlar Kupa Voley'de çeyrek final mücadelesi Eczacıbaşı VitrA-Türk Hava Yolları maçıyla tamamlanacak. (İstanbul/19.00) (Fotoğraflı)6- Katar'da düzenlenen 2020 FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nın üçüncülük maçında Mısır'ın El-Ehli ile Brezilya'nın Palmeiras takımları, finalde ise Almanya temsilcisi Bayern Münih ile Meksika ekibi Tigres karşılaşacak. (Er Reyyan/18.00/21.00) 7- Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık, ana tablo maçlarıyla devam edecek. ÖZEL HABER 1- GRAFİKLİ - 'YÖK Anadolu Projesi' ile kıdemli üniversiteler Anadolu'nun genç üniversitelerine bilim yolunda ışık tutacakTürk yükseköğretiminde ilk kez uygulanacak proje, ülke genelinde eğitim kalitesinin artması ve mezun niteliğinin yükselmesi sonucu akademik eğitimde yeni bir dönemin kapısının aralanmasına olanak sağlayacakProje kapsamında 12 kıdemli üniversitenin kıdemli öğretim üyeleri 2006'dan sonra kurulan 15 genç üniversitenin çeşitli bölümlerdeki öğrencilerine ders verecek ve araştırma alanlarında danışmanlık yaparak yol gösterecekGenç üniversitelerdeki 170 bin 480 öğrencinin faydalanacağı proje, lisansta olduğu kadar, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki genç akademisyenlere de önemli katkılar sunacakÜniversitelerin araştırma altyapılarını ve kütüphane olanaklarını birbirlerine açacağı proje, yükseköğretimde 'fırsat eşitliği ve sosyal adalet' kavramlarına katkı vermek isteyen öğretim üyelerinin 'gönüllülük esasına dayalı' olarak yürütülecekİki üniversite arasındaki eşleşmenin en fazla 5 bölüm ve program düzeyinde yapılabileceği proje ile kıdemli üniversitedeki hocalardan ders alan genç üniversite bünyesindeki öğrenciler kendi okullarından mezun olacak(Sefa Şahin/Ankara)2- YATIRIMCILARA ALTIN FIRSATLAR - Yabancı yatırımda geçen yıl Türkiye'yi en çok İtalyanlar tercih ettiİtalyanlar, 2020'nin ocak-kasım döneminde Türkiye'ye 970 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirirken ABD'li yatırımcılar 769 milyon dolar, Hollandalı yatırımcılar ise 491 milyon dolarlık yatırım yaptıAvrupalı yatırımcıların Türkiye'ye yatırımı toplam yabancı yatırım tutarının yaklaşık yüzde 71'ini oluşturduYabancıların 'bilgi ve iletişim' sektörüne gerçekleştirdiği yatırım tutarı bu dönemde 1,3 milyar doları buldu(Zeynep Çetinkaya/Ankara)3- Türk ayakkabıcılar, 2020'de ihracattan 700 milyon dolar kazandıTürkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu Başkanı Ahmet Aydan:'2020'de salgınla hesabımızda olmayan gelişmeler yaşandı. Bu gelişmelere rağmen ayakkabıda 700 milyon dolar civarında ihracat yaptık ve bu ciddi bir rakam''Mağazan var, orada satışını yapacaksın ama internet satışın da olsun. Bu konu çok değerli. Dünya internet satışına gidiyor'(Fırat Özdemir/Gaziantep)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam