onedio
Süper Lig Tarihinden İlginç Notlar
57. sezonuna girmeye hazırlanan eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig'de geride kalan sezonlarda pek çok ilginç olay yaşandı. 21 Şubat 1959'da oynanan İzmirspor-Beykoz maçıyla başlayan Türkiye 1. Futbol Ligi, 2001-2002 sezonundan bu yana Süper Lig adı altında düzenleniyor. Ligde 1979-80 sezonunda Trabzonspor, 12 galibiyet elde ederek şampiyonluğa ulaştı, 1989-1990 sezonunda ise Malatyaspor, aynı sayıda galibiyet almasına karşın ligden düşen 5. takım olmaktan kurtulamadı. En çekişmeli sezon Lig geçmişinde puantaj olarak en çekişmeli sezon 1980-81 oldu. Takımların galibiyet sayıları birbirlerine o kadar yakın oldu ki ligi ikinci sırada tamamlayan Adanaspor 34 puan toplarken, düşen Rizespor'un ise 29 puanı vardı. Beşiktaş ve Galatasaray, ligi eksi averajla tamamladı Lig tarihine damgasını vuran 'üç büyükler' içinde Beşiktaş ve Galatasaray, ligi eksi averajla tamamlayan büyükler olarak kayıtlara geçti. Beşiktaş, 1975-1976 sezonunda ligi 11. sırada tamamlarken, 25 gol atıp, kalesinde 32 gol gördü. Böylece eksi 7 gol averajıyla 'üç büyükler' arasında ligi eksi averajla tamamlayan ilk takım oldu. Galatasaray ise 2010-2011 sezonunda 8. tamamladığı ligde 41 gol atıp, 46 gol yedi, eksi 5 averajla yıllar sonra Beşiktaş'ın bu rekoruna ortak oldu. Bu arada, 'üç büyükler'in diğer üyesi Fenerbahçe ise 1990-1991 sezonunda ligi 53 gol atıp 53 gol yiyerek, sıfır averajla kapattı. Fenerbahçe averajla ligde kaldı Lig tarihinde 19 kez şampiyon olan Fenerbahçe, 1980-81 sezonunda küme düşmekten gol averajıyla kurtuldu. Rizespor'un 29 puanla ligden düştüğü sezonda, Fenerbahçe; Altay, Adana Demirspor ve Boluspor ile birlikte aynı puanı toplayarak, gol averajıyla ligde kaldı. 'Dört büyükler'i aynı sezon yenenler Lig tarihinde, 'dört büyükler' olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'u, aynı sezonda yenebilen sadece 4 ekip bulunuyor. 1987-88 sezonunda Malatyaspor, kendi sahasında Galatasaray'ı 3-1, Beşiktaş'ı 5-3, Fenerbahçe'yi 1-0, deplasmanda da Trabzonspor'u 3-2 yendi. 2001-2002 sezonunda MKE Ankaragücü, evinde Galatasaray ile Fenerbahçe'yi 2-1, Trabzonspor'u 4-2 yendi, Beşiktaş'ı İstanbul'da 2-1 mağlup etti. 2006-2007 sezonunda Bursaspor, evindeki maçlarda Trabzonspor'a 2-1, Beşiktaş'a 3-0, Galatasaray'a 2-0, deplasmanda da Fenerbahçe'ye 1-0 üstünlük kurdu. 2012-2013 sezonunda ise Kasımpaşa, evinde Fenerbahçe ve Trabzonspor'u 2-0, Galatasaray'ı 2-1, deplasmanda da Beşiktaş'ı 3-1'le geçti. Bu arada, Kasımpaşa, 2012-13 sezonunda Bursaspor'u da deplasmanda 2-1, evinde 2-0 mağlup ederek, ligde şampiyonluk yaşayan 5 takımı da aynı sezon içinde yenebilen ilk ekip olmayı başardı. Galatasaray açık ara Lig tarihinde en fazla puan farkıyla şampiyonluğa ulaşan takım Galatasaray oldu. Sarı-kırmızılı ekip 1987-88 sezonunda 90 puanla mutlu sona ulaştı, ikinci sıradaki Beşiktaş 78 puanda kaldı. Aradaki 12 puanlık fark, şimdiye dek şampiyonla ikinci arasındaki en fazla puan farkı olarak tarihe geçti. Averajla gülenler ve üzülenler Ligin geride kalan 56 sezonunda şampiyonlar 4 kez gol averajıyla belli oldu, düşen takımlar da 9 kez yine gol averajıyla ortaya çıktı. 1984-85 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş ligi 50'şer puanla tamamlarken, gol averajı daha iyi olan sarı-lacivertli ekip şampiyonluğa ulaştı. 1985-86 sezonunda Beşiktaş, 56 puanla Galatasaray'ın gol averajıyla önünde ligi en önde tamamladı. 1992-93 sezonunda da Galatasaray, bu kez Beşiktaş'ı 66 puan ve averajla geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kucakladı. 2010-11 sezonunda ise Fenerbahçe ile Trabzonspor ligi 82'şer puanla tamamladı. Uygulamada olan ikili averaja göre, rakibine üstünlük kuran sarı-lacivertli takım şampiyonluğa ulaştı. Bu arada, averajla yaşanan şampiyonluklardan ilk 3'ünde genel gol averajı, sonuncusunda ise ikili gol averajı geçerliydi. Lig tarihinde ayrıca 9 kez de ligden düşen takımlar gol averajıyla belirlendi. 'Derbi kralı' Beşiktaş Beşiktaş, bir sezonda ezeli rakiplerini her iki maçta da yenen tek takım olarak tarihe geçti. Siyah-beyazlılar, şampiyonluğa ulaştıkları 2002-2003 sezonunda Fenerbahçe'yi 1-0 ve 2-0, Galatasaray'ı her iki maçta 1-0'lık sonuçlarla geçerek, 4 derbi maçı da kazandı. 'Kara Kartallar' ayrıca, bu 4 maçta kalesinde hiç gol görmeyerek, ayrı bir rekora imza attı. 'Kara Kartal'ın kabus sezonu Beşiktaş, 2003-2004 sezonundaki ilginç performans grafiğiyle sevenlerine adeta kabus yaşattı. Sezonun ikinci yarısına en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 8 puan önünde namağlup lider başlayan Beşiktaş, ikinci yarıdaki inanılmaz düşüşüyle sezonu şampiyon bitiren ezeli rakibinin tam 14 puan gerisinde, üçüncü sırada kaldı. 17 maçlık ikinci yarıda tam 8 yenilgi birden alan siyah-beyazlılar, böylece lig tarihinde iki devre arasında en büyük düşüşü gerçekleştiren şampiyon adayı takım olarak kayıtlara geçti. 'Nöbetçi golcü' Semih, 'gol kralı' oldu Süper Lig'in 2007-2008 sezonundaki 'gol kralı' Fenerbahçeli Semih Şentürk, bu unvanı ilginç biçimde eline geçirdi. Sezonu 17 golle tamamlayarak, kariyerinde ilk kez bu unvanı alan Semih, birçok maçta oyuna sonradan girmesine rağmen attığı kritik gollerle takımına büyük katkı yaptı ve adı 'nöbetçi golcü'ye çıktı. Semih, adı geçen sezonda ligde çeşitli zaman dilimleri içinde toplam 27 maçta forma giydi. Bunlardan sadece 17'sinde ilk 11'de sahaya çıkan Semih, toplam 17 gol attı. Yanlış anons skandalı Süper Lig'de 2009-10 sezonunda Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda anons skandalı yaşandı. Ligin 34. ve son haftasına en yakın takipçisi Bursaspor'un 1 puan önünde lider giren ve son hafta evinde ağırladığı Trabzonspor'u yenmesi durumunda 18. şampiyonluğunu ilan edecek Fenerbahçe, dramatik bir sonla sevenlerini adeta kahretti. Trabzonspor ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, Bursaspor'un evinde Beşiktaş'ı 2-1 yenmesiyle şampiyonluğu, tarihinde ilk kez bu başarıya ulaşan Bursaspor'a kaptırdı. Ancak Kadıköy'deki maçta son anlar oynanırken, Bursaspor-Beşiktaş karşılaşmasının 2-2 berabere bittiği ve Fenerbahçe'nin bu sonuçla şampiyon olduğu şeklinde statta yapılan dahili anons, tam anlamıyla bir skandala neden oldu. Bu hatalı anons üzerine tribünlerdeki çoğu Fenerbahçeli taraftar gibi saha içindeki bazı Fenerbahçeli futbolcular da sevinç gösterisinde bulunurken, gerçek kısa süre sonra anlaşıldı ve kısa süreli sevinç, yerini hüzne bıraktı. Skandala yol açan anonsu yapan kulüp görevlisi maçın ertesinde gözaltına alınırken, daha sonra savcılık tarafından serbest bırakıldı. Fenerbahçe 2 kez son hafta yıkıldı Lig tarihinde sezonun son haftasına puan cetvelinde lider girip de şampiyon olamayan tek takım Fenerbahçe olarak kayıtlarda yer alıyor. Sarı-lacivertli takım, 34. ve son haftalarda 2005-2006 sezonunda Denizlispor ile berabere kalarak Galatasaray'a, 2009-2010 sezonunda ise Trabzonspor ile berabere kalarak Bursaspor'a şampiyonlukları kaptırdı. Trabzonspor şampiyonluğu avucunun içinden kaçırdı Ligde 30 sezondur şampiyonluğa hasret kalan Trabzonspor, 2010-2011 sezonunda mutlu sona çok yaklaşmasına rağmen, averajla bu özlemini yine dindiremedi. Sezonun ilk yarısını en yakın takipçisi Bursaspor'un 5, üçüncü sıradaki Fenerbahçe'nin tam 9 puan önünde lider kapatan bordo-mavili ekip, ikinci yarıda Fenerbahçe'nin 17 maçta 16 galibiyet, 1 beraberlik muhteşem serisi sonrası şampiyonluğu ikili gol averajıyla sarı-lacivertli takıma kaptırdı. Süper Lig'in en gollü maçları Bu sezon 57 yaşına girecek olan eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki adıyla Süper Lig'de şimdiye dek bir maçta en fazla 12 gol atıldı. Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında 1991-1992 sezonunda, 16 Mayıs 1992 tarihinde İstanbul Fenerbahçe Stadı'nda yapılan 30. ve son hafta maçını sarı-lacivertli ekip 8-4 kazandı, filelere giden toplam 12 gol, lig tarihinin şimdiye dek bir maçta atılan en fazla gol olarak kayıtlara geçti. Bu tarihi maçta Fenerbahçe'nin gollerini Tanju Çolak (3), Nuri Kamburoğlu (2), Gerson Candido de Paula, Aykut Kocaman ve Gaziantepsporlu İhsan Okay kendi kalesine, Gaziantepspor'un gollerini ise Durmuş Ali Çolak, Marcello Thomas Monteiro, Hamdi Özturgut ile Fenerbahçeli Semih Yuvakuran kendi kalesine attı. 13 özel maç Ligde geride kalan 56 sezonda, 10 ve daha fazla gol atılan maç sayısı 13 oldu. Bu arada, Süper Lig'in son 8 sezonunda ise sporseverler bir maçta 10 ve üzerinde gol izleyemedi. 