Shakespeare’in Hamlet oyununda ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgiyi ifade eden trajedisinin dillerden düşmeyen ve belki de birçok yerde kullandığımız o meşhur tiradı “olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu”…
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir'de, meme kanseri tedavisi başarıyla sonuçlanan Hürriyet Yıldız, başkanı olduğu kooperatifte kadınlara ilham veriyor.Bornova ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi 60 yaşındaki Yıldız'a, 2014'te Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde meme kanseri teşhisi kondu.Hastalandıktan 1 yıl sonra 35 yıllık eşi Muhammet Yıldız'ı kalp krizi sonucu kaybeden Yıldız, zor günler geçirdi.Yıldız, bir arkadaşının önerisiyle kadınlara ekonomik destek sağlamak üzere kurulan Bornova Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifine üye oldu.Burada kazak, atkı, bebek giysileri örmeyi öğrenen Yıldız, kanser tedavisi başarıyla sonuçlanınca tüm zamanını kooperatif işlerine adadı. Yıldız, 2016'da kooperatife başkan seçildi. Yıldız, bu süreçte Anadolu Üniversitesi Kooperatifçilik E-Sertifika Programı'nı da bitirdi. Kooperatifte, 150 kadar kadının ürettiği el işi ürünler satılarak, aile ekonomilerine katkıda bulunuluyor. 'Kanser teşhisi konulanlara 'üretin' diyorum' Hürriyet Yıldız, AA muhabirine, geçirdiği zor günlerde arkadaşlarının ve çocuklarının desteğini hep yanında hissettiğini belirtti. Doktorların kendisine hastalıkla mücadele sürecinde meşgale edinmesi gerektiğini söylediğini, bunun da faydalı olduğunu aktaran Yıldız, şöyle konuştu:'Burada arkadaşlarımla olmayı çok seviyorum. Yeni şeyler üretiyoruz. Bu sayede zamanımızı değerlendirirken, ekonomik olarak da aile bütçelerine katkı sağlıyoruz. Hastalığımı kooperatifte yendiğime inanıyorum. Yıllık kontrollerim devam ediyor. Sağlığım çok iyi. Aramızda benim dışımda kanser tedavisi görmüş arkadaşlarım da var. Kanser hastalığı teşhisi koyulan tüm kadınlara, 'Hastalığı çok dert etmeyin, bir şeyler üretin' diyorum.'Kooperatif ortaklarından Zuhal Mater ise Yıldız ile 5 yıl önce kooperatifte tanıştıklarını söyledi.Birçok kadının Yıldız'ı örnek aldığını dile getiren Mater, 'O hayata bağlı bir insan. Bizler de onu kendimize örnek alıyoruz. Kanser hastalığı geçirmesine rağmen verdiği mücadeleyle bu hastalığın üstesinde gelmeyi başardı. Her zaman bizim yanımızda oluyor. Bizi hayata bağlıyor. İyi ki onu tanımışım diyorum.' şeklinde konuştu.
Yeni akım; podcast tadında devam eden Cluphouse’un sohbet odalarında buluşmak. Ben bu mecrayı çıktıktan kısa bir süre sonra, yani “dutluk” aşamasında deneyenlerdenim. Gittikçe artan takipçi sayıları ve sohbet odalarındaki katılım sayısının katlanarak artmasına şahit olmaktayım. Peki şimdilik IOS kullanıcılarının katıldığı bu mecra Android kullanıcıları da gelince daha da canlanacak mı? Yoksa IOS’lular Android’lilere “boşver biz denedik, bak sıkıldık girmiyoruz şimdi” mi diyecekler? Kestirmek çok güç. Eğer yenilikler olmazsa, heyecan olmazsa belki de sönüp gidecek. Ama bakın Instagram’a hemen bu Clubhouse’daki sohbet odaları özelliğini uyarlamaya başlamış bile. Clubhouse hızlı girdi, güçlü isimlerle güçlü girdi. O güçlü isimleri gören bizler de kapıldık işte bu akıma...
Bir süredir kanser tedavisi gören ünlü sanatçı Hüner Coşkuner dün hayatını kaybetti. Kemik iliği kanseri olan Hüner Coşkuner'in ölümü hayranlarını üzerken sanatçının hastalığı ve belirtileri de oldukça araştırılıyor. Peki kemik iliği kanseri nedir? Kemik iliği kanseri belirtileri ve tedavisi nelerdir? Detayları haberimizde sizler için derledik...
