onedio
Bu Görüntüler Tamamen Gerçek! Amerikalı Fotoğrafçının Masalsı Diyar İzlanda’da Yakaladığı Muhteşem Kareler 😍
Kar ve buz her zaman mistik bir havaya sahip olmuştur, bu da İzlanda'yı büyüleyici bir yer haline getiriyor. New York'ta yaşayan fotoğrafçı ve yönetmen Drew Doggett, bu büyülü atmosferi “Efsaneler Diyarı'nda” adlı yeni fotoğraf serisinde yakalamayı başardı ve “bu topraklar ve atlar arasındaki benzersiz ilişkiyi” vurguladı.“Hayatım boyunca, yeryüzünde görülmesi neredeyse imkansız olan yerlere gitmeye çalıştım. İzlanda olağanüstü bir yer, atlar bu sıra dışı ve nefes kesici araziler için mükemmel komşular. İkisinin kombinasyonu gerçekten unutulmaz. İzlanda'ya fotoğrafçılık kariyerime ve çocukluğumdan beri sahip olduğum maceraya olan ilgimden dolayı gittim. Jules Verne'nin Deniz Altındaki Yirmi Bin Fersah, bir gün hayatımda macera istediğimi bilerek okuduğum ve sürekli okuduğum kitaplardan biri,” diye açıklıyor Doggett.“Hayvanları belgelemenin zorlukları dışında, İzlanda'nın hava koşullarının tahmin edilmezliği bu serinin oluşturulmasının en zor yanıydı. Ansızın bastıran yağmurlar karşısında sığınacak bir yer bulmamız gerekti.' Drew Doggett çalışmalarına bakanların 'nostaljik ve ilham verici” duygularını canlandırmayı umduğunu söylüyor. İşte fotoğrafçı Drew Doggett'in 'In the Realm of Legends' (Efsaneler Diyarı'nda) olarak adlandırdığı fotoğraf serisi.
Klasik Resimlerle Modernizmi Bir Araya Getiren Ukraynalı Sanatçıdan Nefes Kesen Çalışmalar
Ukraynalı sanatçı Alla Mingaleva, klasik sanatın figürlerini modern dünyaya uyarladı. Ve çalışmalarını Instagram hesabında yayınladı. Ortaya gerçekten müthiş sonuçlar çıktığını söyleyebiliriz. Alla'nın tarihi bir figürü modern bir ortamla birleştirme şekli, onları sıradan insanlar gibi bir barda içki içerken, ofiste çalışırken, sokakta yürürken biçimlendirmesi ile gerçekleşmiş. Hatta Alla bu projenin en sevdiği kısmının tüm bu karakterleri bir ofis ortamına yerleştirmek olduğunu söylüyor.Gelin bu birbirinden ilginç çalışmalara beraber bakalım... 🤗
Reklam
Reklam
Bütün Ömrünü Çalışmakla Geçirmiş, Türkiye'nin 1 Asırlık Tarihçisi: Halil İnalcık
etiket
Halil İnalcık'ı bir cümleyle ifade etmek isteseydik, 'Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşayan en deneyimli tarihçisi' diyebilirdik. Osmanlı üzerine yaptığı çalışmalar bugün sadece Türkiye değil, bütün dünyada okunmaktadır. Biz ise burada Halil İnalcık'ın her gence örnek olacak, dur duraksız bir çalışmayla geçen yaşamına değinmeyi uygun bulduk.TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu'nun verdiği habere göre, Prof.Dr. Halil İnalcık Ankara'da bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. 100 yaşında hayata veda eden Halil İnalcık Hocaya yaptığı bilimsel çalışmalardan ötürü sonsuz bir teşekkürü borç biliriz. Ürettiği eserler, Türk tarihine ve kültürüne yaptığı katkılar ise sonsuza kadar payidar kalacaktır.
Tayvanlı Sanatçı Yaptığı İnanılmaz Detaylarla Dolu Minyatür Modellerle Dünyayı Avcunun İçine Sığdırıyor!
etiket
Tayvanlı sanatçı Hank Cheng, son günlerde sosyal medyada büyük popülerlik kazanan oldukça etkileyici ve gerçekçi minyatür modeller yapıyor.Cheng’un üç yıl önce yaptığı ilk minyatür model, Japonya’da çalışırken ziyaret ettiği bir restoranla ilgiliydi. İç mimar Cheng, sınırlarını daha küçük modeller oluşturarak zorlamaya çalışıyor. Yapıtlarıyla birçok uluslararası yarışmada yer aldı ancak kendisi için en önemli ödülün, ortaya bir sanat ürünü çıkartmak ve birileri tarafından takdir edilmek olduğunu söylüyor. Hank Cheng'un yaptığı küçük ama etkisi büyük o çalışmalar;
Doğanın Ona Verdiği Malzemeleri Kullanarak Yaptığı Sıradışı Heykellerle Gören Herkesi Büyüleyen Sanatçı: Debra Bernier
etiket
Kanadalı Debra Bernier, yetenekli ve sıra dışı çalışmalar yapan bir heykeltıraş... Yaptığı sıra dışı heykelleri ise doğanın ona sunduğu malzemeler ile yapıyor. Onun tarzında karışık teknikler ve gereksiz yöntemler yok! Debra sadece ahşabın gerçek görünümünü ortaya çıkarmak istediğini söylüyor. Onun için yaptığı heykellerin hepsinin bir duygusu var. Bu yüzden işine sadece sanat olarak da bakmıyor kendisi... Sizin için Debra'nın bir birbirinden muhteşem Driftwood heykellerini derledik. Bunlar sevgi ve çalışmanın ürünü... 😍
Reklam
Fala İnanma Sanatsız Kalma! Falın Sanattan Daha Fazla Değer Gördüğü Günümüzde The Sanat’tan Anlamlı Proje
The Sanat birbirinden güzel projelerine bir yenisini ekledi ve oldukça anlamlı bir seriye başladı. The Sanat yeni projesini şu şekilde anlatıyor;'Falın sanattan daha fazla ilgi gördüğü ülkemizde, alternatif ve eğlenceli bir proje serisine başlamak istedik. Edebiyat ve illüstrasyon sanatının buluştuğu projemizde, her ay farklı sanat ve sanatçıların kahve falına bakıyor olacağız. “Falistrasyon” ismini verdiğimiz projemizin ilk konukları ise şairler olacak. Şimdi, konuyu fazla uzatmadan, sözü falcımıza bırakalım. Neyse halimiz, o çıksın şiirimiz! Proje: The Sanat Proje Yönetmeni ve Metin Yazarı: Ali Ömür Ulusoy Sanat Yönetmeni: Nesli Meriç Sanioğlu İllüstrasyon Sanatçısı: Şengül Altınok Not: Önümüzdeki ay, şairlerin falına bakmaya devam edeceğiz. Aşık Veysel, Nazım Hikmet ve Can Yücel şu an kahvelerini içiyorlar.'
Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'ni Resmettiğini Biliyor musunuz? İşte İlk Defa Göreceğiniz Harika Çizimler
etiket
Yüzüklerin Efendisi serisinin yazarı J.R.R. Tolkien, hayatının çoğunu geçirdiği Oxford Üniversitesi'nde harika bir sergiyle anılıyor. Oxford Üniversitesi, 'Tolkien: Maker of Middle-earth' sergisiyle birlikte Tolkien'in şu ana kadar üzerinde çalıştığı her türlü eseri içeren bir kitap yayımladı. Bu kitapta Tolkien'in orijinal sanat eserleri, hayranları ve ailesiyle yaptığı yazışmalar, aile fotoğrafları, erken dönemlerdeki el yazmaları dahil her şey bulunmakta. BuzzFeed'den derlediğimiz çizimler de Tolkien'in Orta Dünya'sını gözler önüne seriyor.
