Orta Çağ denince aklınıza hemen filmlerde gördüğünüz, iğrenç, vahşi, hastalıklı, kokan, rezil, cehaletin kol gezdiği bir manzara geliyor biliyoruz, çünkü biz de öyle düşünüyoruz. Tamam size burada Orta Çağ’ı savunacak değiliz, gerçekten kötü bir çağ ama hakkını da yemeyelim, bize anlatılan her şey de doğru değildi. Neleri yanlış biliyorsunuz gelin düzeltelim.
Kanada'nın Alberta eyaletinde 68 milyon yıllık yeni bir tür dinozor fosili bulunduğu bildirildi.Alberta eyaletine bağlı Calgary kentindeki Royal Tyrrell Paleontoloji Müzesi'nden Caleb Brown, eyaletin güneyindeki alabalıkları ile ünlü avlanma bölgesi Oldman Nehri'nde, bir balıkçının farkederek haber verdiği fosilin, 1,6 metre uzunluğunda olduğunu söyledi. Fosilin bir kısmının zaten açıkta olduğunu kaydeden Brown, diğer kısmının bulunduğu kaya parçasınınsa, bilinenden çok sert çıktığını ifade etti.
Kadınlarla ilgili her daim çok şey bildiğimizi zannederiz. Bu yanlış fikirlerin doğrultusunda hareket edip, her seferinde yanılıp kalp kırmaktan/kırılmaktansa bu yazıyı okuyup bir nebze olsun önyargılarınızdan ve yanlış fikirlerinizden kurtulabilirsiniz.
Ezbere konuşmuyoruz, çok çocuklu çekirdek bir ailede en sorunlu bireyler ortanca çocuklar ve büyük çocuklar olurken, daha yaratıcı bir kariyer hedefine yürüyen, daha rahat bireyler genelde ailenin en küçük çocuğu oluyor. Bu bir tesadüf mü? Hiç sanmıyoruz, bilim tesadüflere yer bırakmayacak şekilde bu konuda da çalışmalarını yapmış ve verileri gözümüze gözümüze sokmuştur. Boş beleş araştırmalarla binlerce yuro maaşı cebine indiren bilim insanlarına teşekkür ediyor ve bu olgunun sebeplerini dilimiz döndüğünce açıklamaya çalışıyoruz.
Bilim insanlarının su altı gözlem kameralarına yakalanan yeni tür deniz canlıları Porto Riko yakınlarında keşfedildi. Gelişmiş kameralarla gece kaydedilen görüntülerde dahi parlayabilen canlıların da içinde bulunduğu yeni türlerin keşfi ABD'nin Virgin Adaları ve Porto Riko yakınlarında gerçekleşti.
Kenya'da çalışan arkeologlar, dünyanın en eski taş araçlarını buldular. Bu taş araçlar insanlık tarihiyle ilgili bilinen her şeyin sorgulanmasına yol açacak nitelikte.
Avrupa Birliği hayvanseverleri hayal kırıklığına uğrattı. Hayvanlar üzerinde deney yapılmasının tamamen yasaklanmasını isteyen Avrupalılara Komisyon'dan olumsuz yanıt geldi.Hayvanlar üzerinde deney yapılmasının yasaklanması için başlatılan vatandaşlık girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Avrupa Birliği Komisyonu, hayvan deneylerine toptan yasak getirilmesi talebini geri çevirdi.Yürürlükteki yasal düzenlemenin hayvanların kobay olarak kullanılmasına sınırlama getirdiğine dikkat çeken Komisyon'un rekabetten sorumlu komiseri Jyrki Katainen, Avrupa Birliği'ndeki bilimsel araştırmalarda hayvan deneylerinin tamamen yasaklanmasının şu an için mümkün olmadığını söyledi.Yasağın özellikle tıp alanındaki araştırmaların Avrupa Birliği dışındaki ülkelere kayma tehlikesini doğuracağını söyleyen Komisyon yetkilisi, hayvanların korunma derecesinin bilimsel araştırmalarda da yüksek seviyede tutulması gerektiğini vurguladı.Avrupa Birliği'nde 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle hayvanlar üzerinde deney yapılan kozmetik ürünlerin Avrupa'da satılması yasaklanmıştı.'Stop Vivisection - Viviseksiyonu Durdur' sloganıyla başlatılan kampanya için 1 milyon 170 bin imza toplanmış ve hayvanlarla yapılan deneylerin yasaklanması için yasal düzenleme talep edilmişti.Avrupa Birliği'nde 2012 yılında yürürlüğe giren 'Vatandaş Girişimi' uygulaması, Avrupa vatandaşlarına en az 7 Birlik ülkesinde bir milyon imza toplanması halinde Komisyon'a başvuruda bulunma olanağı sağlıyor.DW
Bilimin halen açık ara en ilgi çeken konusu: Zamanda yolculuk. Interstellar (Yıldızlararası) filmi ile bir başka mecraya taşınan bu konu, önündeki paradokslar çözülüp, zaman boyutunda yolculuk etmeye başlayana kadar da raftan ineceğe pek benzemiyor. Hawking'in açıklamaları sonrası iyice ciddiye binen bu konuda, hele ki bilinç konusu da işin içine dahil edildikten sonra birkaç kelam etmek zaruri hale geldi.. Çayınızı, kahvenizi alın, gelin. Bu 'yolculuğa' birlikte çıkalım..
