Sokak Lambaları Tek Tek Değiştirilmeye Başlandı: Avrupa Neden Kırmızı Sokak Lambalarına Geçiyor?
Avrupa şehirlerinin gece silüeti köklü bir değişimden geçiyor. Kopenhag sokaklarından İngiltere’nin ana yollarına kadar pek çok noktada, alışılagelmiş beyaz ışıkların yerini sıra dışı bir kızıllık alıyor. Bu görsel dönüşüm yalnızca estetik bir tercih değil, şehirleşme ile yaban hayatı arasındaki çatışmayı dindirmeyi amaçlayan bilimsel temelli bir çevre koruma hamlesi olarak öne çıkıyor.
Detaylar 👇
Doğanın dengesini korumak için kırmızı sokak lambalarına geçiliyor.

Işık kirliliğiyle mücadele kapsamında başlatılan bu programların odak noktasında, ekosistemin gizli kahramanları olan yarasalar yer alıyor. Araştırmalar, geleneksel beyaz ışığın yarasaların gece faaliyetlerini ciddi şekilde sekteye uğrattığını, kırmızı ışığın ise karanlığa en yakın ve ihmal edilebilir bir etki yarattığını kanıtlıyor. Örneğin, Danimarka’nın Gladsaxe bölgesinde, AFRY Architects tarafından hayata geçirilen projede, bisiklet süper otoyolu boyunca yerleştirilen kırmızı LED’ler hem insanların güvenliğini sağlıyor hem de yakındaki yarasa kolonisinin yaşam döngüsünü koruyor.
Peki neden kırmızı ışık tercih ediliyor?

Hollanda Ekoloji Enstitüsü tarafından yürütülen beş yıllık kapsamlı bir çalışma, bu değişimin mantığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Baş araştırmacı Kamiel Spoelstra ve ekibi, kırmızı ışığın yarasalar üzerindeki etkisinin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu gözlemledi. Spoelstra’nın belirttiğine göre, yarasalar kırmızı ışık altında, tam karanlıktaymışçasına aktif kalabiliyorlar. Oysa beyaz ve yeşil ışık bu canlıların hareket kabiliyetini ve avlanma verimliliğini dramatik şekilde düşürüyor.
Yarasalar için gece karanlığı, yırtıcılardan korunmak ve rakiplerle karşılaşmamak adına hayati bir sığınaktır. Özellikle Natterer yarasası gibi ışıktan kaçınan türler, yapay beyaz ışık altında kendilerini baykuş gibi avcılara karşı tamamen savunmasız hissederler. Kırmızı aydınlatma ise bu türlerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayarak ekolojik koridorların sürekliliğine imkan tanıyor.
Kırmızı sokak lambası Avrupa genelinde yayılan bir uygulamaya dönüşüyor.

Bu çevreci yaklaşımın ilk adımları 2018 yılında Hollanda’nın Zuidhoek-Nieuwkoop kasabasında atıldı ve burası dünyanın ilk yaban hayatı dostu aydınlatma sistemine sahip yerleşimi oldu. Birleşik Krallık ise 2019’da Worcester yakınlarında ilk yarasa geçidini kurarak bu kervana katıldı. Günümüzde LED teknolojisinin enerji tasarrufu ve düşük bakım maliyeti sunması, bu projelerin sürdürülebilirliğini artırıyor.
Sonuç olarak, kırmızı sokak lambaları kentsel gelişimi doğayla uyumlu hale getirmenin somut bir yolu olarak karşımıza çıkıyor. Bu uygulama, insanların modern ihtiyaçlarından ödün vermeden vahşi yaşamın korunabileceğini gösteren, umut verici ve uygulanabilir bir çözüm sunuyor. Geleceğin şehirleri, doğaya saygı duyan bu kırmızı ışıklar sayesinde çok daha karanlık ama bir o kadar da canlı kalacak.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
ondan sonra covid artti diye full beyaza donersiniz.