Reklam
Yüzünüze Tokat Gibi Çarpacak Bir Empati: İnsanlarla Hayvanların Rolü Değişseydi Ne Olurdu?
etiket
Zekamızın verdiği avantajı kullanarak doğadaki diğer canlıların yaşam haklarını ellerinden almaya o kadar çok alışmışız ki, bu durumun vahametini göremiyoruz. Berlin'de yaşayan İrlandalı sanatçı Barbara Daniels, bu korkunç gerçeğin farkında olan az sayıdaki insanlardan biri. Onun çizimleri sayesinde diğer türler tarafından sömürülmenin nasıl bir his olduğunu biraz olsun anlayabiliyoruz.Belki bir gün insanlıktan daha üstün bir uzaylı ırkı tarafından gerçek bir empatiye maruz bırakılırız ve işte o zaman bazı şeylerin farkına varırız.O çarpıcı çizimler:
Reklam
Couchsurfing ile Dünyayı Gezen Sanatçının Ona Evini Açanları Fotoğrafladığı Projeyi Mutlaka Görmelisiniz!
etiket
Couchsurfing; gideceğiniz herhangi başka bir şehirde ya da ülkede, sizi ağırlamak isteyen birisinin size tahsis edebileceği bir yer yatağı, bir kanepe ya da bir malikane odasında kalmanızı sağlayacak kişilerle iletişime geçmenizi sağlayacak bir sosyal iletişim ağıdır.Fotoğraf sanatçısı Gabriele Galimberti, iki yıldan uzun bir süre Couchsurfing ile dünyayı dolaşmış ve ona evini açan kişileri fotoğraflamış. 5 kıtada, bambaşka kültürlerle tanışma imkanı bulan sanatçının projesinden birkaç fotoğrafı sizleriçin bir araya getirdik.
Bir Dâhinin Gelişimine Tanıklık Edin: Fırça Darbelerini Bile Görebileceğiniz, Dijitalleştirilerek Halka Açılan Vincent Van Gogh Eserleri
etiket
Dijitalleşen dünya ile birlikte herkesin yerinde göremediği ünlü ressam Vincent van Gogh'un eserleri, Vincent van Gogh Müzesi tarafından dijitalleştirilerek internet sitesinde sergilenmeye başladı. Olağanüstü bu uygulama sayesinde, müzede yakalayamayacağınız detayları yakalayabiliyor; eserlerin fırça darbeleri ve boya izlerini dahi seçebiliyorsunuz.
100. Yaş Gününde Müzeyyen Senar'ın Yorumuyla Tadına Doyum Olmayan 15 Türk Sanat Müziği Şarkısı
etiket
Cumhuriyet'in divası olarak da bilinen Müzeyyen Senar 16 Temmuz 1918 tarihinde Gököz, Keles, Bursa'da doğdu.Müzeyyen Senar, müzik eğitimine, Anadolu Musiki Cemiyeti'nde , kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım gözetiminde başladı.Güçlü bir sese sahip olan bu kız çocuğunun ünü yayıldıkça, hafız Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lemi Atlı, Mustafa Nafiz Irmak gibi devrin önemli üstatları da ona dersler verdi, zamanın sevilen şarkılarının yanı sıra, kendi bestelerini de öğretip söylemesine yardımcı oldu.Genç yaşında yeteneği sayesinde Cumhuriyet'in kurucusu ve Türk sanat müziğinin büyük hayranı Mustafa Kemal Atatürk'ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez onun huzurunda, özel meclislerinde şarkı okudu. 'Ben kekemeydim çocukken. Mektepte okuyamıyordum ama müsamerelerde bülbül gibi şakıyordum' demişti bir röportajında... 1938 yılında Ankara Radyosu'nun ilk yayınlarına katıldı ve 1941 yılına dek radyo aracılığıyla dinleyicileri ile buluşmayı sürdürdü. Türkiye'nin ünlü gazinolarında yaptığı başarılı sahne programları ve plak çalışmalarıyla Türk musikisine yeni bir soluk getiren Müzeyyen Senar, son sahne konserlerini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu'nda verdi. Bu tarihten sonra yalnızca ender anlarda, müzikli özel toplantılarda şarkı söyledi.Senar 1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanı aldı.6 Eylül 2006 tarihinde İzmir'deki evinde fenalaşan sanatçının vücudunun sol tarafının felç olduğu açıklandı. Beynindeki kan pıhtılaşması yüzünden felç olan sanatçının hayatî tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. 8 Şubat 2015 tarihinde tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 97 yaşında hayatını kaybeden Senar, geriye pek çok unutulmaz yorum bıraktı.Benzemez kimse sana... İyi ki doğdun Müzeyyen Senar!
Reklam