Barış Çağrılarından Dağılan Masalara: 2013-2015 Yılları Açılım Sürecinde Neler Yaşandı?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te Abdullah Öcalan için yaptığı çağrı yeni bir süreci doğurdu. Resmi olarak somut bir gelişme olmasa da MHP lideri başta olmak üzere MHP’li vekiller ve DEM Parti arasında yakınlaşma, TBMM’de Bahçeli’nin DEM Partililerle el sıkışması ve 28 Aralık 2024’te bir heyetin teröri örgütü lider Abdullah Öcalan ile görüşmesi yeni bir ‘çözüm’ sürecinin ayak sesleri olarak nitelendirildi.
22 Ekim 2024'te Bahçeli'nin konuşmasıyla başlayan süreç bugün başka bir aşamaya geliyor. Abdullah Öcalan’ın tarihi silah bırakma çağrısının bugün gelmesi bekleniyor. 7 kişilik İmralı heyeti, bugün İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüşecek ve 17.00'de açıklama yapılacak.
Çağrı beklenirken şu anı ve geleceği anlamak için 2013-2015 yılları arasında yaşananlara yeniden göz atmak gerekiyor.
PKK'nın silah bırakması için; Türkiye-PKK çatışmasını sonlandırmak için hükümetin çözüm süreci 2013 yılında resmi müzakerelerle başladı, heyetler kurularak devam etti. Ancak 2015 yılında geldiğimizde ‘Çözüm Süreci’, ‘Açılım Süreci’, ‘Demokratik Açılım’, ‘Kürt Açılımı’ olarak adlandırılan bu süreç sona erdi.
Peki, 2013-2015 yılları arasında ne yaşandı?
15 Ekim 2024: MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin 'milat' olarak nitelendirdiği çağrısıyla 'yeni çözüm süreci' başladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, 15 Ekim 2024'teki partisinin grup toplantısında yaptığı beklenmedik çıkış, Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü.
Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'a, örgütü lağvetmesi şartıyla TBMM'de DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşması için çağrı yaptı.
MHP Genel Başkanı, 'Türkiye'ye getirilirken 'her türlü hizmete hazırım' diyen terörist başı, buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin' dedi.
23 Ekim 2024: Bahçeli'nin çağrısı sonrası 43 ay sonra Abdullah Öcalan ile ilk kez görüşme izni verildi.

MHP liderinin yankı uyandıran çağrısının ardından HDP ve aynı zamanda DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan ile görüştü. Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan'ın 'Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim' dediğini aktardı.
28 Aralık 2024: İmralı heyeti, Öcalan’ı ziyaret etti.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) vekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder, İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’ı ziyaret etti.
29 Aralık 2024: Öcalan’dan 7 maddelik açıklama.

Önder ve Buldan tarafından görüşmeye dair yayımlanan açıklamada 'İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile 28 Aralık 2024 tarihinde kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisinin sağlığı iyi, morali oldukça yüksekti. Kürt Sorununa kalıcı çözüm bulmaya yönelik yaptığı değerlendirmeler hayati önemdeydi' ifadelerini kullandı.
Açıklamada Öcalan’ın 7 maddelik açıklaması da yer aldı. Öcalan’ın en dikkat çeken cümleleri şöyleydi:
“Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim. Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi bir sorumluluk olduğu kadar tüm halklar için de kader belirleyici önem ve aciliyet kazanmıştır.
11 Ocak 2025: DEM Parti heyeti, eski HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti.

DEM Parti heyeti Abdullah Öcalan ile görüştükten sonra siyasi partilerle görüşme sürecini de başlattı. Öte yandan heyet, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı ile görüştü. Görüşme sonrası yapılan açıklamada iki ismin sürece desteklerinin tam olduğu açıklandı.
Günümüzde yaşanan son ve en önemli gelişmeler bunlar. Peki 2013-2015 yılları arasında neler yaşandı?

(Fotoğraf: 28 Şubat 2015 yılında dönemin HDP milletvekilleri Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken ve dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, dönemin AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya geldi. Çözüm sürecinin en önemli adımı bu görüşmeydi.)
28 Aralık 2012: Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, İmralı ile görüşüldüğünü açıkladı.

Çözüm sürecinin ayak sesleri 2012 yılı sonunda geldi. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı TRT canlı yayınında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın İmralı ile görüştüğünü açıkladı. Erdoğan, “Adayla görüşmeler halen var. Çünkü netice almamız lazım” dedi.
3 Ocak 2013: Ayla Akat Ata, Altan Tan ve Ahmet Türk, İmralı’ya gitti.

Erdoğan’ın açıklamalarının ardından yeni yılın ilk günlerinde Barış ve Demokrasi Partisi’nden (BDP) Ayla Akat Ata, Altan Tan ve Ahmet Türk’ten oluşan heyet İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü.
2013-2015 yılları arasında Öcalan ile yaklaşık 20 görüşme gerçekleştirildi.
15 Şubat 2013: “Çözüm Süreci”nin başladığı resmi olarak açıklandı.

Devletin ve milletvekillerinin İmralı ziyaretlerinin ardından hükümetten ‘resmi’ süreç olduğuna dair bir açıklama geldi. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “MİT ile Öcalan arasındaki görüşmelerin 'İmralı Süreci' yerine 'Çözüm Süreci' olarak adlandırılmasının daha doğru olacağını belirtti.
13 Mart 2013: Her ne kadar o süreçte güven sarsacak haberler çıksa da Öcalan'ın emriyle 8 kişilik Türk işçiler serbest bırakıldı

6 kişilik heyet PKK tarafından kaçırılan 8 işçiyi teslim almak için Diyarbakır’dan Irak’a gitti. PKK 2 yıldır esir tuttuğu Türk işçileri Öcalan’ın emriyle serbest bıraktı.
21 Mart 2013: Abdullah Öcalan’ın ateşkesi başlatan mektubu.

Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan’ın mektubu hem Türkçe hem Kürtçe okundu. Öcalan, “Silahlar sussun, siyaset konuşsun” çağrısı yaptı ve “Çatışmanın değil helalleşmenin zamanı geldi” dedi. Bu mektup PKK’nın silahlarını çekmesinin ve ateşkesin başlangıcı oldu.
3 Nisan 2013: Yazar, akademisyen, oyuncu ve sanatçılardan oluşan Akil İnsanlar Heyeti kuruldu.

Aralarında Kadir İnanır, Lale Mansur, Yılmaz Erdoğan, Abdurrahman Dilipak, Hülya Koçyiğit gibi isimlerden oluşan 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti kuruldu. Bu heyetin görevi çözüm sürecini Türkiye’nin dört bir yanında halka anlatmak ve teşvik etmekti.
4 Nisan 2013: CHP ve MHP’den sürece veto.

CHP ve MHP çözüm süreci için Meclis’te kurulacak komisyona üye vermeyeceklerini açıkladı. Çözüm sürecini desteklemeyen iki parti komisyonda görev almayacaklarını belirtti.
8 Mayıs 2013: PKK’nın çekilme süreci başladı.

Ülke sınırları içindeki yaklaşık bin 500 PKK’lı 8 Mayıs 2013 tarihinde sınır dışına çekilmeye başladı. Ancak Mayıs ayından itibaren her iki taraftan da gerginlikle dolu açıklamalar gelmeye başladı. Bülent Arınç, PKK’nın çekilmesiyle ilgili “Cehennemin dibine gitsinler” dedi. Başta Erdoğan olmak üzere hükümet yetkilileri örgütün tam olarak çekilmediğini eleştirdik. KCK ise gerekli adımların atılmayıp kalekol inşaatlarının yapımına devam ettiğini söylüyordu.
30 Eylül 2013: Demokratikleşme Paketi açıklandı.

Başbakan Erdoğan tarafından demokratikleşme paketi açıklandı. Pakette ana dilde eğitim, “Ne mutlu Türküm diyene” ifadelerinin yer aldığı öğrenci andının kaldırılması, seçim barajında değişiklik gibi uygulamalar yer aldı.
16 Kasım 2013: Diyarbakır’da gündemden düşmeyen buluşma.

Diyarbakır’da tarihi buluşma gerçekleşti. 37 yıldır Türkiye’ye gelmeyen Şivan Perver, İbrahim Tatlıses, Mesut Barzani ve Recep Tayyip Erdoğan bir araya geldi.
Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses, Diyarbakır mitinginde “Magri (Ağlama)” türküsünü söyledi.
2 Aralık 2013: Meclis Araştırma Komisyonu’ndan 450 sayfalık rapor.

