onedio
Gaziantep'te "Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi"Nin Temeli Atıldı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ve Erkul ailesinin iş birliğiyle yapılacak 'Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi'nin temeli düzenlenen törenle atıldı.Gaziantep Üniversitesi Kampüsü'nde inşa edilen bilim merkezinin temel atma töreninde konuşan AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak, dünyanın çok hızlı bir değişimin içerisinde olduğunu söyledi.Ülkelerin gücünün ekonomik güçleriyle değerlendirildiğini, ekonominin altında yatan en büyük gücün de teknoloji olduğunu dile getiren Bakbak, 'Çağın gerisinde kalmamız mümkün değil. Gaziantep'te yaklaşık 2 milyon nüfusa sahibiz ve nüfusun yarısı neredeyse genç. Genç nesil ve genç beyinler doğru yönlendirildiğinde ülkenin ikbali ve istikbalidirler. Bu konuda bize çok büyük görevler düşmektedir.' dedi.Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de bilim adına atılan temelin kendilerini çok heyecanlandırdığını söyledi.Tam bağımsız Türkiye olabilmek için gençlere yatırım yapılması gerektiğini anlatan Şahin, 'Teknoloji açığını kapatmamız gerekiyor. Eğitim camiasıyla yoğun şekilde çalışıyoruz. Çünkü altyapı belediyeciliği bitmiştir. Hizmet belediyeciliği artık olgunlaşmıştır. Artık kültürel belediyecilik ve şehir ekonomisi yükselen bir değerdir. O yüzden insanı merkeze alan sosyal alanda, bu şehrin gündemine dair ne varsa birlikte çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.Erkul ailesi adına konuşan Sabri Odabaşı da teknolojik gelişmelere uyum sağlayan ve bilimsel ilkeleri benimseyerek pratik olarak uygulayan bir toplumun oluşmasının sağlanması gerektiğini belirtti.Böyle bir genç neslin oluşturabilmesi için bilim ve teknolojiye ulaşılabilirliğin artırılması gerektiğine dikkati çeken Odabaşı, 'Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, çocukların ve gençlerin bilime ilgi ve merakını artıracak, teknolojiyi daha doğru kullanımlarını sağlayacak ve Gaziantep'te yakışır bir bilim merkezinin yapımını bize teklif edince çok sevinçle karşıladık ve kabul ettik.' diye konuştu.Konuşmanın ardından protokol üyeleri butona basarak, projenin temelini attı.Törene, TÜBİTAK Toplum ve Bilim Dairesi Başkanı Bekir Çengelci, GAÜN Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Abdullah Nejat Koçer, Mehmet Erdoğan, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Türkay Dereli ve öğrenciler katıldı.Temeli atılan, 30 bin metrekare alana kurulacak ve 15 bin metrekare kapalı alanının bulunacağı merkezde, temel bilimler, teknoloji ve yapay zeka, uzay ve havacılık, enerji ve ekoloji alanlarında eğitim verilecek.
Ayfer Batı Yazio: Eğitim Sistemimiz Beynimize Uygun mu?
Yaklaşık 2 milyonluk bir öğrenci grubunun tamamına uygun bir müfredat hazırlamak mümkün mü? Türkiye’de bugünkü müfredat, bu öğrenci topluluğunun yüzde 10’luk alt bölümünde yer alanlar için hazırlanıyor. Bu öğrencilerin her birinin farklı bir düşünce yapısı ve algılama dünyası var. Bir de eğitim sistemi okul başarısına odaklı olduğu sürece zekâ ve yeteneği, yani istidattı göz ardı etmekten kurtulamıyor. Oysaki öyle devam ediyor. Eğitimin amacı bütün çocukları ortancalar düzeyine getirmek olmadıkça eğitimde eşitsizlik sarmalı da çözülemez. Bir de kuşağında bulunduğumuz Batı eğitim sistemi ‘innovasyon’ süreci sonucu eğitim sisteminde bağışlayıcılık, merhamet, empati, minnettarlık eğitimi, uzlaşmacılık, yardımlaşma, alçakgönüllülük gibi kapitalizmin önemsemediği değerlerin bizim sistemimizde de dışarıda bırakıldığı düşünülürse, şansımız çok azalıyor.İnsan beyninin sosyal becerileri düzenleyen alanlarının zihinsel becerileri düzenleyen alanları gibi eğitilmeye ihtiyacı vardır. Ezber odaklı ve teorik bilgi yükleyici eğitim sisteminde- ki bizimki tam olarak öyle- sadece tekrarlama vardır, itaati yüceltir, zihinsel itiraz, sorgulama ve yeni deneyimlere açık olma, eleştirisel düşünme önemsenmez. “Sorma, düşünme, itaat et” öğretilir. Bu beyin tabanlı öğrenme modeline aykırıdır, öncelikle Akademik başarı önemsenir. Öğrenmeyi bize hatırlatan eğitim sisteminde – ki bizimki asla böyle değil- ise bilgiye ulaşma yolları öğretilmelidir. “Önce doğru soru sor, sonra farklı düşün, yeni deneyimlere açık ol, daha sonra itaat et” denilir.
Osman Balcıgil Yazio: Mu ve Atlantis "Şahane Palavralar" mıdır?
Merhaba Ezoterist dostları. Giderek derinleşeceğimizi söylemiştik. Neyin doğru olduğunu, ancak neyin yanlış olduğuyla karşılaştırabilirsek anlayabiliriz. Ben de Ezoterist’te öyle yapmaya çalışacağım. Bugünkü konumuz ezoterizme merak salanların en merak ettiği iki konu “Mu” ve “Atlantis”.  Buyurun bakalım. Ezoteristlerin üzerinde en çok tartıştığı konular Mu ve Atlantis’tir. Ve büyük bir ihtimalle, en azından bu konuda hiçbir zaman fikir birliğine varamayacaklardır. Kayıp olduğu söylenen bu sözde iki kıta için, ezoterizme ayağı yere basarak yaklaşanlar “saçmalık” diyor. Hayal kurma yolunda kendisini alabildiğine serbest bırakan öteki ezoteristler içinse, Mu ve Atlantis son derece gelişmiş uygarlıklardı. Dünyada uygarlığın başlangıcını, dört yüz elli bin yıl önce, başka bir gezegenden gelen gelişmiş yaratıklara bağlayanlar bile var. Mu efsanesine inananlar, birbirinden farklı onlarca söylence anlatıyorlar. Üzerinde anlaşma sağlanan, bu medeniyetin bir doğa olayı sonucu denizin dibini boylamış olması. Sözde Mu Kıtası’nda kurulu olan ezoterik organizasyonun adına Naacal Kardeşliği, bıraktıkları söylenen “bilgi hazinesi”ne de Naacal Tabletleri deniliyor.
