onedio
Beşiktaş Taraftarı TFF'ye Yürüyecek
Yazılı bir açıklama yapan Beşiktaş taraftarları, önümüzdeki cumartesi günü Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) İstinye'deki binasına yürüme kararı aldı.Derbi öncesi Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ile Fenerbahçe Başkanı arasında yaşanan polemiğin ardından derbi maçtaki hakem kararları da camiayı ayağa kaldırdı. Geçen sezon olduğu gibi bu sezonda Beşiktaş’ın engellenmek istediğini savunan siyah-beyazlılar “Adalet Yürüyüşü” kararı aldı. Gökhan Töre ve Olcay Şahan’a gösterilen kırmızı kartlar ile Fenerbahçeli futbolcuların kameralara yansıyan küfürleri siyah-beyazlılar oldukça öfkelendirmişti.TFF’yi protesto yürüyüşüyle ilgili “Büyük Beşiktaş Taraftarları” imzalı yazılı açıklama şöyle:“Hak için, Adalet için, Beşiktaş için,TFF’YE YÜRÜYORUZ !Beşiktaş’a karşı adaleti yok sayanlara “DUR!” demenin vaktinin geldiğini düşünüyoruz. Her sene değişik senaryolar eşliğinde aynı amaçlarla yürütülen bu düzen bir derbi sonrası daha açıkca gözler önüne serilmektedir. Geçtiğimiz yıllarda akıllarda kalan en büyük soru işaretleri Galatasaray-Ankaragücü maçıyla başlamış, 101.yılımızda Samsunspor maçıyla, geçtiğimiz sezon ise Galatasaray maçıyla sürdürülmüştür. Bu sezon ise bazı tv kanallarında “Beşiktaş’ı şampiyon yapmak istiyorlar!” sözleriyle ilgili yerlere mesaj verilmiş, derbi öncesi rakip takımın sözde başkanı çıkıp tehtitler savurmuş ve sezonun en formda, Avrupa’da kök söktüren bir takım tepe taklak edilmiştir. Bu olanlar sadece örneklerin genellemesidir. Futbol ahlakı ile hiç bir bütünlüğü olmayan E.B. isimli şahısın teknik ekibimiz ve oyunlarımıza yaptığı hakaretleri dile dahi getirmeyeceğiz. Saygıdan, sevgiden, haktan, adaletten bahsedilerek Efsane Başkanımız Sayın Süleyman Seba’nın adının bu kahpe düzene alet edilmesini de kati surette istemiyoruz.Bizler hiçbir zaman Beşiktaşımıza ayrımcılık veya kayrılma gibi beklentiler içine girmedik. ŞEREF’imizle çıktığımız yeşil sahalardan HAKKI’mız ne ise onu alabilmeyi istedik. Fakat ne bir hak verildi ne de adalet yerini buldu. Bu düzen böyle gittiği sürece de Beşiktaş ne zaman fırtına gibi esip gürlese hak ve adalet çanları Beşiktaş için çalmamaya devam edecek. Fakat bizler bu düzeni bozacağız, bozmak için elimizden geleni yapacağız.8 sene boyunca Beşiktaş’ı türlü dertlere sokan bir adamın TFF Başkanı olduğu ve çanakcılarının TFF Yönetim Kurulu, MHK gibi makamlarda yer aldığı bir oluşumda Beşiktaş’a düşmanlık aramamak elde değil. Beşiktaş için kenetlenme vaktini şimdi şimdi başlatıyor, 7’den 70’e Siyah Beyaz renklere gönül vermiş herkesi, Beşiktaş JK Başkanı Fikret Orman’ı ve yönetim kurulunu bizimle birlikte 8 Kasım Cumartesi günü saat 14:00’da İTÜ-Maslak Metro İstasyonunda buluşarak İstinye’de ki TFF Binasına kol kola, omuz omuza adalet için yürümeye davet ediyoruz. Bilin ki, öfkemizin ve nefretimiz aşkımız kadar derin. Bu sebeple yürüyüş genelinde abi egomanyasıyla gelerek basın açıklması yaparak dönecek bir kişiyi dahi istemiyor ve hiç bir mikrofona veya kameraya konuşmayacağımızın altını çiziyoruz.”Amk Spor
Mehmet Demirkol, Emre'ye Yüklendi
Spor Servisi programında derbiyi yorumlayan Mehmet Demirkol, “Emre Belözoğlu’nu eleştirdi ve bu kadar kendini kaybediyorsan, bu işi yapmaman lazım” dedi.Emre Belözoğlu’nun küfür olayını değerlendiren Demirkol, “Bu kadar kendini kaybediyorsan, olmaz bu işi yapmaman lazım. Mehmet Topal'a neden yüklenmiyorlar. Caner bile kendini attıracak şeyler yaptı. Ona neden bu kadar yüklenilmiyor da Emre'ye yükleniliyor? Emre besliyor bunları. Emre, Fenerbahçe'nin tartışmasız en önemli oyuncusu. Sakatlandı çıktı, Fenerbahçe bitti. Ne olacağını, sakatlanabileceğini bilmesine rağmen İsmail Kartal çık 50 dakika oyna diyor. Geçen sene Galatasaray maçında kendini attırdı. Buna rağmen bu maçta yine attırmak için çalıştı” dedi.Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic’in Emre’yle ilgili açıklamalarına da değinen Demirkol, “Bilic'in söylediklerinden aktarıyoruz. Sen niye bana küfür ettin diyor. O da diyor ki; “Ne istersem söylerim.” Orada tercümede biraz eksik kaldı. Tercümede Bilic, Emre’nin 'Ben istediğimi söylerim. Sahada hakem var. O karar verirse verir. O tercümede kaynadı. Ben öyle duydum. Bilic bunları söylüyorsa, bilinçli söylendiği ortaya çıkıyor. Emre’nin “Sana ne ben istediğimi söylerim” demesi ayrı bir şey. Bu ifadeler bunun bilinçli olduğunu veya bilinç kaybı olduğunu gösteriyor” diye konuştu.Fenerbahçelilerin Emre Belözoğlu’nu sahiplenmesini de eleştiren Mehmet Demirkol, “Bazı Fenerbahçeliler, “Bizim oyuncumuz” diyerek savunuyor. Önce senin eleştirmen lazım. Nasıl takımını böyle önemli maçta yalnız bıraktın diye sormaları lazım. Ahlakı geçtim. Takımın 2-0 öne geçmiş. Rakipten de bir oyuncu atılmış 10 saniye sonra kendini attırmak için çalışıyorsun” ifadelerini kullandı.NTV Spor
"Galatasaray, Milan'dan Büyük Kulüp"
Galatasaray'ın İsviçreli orta saha oyuncusu Blerim Dzemaili, Galatasaray Dergisi'ne konuştu.Galatasaray'ın transferin son gününde Napoli'den transfer ettiği Blerim Dzemaili, Galatasaray Dergisi'ne verdiği röportajda Türkiye ve sarı-kırmızılı günlerine dair açıklamalarda bulundu.İstanbul'a çok kolay alıştığını ve futbolu Galatasaray'da bırakabileceğini söyleyen Arnavut asıllı İsviçreli yıldız, 'Gerek yaşam tarzı gerekse kültürel olarak buradaki hayat, Arnavutluk'takine çok benziyor. Buraya gelmemin üzerinden henüz 2 ay geçti ancak bu süre bu şehre ve kulübe aşık olmam için yeterli oldu. İlk günden itibaren çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Her şeyin bu kadar profesyonelce yürümesini beklemiyordum. Loric Cana da daha önce futbolu Galatasaray'da bırakmak istediğini söylemişti. Ben de futbolu burada bırakabilirim. Bu çok güzel bir fikir benim için.' ifadelerini kullandı.NEDEN İSVİÇRE MİLLİ TAKIMI?Makedonya'da doğmasına rağmen İsviçre Milli Takımı'nı seçme nedenini anlatan Dzemaili, 'Benim İsviçre'yi seçme nedenim çok basit. Bütün hayatımı İsviçre'de yaşadım. Bu ülkeye, bana verdikleri için minnettarım. Ailemize orada yaşama ve daha iyi bir gelecek kurma şansı verdiler. Ben de bu yüzden futbolcu olabildim. Makedonya benim orada oynamam için hiçbir girişimde bulunmadı. Şimdi ihanet ettiğimi söyleyenler oluyor ama geçmişi ben bildiğim için bunlar beni yaralamıyor, özür dilerim.' şeklinde konuştu.'BAZEN ARNAVUTLUK İÇİN OYNAMANIN...'Mesut Özil'in Almanya'yı seçmesinden sonra ağır eleştiriler almasını yorumlayan 29 yaşındaki oyuncu, tavsiyelerde bulunarak, 'Her olayı kendi içerisinde değerlendirmeliyiz. Sonradan konuşmak kolay. Ben bile bazen Arnavutluk için oynamanın heyecan verici olacağını düşünüyorum ama bu tarz seçimler 18-19 yaşlarında yapılıyor. Genç olunca da ilerisini düşünmüyorsunuz. Her zaman kendi ülken adına oynamak, kendi marşını söylemek, ve kendi insanlarını mutlu etmek en iyisidir ancak futbolcuların kararına saygı duymak gerekiyor. Herkesin bir sebebi vardır. İnsanlara tavsiyem empati kurmaları' dedi.'G.SARAY BENİM İÇİN HER ZAMAN BÜYÜKTÜ'Galatasaray'a geliş sürecini anlatan Dzemaili, 'Galatasaray benim için her zaman büyük bir takımdı. Çocukken maçlarını görüyordum, her zaman Şampiyonlar Ligi'ndeydi. UEFA Kupası'nı kazandığı dönemi hatırlıyorum. Kısacası bildiğim bir kulüptü ve Prandelli beni aradığında ikinci kez düşünmeye gerek bile duymadım. İlk anda, 'Evet, gelmek istiyorum. Galatasaray'da oynamaktan mutluluk duyarım' dedim ve geldim. Buraya gelip ve bu kadar büyük bir takımda oynamayı bana verilmiş bir şans olarak görüyorum. Galatasaray'ın Napoli gibi, Milan gibi büyük bir kulüp olduğunu düşünüyordum ve sonunda buraya gelip görme fırsatı buldum. Saydığım kulüplerden daha profesyonel bir yapı var burada.' ifadelerini kullandı.'