onedio
Okul Duvarlarını Masala Çeviren Kapıcı 14 Etkileyici Resim
Valeri Hramov okul tatilleri zamanı geceleri okulun duvarlarında göz okşayan resimler yaptı. Üç ay boyunca okulda resim yapan Valeri son 10 günde nerdeyse hiç uyumamış ve resimleri bitirmiştir. 'Doğayı koruyun, o bizim yaşam kaynağımızdır' - diyor Valeri. O, çocukluğundan beri resim yapmayı sevdiğini söylüyor. İşte bu harika resimler:
Yılmaz Güney Filmleri Dijital Arşivde
Sinema filmlerinin uluslararası standartlarda korunması ve restore edilmesi için yürütülen çalışmalar kapsamında, usta yönetmen yönetmen Yılmaz Güney'in ilk filmi 'Umut' dijital ortama aktarıldı.Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yılmaz Güney'in mirasçıları ile yapılan görüşmeler sonucunda 11 filmin dijital ortama aktarımının başladığını belirtti.Konuyla ilgili şu açıklama yapan Ömer Çelik şunları söyledi:'Sinemamızın unutulmaz isimlerinden Yılmaz Güney filmleri için çalışma başlattık. Güney'in mirasçıları ile yapılan görüşmeler sonucunda 11 filminin 35 mm negatif kopyalarının dijital ortama aktarımı için kolları sıvadık ve sinemamızın ödüllü filmlerinden 'Umut'un bu ay restorasyonunu tamamladık. Aç Kurtlar, Ağıt, Arkadaş, Düşman, Duvar, ‘Endişe, Seyyit Han, Sürü, Umut, Yol ve Zavallılar'dan oluşan bir dizi bu.''Umut' Venedik Film Festivali'ndeÇelik, 'Restorasyonu tamamlanan 'Umut' filmi, bu yıl 2-12 Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 72. Venedik Film Festivali'nde 20 eserle birlikte seyirciyle buluşacak. Şunu hemen belirteyim; Yılmaz Güney'in senaristlik, yönetmenlik, yapımcılık ve başrol olmak üzere çoklu imzasını taşıyan 'Umut' birçok önemli ismi bir araya getirmiştir. Sanatçılarımızı burada bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum' dedi.AA
Vahşi Yaşamın Mükemmelliğini Bizlere Sunan 33 Fotoğraf
Doğa o kadar ilgi çekici ki, bazen insanoğlu ondan neden bu kadar uzak kaldığına bir türlü anlam veremiyor. Etrafını beton bloklarla sarıyor, ormanları dikenli tellerle çevriliyor. Ve kendisini izole ediyor. İnsanoğlu kendi kendini evcilleştiriyor aslında. Vahşi yaşam olduğu gibi kalıyor.İşte sizlere vahşi yaşamın mükemmelliğini sunacak, hepsi birer belgesel tadında olan 33 fotoğrafa bu içerikte yer verdik.
Sunay Akın; "Dünya Üzerinde Bunu Yapabilen Tek Yer: Oyuncak Müzeleri"
Yirmi yıl evvel bir Almanya seyahati sırasında Nürnberg’i gezerken denk geldiği oyuncak müzesinden çok etkilendiğini, gezerken kendi çocukluğuna, geçmişine düşsel bir yolculuklar yaptığını belirten şair ve yazar Sunay Akın, İstanbul Oyuncak Müzesi kurma fikrinin oluşma sürecini şöyle anlatıyor: “Oyuncak müzelerinde düşlerin ve hayallerin tarihi var. İnsan önce hayal eder sonra gerçekleştirir. Her şey hayallerle başlar. Ben bunu gördüm ve çok etkilendim. Sonra oyuncağın tarihini araştırdım. Oyuncakla ilgili kitaplar okudum. Kütüphanelerde araştırmalar yaptım ve ülkeme bir oyuncak müzesi kazandırmak istedim. Bir sanatçı, yazar olarak; gösterilerimden, sahne oyunlarımdan, kitaplarımdan, yaptığım televizyon programlarımdan kazandığım her şeyle de gördüğünüz bu oyuncakları satın aldım.”Oyuncaklar, çocukluğu ifade etmenin belki de en güzel yoludur. O dünyanın evrensel dilidir ancak oyundan çok daha fazlasını ifade eder. Jean Piaget'nin 'Genetik Epistemolojisi'ne göre, çocukların düşüncelerinin doğuştan gelen bilgiler etrafında şekillenmesi söz konusu değil; çocukların dünyayla ilgili düşünceleri doğal bir biçimde değil, zekâları tarafından düzenlenir. Yaşla gelen değişikliklerin düzenliliği, her ne kadar bunda deneyimin bir rolü olsa da, doğuştan gelen ve edinilen donanımın etkileşimini gösterir. Bu düşüncelerinizin sizinle birlikte büyüdüğünü ve geliştiğini gösterir. Ne var ki, çocuk için asıl önemli olan, oyuncağa yüklediği işlev ve anlam, onu kullanım biçimi ve ondan aldığı haz ve keyiftir.Bu kadar ciddi bir girişle oyuncakların o eğlenceli dünyasından uzaklaştık belki biraz ama oyuncaklardan bahsediyoruz. Sırlarımızı paylaştığımız, birlikte uyuduğumuz, korkunca sarıldığımız oyuncaklardan… Birlikte hayal kurmayı ilk onlardan öğrenmedik mi? Birlikte o gizli krallıklarda maceraya atılmayı ya da bulutların üzerindeki hayatı keşfetmeyi düşlemediniz mi?  Dilleri var mıydı onların? peki ya sırlarımızı saklayabilecekleri bir hafızaları, korktuğumuzda neden koruyabilirlerdi bizleri? Yaşlandıkça her birinin yerini alan başka bir değer hayatımıza girmedi mi? Uyurken sarıldığımız o oyuncak bebeğin yerinde şimdi en sevdiğiniz yok mu? Korktuğumuzda sevdiklerimizden güç almayı, birlikte hayal kurmanın bu kadar keyifli olduğunu oyuncaklardan öğrenmedik mi?Peki, şu anda, tamda bu yaşta neden onlara sadece eski bir dost, unutulmaya yüz tutan bir hatıra, ya da yaşınız çok daha büyükse eğer çocukların eline tutuşturulan bir oyalama aracı olarak bakıyoruz.
'Cesur Yeni Dünya' Müzikal Oluyor
Aldous Huxley’nin başyapıtı Cesur Yeni Dünya (Brave New World), şimdi de müzikal oluyor.Hatırlayacağınız üzere, geçtiğimiz aylarda Cesur Yeni Dünya’nın Steven Spielberg tarafından bir mini dizi olarak televizyona uyarlanacağı duyurulmuştu.Şimdi ise, bu önemli eser müzikal olma yolunda.Huxley’nin 1932’de kaleme aldığı distopik eseri, İngiltere’de Royal & Derngateve Northampton and Touring Consortium Theater Company ortaklığında müzikale dönüştürülerek sahneye aktarılıyor.Yazıldığı günden günümüze dek etkisi katlanarak artan ve bir bilimkurgu klasiği olarak anılan Cesur Yeni Dünya romanını temel alıp, müzikale uyarlayan kişi ise Dawn King.Eserin müzikal olması yeterince heyecan verici değilmiş gibi, müziklerinde de Massive Attack ve These New Puritans gruplarının imzası olması ayrıca sevindirici bir durum. Müzikler uğruna daha çok kişinin gidip bu uyarlamayı görecek olması aşikar.Son derece başarılı isimlerden oluşan müzikal kadrosu ise şöyle: Abigail McKern, William Postlethwaite, Gruffudd Glyn, Olivia Morgan, Scott Karim ve Sophie Ward.Müzikal, kapılarını ilk olarak Northampton’da açacak. Ardında da İngiltere’nin diğer şehirlerini keşfe çıkacak. Biz Türkiye’de yaşayan Huxley okurları ise ne yazık ki uzaktan izlemekle yetineceğiz. Umarız günün birinde bu müzikal İstanbul’u da ziyaret eder ve bizler de izleme şansına erişiriz.Çok önemli mesajları bünyesinde barındıran böylesine önemli bir yapıtın, müzikal sahnesinde uyandıracağı yankıyı açıkçası oldukça merak ediyoruz.Müzikal için hazırlanan tanıtım videosunu aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.
Çalma Listenize Farklı Tatlar Katacak 20 Türkçe Şarkı
Bildiğiniz isimlerden pek fazla bilinmeyen şarkılar, bilmediğiniz isimlerden bildiğiniz şarkılar, bildiğiniz isimlerden bildiğiniz şarkılar, bilmediğiniz isimlerden bilmediğiniz şarkılar. Hepsi bu içerikte karşınıza çıkabilir. İşte çalma listenize farklı tatlar katacak 20 Türkçe şarkı.
İnsanlığı Yok Edebilme Potansiyeli Olan Virüs Salgınlarını Konu Edinmiş 22 Görülesi Film
Dünya tarihine baktığımızda veba, kolera, SARS, AIDS, H5N1 ve çeşitli grip virüslerinin sayılamayacak kadar çok can aldığını biliyoruz. Gelecekte de insanlığın en büyük korkuları arasında yer edineceği malum. Filmlerde de bu virüsler bilimkurgudan korkuya, dramdan romantizme kadar pek çok kez konu edildi. İşte bu salgınları pek çok kez konu edinen o izlemeye değer filmler...Not: Filmler IMDb puanlarına göre sıralandı, puanlara tıklayarak filmlerin sayfasına gidebilirsiniz. İyi seyirler.