Siemens Türkiye İle Koç Üniversitesi Dijital Üretim İçin Güçlerini Birleştirdi
İSTANBUL (AA) - Siemens Türkiye ve Koç Üniversitesi dijital üretim ve optimizasyon için sektörde yeni bir iş birliğine gitti. Siemens Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, Siemens Türkiye, Koç Üniversitesi’nin Rumelifeneri Kampüsü’nde yer alan Üretim ve Otomasyon Araştırma Merkezi’nde, Koç Üniversitesi-Siemens IOT EDGE Araştırma Laboratuvarı’nı kurarak, SINUMERIK Edge Platformu’nu araştırmacıların kullanımına sundu. SINUMERIK Edge Platformu, bilgisayar nümerik kontrol (CNC), dijital teknolojiler ve bulut teknolojilerinin bir kombinasyonu olan ve dijital üretim desteği ile üretim optimizasyonunu kolaylaştıran uygulamalar geliştirilmesi için makine endüstrisi odaklı bir platform sunacak. Koç Üniversitesi-Siemens IOT EDGE Araştırma Laboratuvarı’nın açılışı için 16 Ekim Cuma günü dijital ortamda gerçekleştirilen törene Siemens Global Yönetim Kurulu Üyesi Klaus Helmrich, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan ile Koç Üniversitesi yetkilileri ve öğrenciler katıldı. Siemens Global Yönetim Kurulu Üyesi Klaus Helmrich’in “Değişen pazar koşullarında dijitalleşme ve otomasyon” hakkında verdiği ders ile açılışı yapılan laboratuvar, Koç Üniversitesi araştırmacılarına teorik bilgilerini pratiğe dökme, SINUMERIK Edge Platformu ve Edge uygulamaları ile yüksek frekanslı veri işleme imkânı sunacak. Üretim sektörünün dijitalizasyonuna Ar-Ge desteğiSiemens’in 250 bin avro tutarındaki yatırımıyla hayata geçen araştırma laboratuvarı, bu konularda çalışmak isteyen tüm araştırmacılara ve firmalara SINUMERIK Edge Platformu ve yüksek devirli ileri üretim imkanına sahip CNC tezgâhı üzerinde uygulama geliştirme imkânı sağlayacak. Siemens Türkiye, laboratuvarda faaliyet gösterecek araştırmacılara ve firmalara Siemens Kartal Ar-Ge Merkezi’nin de bilgi birikimiyle teknik destek, danışmanlık ve eğitim desteği sağlayacak. Araştırmacılara ve bu konuda çalışmak isteyen tüm firmalara açık olacak Koç Üniversitesi-Siemens IOT EDGE Araştırma Laboratuvarı’nda, Siemens SINUMERIK Edge Platformu üzerinde üretim tezgâhı verileri anlık toplanıp analiz edilebilecek. Buradan elde edilen verilerle, kestirimci bakım, önleyici bakım, görüntüleme gibi dijital uygulamalar geliştirilebilecek. Böylece bir CNC tezgahındaki üretim sürecinin ileri veri analitiği yöntemleri ile yapay zekâ ve derin öğrenme gibi teknikler yoluyla hızlı, güvenli ve daha az hata payı ile gerçekleşmesine yönelik yeni çözümler için çalışılacak. Bu uygulamalar Siemens’in Endüstriyel Bulut Platformu Mindsphere ile bağlantılı olarak yönetilebilecek. “164 yıldır olduğu gibi Türkiye’nin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz”Açıklamada görüşlerine yer verilen Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Hüseyin Gelis, “Siemens Türkiye olarak özellikle mühendislik alanında sahip olduğumuz potansiyelin ortaya çıkarılması için eğitim kurumlarının sanayi kuruluşları tarafından desteklenmesinin gerektiğine inanıyoruz. Bu alanda Siemens olarak sorumluluklarımızın farkındayız ve projelerimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Gelecek, veriyi kullanabilen, veriden eş zamanlı faydalanabilecek teknolojilerle şekillenecek. Koç Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz araştırma laboratuvarı projesi de bu anlamda önemli bir örnek teşkil ediyor. 164 yıldır olduğu gibi Türkiye’nin gelişimini desteklemeye bundan sonra da devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Umran İnan ise şunları kaydetti:'Koç Üniversitesi olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana bilimde mükemmeliyet merkezi olma hedefiyle çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü araştırma odaklı üniversitelerin, evrensel bilim ve teknolojiye en büyük katkıyı sağlayan akademik kurumlar olduğunun bilincindeyiz. Bu doğrultuda, farklı disiplinlerin bir araya gelmesi ve sanayi-üniversite iş birliği büyük önem arz ediyor. Biz de yeni araştırma girişimlerimizi endüstride uygulanabilir hale getirmek, araştırmacıları desteklemek ve Türkiye’nin rekabet gücüne katkı sağlayacak gelişimleri tetiklemek amacıyla çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Büyük bir hızla sürdürdüğümüz araştırma-geliştirme projelerimizin yanı sıra bilgi birikimimizi ülkemizin ekonomisine katkı sağlayacak anlayışla değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, yenilikçi teknolojileri keşfetmeyi ve endüstrinin iş ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, Siemens Türkiye ile Rumelifeneri Kampüsümüzde bulunan Üretim ve Otomasyon Araştırma Merkezi’nde kurduğumuz Koç Üniversitesi-Siemens IOT EDGE Araştırma Laboratuvarı, SINUMERIK Edge Platformu’nu araştırmacıların kullanımına sunmaktan gurur duyuyoruz.”
