onedio
Hevesi Sürekli Kursağında Kalan Talihsizlerin Çok İyi Bildiği 17 Durum
Ünlü düşünür, filozof Gökhan Türkmen'in;'Yarın hatırımı sorsan ne olur ?Bugün hevesimi kırdın bir kere !'sözlerinden yola çıkarak hazırladığımız bu galeride kendinizden bir şey bulacağınıza eminiz.Hevesleri sürekli kursaklarında kalanların bildiği 17 durumu sizler için listeledik.Onedio Duygu Dilleri Ana Bilim Dalı Mütercim ve Tercümanlık Araştırma Kurulu iftiharla sunar.
Sakızdan DNA Tespit Edip Çiğneyeni Bulmanın 10 Aşaması
Bir sergiye gittiğinizde kendi yüzünüzü görseniz ne hissedersiniz? Peki biri gizli gizli fotoğrafınızı mı çekti ya da uyurken yüzünüzün kalıbını mı aldı? Hiçbiri değil; bu bir sakızdan DNA bulma sanatı; hatta sanat değil, bir ibret-i alem.
Etiyopya'da 'Yeni' Bir İnsan Türü Bulundu
Etiyopya'nın Afar bölgesinde varlığı daha önce bilinmeyen bir insan türüne ait kalıntılar bulundu.3.3 ila 3.5 milyon yıl öncesine ait çene kemiği ve dişler, bilinen ilk insan türlerinden farklı bir türün de yaşadığını ve insanın soyağacının sanılandan daha karmaşık olabileceğini gösterdi.Araştırmacılar, buldukları 'yeni' insan türüne Afar bölgesinde kullanılan yerel dilde 'yakın akraba' anlamına gelen deyiremeda sözcüğünü de kullanarak Australopithecus deyiremeda adını verdi.Nature adlı dergide yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, bulunan kemik ve dişler hem insansı hem insan öncesi türlerin özelliklerini taşıyan dört canlıya ait.
Deniz Gezmiş Vakfı Kuruldu
68 kuşağının devrimci önderi Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının anısını yaşatmak üzere, devrimci mücadeleye kattıkları değerleri gelecek kuşaklara aktaracak olan “Deniz Gezmiş Bağımsızlık ve Özgürlük Vakfı” kuruldu.Vakıf Sözcüsü Hamdi Gezmiş, “Vakıf düşüncesi esas olarak, Deniz abimlerle ilgili yapılacak araştırma, etkinlik ve üretilecek yapıtlar nedeniyle gelen talepleri kurumsal bir kimlik altında karşılama ihtiyacı ve bireysel çabaların kurumsal yapı içinde daha faydalı sonuçlar verebileceği düşüncesinden kaynaklandı.‘Abim Deniz’Özellikle “Abim Deniz” eserinin hazırlık aşamasında da, aile üyeleri olarak Deniz ve arkadaşlarının anıları ve manevi mirasının daha iyi yaşatılabileceği düşüncesiyle Deniz Gezmiş adına bir vakıf kurma hazırlığına girdik. “Abim Deniz” kitabı ve bu konudaki diğer eserlerin telif haklarından elde edilecek gelirlerin de bu vakfa bağışlanmasını kararlaştırdık. Böylece geçtiğimiz yaz aylarında vakıf senedini oluşturma çalışmalarına başladık.”68. yıl müjdesiGezmiş ailesinin, Deniz Gezmiş’in 68. doğum gününde müjdelediği vakfın kuruluşu, tescil davasının kesinleşmesiyle 12 Mayıs’ta resmen gerçekleşti. Vakfın kurucu Mütevelli Heyeti, aile üyeleri olan Bora Gezmiş, Hamdi Gezmiş, Nural Gezmiş ve Aynur Gezmiş’ten oluşuyor.Halen kuruluş adresinde bulunan Vakfın kalıcı yeri Kadıköy’de olacak ve bir açılış töreni ile tanıtılacak. Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş, “Vakfın adı Deniz Gezmiş olsa da, Deniz’i, Yusuf’tan, Hüseyin’den asla ayrı tutmuyoruz. O kuşağı, onun arkadaşlarını, yeni nesillere tanıtmak, onların düşünce ve ideallerini bugünlere taşımak aile olarak bizim görevimizdi” diyor.Kaynaklarıyla...Kendi kaynaklarıyla var olacak, Deniz ve arkadaşlarını sevenlerin yardımlarıyla yaşayacak olan vakıf, topluma kazandırılmış oldu.Vakıf yönetim kurulu, ilk iş kalıcı yer temini ve Danışma Kurulu oluşturmak için çalışmalarına başladı. Vakfa uygun bir mekan arayışında, kılı kırk yaran bir titizlikle haraket ediyorlar. Bora Gezmiş’in, en çok önemsediği konuların başında, vakfın öğrencilere burs verme projesi var.Son sözünde bilim demiştiDeniz Gezmiş’in kardeşi, Vakıf Sözcüsü Hamdi Gezmiş: “Deniz ağabeyimin ölüme giderken en çok vurgu yaptığı şey bilim ve bilgiydi. Vakfın çıkış noktası bu. Yeni kuşağa bilim arzusunu aşılamak istiyoruz. Araştırmalara, tezlere, incelemelere destek vermek istiyoruz. Adaletsizlikten canı yanmış bir aileyiz. Adalete, insan haklarına vurgu yapan alanlarda çalışmalar yapacağız. Bizimle dayanışacak insanları bu projelere katacağız. Başarılı olmak için yola çıktık.”
Dünyanın En İlginç Hayvanlarından "Denizatı" Hakkında Bilmeniz Gereken 14 Şey
etiket
Denizatı, Eskiçağ'dan beri dünyanın en çok tanınan ve sevilen hayvanlarından biri olmakla birlikte, bilim dünyasının karşısına sürekli yeni bilinmeyenlerle çıkıyor. Bu canlılar, binlerce yıldır masallarda, batıl inançlarda, tıpta ve ekonomide önemli roller oynadı. Ama şimdi, tam da bu harika hayvanların geleceği tehlikeye girdiği anda bazı biliminsanları bu canlıyla ilgili yeni bilgiler elde ettiler.
Reklam
Hem Yüzen, Hem Uçan Şeytan Vatozu'nun Bilimsel Açıklamalara Karşı Gelen Şaşırtıcı Fotoğrafları
Kim balıkların uçamadığını söylüyor ise daha Şeytan Vatoz'unu görmemiş demektir! İsmini kafa kısmındaki şeytan boynuzuna benzeyen şekillerden alan deniz hayvanı, havada birkaç saniye süzüldükten sonra karın üstü tekrar suya düşmesi ile ünlü. Bunu neden yaptıkları ise adeta bir gizem. Yine de bilim adamları bunun sebebinin bir çiftleşme ritüeli, beslenme şekli veya sadece eğlencesine olabileceğini söylüyor. Octavio Aburto - bir enstitüde yardımcı doçent-  2011 yılında ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bu uçan yaratıklarla karşılaştı ve aşağıda yer alan nefis kesici fotoğrafları çekti.
ABD Ordusundan SpaceX'e Onay
ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığı, SpaceX şirketinin askeri ve istihbarat uyduları fırlatmasına onay verdi.SpaceX şirketi, ABD ordusuyla işbirliği yapacak.Hava Kuvvetleri Komutanlığı, merkezi California eyaletindeki Hawthorne kentinde bulunan SpaceX şirketinin askeri ve istihbarat uyduları fırlatmasınaonay verdi.SpaceX'in kurucusu Elon Musk, kararı 'ulusal güvenliğin uzay ayağında rekabetin sağlanması için çok önemli bir adım' olarak niteledi.
Reklam
NASA Jüpiter'in Uydusunu İnceleyecek
Kamera ve radarlardan manyetik alan ölçerlere kadar bir dizi araç Jüpiter’in uydusu Europa’ya gönderilecek. NASA, uyduda yaşam izleri araştıracak.NASA'dan yapılan açıklamada, Europa'ya dokuz araç gereç gönderileceği ve bunlar arasında radarlar, manyetik alan ölçer ve kameralar bulunduğu bildirildi.Bu araçlarla, bilim insanlarının tahmin ettiği gibi gerçekten Europa'nın buzlu yüzeyinin altında okyanus olup olmadığı incelenecek.Araçların 2020 civarında gönderileceği bildirildi.
Taksim Dayanışması'ndan 'Gezi'nin 2. Yılı' Açıklaması: Her Yerdeyiz
Taksim Dayanışma platformu tarafından, Gezi Parkı protestolarının 2. yıldönümü nedeniyle yapılan 'Her Yerdeyiz' başlıklı açıklamada, 'Gezi süreci bitmiş bir süreç değil, hala devam eden bir süreçtir' denildi.Taksim Dayanışması, Gezi Parkı protestolarının 2. yıldönümü nedeniyle basın açıklaması düzenledi. Karaköy'deki TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şubesi'ndeki basın açıklamasını Taksim Dayanışması adına Ali Çerkezoğlu ve Mücella Yapıcı yaptı.