ABD'li bilim insanları ağrıyı ölçebilen yazılım geliştirdi. Yazılımın özellikle 5 yaş altındaki ağrıyı ifade edemeyen çocuklar ile doktor ve hemşirelere kolaylık sağlayacağı belirtiliyor.California Üniversitesi'nden bilim insanları, 50 çocuğun ameliyat videosunu kullanarak kaş, göz kapakları ve burun çevresindeki kırışıklıklar başta olmak üzere yüzdeki 46 ayrı noktayı inceledi. Yazılım sayesinde çocukların hissettiği ağrı 0-10 ölçeğinde değerlendirildi.Bilim insanları yazılımın yüz hareketleri verilerini 'ağrı ölçeğine' yansıttığını ve bunu hastanın, yakınlarının ya da hemşirenin verdiği bilgilerle karşılaştırdığını açıkladı. Araştırmaya imza atanlardan Jeannie Huang, 5 yaşın altındaki çocukların ağrılarını ifade edemediğine ve her kişinin ağrı eşiğinin farklı olduğuna dikkati çekerek yazılımın doktor ve hemşirelere büyük kolaylık sağlayabileceğini kaydetti.Ancak Huang, yazılımın hastanelerde kullanılmaya başlamasından önce daha ayrıntılı araştırmaların yapılmasının gerektiğine vurgu yaptı. Hastanelerde kullanılması halinde bu yazılım çocukların yanı sıra engelliler ya da ağrının derecesini ifade edemeyen hastaların uygun tedaviyi görmesini sağlayabilecek. Araştırmanın sonuçları 'Pediatrics' dergisinde yayımlandı.AA
Eğer ayran tüketmeyi sevmiyorsanız eminiz bu yazıyı okuduktan sonra ayran hakkındaki düşünceleriniz değişecektir. Çünkü özellikle yaz aylarında soğuk ayranın rahatlatıcı tadının yanında sağlık açısından birçok faydasının olduğunu söylemek mümkündür.Ayranın içecek olarak eski tarihlerden itibaren tarıma bağlı topluluklar tarafından yaygın olarak tüketilmekteydi. Modern çağdaysa tıbbi amaçlı olarak tüketilmeye başlamıştır. Çünkü sağlık açısından birçok faydasının olduğu modern tıp tarafından kabul görülen bir gerçektir.Ayran, A vitamini açısından çok zengin bir besin kaynağıdır. Bunun yanında C, D, E ve K vitaminlerini içermektedir. Ayrıca B6 ve B12 vitaminleri açısından da zengin olması ayranın çok geniş bir yelpazede sağlığımıza faydalı olmasını sağlamaktadır.Ayran bunun dışında kalsiyum, demir, magnezyum,sodyum , manganez,selenyum,magnezyum başta olmak üzere birçok temel mineraller içermektedir. Bu minerallerin çoğu ise organların sağlıklı bir şekilde çalışmaları için hayati önem taşımaktadırlar.Ayranın Sağlığa FaydalarıSağlık açısından birçok faydası olan ayranın doyurucu özelliği de vardır. İçerdiği yüksek değerdeki vitamin, mineral ve bileşenler yardımıyla başta sindirim sistemi olmak üzere kemik sağlığına, kan basıncının düzenlenmesine, kolesterole ve daha birçok açıdan sağlığımızın korunmasına katkıda bulunur.Kilo Vermeye Yarıdmcı Olur: Ayran diyette olan kişilerin tükettiği en temel besin kaynaklarının başında gelir. Bunun en önemli sebebi uzun süre açlık hissini bastırması ve gıdaların az tüketilmesi sonucu meydana gelebilecek vitamin ve mineral eksiklerini giderebilir. Bunun dışında mide ve bağırsaklarda besin emilimini azaltarak tokluk hissini arttırır.Harareti Giderir: Özellikle yaz aylarında hararet giderici özelliği vardır. Başta sindirim sistemi olmak üzere bütün vücutta sıcaklığın dengelenmesine yardımcı olabilir. Bu yüzden yaz aylarında bolca tüketilir.Ayran ayrıca şişkinlik ve hazımsızlığın giderilmesine yardımcı olabilir. Özellikle ağır yemeklerden sonra tüketilmesi hazmın kolaylaşmasına ve gaz sorunlarının ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir.Ayran Kalsiyum İhtiyacını Giderir: Süt ürünleri genelde kalsiyum açısından çok zengindir. Kalsiyum ise özellikle kemik ve iskelet sağlığı için çok önemli bir mineraldir. Düzenli olarak ayran tüketimi kemik sağlığının korunmasına yardımcı olabilir.Ayranın içerdiği kalsiyum aynı zamanda hücrelerin sağlığının korunmasına ve kas sağlığına önemli katkılar sağlar.Vitamin Deposu Ayran: Ayranın içerdiği yüksek değerdeki B kompleksi, vitaminleri başta olmak üzere D vitamini özellikle anemi hastalığına yakalanma riskini azaltabilir. Bunun dışında demir içermesi de ayrıca sağlığımıza katkısı açısından artı bir fayda sağlar.Riboflavin İçeren Ayran: Ayran hormonlarının salgılanması ve sindirime yardımcı olan gıdaların enerjiye dönüşmesine yarayan riboflavin açısından zengindir. Ayrıca antioksidan özelliğinden dolayı karaciğer sağlığına katkıda bulunur.Ayran Kan Basıncını Azaltır: Bu konuyla ilgili olarak dünyanın farklı ülkelerinde yapılan birçok araştırma ayran tüketimin kolesterolün sağlıklı bir seviyede kalmasına yardımcı olduğunu ortaya koyarken, kan basıncının düşmesini sağladığını da ispatlamıştır.Kolesterole İyi Gelir: Ayran kolesterol seviyesinin sağlıklı seviyede tutulmasına yardımcı olur. Ayran kolesterol seviyesinin düzenlenmesine hayati katkı sağlayan bileşenler açısından çok zengindir.Midede Asit Seviyesini Kontrol Eder: Ayran midede asit seviyesinin düzenlenmesini sağlayan etkili bir içecektir. Özellikle baharatlı içeceklerin ender olduğu yanma ve tahrişten kaynaklana sızıların ortadan kalkmasına yardımcı olabilir. Mide duvarlarının yumuşamasını ve rahatlamasını sağlar.Kabızlığı Giderir: Ayranın sulu bir içecek olması bağırsak hareketlerinin artmasını sağlar ve kabızlık sorununun giderilmesinde etkili olur. Birçok içeceğin aksine aç karınla içilmesinin bir sakıncası olmadığından dolayı aç karınla tüketildiğinde daha etkili sonuçların alınmasına yardımcı olabilir.Gastrit Hastalığına İyi Gelir: Ayran, gastrit sorunlarının giderilmesine ciddi anlamda fayda sağlayabilir. Özellikle bağırsaklarda faydalı bakterilerin sayının artmasına yardımcı olabilir. Yalnız ayranın aşırı tüketimi tam tersi bir gelişmeye neden olabilir.Ayranın Diğer Faydaları: Düzenli olarak ayran içmek sadece başta sindirim sistemi olmak üzere iç organların sağlığını korumakla kalmaz aynı zamanda cilt sağlığının korunmasına da yardımcı olur. Cilt maskelerinde cildin temizlenmesi dışında güneş yanıklarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Ayran birçok cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.Bazı sağlık uzmanları ayranın sinir sistemi üzerinde de etkili olduğunu savunmaktadır. Ayranın yorgunluğu alması ve kasları gevşetici özelliğinin olması sinir sistemi üzerinde olumlu etkilere neden olmaktadır..Ayran ayrıca hemoroid hastalığına da iyi gelmektedir. Bunun dışında birçok sağlık uzmanı ayranın soğuk algınlığına faydalı olduğunu belirtmektedir. Ayran metabolizma ve vücudun koruma sistemini destekleyici fonksiyonlarından dolayı bünyeyi soğuk algınlığının neden olabileceği hastalıklardan korumaya yardımcı olur. Soğuk algınlığına karşı ayrıca zencefil karıştırılarak tüketildiğinde daha erken sonuç almanıza yardımcı olur.Ayranın Zararları Ayranın sağlık açısından birçok faydasının olduğunu gördük. Ayran tamamen doğal besinler içerdiği için her yaştan insanın sağlık açısından güvenle tüketebilecekleri besinlerin başında gelir. Fakat çok nadir de olsa dahi bazı ufak sorunlara neden olabilir.Ayranın zararları şu şekilde sıralanabilir:Bazı sağlık uzmanları, doğal yollarla hazırlanmamış hazır ayranlarınfaydasından çok zararı olduğunu savunmaktadırlar. Özellikle bu tür ayranların aşırı tüketilmesinin bağırsaklardaki zararlı bakterilerin artmasına neden olduğunu düşünmektedirler.Aşırı miktarda ayran tüketimi midedeki asit oranının olumsuz yönde değişmesine neden olabilir.TavsiyelerAyranın sağlık açısından birçok faydası olduğu yüzyıllardan beri bilinen bir gerçektir. Fakat modern dünyada değişen ekolojik denge ve eğilimler sonucu artık doğal gıda bulmak çok zordur. Bunların bir tanesi de ayrandır. Ayranın doğal yollarla ve sağlıklı ortamlarda hazırlanmış olması sağlığa katkısı açısından çok önemlidir. Bu yüzden ayranın doğal yollarla hazırlanmasını tavsiye ediliyor.KaynaklarButtermilk: The Healthy Cool DrinkTop 8 health benefits of chaas or buttermilkHealth Benefits of ButtermilkBenefits of ButtermilkButtermilkTop 5 health benefits of Buttermilk (Chaas)Buttermilk Health BenefitsBenefits of ButtermilkBeauty benefits of buttermilk
Dünyaca ünlü Time Dergisi, en sağlıklı 50 besini açıkladı. ‘Truly Healthy Family Cookbook’ kitabının yazarı diyetisyen Tina Ruggiero’ya sorularak hazırlanan listede, sağlıklı yaşam için tüketilmesi gereken gıdalar sıralandı.Bu gıdalar içerisinde şeker pancarı da yerini aldı. Şeker pancarının faydaları insan sağlığı üzerinde oldukça fazladır. Peki ıspanakgilller familyasından olan şeker pancarının faydaları neler?