İSTANBUL (AA) - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye'de uygulanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı cinsinin hepatit aşısına benzerliği nedeniyle gebelik esnasında ya da emzirme döneminde güvenle kullanılabileceğini bildirdi. Prof. Dr. Buyru, yaptığı yazılı açıklamada, salgın sürecinde en çok merak edilen sorulardan birinin 'Hamileler ve emziren anneler aşı yaptırmalı mı, yaptırmamalı mı?' olduğunu aktardı. Başlangıçta aşının yan etkileri tam olarak bilinmediği için hamilelere ve emziren annelere önerilmediğini anımsatan Buyru,'30 Ocak'ta Pfizer BioNTech tarafından geliştirilen mRNA aşısının güncellenen kılavuzunda, aşının hamilelere ve emziren annelere de uygulanabileceği yer aldı.' bilgisini verdi.Aralık 2020 itibarıyla toplumsal bazda aşı yapılmaya başlandığını hatırlatan Buyru, Avrupa ülkeleri ve Türkiye'de daha sonra elde edilen bilgilerle gebelere de aşı yapılabileceği, bunun bebek ve anne açısından olumsuz bir sonucunun olmayacağına ilişkin yapılan çalışmalar arttıkça aşıya daha güvenle yaklaşır hale geldiklerini ifade etti. Prof. Dr. Buyru, Türkiye'de uygulanan inaktif aşılara değinerek, şöyle devam etti:'Biliyoruz ki Türkiye'de uygulanan aşının, aşı cinsi hepatit aşısına benzerliği nedeniyle gebelik esnasında ya da emzirme döneminde de güvenle kullanılabilir. mRNA aşılarıyla ilgili bilinenler daha azdı. Bu aşılar bilindiği üzere teknolojik olarak yeni ve ilk kez uygulandı. mRNA aşıları da gebelik sürecinde kullanılabilir. Çünkü hastalığın ölümcül ve ağır seyri hem bebek hem de anne açısından ciddi risklere neden olabiliyor. Hastalığın hangi gebede ağır, hangi gebede hafif seyredeceğini bilmediğimiz için aşıların önemi büyük.' 'Koronavirüs, anne ve bebek kaybına yol açan bir enfeksiyon'Buyru, özellikle personeli başta olmak üzere diyabet, tansiyon gibi sistemik hastalığı olan gebelerin aşılanmasının, hastalık risklerinden korunmak için daha ağır bastığını belirterek, risk altında olan hamilelerin aşılanması önerisinde bulundu. Kovid-19'un hamileler için büyük bir risk olduğuna dikkati çeken Buyru, 'Koronavirüs, hem anne hem bebek kaybına yol açan bir enfeksiyon. Önceki viral enfeksiyonların hiçbirine benzemiyor. Bulaşma, tedavi ve hastalığın nasıl seyredeceği konusunda hala bilinmezler çok fazla. Buna bugünkü mutasyonları da eklediğimizde gerçekten herkesin korkması gereken bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Hastalığın anneye ve bebeğe getireceği riskler göz önünde bulundurulunca aşı yaptırmak daha güvenli.' değerlendirmesini yaptı.'Gebe kalmayı planlayanlar ve tüp bebek tedavisi düşünenler öncesinde aşı yaptırmalı'Prof. Dr. Buyru, hamile kalmaya karar verenlerin öncesinde aşı yaptırmaları gerektiğini aktararak, şunları kaydetti:'Hamile kalmaya karar verip aşılama programına dahil olan ya da aşılama programına dahil olup gebe kalmayı planlayan çiftler var. Bunlarda da aslında ikinci doz aşıyı bekleyip yeterli bağışıklık oluştuktan sonra gebeliği planlamak ya da tüp bebek gibi bir tedavi yapılacaksa ve çift aşılama sürecindeyse en azından ikinci doz aşıyı bekleyip ondan sonra tedaviye başlamak daha uygun olur. Kılavuzlar baştan 2 ay kadar bir süre beklemeyi öneriyordu. Bugün biliyoruz ki ikinci doz aşıdan hemen birkaç gün sonra, bir hafta sonra yeterli antikor oluşumu gözleniyor. Antikor oluşumu kişinin çevresinin korunması açısından da önemli. İkinci doz aşı yapıldıktan sonra gebelik planlamalarında ya da tüp bebek tedavisi düşünüyorlarsa ikinci doz aşıdan sonra yaptırmalarında yarar var.'
Ünlü sanatçı Hüner Coşkuner, kanser tedavisi gördüğü hastanede vefat etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından doğrulanan Hüner Coşkener’in ölümü sonrası ünlü şarkıcı sosyal medyada gündem oldu. Peki, Hüner Coşkuner kimdir, kaç yaşındadır? İşte Hüner Coşkuner’in kariyeri ve hayatı…
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'Kanser sevdiklerimizi elimizden almaya devam ediyor. Kanserle mücadelede erken tanı hayat kurtarır.' ifadelerini kullandı.Koca, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, mücadelelerinin merkezinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını olsa da tüm hastalıkların varlığını sürdürdüğüne işaret etti.Bakan Koca, 'Kanser sevdiklerimizi elimizden almaya devam ediyor. Kanserle mücadelede erken tanı hayat kurtarır.' uyarısında bulundu.
İSTANBUL (AA) - Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprüsü, 4 Şubat Dünya Kanser Günü'ne dikkati çekmek amacıyla mavi ve turuncu renkle aydınlatıldı. Her yıl 4 Şubat'ta kanser hastası bireylere dikkati çekmek amacıyla Dünya Kanser Günü kapsamında birçok farkındalık çalışması yapılıyor.Bu çerçevede, önemli günlerde renk ve ışık gösterileriyle aydınlatılan İstanbul'un simge noktalarından FSM Köprüsü, bu kez de Dünya Kanser Günü için renklendirildi.Turuncu ve mavi renkte aydınlatılan FSM Köprüsü, Beykoz'dan görüntülendi.
2015 Yılında vizyona giren Agorafobi filmi bu akşam Kanal D ekranlarında izleyiciler ile buluşacak. Psikolojik suç ve gerilim türündeki film de birbirinden ünlü oyuncular yer alırken filmin adından yola çıkan izleyiciler agorafobi hastalığının ne olduğunu araştırmalara başladı. Peki agorafobi filmi konusu nedir? Agorafobi hastalığı nedir ve belirtileri nelerdir? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Dünya Kanser Günü'nde Asla Durma ile çok özel bir konuğumuz var. 💪🏻 'Meme kanseri beni durdurmadı. Koştum, koşuyorum' diyen ve kanseri mobilite ile yenen Müge Daştan'ın hikayesinden siz de ilham alın!
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde ailesinin kayıp başvurusunda bulunduğu Hacettepe Tıp Fakültesi 4'üncü sınıf öğrencisi Kaan Şimşek'in cansız bedeni ormanlık alanda bulundu.
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde ailesinin kayıp başvurusunda bulunmasının ardından arama çalışması başlatılan üniversite öğrencisi gencin cansız bedenine ulaşıldı. İlçeye bağlı Kocaköy köyünde ailesiyle yaşayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Kaan Şimşek (23), dün akşam sitenin bahçesindeki sahada basketbol oynamak üzere çıktı. Akşam eve dönmeyen çocuklarının durumundan şüphelenen baba Mükremin ile anne Nadire Şimşek, jandarmaya kayıp başvurusunda bulundu.Bunun üzerine Kaan Şimşek'in en son görüldüğü bölgede, jandarma, AFAD, UMKE ve AKUT ekiplerince çalışma başlatıldı.Kayıp gencin babası Mükremin Şimşek, gazetecilere açıklamasında, oğlunun her gün sitelerinin bahçesindeki basketbol sahasında top oynadığını, bazı günler de doğa yürüyüşleri yaptığını söylemişti. Şimşek, şunları anlatmıştı:'Pazartesi günü sınavı var, ona hazırlanıyordu. Evden uzaktan eğitimine devam ediyordu. Dün de biraz top oynadı. Daha sonra eve gelip yanına 2 poğaça, 1 şişe su ve 1 muz alıp annesine 'ben biraz yürümeye gidiyorum' diyor. Sonra akşam eve dönmedi. Beşiktaş maçı vardı, kesinlikle kaçırmazdı. Devre arası olunca eşime, 'bu işte bir terslik var' dedim. Kaan maçı kesinlikle kaçırmazdı. Ben çıkıp baktım sahanın ışıkları kapalı. Tüm siteye haber verip aradık, ardından jandarmaya bilgi verdik.'Şimşek, kaybolan oğullarının 4 çocuğundan en küçüğü olduğunu, bir çocuklarını ise 17 yaşında kanser nedeniyle kaybettiklerini sözlerine eklemişti. Cesedi ormanlık alanda bulunduKaan Şimşek'in cansız bedeni, arama kurtarma ekiplerince evinden iki kilometre uzaklıkta ormanlık alanda bulundu.Gencin cesedi, olay yerindeki ilk incelemenin ardından Ayvacık Devlet Hastanesi morguna gönderildi.Şimşek'in kesin ölüm nedeni, yapılacak otopsi sonucunda belirlenecek.