'Toplumsal Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi' amacıyla kurulan komisyon çözüm süreciyle ilgili 450 sayfalık bir rapor açıkladı.
Görev süresince 24 toplantı gerçekleştiren komisyon, meseleyi ‘kimlik, kültür ve şiddet sorunu’ olduğuna dair değerlendirme yaptı. Komisyon raporunda sorunun nedeni Türkiye Cumhuriyeti politikaları olarak gösterildi.
“Sorununun geri planında iktisadi, sosyolojik, siyasi ve psikolojik birçok neden olmakla birlikte, temelde Cumhuriyet’in homojen bir ulus yaratma çabası olduğu açıktır. Cumhuriyet'in ‘etno-seküler’ bir ideolojik formasyona evrilmesi, bir yandan birlik ve beraberliği sağlama potansiyeli taşıyan moral değerleri zayıflatırken diğer yandan karşı milliyetçiliği tetiklemiştir.
Bu süreçte, 'tek tip ve problemsiz' bir ulus yaratma projesi, karşılaştığı sorunları güvenlikçi bir bakış açısıyla ele almakta ısrar etmiş ve bugünkü noktaya varılmıştır.”
(Fotoğraf: Komisyonun başında dönemin AK Parti Milletvekili Naci Bostancı yer alıyordu.)
30 Mart 2014: Türkiye'deki yerel seçimler.

Yerel seçimlerde BDP Doğu'da, HDP ise Batı'da seçimlere girdi. Selahattin Demirtaş ve Gülten Kışanak'ın lideri olduğu BDP, yüzde 4.5 oy alarak dördüncü parti oldu. BDP, 9 belediye başkanlığını ve 101 ilçe belediyesini kazandı.
Bölgede hakimiyet gösteren BDP'nin başarısı, halkın çözüm sürecine desteğinin göstergesi oldu. Bu seçimden kazanılan başarı ise geleceğe yönelik partinin akıbetinin işareti olarak yorumlandı.
10 Ağustos 2014: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş yüzde 9.76 oy aldı.

HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, AK Parti’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP ile birlikte 7 partinin destek verdiği Ekmeleddin İhsanoğlu ile yarıştı.
Demirtaş, bu seçimde yüzde 9.76 oy oranı aldı.
Demirtaş, Kürt siyasetinde etkili olan partilerin alamadığı bir oy oranına ulaştı ve aldığı oy büyük bir başarı olarak nitelendirildi. Bir kez daha kendi kitlesinin çözüm sürecine desteği kanıtlanmış oldu.
5 Ekim 2014: Öcalan, müzakerelere geçilmesi için hükümete süre verdi.

Abdullah Öcalan avukatları aracılığıyla bir mesaj gönderdi. Mesajda çözüm sürecinde müzakerelere geçilmemesinden rahatsızlık duyduğu belirtildi.Yapılan açıklamalarda ise Öcalan HDP aracılığıyla “Diyalog ve müzakere hızlandırılsın” mesajını yolladı.
Öcalan yeni adımlar atılması için hükûmete 15 Ekim 2014'e kadar süre verdi.
6-7-8-9-10 Ekim 2014: Kobani olayları.

IŞİD Kobani’yi kuşattı. HDP’nin protesto çağrısı üzerine ülke genelinde Kobani’ye destek amaçlı eylemler düzenlendi. Protestolar sonucunda 34 kişi öldü. Protestolarda 112 kişi tutuklandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kobani düştü düşüyor” açıklamasında bulundu.
Bu açıklama HDP tarafından tepkiyle karşılandı. Öcalan’ın çağrısıyla olaylar dururken “Kobani düşerse çözüm süreci biter” açıklaması geldi. Çözüm süreci bu gerginlik ortamında devam etmeyi sürdürdü.
23 Ekim-5 Kasım 2014: PKK ile çatışma, taraflardan tepki açıklamaları.

23 Ekim’de Kars’ta PKK ve güvenlik güçleri çatıştı, 3 PKK’lı öldürüldü. 25 Ekim 2014’te ise Hakkari Yüksekova’da 3 asker PKK tarafından şehit edildi. Bunun üzerine dönemin hükümet sözcüsü Bülent Arınç, “Çözüm sürecine mecbur değiliz” açıklamasını yaptı. Dönemin HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ise Öcalan ya da hükümet “Süreç bitti” demeden devam edileceğini söyledi.
28 Şubat 2015: Çözüm sürecinin dağılmasından önce Dolmabahçe'de ilk ve son ortak açıklama.

Hükümet yetkilileri ve İmralı heyeti İstanbul Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde bir araya geldi. Bu görüşmede HDP milletvekilleri Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken ve dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, dönemin AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ile Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu bulunuyordu. Hükümet yetkilileri ile HDP yetkilileri ilk kez ortak basın açıklaması yaptı. Bu görüşmede HDP tarafından 10 maddelik bir deklarasyon açıklandı.
Ancak PKK yöneticisi Mustafa Karasu, 'AKP Hükûmeti Önderliğin ortaya koyduğu 10 başlıkta müzakere edip sorunu çözecek midir, çözmeyecek midir? Bu sorunun cevabı çok önemlidir. Bu sorun çözülmeden PKK silah bırakacak, PKK Kongresini yapıp silah bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir, aldatmak ve sorunu çarpıtmaktır” dedi.
17 Mart 2025: Selahattin Demirtaş’tan “Seni başkan yaptırmayacağız” sözleri.

HDP seçimlere parti olarak girme kararı verdi. Dolmabahçe Mutabakatı’nın ardından her iki taraftan da süreci zedeleyecek açıklamalar gelmeye devam ediyor. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 15 Mart 2015’te hafızalara kazınan o açıklamayı yaptı: 'Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP'liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen Başkan olmayacaksın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız, seni başkan yaptırmayacağız.'
21 Mart 2015: Abdullah Öcalan’dan üçüncü ve son mektup.

Öcalan’ın son mektubu yine Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında okundu. Öcalan, yeni bir şart sürerek PKK’ya silahsızlanma çağrısı yaptı. Öcalan’ın şartı “Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu”uydu:
“Deklarasyon gereği ilkelerde mutabakat oluşmasıyla birlikte PKK'nın Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yaklaşık kırk yıldır yürüttüğü silahlı olan mücadeleyi sonlandırmak ve yeni dönemin ruhuna uygun siyasal ve toplumsal strateji ve taktiklerini belirlemek için bir kongre yapmalarını gerekli ve tarihi görmekteyim. Umarım ilkesel mutabakata en kısa sürede varıp Parlamento üyeleri ve İzleme Heyetinden teşkil edilen bir Hakikat ve Yüzleşme komisyonundan geçerek bu kongreyi başarıyla realize etme durumunu yaşarız. Bu kongremizle birlikte artık yeni dönem başlamaktadır.”
(Fotoğraf: 2024 Diyarbakır-Nevruz Kutlamaları)
22 Mart 2015: Erdoğan’dan süreci sonlandıran sert tepki.

Erdoğan, hükümet yetkilileri ile HDP’li vekillerin Dolmabahçe’de aynı anda açıklama yapmasını doğru bulmadığını belirterek sert tepki gösterdi.
Erdoğan’ın yaptığı bu açıklama çözüm sürecinin sonunu getiren açıklama” olarak nitelendirildi:
“Bir metin okunmadı, iki metin okundu. Onların okuduğu metinle Yalçın Bey’in okuduğu metin birbirinden tamamen ayrı. Aynı metin değildi dikkat ederseniz. Ben oradaki toplantıyı da doğru bulmuyorum. Çünkü bu toplantıda hükûmetin Başbakan Yardımcısı’yla şu an parlamento içinde olan bir grubun yan yana o resmi vermesini ben şahsen doğru bulmuyorum.
Açıklanan 10 maddelik metne gelince; o metinde bir demokrasi çağrısı yok. Bu metnin demokrasi adına neresini kabul edeceğim? Metni incelersek oradaki konuların çoğunun demokrasiyle falan yakından uzaktan alakası yok. Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor.”
12 Haziran 2015: Silah bırakma çağrısına KCK’dan yanıt.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, Öcalan’ın çağrısıyla PKK’nın silah bırakabileceğine dair KCK’dan sert yanıt geldi. KCK, “PKK'nın Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi bırakma konusu ve bunun iradesi tamamen bize aittir” dedi ve şöyle devam etti:
“Şunu herkes bilmelidir ki HDP, PKK’nın yasal partisi değildir. Dolayısıyla böyle bir çağrıyı HDP yapamayacağı gibi, mevcut İmralı koşullarında bulunan Abdullah Öcalan'ın böyle bir çağrıyı yapması mümkün değildir. HDP’nin ve Öcalan'ın 'silah bırak' çağrısı yapmasını beklemek ve bu yönlü dayatmalarda bulunmak çözümsüzlükte ısrardır ve bunu da hareketimizin kabul etmesi mümkün değildir. Bu tutumumuz ne Öcalan'ı dinlememek, ne de HDP’nin politika yürütmesinin önünü almaktadır.”
26 Haziran 2015: Erdoğan’dan PYD’nin devlet kurma girişimlerine açıklama.

Erdoğan, Twitter hesabından “6-7-8 Ekim'de Türkiye'nin pek çok yerinde olaylar çıkaranlar, şimdi utanmadan Türkiye'yi ateşe verme gayretindeler” diyerek bir açıklama yayınladı.
Erdoğan’ın açıklamaları şöyleydi:
“Türkiye'yi terör örgütüyle zikredenlere sesleniyorum: Bombalardan kaçanlara kucak açanlara terörist deme hakkını siz nereden ediniyorsunuz? Türkiye, insani yardım yaparken terör örgütleriyle yan yana gelmiyor. Hiç kimse bizi Esed'le ve diğer terör örgütleriyle yan yana gösteremez. Tüm dünyaya sesleniyorum: Bedeli ne olursa olsun, Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'nin güneyinde devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz.”
29 Haziran 2015: Murat Karayılan: “Türkiye’nin tümü bir savaş sahasına dönüşür.”

Her iki taraf arasında gerilim tırmanırken PKK kurucusu ve KCK Yürütme Konseyi Üyesi Murat Karayılan’dan tehdit yanıtı geldi.
Karayılan, “Açıkça söyleyeyim, eğer onlar Rojava’ya müdahale ederlerse biz de onlara müdahale ederiz; o zaman Türkiye’nin tümü bir savaş sahasına dönüşür. Türkiye yetkilileri halkımızın 6-7-8 Ekim’deki kalkışını unutmamalıdır. Açık ki bu halk böyle bir müdahaleye müsaade etmez. Kısaca böyle bir müdahale kararı Türkiye için stratejik bir karar olur, Kürt halkı için de yeni bir dönem başlamış olur. Biz bu konuda kimseye yalvaracak değiliz. Kendileri bilir. Yaparlarsa Kürt halkı olarak elbette bizim de yapacaklarımız olur” dedi.
11 Temmuz 2015: KCK ateşkesi bitirdiğini açıkladı.

Çözüm süreci resmi olarak bitmişti. KCK barajları gerekçe göstererek ateşkesi bitirdiğini duyurmuştu. Yapılan açıklamada “Barajlar ve baraj yapımında kullanılan araçlar gerilla güçlerimizin hedefinde olacaktır. Her tutuklama artık gerilla için bir misilleme nedeni olacaktır. Özgürlük Hareketimiz artık ateşkes tutumunun istismar edilmesini kabul etmeyecek, oyalama yaparak Kürt sorununu çözümsüz bırakan politikalara karşı da tutumunu koyacaktır” denildi.
11 Ağustos 2015: “Çözüm süreci buzdolabında.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 11 Ağustos 2015’te yaptı açıklamada çözüm sürecinin neden sona erdiğini de yanıtladı. Erdoğan, “PKK'ya 'silah bırak' diyemeyenler operasyonlara karşı çıkıyor' dedi.
Karşı tarafın çözüm sürecini anlamadığını söyleyen Erdoğan, “. Biz milli birlik ve kardeşlik projesi derken milletçe bir olalım, iri olalım, kardeş olalım diye bunları söyledik.
Ve çözüm süreciyle de bunu taçlandıralım dedik. Ama bunlar ne yazık ki, çözüm sürecini filan anlamadılar, anlamak istemediler. Öyleyse, şu anda bu buzdolabındadır. Çünkü yapılanlar açıkça ortadadır. Bu süreci, sorunları siyasetin meşru araçlarıyla çözmek isteyenlere, fırsat tanıma vesilesi olarak gördük. Hem terör örgütü, hem onun siyasi uzantısı olan parti bu imkanı değerlendiremedi” ifadelerini kullandı.
2013-2015 yılları arasında adım atılan süreç çözüme kavuşturulmadan sona erdi.

2013-2015 yıllarında barış çağrılarıyla başlayan ancak umutsuzlukla sona eren çözüm sürecinde şu anda yeni bir perde aralanmış durumda.
Her iki taraf da bu savaşın sona ermesi gerektiği görüşünde. Bu kez Bahçeli’nin 2024 yılında başlayan çağrısıyla adım atılan yeni bir süreçe dair beklentiler ve umutlar yüksek. Yeni adım atılan süreçte neler olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
(Fotoğraf: 2 Ocak 2025 / MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Parti heyeti görüştü.)
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!
Yorum Yazın
kisa hikaye, demirtas seni baskan yaptirmam dedigi anda isler degisti. degil baskanlik, akp tek basina iktidara gelemedi haziran 2015te, kurtlerin destegi ol... Devamını Gör
BDP'nin oylarına çökemeyeceklerini anlayınca süreci bitirdiler. 1 Kasım 2015'te MHP'nin %6'sını, BDP'nin de %3'ünü alarak iktidar oldular.
Boyundan buyuk islere kalktı uzun adam bu sure içinde de saçmaladı durdu yine diyorum ABD ye verilmiş bir Kürdistan sözü var o verilmiş söz sayesinde iktid... Devamını Gör
Resmi tarihle yüzleşme ayağına cumhuriyete saldırılırken, Şeyh Sait ve Seyit Rıza gibi vatan hainlerinin adı sağa sola verildi. Ülkenin doğusunu feodaliteye ... Devamını Gör