ABD'deki MIT Üniversitesi'nden Dr. Dağdeviren, cilt kanserinin teşhisinde 10 saniyeden kısa sürede sonuç veren cihaz geliştirdi.Harvard Üniversitesi'ne 'Genç Akademi Üyesi' olarak kabul edilen ilk Türk olan Dr. Canan Dağdeviren, cilt kanserinin teşhisini kolaylaştıracak, dövme gibi vücuda yapıştırılabilen ve 10 saniyeden daha az sürede sonuç veren cihaz geliştirdi.Forbes dergisinin '30 yaşından küçük 30 bilim insanı' listesine giren Dr. Dağdeviren'in bu çalışması Nature Materials dergisinde yayımlandı. Cihazın, yapıştırıldığı deriye basınç uygulayarak derinin mekanik özelliklerini tespit ettiğini belirten Dr. Dağdeviren, 'Cihaz, bu özelliklerin kansere yakın olup olmadığını gösteriyor. Deri kanserinin mekanik özellikleri zaten belli. Bu özelliklere uyan sonuçlar çıktığı zaman biyopsi ve diğer prosedürler gerçekleştirilecek' dedi.Dr. Dağdeviren, cihazı kanser şüphesi olan hastalar üzerinde denediğini, doktorun da biyopsi yaptığını ifade ederek 'Ben kendi datalarımı yolladım. Tuhaf görünenleri kendisine söyledim. Biyopsi sonuçları iki hafta sonra çıktı ve benim söylediklerimle bire bir örtüştü. Bu yöntem hızlı, ağrısız ve de kolay bir yöntem. 10 saniyeden az bir sürede sonuç veriyor' diye konuştu. Cihazın kullanımıCihazın, dövme gibi vücuda yapıştırılabildiğini, çıkarılıp başka bölgeye de uygulanabileceğini belirten Dr. Dağdeviren, 'Vücut bunu hiç hissetmiyor, çok ince. Elektriksel bağlantılarla verileri bilgisayarda topluyoruz. Sonra bir program sayesinde vücudun mekanik özelliklerini gösteren renkli bir harita ortaya çıkıyor. Renklerle vücutta anormallik olan bölgeyi çok küçük bile olsa gösteriyor' ifadesini kullandı.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı iki yıldır süren geliştirme çalışmaları ardından yeniden tam faaliyete geçiyor.Fransa-İsviçre sınırında, yerin 100 metre altında bulunan CERN tesislerinde çalışan bilim insanları daha önce görülmemiş bir hızla protonları çarpıştıracak.
Aleksey Leonov'un 18 Mart 1965'de ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdiği Voskhod 2 görevinde yaklaşık olarak 12 dakika uzay aracının dışında kalmıştı. Bu yürüyüş sırasında uzay aracından 15 metre kadar uzaklaşan Sovyet kozmonotun uzay elbisesi boşlukta o kadar şişmişti ki, Leonov rahat hareket edemiyor, göğsündeki fotoğraf makinesinin düğmesine basamıyordu. Bu sebeple ki ilk uzay yürüyüşü başarıyla gerçekleşse de fotoğrafı çekilemedi. Aynı yıl NASA bu ilki gerçekleştirmek üzere harekete geçti ve 3 Haziran 1965 tarihinde ilk uzay yürüyüşünü fotoğraflayan Ed White, bu yürüyüşü gerçekleştiren ilk Amerikalı astronot unvanına sahip oldu. Bu önemli olayın 50. yıldönümüne özel NASA, arşivinden ay yürüyüşlerini içeren bir fotoğraf albümünü yayınladı. İşte o uzay yürüyüşleri...
Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel olaylardan bir diğeri de 3B yazıcılar ile insan derisi üretimi. Kozmetik markası L'Oréal tarafından çalışmalarına başlanan yapay deri ile marka ürünlerini bu deriler üzerinde test etmeyi düşünüyor.
1 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Mayıs’ta Almanya gezisinden dönerken uçakta gazetecilere “Hiç kimse kalkıp ‘MİT, El Kaide’ye silah gönderdi’ diye iftira atarak, istihbarat teşkilatımızı zan altında bırakamaz. Eğer haysiyetleri varsa, ispatla mükelleftirler” dedi. Türkmenlere “insani yardım” yollandığını söyledi. MİT’in silah yolladığı görüntülerle ispat edilince neden dava açılması talimatı verdi? 2 Cumhuriyet’te haberin çıktığı 29 Mayıs günü, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de Fransız Haber Ajansı’na “Yardım, Özgür Suriye Ordusu ve Suriye halkı içindi” dedi. Ertesi gün Ankara’daki mitingde, “O yardımlar Suriye Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu” diye düzeltti. Arada ne oldu da Başbakan fikir değiştirdi? 3 Davutoğlu’nun genel başkan yardımcısı ve AK Parti Siirt Milletvekili Yasin Aktay, 18 Mayıs günü Siirt’te “O silahlar Özgür Suriye Ordusu’na gidiyordu” dedi. O da mı yanlış biliyordu? 4 Silahlar Türkmenlere gidiyordu ise neden Türkmenlere yakın bir sınır kapısı yerine o dönem Nusra Cephesi’nin kontrolündeki Reyhanlı kapısı tercih edildi? 5 Devlet yetkililerinin halkına, Meclis’e, dünyaya yalan söylemesi, yalanı deşifre eden gazetecileri tehdit etmesi suç mudur değil midir? Ya da hangisi daha büyük suçtur?
“Cep telefonları ve baz istasyonları ilk çıktıklarında teknoloji oldukça geriydi ve şiddetleride standartların üzerindeydi” diyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Elektromanyetik Alanlar Komisyon Başkanı Prof. Dr. Tunaya Kalkan, “Artık öyle radyasyon falan yok. Çünkü, teknoloji emniyetli bir noktaya geldi. Eğer bir şey çıkarsa hiç endişe edilmesin hemen söyleriz” dedi. Uluslar arası İyonize Olmayan Işımadan Korunma Komisyonu (ICNIRP) tarafından organize edilen ve ev sahipliğini Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi Başkanlığı’nın yaptığı “İyonize Etmeyen Elektromanyetik Alanların Yarattığı Isıl Hasara Yakından Bakış Sempozyumu“ İstanbul’da yapıldı.40 ülkeden 150’ye yakın bilim insanın katıldığı 3 günlük Sempozyumda, ICNIRP tarafından tavsiye edilen standart değerlerin tartışılmasının yanı sıra, baz istasyonları, cep telefonları, mikrodalga fırınlar ve elektrikle çalışan tüm cihazlardan yayılan elektromanyetik alanlara yönelik etkiler masaya yatırıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere davet ettikleri uzman bilim adamlarının yaptığı çalışmalar ile bu konudaki endişelerin ve doğru bilinen yanlışların azalmasını hedeflediklerini söyledi. Gültekin ayrıca, her şehirde etkin kanser kayıt ve erken teşhis merkezleri kurduklarını da sözlerine ekledi.Dünya Sağlık Örgütü Elektomanyetik Alanlar Projesi Başkanı Emilie van Deventer, elektromanyetik alanların insan sağlığına olası etkileri konusunda uzun süredir ciddi araştırmalar ve çalışmalar yürütüldüğünün altını çizerek, bu çalışmalar kapsamında elektromanyetik alanların termal ve termal olmayan etkilerini incelediklerini vurguladı. ICNIRP Başkanı Rüdiger Matthes da, yeni kanıtlar ışığında özellikle insanları korumak için elektromanyetik alanların termal etkilerini tartışmak için İstanbul’da olduklarını, toplantı sonuçlarını ise önümüzdeki sene yeni bir rehber ile duyuracaklarını belirtti.İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Elektromanyetik Alanlar Komisyon Başkanı Prof. Dr. Tunaya Kalkan ise, elektromanyetik alanların ısıl etkisinin vücut sıcaklığını bir derece artıran değer olarak kabul edildiğini belirterek,” Bu değerin 50’de biri olan 40 volt / metre ICNIRP tarafından güvenli kabul edilmektedir. Türkiye’de ise bu değer tedbir amaçlı 10 volt / metre olarak uygulanıyor! Buradaki sonuçlar insan sağlığı için en uygun çıktılara ışık tutacaktır” şeklinde konuştu.
Toplumumuzda, özellikle sayısal zeka üzerine kurulmuş bir 'zeki' algısı vardır. Yani, matematiğe, fiziğe, kimyaya ilgisi olan bir insan zekidir, fakat virtüöz olmuş bir müzisyen, kafası matematiğe diğeri kadar basmadığı için, o kadar da zeki değildir. Peki bu adaletli mi sizce?Her insan zekidir! Önemli olan, kişinin kendi özelliklerini keşfetmesi ve ilgisinin olduğu alanlarda çalışmasıdır. Hayat bir yarış değildir ve birey, çoğunluğun yaptığı şeyi yapmak zorunda değildir. Dolayısıyla herkes mühendis olmak zorunda değildir, hatta herkes üniversite okumak zorunda dahi değildir.Uzun uzadıya burada çok örnek verilebilir fakat bu cümle tek başını hepsini karşılayacaktır.''Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.''