Ispanak ve Çilek Yerken İki Kez Düşünün: Uzmanlar, Mutfağımızdaki Gizli Zehirleri Açıkladı
Vücut direncini artırmak ve hastalıklardan korunmak için tüketilen meyve ve sebzeler, üretim aşamasında maruz kaldıkları tarım ilaçları nedeniyle sağlığı tehdit edebilir. Uzmanlar, özellikle kabuğu ince ve yapraklı besinlerdeki yüksek kimyasal kalıntı riskine dikkat çekerek tüketim öncesi alınması gereken önlemleri sıraladı.
Ispanak, biber ve çilek gibi sebze ve meyveler sağlıklı yaşam denince akla ilk gelenler olsa da ciddi tehlikeler barındırıyor.

Vitamin, lif ve antioksidan kaynağı olarak bilinen ve sağlıklı beslenmenin temel taşını oluşturan sebze ve meyveler, yetiştirilme süreçlerindeki ilaçlamalar nedeniyle faydadan çok zarar getirebilecek bir hale dönüşüyor.
Medicana International Ankara Hastanesi Feel Well Beslenme ve Yaşam Tasarımı Bölümü’nden Diyetisyen Sena Nur Doğan, şifa kaynağı olarak görülen gıdaların barındırdığı görünmez tehlikeye karşı vatandaşları uyardı. Doğan, uluslararası raporlara yansıyan veriler ışığında Türkiye’de en çok pestisit yani tarım ilacı kalıntısı barındıran ürünlerin başında ıspanak, biber, çilek, elma, üzüm, şeftali, kiraz, armut, lahana, patates ve yaban mersininin geldiğini açıkladı.
Kalp sağlığını koruması ve kronik hastalıkları önlemesi beklenen bu gıdaların, son dönemde yapılan laboratuvar analizlerinde endişe verici sonuçlar ortaya koyduğu belirtiliyor. Uzmanlar, bazı numunelerde tek bir ürün üzerinde yirmiden fazla farklı tarım ilacı kalıntısına rastlandığını vurguluyor. Bu durumun temel sebebi olarak ise söz konusu sebze ve meyvelerin fiziksel yapıları gösteriliyor. Özellikle ince kabuklu, gözenekli, pürüzlü yüzeye sahip veya katmanlı yapraklardan oluşan ürünler, kimyasalları bünyesinde daha fazla hapsederek temizlenmesini zorlaştırıyor.
Ortaya çıkan bu tablo sebze ve meyve tüketimini tamamen bırakmayı gerektirmese de, gıda güvenliği konusunda vatandaşların daha bilinçli hareket etmesini zorunlu kılıyor. Uzmanlar, tarım ilacı maruziyetini en aza indirmek için ürünlerin akan su altında detaylıca yıkanmasını, mümkünse kabuklarının soyulmasını ve dış yaprakların atılmasını öneriyor. Ayrıca 'doğal' veya 'köy ürünü' etiketiyle satılan her gıdanın ilaçsız anlamına gelmediği hatırlatılarak, denetimden geçmiş ve sertifikalı organik ürünlere yönelmenin en güvenli yol olduğu ifade ediliyor. Sentetik gübre ve hormon kullanılmadan üretilen organik sertifikalı ürünler, bu kimyasal riskten korunmak için en sağlıklı alternatif olarak öne çıkıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!



Yorum Yazın
Yıkamadan yiyen kim zaten ?