onedio
The Sanat'ın Türkiye'nin Başarılı Kadınlarıyla Gerçekleştirdiği 'Kadınlar Gösteriyor' Projesi
Hemen her önemli günde olduğu gibi bugün de The Sanat dikkat çekici bir projeyle karşımızda. Daha önce de bir çok projelerini sizlerle paylaştığımız The Sanat “Kadınlar Gösteriyor” projelerini şu şekilde açıklıyor;8 Mart Dünya Kadınlar Günü; 20. Yüzyıl başlarında, kadınların oy kullanma ve işçi hakları talepleri ile savaşa karşı duruşlarını gösterdikleri, özü itibariyle kadın sorunları ve cinsiyet eşitliğini temel alan çok özel bir gündür. Fakat maalesef günümüzde, Sevgililer Günü’nün küçük kardeşi olan bir başka “tüketim günü”ymüş gibi kutlanmaktadır. Oysa 8 Mart, bir kutlama günü değil, bir “var olma” günüdür.The Sanat olarak, her yıl olduğu gibi, bu yıl da Dünya Kadınlar Günü’nün tarihine ve onurlu duruşuna uygun olarak, kadın sorunlarına bu sefer de istatistiklerle dikkat çekmek istedik. Bu yüzden de hayatın pek çok alanında “var olmayı bilen” kadınların eli ile kadın sorunlarını, görmeye cesareti olan herkese sunuyor ve:“Kadınlar Gösteriyor” diyoruz.Proje Yönetmeni: Ali Ömür UlusoySanat Yönetmeni: Emine Kübra YalçınEditör: Güray Baygıner
Marquez Hayranlarına Müjde! Yüzyıllık Yalnızlık Netflix’e Geliyor
Yüzyıllık Yalnızlık 1982 Nobel Edebiyat Ödüllü, Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez'in 1967 yılında Meksika'ya ilk gidişinde yazdığı başyapıtı. Yazar çocukluğunun geçtiği Aracataca'yı Macondo adıyla fantastik bir kurguyla sunmuştur ve amacını ‘çocukluk günlerini sanatsal bir dille ardında bırakmak’ olarak açıklamıştır. Roman yayınlandığı tarihten beri edebiyat dünyasının en dikkat çeken eserleri arasında.
Ciddiyeti, Gerçek Hayattaki Karşılıkları, Toplumsal Mesajları ile Çoğunuzun Bilmediği Bir Roman: Rıfat Ilgaz'dan Hababam Sınıfı
Hababam Sınıfı, Türk sinema tarihinin en iyi filmi olarak kayıtlara geçmekle kalmamış, istisnasız olarak herkesin kalbine girmeyi başarmıştır. Orijinal kurgusu ve karakterleri, kendine has mizahı ile kendine özel bir alan oluşturmuştur. Yıllar boyunca insanların gülmek için başvurduğu ilk kaynaklardan olan ve her repliğini ezberlememize rağmen tekrar tekrar güldürmeyi başaran film, uyarlandığı romanında ise çok farklı bir bakış açısına ve gerçekliğe sahipti. Kaynak: 1,2,3,4
Adeta Bir Sanat Şöleni! Resim ve Sinemanın Bir Bütün Olduğunu Gösteren Filmlerden Ünlü Tablolara Göndermeler
Geçmişteki bir tablo yönetmenlere bir şekilde ilham verip sinemasına yansıttığı bir unsur olabiliyor. Yönetmenlerce yapılan bu göndermelerin kimi zaman tesadüf eseri olabileceği ihtimalini unutmamak lazım, ancak ekseriyetle bilinçli bir şekilde yapıldığını söyleyebiliriz. Biz de, size bir yerlerden tanıdık gelebilecek birbirleriyle ilintili olan tablo-film karşılaştırmalarını Vugar isimli kullanıcın “Film Meets Art” çalışmasından faydalanarak bir araya getirmeye çalıştık. Daha fazlası için vugarefendi nin sitesine göz atabilirsiniz.
Bedenleri Yer Çekimine Meydan Okuyan Bu İnsanların Birbirinden Büyüleyici Görüntülerini Mutlaka Görmelisiniz!
