Arabanızın Ömrünü Kısaltıyor: Sabahları Motoru Isıtmak İçin Beklemek Büyük Bir Hata!
Kış sabahlarının klasiği haline gelen motorun ısınmasını bekleme alışkanlığı, gelişen teknolojiyle birlikte aslında geçmişin tozlu raflarında kaldı. Birçok sürücü bu alışkanlığı tekrar ederek aracını koruduğunu düşünse de modern mühendislik, dakikalarca rölantide beklemenin faydadan çok zarar getirdiğini kanıtlıyor. Peki bu durumda izlenmesi gereken doğru yaklaşım ne?
Detaylar 👇
Teknoloji değişti ama bazı kişiler için alışkanlıklar aynı kaldı.

Eski nesil karbüratörlü araçlarda yakıtın buharlaşması ve motorun stop etmemesi için ısınma süresi hayati bir önem taşıyordu. Ancak günümüzün elektronik yakıt enjeksiyonlu sistemleri, sensörler aracılığıyla hava sıcaklığına göre en ideal karışımı anlık olarak ayarlayabiliyor. Bu teknolojik ilerleme sayesinde modern bir motoru çalıştırdıktan sonra rölantide uzun süre bekletmek, mekanik parçaların soğuk çalışma süresini gereksiz yere uzatarak 'soğuk aşınma' etkisini artırmaktan başka bir işe yaramıyor.
Sanılanın aksine araç durduğu yerde çok daha yavaş ısınır ve motorun yük altında olmadan çalışması yanma odasındaki sıcaklığın düşük kalmasına neden olur. Bu düşük ısı, silindir duvarlarına püskürtülen yakıtın tam yanmamasına ve koruyucu yağ tabakasını seyrelterek metalin metale sürtünmesine yol açar. Dolayısıyla sürücüler motoru korumaya çalışırken farkında olmadan silindir yataklarının ömründen çalmış olurlar.
Otomotiv uzmanları tarafından önerilen en sağlıklı yöntem, aracı çalıştırdıktan sonra yağın turboya ve en üst noktalara ulaşması için sadece otuz ile altmış saniye arasında beklemektir.

Bu kısa sürenin ardından düşük devirde sürüşe başlamak gerekir. Hareket halindeki bir araç, rölantide bekleyen bir araca göre hem şanzımanı hem de motoru çok daha homojen ve hızlı bir şekilde ısıtır. Motor sıcaklık göstergesi ideal seviyeye ulaşana kadar ani hızlanmalardan ve yüksek devirlerden kaçınmak, motor sağlığı için en kritik adımdır.
Mekanik zararların yanı sıra rölantide beklemek ciddi bir ekonomik kayıp noktasıdır. Boşta çalışan bir motor, hiç yol kat etmeden yakıt tüketerek verimliliği sıfıra indirir. Ayrıca tam yanmamış yakıtın egzoz sisteminden atılması, katalitik konvertör ve partikül filtresi gibi pahalı parçaların kurumla dolmasına ve yüksek maliyetli arızalara sebebiyet verir. Hem bütçeyi hem de aracın ömrünü korumak için kısa bir yağlama süresinden sonra yola koyulmak en doğru yaklaşımdır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
Eskiden jigle falan vardı. Çekerdik ne güzel.