Grafikli - Gine, Yarın Yeni Cumhurbaşkanını Seçecek
DAKAR (AA) - FATMA ESMA ARSLAN - Gine, Cumhurbaşkanı Alpha Conde'nin 3'üncü dönem adaylık tartışmaları ışığında, cumhurbaşkanı seçimleri için yarın sandık başına gidecek.Ülkenin 1958'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana ilk demokratik güç değişimiyle 2010 ve 2015'te seçilen Conde'nin 3'üncü dönem konusundaki ısrarı, yarın yapılacak seçimlerin en önemli gündem maddesi haline geldi. Ülkedeki gerginlik, 82 yaşındaki Conde'nin, üçüncü dönem de seçilebilmesine imkan tanıyacak anayasa değişikliği referandumunu martta genel seçimlerle halkın önüne getireceğini söylemesiyle başladı. Bu açıklamadan itibaren, Conde'nin 3'üncü dönem adaylığına karşı birçok sokak gösterisi düzenlendi.3'üncü dönem adaylığı neredeyse 1 yıl tartışılan Conde yine de geri adım atmadı ve anayasaya değişikliği referandumunu seçmenin önüne getirdi. Marttaki genel seçimle yapılan referandumdan, yüzde 91,5 'evet' oyu çıktı.Muhalefet sonucun 'bir şey ifade etmediğini' savunarak Conde'nin adaylığının yasa dışı olduğunu savunuyor.Conde ise Gine halkının kararına saygı duyulması gerektiğinin altını çizerek, referandumun büyük bir çoğunlukla kabul edildiğine işaret ediyor. 2010'dan bu yana ezeli rakiplerConde'nin en güçlü rakibi olarak Gine Demokratik Güçleri Birliğinin (UFDG) lideri Cellou Dalein Diallo gösteriliyor.Conde karşısında 2010'da ikinci turda, 2015'teki seçimlerde de ilk turda yenilgiye uğrayan 68 yaşındaki Diallo, bu sefer sandıktan zaferle çıkacağına inandığını söylüyor. Diallo, 82 yaşındaki Conde'nin artık yorulduğunun altını çizerek, Conde'nin nüfusunun yüzde 60'ının 25 yaşın altında olduğu Gine'yi yönetemeyeceğini savunuyor.Seçim sonrası ne olacak endişesiHali hazırda 3'üncü dönem tartışmaları nedeniyle gergin bir atmosferin hakim olduğu ülkede, muhalefetin seçim sonrasına ilişkin açıklamaları da tansiyonu iyice yükseltti. Daha önce Conde karşıtı gösterilerde son 1 yılda 90 kişinin öldüğünü duyuran muhalif hareket Anayasanın Korunması Ulusal Cephesi (FNDC), Conde'nin adaylığının yasa dışı olduğunun altı çizerek, kazanması durumunda bile sonucu kabul etmeyeceklerini bildirdi. Diallo'nun partisi UFDG'den yapılan açıklamada ise tersi bir senaryo üzerinde durularak, Conde'nin mağlubiyeti kabul etmemesi durumunda sokağa inileceği kaydedildi. Gine Siyaset Bilim Derneği uzmanlarından Kabinet Fofana, AA muhabirine yaptığı açıklamada, seçimlerin ertesi gününde şiddet olaylarının yaşanma ihtimaline dikkati çekti. Fofana, seçim kampanyasında sıkça etnik köken vurgusu yapan Conde'nin zaferinin de etnik çatışmalara yol açabileceğinin altını çizerek, siyasi partilerin sorumlu davranarak süreci bu noktaya getirmemesi gerektiğini dile getirdi. Adaylar arasında jinekolog da var iş adamı da Yaklaşık 5,4 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, yarınki seçimlerde, Conde ve Diallo dışında 10 aday daha yarışa katılacak. Adaylar arasında bir zamanlar Conde'ye yakın veya daha önce rakip olmuş isimlerin yanı sıra eski bakanlar, iş adamları, bir jinekolog ve eski büyükelçi bulunuyor.Ousmane KabaEkonomist ve Demokratik Umut Partisinin (PADES) lideri 65 yaşındaki Ousmane Kaba'nın, özellikle Conde'nin kalesi olarak değerlendirilen ülkenin batı kesimlerinde oy potansiyelinin yüksek olduğu biliniyor.İbrahima Abe SyllaCumhuriyet İçin Yeni Nesil (NGR) partisinin lideri ve elektrik mühendisi 69 yaşındaki İbrahima Abe Sylla da 2010'da Conde karşısında aday olmuş ve oyların yüzde 3'ünü almıştı.Abdoul Kabele CamaraConde'nin eski yol arkadaşlarından Abdoul Kabele Camara da Conde'nin 1998 seçimlerinden sonra tutuklandığı dönemde avukatlığını yapan isim olarak biliniyor. Gine Kalkınma Toplantısının (RDG) kurucusu Camara, Lansana Conte döneminde Dışişleri Bakanlığı, Conde döneminde ise Savunma ve Güvenlik Bakanlığı görevlerinde bulundu. Makale CamaraUlusal İttifak Cephesinin (FAN) adayı Makale Camara da Tarım ve Dışişleri Bakanlığı görevlerinde bulundu. Yarışa katılan 2 kadın adaydan biri olan avukat Camara, Fransa ve Senegal'de büyükelçi olarak çalıştı. Makale TraoreBir diğer kadın aday, Çalışma Yoluyla Vatandaş Hareketi Partisinin (PACT) lideri Makale Traore de Conde'nin 2010'daki seçim kampanyasını yönetti. Hukukçu ve ekonomist olan Traore, kendini 'Kadınların adayı' olarak tanımlıyor. Ousmane DoreUlusal Kalkınma Hareketinin (MND) lideri 63 yaşındaki Ousmane Dore de Afrika Kalkınma Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) üst düzey görevlerde bulundu. Bouya KonateCumhuriyet Çıkarlarını Savunma Birliğinin (UDIR) lideri 40 yaşındaki iş adamı Bouya Konate de diğer adaylardan farklı olarak özel sektör tecrübesiyle dikkati çekiyor.Konate, 'siyasete dinamik bir soluk getirmeyi ve 'kamu düzeninde temizlik' vadediyor. Mandiouf Mauro SidibeFransa'da eğitim almış 69 yaşındaki jinekolog Mandiouf Mauro Sidibe de Değişim Kuvvetleri İttifakının (AFC) adayı olarak seçimlere katılıyor. Abdoulaye KouroumaMarttaki genel seçimlerde vekil seçilen Rönesans ve Kalkınma Mitingi (RRD) partisinin lideri Abdoulaye Kourouma da muhalefetin sesini sandığa taşımak istediğini söylüyor.Laye Souleymane DialloÖzgürlük ve İlerleme Partisinin (PLP) lideri 37 yaşındaki iş adamı Laye Souleymane Diallo da yolsuzlukla mücadele etmek istediğini ifade ediyor.