Fotoğrafçı Rob Woodcox, fotoğraflarında temel olarak insan vücudunu kullanıyor. Bununla birlikte simetri, ışık ve hareket gibi fotoğrafçılığın temel öğelerini birleştirerek ortaya birbirinden büyüleyici görüntüler çıkarıyor. Woodocox fotoğraflarında bireyin özgürlüğünü vurgulamayı amaçlıyor. Yaklaşık 2 yıldır bu projesi üzerinde çalışan sanatçı daha önce görülmemiş bu çalışmasıyla tüm sınırların kaldırıldığı, doğa ve insanın iç içe olduğu bir dünya hayalini gerçeğe dönüştürüyor.
2018 'Uluslararası Manzara Fotoğrafçısı Yarışması'nın Birbirinden Büyüleyici Fotoğrafları
Bu yıl 5.'si düzenlenen, Uluslararası Manzara Fotoğrafçısı yarışması ile, doğanın ihtişamını gözler önüne sermek için amatör ve profesyonel fotoğrafçıları bir araya geldi. Dünyanın dört bir yanından 800'den fazla manzara fotoğrafçısı, çeşitli ödüller ve 10.000 dolarlık para ödülü için ellerinden geleni yaptı. Yaklaşık 3000 fotoğrafın gönderildiği yarışmada, ödüller dışında en iyi 101 fotoğraf da bir kitapta toplanıyor.
Kadınlar, Seks, Bira Şişeleri, At Yarışları, Daktilo ve Saman Kağıdı, Yani Kısaca "Henry Charles Bukowski"
Onun için herkesin kendine has bir tanımlaması var; kimi kızgınlıkla “Ayyaş herifin tekiydi” diyor, kimi biraz da severek “Yaşlı serseri”. Öyle ya da böyle pek çok kişinin hayatında -özellikle de gençlik yıllarında- çok önemli bir yeri olduğu da bir gerçek Charles Bukowski’nin. Çünkü o süslü tanımlamalardan kendini sıyırmış, sokak edebiyatının köküne vurmuş, kimi zaman kendini alkole, kimi zaman kadınlara vermiş, yaşadıklarını da sansürsüz anlatmış bir yazardı. Ve insanlar kendi yaşayamadıklarını okumayı severler... Ne yazık ki artık kendisiyle röportaj yapmanın imkanı yok. Ama eşinin arşivini Huntington kütüphanesi’ne bağışlayan karısı Linda Lee Bukowski, ısrarlarımıza dayanamayarak o gizli kapının anahtarını açtı. Ve sayesinde “sevgili hergele”nin gerçek hayatına sızabildik. Kimi zaman şaşırttı, kimi zamansa hiç şaşırtmadı. İşte karısının ağzından özetle Charles Bukowski'yi okudunuz..
Polonyalı Fotoğrafçı'dan, Hindistan'ın Yerel Halkının Birbirinden Etkileyici Fotoğrafları
etiket
Farklı kültürlerden insanlarla tanışmak, kendi farklılıklarımızı anlamamızı sağlar ve aynı anda ufkumuzu genişletir. Fakat birçoğumuz dünyanın her köşesine, rahatlıkla seyahat edemiyoruz. Ancak, uzak bir yerden bir insanla el sıkışamamamız, onlarla tanışmadığımız anlamına gelmez. Fotoğrafçı Magdalena Bagrianow'a bakın. Polonyalı fotoğrafçı elinde kamerayla Hindistan'a gitti ve yerli halkın portrelerini çekti. O kadar güçlüler ki, fotoğrafını çektiği kişilerin o zamanki duygularını neredeyse hissedebiliyorsunuz. Çekimlerin çoğu, her zaman bulundukları çevrede yapıldı. Bu samimiyet duygusunu güçlendirdi. Her ne kadar Hindistan’ın nüfusu 1990’ların başından bu yana istikrarlı bir şekilde azalmış olsa da, ülke hala en fazla nüfusa sahip ikinci ülke. Orada yaşayan insan sayısı (1,3 milyar insan) toplam dünya nüfusunun yaklaşık %17,5'ine eşit.