Cecil Otel, kısmen karanlık geçmişi sayesinde Los Angeles’ın en ünlü otellerinden biridir. Bazıları; katillere, akıl hastalarına ve hayaletlere ev sahipliği yapan Cecil’in sıradan bir otel olmadığını ve lanetli olduğunu söylüyorlar.The history of the Cecil Hotel is so dark and gory that some say all 600 rooms are cursed
Müzik festivalleri, film festivalleri, tiyatro festivalleri derken, etrafımız gözden kaçırdığımız yerel festivallerle dolu aslında. Üstelik yurt dışından çokça misafir ağırlayan bu festivaller, her yörenin kendine has geleneklerini görmeniz için olanak sağlıyor.
Gezi bloglarının dünyanın dört bir yanını sanki baş ucumuzdaymışçasına önerilen yerler kategorisine almasına inat, sadece birkaç akbil uzaklığımızda olan İstanbul sahillerini hafta sonu planınıza eklemeniz için derledik.Ancak baştan uyaralım; gitmeye karar verirseniz trafikten, sıcaktan ve kalabalıktan biraz yakınabilirsiniz. 'Bir tek haftasonum var, onu da yolda geçiremem, evde pineklerim' diyenlere söyleyecek lafımız yok. Ama yolda çektiklerinize değecek ve ulaştığınızda tüm sıkıntılarınızı serinliğiyle silecek sahillerimiz.
Tarihi İpek Yolu güzergahında bulunan Gaziantep'te çeşitli kültürlerin buluşması nedeniyle oluşan zengin mutfağında yaklaşık 252 çeşit yemek türü yer alıyor.Gaziantep mutfağı denildiğinde akla ilk gelen yemekler arasında bulunan kebap çeşitleri, bilinen türlerinin dışında yeni dünya, sebzeli, ayva, elma, firenk, simit, patlıcan, kazan, kabak, Kilis, ekşili, mantar, yoğurtlu ve ayvalı ve tas kebapları olmak üzere 32 türde yapılıyor.
Kimi bronz, kimi mermer, kimi taş… Dünyanın farklı yerlerinde farklı hikâyelere sahip bu heykellerin ortak bir özelliği var: Dokunana şans getirmeleri... Eğer bir gün yolunuz düşer de bu heykellerden birine rastlarsanız çekinmeden dokunun, avuçlayın, mıncıklayın....
Selçuk, Dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biridir.Antik Çağ'ın en önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Selçuk’ta bulunan tarihi yapıların büyük bir bölümü ayaktadır.İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes,Küçük Menderes Nehri'nin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük bir ticaret yolunun başında oluşu, gerek Antik Çağ'da, gerekse de Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır.Selçuk eski adıyla Ayasuluk,1304 yılında Aydınoğulları Beyliği'nin eline geçmiş ve 1426 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. 1914’de Ayasuluk olan adı Selçuk olarak değiştirilmiş ve Kurtuluş Savaşından sonra da Akıncılar adıyla anılan Selçuk 1957 yılında İzmir İline dahil edilmiş ve ilçe unvanını almıştır.
Artık körü körüne tatile gitmek tarihe karışıyor.İyi yemek yemek, farklı tatları tatmak ve eğlenceyi arayıp bulmak yerine tam ortasına düşmek her turistin aradığı varyeteler olunca festivaller de önem kazandı.Dünyada her yıl on binlerce festival düzenleniyor. Bunların arasındaki en prestijli yemek festivallerine sizler için göz attık.Tatil planlarınızı festivallere göre yapabilir, Instagram'da ve Facebook'ta rahatça paylaşım/gusto şov yapabilirsiniz!
İflah olmaz bir derin mavi tutkunuysanız ve henüz derinliklerin büyüsünü keşfetmediyseniz bu yaz tam zamanı...Uzmanlara göre anne karnındaki huzuru yaşayabileceğiniz tek yer sualtı ve tüm güzelliğini dalgıçlara sunuyor. Türkiye'nin birbirinden güzel dalış noktaları arasından dilediğinizi tercih edip kendinize bir iyilik yapın ve bu yaz dalın.