Dünyada En Çok Taklidi Yapılan Türk Filminden Akıl Dolu 10 Komik Sahne
Gelmiş geçmiş en korkunç ölüm sahnesi seçilen 1973 yapımı Karateci Kız filmi ölüm sahnesiyle ABD, Avustralya, Hollanda, İspanya ve Arjantin başta olmak üzere tüm dünyada en çok taklidi yapılan Türk filmi olma özelliği taşıyor. Conan O'Brien'in dahi skecini yaptığı Bülent Kayabaş ile Filiz Akın'ın eşsiz performansı, mimikleri, doğaçlama yetenekleri ve filmin müziği bir araya gelince dünya çapında viral bir videoya dönüşüyor.
Gazeteci ve Yazar Oktay Akbal Hayatını Kaybetti
Gazeteci ve yazar Oktay Akbal, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt olan Akbal, Türkiye edebiyatının ilk gerçekçi romancılarından Ebubekir Hâzım Tepeyran’ın da torunu. 20 Nisan 1923’te İstanbul’da doğan Akbal, Saint Benoit Fransız Lisesi ve İstiklal Lisesi’nde eğitim gördü.İstanbul Üniversitesi’nin hukuk ve edebiyat fakültelerine devam eden Akbal, 1943 ve 1944 yıllarında Servet-i Fünun Uyanış dergisinde sekreterlik, 1947 ve 1951 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda memurluk yaptı.Yeni Sabah ve İkdam gazetelerinde çeviri ve öyküleri yayımlanan, Akbal Büyük Doğu dergisi, Vatan, Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde gazetecilik ve köşeyazarlığı yaptı.Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Başkanlığı da yapan Akbal, 'Suçumuz İnsan Olmak' adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu 1958 Roman Ödülü'ne, 'Berber Aynası' ile de 1959 Sait Faik Hikâye Armağanı'na, Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü'ne ve Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülmüştü.EserleriHikâye Kitapları: Önce Ekmekler Bozuldu (1946), Aşksız İnsanlar (1949), Bizans Definesi (1953), Bulutun Rengi (1954), İkisi (1955), Berber Aynası (1958), Yalnızlık Bana Yasak (1967), Tarzan Öldü (1969), İstinye Suları (1973), Karşı Kıyılar (1979), Lunapark (1983), Ey Gece Kapını Üstüme Kapat (1988), Hücrede Carmen (1998)Roman Kitapları: Garipler Sokağı (1950), Suçumuz İnsan Olmak (1957), İnsan Bir Ormandır (1975), İki Roman (1982), Düş Ekmeği (1983), Batık Bir Gemi (1997), Bayraklı KapıDeneme/Söyleşi/Anı Kitapları: Şair Dostlarım (1964), Dost Kitaplar (1967), Konumuz Edebiyat (1968), Yazmak Yaşamak (1972), Ölümsüz Oyun (1974), Atatürk Yaşadı mı? (1975), Hiroşimalar Olmasın (1976), Zaman Sensiz (1977), İlkyaz Devrimi (1977), Temmuz Serçesi (1978), Gençler Bize Bakıyor (1978), Yaşamı Yeniden Kurmak (1979), Atatürkçülük Savaşı (1981), Atatürk Bir Gün Gelecek (1981), Önce Şiir Vardı (1982), Dünyaya Açılmak (1982), Vatan Mahzun Ben Mahzun (1983), Yaşayıp Görmek (1984), Geçmişin İçinden (1985), Susmak mı, Konuşmak mı? (1987), Tarih En Büyük Yargıç (1987), Bir de Simit Ağacı Olaydı (1990), Anı Değil Yaşam (1990), Önce Aşk (1993), Kırmızı Tenteli Tramvay (1993), Şairlere Ölüm Yok (1994), Güzel Düşlerin Sonu (1995), Şarkılarına Kadar Mahzun (1997) Bianet
Ağaç Kütükleri Yüzeyinde Yakılarak Meydana Getirilen 23 Resim Çalışması
Böyle ilginç sanat çalışmalarına imza atan insanları buradan sizlere ulaştırmak o kadar keyifli geliyor ki, sanki ben yapmışım gibi sahipleniyorum tüm çalışmayı. İşte yine farklı tarzıyla dikkat çeken Rick Merian hamurunda yetenek olan sanatçılardan. Normalde kağıt üzerine bolca çizimleri bulunan sanatçı şimdi farklı materyaller ile gerçekleştirdiği resimlerini görücüye çıkardı. Tahta, kontrplak vb. ağaç yüzeyleri yakarak çalışmalarını gerçekleştiren sanatçının resimlerinin konusu genelde popüler kültürde yeri olan kişi ve karakterler. Daha fazlası için sanatçının Instagram hesabı