'Dört büyükler'in katkısı Lig tarihinde en gollü geçen maçlara 'dört büyükler'in katkısı da büyük oldu. Ligde şimdiye dek en gollü geçen 13 maçtan 8'inde Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un imzası bulunuyor. Sporseverler Beşiktaş ve Galatasaray'ın üçer, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un da birer maçlarında 10 ve daha fazla golü bir arada izleme keyfini yaşadı. Süper Lig'in '100'ler Kulübü' Eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki adıyla Süper Lig'de geride kalan 56 sezonda en fazla gol atan futbolcu Hakan Şükür oldu. Hakan Şükür, Türkiye'deki lig kariyerinde toplam 249 gol atarak, 2007-2008 sezonunda, bu unvanı yıllar sonra Tanju Çolak'ın elinden almayı başardı ve listenin başına yerleşti. Hakan Şükür'ü 240 golle Tanju Çolak, 219 golle Hami Mandıralı, 217 golle Metin Oktay, 200 golle de Aykut Kocaman izliyor. Hakan Şükür, Tanju Çolak, Hami Mandıralı, Metin Oktay ve Aykut Kocaman, aynı zamanda lig tarihinde 200 gol barajına ulaşan 5 futbolcu oldu. Ligde 100 gol barajını, geride kalan 56 sezonda yalnızca 34 futbolcu geçebildi. '100'ler Kulübü'nün ilk üyesi 1963'te 'dalya' diyen Galatasaraylı Metin Oktay, son futbolcu ise 23 Kasım 2013'te 100. golünü Galatasaray formasıyla Sivasspor'a atan Burak Yılmaz olarak kayıtlara geçti. Yabancı futbolcular Lig tarihinde 100 gol barajına şimdiye dek yalnızca 4 yabancı oyuncu ulaşabildi. Sonradan Türk vatandaşlığına geçen Boşnak Elvir Bolic, Galatasaray, Gaziantepspor, Fenerbahçe, İstanbulspor, Malatyaspor ve Gençlerbirliği formaları altında toplam 129 gole imza atarak Türk futboluna damgasını vurdu. Uzun yıllar Türkiye'de top koşturan Kongolu Andre Kona Ngole de 100 gol barajına ulaşan ikinci yabancı oyuncu olarak tarihe geçti. Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex de Souza, 2010-2011 sezonunda attığı 28 golle hem gol kralı unvanını aldı hem de '100'ler Kulübü'ne giren üçüncü yabancı oyuncu oldu. Alex, toplam 136 golle, bu listede en çok gol atan yabancı futbolcu unvanının da sahibi. Listeye girebilen son yabancı, Türk statüsünde oynayan Brezilya asıllı Mert Nobre oldu. Nobre, Fenerbanhçe ve Beşiktaş'ın ardından 2012-2013 sezonunda Mersin İdmanyurdu formasıyla attığı gollerle '100'ler Kulübü'ne adım attı. Orta sahadan 3 isim Türk futbolunun en golcü isimleri arasına giren toplam 34 futbolcudan 3'ü, bu unvana orta sahada görev yaparak ulaştı. Beşiktaş'ın efsanevi oyuncuları 'Şifo' lakaplı Mehmet Özdilek ve Sergen Yalçın ile Fenerbahçe tarihine damgasını vuran Brezilyalı yıldız Alex de Souza, '100'ler Kulübü'ne diğerlerinin aksine forvet hattında değil, orta sahada oynarken girmeyi başardı. Tanju Çolak ve Serkan Aykut en genç, Alex en yaşlı üye oldu Lig tarihinde Tanju Çolak ve Serkan Aykut, 24 yaşında Türkiye'nin en üst seviye liginde 100. gollerini atarak bunu başaran en genç futbolcular oldu. Alex de Souza ise 100. golünü 34 yaşında filelere gönderip, bu unvana en ileri yaşta kavuştu. Öte yandan, Metin Oktay, Fevzi Zemzem, Fikri Elma, Ahmet Özacar, Mehmet Özdilek, Arif Erdem ve Alex de Souza, '100'ler Kulübü'ndeki bütün gollerini tek takımda attı. Bu arada, Süper Lig kariyerinde birçok takımda forma giyen Hasan Özer, 99 golde kalarak, '100'ler Kulübü'nün kapasından döndü. Faal futbolcu sayısı 4 '100'ler Kulübü'nün üyelerinden sadece 4'ü aktif futbolculuk hayatlarını devam ettiriyor. Galatasaraylı Burak Yılmaz ve Umut Bulut ile Kayseri Erciyesspor'a transfer olan Necati Ateş, yeni sezonda atacakları gollerle listenin üst sıralarına çıkmaya çalışacak. Faal futbolculardan Mert Nobre ise PTT 1. Lig'e düşen Kayserispor'da kariyerine devam edecek. Gökhan Ünal en yakın aday Süper Lig'in en golcü futbolcuları listesine yeni sezonda girmeye en büyük aday Gökhan Ünal olarak göze çarpıyor. Ligin yeni takımlarından Balıkesirspor'da forma giyecek olan Gökhan Ünal'ın Süper Lig kariyerinde Kayserispor, Trabzonspor, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyespor ve Kardemir Karabükspor formaları altında 94 golü bulunuyor. 32 yaşındaki futbolcu, yeni sezonda 6 gol daha atarsa '100'ler Kulübü'nün 35. üyesi olacak. AA
"Gemileri Yaktık Gidiyoruz"
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu , 'Transfer yaptıkça her gün Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndan haber bekliyorlar, 'Acaba bugün de mi oyuncu gelecek' diye. Biz onların gönüllerini hoş tutmak için gemileri yaktık gidiyoruz' dedi. Hacıosmanoğlu, Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic ile Hayrat ilçesinde Nuhoğlu Vakfı tarafından düzenlenen 14. Geleneksel Hayrat Buluşması'na katıldı. Burada konuşan Hacıosmanoğlu, vakfın eğitim ve öğrenim gören öğrencilere büyük katkısı olduğunu belirterek, tüm iş adamlarının doğdukları yere yatırım yapması gerektiğini söyledi. Amaçlarının, bordo-mavili taraftarların arzu ettiği başarıları yakalamak olduğunu belirten Hacıosmanoğlu, 'Hiç kimse merak etmesin. Mevcut kadromuza önemli oyuncular kattık. Eksik noktalara da ihtiyacı olan oyuncuları ilave edeceğiz. Bu saatten sonra alacağımız oyuncular üst düzey oyuncu olmak zorunda. İnşallah onları da kısa sürede tamamlayacağız' diye konuştu. 'Gemileri yaktık gidiyoruz' Kulübün hedeflerinin üst sıralara oynamak olduğunu vurgulayan Hacıosmanoğlu, bunun için de oyuncu kalitesinin yüksek olması gerektiğine işaret etti. Transfer yapmalarına rağmen insanların doyumsuz hale geldiğine dikkati çeken Hacıosmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bizim insanımız doyumsuz. Transfer yaptıkça her gün Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndan haber bekliyorlar, 'Acaba bugün de mi oyuncu gelecek' diye. Biz onların gönüllerini hoş tutmak için gemileri yaktık gidiyoruz. Alınması gerekiyorsa bedeli neyse alacağız. Allah bize bu sene inşallah mutlu bir yıl geçirmeyi nasip etsin. Dualarınızı eksik etmeyin, çünkü duaya ihtiyacımız var.' Halilhodzic: 'Çok iyi çalışıyoruz' Hacıosmanoğlu'nun konuşmasının ardından söz alan Halilhodzic ise taraftarların takımı çok iyi derecede desteklediğini belirterek, 'Başkan Hacıosmanoğlu ile çok iyi çalışıyoruz ve sezona çok iyi bir takımla başlamak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Trabzonspor’un bu yıl çok iyi işler çıkaracağını umuyorum ve bunu da sizinle paylaşıyorum' ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından buluşmaya katılan iş adamları ve hayırseverlere eğitime verdikleri katkıdan ötürü teşekkür plaketi takdim edildi. Bordo-mavili taraftarlar, programda Hacıosmanoğlu ile Halilhodzic'e yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğe, Vali Vekili Abdurrahman Koçoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu , AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral, CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu , Nuhoğlu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Nuhoğlu ile çok sayıda vatandaş katıldı.Ligtv
'Sayın Genel Başkan Şerefli İkinciliğe Razı, Ben İktidar Diyorum'
CHP 18. Olağanüstü Kurultayı'nda genel başkanlığa aday olacağını açıklayan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, kurultayda Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini açıklayan CHP İzmir İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. İl Başkanı Ali Engin'in olmadığı ziyarette İnce'yi, Örgütlenmeden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Barış Erel ve İl Sekreteri Sevda Erdan Kılıç ile partililer karşıladı. İnce, düzenlediği basın toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiyi iktidar yapamayacağını kaydederek, 'O şerefli ikinciliğe razı. Ben ise değilim. Ben iktidar diyorum, Sayın Genel Başkan 'anlamlı bir kayıp olmazsa kalırım' diyor. Yani şerefli 2.'liğe razı. Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Trabzonspor'un teknik direktörü dese ki 'ben ikinciliğe razıyım' kulüp başkanı onu orada tutar mı? Ben şerefli ikinciliğe razı değilim. Sokaklarda, meydanlarda ben varım' diye konuştu. Neden aday olduğuyla ilgili cevabının bugün bir gazetede yer aldığını belirten İnce, şunları söyledi: 'Sayın Genel Başkan diyor ki 'anlamlı bir oy kaybı olursa bırakırım'. Sayın Genel Başkan Haziran 2011'de de 'Anlamlı bir oy artışı yüzde 40'ı bulamazsam bırakırım diyordu'. O zaman 'artışı sağlayamazsam bırakırım' diyor, aradan 3 yıl geçmiş 'çok fazla kaybetmezsem bırakmam, çok kaybedersem bırakırım' diyor. Ben kayıp falan bunları söylemiyorum. Ben iktidar vaat ediyorum, aramızdaki fark bu.' 'Türkiye'de solun oyunun yüzde 30, CHP yüzde 25 alıyor, bununla idare et' yaklaşımını doğru bulmadığını ifade eden Muharrem İnce, Bülent Ecevit'in aldığı yüzde 42'lik orana talip olduğunu dile getirdi. Kılıçdaroğlu'nun iddiasının bulunmadığını, kendisinin ise iddialı olduğunu savunan İnce, 'Aramızdaki bir fark; o seçmenleri tıpış tıpış sandığa götürmek istiyor, ben seçmeni koşa koşa sandığa götürmek istiyorum. Partinin mekanizmalarını çalıştırarak bunu yapmak istiyorum. Türkiye'de her şey değişti ama bir tek muhalefet değişmiyor. Bakın insanlar borç batağında, tarım çökmüş. Her türlü sorun var. Bütün şartlar oluşmasına rağmen CHP umut olamıyor. Koşullar uygun ama CHP'nin el fireni çekilmiş hareket edemiyor' diye konuştu. Göreve getirilmesi halinde yapacaklarını anlatan İnce, partinin büyük bir dönüşüm yaşayacağını, bütün adayların ön seçimle belirleneceğini, koltukta oturmak için çeşitli oyunlara girmeyeceğini, genel merkezin milletvekili seçimlerindeki kontenjanını yüzde 5'e düşüreceğini bildirdi. Seçilmesi durumunda Diyarbakır'da farklı İzmir'de farklı konuşmayacağını, insanlara yalan söylemeyip kandırmayacağını belirten İnce, Türkiye'de demokrasi iddiasında bulunabilmek için önce partilerinde demokrasiyi işleteceklerini dile getirdi. Başbakan olma iddiasıyla yola çıktığını belirten İnce, şöyle devam etti: 'Bana teyzem 'ne olacaksın' dediğinde 'milletvekili' demiştim. Anılarımda böyle yazmıştım. Şimdi doğrusunu söylüyorum. Aslında o zaman 'başbakan' olacağım demiştim. Bana o zaman 'niye 10 yıldır milletvekili dedin' diyebilirsiniz. Bilim insanları doğruyu bulduğunda, siyasetçiler ise zamanı geldiğinde söyler. Artık zamanı gelmiştir. 11 yaşında söylediğimi, bugün hep birlikte yapacağız.' İnce, Ali İsmail, Berkin Elvan Kadar, Abdullah Cömert kadar cesur olacaklarını, 'hak arayanları, gençleri sopa ile döverek öldürenlerden hesabını soracaklarını' ifade etti. Genel başkan adaylığını açıkladıktan sonra Anadolu'nun dört bir tarafından umut yükseldiğini, bunu hissettiğini söyleyen Muharrem İnce, 'Üyelerle bir genel başkanlık seçimi yapılsa yüzde 85-90 oy alırım. İzmirimizin kurultay delegelerine sesleniyorum. Eşinize, çocuğunuza, komşunuza sorun onlar size kimi öneriyorsa vicdanınızla birlikte karar verin. Eminim sokakta, milletin yüreğinde, cumhuriyetçilerin, aydınlık insanların yüreğinde ben varım' diye konuştu. Aleviler'in haklarını Rize'de, Trabzon'da anlatacağını, sadece alkış almak için Tunceli'de Aleviler'in sorunlarını dile getirmeyeceğini belirten İnce, 'Türkiye'nin birikmiş sorunlarını, Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?' sorusunu, 'Gezi'de, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Fenerbahçeli, Galatasaylı, Beşiktaşlı, BDP'li, CHP'li, TGB'li hep birlikte oldu mu? Oldu... İşte ben bunu başaracağım' diye yanıtladı. Genel Başkanlığa daha önce aday olmamasının sebebi sorulan İnce, 'Eğer 2015'te CHP yüzde 30 altında oy alırsa, AK Parti yine yüzde 45'i aşarsa, başkanlık sistemi gelirse o zaman yandık. Bir daha CHP umut da olmaz. Yani bu seçimde gerileteceksin, öbür seçimde indireceksin. Genel başkan bu ruhu gösteremez' yanıtını verdi. İnce kurultayda başarısızlık yaşaması durumunda istifa etmeyeceğini belirterek, 'Burası benim yuvam. Bir yere gitmem' dedi. İl Başkan Yardımcısı Barış Erel de, CHP'nin girdiği her kurultaydan güçlenerek çıktığını, demokratik yarışın koşullarını sağlamanın her kademedeki partilinin görevi olduğunu söyledi. İnce'yi karşılayanlar arasında CHP Genel Başkanlığı'na adaylığını açıklayan Şahmar Dalmış da bulundu. Dalmış, İnce'ye İl Başkanlığı önünde çiçek verdi. Muhabir: Ali Rıza Karasu | AA
Demirören'den Önemli Açıklamalar
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, TRT 1'de yayınlanan Stadyum programına açıklamalarda bulundu.  Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, TRT 1'de yayınlanan Stadyum programına açıklamalarda bulundu. Yeni ceza sistemi hakkında bilgi veren Demirören, yabancı sınırlaması konusunda geri adım atmayacaklarını vurguladı. İşte Demirören'in açıklamaları 'İki güzide kulübümüzün kupa maçı. Ama Soma için oynanacak bir maç. Ben buradan iki kulübümüzün yönetimine de teşekkür ediyorum. Gelirleri almayıp Soma'ya bıraktıkları için. Aynı zamanda hakemler gözlemciler para almadı. Onlara da teşekkür ediyorum. Yöneticiler de para vererek stada girecek. Basın da ücreti karşılığında tribünde olacak. Herkese anlayışı için teşekkür ediyorum.' 'Emre'yi ve Selçuk'u tebrik ediyorum. Biraz önce okudum. Gayet sıcak açıklamalar. İkisine de teşekkür ediyorum. Prandelli ve İsmail Hoca da aynı şekilde konuşmuş. Hepsine teşekkür ediyorum.' 'Türk futbolunun marka değeri yöneticilerimizin bu atışmalarından dolayı ilerlemiyor. Bu konuları aşmamız gerek artık. Bugün büyük kulüplerimiz sponsor bulamıyor. Bunun nedenini araştırmak gerek. İğneyi kendimize batırmalıyız artık.' 'TARAFTAR OLMAZSA ÖNEMİ YOK' '27 tane yeni stat yapılıyor. Hepsi de oldukça güzel. Bazıları şehirlerden büyük statlar. Ama bunlar için seyirci ve taraftar gerek. Bunlar olmazsa statların bir önemi yok. 3 Büyükleri çıkardığımızda Süper Lig'de takımlar 5 bin kişiye oynuyor maçlarını. Trabzonspor'a bakınca 11-12 bin kişi.' 'Federasyon olarak senede 85 bine yakın maç idare ediyoruz. Bu maçlarda kötü tezahürat, küfür olduğu zaman aileler bu maçlara gitmiyor. Bunu kulüplerle el ele vererek düzeltmemiz gerek. Türkiye'nin %90'ı futbolu takip ediyor. Bunu tribünlere de yansıtmamız gerek. Futbol bir şov. Sahada oynanıyor ve bitiyor.' 'TÜRKLER ARASINDA KAVGA OLMUYOR' 'Tabii ki hatalar olacak. Hakem de hata yapacak. Futbolcu da hata yapacak. 90 dakika boyunca koşan bir insanın hata yapmaması imkansız. Denesin herkes. 90 dakika boyunca koşup bir noktayı izlesinler ve karar verip düdük çalsınlar. Çok zor. Bunları görmemiz gerek artık.' 'Ben Emre ve Selçuk kardeşime tekrar teşekkür ediyorum. Futbolumuzda bu tür mesajlar gerekiyor. Zaten dikkat ederseniz Türk futbolcular arasında bu tür olaylar olmuyor. Genelde Türkler ve yabancı oyuncular arasında kavgalar oluyor. Bunlara fırsat vermemeliyiz.' 'Sayın Gümüşdağ'a başarı diliyorum. Zor bir zamanda iyi bir göreve geldi. Kendisiyle bir toplantı gerçekleştirdik. Bu konuştuğumuz şeylerde onunla da mutabık kaldık. İlk görevimiz marka değerini yükseltmek. Mali bir ekip kurup kulüpleri denetleyecek bir projeye imza atacağız. Biz günü kurtarmakta ileriyi kaybediyoruz. Artık günü kurtarmaktan vazgeçmemiz lazım. Kulüplerimizin geçmişten gelen sıkıntıları var. Sayın Gümüşdağ da bu kurul için düğmeye bastı.' 'KASAMIZDA PARA VAR AMA...' 'Federasyonumuz denk bütçeli bir kurum. Kar amacı bulunmuyor. Biz kulüplere her konuda destek olmak istiyoruz. Bakış açımız kulüplerimizi yaşatmak için yardımcı olmak. Bugün kulüplerimiz bankaya gittiği zaman yüksek faizlerle karşılaşıyor. Bizim hedefimiz kulüpler bankaya değil federasyona gelsin ve bu talebini bize iletsin. Yardımı biz yapalım. Sosyal bir kurumdur Türkiye Futbol Federasyonu. Bugün ülkenin en kuvvetli kurumu konumundayız. Kasamızda para var ama bunu kulüplerle paylaşamadığımız zaman ne anlamı var.' 'Orduspor'un içinde bulunduğu durum içime dokunuyor. Benim kasamda para var ama yardımcı olamıyorum elim kolum bağlı. Yasada önüm tıkalı. Bunun önünü açmak için devletten adımlar atılacak. Eski Başbakan yeni Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan futbola çok düşkün bir insan. Sağolsun bu yüzden bizim önümüz çok açık. Bakanımızla da bu konuyu konuştuk. Yasa açısından bize yardımcı olacaklar.' 'AMERİKA'DA FUTBOLUN GELDİĞİ NOKTA...' 'Bizim sponsor açısından sıkıntımız yok. Çok büyük kuruluşlarla sponsorluk faaliyetleri yürütüyoruz. Kulüplerimize de yardımcı olmak isteriz elbette. Mesela ben yayınların diğer kanallarda da olmasını istiyoruz. Tabii ki maddi bir değeri olmalı ama bu yayınlar olmayınca spor programı adlı bir programda futbol hariç her şey konuşuluyor. Bu olmamalı.' 'Kulüplerin istekleri 3 sene önceki istekleri karşılamıyor. Bu değerler artabilir ancak önce marka değerini artırmalıyız. Sponsorun da beklediği bu reklamın geri dönüşüdür. Bunun için de taraftarı stada çekmektir. Taraftar bu eğlencenin içine girdiği sürece sponsor bu işe daha fazla girecektir.' 'Amerika'da futbolun geldiği noktayı görüyorsunuz. Real Madrid - Manchester United arasında oynanan maçta 110 bin kişi maçı izledi. Ama maçtan tam 4 saat önce eğlenceler başladı. Bu organizasyonlar bizim için de olmalı.' 'BİZİM EN BÜYÜK PROJEMİZ...' 'Mesela Almanya'da seyirci ortalaması 30-35 bin kişi. Bu olduğu sürece sponsorlar stadyumdan kaçmaz. Aksine gelir. Bu eğlenceleri biz de milli maçlardan önce yapmayı planlıyoruz. Milli takım taraftarı yaratmak istiyoruz.' 'Bizim en büyük projemiz de Olimpiyat Stadı'nı Milli Takım'ın sahası haline getirmek istiyoruz. Tamamen milli takım taraftarlarının doldurduğu bir stadyum ortaya çıkarmak. Gerekli çalışmalar yapılacak. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu onayladı. Devletimiz gereken adımları atacak.' 'Fatih Terim'le uzun süreli anlaşmamızın bir nedeni de bu. Bu yatırımları yapıp sonrasında meyveleri toplamak. Almanya örneği önümüzde. Biz asansör takım olmak istemiyoruz. Her zaman zirvede olan bir Türkiye olmalı.' 'FUTBOLCULARIN GELİRLERİ OLDUKÇA YÜKSEK' 'Profesyonel Futbolcular Derneği için bir çalışmamız mümkün. Bir düzenleme yapılacağını sanıyorum. Futbolcularımızın gelirleri oldukça yüksek. Yıllar sonra bu yüksek paraları kazanan oyuncuların geldiği halleri görüyoruz. Bunun için düğmeye bastık. Yapacağımız şeyler var. Derneğe yardımcı olmamız gerek. Çok kötü duruma düşen ve yardımcı olduğumuz eski futbolcular var. Çalışmalarımız devam ediyor.' 'Zekeriya Alp ile hakemlerimizin gelirleriyle ilgilil bir çalışmamız var. Mevcut hakemlerimizin meslekleri ve işleri var. Buradan kazandıkları para var. Bu işi profesyonelliğe dönüştürmemiz gerek. Futbolcu nasıl tek meslekse hakemlik de aynı şekilde sadece mesleğine odaklanmalı. Ücret farklarını ayarlamamaız gerek. İyi hakemlerimizin gelirleri daha fazla oluyor. Hakemliği daha cazip bir hale getirmek istiyoruz.' 'Bu sezon da her zamanki gibi bir takım şampiyon olacak. Bağırarak şampiyon olamazsınız. Sahada şampiyon olursunuz. Ne yaparsanız yapın bir şampiyon olacak. Mesela Galatasaray şampiyon oldu. 20. şampiyonluğunu aldı ama seneye 21. şampiyonluk için savaşacak. 20'nin bir özelliği yok. Bu aşamada önemli olan futbolun marka değeri. Ben değil biz diye hareket etmemiz lazm. Ufkumuzu çevremizi geliştirmeliyiz. Bu gemi hep beraber yürüyecek.' 'BEN DE ZAMANINDA AYNI ŞEYLERİ SÖYLEDİM' 'Barcelona - Atletico Madrid, şampiyonluk maçı. 90 bin kişi Barcelona'yı destekliyor ve Atletico şampiyon oluyor. Tribündeki 90 bin kişi şampiyonu alkışlıyor. Biz de bunu sağlamalıyız. Bunu yaptığımız sürece değerimiz daha da artacak.' 'Ben kulüp başkanlığı yapmış bir kişi olarak kulüp yöneticilerinin yaptığı söylemleri anlıyorum. Ben de zamanında aynı konuşmaları yaptım. Şunu söyleyebilirim ki hakemler bu konuşmalardan zerre etkilenmiyor. Eğer hakem art niyetli diyip bunu itiraf ederseniz boynumuz kıldan ince. Bu konuşmalar taraftarı ateşleyen şeyler.' 'Bugün İspanya, İngiltere, İtalya liglerini hepimiz biliyoruz. Dünya Kupası'nda olan hatalar malum. O platformlarda böyle şeyler olmuyor. Hatanın olabileceğini kabullenmek gerek. Bu konuşmalar devam ettikçe çığ gibi büyüyor durum ve içinden çıkılamıyor. Beyanata karşı beyanat vermişliğim yok. Yönetimime de bunu söyledim. Cevap vermeyin dedim. İnsan hata yapar.' 'Hakemlerimizin hata yapması çok doğal. Tartışılır ama art niyet arayarak hakaret ederek bir yere varılmaz. Art niyeti kanıtlarsanız eyvallah ama at çamuru izi kalsın. Bu şekilde olmaz' E-BİLET, PASSOLİG VE CEZA SİSTEMİ... 'Ceza sistemini tamamen değiştirdik. Belli bir grup küfür ettiği zaman bütün tribün bunun cezasını çekmek zorunda kalıyor. Bunun uygulanması için de e-bilet sistemini bekledik. E-bilette bu tribündekiler belli olduğu için diğer tribünlerde stada girmek mümkün olmayacak.' 'Deplasmandaki ceza sistemini de değiştirdik. Mesela Galatasaray İzmir'de maça gittiği zaman deplasman seyircisi ceza aldığı zaman Türk Telekom Arena'daki taraftar etkilenmeyecek. yine deplasmandaki taraftar ceza alacak. E-bilet sayesinde deplasmandaki taraftar içerdeki maça da giremeyecek.' 'E-bilete geçiş kolay olmayacak. Ama değişimler sancılı olur. Bir nevi taraftar kart alıyorlar. Kulüplerine de yardımcı olmuş olacaklar. Bu kart 2-3 yıl sonra bütün spor branşlarında da kullanılacak ve oralara da entegre edilecek. Bu karar meclisteki 4 partiden imza aldı. 4 partinin imzaladığı nadir kararlardandır.' DERBİLERDEKİ DEPLASMAN YASAĞI... 'Büyük takımların arasındaki maçlara deplasman seyircisi gitmesine biz karışmıyoruz. Ona kulüpler ve il güvenlik kurulları karar veriyor. Onlar bize olur verirse biz karışmayız. Kulüpler olumlu yaklaşırsa İl Güvenlik Kurulu da sorun yok derse biz izin veririz. Bizim bu konuyla ilgili sorunumuz yok.' 'Ceza uygulamasında bir yenilik de şu; Bütün stat ceza almışsa deplasman seyircisi stada girebilecek. Futbol seyirciyle güzel.' 'Biz Avrupa Birliği üyesi değiliz, Avrupa Birliği üyesi olmadığımız için de bu birliğe mensup oyuncuların yerli statüsünde oynaması söz konusu değil. Dünya Kupası'nda İngiltere ve İspanya başarılı olamadı. Bu liglerde yabancı serbest. Biz bu yabancı sınırını ilk seneden kulüplerin temsilcilerine söyledik. Hepsi de kabul etti.' 'SERBEST BIRAKSAK ÇOĞU YABANCI OYNAYAMAYACAK' 'Şu an FIFA'da dosyası bulunan ülkeler arasında Türkiye 2. sırada. 300 adet dosya var. Bunlar hep buraya gelmiş yabancı oyuncuların dosyaları. Biz bunu engelleyeceğiz. Kulüplerimizden oynamadan dünya kadar para kazanan oyunculr var. Yazık değil mi? Bugün PTT 1. Lig'de süper lig oyuncusu gibi para alan isimler var. Orduspor'u görüyorsunuz. Geçen sene 71 puanla Süper Lig'e çıkamadı. Şimdi geldiği durum ortada. Zaten sponsor kaçıyor. Bu anlattığım durumlar tüm liglerimiz için aynı.' '2. ve 3. Lig kulüplerimiz için tesis yardımı adı altında proje başlattık. Projemiz hazır. Bunu uygulamaya alacağız. Futbolu artık çok uzun vadeli düşünmemiz lazım. Mesela şampiyon oldun mali dengen bozuksa seneye ne yapacaksın? Serbest bıraksak yine çoğu yabancıyı oynatmayacak. İğneyi kendimize batırmak zorundayız artık.' 'Fatih Hoca da yabancı sınırı konusunda bize saygılı. Galatasaray'dayken bu konuyu eleştirdiği olmuştu ama şu an bu görüşe saygı duyuyor. Belki yine kalkmasını düşünüyordur ama şu an bu durum değişmeyecek. Federasyon Türkiye'de taraftarı olmayan tek kurum. Kulüplerde yöneticiler taraftarın verdiği güçle eleştirilerini yoğunlaştırabiliyor. Bizim arkamızda o büyük kitleler yok. O yüzden mantıklı olmalıyız.' 'TÜRKİYE 2073'LERİ KONUŞUYORSA...' 'Riva Tesisi Avrupa'da sayılı bir tesis. Hem Türkiye'de hem de Avrupa'da böyle tesis yok. A Milli Takımımız için değil tüm milli takımlarımız için önemli bir tesis. Futsaldan tutup A Milli Takım'a kadar futbol takımlarımız için bu proje gerçekleşti. Orada çalışmalar devam ediyor. Bizim hedeflerimiz var. Bugün Türkiye 2073'leri konuşuyorsa bizim de ileriye bakmamız lazım.' 'Avrupa'da 6 hakem uygulamasına geçen ikinci ülkeyiz. Sprey uygulamasını da başlatan 2. ülkeyiz. Biz yenilik varsa almaya niyetliyiz. 6. hakemden %70 oranda memnun kaldık diyebilirim.' 'Ben futbolun içine teknolojinin girmesine karşıyım. Gol çizgisi teknolojisi veya tekrar izleme olayına karşıyım. Futbolun doğallığını bozacağını düşünüyorum. Hakemin kararlarını da teknolojik olarak tartışılır halk getirmek doğru değil. Hakemler de özgüvenini kaybetmesi söz konusu. 90 dakika boyunca düdük çalan bir insan kafasına bu düşünceleri de koyarsak yükü daha da artar. Ben bir futbolsever olarak bu konulara karşıyım.' 'Marka değeri olarak oyunlara girmek çok önemliydi. Takımlarımız, dünya genelinde oynana bir oyunun içerisine dahil oldu. Bana göre çok güzel bir adım oldu. Bu adımı da atarken bu kadar ses getireceğini düşünmemiştim.' '52 İLDE OYNANAN TÜRKİYE KUPASI...' 'Biz geldiğimizde 52 ilde oynanan Türkiye Kupası şu anda 82 ilimizden takımların katılımıyla oynanıyor. Güzel bir hale geldiğine inanıyorum. Federasyon olarak final oynayan takıma 5 milyon TL veriyoruz. Bunun yanında yayın gelirledi de var. Eskiden önemsiz bir havası vardı bunun önüne geçmek için bu ödülü koyduk. İlgi artsın yıldız oyuncular kupada da oynasın. Farklı şehirlerde bu oyuncular oynasın.' 'Trabzonspor yönetimini tebrik ediyorum. Cardozo gibi bir yıldızı takıma kattılar. Avrupa'daki başarılarından dolayı da tebrik ediyorum. Beşiktaş'ın transferini tanımıyordum ama iyi bir isim olduğunu gördüm. Fenerbahçe de iyi bir isim aldı. Galatasaray da aynı şekilde bir kaç isimle iyi gidiyor. Karabükspor'u da ayrıca tebrik ediyorum. Çok büyük bir başarıya imza attılar. Göğsümüzü kabarttılar.' 'SEBA'DAN ALINACAK ÇOK DERSLER VAR' 'Türk sporunun ve Beşiktaş'ın başı sağolsun. Onun duruşlarından ve söylemlerinden çıkarılacak çok dersler var. Bugün Türkiye'de rakip takımlar tarafından sevilen ve sayılan yegane kişiliktir Süleyman Seba. Biz federasyon olarak bir şeyler düşünüyoruz. Beşiktaş yönetiminin de açklamaları var. Onun adına yakışır aktiviteler yapacağız.' 'Beşiktaş'ın tüzüğü anayasasıdır. Beşiktaş Seba'nın cenazesinde birli ve beraberliğini çok iyi göstermiştir. Fenerbahçe ve Galatasaray herkes buraya katıldı. Bu olayın Beşiktaş camiasında birlik yokmuş gibi algılanması beni çok üzmüştür.' MELO'NUN ELİNİ SIKMAMASI... 'Ben TFF Başkanıyım ben tüm Türkiye'yi temsil ediyorum. Benim elimi sıkıp sıkmamak.. Ben bir şey demedim ki. Belki de yanlış anlaşıldım. Bugün gelsin ben yine elini sıkarım. Her zaman benim için değeri vardır, sonunda bir spor kulübümüzün formasını giymektedir. Ben bir büyük olarak her zaman elimi uzatırım.'Sporx
UEFA Ülke Puanları Sıralaması'nda Son Durum
UEFA Ülke Puanı Sıralaması’nda Türkiye’nin yeri kritik. Dört takımla mücadele edilen sezonda her puan çok önemli. Hangi ülkeden kaç takımın Avrupa arenasında mücadele edeceğini belirleyen UEFA Ülke Puanı Sıralaması, bu sezon Türkiye için çok fazla önem teşkil ediyor. Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nde Arsenal ile berabere kalması, UEFA Avrupa Ligi’nde ise Trabzonspor ile Karabükspor’un Playoff turundaki galibiyetleri güncel sıralamada Türkiye’ye bir ivme kazandırdı. 21 Ağustos itibariyle Türkiye, son beş sezonun puanları baz alındığında 28 bin 700 puanla 12. sırada kendine yer buldu. Türkiye’nin puan sıralamasında önündeki ülke olan 11. sıradaki İsviçre’nin 29 bin 375, 13. sıradaki Yunanistan’ın ise 27 bin 700 puanı bulunuyor. Türkiye, UEFA Ülke Puanı Sıralaması’nda 14. sıraya gerilemesi halinde Avrupa arenasında dört takımla temsil edilecek. Mevcut 12. sırada ise beş takımla temsil ediliyoruz. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olması, Beşiktaş’ın en kötü ihtimalle Avrupa Ligi’nde oynayacak olması ve Trabzonspor ile Karabükspor’un gruplara kalmak için büyük adım attığı bir ortamda, Türkiye için UEFA Ülke Puanı Sıralaması adına kritik bir sezon yaşayacağını söyleyebiliriz. Eurosport
Reklam
Fenerbahçe'de "Yıldırım" Hızıyla Eskimiş 13 Teknik Direktör
Aziz Yıldırım 16. yılında 16. kez yeni bir sayfa açıyor. Bariç’ten Ersun Yanal’la kadar geçen süreçte Yıldırım’ın teknik direktörlerle ilişkilerini derlemeye çalıştım. 15 Şubat 1998’de Fenerbahçe’de Ali Şen devri kapanmış ve Aziz Yıldırım, Vefa Küçük’ten sadece 1 oy fazla alarak başkan olarak seçilmişti. O günden bu yana, tam 16 senedir sarı-lacivertli kulübün başkanlığını yapan Aziz Yıldırım 14 farklı teknik direktörü takımın başına getirdi. 16 yıllık süreçte Fenerbahçe’de teknik anlamda bir istikrardan söz etmek zor. Aykut Kocaman dönemine kadar şampiyon olamayıp da takımın başında kalabilen hiçbir teknik direktör olmamıştı. Ersun Yanal da Aziz Yıldırım döneminde Fenerbahçe’yi şampiyon yaptıktan sonra görevinden ayrılan ilk isim olarak tarihe geçmiş oldu. Aziz Yıldırım’ın başta bulunduğu 16 yıllık sürede neden teknik adam değişimleri yaşandı kısaca bir göz atalım;
Cardozo: "Trabzon Halkının Sevgisi İnanılmaz"
Trabzonspor ile çıktığı ilk resmi maçta Rostov'a karşı gol bulan Oscar Cardozo, bu mücadelenin ardından açıklamalarda bulundu. Cardozo, Trabzonspor'un 2-0 kazandığı maçın ardından şunları söyledi: 'Maçtan önce hocamız ile konuştuğumuzda hocamız zor bir maç olacağını bize anlatmıştı. Rakibin yerden paslarla iyi oynadığını söylemişti. Zor bir maç olacağını biliyorduk. Elimizden geleni yaptık. 'Tabii ki ikinci maçta da iyi bir skor alıp Avrupa Ligi'ne gitmek isityoruz. Hocamız bu maçta yapıp yapamadıklarımızı bize anlatacak. Biz de çalışarak Avrupa Ligi'ne kalacağız.' CARDOZO GOLLE BAŞLADI Attığı gol hakkında 'Hem benim için hem de takım için önemli bir goldü. Farkı ikiye çıkardığımız goldü. Ben kendi adıma maçtan önce gol atabiliyor muydum diye bekliyordum, düşünüyordum. Gol bulmak iyi oldu.' 'Trabzon halkının sevgisi inanılmaz' 'Son bir mesaj vermek istiyorum. Buraya geldiğimden beri Trabzonsporluların ve Trabzonspor halkının bana gösterdiği sevgi ve destek inanılmazdı. Havaalanında bana yapılan karşılamayı hiç unutmayacağım.'Spor365
Reklam
Halilhodzic Rostov Maçını Değerlendirdi
Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic, Rostov maçı sonrası yayıncı kuruluşun sorularını yanıtladı.Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic, Rostov maçı sonrası karşılaşmayı değerlendirdi. İşte tecrübeli teknik adamın sözleri; Süper bir maç çıkardığımızı söyleyebilirim. Tempo eksikliğimiz var, maç eksiğimiz var. Oyuncularım büyük bir fedakarlıkla çok iyi bir maç çıkardı. Rostov kendi evinde bize büyük sıkıntı yaratacak. Bizim oyuncularımızın iyi niyetini kullanan çok sayıda Rostov oyuncusu vardı. Orada çok iyi bir maç oynamamız gerekiyor. Daha iyi bir takım olmak adına Cardozo'nun yanına bir golcü transferi daha yapabiliriz.Eurosport
Trabzon'un 'Oscar' Gecesi
Yeni hocası ve yeni transfeleriyle ilk resmi maçına çıkan Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında sahasında Rusya'nın Rostov takımını 2-0 mağlup etti. Faslı Medjani 37'de gol perdesini araladı. 73. dakikada ağları havalandıran bordo-mavililerin süperstarı Oscar Cardozo taraftarları golel selamladı ve gecenin skorunu belirledi: 2-0'Transfer şampiyonu Trabzonspor' sezonun ilk resmi maçında Rusya'nın FK Rostov takımı ile karşılaştı. UEFA Avrupa Ligi play-off eleme turu ilk maçında bordo-mavililer, Rus ekibini 2-0 mağlup ederek kupaya katılma yolunda dev bir adım attı. Trabzonspor'da ikinci kez göreve gelen teknik direktör Vahid Halilhodzic'in 8 sezon sonra bordo-mavili takımın başında sahaya çıktığı karşılaşmada goller yeni transferlerden geldi. 37. dakikada Faslı defans oyuncusu Medjani, duran top organizasyonunda son vuruşu yaptı ve takımını 1-0 öne geçirdi. 73- dakikada Bordo-mavililer'in süper yıldızı Oscar Cardozo sahneye çıktı. Rostov'un stoperi Bastos'un kısa düşen geri pasında araya giren Cardozo, kaleci Pletikosa'nın önde olduğunu görerek yaptığı harika aşırtma vuruşla topu ağlara gönderdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca temsilcimiz sahadan 2-0 galibiyetle ayrıldı. Rövanş maçı 28 Ağustos'ta Rusya'da oynanacak. YENİ TRANSFERLER TAM NOT ALDITrabzonspor'da, daha önce yabancı kontenjanı nedeniyle lisans çıkarılamadğı için UEFA'ya gönderilen listede yer almayan ancak Bamba'nın sözleşmesinin feshinin ardından yapılan girişimler sonrasında son anda listeye dahil edilen Gineli oyuncu Constant, karşılaşmada forma giydi. Teknik direktör Vahid Halilhodzic, dün futbolcunun oynayacağı yönünde kulübe gelen yazının ardından maç kadrosuna aldığı Constant'ı ilk 11'de sahaya sürdü. Bordo-mavili takımda yeni transfer Mehmet Ekici, kadro dışı bırakılan Malouda ile sakatlıkları bulunan Özer Hurmacı ve Bourceanu takımda yer almadı. İLK 11'DE 6 YENİ İSİM Trabzonspor'un ilk 11'inde 6 yeni transfer sahaya çıktı. Yeni transferlerden Medjani, Cardozo, Sefa Yılmaz, Constant, Belkalem ve Musa Nizam 11'de sahaya çıkarak bordo-mavili forma altında ilk resmi maçlarını oynadılar. Gökhan Karadeniz, Deniz Yılmaz, Salih Dursun, Fatih Atik ve İshak Doğan da yedek kadroda kendilerine yer buldu. TRİBÜNLER BOŞ KALDI Taraftarlar passolig kartına maça birkaç gün kala ilgi gösterdi. Bu nedenle 24 bin kapasiteli Hüseyin Avni Aker Stadı'nın tribünlerinde kart alabilen yaklaşık 8 bin taraftar bordo-mavili takıma destek verdi. Yaklaşık 150 dolayında Rustov taraftarı da karşılaşmayı tribünlerde kendilerine ayrılan yerden izledi. MAÇ ÖNCESİ DOSTLUK YEMEĞİ Trabzonspor yönetim kurulu, Rostov Kulübü yetkileri ve UEFA temsilcine maç öncesi yemek verdi. Yemeğe kulüp basın sözcüsü Yakup Aslan, genel sekreter Köksal Güney, genel sayman Engin Hacısalihoğlu ve bazı yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra UEFA Temsilcisi Jozef De Ryck, Rostov Kulübü Asbaşkanı Alexander Shikunov, yönetim kurulu üyeleri Oleg Lopatin, Alexei Ryskin, Yury Zershchikov, Viktor Usachev, Oleg Gaidukov ve Yuri Shikunov katıldı. Yemek sonrası taraflar birbirine hediye verdi. RUSLARLA 3. RANDEVUTrabzonspor, Avrupa kupalarında Rusya Federasyonu takımlarıyla üçüncü maçına çıktı. Bordo-mavililer, 2011-2012 sezonunda Avrupa Şampiyonlar Ligi (B) Grubu'nda CSKA Moskova ile karşılaşmıştı. Deplasmanda Rus temsilcisine 3-0 yenilen bordo-mavililer, güçlü rakibi ile sahasında ise golsüz berabere kalmıştı.Fotomaç
Halilhodzic'in Derdi Bitmiyor!
Trabzonspor'un teknik patronu Vahid Halilhodzic, UEFA Avrupa Ligi play off turu öncesi basın karşısına çıktı.Vahid Halilhodzic'in açıklamalarından Ajansspor'un derledikleri; 'Tam 37 gündür Trabzonspor'dayım. Bu zamanda yaklaşık 365 günlük olaylar yaşandı. 35 gündür tesislerden dışarı çıkamadım. Bu kadar sıkıntılı bir süreç olacağını düşünmüyordum. Bazı olayların daha erkenden hazırlanmış ve halledilmiş olmasını bekliyordum ve yarınla birlikte resmi maçlar başlıyor. Maalesef bir hazırlık maçıyla gelebildik ve bir çok sıkıntılarım var, düşünmem gereken konular var'. 'Bu maç için iki takım tam anlamıyla hazır olmayabilir. Son transferlerin hepsi maalesef UEFA listesinde yer alamadı. Bu maç dün oyuncularıma söylediğim gibi, bizim için için çok önemli. Başkanımızın bizden ricası bu turu geçmemiz yönündeydi. bu nedenle takımın arzu ve isteğine, takım ruhuna dayanarak yapmamız gerekiyor. Bu şekilde davranırsak maksimum gücümüzü sergileriz'. 'Bir kaç gündür rakip takımı izliyoruz. Hatta yardımcı antrenörlerim rakip takımı iki maçta izleme fırsatı buldu. Rakibin olumlu-olumsuz yönlerini inceleme fırsatımız oldu. Tabii lige onlar daha erken başladılar ve 10 maça çıktılar neredeyse. Bu yönden avantajlılar. Sezon başını iyi geçirmemiş olsalar bile, her maçlarını izledim ve iyi bir takım gözlemledim, rakip kısacası iyi bir takım. Bir çok fırsata giren bir takım. Nerdeyse her müsabakada bir penaltı kazandıklarını gördüm. Defansif anlamda, birebir mücadelede de çok başarılı bir oyuncu grubu. Rakibimizin bu kadar avantajlı yönüne rağmen biz elimizden geleni ve mucizeyi yaratmayı düşünüyoruz. İki maç sonunda rakibimizi elemeyi düşünüyoruz. Hatta zor olacağını söylesem bile biz bunu başaracağız'. Daha sonra soru-cevap kısmına geçilen toplantıda, Avrupa Ligi'ndeki hedeflerinin sorulması üzerine deneyimli teknik adam şunları söyledi; 'Şu anki durumda bir hedef belirlemek zor olabilir. Bazen biliyorsunuz ki sohbet ederken, kendini koruma adına cümleler kurulabilir. Şunu söyleyebilirim size, 2 ay sonra bu müsabakayı gerçekleştirmiş olsak, bugünden daha farklı şeyler söyleyebilirim. Muhtemelen herkesin bu takımdan bir çok beklentisi var. Muhtemelen Vahid hocanın elinde sihirli değnek varmış gibi bir haftada her şeyi düzeltebileceğini düşünmüş olabilirler. Ancak bugün vaziyet neyse odur. Biliyorum geçen sene Avrupa kupalarında Trabzonspor çok iyi bir tavır sergiledi. Bu sene ne olur, söylemesi zor. Tabii ki Rostov takımını elersek bizim açımızdan moral ve güç açısından çok iyi olur, büyük bir enerji kaynağı olur. Bu turu geçersek, Avrupa'da bu sezonki beklentileri o zaman konuşabiliriz' Rostov karşısında mucize arayacakları sözünü açması istenen Halilodzic bu konuda açıklama yaparken yine takımın durumunun olumsuz olduğunu ifade etti ve 'Büyük bir başarı olur, mucize olur. Tek maç oynadık ve kazanamadık. onlar en azından 10 maç yaptı, liglerine başarılar. 5-6 maç birlikte oynamış olsak bu kadro ile, bu paylaştığım sözler tamamen farklı olabilirdi. Bu elimdeki kadro geçen ayın 13-15'inde olsaydı, bu süreçte bu oyuncularla çalışmış olsam Rostov'u kesin eleyeceğimizi söylerdim. Ancak hepinizin bilmesi gerekiyor ki, maalesef takımımız hazır değil. Şuan Mehmet Ekici gibi bir oyuncuyu katabilseydim, ya da sakat olan Özer elimizde kalabilse şu an durum farklı olurdu. Bunu bilmelisiniz ki bir takım yaratmak, oyun anlayışı kurmak 5-10 günde yapılacak bir iş değildir. Biliyorsunuz ki Avusturya'ya bir oyuncu grubu getirdim ama şu anki oyuncu grubu tamamen farklı. Bunlardan da 1-2'si yeni başladı. Gazteciler değil, Trabzonspor sevdalısı olarak kimseyi bu yönde tatmin edemediğim için bugün gerçekleri söylemek zorundayım. Kariyerim boyunca hiçbir zaman bu kadar süre içinde bu kadr sıkıntıyla mücadele etmek zorunda kalamadım. Trabzon'a ilk geldiğim süre dahil. 40 gündür sıkı bir şekilde çalışıyoruz ve muhteşem bir iş çıkarttık 10 güğn içinde 9 oyuncu transfer ettik. Belki hızlı gelişti ama bu süreyi mükemmel atlattık. Dediğim gibi Avusturya kampından sonra İbrahim beyle bir görüşmemiz oldu, başkanımla tam anlamıyla gerçek bir görüşmem oldu. Konu; transferler ve kulübün içinde sportif anlamda nasıl organize olacağımızdı. Bunu söyleyebilirim v garantisini verebilirim ki mükemmel şekilde birlikte çalıştık. Yanımızda genç oyuncumuzun Avusturya'daki ilk idmanı ile bugünkü idmanını izledim, çok büyük bir fark var, büyük bir gelişim sergiledi. Bu sadece 1 aylık süreçte oldu. Futbolda 1 ay çok kısa bir süredir, hiç bir şeydir. Bir çok insan ve en önemlisi taraftarımızın benden çok beklentisi var. Ben sadece gerçekleri konuşurum, takımın durumu bu ve ben de bunları söylüyorum. Her şey şeffaf şekilde, her gün gazetecilere rapor veren Trabzonspor bünyesinden birileri var. Şu an gülmeniz hiç hoş değil (bazı gazetecilerin gülmesi üzerine)' diye konuştu. Bir soru üzerine Malouda konusunda da konuşan başarılı teknik adam 'Bu onuda pişmanlık yaşamıyorum. Başka şekilde olsa farklı bir uygulama yapardım ama iş işten geçmişti. Bugün Rostov karşısında oynayacak durumda olsaydı bu beni çok mutlu ederdi. Çok iyi bir oyuncu ve kişilik transfer ettiğimizi düşünürdum. İyi futbolcu ve iyi kişiliğe sahip olmak Trabzonspor açısından en önemlisidir. Bu konuda ilk kez konuşuyorum ama olaydan 5 dakika sonra tüm gazetecilerin haberinin olduğunu biliyorum. Bu konuyu tartışacak ve konuşacak insanlar başlkanımız veya hocamızdır. Herhangi biri bu konuyu dile getiremez. Ben de hoca olarak bunu zamanını bekliyorum. Malouda çok büyük bir profesyonel hata yaptı. Raporumu hazırladım ve bu rapor doğrultusunda cezanın verilmesi için. Malouda'nın bu davranışı beni şaşırtmadı bu kulüp içinde daha önce 2 hoca ile de aynı sıkıntıları yaşadı. Chelsea, milli takımda ve Lyon'da da yaşadı bu durumu. Yani başımızdan geçen bu olay, Malouda tarafından kurgulanmış bir şeydi. Bir gün öncesinden maddi yönden her şeyi halletmiştik, alacakları ödenmişti ve farklı bir yere gitmek için çare üretmesi gerekiyordu, o da bunu yaptı. Ben daha fazla bilgi vermek istem,yorum çünkü raporumu hazırladım. Herkes bu saatten sonra kendi sorumluklarını üstlenecek. Bu konuda daha çok konuşmak istemiyorum. Bu konu benim için unutulmuştur, kapatılmıştır' dedi. Başka bir soru üzerine transferleri hakkında konuşan ve yabancı oyuncularına ateş püsküren Halilodzic, '4 yabancı ve 5 Türk oyuncu transfer ettik. Bazı durumlarda hassas olabiliyoruz. Avusturya kampı sonrasında dünyanın her yerinde olduğu gibi transfer listemi ve gitmesini istediğim oyuncuları hazırladım. Yerli ve yabancı listesini hazırladım, ancak kariyerim boyunca karşılaşmak istemediğim bir durumla karşılaştım. Gitmek istemeyen, gitmek için müthiş paralar isteyenler... Bu beni şaşırttı, benzer olay yüzünden Constant listeye giremedi. Bu nedenle bir kaç oyuncuya sinirliyim, bunlar da yabancılar. Onlara kulüp çok iyi niyetli davrandı, paraları ödendi ama UEFA'ya liste vermemiz gerekiyordu ve onlar bunu koz olarak kullandılar, şantaj olartk kullandılar. Bu kişilere bu nedenle çok sinirlendim. Trabzonspor'a gelen oyuncuların kişilik ve ahlaki yönden incelenmesi gerektiğini söyledim başkana. Maalesef hepsi para için geliyor ama bunun karşılığında kulübe karşı sorumlu davranmaları lazım. Ancak bir çoğu tamamen tersini uyguluyor. Sadece Celutska adam gibi, saygılı bir şekilde gitti' dedi. 'Transfer için belki 1-2 oyuncu daha gelebilir ama hangi mevkiiye'? diyerek bu konunun ucunu açık bırakan Halilodzic, 'İlk günden beri bir çok oyuncu başarıyla ilerleme kaydetti, elimizdeki yerli oyuncuların yabancılar kadar iyi konuma gelecekse, neden yabancı oyuncu alalım? Yaptığımız transferlerde hata yaptık mı, şuan bunu söylemek hata olabilir. Ama bazı oyuncular sınıra yakın performansla geldiler. Örneğin Cardozo gibi. Bunu da şu şekilde yorumluyorum; Cardozo 2-3 ay sonra hazır olacak. Bazıları yarın hemen hazır olacak diye düşünüyor. O yüzden sizlerin ve taraftarın karşısında gerçekleri söylemem gerekiyor. Cardozo'dan her maçta 5 gol atma beklentisi olmasın. 2 ay sonra çok farklı bir Trabzonspor olacak. Takım içindeki ruhumuz heyecanımız geçen seneden daha iyi. Geçen sene yabancı yerliler ve kategori sayamayacağım bir grup. Dikleşme, kıskançlık durumları olmuş. Buna rağmen 4. bitirmeleri de mucize. Avrupa'da güzel bir performans sergilemişler. Ben farklı bir şey gerçekleştirmeye çalışıyorum. Bu takımın bir numarası oyuncu değil, bu takımın bir numarası, takım. Her idmanda ilerleme sergilediğimizi görüyorum ama zamana ihtiyaç var' ifadelerini kullandı.Ajansspor
Reklam
'Kılıçdaroğlu'na Diktatör Demedim!'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekilliği'nden istifa eden Yalova Milletvekili ve CHP Genel Başkan Adayı Muharrem İnce, CNN TÜRK televizyonunda yayınlanan 'Ne Oluyor' programında Şirin Payzın'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.İnce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na diktatör demediğini savunarak, 'Tek adam olmak isterseniz, ön seçimi ortadan kaldırırsanız, blok listeyi tekrar dayatırsanız o zaman diktatör olursunuz dedim. Ben diktatör demedim. Bunlar gerçekleşirse diktatör olursunuz, dedim' ifadelerini kullandı. Deniz Baykal'ın adayı olduğu iddialarına ilişkin olarak ise İnce, 'Ben kimsenin adamı değilim. Ben partiye genel başkan olacağım. CHP'nin makus talihini yeneceğim. Çok iddialıyım' dedi. 'BEN DİKTATÖR DEMEDİM' CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik diktatör açıklamasının tepki toplamasına ilişkin olarak İnce, 'Benim açıklamamı baştan sona izlerseniz ben böyle bir cümle kurmadım. Bu yandaş medyanın bir uydurmasıdır. Ben aynen şöyle dedim. Sayın Genel Başkan, seçildiği kurultayda demokratik bir CHP'den söz etti. Parti içi demokrasiyi geliştireceğini söyledi. Duyumlar alıyorum bu kurultayla ilgili. Deniyor ki bir, blok listeye ger dönülecek, blok liste özlenmiş. İki, ön seçim tamamen kaldırılacak. Buna benzer açıklamalar var. Bugün kurultay gündemine baktım. 