'İnsanlığın Son Umudu' Denilen Kıyamet Ambarı: Türkiye’nin de Tohum Gönderdiği Dev Proje
Dünyada yaşanan krizler arttıkça geleceğe dair endişeler de büyüyor. Bilim insanları ise olası felaket senaryolarına karşı hazırlık yapıyor. Bu hazırlıkların en dikkat çekici olanlarından biri de tohum bankaları. Türkiye’nin de dahil olduğu sistem, gıda güvenliği açısından kritik görülüyor. Adeta insanlığın sigortası gibi konumlanan bu merkezler giderek daha fazla önem kazanıyor.
Kuzey Kutbu’na yakın, ulaşması bile zor olan yerde saklanıyor

Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında, Spitsbergen adasının dağlık yapısına oyulmuş devasa depo bulunuyor. Deniz seviyesinin oldukça üzerinde, jeolojik açıdan stabil bölgede konumlandırılmış durumda. İçerisi sürekli -18 derece civarında tutuluyor, dış ortamda yer alan permafrost sayesinde elektrik kesintisinde bile donmuş kalabiliyor.
Girişler son derece sınırlı. Yılda yalnızca birkaç kez açılıyor ve içeride saklanan tohumlara erişim, gönderen ülkenin kontrolünde. Yani adeta küresel bir kasa mantığıyla çalışıyor. Savaş, afet ya da insan kaynaklı krizlerde bile zarar görmeyecek şekilde tasarlanmış.
Milyonlarca tohum tek tek korunuyor, amaç geleceği kurtarmak

2008 yılında faaliyete geçen depo, bugün 1 milyondan fazla tohum örneğini barındırıyor. Bu örnekler; buğdaydan pirince, fasulyeden sebze türlerine kadar dünyanın temel besin kaynaklarını kapsıyor. Hatta bazıları artık doğada bulunmayan eski tarım çeşitlerinden oluşuyor.
İşleyiş oldukça basit ama etkili. Tohumlar özel üç katmanlı paketlere yerleştiriliyor, ardından kutular içinde raflara diziliyor. Düşük sıcaklık ve nem seviyesi sayesinde metabolik faaliyet neredeyse durma noktasına geliyor. Böylece tohumlar onlarca yıl, hatta yüzyıllarca korunabiliyor. Amaç, olası felaket sonrası tarımı yeniden başlatabilecek genetik çeşitliliği saklamak.
Türkiye dahil birçok ülke katkı sağlıyor, sistem tamamen uluslararası ilerliyor

Dünya genelinde yüzlerce gen bankası, sahip olduğu tohumların kopyalarını Svalbard’a gönderiyor. Türkiye de bu sürece dahil olan ülkeler arasında yer alıyor. Her ülke, kendi tarımsal mirasını güvence altına almak için katkı sağlıyor. Çünkü hiçbir ülke tek başına yeterli genetik çeşitliliğe sahip değil.
İşin dikkat çeken yanı ise siyasi gerilimlerin bu sistemi etkilememesi. Aynı raflarda farklı ülkelerden gelen tohumlar yan yana duruyor. Küresel iş birliğinin nadir örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İklim değişikliği, kuraklık ve doğal afetler düşünüldüğünde, bu depo aslında gelecekte sofraya gelecek her şeyin teminatı sayılıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın