Folk ve Arap Müziğini Buluşturan Souad Massi'nin En İyi Şarkıları
Cezayir’in hüzünle direnişi harmanlayan sesi Souad Massi, Arap müziği ile folk, flamenko ve Fransız chanson’larını zarif bir şekilde bir araya getiriyor. Politik sözleriyle baskıya, naif tınılarıyla kalbe seslenen sanatçı, hem Arap dünyasında hem de Avrupa’da büyük bir hayran kitlesine sahip. Gitarıyla anlattığı her hikayede biraz göç, biraz özlem, bolca da umut var. Eğer henüz onun müziğiyle tanışmadıysanız, bu parçalar sizi derinden sarsacak. Souad Massi evrenine hoş geldiniz!
1. Raoui
Kimi sanatçılar var, sadece şarkı söylemezler aksine yaşadıklarını, sustuklarını, direndiklerini ve hayal ettiklerini de notalara dökerler. İşte Souad Massi tam olarak bu türden bir kadın. Cezayir’den Paris’e uzanan, müziğiyle sınırları, dilleri ve toplumsal normları aşan bir yolculuğa sahip.
2. Deb
Souad Massi, 23 Ağustos 1972’de Cezayir’in başkenti olan Algiers’te doğdu. Kalabalık ve muhafazakar bir ailede büyüdü. Ailesi müziğe mesafeli olsa da küçük yaşlardan itibaren klasik Arap müziğine, Berberi ezgilerine ve Batı’nın folk rock’ına büyük ilgi duydu. Bob Dylan, Joan Baez ve Tracy Chapman gibi protest sanatçılardan ilham aldı.
3. Le Bien et le Mal
1989 yılında, henüz 17 yaşındayken Cezayir’de Atakor isimli rock etkili bir grubun solisti oldu. Buradaki müzikal duruşu oldukça politikti. Dönemin karanlık atmosferinde cesur sözleriyle öne çıktı ve haliyle radikal çevrelerin hedefi hâline geldi. Müzik, onun için bir özgürlük alanıydı ama bu alan oldukça dar ve tehlikeliydi.
4. Ghir Enta
1990’lar, Cezayir için adeta bir iç savaş dönemi gibiydi. Aydınlara, sanatçılara, özellikle de kadınlara yönelik baskı çok yüksekti. Massi, hem siyasi mesajları hem de sahne performansları yüzünden ölüm tehditleri almaya başladı. Bu nedenle 1999 yılında Paris’e göç etmek zorunda kaldı. “Müziğim için yaşamak istedim” diyordu bir röportajında. Geride ailesini, köklerini ve sokaklarını bıraktı ama yanında taşıdığı bir şey vardı, o da o güzel şarkıları.
5. Mesk Elil
2001 yılında yayınladığı ilk solo albümü Raoui, onun müzikal kaderini değiştirdi. Albümde Arapça, Fransızca ve Berberice bir arada yer aldı ve geleneksel enstrümanlarla Batı folk ezgileri harmanlandı. Dinleyiciler, bu albümde sadece müzik değil yanı sıra bir de hikaye duyuyorlardı. Bir kadının sürgününü, geçmişle hesaplaşmasını, aşkı, hayal kırıklığını ve inatçı umudunu.
6. Pays Natal
Raoui, Fransa başta olmak üzere Avrupa'da büyük ilgi gördü. Massi, şarkılarını da susturmadan kendi kimliğini yeniden yazıyordu. Ne geleneksel kalıplara teslim oldu, ne de Batı’nın sanatçı prototipine uymaya çalıştı. Kendisi gibi oldu. Ve bu da onu fazlasıyla özgün kılmış oldu.
7. Amessa
Souad Massi, kariyerine boyunca 9'dan fazla albüm yayınladı. Şarkılarında Arapça, Fransızca, İngilizce ve Berberice dillerini kullanması, onu çok kültürlü bir sanatçı haline getirdi. Müzikal olarak ise folk, flamenko, chanson française, klasik Arap müziği ve rock elementlerini sentezliyor.
8. Stop Pissing Me Off
Aşk, göç, aidiyet, kadın hakları, savaşın yarattığı travmalar, anne-baba figürleri, çocukluk özlemi… Her albümünde bu temalara farklı biçimlerde yer veriyor. Şarkılarıyla hem kolektif bir hafızaya işaret ediyor hem de kulakların pasını siliyor.
9. Khalouni
Kadınların toplumsal baskılara karşı ses çıkarmasını müzik yoluyla teşvik ediyor. Sahnedeki varlığı bile başlı başına bir direniş biçimi. 'Ben bir devrimci değilim, ama kendi alanımda özgürlükçüyüm' diyor. Bu da onun neden bu kadar çok insanın kalbine dokunduğunu açıklamış oluyor.
10. Dar Djedi
UNESCO, Avrupa Parlamentosu gibi birçok önemli kurumda konuşmalar yaparak göçmenlik, Arap kadının sesi ve kültürel çeşitlilik üzerine fikirlerini dile getirdi. Sanatı kadar duruşu da güçlü.
11. Yemma
Bugün hala dünya çapında konserler veriyor, yeni albümler yayınlıyor ve genç müzisyenlere ilham oluyor. Onun açtığı yol, yüreğiyle yapılmış. Cezayir’den çıkan bu kadının sesi, şimdi dünya haritasında yankılanıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın