İçerik üreticisi Yeliz Çalışkanyürek, erkeklerle kadınların yalnızlık konusunda ayrışmasına dair bir paylaşımıyla dikkat çekti. Kadınların sosyallik kazanabilmesi için herhangi bir çabaya girmesine gerek yokken, aksine erkeklerin kendini kanıtlaması gereken konular olduğundan bahsetmişti. Gelin detaylara birlikte bakalım.
Ordu’nun Ünye ilçesinde yeni yapılan bir kasisin ardından yaşananlar kameralara yansıdı. Daha önce bahsi geçen yolda kasis olmadığını bilen sürücüler hızla giderken, kasise takılıyor ve olan araçlarına oluyordu. Gelin detaylara geçelim.
Ülkemizin en tanınmış çiftlerinden biri olan Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı iki yıl önce boşanmış, boşanmaları büyük olay olmuştu hatırlarsanız. 13 senelik evliliğin tek celsede bittiği olayda şiddet iddiaları da konuşulmuştu. Yıllarca sessiz sedasız sürdürülen evlilikte bütün taşlar ortaya dökülmüştü. Nagehan Alçı'dan, katıldığı bir programda eski eşi hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.
Deprem, ülkemizin kaçınılmaz bir gerçeği. Bu durumun, yaşam tarzımızı ve altyapı tasarımlarımızı belirleyen önemli bir olması gerekiyor. Bu gerçeğin farkında olarak, yetkililerin gerekli tedbirleri alıp uygulamaları hayati bir zorunluluk. Deprem olgusu, hem vatandaşlarımız hem de yetkililerimiz tarafından ciddiye alınmalı ve bu konuda gereken özen gösterilmeli. Fakat deprem gerçeği ile pek çok kez sınanmış olmamıza rağmen henüz net bir önlem alınmış, ciddi adımlar atılmış değil.
Aile yapısının temel taşlarından biri olan büyükler, gençlerle arasında kurdukları sağlam köprüyle mutlu bir ailenin temelini oluşturabilir. Bu köprü, aile içi iletişimin kuvvetli olması ve sağlıklı bir aile ortamının oluşturulması için hayati bir öneme sahiptir. Bu durum, aile bağlarının güçlenmesi ve aile bireylerinin birbirleriyle daha uyumlu bir şekilde yaşaması için gereklidir. Büyüklerin gençlere tecrübelerini aktarırken, gençlerden de yeni dünyayı öğrenmeye açık olmaları bu bağın oluşması için oldukça önemli.
Her bir ülkenin, kendine özgü ve benzersiz bir yemek kültürü bulunmaktadır. Bu, başka ülkelerden gelenler için garip ya da alışılmadık olabilir. Kendi damak tadımıza ve yemek alışkanlıklarımıza o kadar alışığız ki, başka bir ülkenin mutfak kültürüne ilk adımımızı attığımızda, bize yabancı gelen tatlarla karşılaşmak kaçınılmaz oluyor. Bu durum, kültürel çeşitliliği ve farklılıkları ortaya çıkarırken, aynı zamanda yeni deneyimler kazanma ve farklı mutfakları keşfetme fırsatı sunuyor. Fakat bazı mutfaklar gerçekten akıl tutulması yaşatabiliyor.
Bugün 6 Şubat günü yaşadığımız felaketin üzerinden tam 2 sene geçti. Ülkemiz, daha önce görülmemiş bir acıyı yaşadı. Ülkenin dört bit yanından insanlar felaketin yaşandığı bölge için tek yürek oldu. Yaralar bir nebze olsun sarılsa da geriye asla unutulmayacak sayısız acı kaldı.
Sokak röportajlarında, gurbetçilerin söyledikleri sözler sık sık gündem oluyor bildiğiniz üzere. Özellikle ekonomi konusunda yaptıkları akılalmaz açıklamalar herkesi duruma uğratıyor. Elbette yurt dışında yaşamla ilgili bir fikri olmayanlar için söyledikleri mantıklı gelebiliyor. Son dönemde, sokak röportajlarındaki bu akıl tutulması yaşatan açıklamalara, içerik üreticiliği yapan gurbetçilerden yanıt gelmeye başladı. Onlardan biri de 'hikaye_ soylebasliyor' isimli içerik üreticisi.
'Lan' kelimesi, hemen hemen hepimizin diline pelesenk olmuş bir terim. Neredeyse her cümlemizde, bir noktalama işareti gibi yer alıyor. Kulağa argo bir kelime gibi gelse de hiçbirimiz kelimenin tam manasını bilemiyoruz. Peki nereden geliyor bu 'lan'?
Almanya'ya yeni gidenler ve eskiden beri orada yaşayan Türkler arasında garip bir rekabet var bildiğiniz üzere. Ekonomideki kötü gidişat sebebiyle pek çok kişi, yurt dışı çalışma imlanlarını değerlendirmeye başladı. Pek çoğunun ilk durağı da Almanya oldu. Fakat bu, uzun yıllar önce Almanya'ya yerleşmiş olan Türkler tarafından pek hoş karşılanmadı. Eskiden beri orada yaşayanlar Almanya'da yaşamın çok zor olduğunu, oraya göç etmenin anlamsız olduğunu iddia ederken, yeni gidenler ise Almanya'da yaşamanın kesinlikle çok rahat olduğunu savunuyor ve Almanya'da yaşamaktan memnun olmayanların neden ülkeye geri dönmediğini sorguluyor haliyle.
Bugün, 6 Şubat, 2023'de yaşadığımız deprem felaketinin ikinci yıldönümü. Ülkemizin daha önce benzerini görmediği bir felaketle karşı karşıya kaldığı o kara günün acısı, bugün hala ilk günkü gibi. O gün, ülkemizin dört bir yanından insanlar, bu büyük felaketin yaralarını sarmak, acıları paylaşmak ve birbirlerine destek olmak için bir araya geldi. Bugün de yine ülkenin dört bir yanından herkes, felakette kaybettiğimiz canlarımızı anıyor.
Bugün, 6 Şubat'ta yaşadığımız felaketin 2. yıl dönümü. 2023 yılında ülkemiz, daha önce benzeri görülmemiş bir acı yaşadı. Ülkenin dört bir yanından insanlar, felaketin yaralarını sarmak için bir araya geldiği gibi, felaketin yıl dönümünde de kaybettiklerimizi anıyor. Bugün depremin yaşandığı bölgede hala konteynır ve çadırlarda yaşamını sürdürmek zorunda olan vatandaşlarımız var. Bir yandan da, deprem bölgesinde yapılan evlerin depremzedelere teslim törenleri gerçekleştiriliyor.
6 Şubat günü Türkiye, tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşadı. Art arda meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki deprem 11 ilimizi birden etkiledi. Depremde sayısız canımızı kaybettik, tarifi imkansız acılara şahit olduk. Felaketin üzerinden bugün tam 2 sene geçti. Özellikle felaketi yaşayanlar için yaşanan acı hala ilk günkü gibi taze.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Hızlı Tarama Testinde Riskli Bulunan Binanın Yıkımı” programında açıklamalarda bulundu. İmamoğlu’nun yanında bir isim göze çarptı: Trabzonspor’un unutulmaz futbolcusu İbrahim Yattara.Yattara, Trabzonspor’a transfer olduğu ilk günden bu yana sıkı bir dost olduğu İmamoğlu’nu yalnız bırakmadı. Ünlü futbolcu ve İmamoğlu arasında güldüren diyalog da yaşandı. Yattara, İmamoğlu’na “Belediyede çalışmak istiyorum” dedi.
Ev işlerinin ve çocuk bakımının sorumluluğunun genellikle kadınlara atfedildiği bir toplumsal algı var. Bu durum, geleneksel cinsiyet rollerinin etkisiyle şekillenmiş bir düşünce biçimi. Ancak, ev işlerinin ve çocuk bakımının, birlikte yaşayan her bireyin ortak sorumluluğu olduğu özellikle yeni neslin doğrudan kabul ettiği bir gerçek. Bu durum aslında, hem kadınların hem de erkeklerin hayat kalitesini artırıyor ve daha sağlıklı, eşitlikçi bir toplum yapısına katkıda bulunuyor. Bu konuda daha fazla bilinçlendirme ve eğitim faaliyetlerine ihtiyaç olduğu aşikar.
6 Şubat felaketinin üzerinden tam 2 seene geçti. Peş peşe yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli iki deprem, 11 ilimizi birden etkiledi. Felakette sayısız canımızı kaybettik. Ülkemizde benzeri görülmemiş bu felaket tüm ülkenin yüreğini yaktı. O felaketten geriye sayısız acı hikaye kaldı.
Kayınvalideler ile gelinler arasındaki çatışma ülkemiz için sanıyoruz ki bitmeyecek bir şey. Tabii bunu genelleyemeyiz. Çok iyi anlaşan kayınvalideler ile gelinler de var. Şimdiyse tartışmaya açık bir video ile karşısınızdayız. Gelin detaylara geçelim. Bakalım siz neler düşüneceksiniz?
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, 6 Şubat Depremleri’nin yıl dönümü nedeniyle Kahramanmaraş’ta konuşma gerçekleştirdi. Konuşma sırasında çıkan rüzgar nedeniyle Hamza Dağ ve heyetinde bulunan Bakanların üstündeki tentenin bir kısmı uçtu. Kısa süreli panik yaşanırken rüzgar nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Hamza Dağ’ın yanından koşarak uzaklaşması Anadolu Ajansı kameralarına yansıdı. Işıkhan saniyeler sonra tekrar Hamza Dağ'ın yanına gelirken Kacır, bir daha alana dönmedi.
Sizler de sosyal medyada okul öncesi eğitimde yapılan etkinliklerle karşılaşmış olabilirsiniz. Bazıları öylesine eğlenceli oluyor ki, çocuklar okula gitmek için adeta can atıyor. @okuloncesi_etkinlik_313 adlı Instagram hesabından içerikler üreten bir öğretmen de öğrencilere verdiği ödevi paylaştı.
@koheylans adlı Instagram hesabından içerikler üreten genç adam, Adıyaman’daki Menzil Köyü’ne gittiği anları paylaştı. Menzil Tarikatı’nda geçirdiği iki günü YouTube platformunda uzun versiyonuyla paylaşmıştı. Gelin detaylara geçelim. Bakalım neler dikkatini çekmiş?