Reklam
The Verge’ün Sahibi Vox Media, Recode’u Satın Aldı
Bünyesinde The Verge’ü barındıran Vox Media, 2 yıl önce kurulan Recode’u satın aldığını duyurdu. Bundan 2 yıl önce Wall Street Journal ve All Things D’den ayrılan Kara Swisher ve Walt Mossberg tarafından kurulan Recode, internet ve teknoloji dünyasından iş haberleri sunuyordu.Vox Media, 2014 yılının sonunda General Atlantic‘ten 46,5 milyon dolar yatırım almıştı. The Verge, son 1 yılda stratejisini değiştirmiş sadece teknoloji değil, eğlence, bilim ve ulaşım gibi konularda da haberler yapmaya başlamıştı. Bu değişimi daha önce Mashable da yaşamış ve herkese hitap etmek amacıyla çıktıkları yolda trafiklerini de artırmıştı.Vox Media’nın Recode satın almasıyla birlikte The Verge’ün de yepyeni bir düzene geçtiğini de belirtelim. Recode aynı bugün olduğu gibi teknoloji ve internet dünyasının iş tarafından bakmaya devam ederken, Recode’un ürün inceleme ekipleri The Verge’de devam edecek. Bu da The Verge’ün bugünkünden de güçlü bir şekilde yola devam edeceğini kanıtlıyor.Nisan ayında 24,5 milyon kişi tarafından ziyaret edilen The Verge, video izlenme ve ziyaretçi sayısını de artırmaya devam etmek istiyor. Yaptığı açıklamayla birlikte video ekibinin sayısını ikiye katlamayı planlayan The Verge’de bundan böyle daha çok video içerik görmeye de başlayacağız gibi gözüküyor.Vox Media’nın, Recode.net için ne kadar ücret ödediği ise kamuoyuna açıklanmadı.Webrazzi
Reklam
Güneş'ten 300 Trilyon Kat Daha Parlak Galaksi Keşfedildi
NASA, Güneş’ten 300 trilyon kat daha parlak bir galaksi keşfettiklerini kendi sayfası üzerinden duyurdu. NASA’nın Geniş Açılı Kızılötesi Araştırma Kaşifi (WISE Spacecraft) tarafından keşfedilen galaksinin en parlak galaksi olduğu belirtiliyor.19 gök adadan oluşan “ Aşırı parlak kızıl ötesi galaksiler ” kategorisine eklendiği ifade edilen galaksinin, evrenin oluşmasından çok kısa bir süre sonra oluştuğu söyleniyor. Galaksinin nasıl bu kadar parlak olduğunu ise NASA JPL’de görev yapan bilim insanlarından Chao-Wei Tsai, kara deliğin büyüklüğüyle alakalı olabileceğini belirtiyor. Kara delikler büyüdükçe galaksilerin parlaklığının artığını belirten NASA, dönüş hızından dolayı da bu galaksinin oldukça parlak olabileceğini ifade ediliyor.
9 Madde ile Tarihin Utanç Dolu Deneyi: Küçük Albert'a Ne Oldu?
etiket
Davranışçı psikolog John B. Watson, sahada yaptığı araştırmalarda insanın korkularının sonradan kazanıldığına dair bir gözlem yapınca, bu tezini araştırma laboratuvarına taşıma kararı verir. Denek olarak ise belki de seçilebilecek en kötü kişiyi seçer: 8 aylık olan Küçük Albert...
Reklam
Çukurova'nın Tozunu Yutmuş, Tarihe Damga Vuran 10 Şahsiyet
Adana ve Çukurova bölgesi eski devirlerden beri bir yerleşim merkezi olmuştur. Tarihi belgelerde Kilikya olarak geçen Çukurova'dan, Boğazköy'den çıkarılan Hitit yazılı levhalarında, Uru Adania (Adana ülkesi) diye sözedilmektedir.Gezgin coğrafyacı Strabon, antik çağlarda Kilikya olarak bilinen bölgeden, 'Coracesion'dan (Alanya), Kilikya-Suriye kapısına kadar uzanan Küçük Asya'nın güneydoğu kıyıları.' diye sözeder. Herodot, bölgenin Hypachoea diye adlandırıldığını, Fenikeli Age-nor'un oğullarından Cilix'in buraya gelip yerleştiğini ve onun adından dolayı bölgenin Kilikya adını aldığını nakleder. Fakat Kilikya adı ilk kez, Asur yazıtlarında Chilakka olarak görülmüştür. Bu nedenle bugün Kilikya adının Asur kaynaklarında özellikle Dağlık Kilikya için kullanılan Chilakka kelimesinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Aynı Asur kaynaklarında Ovalık Kilikya ise Que olarak adlandırılmaktadır.Anadolu ile Suriye ve Mezopotamya arasında ulaşımı sağlayan Gülek ve Sertavul (Kilikya kapıları) ile Belen (Suriye kapısı) gibi önemli geçitler nedeniyle stratejik önem taşıyan bölgenin doğu ve batı kesimleri yeryüzü şekilleri bakımından farklı özellikler gösterir. Bu nedenledir ki Hellenler, batı kesimini Cilicia Tracheia (Dağlık Kilikya), doğu kesimini Cilicia Pedias (Ovalık Kilikya) olarak anmışlardır. Romalılar ise Dağlık Kilikya'ya Cilicia Aspera, Ovalık Kilikya'ya Cilicia Campestris adını vermişlerdir. Dağlık Kilikya kabaca, Alanya ile Mersin arasında kalan, Ovalık Kilikya ise Mersin'den İskenderun Körfezi'ne kadar uzanan kesimlerdir. İki Kilikya'yı ise Lamas (Limonlu) çayının birbirinden ayırdığı kabul edilir. Günümüzde Dağlık Kilikya Taşeli yarımadası, Ovalık Kilikya ise Çukurova olarak adlandırılır.Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ukurovaAyrıca Adana'nın tarihçesi 3.000 yıl kadar öncesine dayanmaktadır; bölgedeki arkeolojik bulgular Paleolitik Çağ'a değin uzanan insan yerleşkelerini gün yüzüne çıkarmıştır. Arkeologların taş bir duvar ve bir şehir merkezi buldukları Tepebağ Höyüğü Neolitik Çağ'da inşa edilmiştir. Adana Çukurova bölgesindeki en eski şehir olarak düşünülmektedir. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin deltasında verimli sulak arazide kurulu Adana'nın tarihi, coğrafi konumu nedeni ile M.Ö. 6000 yıllarına dek uzanmaktadır. Adana, Antik Kilikya Bölgesi'nin en önemli şehirlerinden birisidir. Hititler'den Osmanlı'ya, gelmiş geçmiş birçok medeniyetlerin beşiğidir. Yaygın görüşe göre Adana, adını Yunan mitolojisine göre Gök tanrısı Uranus'un oğlu Adanus 'dan almıştır. Ancak bu konuda başka muhtelif görüşler de ileri sürülmüştür. Bir görüşe göre Adana'ya ait en eski yazılı kayıtlara ilk defa, Anadolu yarımadasının en köklü uygarlıklarından biri olan Hititlerin kaya kitabelerinde rastlanmaktadır. Boğazköy metinleri olarak bilinen M.Ö. 1650 yıllara tarihlenen bir Hitit tabletinde, Adana havalisinden Uru Adania yani Adana bölgesi olarak bahsedilmektedir. Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/AdanaBu kadar eski bir bölgede sayısız ünlü isim gelip geçmiştir.
Audi Doğal Kaynaklardan ”E-Benzin” Üretti
Audi sentetik yakıt üretme çalışmalarına tam gaz devam ediyor. Kısa bir süre önce sadece su ve karbondioksit kullanarak dizel yakıt üreten şirket, bir tarihi ilke daha imza attı. Alman otomobil devi sülfürsüz petrolsüz sentetik benzin üretmeyi başardı .Global Bioenergies işbirliğiyle yürütülen proje kapsamında, yenilenebilir biyoyakıt kaynakları kullanılarak gazlı izobutan üretildi. Saflaştırma işleminden geçirilen bu madde daha sonra sıvı izooktana, 100 oktan değerinde temiz benzine çevrildi. Yakıt kalitesini artırmak için ek madde olarak kullanılan izooktan aynı zamanda tek başına bir yakıt olarak da kullanılabiliyor. Audi elde ettikleri yakıtın son halini “e-benzin” olarak tanımlıyor. Zira bu yakıt ne sülfür ne de benzen içeriyor. Üstüne üstlük tamamen doğal kaynaklardan oluşuyor.
Reklam