Liz Clark, 10 yıllık işinden ayrılıp tekne ile tek başına Dünya seyahatine çıkacak kadar cesur ve macera sever bir kadın. Kedisiyle birlikte yaptığı bu yolculuk için artık kendisine yarenlik edecek bir partner arıyor. Nasıl ulaşırsınız nasıl ikna edersiniz bilmiyoruz ama hayatından bir kesiti sunarak üzerimize düşeni yapıyoruz.
Herhangi bir sebeple yolunuz Yunanistan'a düşecek olursa bir Türk olarak karşılaşacaklarınızı sıralamak istedik. Hemen sorun algılamayın canım. Bakın neler varmış!
Yeryüzünde kalan sayılı saklı cennetlerden birisi olan Zakopane, Polonya'nın güneyinde yer alan Krakow'a iki saatlik uzaklıkta, dağ eteğine kurulmuş bir kent. Yaz aylarında ayrı kış aylarında ayrı güzelliklere sahip doğasıyla Zakopane, ne zaman fotoğraflarına baksanız şu an orada olmak isterdim diyeceğiniz bir yer. Kent Polonya'nın yerli halkı dışında çok fazla bilinmiyor ve ülke dışından çok fazla turist almıyor.
Gittiğiniz her ülkede, her şehirde mutlaka şöhreti yayılmış bir yemek vardır. Paris'e gittiğiniz de bir krep, Fas'a gittiğinizde bir Tajin yemezseniz gitmiş sayılmazsınız. Bakalım diğer ülkelerin ne gibi sokak lezzetleri varmış?
Bir günde Bağcılar olunmuyor. Bu bir kültür, bu bir yaşam tarzı, bu bir birikmişlik. Yılların kendine getirdiği şeyleri reddetmeyen, harmanlamasını bilen, sindiren Bağcılar ve onu Bağcılar yapan etmenler.
İstanbul gibi metropol bir şehirde yaşayıp da trafikten, araçların egzozundan bıkmayan var mı? İkinci hayat hevesiyle şehir dışına çıktığınızda da durum pek farklı değil. Tekerlekler yuvarlanarak her yerde bizi takip ediyor. Ancak bazı yerler hariç. Üstelik bu yerler, sadece huzur ve sakinlik vaat etmiyor, işin içinde çılgın partiler bile var. Her biri çoktan kendi çapında müdavimlerini edinmiş bile.
Dünyayı gezmek gezmek bir yana gezerken izleyenleri nasıl özendiririm diye uğraşan bu arkadaşlar aslında bize neden yerimizde oturduğumuzu sorgulatıyor. Bu kadar güzel yer varken gidebileceğimiz biz neden yapamıyoruz. Neden tek derdiğimizin yarın nereye gitmek olduğunu düşünmek varken stresin, kalabalığın, karmaşanın içinde günlerimizi geçirmek daha cazip geliyor. İzleyip siz mi hayatı daha doyasıya yaşıyor kararınızı siz verin!
Hani her gün cennette yaşadığımızı bilmeden, yaşanacak bir cennet ararız ya. Sonra bir gün, o her gün yaşadığımız yere çok sık gidemez oluruz. Geriye dönüp baktığımızda da yıllarca yeryüzündeki cenneti boşuna aradığımızı, aslında o cennetin bir zamanlar bizim evimiz olduğunu farkederiz. İşte o yeryüzünün cennet köşesi Altınoluk’tur. Yaşarken anlamazsınız. Monotonluktan, küçüklükten, hep aynı şeylerin olmasından sıkılırsınız. Uzaklaşınca da özlersiniz.Balıkesir’in küçük ama sevimli sahil kasabasıdır Altınoluk. Şehir merkezine bir buçuk, Edremit’e yarım saat mesafededir. Bir yanında masmavi Ege Denizi bir yanında yemyeşil Kaz Dağları ile dünyanın oksijen bakımından en zengin 2.bölgesidir. Astım hastalarının uğrak durağıdır.Eğer siz de bu cennet köşeyi görmek isterseniz, işte size Altınoluk turu... :)