Reklam
"Meslek Lisesi Memleket Meselesi" Şiarıyla 11 Ton Dezenfekte Solüsyonu Ve 600 Bin Maske Ürettiler
KIRŞEHİR (AA) - ABDULLAH YILDIZ - Kırşehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri yaz tatili ve hafta sonu izinlerinde bile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) mücadelesinde aktif görev alarak tonlarca dezenfekte solüsyonu ve yaklaşık 600 bin maske üretti.Kent merkezinde bulunan okulun idarecileri, öğretmenleri ve öğrencileri, 'Meslek lisesi memleket meselesi' sloganıyla mart ayından itibaren Kovid-19 mücadelesinde aktif görev aldı. Kimya ve Bilim Teknolojileri bölümlerindeki 12 öğrenci ile 5 öğretmen, başta okullar olmak üzere resmi kurumlardan fabrikalara kadar ihtiyaç duyulan yerler için gönüllü olarak maske ve dezenfektan üretti.Okulda yaklaşık 7 ayda 600 bin maske, 11 ton dezenfekte solüsyonu, 83 ton yüzey temizleyici ve 5 ton diğer temizlik ürünlerinden üretildi, başta okullar olmak üzere resmi kurumlara ve fabrikalara verildi. Ankara, Nevşehir, Niğde ve Yozgat başta olmak üzere çevre illere de maske ve dezenfektan desteği sağlandı.Okul müdürü Turan Altıok AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgını ile mücadeleye marttan itibaren başladıklarını, eğitime ara verildiği dönemde ve yaz tatilinde bile çalışmaları gece gündüz demeden sürdürdüklerini söyledi.Şehrin dezenfektan ve maske ihtiyacını karşıladıkları gibi çevre illerin yardımına da koştuklarını belirten Altıok, öğretmen ve öğrencilerin vardiya usulü tatil ve izin günlerinde de çalışmaya devam ettiğini vurgulayarak şunları kaydetti:'Pandemi ile mücadeleye meslek liselerinin de katkı vermesi gerekiyordu. 'Meslek lisesi memleket meselesi' diye söylüyoruz. Pandemi süresince bu çocuklarımız yaz demeden, cumartesi-pazar demeden çalıştı. Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz adeta savaşta askerlere mermi yetiştiren fabrika gibi kimisi maske kimisi dezenfektan üreterek ülkemizin Kovid-19'la mücadelesinde ellerinden geleni yapıyorlar.'Bilişim Teknolojileri Bölümü Şefi Deniz Toksöz de çok sayıda makine ile önce siperli maske üretimine başladıklarını daha sonra cerrahi maske ürettiklerini aktardı. Toksöz, 'Bu mücadelede ne yapabiliriz diye planlama yaparak çalışmalara başladık. Geçen sürede 600 bin maske ürettik. Bu maskeler okullarımıza, sağlıkçılara ve diğer kamu kurumlarına dağıtıldı.' dedi.Maske üretimine katılan 12. sınıf öğrencisi Ayhan Avcı da okul idaresinin çağrısı ile gönüllü olarak üretime katıldıklarını, Kovid-19 ile mücadeleye katkı vermekten mutluluk duyduğunu dile getirdi.Avcı, 'Öğretmenlerimiz ve öğrenci arkadaşlarımızla ülkemizin geçirdiği bu zorlu pandemi sürecine maske atölyemizde üretim yaparak katkıda bulunuyoruz. Yaz tatili, cumartesi-pazar demeden öğretmenlerimiz ve öğrenci arkadaşlarımızla vardiyalı şekilde maske atölyesinde maske yapmaya devam ediyoruz. Hayırlı bir iş yaptığımız için memnunuz. Daha çok çalışarak katkı yapmak istiyoruz.' diye konuştu.
Covid-19 Hastalarında 'Pıhtı Atması' Riski
Başkent Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Hastanesi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tankut Akay, hastanede uzun süre yatan Covid-19 hastalarında pıhtı ortaya çıktığının fark edildiğini söyledi. Prof. Dr. Akay, 'Yani pandemi döneminde Covid-19’a yakalanan hastalar pıhtı atması açısından risk altında' dedi.
Reklam
İsrail İle Bahreyn'in Diplomatik İlişkileri Başlatma Anlaşması Yapacağı İddiası
WASHINGTON (AA) - ABD'nin öncülüğünde Birleşik Arap Emirlikleri'yle (BAE) birlikte İsrail ile siyasi ilişkilerin normalleştirilmesi anlaşması imzalayan Bahreyn'in bu kez İsrail'le ikili diplomatik ilişkilerin başlatılmasına yönelik ortak mutabakat imzalayacağı bildirildi. Amerikan Axios haber sitesinin ABD'li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, iki ülkenin bu pazar günü diplomatik ilişkilerin kurulması için masaya oturacağı ileri sürüldü.İki ülkeden de henüz resmi açıklama yapılmazken, kaynakların, Bahreyn'in tam teşekküllü bir anlaşma yerine şimdilik diplomatik ilişkilerin başlatılması için ortak bir mutabakat imzalamayı tercih edeceği aktarıldı. Anlaşmanın Manama'da imzalanacağı belirtilen haberde, İsrail ve Bahreynli yetkililerin yanı sıra ABD Hazine Bakanı Steve Mnuchin, Beyaz Saray Uluslararası Müzakereler Müsteşarı Avi Berkovitz'in de imza töreninde bulunacağı ifade edildi. Anlaşmada İsrail ile Bahreyn'nin diplomatik ilişkileri başlatıp iki ülkede elçiliklerinin açılmasının öngörüleceği vurgulanırken, aynı zamanda iki ülke arasında finans, yatırım, sivil havacılık, turizm, ticaret, bilim ve teknoloji ile sağlık ve tarım alanında iş birliğine ilişkin hükümlerin yer alacağı kaydedildi. 15 Eylül'de ABD'nin başkenti Washington'da BAE, Bahreyn ve İsrail arasında siyasi ilişkilerin normalleştirilmesine ilişkin bir anlaşma imzalanmıştı.