İSTEDİĞİM SEVİYEDE DEĞİLİM'Galatasaray'da geçirdiği süreyi değerlendiren İsviçreli oyuncu, 'Kişisel olarak ben hala olmak istediğim seviyede değilim. Napoli'de ve daha öncesinde yapabildiğimi gösterdiğim şeyleri henüz burada gösteremedim. Çok daha fazlasını yapabilirim. Potansiyelimin yarısına bile ulaşamadığımı düşünüyorum ve üzülüyorum. Ancak iyi bir kondisyona ulaştığımda daha iyi olacak. Takımla birlikte daha iyiye gideceğimi düşünüyorum.' şeklinde konuştu.'TAKIMDA HER ŞEY YENİ...'Prandelli'nin uyguladığı 3'lü ve 4'lü savunma sistemlerinin kendisini etkileyip etkilemediğine de cevap veren tecrübeli oyuncu, 'Ben aşağı yukarı aynı bölgede oynadım her sistemde. Her zaman orta sahanın ortasındaydım. Takımda çok sayıda yeni oyuncu var. Yeni bir başkan ve teknik heyet var. Her şey yeni ve bir düzen oturtmak kolay bir iş değil.' ifadelerini kullandı.'FENERBAHÇE'Yİ YENMEK RÜYA GİBİYDİ'Fenerbahçe'yle oynanan derbiden çok etkilendiğini söyleyen Dzemaili, 'Bu maçı kazanmak rüya gibiydi, gerçek olmak için fazla güzeldi. Atmosfer olağanüstüydü. İtalya'da da böyle atmosferlerde oynadım ama derbinin farklı bir yanı vardı. Çok etkilendiğimi söylemem gerekiyor' dedi.Eurosport
Cesare Prandelli'den Sürpriz Karar
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli Borussia Dortmund kadrosunu belirledi. İtalyan hoca, Pandev'i kafileye dahil etmedi.Süper Lig'de Kasımpaşa galibiyetiyle nefes alan Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Borussia Dortmund'la oynanacak maçın hazırlıklarına zaman geçirmeden başladı. Teknik Direktör Cesare Prandelli, Almanya'ya götüreceği kadroyu belirledi. Kadroda önemli bir değişikliğe giden İtalyan hoca, sezon başında transfer edilen Goran Pandev'i, bir sakatlığı bulunmamasına rağmen kadroya almadı. Bunun yanısı sıra Brezilyalı Felipe Melo sakatlığını atlattı ve bu önemli mücadelede oynayacak duruma geldi. Prandelli eğer Melo'ya şans verirse Dortmund mücadelesinde takımdakini yerini alacak. Kasımpaşa maçında yedek soyunan Hollandalı yıldız Wesley Sneijder ise kadroda yer aldı. Senijder, Prandelli'nin şans vermesi halinde önemli mücadelede forma giyebilecek. Deneyimli hoca Kamerunlu savunma oyuncusu Chedjou'yu ise dinlendirme amaçlı yanına oturtabilir.Fanatik
Reklam
Demba Ba: "Müslümanlar Birbirlerine Sarılmalı"
Beşiktaş’ın golcüsü Demba Ba, TRT1’de yayınlanan Stadyum programında Ersin Düzen’e çok özel açıklamalar yaptı.Senagalli yıldız kendisine ‘kronik sakat’ diyenlere sahada cevap vereceğini söylerken, Beşiktaş taraftarını ‘dünyanın en iyisi’ olarak tanımladı.Bilic ve eski hocası Mourinho’yu kıyaslayan Demba Ba, Gökhan Töre’nin Kayseri’deki kırmızı kartıyla ilgili olarak hakemleri uyardı.Demba Ba İstanbul’da kendisini en çok şaşırtan olayın, namaz vaktinde insanların camilere gitmemesi olduğunu söylerken, İslam dünyasına tarihi çağrıda bulundu.İşte Demba Ba’nın TRT1 Stadyum’daki ses getiren sözleri…Yeni bir ligde oynamak istiyordum. Beşiktaş’tan teklif geldiğinde olumlu yaklaştım. Çok büyük bir camia ve tarihi zaferlerle dolu bir kulüp.Bir kaç yıldır zor bir dönemden geçtiklerini biliyorum ama kulüp şimdi tekrar toparlanıyor ve ayağa kalkıyor. Bu kadar büyük bir potansiyelin parçası olmak beni cezbediyor.BEŞİKTAŞ TARAFTARI DÜNYANIN EN İYİSİBuraya gelmeden önce yakın arkadaşım Sow ile konuştum. Eski Fenerbahçeli Dia ve Sivassporlu Faty’nin de görüşlerini aldım. Hepsi de tereddüt etme, teklifi kabul et dedi. Bir arkadaşım ‘Beşiktaş Türkiye’nin en güzel taraftarına sahip bir kulübe geleceksin’ dedi. Bence Beşiktaş taraftarı dünyanın en iyisi. Ben daha önce Chelsea, Newcastle, West Ham gibi büyük taraftarı olan kulüplerde oynadım. Ama Beşiktaş taraftarı gerçekten hepsinin üstünde ve sıra dışılar. Tezahuratı anlamıyorum ama melodileri çok güzel.Ben dünyanın en iyi ligi olarak kabul edilen Premier League’de oynadım. Türkiye ligini fiziksel mücadele olarak İngiltere’ye benzetiyorum. Geldiğimde zor olacağını biliyordum, ama ben rakip oyuncuların kalitelerini ve zayıf yönlerini maçlardan önce analiz ederim. Bu analizler sayesinde buraya çabuk alıştım.BILIC MOURİNHO’YA GÖRE DAHA YAKINJose Mourinho ile ciddi bir deneyim yaşadım. Kazanmak O’nun için daima en önde gelen faktör. Deyim yerindeyse tam bir winner. Her zaman kazanmaya çalışan bir karakter ve bana bunu fazlasıyla işledi. Slaven Bilic’i Mourinho ile kıyasladığımızda; Bilic’in oyuncularla daha yakın ilişkisi var. Daha anlayışlı bir teknik direktör. Oyuncularla daha çok iletişim kuruyor. Bir sorununuz olduğunda rahatlıkla gidip konuşursunuz ve bu sorunun üstesinden gelmeniz için size yardımcı olur.ŞAMPİYONLUKTAN SÖZ ETMEK İÇİN ERKENLigin daha başındayız. Şampiyonluktan söz etmek için çok erken. Tabii ki şampiyon olmak istiyoruz ama bizim yapmamız gereken maç maç bakmamız. Nerede, kiminle oynarsak oynayalım her maçı kazanmaya çalışacağız. Stad sorununa katlanmak zorundayız. Bizim için büyük dezavantaj. Galatasaray ve Fenerbahçe taraftar desteğini alıyorlar. Bu yüzden bizim iki kat savaşıp mücadele etmemiz gerekiyor.CEVABIMI SAHADA VERECEĞİMBana kronik sakat diyenlere cevabımı artık sahada vereceğim. Bu konuda artık kimseye konuşmayacağım.GÖKHAN TÖRE’NİN HEP YANINDA OLDUMGökhan zor günler geçirdi, O’na elimden gelen desteği veriyorum. Hem takım arkadaşım hem de yakın arkadaşım. Bazen de kardeşim gibi. Gökhan gerçekten çok iyi kalpli ve değerli bir insan.GÖKHAN ARTIK ‘ALLAH ALLAH’ DİYECEKGökhan Töre’nin Kayseri’de gördüğü kırmızı kartın benzerini İngiltere’de görmedim. Çünkü orada bu oyunun bir parçası. Çok yüksek adrenalin var, 1-0 geridesiniz ve bunlar maçın akışıyla oluyor. Gökhan artık o kelimeyi kullanmayacak ve ‘Allah Allah’ demeyi tercih edecek.HAKEMLER İLETİŞİME DİKKAT ETSİNHakemler eminim işlerini layıkı ile yapmaya çalışıyorlar. Bazen hata da yapıyorlar. Onların futbolculardan farkı yok aslında. Bizler de hata yapabiliyoruz. Ama en önemlisi şu; oyuncularla iletişim konusunda çok dikkatli olmaları gerekiyor. Kapalı ve dikte eden bir tavırla değil, iletişime açık, oyunculara yakın bir tavırla yönetim göstermeleri gerekiyor.ARSENAL MAÇINDA NECİP UYARDIArsenal maçında santra yaparken, Necip kalecinin önde olduğunu işaret etti bana. Ben de özgüvenimin getirdiği rahatlıkla vurdum. İşe yaramadı ama denemek de güzeldi.ARDA TÜRKİYE’NİN EN İYİSİArda Turan’ı çok beğeniyorum. Bana göre Türkiye’nin en iyisi. Türk asıllı olarak Mesut Özil ve İlkay Gündoğan çok iyi oyuncular. Kendi takımımdan Gökhan, Oğuzhan, Kerim ve Mustafa Pektemek fantastik oyuncular.Boş zamanlarımda ailemle beraber oluyorum. Avrupa yakasında boğazda bir restaurant var, sık sık oraya gidiyorum. Geldiğimde Türk yemeklerini çok sevdim ama kilo aldım. Şimdi mecburen dikkat ediyorum ve Senegal’den veya Cezayir’den getirdiğim yemekleri yiyorum. Türk yemeklerini kestim ama sütlaca dayanamıyorum, vazgeçemiyorum.İNSANLAR CAMİLERE NEDEN GİTMİYOR?İstanbul’da beni en çok şaşırtan olay; bu kadar fazla insanın olduğu yerde namaz vakitlerinde çok az kişinin camilere gitmesi. Ben Beykoz’da oturuyorum ve namaza çevremdeki camilere gidiyorum. İstanbul’un, Londra ve Paris’ten farkı, ezan okunduktan 5 dakika sonra, çok yakın bir yerde cami bulabiliyorsunuz. Bu beni gerçekten çok mutlu ediyor.MÜSLÜMANLAR BİRBİRLERİNE SARILMALIÖyle bir dönemden geçiyoruz ki, Müslüman dünya güçleniyor. Müslüman olanların sayısı artıyor. Müslümanlarla ilgili bazı önyargılar var. Bazı insanlar, bazı gruplar müslümanlara kötü gözle bakıyorlar. Bu yüzden Müslümanların birbirlerine sıkıca sarılmaları ve dinine sahip çıkmaları gerekiyor. Müslüman insanların dinimizin gerekliliklerini yerine getirmeleri gerekiyor. Ayrıca hiçbir korku ve endişe duymadan insanların bunu ifade edebilmeleri lazım, çok güzel bir şey.Yakın arkadaşım Sow ile her yaz Mekke’ye gidiyoruz. Futbolun dışında, en güzel anılarımız bu yolculuklarda oluyor. Henüz Hacca gitmedim ama önümüzdeki sene başkandan izin isteyeceğim ve izin verirse hacı olacağım.ÜLKEME YATIRIM YAPAN TÜRKLER VARYakın dönemde Senegal’e yatırım yapmış olan bazı Türkler var. Senegal’de ciddi işler yapıyorlar. Orada yardıma ihtiyaç duyan bazı kuruluşlar var. Yatırım yapan Türk iş adamlarına, oradaki konsolosumuza, bütün bu projelere yaptığı yardımlardan ötürü teşekkür ediyorum.Şampiy10
