Kendi Ölümünü Bile Bilen 'Uyuyan Kahin'den 2026 Kehaneti! Gizli Oda Olabilir
Kehanet denince akla çoğu zaman Nostradamus ya da Baba Vanga geliyor. Ancak 20. yüzyılın en sıra dışı medyumlarından Edgar Cayce de tahminleriyle hala konuşuluyor. 'Uyuyan kahin' lakabıyla tanınan Cayce, trans halindeyken gelecek hakkında bilgiler aldığını iddia ediyordu. Ölümünden onlarca yıl sonra bile öngörüleri tartışılmaya devam ediyor.
Uyuyan kahin Edgar Cayce kimdi ve neden hala konuşuluyor?

Kentucky doğumlu Edgar Cayce, trans halindeyken 'yüksek bilincinden' konuşabildiğini söylemesi nedeniyle 'Sleeping Prophet' yani Uyuyan Kahin olarak anıldı. Bu hal sırasında insanların sağlık sorunlarını teşhis ettiği, tedavi önerileri sunduğu ve geleceğe dair bilgiler paylaştığı iddia edildi.
1929’daki Wall Street çöküşünden aylar önce finans dünyasında büyük bir sarsıntı yaşanacağı uyarısında bulunduğu, ABD başkanları Franklin D. Roosevelt ve John F. Kennedy’nin ölümlerini öngördüğü iddiaları onun ününü büyüttü. 1945’te hayatını kaybetmesine rağmen kehanetleri; kayıp medeniyetler, gizli hazineler ve insanlığın kökenine dair iddialarla hala tartışma konusu olmaya devam ediyor.
2026 kehaneti: Sfenks’in altında saklı "Kayıtlar Salonu" mu ortaya çıkacak?

Cayce’ye göre Büyük Sfenks’in sağ ön patisinin altında insanlık tarihine dair kayıtların saklandığı gizli bir oda bulunuyor. Bu alanın, kadim uygarlıkların bilgilerini barındıran bir 'Hall of Records' yani Kayıtlar Salonu olduğuna inanıyordu. Kehanetinde, gölge çizgisinin patiler arasına düştüğü noktada girişin işaretlendiğini ve belirli zaman koşulları oluşmadan açığa çıkmayacağını dile getirdiği aktarılıyor.
1982’de yapılan araştırmalar doğrudan bir geçit ortaya koymasa da yer altında boşluk olabileceğini düşündüren anomaliler tespit etti. Cayce’nin sözleri yeniden gündeme taşınırken, 20 Mart 2026’daki gökyüzü hizalanmasının sembolik anlamı da tartışılıyor. Bazı yorumcular, bu hizalanmanın dönüşüm ve farkındalık dönemlerine işaret ettiğini savunuyor.
Benzer hizalanmaların yaşandığı dönemler de olmuştu

1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılması ve aynı dönemde Belçika semalarında görülen üçgen UFO iddiaları gibi olaylar, mistik yorumları besleyen örnekler arasında gösteriliyor. Tüm bunlar, piramitlerin altında saklı bir bilginin ortaya çıkacağı fikrini yeniden popüler hâle getirdi.
Gerçekten insanlık tarihine dair büyük bir keşif mi yaklaşmakta, yoksa bu anlatı yalnızca kadim gizemlere duyulan bitmeyen merakın ürünü mü? Yanıt henüz bilinmiyor. Ancak 20 Mart yaklaşırken, gözler yeniden Giza Platosu’na çevrilmiş durumda.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
Bulunsa bile kamuoyuna paylaşılır mı sanmam.