Evlenmeyi Düşünenler ve Evli Olanlar Dikkat! Bu 15 Davranış Evliliğinizi Bitirebilir!
Eğer bu davranışları yapıyorsanız, evliliğinizde tutku ve aşk aramayın! Bu kötü davranışları yapan insanlar evliliklerinin sonunu görüyor. Bunları yapmayarak evliliğinizi kurtarabilir, mutlu ve huzurlu bir hayat geçirebilirsiniz. Aslında bu kötü davranışları değiştirmek çok kolay. Yeter ki siz isteyin! İşte insanların evliliğini tehlikeye atan o davranışlar. 👇
Agah Aydın Yazio: Deprem: Bakmadığımız Yerden Yıkıldık
Çocuktuk!Bilmemizi istemedikleri her şeyi bilir, hiçbir şeyi bilmiyormuş gibi yapardık. Bilmek istemediğimiz şeyleri de bilirdik. Ama kendi kendimizden utanıp bildiğimizi bilmiyormuş gibi yapardık. Türkân Şoray’ın Kanunlarını Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndan, hatta bildiğimiz her şeyden daha iyi bilirdik. O filmde Türkân Şoray’ın Kadir İnanır’la sevişip, dudak dudağa öpüşeceğini bilmemezlikten gelmek zorunda olduğumuzu da bilirdik. Mevzunun sevişmek değil aşk, şehvet değil şefkat olduğuna da inandırırdık kendimizi. Filmin en heyecanlı yerinde 51 ekran televizyonun camında beliren kırmızı güllerin ardında adamla kadının şehvetle birbirinin içine geçmediğine kim inanır? Kadir İnanır diye öfkelenip, yapma Türkân Şoray diyerek sitem ederdik.Freud’a göre medeniyete girişimiz, insan oluşumuz, vücudun bir parçasının hariç tutulmasını talep eder: Hem ödediğimiz bedel hem de bakmaktan aldığımız hazzın koşulu budur (1). Saçlar, dudaklar, yanaklar, ayaklar, eller, zaman zaman baş kaldırmış memelerden söz edilir de okuru endişelendirmemek için cinsellik, cinsel birleşme, erkek ve kadın cinsel organları neden dışarıda bırakılır? Biz onları dışarıda bırakınca onlar dışarı da mı kalır? Kalmaz elbette! Buna kim inanır? Kadir İnanır!
Pelin Çini Yazio: Bin Dolarlık Çanta Paylaşımı SMA’dan Daha mı Değerli?
Çantamda sürekli taşıdığım ben ta lisede iken- 90’lara tekâmül ediyor- annemin aldığı ve o zamanlar anlamını çözemesem de sonradan “köfteyi çaktığım” bir anahtarlık var. Üzerinde “Erkekleri tanıdıkça kedilerimi daha çok seviyorum” yazılı. Merak etmeyin, bu cümleyi savunacak derecede delirmedim ya da şöyle söyleyeyim kadın-erkek ilişkilerine “at gözlüğü” ile bakacak kadar yara almadım (şükürler olsun tabii) hem zaten bugünkü yazının konusu da kadın-erkek-aşk-sevgi-seks ya da bulunamayan ruh eşi değil. Her ne kadar bu meseleler üzerine kalem oynatmaktan keyif alsam da bugün daha CİDDİ, daha HAYATİ ve kusura bakmayın ama daha GERÇEK bir konudan bahsedeceğiz. Peki, neden konuya seneler önce alınmış o anahtarlık ile girdin? diyen dikkatli okuyucu; hemen açıklıyorum.