ABD İlaç Şirketi Pfizer, Kovid-19 Aşısının Başkanlık Seçimlerine Yetişmeyeceğini Duyurdu
NEW YORK (AA) – Amerikan ilaç şirketi Pfizer, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının resmi onay başvurusu için en iyi tahminle kasım ayının üçüncü haftasına kadar bekleyeceklerini açıkladı.Pfizer üst düzey yöneticisi Albert Bourla, ''aşı tarihiyle ilgili halktaki kafa karışıklığını'' gidermek için şirketin internet sitesinden kamuoyuna 'açık mektup' yayımladı.Mektupta, 'Açıkça belirteyimki Pfizer, verilerin pozitif devam edeceği varsayımıyla güvenli bir aşamaya ulaştıktan sonra kasım ayının üçüncü haftasında (Kovid-19 aşısı için) ABD'de Acil Durum Yetkilendirme Kullanımı için başvuruda bulunacaktır.' ifadesi paylaşıldı.Belirtilen zaman çizelgesinin tahmin edilen en iyi tarih olduğuna işaret edilen açıklamada, verilerin ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) yetkililerinin yanı sıra bağımsız bilim insanları tarafından oluşturulan halka açık bir panel tarafından da inceleneceği kaydedildi.-Trump, seçime kadar aşının yetişeceğini savunmuştuABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamalarında Kovid-19 aşısının 3 Kasım başkanlık seçimleri öncesine yetişeceğini savunmuştu.Pfzer Üst Yöneticisi Bourla ise 5 Ekim’de çalışanlarına yönelik yazdığı diğer açık mektupta Kovid-19 aşısı konusunda 'bilimin yanında' olduklarını belirtmiş ve aşının zamanı konusunda 'siyasi baskıya boyun eğmeyeceklerini' ima etmişti.27 Temmuz’da ABD, Arjantin ve Almanya’nın aralarında olduğu diğer ülkelerde 30 bin gönüllünün katılımıyla 3. aşama klinik denemelere başlayan Pfizer, 12 Eylül’de denemenin katılımcı sayısını 44 bine çıkarmak için ABD Gıda ve İlaç İdaresine (FDA) başvuruda bulunmuştu.ABD hükümeti, testlerin başarılı olması durumunda aralıkta 100 milyon doz, sonrasında 500 milyon doz daha aşı satın almak üzere Pfizer ile 1,9 milyar dolarlık anlaşma yapmıştı.Öte yandan, diğer Amerikan ilaç üreticisi şirketleri Johnson and Johnson (J&J) ile Eli Lilly de bu hafta, “güvenlik endişesi' nedeniyle yürüttükleri Kovid-19 aşısı ve antikor klinik deneyleri durdurduklarını açıklamıştı.
Sen Hangi Meslek İçin Yaratılmışsın?
etiket
Salak eğitim sistemi, çevre baskısı yüzünden falan aslında istediğimiz mesleği yapamıyoruz; ama hepimizin kafasının köşesinde bir meslek kalıyor; belki de o meslek için yaratılmışızdır, kim bilir?!'Hangi mesleği seçmeliyim?' diye kendine sürekli sorular soruyorsan doğru yerdesin. Hangi meslek sana uygun hangisi sana yakışır onun cevabını bu testimizde veriyoruz! Gelecekte hangi meslek olacaksın biliyor musun? Seninki hangisi?Çıkan sonuçları yorum kısmında bizimle paylaşmayı unutma! 
Reklam
Van Ve Hakkari'de Kovid-19 Tedbirleri Denetimi Yapıldı
VAN (AA) - Van ve Hakkari'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetim gerçekleştirildi.Van'da İçişleri Bakanlığı genelgesi doğrultusunda il genelinde Kovid-19 denetimleri yapıldı. Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit, İl Emniyet Müdürü Ali Karabağ ve kurum müdürleri Yeni Yol Caddesi'nde denetimlere katıldı.Vali Bilmez, esnafı maske, sosyal mesafe ve temizlik konularında uyararak tedbirli olunmasını istedi.Bilmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, son zamanlarda vatandaşların tedbirlere uyma konusundaki hassasiyeti sayesinde hastanede yatan hasta ve kovid polikliniği önünde muayene için bekleyen insan sayısında ciddi bir azalış kaydedildiğini söyledi.Alınan tedbirlerin olumlu sonuç vermeye başladığını belirten Bilmez, şunları kaydetti:'Bizim aynen devam etmemiz gerekiyor. Bunun için hem esnafımıza teşekkür ettik hem onların daha duyarlı olması konusunda uyarıda bulunduk. İnşallah ilimiz daha iyiye doğru gider. Ben özellikle bu pandemi süresince gecesini gündüzüne katan sağlık personelimize teşekkür ediyorum. Emniyet, jandarma, öğretmenlerimiz, imamlarımız da bu süreçte görev alıyor. Onlara da teşekkür ediyorum.' dedi. İzolasyon kurallarına uymayarak evlerinden çıkan 260 kişiyi yurda yerleştirdiklerini ifade eden Bilmez, 'Eksik kalan o izolasyon süresini yurtta tamamlatıyoruz. Bizim yaklaşık günlük değişmekle birlikte 15 bin civarında evde izole ettiğimiz vatandaşımız var.' diye konuştu.HakkariHakkari'de de Kovid-19 tedbirleri kapsamında denetimler yapıldı. Vali ve Belediye Başkan Vekili İdris Akbıyık, denetim öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın talimatları ve Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda ilgili tüm kurum ve diğer görevlilerle alanda olduklarını bildirdi.Maske, mesafe ve temizlik denetimi gerçekleştireceklerini belirten Akbıyık, 'İş yerleri, toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, kahvehaneler ve caddeleri denetleyeceğiz. Kentimizde koronavirüsü en aza indirip bitirmeyi ve vatandaşlarımızın daha sağlıklı yaşamalarını sağlamak için çalışmalarımız sürüyor. Hepimiz sağlık için alanlardayız.' dedi. Ardından yapılan denetimde esnaf ve vatandaşlar, maske, sosyal mesafe ve hijyen konularında uyarıldı. Akbıyık'a, Vali Yardımcısı Mustafa Emre Kılıç, İl jandarma Komutanı Tuğgeneral Ahmet Kavukcu, İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de eşlik etti.Vali ve Belediye Başkan Vekili Akbıyık daha sonra Merzan Mahallesi'ndeki Gola Züryan sosyal tesisi ve kentteki asfalt çalışmalarını inceleyerek Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Zibek'ten bilgi aldı.