4. madde tüzük komisyonu seçimi, 5. madde genel başkanın seçimi, 6. madde tüzük değişikliği. Demek ki bu tür tüzükte daralan, CHP'yi körelten, CHP'yi diktatörleştiren bir yapıya doğru gitme belirtileri var. Bunları hissediyorum. Dedim ki eğer bu tüzüğü bu şekilde değiştirirseniz şimdikinden çok daha kötü bir noktaya çekerseniz, örgüt kazanımlarını vermek istemez. Ama siz bunları almak isterseniz, tek adam olmak isterseniz, ön seçimi ortadan kaldırırsanız, blok listeyi tekrar dayatırsanız o zaman diktatör olursunuz dedim. Ben diktatör demedim. Bunlar gerçekleşirse diktatör olursunuz, dedim' diye konuştu. 'BÖYLE BİR YAPI, SAĞLIKLI BİR YAPI DEĞİLDİR' Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerinin arkasında olduğunu söyleyen Muharrem İnce, 'Genel başkan, madem ki bu tüzük değişikliklerine o kadar güveniyor; doğru, Türkiye'yi aydınlığa taşıyacak bir CHP, demokratikleşecek, parti içi demokrasiyi geliştirecek bir CHP ise eğer değişikliler bunlarsa neden önce onları konuşmuyoruz da genel başkanlık seçimini neden sonra yapmıyoruz? Buradan bile art niyet, CHP'yi tek adam yapısına dönüştürmek istediklerini anlıyorum. Milletvekillerini genel başkan belirliyor. Belediye başkan adaylarını genel başkan belirliyor. Cumhurbaşkanı adayını genel başkan belirliyor. MYK üyelerini genel başkan belirliyor. Seçiyor Parti Meclisi'nden. Sen, sen, sen genel başkan yardımcısısın. Öbür gün değiştirdim sizi diyor. 5 kez MYK değişiyor. Her seçim sonrasında MYK değişiyor. Her seçim sonrasında başarısızsınız genel başkan yardımcıları, hadi bakayım kenara... Böyle bir yapı sağlıklı bir yapı değildir. Örgüt benim ne demek istediğimi anlıyor. Bunları yaparsanız diktatörlüğe doğru gidersiniz dedim. Bu doğru değil dedim. Sözümün arkasındayım, lafımın arkasındayım' şeklinde konuşmasını sürdürdü. 'CHP'LİLERİN ARTIK AĞLAMASINI İSTEMİYORUM' Muharrem İnce'nin 'Ben bu süreçte yalnız değilim, Baykal var' sözleri hatırlatılarak kendisinin Deniz Baykal'ın adayı olduğu yorumları sorulan CHP Genel Başkan Adayı İnce, 'O salona girdim. Cümlem aynen şöyledir. Ben burada yalnız değilim. Bu salonda benimle birlikte partinin vicdanı var. Gezi ruhu var. Gezi'de direnen gençler var. Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimci direnişi var. İsmet İnönü'nün cesareti var. Bülent Ecevit'in dürüstlüğü var. Deniz Baykal'ın 92'de CHP'yi yeniden açması var. Ben bütün genel başkanlarımızı saydım. Arkamda Deniz Baykal var gibi bir cümlem var. Bir partiye genel başkan olacak birisinin bir; benim arkamda Baykal var, Kılıçdaroğlu var, şu var, bu var fark etmez bunu diyorsa ondan genel başkan olmaz zaten. Ben genel başkan olmak istiyorum bu partiye. Bu partiyi iktidar yapmak istiyorum. Başbakan olmak istiyorum bu ülkede. AKP'yi yenmek istiyorum. CHP'lilerin artık ağlamasını istemiyorum. Partimin binalarının gece 11'de ışıklarının sönmesini istemiyorum. Meşalelerle sabaha kadar orada beklemelerini istiyorum. Bu iddiaları ortaya koyan, 12 yıldır milletvekilliği yapan birisi, Sayın Baykal'a saygısızlık yapmak istemem, benim genel başkanlığımı yapmıştı, ona saygım ayrıdır. Ama benim arkamda şu var diyerek ortaya çıkan bir adamdan lider olur mu? Ben, benim partimin genel başkanlarını onurlandırmak istedim. Yarın buna Sayın Kılıçdaroğlu'nu da eklerim. O halen mevcut genel başkan. O benim rakibim. Onun da namuslu bir insan olduğundan hiç şüphem yok' ifadelerini kullandı. 'KİMSEYE BUNUN HESABINI VERECEK HALİM YOK' Yalova'da Deniz Baykal ile bir araya gelerek nasıl bir görüşme gerçekleştirildiği ve genel başkanlığa adaylık konusunun burada konuşulup konuşulmadığı sorusu için İnce, 'Herkesin huzurunda oldu. Sayın Deniz Baykal, Bursa'da bir düğüne gidiyordu. Yalova Belediye Başkanı'nı kutlamak istediğini gemiden inip belediye başkanımızı kutlayacaktı bana da haber verildi. Ben de gittim karşıladım. Birlikte basının huzurunda... Ben o kentin milletvekiliyim. Sayın Baykal, benim genel başkanlığımı yapmıştır. 100 kez gelsin. 100 kez de karşılarım. Kimseye de bunun hesabını verecek halim yok. Bu nezaket ve insanlık gereğidir. Yalova'ya başbakan geldiğinde de karşılamaya gittim. Mehmet Ağar geldiğinde de karşılamaya gittim. Doğu Perinçek geldiğinde de karşılamaya gittim. Sayın Bahçeli gelse Bahçeli'yi de karşılamaya giderim' dedi. 'KILIÇDAROĞLU'NUN DA DESTEĞİNİ İSTİYORUM BAYKAL'IN DA' Partiye genel başkan olacağını iddia eden Muharrem İnce, 'Ben bu partiye genel başkan olmak istiyorum. 130 milletvekilinin de desteğini istiyorum. Herkesin, Sayın Kılıçdaroğlu'nun da desteğini istiyorum, Sayın Baykal'ın desteğini de istiyorum. 950 bin üyenin hepsinin desteğini istiyorum. Herkese gönlüm açık. Ama beni küçültecek, beni daraltacak, beni güdümlü, yönetilen, birisi olarak göstermek isteyenlere de tavrımı koyarım. Ben kimsenin adamı değilim. Ben partiye genel başkan olacağım. CHP'nin makus talihini yeneceğim. Çok iddialıyım. 2 seçimde birinci parti olamazsam ben istifa etmeyeceğim, tüzükte düşmüş olacağım' diye konuştu. 'SAYIN KILIÇDAROĞLU'NDAN DAHA FAZLA İMZA ALACAĞIMI ADIM GİBİ BİLİYORUM' Kim destekliyor sizi, sorusu üzerine Muharrem İnce, 'Yeterli imzayı bulup bulmadığımı görecekler. Bugün 6-7 milletvekili arkadaşım aradı. 3 milletvekili açıkladı şu ana kadar. Açık tavır koydular. 6-7 arkadaşım aradı, ne zaman destek olalım? Dünde 7-8 arkadaşım aradı. Sakın açıklama yapmayın dedim. Bekleyin dedim. Yeterli imzayı bulup bulamadığımı birkaç gün içerisinde herkes görür. Bugün 78 il başkanı destek açıklaması yapmış. Onların zaten yarıya yakını delege değil ki. Böyle bir şey olur mu? Delegeler adına nasıl böyle bir açıklama yapılır? Ama bu CHP tarihinde var ne yazık ki. İl başkanlarına genel merkezin baskı yapması, baskı sonucunda bu tür açıklamalar... İl başkanlarının emir erleri değil ki kurultay delegeleri. Özgür iradeli kurultay delegeleri bunlar. İl başkanı arkadaşlarıma kızmıyorum, gücenmiyorum da. Ben çok iyi biliyorum ki büyük 8-10 ilde Sayın Kılıçdaroğlu'ndan daha fazla imza alacağımı adım gibi biliyorum' ifadelerini kullandı. 'BEN ŞAMPİYONLUĞA BAKARIM' CHP Genel Başkan Adayı Muharrem İnce, 'Siz Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor birinin kulüp başkanı olsanız. Bir teknik direktör atasanız. Dese ki size teknik direktör, ben önce 8. oldum. Sonra 2 puan daha artırdım. Sonra 6. oldum. Sonra 2 puan daha artırdım, 4. oldum. Siz o teknik direktörü tutar mısınız? Yoksa şampiyonluk mu istersiniz? Bunlar beni ilgilendirmiyor. Şampiyon olmadığınız sürece, başbakan olmadığınız sürece bunların hepsi masaldır. Bunların hepsi kandırmacadır. 14 parti bir araya geldik. Cumhurbaşkanı adayı çıkardık. Adam geldi tek başına yüzde 52 aldı. Önemli olan bunu yenmektir. Siz eğer şuna razıysanız ki birtakım solcu arkadaşlar razı Türkiye'de, CHP zaten alamaz, maksimum nokta budur... Bunlar masaldır. Ecevit'in yüzde 42'sini unuttular mı? Ben şampiyonluğa bakarım' dedi. 'BENİ DİNLESELERDİ TAYYİP ERDOĞAN, CUMHURBAŞKANI OLMAYACAKTI' Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce CHP'nin çıkaracağı aday konusunda kendi önerilerinin dinlenilmediğini savunan İnce, şöyle konuştu: 'Girdiğimiz bütün seçimlerde AKP'ye karşı yenildik. 2011'de yenemedik. 2010 referandumunda yenemedik. 2014'te yerel seçimlerde yenemedik. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yenemedik. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ben, 4 aday önerdim. İsimleri söylemek istemiyorum. Bir tanesini söyleyeyim. Mehmet Bekaroğlu'nu önerdim. Dedim ki Saadet Partisi tabanından AKP'nin belli bir kesiminden oy alırız. Aday gösterelim dedim. Ulusal duyarlılıkları yüksek arkadaşlar için bir aday gösterelim. Sol-sosyalist bir aday önerelim dedim. MHP ayrı bir aday önersin dedim. 4-5 aday ile birlikte çıkalım. Katılım yüzde 90'larda olsun. İlk turda Tayyip Erdoğan seçilemesin. Bu dört aday da başlangıçta şunu deklare etsin kamuoyuna. Kim birinci çıkarsa 2. turda onu destekleyeceğiz. Böyle olursa bugün Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı olamazdı. Aday sayısının artması, katılım oranını arttırır. Bu kadarcık bir matematik bilgisini bile kullanmadan tek başına bir çatı adayı... Çatı adayı ikinci turda olurdu. Birinci turda çatı adayı olmaz. Bunları anlatmaya çalıştım ama ben adayı televizyondan öğrendim. Üzülüyorum. Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı, bu taktik hatası seçtirmiştir. Beni dinleselerdi Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olamayacaktı' 'BEN ELLERİNDE İPLERİ OLAN BİR İNSAN DEĞİLİM' CHP'deki Güçlü Genel Sekreterlik ile ilgili olarak CHP'nin bir geleneğidir bu, diyen Genel Başkan Adayı İnce, bu kişinin Önder Sav olmadığını belirtti. Genel sekreteri de Parti Meclisi'nin seçmesi gerektiğini söyleyen Muharrem İnce, 'Ben bu partiye genel başkan olmaya ve Türkiye'ye başbakan olmaya geliyorum. Ben ellerinde ipleri olan bir insan değilim. Bunu herkes böyle bilsin. Partiyi demokratikleştireceğim, AKP'yi yeneceğim' dedi ve aklındaki genel sekreteri şimdi açıklamayacağını belirtti. 'SAYIN KILIÇDAROĞLU GENEL BAŞKAN OLURSA BLOK LİSTE ESAS OLACAK' Çarşaf ve blok liste tartışmaları hakkında değerlendirmede bulunan Muharrem İnce 'Partiyi demokratikleştireceğim diye gelip bugün blok listeyi özlediğimi söylemem' diyerek, '4. madde, tüzük komisyonunun seçimi. 5. madde, genel başkanlık seçimi. 6. madde, tüzük değişikliği. Ben 5. maddede genel başkan olduğumda 6. maddede tüzük değişikliğim şunlar olacak. Üyelerle ön seçim olacak. genel başkan, iki seçim arka arkaya başarısızlıktan sonra çekilecek. Bunları yapacağım ben ama Sayın Kılıçdaroğlu, olursa genel başkan blok liste esas olacak. Yüzde 15'lik kontenjanı arttıracak' şeklinde konuştu. Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA)
Passolig'de Beşiktaş Öne Geçti
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Spor Toto Süper Lig maçlarında hayata geçirilen elektronik bilet (e-bilet) uygulaması kapsamında çıkarılan Passolig kartında Beşiktaş öne geçti. Passolig İletişim Direktörlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Passolig takım sıralamasında geçen hafta 38 bin 392 kartla ikinci olan Beşiktaş, 46 bin 460 kartla ilk sıraya yükseldi. Geçen hafta 39 bin 348 kartla ilk sırada yer alan Galatasaray ise 46 bin 376 kartla ikinci sırada bulunuyor. Torku Konyaspor da 13 bin 624 kartla 3. sırada yer alıyor. Açıklamada şu ana kadar 184 bin 643 Passolig kartının satıldığı ifade edildi. Trabzonspor'un 9 bin 316 kartla 4.sırada, Balıkesirspor'un ise 9 bin 202 kartla 5. sırada olduğu belirtildi. Cumhuriyet
Fenerbahçe de Passolig'le Anlaştı!
Sarı-Lacivertli kulüp, Passolig ile taraftarlarına sadece bilet satacak. Toplu taşıma ve kredi kartı özelliği yok. Bu nedenle de F.Bahçeliler, ezeli rakipleri gibi 25 TL değil Passolig kartı için sadece 8 TL ödeyecek F.Bahçe de Passolig sistemine girdi. Ancak Sarı-Lacivertli taraftarlar, Passolig kartlarını ezeli rakiplerinin neredeyse üçte biri fiyata alabilecek. F.Bahçe yönetimi, Passolig'den önce taraftarlarına bilet satışında öncelik tanıma gibi birçok ayrıcalık sağlayan 'Taraftar Kart' sistemini uyguluyordu. Taraftar Kart sözleşmesi gereği kulübün bankalar ile imzaladığı sözleşmeler vardı. Bağlayıcılığı bulunan bu sözleşmeler nedeniyle de Taraftar Kart'tan Passolig Kart'a geçişte bir süre gecikme yaşandı. ÜÇ BÜYÜKLERE 17 TL KALIYOR Ancak bu sorun da aşılmak üzere. F.Bahçe yönetimi ile Passolig Kart'ın tedarikçisi Aktifbank arasında yapılan ilk görüşme olumlu geçti. Tarafların bugün bir kez daha bir araya gelmesi bekleniyor. Prensip anlaşmasına göre F.Bahçe taraftarları, Passolig Kart'ı sadece 8 TL ödeyerek alabilecek. Passolig Kart için Beşiktaş, G.Saray ve Trabzonspor taraftarları 25, Bursaspor taraftarları 20 ve diğer kulüp taraftarları 15 TL ödüyor. Bu ücretlerin 7.90 TL'lik kart ücreti dışındaki kısmı kulüplerin kasasına giriyor. OTOBÜS VE VAPURDA GEÇMİYOR F.Bahçe taraftarlarının 8 TL'den alacağı Passolig Kart'ın ise önemli bir özelliği var. Sarı-Lacivertli taraftarlar, bu kartla sadece maç bileti alabilecek. Otobüs, vapur gibi toplu taşımada kullanma özelliği yok. F.Bahçeli taraftarların Passolig Kartı ayrıca kredi kartı özellikleriyle alışverişte kullanma özelliklerini de taşımayacak. F.Bahçe'nin de sisteme dahil olmasıyla birlikte Passolig Kart'ın Süper Lig'de yeni sezon başlamadan daha da yaygınlaşması bekleniyor. Kaynak: Akşam
Reklam
Türk Futbolunun En Unutulmaz 10 Maçı
100 yılı aşkın sürede birçok önemli maç oynadı Türk takımları ve taraftarlarını sokaklara döktü. Biz de biraz geçmişe gittim, milli maçları hariç tutarak Türk futbol tarihinin en unutulmaz maçını sorduk jürimize. Türkiye Ligi’nden Türkiye Kupası’na, UEFA Kupası’ndan Şampiyonlar Ligi maçlarına ilginç bir liste çıktı ortaya.
Reklam
Trabzon'da Gol Sesi Çıkmadı
Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 2014-2015 sezonu açılış töreni düzenleyen Trabzonspor, Bursaspor ile karşılaştı. Karşılıklı ataklara sahne olan karşılaşmada gol sesi çıkmadı. Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 2014-2015 sezonu açılış töreni düzenleyen Trabzonspor, Bursaspor ile karşılaştı. Karşılıklı ataklara sahne olan karşılaşmada gol sesi çıkmadı. Avni Aker Stadı hınca hınç dolarken yeni transfer Cardozo'ya büyük sevgi gösterisinde bulunuldu. Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş'e de alkışlar ve tezahüratlarla destek veren Trabzonspor taraftarı maç başında ise Çarşamba günü kaybettiğimiz Beşiktaş'ın Onursal Başkanı Süleyman Seba'yı tezahüratlarla andı. Maraton
Son Yıllarda Ülkemizde Futbol Oynayan En İyi Yabancı Oyuncular
2003 yılında Hollanda'nın Feyenoord takımından ayrılarak Fenerbahçe'ye gelen oyuncu, ilk şampiyonluğunu 2003-2004 futbol sezonu sonunda bu takımda yaşadı. Pierre Paulus Wielaartus van Hooijdonk aynı sezon 24 gol atarken, 10 gol pasına da imzasını koydu ve 5 topu çizgiden çıkardı. Fenerbahçe'den ayrılarak NAC Breda takımına transfer olmuş ve burada da teknik heyet ile yaşadığı problemler nedeniyle devre arasında takımdan ayrılıp eski takımı Feyenoord'a dönmüştür. 2007'de futbolu bıraktı.
Trabzonspor Adım Adım Genel Kurula Gidiyor
'Trabzonspor camiasına duyuru' başlığıyla imza platformu adına gazetelerde yer alan ilanda, 'Tüzüğün 30. maddesi, üyelere gerekli şartlar oluştuğunda beşte bir imza toplandığı takdirde seçimli olağanüstü genel kurul hakkı tanımıştır. İmza sahipleri olarak bu şartların fazlasıyla oluştuğuna inanıyoruz. Ayrıca Trabzonspor Kulübü Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu'nun, '1490 imza toplayamazlar, toplarlarsa gereğini yaparım' beyanı dikkate alınarak başlatılan imza kampanyası yeterli sayıya ulaşmıştır. Kaldı ki yönetim kurulunun görev süresi 2013 Aralık ayında hukuki olarak tamamlanmıştır' ifadelerine yer verildi. Seçimin gerçekleşmesi durumunda oluşabilecek en kötü şeyin, mevcuttan çok daha iyi olacağına emin olunması gerektiği savunulan açıklamada, şunlar kaydedildi: 'İmza sahipleri bir iyi niyet göstergesi ile sayın yönetim kuruluna, kendi iradesi ile olağanüstü seçimli genel kurul kararı almayı önermektedir. Duyurumuzda, camiamızla bir yakınlaşma ve hoşgörü ortamı yaratmak umuduyla, yapılan yanlışların ve hataların dökümünü yapmaktan kaçındık. Kabul etmek gerekir ki yaşanan olayların yarattığı duygusal ve düşünsel travmayı giderecek tek yol bütünlüktür. Bütünlüğün sağlanması için de tek çözüm seçimdir. Şu gerçeği de göz ardı etmemeliyiz, Trabzonspor, futbolun bugünkü vahşi rekabetine karşı koyabilmesi için çatışmayı, ayrışmayı ve yalnızlaşmayı sonlandırmak zorundadır. Trabzonspor gibi bir büyük kulübü yönetmek için seçilmiş olmak yeterli değildir. Öncelikle sorumluluk gerektirir. Sorumluluk, sevmeyi de bilmeyi de ilişki kurmayı da kapsayan derin bir farkındalıktır. Sonuç olarak sayın Trabzonspor yönetim kurulundan, makul bir süre içerisinde seçimli olağanüstü genel kurul çağrımıza cevap vermesini bekliyoruz. Trabzonspor üyeliği yalnızca oy kullanmak değildir. Camiamıza saygıyla duyurulur.' Seçim kararı Daha önce de Trabzonspor Kulübü üyeleri Recep Bakırtaş ile Ali Sait Yılmaz, Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ayrı ayrı sundukları dilekçelerde, Trabzonspor Kulübünün 25-26 Mayıs 2013 tarihlerinde 19 Mayıs Spor Salonu'ndaki olağanüstü kongresinde, tüzük değişikliğine ilişkin alınan genel kurul kararlarının, yasaya ve tüzüğe aykırı olduğu iddiasıyla iptalini istemişti. Trabzonspor'un olağanüstü genel kurulunda, yönetim kurulunun görev süresini belirleyen 68. maddeye 'Yönetim kurulunun görev süresine bir defaya mahsus olmak üzere 2 yıl eklenir' şeklinde geçici madde eklenmiş ve yeni yönetimin görev süresi 6 aydan 2 yıl 6 aya çıkarılmıştı.Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi de Bakırtaş ve Yılmaz'ın olağanüstü genel kurul kararlarının iptali istemiyle açtıkları davayı kısmen kabul ederek Trabzonspor Yönetim Kurulunun görev süresinin bir süre daha uzatılmasına ilişkin genel kurul kararını iptal etmişti. Yönetim kurulu da bu kararı Yargıtay'da temyiz etmişti. AA
Reklam