Fenerbahçe Tahtını Geri Aldı
Süper Lig'in son şampiyonu Fenerbahçe, Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki derbide Beşiktaş'ı Emenike ve Sow'la devirdi, 8 haftalık aranın ardından yeniden liderlik koltuğuna kurulduSüleyman Seba Sezonunun 8. hafta mücadelesinde Beşiktaş ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan karşılaşmayı Fenerbahçe 2-0 kazandı. Sarılacivertlilere galibiyeti getiren golle Emmanuel Emenike (3') ve Moussa Sow'dan (86') geldi. Olcay Şahan'ın 41. dakikada kırmızı kartla oyun dışı kalmasıyla maçı 10 kişi tamamlayan Beşiktaş, Slaven Bilic yönetimindeki 5. derbi mücadelesinden de boynu bükük ayrıldı.Derbide ezeli rakibini deviren Fenerbahçe puanını 16'ya çıkararak 8. haftayı lider tamamladı. Siyahbeyazlılar 14 puanla 4. sıraya geriledi.DERBİ GOLLE BAŞLADIMaça fırtına gibi başlayan Fenerbahçe, henüz üçüncü dakikada Emenike'nin ayağından bulduğu golle kritik maçta 1-0 öne geçti. Maça sol açıkta başlayan Alper, Necip Uysal'ı arkasına taktı ve topla birlikte ceza sahasına girdi. Alper'in yerden pasını tek vuruşla gole çeviren Emmanuel Emenike'ye maçtaki gol perdesini araladı. Nijeryalı golcü bu golle birlikte Beşiktaş'a karşı gol sayısını 4'e çıkardı.CANER ERKİN ŞOKUFenerbahçe'nin kart ceza sınırındaki oyuncusu Caner Erkin, maçın 25. dakikasında gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü. Caner, Süper Lig'in 9. haftasındaki Çaykur Rizespor karşılaşmasında forma giyemeyecek.KARTAL'IN İLK TEHLİKESİ 41'DE!Beşiktaş'ın ilk yarıdaki en tehlikeli akını 41. dakikada kullanılan köşe vuruşunda gerçekleşti. Oğuzhan'ın ortasına iyi yükselen Sivok'un kafa vuruşu vuruşunda Volkan Demirel başarılı bir kurtarışa imza attı.BEŞİKTAŞ 10 KİŞİ KALDI!Olcay Şahan, maçın 42. dakikasında Emre Belözoğlu'na yaptığı faulün ardından gördüğü ikinci sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışı kaldı. 32. dakikada Caner Erkin'i arkadan çekerek Fenerbahçe atağını kesen ve sarı kartı bulunana Olcay, 10 dakika sonra yine bir F.Bahçe akınını engellemek için bu kez Emre Belözoğlu'na müdahalede bulununca maçın hakemi Bülent Yıldırım tarafından ikinci sarı kartla cezalandırıldı ve takımını 10 kişi bıraktı.BİLİC'TEN KRİTİK MÜDAHALEBeşiktaş ikinci yarıya Necip-Sosa değişikliğiyle başladı. Fenerbahçe'nin golünde pozisyon hatası yapan Necip Uysal'ı oyundan alan Slaven Bilic, Arjantinli Sosa'yı sahaya sürerek hücuma takviye yaptı. Necip'ten boşalan sağ bek pozisyonuna Atiba kaydırıldı.SON SÖZÜ SOW SÖYLEDİMoussa Sow bir Beşiktaş karşılaşmasını daha boş geçmedi. Senegal Milli Takımı'ndan arkadaşı Demba Ba ile girdiği rekabetten ötürü özel motivasyonla sahaya çıkan Sow, 86. dakikada attığı golle maçın skorunu belirledi. Emenike'NİN ara pasınd ceza sahasının hemen içerisinde sağ çaprazda bulunan topla buluşan Moussa Sow, sağ ayağı ile çektiği şut ile kaleci Tolga Zengin'i mağlup etti. Moussa Sow, Beşiktaş'a karşı forma giydiği 6. maçta 7. gol sevincini yaşadı.KARTAL 35 GÜN SONRA OLİMPİYAT'TABeşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasındaki Fenerbahçe derbisiyle 35 gün sonra Atatürk Olimpiyat Stadı'nda maça çıktı.Bu statta en son 27 Eylül'de Eskişehirspor ile karşılaşan siyah-beyazlılar, 6. haftadaki Sivasspor maçını zemin bakımda olduğu için Ankara'da oynadı. Milli maç nedeniyle lige verilen arayla birlikte 35 gün Atatürk Olimpiyat Stadı'nda maç yapamayan Beşiktaş, Fenerbahçe derbisiyle İstanbul'da taraftarıyla buluştu. Bu arada yapılan çalışmalar sonucunda stat zemininin oldukça düzeldiği gözlendi.İSMAİL KARTAL ŞAH, BİLİC MATHer iki takımın teknik direktörlerinin derbi tarihinde ilk randevusunda gülen taraf İsmail Kartal oldu.Beşiktaş'ta ikinci sezonunu geçiren Hırvat teknik adam Slaven Bilic ile Fenerbahçe'de Ersun Yanal'ın yerine sezon başında göreve getirilen İsmail Kartal, rekabet tarihinde ilk kez saha kenarında birbirlerine karşı taktik mücadelesine girdi. Beşiktaş'ın başında henüz derbi zaferi tadamayan Slaven Bilic'in hasreti yine sonlanmazken, İsmail Kartal ligin 6. haftasındaki G.Saray yenilgisinin ardından Süper Lig'deki ilk derbi galibiyetini elde etti. Kartal, sezon başında Süper Kupa'da takımının başında çıktığı ilk derbiden zaferle ayrılmıştı.FATİH TERİM, BAŞKANLA BİRLİKTE İZLEDİTürkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de derbiyi izleyenler arasındaydı.Terim, karşılaşmayı Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman'ın yanında izledi.Fotomaç
Reklam
Dortmund-Galatasaray Maçına Çek Hakem!
Galatasaray'ın Almanya'nın Borussia Dortmund takımıyla 4 Kasım Salı günü deplasmanda oynayacağı UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu dördüncü maçını Çek hakem Pavel Kralovec yönetecek.Dortmund'daki BVB Stadı'nda TSİ 21.45'te başlayacak karşılaşmada Kralovec'in yardımcılıklarını Slovakya'dan Roman Slysko ve Çek Cumhuriyeti'nden Martin Wilczek yapacak.Karşılaşmada dördüncü hakem olarak da Çek Cumhuriyeti'nden Antonin Kordula görev alacak.Türk takımları daha önce Pavel Kralovec'in yönettiği 4 maçta 2 mağlubiyet 2 beraberlik almıştı.Haber Türk
Beşiktaşlı Futbolculardan 'Aziz Yıldırım' Sözü
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları Beşiktaşlı futbolcuların motivasyonunu ikiye katladı.Süper Lig’de liderlik koltuğunu Galatasaray’dan geri almak için Fenerbahçe ile bugün çok kritik bir derbi oynayacak Beşiktaşlı futbolcuları hırs bastı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın önceki gün yaptığı açıklamalardan etkilenen siyah-beyazlı futbolcular kendi aralarında galibiyet yemini etti.Beşiktaş’ın ortaya koyduğu mücadeleye yeterince saygı gösterilmediğini dile getiren siyah-beyazlı futbolcuların, “Biz sadece yakaladığımız havayla yolumuza devam etmiyoruz. Herkesin kabul ettiği gibi biz iyi bir takımız. Tüm Türkiye futbolumuzdan övgüyle bahsediyor” ifadelerini kullandıkları kaydedildi.'Favori taraf biziz’Siyah-beyazlılar, Teknik Direktör Slaven Bilic’e de üç puan sözü verdi. Zirveyi yeniden ele geçirmek için derbide büyük bir mücadele ortaya koyacaklarını dile getiren futbolcuların, “Şampiyonluğun en güçlü adayı biziz. Rakiplerimizin puan kaybetmemizi beklemeleri gayet normal. Biz iyi futbol oynadığımız için bu tür açıklamalar yapılıyor. Derbide bütün Türkiye bizim nasıl bir takım olduğumuzu görecek. İnşallah stat tamamen dolar. Şimdiye kadar hiç kötü oynamadık. Puan kaybettiğimiz maçlarda bile rakiplerden iyiydik” diye konuştukları bildirildi.Siyah-beyazlı futbolcuların gösterdiği bu kenetlenme Slaven Bilic’i de mutlu etti. Oyuncularına teşekkür eden Hırvat hocanın, “Siz Türkiye’nin en iyi takımısınız. Stadımız yok. Seyirci avantajımız yok. Bu ülkeyi Avrupa’da çok iyi temsil ediyorsunuz. Derbide de iyi oynayan siz olacaksınız” diyerek, siyah-beyazlı oyunculara moral aşıladığı aktarıldı.Skorer
Yeni Yönetimden Sneijder'e: 'O Sözleri Unut!'
Hollandalı ile Dürüst-Albayrak'tan oluşan Futbol Şubesi arasındaki derin krizin perde arkasında, eski başkanın verdiği '1. kaptan olacaksın+5 milyon euroya 3 yıl sözleşmen uzatılacak' sözleri yatıyor. Yeni yönetim, 'O sözleri unut' dedi, Hollandalı ayrılık kararı alabilir.G.SARAY'DA 2 günder devam eden Sneijder krizi ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor. Hollandalı, Başakşehir hezimeti sonrası OHAL ilan edilmesi sonrasında Florya'da başlayan yeni kanunlar gereği mutsuz gibi gözükse de işin aslı aslında önceki olaylara dayanıyor. Kamp ise bardağı taşıran son damla.. Peki Sneijder-G.Saray arasında neler oluyor? İşte adım adım yaşananlar:Ağustos ayında, yani Dünya Kupası dönüşü Ünal Aysal, Sneijder ile görüştü. Kaptan Sabri'nin kadro dışı kalması sonrasında yeni planlama yapılıyordu. Aysal, Brezilya performansı nedenille Sneijder'e ekstra izin verirken 3 yılllık sözleşme ve 1. kaptanlık önerdi. Hollandalı da 'Tamam' dedi. O gün 2016'da biten sözleşmenin 2019'a dek uzatılması ve 4.2 milyon euro olan yıllık ücretin 5 milyona çıkartılması konuşuldu.Ardından iki önemli gelişme oldu. Prandelli, 'Selçuk İnan, 1. kaptanımız, Sneijder de ikinci' açıklaması yaptı. Melo beklenirken 2. kaptan Hollandalı olmuştu. Aysal ise 10 Eylül'deki tarihi Divan'dan sonra istifa kararı aldı. Böylece hem kaptanlık hem de sözleşme uzatma meselesi dondu kaldı.TERİM GİBİ SMS'TEN Mİ GİDECEK25 Ekim'de yeni yönetim seçildi. 40 saat geçmeden Başakşehir önünde takım 4-0 kaybetti. Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak'tan oluşan Futbol Şubesi radikal kararlar aldı. Pazartesi günü de akşam saatlerinde bütün takıma SMS ile 'Florya'da salı, çarşamba, perşembe günleri kampa girilecek' talimatı gönderildi. Sneijder, SMS ile bilgi verilmesine aşırı sinirlendi.KRİZİ ORTAYA ÇIKARTAN ZİRVEFutbol şubesi, Prandelli ile takım arasındaki sıkıntıları çözmek için mesaiye başladı. Yerli oyuncularla tüm sorunlar masaya yatırıldı. Yabancılarla görüşüldü. Sneijder konusunda çarpıcı gerçek ortaya çıktı. Hem 1. kaptanlık hem de sözleşme konusunda 'O sözleri unut. Biz o sözü vermedik' bilgisi verildi.O YEMEKTE ÖNEMLİ MESAJ VARPerşembe yemeği ise bardağı taşırdı. Sneijder, mutsuz olduğu için Yolanthe'yi yemeğe bile getirmedi. Masada oturma düzeni aslında herşeyi ifade ediyordu. Kaptan Selçuk İnan, başkanın masasında idi. Sneijder ise mümkün olduğu kadar uzakta. Bu duruma Hollandalı öfkelendi, Futbol Şubesi de Prandelli ile görüşüp, 'Gerekirse oynatmayın, yedek bırakın' dedi. İtalyan Hoca da Sneijder'i kulübede oturttu.YERLİLERDEN 1.5 FAZLA ALIYORBir haftada olanlarla Futbol Şubesi Sneijder'e, 'Kalitelisin ama vazgeçilmez değilsin' mesajı verdi. Yerli oyuncularla (2.750 milyon euro) zaten ücret arasında 1.5 milyon euro fark olduğu ve zam beklememesi gerektiği iletildi. Bu saatten sonra ise Sneijder karar verecek. Ya aynı paraya 2 yıl oynamayı ve zaman zaman yedek kalmayı kabul edecek ya da ocakta 'Beni satın' diyecek.skorer
Reklam
İstanbul'da Yüzlerce Kişi Kobanê İçin Yürüdü
İstanbul'da Tünel'de buluşan binlerce kişi, Kobanê'yle dayanışmak için yürüdü.İstanbul Kobane Dayanışması’nın 1 Kasım’da Kobanê’ye için yürüyüş çağrının ardından yüzlerce kişi IŞİD’in saldırısı altındaki Kobanê’yle dayanışma için Beyoğlu Tünel Meydanı'nında toplandı. Tünel'den Galatasaray Lisesi'nin önüne kadar yürüyen eylemciler, Galatasaray Lisesi'nin önünde basın açıklaması yaptı.Fırat Alkaç ’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre, Diyarbakır’da da bugün yapılan Kobanê’ye destek yürüyüşü sebebiyle şehrin önemli noktalarında güvenlik önlemleri alındı. Polisin yanı sıra askerî birlikler de kritik noktalarda mevzilendi. Saat 12.00 itibariyle yürüyüş başladı. Yürüyüşe binlerce kişi katıldı.İstanbul'da ise kalabalık Beyoğlu Tünel Meydanı'nda toplandı. Kalabalık, Tünel'den Galatasaray Lisesi'ne kadar yürüdü. Galatasaray Lisesi'nin önünde polisin durdurduğu grup, basın açıklaması yaptı.
Hakan Şükür: 'İstifa Ettiğim Gün Bakanlık Teklif Ettiler'
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun yapıldığı 17 Aralık'tan bir gün önce AKP'den istifa eden İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, istifa ettiği gün AKP'den kendisine bakanlık teklif edildiğini söyledi.A Milli Futbol Takımı ve Galatasaray 'ın eski golcüsü, İstanbul Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür, Adalet ve Kalkınma Partisi 'nden istifa ettiği gün bakanlık teklifi aldığını, Fethullah Gülen'in ise istifa kararını öğrendiğinde 'istifa etmemesini tavsiye ettiğini' söyledi.Dershane tartışmalarının olduğu günlerde fikir ayrılığına düştüğü AKP'den 16 Aralık'ta istifa etti. Yani yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun yapıldığı 17 Aralık'tan bir gün önce. Üstelik Spor Bakanlığı gibi bir makamı elinin tersiyle iterek… 'Tuzluk', 'hain' damgaları yedi en tepedeki isimden.Suskunluğunu bozan İstanbul Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür, haftalık haber dergisi Aksiyon'a konuştu. Bu süreçte bilinmeyen gerçekleri, hakkında merak edilen her şeyi Aksiyon'a anlattı.Hakan Şükür'ün, Aksiyon Dergisi'nin 3 Kasım Pazartesi günü çıkacak son sayısında yer alan açıklamalarından bazıları şöyle:'BAKAN YAPTIK ADAMI, İSTİFA ETMESİN' DEDİLERSiyasete girdiğinize pişman oldunuz mu?Olmadım. Başlangıç itibariyle istifa sebeplerimde, niye siyasete girdim dedim, çıkmak istedim, farklı sebepten dolayı. Ama bugüne baktığımda bana çok şey öğretti siyaset. Yani bu, istifadan sonraki süreç…Size istifa etmeden önce bakanlık teklif edildiği söyleniyor?Açık net söylüyorum, partinin ileri gelenlerinden, başbakana yakın biri vasıtasıyla, -ismini gerektiği zaman söyleyeceğim-, istifa etmeden 3 hafta önce 'yakında bakansın, buna göre hazırlıklarını yap' dendi. Hatta ve hatta istifa ettiğim, telefonlarımı kapattığım gün bütün o yetkili kişiler yakınlarımı arayarak döndürmeye çalıştılar ve bunu söylediler bana. 'Bakan yaptık adamı, istifa etmesin' dediler. Ben sadece bir olaya bakarak istifa etmedim. Ama 'Hocaefendi istedi diye istifa etti' dediler. Hiç alakası yok. Daha önce istifa etmeyi düşündüğümü partili birçok milletvekili arkadaşıma dillendirmiştim. Hepsi biliyor bunu.Şu an bağımsızsınız. 2015'teki seçimlerde aday olacak mısınız?Şu anda hiçbir şey düşünmüyorum. Çünkü çok belirsiz bir ortamı ve çok bölünmüş toplumsal yapıda siyaset çok da anlamlı gelmiyor bana. Ancak 3 yıllık deneyimim bana siyasi anlamda da yapılabilecek şeyler olduğunu söylüyor. Açıkçası zaman gösterecek diyebilirim.İdris Bal bir parti kuruyor, var mısınız içinde?Hayır. Ancak İdris beyi çok seviyorum. Kendisinden de çok şey öğrendim. Her türlü desteği veririm.Beraber olur musunuz?Bugün için böyle bir planım yok. Ama 2015 bize neler getirecek bilmiyoruz.”Siz bu dershane tartışmalarının çıktığı dönemde istifa ettiniz.O, bardağı taşıran damlaydı. Ben partinin içine girdikten, yaşadığım birçok konudan sonra istifa etmeyi çok düşünmüştüm.Dershane tartışmaları öncesi mi?Evet.Ama sizin için 'talimatla geldi, talimatla gitti' dedi Mehmet Ali Şahin...Ucuz siyaset yapıyorlar. Bir yere bağlayıp bir yere vurmak, sizin üzerinizden koca bir hareketi zor duruma düşürmek istiyorlar. Futbolun sıkıntıları ve çözümleri için gittiğim yerden milletvekili adayı olarak çıktım. Doğruyu, olayın nasıl cereyan ettiğini kendileri gibi bana bu teklifi yapan da biliyor. Ben biliyorum, Allah biliyor...İstifa etmeden önce Fethullah Gülen'le hiç görüşüp, onun telkini ile ayrıldığınız söylendi…Tamamen uydurma. Hatta tam tersi, dershane tartışmalarından önce birçok kez istifa etmek istedim. Ama beni burada kalmaya zorlayan kişi Hocaefendi'ydi. “Onlar bizim kardeşimiz, siz çıkarsanız, şimdi yanlış anlaşılır. Türkiye'de çok güzel şeyler oldu. Yani sizin girişiniz nasıl bir olaysa, çıkışınız, sebebi ne olursa olsun, farklı dedikoduları beraberinde getirir, bu da o partiye zarar verir.” gibilerinden telkinlerde bulundu. Hani ben girerken sormuş olsaydım, belki de bana 'girme' diyecekti, bilmiyorum. Girerken de sorma imkânım olmamıştı.İdris Naim Şahin bir oligarşik yapıdan bahsetti. Siz bu yapıyı hissettiniz mi?Belli bir his vardı ama ben onu konumlandırıp, anlamlandıramamıştım. Herhalde bunu yapabilmek için yakın ve birebir yaşamak gerekiyor. Eskiden kolaylıkla ulaşıp bir şeyler paylaşabildiğimiz başbakanın etrafına adeta görünmez bir duvar örülmüş durumda. Ulaşabilmek için büyük kalkanları geçmek zorundasınız. Ulaşılmaz bir hale geldi başbakan. Uyarmak, söylemek, fikirlerinizi anlatmak çok güç artık. Sanırım İdris Bey'in kast ettiği yapı bu. Aslında bugün ki pek çok meselenin kökeninde de aynı sıkıntı var gibi. Bir yerleri ele geçirme düşünceleri, Fenerbahçe mesela, ses kayıtlarında çıktı. Böyle onlarca, yüzlerce başlık var.Milletvekilliğinin hiç mi önemi yok?Görünürde var gibi. Açıkçası bana uymayan ve yaşadığımda hayal kırıklığına uğradığım bir fonksiyon söz konusu. Bir konudaki fikrinizi önceden öğreniyorlar, test etmek için size birilerini gönderiyorlar, eğer düşündükleriniz işlerine hiç gelmiyorsa o konuda kamuoyu önünde hiç fikrinizi sormuyorlar. Ama onlar gibi düşünürseniz, isminizi kullanarak 'Hakan da böyle düşünüyor' diyorlar. Beni rahatsız eden bu yapı. Kaldı ki meclise gidip 15 saat oturan adam hiç olmadım.Kullanılmaya çalışıldığınız anlar hiç olmadı mı?Oldu. Şike sürecinde cezaların düşürülmesi meselesi. Evet, cezalar fazlaydı. Ama olaylar patlayınca düşürülmeye çalışılmasını onaylamamıştım. O yasa görüşülürken atlayıp İstanbul'a geldim. Partiden çok önemli bir yetkili de arkamdan geldi. “Bu yasa ile ilgili Meclis'te sen konuş” dedi. “Ben hukukçu değilim” dedim. “Ben yasanın geçmemesini düşünüyorum, siz bana bunun tersini yap diyorsunuz. Yapamam” dedim. “Böyle mi söyleyelim beyefendiye?” dedi. “Söyleyin” dedim.'BENİ SADECE ŞENOL GÜNEŞ ARADI'Herkes kendine yakışanı yapıyor. Tabelaların sökülmesi beni hiç etkilemedi. Aksine 'Duvarda resmin olacağına âlemde ismin olsun' diyerek onların basitliğine verdim. Bence ibretlik olan tam da aynı süreçte Avrupa'nın en prestijli ödüllerinden biri olan Golden Foot'a (Her yıl bir aktif bir de futbolu bırakmış iki efsane oyuncuya verilen altın ayak ödülü) layık görülmemdi. Sahip olduğum maddi manevi zenginlikleri, imkanları bir üstünlük ve tahakküm aracı olarak kullanmadım bugüne kadar. Ben hiçbir şey olmamayı göze almış bir insanım. Tabela, isim, unvan benim nezdimde çok fazla değer ifade eden şeyler değil.Lig TV'deki yorumculuğunuz da bu süreçte sonlandırıldı. Bu olay karşısında Şansal Büyüka'nın duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?Kimse, biz böyle durduk, herkesten böyle durmasını bekliyoruz dememeli. Diyemez. Olmaz. Yapamazsınız yani. O insanları ben kesinlikle sorgulamıyorum. Hepsini çok seviyorum. Dostum onlar. Siyasete girmeden önce de tanıyordum onları. Lig TV bana yorumculuk teklif ettiğinde henüz TMSF'nin elinde değildi. Dolayısıyla bir özel kanaldan gelmişti teklif. Ancak sıkıntılı sürecin başlangıcı ile beraber kanala el konulunca maksat zarar verelim düşüncesiyle yapılan bir atraksiyondu diye düşünüyorum. Şuna üzüldüm ama hak da veriyorum, kolay değil, telefonları dinleniyor, takip ediliyor, 'bak onunla konuşursan seni de örgüte sokarlar' diye söyleniyor onlara. O arkadaşlarım nasıl yapacak ki, nasıl konuşacak ki? Onları da anlamak lazım. Ama şuna üzüldüm; Altın Ayak ödülünü, futbolculuk kariyerim, Milli Takım, G.Saray'da yaptıklarım, bir de saha içi duruşumla -evet o gün Fransa'daki ödül töreninde bu önemle ifade edildi- aldım. Sadece o arkadaşlarımdan bir vesileyle tebrik telefonu beklerdim. Sadece Şenol Güneş aradı. Şenol hocanın açık açık çıkıp söylemesi beni çok mutlu etti. Ona teşekkür ederim. Ancak sadece Şenol Güneş'in araması yetmez. Ancak futbol anlamlı suskunluğu, susmayanların ise adeta aforoz edilmesi ülkenin yaşadığı cinnet halinin tezahürüdür.Cihan
Bilic: 'Beşiktaş'tan Teklif Aldığımda 'Hayır, Olamaz' Dedim'
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic , “Bana ilk kez, 2008’de milli takımı çalıştırdığım dönemde teklif yapmışlardı ama o sıralar ayrılmaya hazır değildim, çünkü eleme maçları başlamak üzereydi. Beşiktaş’tan teklif aldığımda da kendi kendime ‘Hayır, Beşiktaş olamaz!’ dedim, reddedemeyeceğimi biliyordum. Çok özel ve tutkulu bir kulüp olduğunun farkındaydım” dedi.Beşiktaş'ın teknik direktörü Slaven Bilic, Four Four Two dergisinden Recep Özerin 'e konuştu. Türk futbolu, Beşiktaş’ın geleceği ve özel hayatını anlatan Bilic şunları söyledi:Hajduk Split altyapısında oynadınız, orada profesyonel oldunuz, futbolu orada bıraktınız ve teknik direktörlüğe de orada başladınız. Sizin için bir hayli anlam ifade ediyor olmalı...Beşiktaş’a çok benzeyen bir kulüp. Çok özel bir camia ve bir futbol kulübünden çok daha fazla anlamlar içeriyor. O dönem Yugoslavya Ligi çok zorluydu, şampiyonluk mücadelesi veren birbirinden güçlü dört takım vardı. Kızılyıldız, Partizan, Dinamo Zagreb ve Hajduk Split. Hajduk sadece bir futbol kulübü değil, orada yaşayan insanlar için çok daha farklı anlam ifade ediyor. Adeta bir yaşam tarzı, bir kimlik ve bu açıdan Beşiktaş’a benzetiyorum.Futbol oynarken aklınızda teknik adamlık yapmak var mıydı?Kesinlikle yoktu. Futbolcuyken teknik adam ya da antrenör olmayı bir an bile aklımdan geçirmedim. Her şey bir anda olup bitiverdi. Hajduk Split o dönem ciddi ekonomik sorunlar yaşıyordu. Büyük bir kulüptük, ligde şampiyon olmuştuk, Şampiyonlar Ligi’ne gitme şansı yakalamıştık ve kadroda birçok yetenekli oyuncu vardı. Şimdi kim olduğunu hatırlamıyorum ama bir gün biri bana gelip, Hajduk forması giymiş dört eski oyuncu olarak (Aljosa Asanovic, Alen Boksic, Igor Stimac ve ben) kulübe para yardımı yapmamızı istedi, biz de aramızda para topladık. O dönem üç arkadaşım hâlâ futbol oynuyordu, ben emekli olmuştum. Para yardımı sonrası adeta yönetim kurulu üyesi haline gelmiştik. Birkaç ay sonra saha içi sonuçları kötü gidince teknik direktörü değiştirme kararı aldık. Boşta olan birkaç teknik adamla görüştük ama hiç kimse gelmek istemiyordu. Sonra bana “Beş maçlığına takımın başına geçer misin?” diye sordular, ben de geçtim. Ligin sonuna kadar çok iyi bir performans sergiledik, sezon sonunda kalmamı istediler, ben de bu süreçten ciddi ölçüde keyif almıştım ve kaldım.Beşiktaş’tan teklif aldığınızda ilk tepkiniz ne oldu?Yalan söylemeyeceğim, Beşiktaş şu an dünyanın en büyük kulübü değil ama futbolla yakından ilgilenen herkes tarafından tanındığı da bir gerçek. Futbol benim hayatımın da önemli bir parçası ve futbolculuğumdan bu yana Beşiktaş’ı tanıyorum. Aslında bana ilk kez, 2008’de milli takımı çalıştırdığım dönemde teklif yapmışlardı ama o sıralar ayrılmaya hazır değildim çünkü eleme maçları başlamak üzereydi. Bu teklifi aldığımda Lokomotif’ten yeni ayrılmıştım ve aileme bir süre dinlenmek istediğimi söyledim. Tabii ne zaman ne olacağını hiçbir zaman kesin olarak bilemiyoruz. Beşiktaş’tan teklif aldığımda da kendi kendime “Hayır, Beşiktaş olamaz!” dedim çünkü reddedemeyeceğimi biliyordum. Çok özel ve tutkulu bir kulüp olduğunun farkındaydım. Zaten Türk futbolunu yakından takip ettiğimden ülkenin en köklü kulüplerinden biri olduğunun bilincindeydim. Euro 2012 play-off maçı için İstanbul’a geldiğimiz üç günlük süreç de bu kararımı olumlu etkiledi. O kısa sürede şehre adeta hayran kalmıştım.Türkiye’ye gelen yabancı teknik adam ve futbolcular, genelde burada oynanan futbolun taktiksel anlamda zayıf, fiziksel anlamda üst düzey olduğunu söylüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?Süper Lig’in çok da fiziksel olduğunu düşünmüyorum. Tabii bu hangi ligle karşılaştırdığınıza da bağlı ama mesela 20 yıl öncekine göre daha fiziksel olduğu bir gerçek. Yine de Türk futbolcular fiziksel olarak çok güçlü değilken ligin öyle olması çok mantıklı değil. Yani burada mesela Zlatan Ibrahimovic fiziğinde bir oyuncu yok! Her geçen gün taktiksel anlamda geliştiğini söyleyebilirim ama en nihayetinde Türk futbolcular da İskandinav oyuncular kadar disiplinli değil. Maçların 70’inci dakikasından sonra oyundan kopuyorlar.Bu açıdan kendi takımınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?Son dönemde ciddi gelişme kaydettiğimizi görüyorum. Elbette kusursuz değiliz ama her geçen gün seviye atlıyoruz. Sezon başında oynadığımız Feyenoord, Arsenal ve Tottenham maçlarına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Süper Lig’in alt sıralarında yer alan takımlar savunmada çok iyi organize oluyor ve topun arkasına çok iyi geçiyorlar. Onları açmak hiç kolay değil. Taktiksel anlamda üst düzey olmasalar da belli bir seviyenin üstündeler.Hayal ettiğiniz Beşiktaş’ın şu ana kadar yüzde kaçını sahaya yansıttığınızı düşünüyorsunuz? Memnun olduğunuz ve geliştirmeniz gereken yönler neler?Net bir sayı söyleyemem ama hem bireysel, hem de takım anlamında çok geliştik. Kadromuz geçen sezona oranla çok daha iyi durumda. Yine de daha geliştirmemiz gereken birçok yönümüz ve bunu yapacak potansiyelimiz var. Özellikle de hücum oyuncularının teknik olarak seviye atlaması gerek. Sadece santrforlarımızdan bahsetmiyorum tabii. Son dönemde maç içinde girdiğimiz pozisyonlarda son vuruşlarda belli sorunlar yaşıyoruz. Bunu daha iyi yapmalıyız çünkü hücuma dönük bir oyun oynuyoruz. Savunma performansımızdan da mutluyum; hem az gol yiyoruz, hem de rakibe çok az pozisyon veriyoruz.Geçen sezon 3-3 biten Fenerbahçe maçının ardından ikinci yarıda rakibin sizi fiziksel olarak alt ettiğini söylemiştiniz. 2 Kasım’da oynanacak derbi öncesi şu anki durumunuz nasıl?Bu aslında daha çok düşünce yapısıyla alakalı bir durum ve bunu da oynadığınız stat belirliyor. Bizim bir stadımız yok! Evinizde oynarken, tribünlerde sizi destekleyen binlerce taraftarı gördüğünüzde, kendi topraklarınızda olmanın verdiği güvenle mücadele edersiniz. Bunun yanı sıra, geçen sezon Fenerbahçe ve Galatasaray’la aramızda şöyle bir fark vardı: Onlarda şampiyonlara özgü bir düşünce yapısı var. Mesela Fenerbahçe’de Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu gibi oyuncular birçok lig şampiyonluğu yaşadı. Dirk Kuyt, Bruno Alves, Raul Meireles de kariyeri boyunca bir sürü kupa kaldırdı. Galatasaray’da da Fernando Muslera, Didier Drogba, Selçuk İnan, Burak Yılmaz gibi isimler vardı. Futbolda saha içinde gelişim gösterebilirsiniz ama en önemli gelişme bir şeyler kazandığınızda meydana gelir. Bu yüzden Feyenoord’u elediğinizde, Arsenal ve Tottenham’a karşı öyle bir futbol oynadığınızda, hatta Soma için düzenlenen turnuvada Chelsea’yi yendiğinizde seviye atlarsınız. Mesela geçen sezonki maçta devreye 3-2 önde girdiğimiz için memnunduk, rehavete kapıldık ve ikinci yarıya kendi kendimize “Şu 45 dakika bir an önce geçse keşke!” diyerek çıktık. Ya da mesela Galatasaray maçında oyuncularım taç atışı ya da korner kazandığımıza bile seviniyordu! İşte bunu değiştirmeye çalışıyoruz ve bu sezon ciddi gelişim gösterdiğimizi düşünüyorum.O halde Demba Ba ve Ernesto Sosa’nın da bu tür derbilerde size bu anlamda katkı yapmasını bekliyorsunuz…Sadece derbilerde değil! İşler zora girdiğinde sahneye çıkıp “Ben buradayım! Bu işi yapmaya hazırım!” diyecek oyunculara ihtiyacınız var. Mesela Oğuzhan Özyakup da çok yetenekli bir oyuncu ve artık “lider oyuncu” seviyesine yükselmeli. Aynı şekilde Olcay Şahan, Gökhan Töre ve Mustafa Pektemek de çok gelişti. Tabii Kerim Frei ve Cenk Tosun’dan beklentilerimiz de büyük!Atatürk Olimpiyat Stadı’nın olumsuz koşullarından sürekli bahsediyorsunuz. Ankara’da oynadığınız Sivasspor maçındaki atmosferi nasıl buldunuz?Harikaydı. İyi bir futbol karşılaşması için birçok şey gerekli; iki takım da pozitif oynamalı, zemin güzel olmalı, tribünler iyi olmalı… Sivasspor maçında tüm bunlar bir araya gelmişti. Hem zemin şahaneydi, hem de taraftarımızı bize inanılmaz bir destek verdi. Rakibimiz de futbol oynamaya çalışınca ortaya böyle güzel bir maç çıktı.Vodafone Arena’da oynamak için sabırsızlanıyor musunuz?Kesinlikle! İnönü’deki atmosferi hiç yaşamadım ama insanlardan sürekli bir şeyler duydum, videodan maçları izlerken bazı şeyler gördüm… Herkes harika bir ortam olduğunu söylüyor. Geçen sezonun başında Olimpiyat Stadı’nda da birkaç maç çok ateşli bir atmosfer yaratmıştık ama Sivasspor maçındaki ortam, Vodafone Arena’da oynamaya başladığımızda nasıl bir şeyle karşılaşacağıma dair ipuçları verdi.Passolig uygulaması hakkında neler düşünüyorsunuz?En ince detayına kadar bilmiyorum ama şu ana kadar tam olarak işe yaramadığını görüyorum çünkü tribünlerdeki insan sayısı ciddi anlamda azaldı. Maçları bu kadar az kişinin izlemesi ne kulüpler, ne de Türk futbolu için iyi. Taraftarların karşılaşmaları güvenli bir şekilde izlemesi gerektiğine katılıyorum ama federasyon daha iyi bir çözüm bulmalı. Bu yöntemin şu ana kadar işe yaradığını söyleyemem.Peki tribündeki seyirci sayısının artması konusunda kulüpler ve teknik adamlar ne yapmalı?Göze hoş gelen futbol oynayan takımlar yaratılmalı, seyirciyi tribüne çekecek oyuncular alınmalı, daha iyi statlar yapılmalı, taraftarların maçı izlerken rahat etmesi sağlanmalı… Avrupa’nın büyük liglerine baktığınızda, olayın sadece futboldan ibaret olmadığını görüyorsunuz. Özellikle yeni yapılan statlar çok amaçlı kullanılıyor. Eskiden tribüne gidip yerinize oturur ve takımınızı desteklerdiniz ama artık işler çok değişti. Yeni statlar taraftarın yapısını da değiştirdi. Artık çok daha fazla ailenin maçlara geldiğini görüyoruz çünkü bunu birlikte bir şeyler yapmak için fırsat olarak görüyorlar. Yemek yiyor, kahve içiyor, alışveriş yapıyorlar… Tüm bunların yanı sıra, yeni yapılan statlar kesinlikle Olimpiyat Stadı ya da Osmanlı Stadyumu gibi olmamalı, maça gelecek taraftara ulaşım konusunda uygun olanaklar sağlamalı. Mesela Arsenal, Emirates Stadı’nı inşa ederken bir de metro hattı yaptırdı. Türkiye’de eksik olan şeyler işte bunlar.Bu sezon Avrupa Ligi’nde beklentileriniz neler? Sizce Beşiktaş ne kadar ilerleyebilir?Biz bu kadar uzağı düşünen bir takım değiliz, maç maç ilerlemeye çalışıyoruz. Zorlu bir gruptayız, rakiplerimizi gördük ve önümüzde daha birçok maç var. Ayrıca kupa sisteminde tur atlasanız bile kiminle eşleşeceğinizi ya da takımınızın o anki form durumunu bilemezsiniz. Elbette gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz çünkü hedefimiz bu kupayı kazanmak. Kazanacağımızı söylemiyorum ama burada mücadele etme sebebimiz de bu.Yardımcınız Edin Terzic, Dortmund’un yolundan gittiğinizi söyledi. Takımınızın böyle bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyor musunuz?Dortmund yolu… Kendimize onları örnek almadık ya da oyuncularıma Dortmund maçlarının videolarını izlettiğimiz söyleyemem. Dortmund yerine mesela Atletico Madrid de diyebilirsiniz. Biz sadece enerjik oynamaya çalışıyoruz ve bunu başaracak takım kimyasına sahibiz. Dortmund şu an bizden çok farklı bir seviyede çünkü her sene birkaç iyi oyuncu transfer ediyorlar. Yıldızlarını kaybetseler de yerlerini doldurabiliyorlar. Onlar da bizim gibi agresif oynuyor ve sürekli pres yapıyor. Top bizdeyken de gelişim gösterdiğimizi düşünüyorum. Mesela Luka Modric, Londra’da oynadığımız Arsenal maçından sonra beni arayıp oynadığımız futbola çok şaşırdığını söyledi. “Çok rahat pas yapıyorsunuz, tiki-taka oynuyorsunuz” dedi. Biz burada yeni bir şeyler icat etmiyoruz, sadece modern futbola ayak uydurmaya çalışıyoruz.Türk futbolseverlerle aranız nasıl? Mesela sokakta sizi görünce ne tür tepkiler veriyorlar?Yürürken, kahve içerken ya da bir yerde yemek yerken sürekli insanlarla karşılaşıyorum. Şu ana kadar tek bir tatsızlık bile yaşamadım. Hepsi bana karşı çok iyi ve sıcak davranıyor.Peki kadınların size olan ilgisini nasıl buluyorsunuz?Dürüst olmam gerekirse böyle bir ilgi olduğunu düşünmüyorum. Tabii bunu istediğimi de zannetmeyin! Dışarda fotoğraf çektirdiğim kişilerin çoğu erkek. Aralarında çok az kadın oluyor.Futbol dışında neler yapıyorsunuz?Günlerimin çoğunu tesislerde geçiriyorum. Deplasman yolculukları da epey zamanımı alıyor. Kalan zamanımı genelde kız arkadaşıma ayırıyorum. Fırsat buldukça köpeklerimizi gezdirmeye çıkarıyoruz, yemeğe gidiyoruz, arada film izliyoruz… Yani sıradan ama iyi bir hayatım var.İstanbul’un hangi semtlerini sevdiniz?Yaşadığım yer Kandilli’yi seviyorum. Bağdat Caddesi de çok güzel bir yer. Eminönü de inanılmaz bir etkiye sahip. Ataşehir biraz farklı ama orası da çok güzel. Bebek tarafı da çok etkileyici.Türk müziğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Televizyonda müzik kanallarına denk gelmişsinizdir…Bazen rastlıyorum ama hepsi MTV’de yayınlanan klipleri taklit ediyor gibi geliyor! Havuz etrafında bir sürü dans eden kız… Zaten genel olarak bana hitap eden bir tarz değil. Sadece Duman’ı beğeniyorum. Evimde iki albümleri var, çok iyi müzik yapıyorlar. Geçen sene bir konserlerine gidecektik ama başka bir iş çıktı. Yaptıkları müzik benim sevdiğim türe daha yakın.Bize Slaven Bilic’le ilgili hiç kimsenin bilmediği bir şey söyleyebilir misiniz?Günümüzde insanlardan bir şey gizlemek imkânsız hale geldi. Herkes her şeyi biliyor! Mesela çok az insan basketbol oynadığımı bilir. Tabii açıkça anlaşılacağı üzere çok da iyi değilmişim! O dönem Avrupa’nın en iyi takımlarından biri olan Jugoplastika’da oynadım. Kadroda Dino Radja, Toni Kukoc, Velimir Perasovic gibi yıldızlar vardı ve üç yıl üst üste (1989, 1990 ve 1991) Avrupa şampiyonu olduk. Kukoc’la aynı apartmanda doğduk, aramızda 10 gün var ama hangimizin büyük olduğunu tam hatırlamıyorum. Hatta birlikte futbol da oynadık.T24
Reklam
Ünal Aysal Kasada Ne Kadar Para Bıraktığını Açıkladı
G.Saray eski başkanı Ünal Aysal, kulübün kasasında 43 milyon lira bıraktığını söyledi.Ünal Aysal, bir süredir devam eden “Kasada ne kadar para bıraktı” polemiğine son verecek açıklamalarda bulundu.Bugün’e konuşan Ünal Aysal, rakamları kendi ağzından şöyle ifade etti: '25 milyon lira kullanılabilir nakit ve hazır edilmiş 15 milyon lira banka kredisi bıraktım. Diğer tüm rakamlar da birleştiğinde, lira bazında toplam 43 milyon oldu. Ayrıca şahsıma ait 2 milyon doları da tahsil etmedim ve içeriden çekmedim.'Aysal, yeni başkan Yarsuvat’a verdiği ‘not defterinde’ takımla ilgili bilgiler olmadığını ifade etti. 'Mali konular ve çözümler vardı' diye konuştu.İstifasına neden olan GYO’nun kurulmasını tekrar önerdiğini sözlerine ekledi. Devir-teslim töreninde Başkan Duygun Yarsuvat’a içinde kulübe dair notlar bulunan ve defter veren Aysal, bunun içeriğini de açıkladı.Aysal, “İçinde futbolcularla veya teknik heyetle ilgili notlar yoktu. Sadece mali konular vardı. Bıraktığım parayla ilgili dökümler gibi... Projelere dair detaylar da bulunuyordu. Çözümler sundum. Kurulması gereken Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile ilgili içerik de buna dahil” dedi.Aysal, Riva’daki arazi için GYO kurulması için yetki istemiş, verilmeyince istifa etmişti.Ensonhaber
"Allah Beni Bir Sınava Soktu, Kazandım"
Galatasaray'da Sabri Sarıoğlu maçın ardından GS TV yayınına katıldı.2-1 kazandıkları Kasımpaşa maçı ve yeniden kadroya alınması ile ilgili konuşan Sabri şu ifadeleri kullandı:'İlk yarıda istediğimiz oyuunu sahaya yansıtamadık. İkinci yarıda yansıttık ve kzandık. Benim için de önemli bir maçtı. A Takıma uzaktım. 3 ay sonra gelip burada maça çıkmak zordu. Yağmurlu havada zemin de ağırlaşmıştı. Fiziken zorladı beni. İnşallah ileride daha da iyi noktalara geleceğime inanıyorum.'A2'deki teknik ekip ve oyuncu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ben her şeyin gerçeğinin ortaya çıkacağını biliyordum. Şunu canı gönülden söylüyorum. Çok üzücü şeyler yaşadım ama konuşma fırsatlarım vardı. Bu ne karakterime ne de G.Saray sevdama yakıştıramadığımdan susmayı tercih ettim. Bu kararın neden olduğunu biliyordum. Sadece çalıştım. Allah beni bir sabır sınavına soktu ben de bunu kazandım.''Birçok başkanla, hocayla çalıştım. Kimseye saygısızlığım olmadı. Sorun olunca karşılıklı konuşarak çözen bir insanım. Bugün de benim için yeni bir sayfa açıldı.'Sporx
Reklam
Prandelli'den Maç Sonu Açıklamalar
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli, maç sonunda yayıncı kuruluşun mikrofonlarına konuştu.İtalyan teknik adam, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:'Kötü bir mağlubiyetten sonra kazanmamız gerekiyordu. İkinci yarıda istediğimiz oyunu az çok gösterebildik, istediğimiz ruhu yansıtabildik sahaya. Maçın başından beri bu futbolu oynamamız gerekiyordu ama yavaş ilerliyoruz. Yine de kazanmamız gereken bir maçı kazandık.Biraz agresiflik ve biraz taktiksel değişiklik gerekebiliyor. İlk yarıda çok fazla açık veriyorduk, ikinci yarıda bunu değiştirmeyi başardık. Biraz daha inanarak oynadık, ileriye gitmeyi başardık ve maçı çevirdik.'Fotomaç
Galatasaray'da 'Umut'lar Tükenmedi
Geçen hafta Borussia Dortmund ve İstanbul Başakşehir maçlarında kalesinde 8 gol gören ve 2 ağır mağlubiyet alan sarı-kırmızılılar, kendi evinde Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti.Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli’nin Kasımpaşa maçında sahaya sürdüğü ilk 11, kafalarda soru işaretleri yarattı.Prandelli’nin uzun süre yedek kulübesinde oturttuğu hatta ‘tamamen görmezden’ geldiği bazı futbolcular ilk 11′de oyuna başladı.Karşılaşmaya ev sahibi oldukça istekli başladı. Uzun bir aranın ardından Galatasaray formasına tekrar kavuşan Sabri Sarıoğlu maçın 13. dakikasında ilk tehlikeli pozisyonu yaratan isim oldu. Tecrübeli oyuncu sağ kanattan Babel’i geçtikten sonra şık bir orta yaptı ama kaleci Isaksson Burak Yılmaz’dan önce davrandı ve topa sahip oldu.Arena’da ilk yarının sonlarına doğru soğuk havanın etkisi futbolada yansıdı. Karşılaşmanın bitimine doğru konuk ekip Kasımpaşa Arena’da Galatasaraylılara adeta soğuk duş aldırdı.Maçın 41. dakikasında Ryan Donk güzel ara pası ile Adem Büyük’ü savunma arkasına kaçırdı. Ceza yayı içinde topla buluşan Adem Büyük ceza sahasına girmeden sol ayağı ile şutunu çektiyor ve top ağlarla buluşturup mücadelenin ilk yarısını sona erdiren skoru belirledi.İkinci yarıda konuk ekibe büyük bir baskı kuran sarı kırmızılılar karşılaşmanın 53. dakikasında Burak Yılmaz’ın ayağından bulduğu gol ile maçta eşitliği sağladı. Orta alanda topla buluşan Umut Bulut savunma arkasına koşu yapan Burak Yılmaz’a kafa pasını verdi. Topla birlikte ceza sahasına giren Burak Yılmaz kaleci ile karşı karşıya kaldıktan sonra sağ ayağı ile düzgün vurdu ve top ağlarla buluşturdu.Maçın son dakikalarında beraberlik ile giren Galatasaray’da sahneye Umut Bulut çıktı ve sarı kırmızılıları öne geçiren golü attı ve karşılaşmanın skorunu belirledi.Açık Mert Korkusuz
Yarsuvat'tan Ersun Yanal Açıklaması
Galatasaray'ın yeni başkanı Duygun Yarsuvat; Cesare Prandelli, Ersun Yanal, transfer düşünceleri ve hedefler ile ilgili konuştu.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, TRT Spor'a özel açıklamalarda bulundu. Yarsuvat, Prandelli ile devam edeceklerini üstüne basa basa vurgularken, Ersun Yanal ile gelecekte çalışabileceklerini kaydetti. Öte yandan Galatasaray'ın yeni başkanı, ocak ayında transfer yapmayı düşünmediklerini söyledi.İŞTE YARSUVAT'IN SÖZLERİ...PRANDELLI'Yİ GÖREVDEN ALACAK MI?'Dışarıdan, kulübün içinde olmadan ahkam kesiyorlar. Yaşayıp görmek lazım. Hoca tarafını dinliyorlar mı? Kişiler, bunları nereden çıkartıyor, benim böyle bir niyetim yok. Teknik heyetin de böyle bir niyeti yok. Abdürrahim ile, Ali ile de görüşüyorum. Onların da böyle bir niyeti yok. Bu sözler motivasyonu bozuyor. Lütfen kendi köşelerinde kalsınlar, böyle şeyler söylemesinler. Bunlar takımın motivasyonunu bozuyor.''YERLİ HOCA DA GELSE...''Yerli hocalar içinde Galatasaray'da çok çalışmak isteyen olabilir. Nasıl Galatasaray'da herkes başkan olmak istiyorsa, hocalar arasında da böyle bir rekabet vardır. Yerli hocanın da Galatasaray'ı tanıması lazım. Galatasaray, kendine has düşünceleri olan bir camiadır. Yerli hocanın bile adaptasyon süreci olur.''YANAL 6 AY, 1 SENE SONRA GELEBİLİR''Ersun Yanal olsa olsa yakıştırma olur. Ersun Yanal ile ileride, 1 sene ya da 6 ay sonra kulübün başında antrenör ya da teknik adam olarak yer alabilir. Ama şu an için Ersun Yanal'ın adı aramızda geçmedi.'SABRİ SARIOĞLU KONUSU...'Prandelli ile görüştüm ve Sabri'yi ben çıkartmadım dedi. Belki Prandelli ile ilgisi yok ama, Mancini ile arasında bir olay olmuş olabilir. Onun yapmış olduğu bir tasarruftur. Yeni hoca ile bir çekişme olmadı. Yeni hocanın bu olaya bir dahli olmadığını söyledi. Herhalde çok memnundur Sabri. Çalışıyor.'DEMİRÖREN İLE İLİŞKİLER...'Federasyon başkanı ile herhangi bir zıtlaşmaya girmenin normal olmadığını düşünüyorum. Başkan çok güzel bir yatırım yapmış orada. Bu yatırım beni çok etkiledi. O da Türk futboluna faydalı olmaya çalışıyor. Çok memnunum ziyaretten. İnsanlar konuşa konuşa anlaşır.''YILDIRIM İLE BİRLİKTE MAÇ İZLERİM''Aziz Yıldırım ile tabii ki birlikte maç izlerim. Beraber, belli kurallar dahilinde herkesle beraber olurum. İlk milli maç, Brezilya ile hazırlık maçı. Saraçoğlu Stadı'nda yapılacak, o maçta federasyon başkanının davetlisi olarak bulunacağım. Ben niye Fenerbahçe'nin maçlarına gitmeyeyim, o niye bizim maçlarımıza gelmesin. Beşiktaş için de aynı. Bu futbol hepimizin, çok güzel bir oyun. Baktıkça bundan zevk alıyoruz, bu zevki düşmanlığa çevirmenin anlamı yok.'SOYUNMA ODASINA NEDEN İNMEYECEK?'Bir maç stresi vardır, maçtan önce. Soyunma odasında hepsi gergindir, ne olacak diye. Medyada devamlı yazılar çıkıyor, Çık aslan öldür onu falan. Öyle bir gergin ortamda yöneticinin ne işi var orada? Daha streslerini arttırmak için mi? Esasında iyi teknik direktörler buna müsaade etmezler. Mesela Fatih Terim etmezdi. Çok başarılı bir teknik adamdır, o müsaade etmezdi.'FUTBOLCULARIN PARASI NE ZAMAN ÖDENECEK?'Allah bize, bir futbolculara. Var tabii kaynaklarımız var. Kasım ayında senetlerin vadesi doluyor. Bunun hazırlığı için dolaşıyoruz. Her gün toplantı halindeyiz, her gün sokaklarda dolaşıyoruz bunu temin etmek için.'SELÇUK KAPTANLIKTAN ALINACAK MI?'Kaptanlıkla ilgili iddialar var, bana kimse bir şey söylemedi bununla ilgili. Ancak Florya'daki yemekte Selçuk kaptan olarak benim yanımdaydı. Formaların kaybolması Ünal Aysal'ın sorumluluğunda olan bir şeydir. Ünal Aysal'ın gerekli girişimlerde bulunmuş olduğunu tahmin ediyorum. Bu soruşturma devam edecektir tabii. Bir tır dolusu formanın kaybolmuş olması büyük olay.''Ali Dürüst, kulüp içinde sportif A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesidir ve futboldan sorumludur. Futbolu her zaman ön plana çıkartan bizim kamuoyumuz, Ali Dürüst'ün Abdürrahim ile birlikte futbol takımını yönetmesi nedeniyle, tevatür çıkıyor. Transfer düşüncemiz yok şu anda. Ama onlardan bir teklif gelirse düşünürüz. Benim kafamda bir transfer programı yok. Benim kafamdaki düşünce şu. Ocan ayında yapılan transfer yanlış transferdir. Bütün kulüpler oyuncularını elinde çıkarmaya çalışır.'ALBAYRAK VE DROGBA...'Abdürrahim Albayrak'ın enerjisini bildiğimiz için bizimle çalışır mısınız dedik. Benim düşüncem o ki, Florya başsız kalmıştı, antrenör yalnız bırakılmıştı. Kulüp başkanı da oraya yanlış bir şekilde müdahil olmuştu. Önce bir dayanışmayı canlandırmak istiyoruz ki, bunda da başarılı olduk diye düşünüyorum. Futbol takımı benim oyuncağım değil, Drogba da oyuncak değil. Oradaki 31 kişi de, kimsenin oyuncağı değil.''Asla devam etmeyeceğim. Çünkü bir kere söz verdim ve beni seçenler bu sözün üzerine seçtiler. Beni seçenler, mayıs ayına kadar beni seçti ve bu sözümden dönmem, bu sözüm kesin. Adnan Öztürk çok sevilen, Galatasaray'ın içinde yetişmiş bir kardeşimizdir. Gerek kulübe, gerek vakfa, gerek eğitim kurumlarımıza çok faydalı olmuştur. Onlar gibi başkaları da var, daha çıkacaklardır.'HT Spor
"Fikret Orman'ın Gücü Varsa İnsin..."
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın 'Ben hakemlerin yanına inmem' söyleminin ardından Orman'a cevap verdi.Fikret Orman'ın, 'Bu yönetim tarzımız bazen eleştiri alıyor. Ama kimse bizden hakemlere hakaret etmemizi, soyunma odasını basmamızı beklemesin. Bu bizim tarzımız değil' diyen Fikret Orman, 2.5 yıllık başkanlığında daha hakemlerle konuşmadığını söylemesi üzerine Aziz Yıldırım konuştu.İşte Aziz Yıldırım'ın açıklamaları;Beşiktaş Stadı'nı yaptığı stat kendi paralarınla yaptıklarını söylüyorlar ama sounlar çözülmez. Herkes bugünü konuşuyor. Fikret başkan konuştu yoksa konuşmayacaktım. Stadın yapılması önemli olan kimin yaptığı önemli değil. Beşikjtaş'ın stadı, Fenerbahçe'nin stadı, Galatasaray'ın stadı hepsi devletindir. Bu olaylara böyle bakmamız gerekiyor. Biz salon yaptık ama milli maçlar içinde kullanılıyor. Biz bunula gurur duyuyoruz ama bu ülkenin varlığıdır. Beşiktaş Kulübü'yle ilgili konuşmadım ama bugün konuşacağım.Süleyman Seba gibi bir isimle başkanlık ypama şerefine nail oldum. Benim ilk başkanlık dönemimdi kulüp lişikilerimiz dostluğumuz çok iyiydi. Şimdi Özhan Bey'lede çok iyi dostluğumuz vardı. İkisine de Allah'tan rahmet diliyorum. Süleyman Seba şerefli ikincilikler diyerek, onun duruşu ve dostluğuyla aynı çizgiye sokmaya çalışıyoruz. Beşiktaş'ın durumunu da biliyorum ben o zamanlar neler yaşadığını... Kendi yaptıkları ifade edemiyorlar ama ona atıf yapıyorlar, Beşiktaş hakemlerle ilgili konuşuyor. 3 haftadır kiminle oynuyorsak başkanı çıkıp konuşuyor. Galatasaray, Gençlerbirliği bugün de Fikret bey hakemi izleyeceğiz diyor ve baskı altına alıyorlar hakemleri... Ben hakem odası basmadım koridorda söyledim devre arasında koridorda görünce söylüyorum. Hakem odası basmadım ama gerekirse basarım onu da bilsinler. Fenerbahçe'nin hakları yeniyorsa Yıldırım Demirören Bey hakem odasına gitmedi mi? Rakip takımın soyunma odasına gittiler. Çabuk unutuyorlar bize sallıyorlar. Kiğılı ile konuşmuş hapisten çıktıktan sonra geldiler. Oynayabilirsiniz dedim Galatasaray'la anlaşın aynısını imzalayın vereceğim dedi. Bu sene Fikret Bey ve ikinci başkan geldi görüşmek istediler. Yine stadı açtılar ben de 'Kusura bakmayın veremeyiz' dedim. U21'i oynatmaya çalışıyorum ama zemin bozuluyor. Yanlış lanse ediyolar bu yanlış. Demba Ba'yı mutlaka git al dedim. Bir oyuncu daha vardı onu almadık fiyatı bu dedim git al istiyorsam dedim ama bize saldırıyorlar anlayamıyorum. Hakeme söylerim yarın, öbürgün hep söylerim. Maçtan önce hakemi baskı altına almam.Beşiktaş'ın Sivas maçı elle atıyor golü, 5. hafta Balıkesir maçı 1-0 öndeler stoperi gole giden adamı düşürüyor kırmızı kart görmesi lazım görmüyor. Eskişehirspor maçı normal gol atıyor Eskişehir, Beşiktaş ofsayttan gol atıyor sayılıyor maç berabere bitiyor. Bursa'da Beşiktaş hem lheine hem alehine gayet doğal... Mete Kalkavan Beşiktaş'tan önce ibizm maçı idare ettik, Konya maçını yönetti bizim çok zor kazandık yani.. Kendi lehine ve alehine Hakemler formsuz yani ama maçtan önce Galatasaray başkanı, Beşiktaş başkanı etkilemeye çalışıyor. Nasıl oalcak bu iş yani. Ben hiç değilse maçı idare ediyor ben onu tenkik ediyorum. Geçen senelere öbür seneye geçersek Federasyon bana ceza veriyor neden ceza veriyor ya... İdare edemiyorsunuz bir daha gelemezsiniz. Fenerbahçe Spor Kulübü ben kaybettiğim zaman TFF'den para alıyorum bunları takıma dağıtıyorum. 160 gün versen ne fark eder. Ayıp yani, Tahkim'den sözlü savunma istedim gidip savunmamı yapacağım. Çok ayıp bizim sağır ve nal olmamızı istiyorlar. Buna 17 sene her şeyi ben biliyorum ayıp yani, kötü bir şey demedik. Kadlec;'in ayağına basıyor tepki göstermiyor. Hakem tamam başkan dedi bir şey olmadı. 60 gün ceza vermek için büyütülür mü ya?'Beşiktaş arkamıza saklandı'Beşiktaş arkamıza saklanmış durumda, Fenerbahçe gidiyor en önden diye düşünüyorlar . Biz 2011'de şikeyle uğraşıyoruz. Yazışmalar, konuşmalar bu kanun bilinçli hazırlanmış ve düşünce bile suç unsuru böyle bir kanun olmaz. Bizi mahkum etmeye çalışyorlardı. Özel mahkemelerde yargılandık Beşiktaş bir gün çıkıp söyledi mi? Hep bizim yanımızda Fenerbahçe'nin yanında seni kupadan yargılanıyorsun sen bunu gidip iade ettiniz, siz şimdi şike yapıp yapmadığınızı bir çıkıp konuşun, bunları dile getirmiyorlar. Aziz Yıldırım dışında kimse yargılanmamış gibi davranıyorlar. Ayıp yani ayıp çıkıp söylesinler biz şike yapmadık desinler. Biz hangi yanı Fikret Bey'e hiç yakıştıramadım. Gücün varsa in soyunma odasına inebiliyorsa insin. Maçlardan önce konuşmaya hakkı var mı? Bir dahaki maçta 1 hafta önceden başlayalım böyle spor olmaz ayıp. Süleyman Seba'dan ders alıp ondan iyi ders alsınlar. Sporun ve liderliğin ne olduğunu anlarlar. Benim söyleyeceklerim bu kadar.Aziz Yıldırım'ın ardından Mahmut Uslu da konuştu.İşte Mahmut Uslu'nun açıklamaları;Ben özellikle, Beşiktaş'ın Çarşı Grubu biz onlar ıseviyoruz, onlarda bizi seviyordur. Başkan her şeyi söylediği için benim söyleyecek bir şeyim yok. Fikret'in başkan olarak bunları konuşması çok yanlış. Canımız yanınca konuşuyoruz ama Galatasaray maçında lehimize kırmızı kart penaltı verilmedi ama maçtan sonra bile çıkıp konuşmadık ama yine sustuk. Soyunma odasını bastı diyorlar bunlar olmuyor, biz aynı gemideyiz. Biz bu sene devreyi lider bitireceğiz ve biz yine şampiyon olacağız çünkü biz takımımıza güveniyoruz.Skorer
Reklam