İtalya, Kovid-19 Salgınına Yönelik Ek Tedbirleri Tartışıyor
ROMA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında ikinci dalgayı yaşayan ülkelerden olan İtalya’da salgın eğrisinin daha fazla tırmanmaması için yeni tedbirler tartışma konusu oldu. Günlük Kovid-19 vaka sayısının 14 Ekim’de 7 bin 332, dün de 8 bin 804 ile yeni zirveyi görmesi, İtalya'da gündemi hareketlendirdi.İtalyan haber ajansı ANSA’nın haberine göre, başta Koronavirüs Bilim-Teknik Kurulu üyeleri ve uzmanlar, hafta sonu öncesinde daha sıkı tedbirlere geçilmesi konusunda hükümete baskı yapıyor. Bilim-Teknik Kurulu çevrelerinin, hükümetten ortaya çıkan yeni veriler doğrultusunda, mevcut yeni aşamanın yayılmanın önüne geçilebilmesi için daha sıkı tedbirlere hızla geçilmesini istediği ifade edildi. Sağlık Bakanı danışmanı Prof. Walter Ricciardi de ülkede salgına ilişkin durumun son derece ciddi olduğunu belirterek, virüs yayılımının yüksek olduğu yerlerde okul ve üretim faaliyetlerini sekteye uğratmadan kapanacak yerler belirlediklerini, bulaşma endeksinin (Rt) 1’den yüksek olduğu yerlerde bölge bazlı kapanışlar söz konusu olduğunu dile getirdi. Ricciardi, uzaktan akıllı çalışma metodunun ülke genelinde yaygınlaşması gerektiğini ifade etti. Yerel sağlık makamlarının virüsü izlemede yetersiz kaldığını vurgulayan Ricciardi, bu nedenle pek çok yerde virüs önleme stratejisinin işlemediğini de belirtti. Sağlık Bakan Yardımcısı Sandra Zampa da Rainews24 kanalına verdiği demeçte, hükümetin son haftalardaki görüşünü yineleyerek, ülke için genel bir sıkı karantinaya gidilmesini kimsenin düşünmediğini söyledi. Bu arada, Corriere della Sera gazetesinde çıkan bir haberde ise yeni önlemler arasında, bar ve restoranların 22.00’den sonra kapanması ve orta dereceli okulların tatil edilmesinin olabileceği belirtildi. Vaka artışı siyasilerin de gündemindeKoalisyon hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev yapan merkez soldan Demokratik Partili Dario Franceschini, ANSA ajansına yaptığı açıklamada, AB Liderler Zirvesi için Brüksel’de bulunan Başbakan Giuseppe Conte’den Roma’ya dönüşünde salgını kontrol altına alacak önlemlere ilişkin, bölge yönetimleriyle de görüşerek bir karar almasını talep ettiğini belirtti. Ana muhalefet aşırı sağcı Lig Partisi’nin lideri Matteo Salvini ise 'Umuyorum ki kimse yeniden her şeyi kapatmayı düşünmüyordur. Bu, İtalya için sadece ekonomik bakımdan değil, sosyal ve kültürel bakımdan da felaket olur.' ifadeleriyle, topyekun karantina fikrine karşı çıktı. Napoli'de annelerden protestoSalgının ikinci dalgasında ülkede günlük bazda en çok vaka artışının yaşandığı yerlerden olan ve sadece dün 1127 yeni vaka çıkan güneydeki Campania Bölgesi’nde, bölge yönetiminin okulları kapatma kararı tepki çekti. Bölgenin başkenti Napoli’de veliler, bölge yönetim binası önünde bir araya gelerek, okulları tedbiren 30 Ekim'e kadar tatil eden Campania Bölgesel Yönetim Başkanı Vincenzo De Luca'yı protesto etti. Anneler elinde 'Okul için en karanlık gün' ve 'Okullar kapanamaz' yazılı dövizler taşıdı.
Başkentte Kovid-19 Denetimi Devam Ediyor
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanlığınca 'Sağlık İçin Hepimiz İçin' sloganıyla yayımlanan genelge kapsamında, Pursaklar ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri denetimi yapıldı. Pursaklar Kaymakamı Mehmet Yıldız ile Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin'in de katıldığı denetimlerde, maske ve sosyal mesafe kurallarının yanı sıra alınan tedbirler yerinde incelenerek esnaftan müşterileri bilinçlendirmeleri konusunda destek istendi.Pursaklar Kaymakamı Mehmet Yıldız, denetimlerin aynı zamanda rehberlik etme amacı da taşıdığını belirterek, 'Vatandaştan da esnaftan da yardımcı olmalarını istiyoruz. Bakanımız, Ankara'da memnuniyet verecek derecede düşüş olduğunu açıkladı. Yine de biz bunu yeterli görmüyoruz. İlçemizde mevcut vaka sayılarını aşağı çekmek için denetimleri sürdürmek gerektiğini düşünüyoruz.' dedi.Denetimlerin gün boyunca, yaklaşık 30 ekip ve 200 personelle sürdürüleceğini açıklayan Yıldız, Merkez Mahallesi Muhtarı Mustafa Onat'tan mahallede alınan tedbirler hakkında bilgi aldı. Yıldız, dün itibarıyla ilçede yaklaşık 40 kişiye maske takmamaktan, 6 kişiye de filyasyon tedbirlerine uymamaktan ceza uyguladıklarını kaydetti. 'Bu virüsten kurtulana kadar işi sıkı tutmak zorundayız'Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ise yaklaşık sekiz aydır pandemiyle mücadele konusunda titiz davrandıklarını, Bilim Kurulu ve bakanlıkların genelgeleri doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini belirterek, 'Sağlık Bakanımızın Ankara'daki vaka sayılarında düşüş görüldüğünü söylemesi bizi çok mutlu etti, motivasyonumuzu artırdı. Bu virüsten kurtulana kadar işi sıkı tutmak zorundayız.' ifadelerini kullandı.İlçede bir devlet, bir de pandemi hastanesi bulunduğu, çok sayıda test yapıldığını, bu yüzden de vaka sayılarının ilçede çok göründüğünü anlatan Çetin, kullanılmış maskelerin tıbbi atık olarak değerlendiğini, ilçede 300 ayrı noktala tıbbi atık çöp kutuları koyduklarını da sözlerine ekledi. Denetimlerin ardından, ilçedeki temizlik görevlileriyle toplu fotoğraf çekimi yapıldı.