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde ailesinin kayıp başvurusunda bulunduğu üniversite öğrencisi genç için arama çalışması başlatıldı.Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Kocaköy köyünde ailesiyle yaşayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Kaan Şimşek (23), dün akşam sitenin bahçesindeki sahada basketbol oynamak üzere çıktı. Akşam eve dönmeyen çocuklarının durumundan şüphelenen baba Mükremin ile anne Nadire Şimşek, jandarmaya kayıp başvurusunda bulundu.Bunun üzerine Kaan Şimşek'in en son görüldüğü bölgede, jandarma, AFAD, UMKE ve AKUT ekiplerince çalışma başlatıldı.Şimşek'in telefonun açık olduğu ancak aramalara cevap vermediği öğrenildi.Kayıp gencin babası Mükremin Şimşek, gazetecilere açıklamasında, oğlunun her gün sitelerinin bahçesindeki basketbol sahasında top oynadığını, bazı günler de doğa yürüyüşleri yaptığını söyledi. Şimşek, şunları anlattı:'Pazartesi günü sınavı var, ona hazırlanıyordu. Evden uzaktan eğitimine devam ediyordu. Dün de biraz top oynadı. Daha sonra eve gelip yanına 2 poğaça, 1 şişe su ve 1 muz alıp annesine 'ben biraz yürümeye gidiyorum' diyor. Sonra akşam eve dönmedi. Beşiktaş maçı vardı, kesinlikle kaçırmazdı. Devre arası olunca eşime, 'bu işte bir terslik var' dedim. Kaan maçı kesinlikle kaçırmazdı. Ben çıkıp baktım sahanın ışıkları kapalı. Tüm siteye haber verip aradık, ardından jandarmaya bilgi verdik.'Oğlunun gidebileceği tüm araziye baktıklarını anlatan Şimşek, 'Sabaha kadar ne taş dibi, ne kaya dibi, her yeri telefonun ışığıyla aradım. Telefonu açık, arıyoruz ancak cevap vermiyor. Benim oğlum kendi inisiyatifiyle kaybolacak, çekip gidecek ters bir çocuk değil. Onun iradesi dışında bir durum olduğunu tahmin ediyorum. Bir şey oldu ama ne oldu bilemiyorum. Herkesten dua bekliyorum. Ne olur Kaan için dua edin.' ifadelerini kullandı.Şimşek, kaybolan oğullarının 4 çocuğundan en küçüğü olduğunu, bir çocuklarını ise 17 yaşında kanser nedeniyle kaybettiklerini sözlerine ekledi.
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Büyükşehir Belediyesi çalışanları, kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak ve hastalara destek olmak amacıyla mesai boyunca mor maske taktı.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Sağlık Hizmetleri ve Engelliler Daire Başkanlığı, Dünya Kanser Günü dolayısıyla çalışma yaptı.Daire Başkanlığı, kanser hastalarına destek olmak ve kanserle mücadelede farkındalık oluşturulması amacıyla mor maske hazırladı.Personeller, çalıştıkları süre boyunca hazırlanan mor maskeleri takarak mesai yaptı.Etkinlik kapsamında kadın çalışanlar için de 'Erken Tanı Kadın Hastalıkları' konulu bilgilendirme eğitimleri verildi. Eğitimlerde, kanserde erken tanının önemine değinildi.Ayrıca ekipler, Gaziantep Üniversitesine bağlı Onkoloji Hastanesinde kanser tedavisi gören 0-16 yaş arası çocukları ziyaret etti.Ekipler görüştükleri çocuklara bazı hediyeler dağıttı.
KONYA (AA) - Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesine kazandırılan tomoterapi cihazı, sadece kanserli hücreleri hedef almasıyla tedavide yaşam kalitesini artıracak.Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Aktan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'de tomoterapi cihazının altıncısının hastaneye kazandırıldığını söyledi.Cihazın 30 milyon liralık yatırıma mal olduğunu ifade eden Aktan, 'Radyoterapinin amacı tümörlü dokuya en iyi dozu vererek, aynı zamanda çevre organları en iyi şekilde koruyabilmektir. Bu cihaz bunu en iyi şekilde yapıyor. Böylelikle hastalarımız başka şehirlere gitmekten kurtularak ilimizde en iyi şekilde tedavi edilebilecek.' diye konuştu.Aktan, cihazın kesintisiz bir alan tedavisi sağlayabilmesinin çok önemli bir avantaj sağladığına işaret ederek, şöyle konuştu:'Diğer cihazlara göre bununla çok kısa bir sürede hastayı tedavi edebilmekteyiz. Ayrıca kişiselleştirilmiş dediğimiz tedavi yöntemiyle hastadan her gün tedavi öncesi bir görüntüleme alıyor. Bu şekilde tümörün ve sağlam dokuların yeri anlık belirlenip ona göre tümörü hedef alarak tedavi yapıyor. Klinik çalışmalarda hastaların sağ kalım oranını ve yaşam kalitelerini arttırdığı kanıtlanmıştır. Tomoterapi cihazı, içinde bulunan megavoltaj tomografi cihazı ile gerçek üç boyutlu görüntü alan ve bu görüntü eşliğinde üç boyutlu tedavi sunan tek cihazdır.'
2035'e kadar Mars'a astronot göndermeyi hedefleyen Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA), bu yolculukta nükleer roket kullanma seçeneğini değerlendiriyor.