İstanbul’un arka sokaklarında, ailesiyle birlikte sakin ve dürüst bir hayat süren Ömer Uçar, hayata iyi niyetle bakan, insanlara kolayca güvenen genç bir tamirci çırağıdır. Marangoz olan babası Mümtaz Bey’in doğruluk üzerine kurulu yaşam anlayışı ve görme engelli olmasına rağmen sezgileri güçlü annesi Meliha Hanım, Ömer’in karakterinin temelini oluşturur.
Ömer’in dünyasında üç kişi çok özeldir: Abi gibi gördüğü Ali, çocukluk arkadaşı Cengiz ve hayatını birleştirmeyi hayal ettiği Eyşan. Ancak bir gün her şey altüst olur. En güvendiği insanlar, onu büyük bir suçun ortasına atar. Hiç işlemediği bir suç nedeniyle tutuklanan Ömer, bir anda kendisini cezaevinin acımasız gerçekleriyle yüz yüze bulur.
Hapishanede tanıştığı Ramiz Dayı, Ömer’in kaderini değiştirecek kişidir. Bu karşılaşma, masum bir gencin adım adım eski kimliğinden kopup, bambaşka birine dönüşmesinin başlangıcı olur. İhanet, acı ve intikam duygusu Ömer’i yavaş yavaş Ezel’e dönüştürür.