Reklam
Grafikli - Kırgızistan'daki Siyasi Kriz Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'u İstifaya Götürdü
BİŞKEK (AA) - ALİ CURA - Kırgızistan'da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçiminin sonuçlarının protesto edilmesiyle başlayan siyasi kriz, Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un istifasını getirdi.Son 15 yıldır 'yolsuzluk' iddiaları sık sık gündeme geldiği için 2005 ve 2010’da çıkan olaylar yüzünden cumhurbaşkanı değiştirmek zorunda kalınan Kırgızistan’da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçimlerinin sonuçları, ülkeyi bir kez daha cumhurbaşkanını istifaya zorlayan yeni bir kaosa sürükledi.Katılım oranının yüzde 55 civarında olduğu seçimin ilk sonuçlarına göre, 4 siyasi parti yüzde 7'lik barajı aşarak 120 sandalyeli meclise girmeye hak kazandı. Gelecek 5 yıl görev yapacak milletvekili seçim yarışına katılan 16 siyasi partiden 'Birimdik' (Birlik), 'Mekenim Kırgızistan' (Vatanım Kırgızistan), 'Kırgızistan' ve 'Bütün Kırgızistan' meclise girmeyi başardı. Böylece mevcut Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov'un aday gösterildiği Kırgızistan Partisi yerini korurken diğer 3 parti ilk kez parlamentoya girmeye hak kazandı.Seçim sonuçlarının iptal edilmesi istendiSeçimler öncesinde başlayan siyasi parti liderlerinin karşılıklı suçlamaları, taraftar kavgaları, saldırılar, yolsuzluk iddiaları seçim sonrasına da taşındı.'Ata Meken', 'Bir Bol', 'Reforma', 'Bütün Kırgızistan', 'Çok Kazat' partileri ve diğerlerinin barajı aşamadığının ilan edilmesiyle 5 Ekim’den itibaren ülkede sokaklar karıştı. 'Milletvekili seçimlerinin adaletli geçmediğini ve oyların satın alındığını' iddia eden parti liderleri, seçim sonuçlarının iptal edilmesini istedi. Barajı geçemeyen partilerin lider ve üyeleri, seçim sonuçlarını protesto etmek için başkent Bişkek'in ana meydanı Ala-Too'ya çıktı.Bazı göstericilerin Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na doğru yürüyüşe geçmesi ve sarayın ön tarafındaki kapıları zorlaması üzerine polis kalabalığa sert müdahale etti. Göstericiler de polise taş atarak ve çöp konteynerlerini ateşe vererek karşılık verdi.Eski Cumhurbaşkanı Atambayev, cezaevinden çıkarıldı6 Ekim'de gecenin ilerleyen saatlerinde protestocular, 'iktidar yanlısı partilerin hile yoluyla seçimleri kazandığı' iddiasıyla cumhurbaşkanlığı ve hükümet binalarını işgal etti. Polis, bu defa göstericilere müdahale etmedi. Göstericilerin işgal ettiği Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın üst katlarında yangın çıktı ve bir süre sonra bu yangın söndürüldü. Çıkan olaylarda 120 kişi ağır yaralandı, 1 kişi yaşamını yitirdi.Daha sonra protestocular, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na yakın mesafede bulunan ve eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev'in kaldığı Milli Güvenlik Devlet Komitesi'ndeki cezaevine giderek arbede çıkardı. Ardından Atambayev kaldığı cezaevinden çıkarılarak taraftarlarına teslim edildi.Atambayev'in iktidarı döneminde 11 yıl 6 ay hapse mahkum edilen ve suçunu kabul etmediği için Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un iktidarında çıkarılan af yasasından kendi isteği ile yararlanmayan eski milletvekili Sadır Caparov da kaldığı hapishaneden serbest bırakıldı. Caparov, 4 Ekim'deki parlamento seçimlerinde seçim barajına az farkla takılan 'Mekençil' adlı siyasi partinin aday listesinin 2. sırasında yer almıştı.Milletvekili seçim sonuçları iptal edildiCumhurbaşkanı Ceenbekov, bazı siyasi güçlerin seçim sonuçlarını bahane edip iktidarı ele geçirmek istediklerini belirterek, aynı gün (6 Ekim) Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu'na 4 Ekim'de yapılan milletvekili seçim sonuçlarının iptal edilmesini tavsiye etti. Merkez Seçim Komisyonu, 6 Ekim'de seçim sonuçlarını iptal etti. Devam eden olaylar nedeniyle Kırgızistan Başbakanı Kubatbek Booronov ve Parlamento Başkanı Dastan Cumabekov görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı.Kırgızistan'da seçim sonuçlarını kabul etmeyen muhaliflerin kamu kurumlarını işgali sürerken ülkede durumun kontrol altına alınması için Koordinasyon Kurulu oluşturuldu ve başına eski Bütün Kırgızistan Partisi lideri Adahan Madumarov getirildi. Koordinasyon Kurulunca Bütün Kırgızistan Partisi Üyesi Kursan Asanov İçişleri Bakanlığından ve Parti Üyesi Ömürbek Suvanaliyev de güvenlik güçlerini koordine etmekten sorumlu yapıldı. Kurulun ömrü uzun sürmedi. Asanov ile Suvanaliyev, sorumlu oldukları kurumların personellerince uzaklaştırıldı. Asanov, 'daha sonra kitlesel olaylar çıkardığı' iddiasıyla gözaltına alındı.Hapisten çıkarılan Caparov’a 'başbakanlık' görevi verildiSeçim barajını aşamayan siyasi partilerin taraftarlarının organizasyonunda bir otelde bazı meclis üyeleri toplantı yaptı. Toplantıda, Meclis Başkanlığı görevine Milletvekili Mıktıbek Abdıldayev ve geçici Başbakanlık görevine de 51 yaşındaki Sadır Caparov seçildi.Madumarov'un liderliğinde kurulan Koordinasyon Kurulu'nu tanımayan Caparov, Ala-Too Meydanı'nda taraftarlarıyla bir araya gelerek ülkede hukuki düzeni sağlamak için elinden gelen gayreti göstereceğini belirtti. Bişkek'te 7 Ekim’de 24 saat boyunca göreve çıkmayan güvenlik güçlerinin yokluğunu fırsat bilen bazı gruplar, şehirde yağma teşebbüsünde bulundu.Ülkede olaylar kontrolden çıkarken, gün içinde bakanlıklar, televizyon binaları, kamu ve belediyelerdeki makamlar işgal edilmeye çalışıldı. Bişkek ve Oş Büyükşehir Belediye Başkanları görevinden istifa etti.Bazı parti taraftarlarının baskısı üzerine görevlerinden ayrılan Bişkek ve Oş Belediye Başkanları, 8 Ekim'de makamlarına tekrar geri döndü.Ülkenin çeşitli bölgelerinde yabancıların işlettiği altın madenlerine baskınlar düzenlendiği, madendeki yapıların ateşe verildiği, yağmalandığı ve işgal edilmeye çalışıldığı haberleri geldi. Muhalifler arasında 'iktidar kavgası' başladıGeçici başbakanlık koltuğuna oturtulan Sadır Caparov'un taraftarları, Başbakanlık binası önündeki gösterilerde, Caparov'un başbakanlık koltuğunda kalmasını istedi.Başbakanlık binasının diğer tarafında toplanan Reforma, Ata Meken, İman Nuru Adalet ve Kalkınma adlı parti temsilcileri de başbakanlık koltuğuna genç ve yeni yüzün oturması amacıyla gösteri yaptı.Gösteride, Başbakanlık kapılarının açılması ve kurulmaya çalışılan yeni geçici kabinede Ata Meken Partisi Adayı Tilek Toktogaziyev'in yer alması talepleri dile getirildi. Caparov'u tanımayanlar, Tilek Toktogaziyev’i başbakanları olarak ilan etti.Başbakanlıkta makam mücadelesi yapılırken bina dışında da her iki kesim arasında sert tartışmalar yaşandı.Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 8 Ekim'de göstericilere ateş açılması ve olağanüstü halin ilan edilmesi için bilinçli olarak talimat vermediğini, tüm siyasi güçlerin masada toplanmaları çağrısında bulundu.Taraflardan hiçbirinin durumu çözmek için tek bir müzakere platformunu sunmadığını sitem eden Ceenbekov, siyasi güçlerin teklifini beklediğini ifade etti. Ceenbekov, ülkenin hukuki zemine oturur oturmaz cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmaya hazır olduğunu duyurdu.Ceenbekov, Merkez Seçim Komisyonunun milletvekili seçim sonuçlarını iptal ettiğini ve Komisyonun yeni seçim tarihiyle ilgili kararın alınmasından sonra mevcut siyasi gerilimi düşüreceğine dikkati çekti. Atambayev, Ceenbekov’u istifaya çağırdıCezaevinden çıkarılan eski Cumhurbaşkanı Atambayev, Ceenbekov'un istifasını talep etmek için taraftarlarıyla başkent Bişkek'teki Ala-Too Meydanı'nda toplandı.Ala-Too Meydanı'na yakın mesafedeki Başbakanlık binası önünde gösterilerini sürdüren Caparov'un destekçileri, Atambayev'in taraftarlarının bulunduğu alana gelerek arbede çıkardı.Taş ile müdahale sonucu Atambayev'in taraftarları dağılırken, kalabalık içinde bulunan kimliği belirsiz 1 kişi tarafından Atambayev'in zırhlı aracı kurşunlandı.Atambayev ve oğulları, 10 Ekim'de evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Oğulları, emniyet müdürlüğünde bir süre tutulduktan sonra serbest bırakıldı.Bişkek’te OHAL ilan edildi Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 12 Ekim'de kitlesel olaylar nedeniyle can ve mala olası saldırıların önlenmesi amacıyla başkent Bişkek'te Olağanüstü Hal (OHAL) ilan etti.19 Ekim saat 05.00'e kadar geçerli olacak karar uyarınca, 22.00-05.00'te sokağa çıkma yasağı uygulamaya konuldu.Ordu, Bişkek'in girişlerinde, polis ise şehir içindeki asayişi kontrol etmeye başladı. Ordu ve polise, şehir sakinlerinden oluşturulan gönüllü sivil hareketleri de destek verdi.OHAL, parlamento tarafından 16 Ekim'de iptal edildi. Başbakan ve yeni kabine belli olduCumhurbaşkanı Ceenbekov, toplumda Caparov'un Başbakanlığı ve kabinesinin meşruiyetinin sorgulandığını gerekçe göstererek, Caparov'un hükümet yapısı ve programının onaylanması için kendisine gönderdiği kararnameyi veto etti.Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, başbakan adayı, hükümetin programı, yapısı ve kabine üyelerinin onaylanması için Meclisin salt çoğunluğunun, yani en az 61 milletvekilinin, oylamaya bizzat katılması gerektiği vurgulandı.Bu arada, Meclis Başkanlığı görevine 6 Ekim’de seçilen Bir Bol Partisi Milletvekili Mıktıbek Abdıldayev'in görevinden istifa etmesinin ardından Genel Kurulda yeni başkan için seçim yapıldı. Kırgızistan'da Meclis Başkanlığı görevine Kırgızistan Partisi Başkanı Kanat İsayev seçildi.Ceenbekov'un önerisi ile Ala-Arça Cumhurbaşkanlığı Konutları'ndaki Kongre Merkezi'nde toplanan mevcut 120 sandalyeli Meclis üyelerinden 83'ü, Caparov'un başbakanlığı ve kabinesine güvenoyu verdi.Caparov, meclis oturumunda sabıkalı olup olmadığına ilişkin soruya, bir suç işleyerek cezaevine girmediği, siyasi suçlu olduğu yanıtını verdi.Ceenbekov, 14 Ekim'de Caparov başbakanlığında kurulan yeni kabinenin üyelerinin atamalarına ilişkin kararı imzaladı.Yeni kabinede, FETÖ geçmişi olan isimKabine üyelerinin büyük çoğunluğunu değiştiren Caparov'un özellikle Eğitim ve Bilim Bakanlığına getirdiği Almazbek Beyşenaliyev'in özgeçmişi dikkat çekti.Beyşenaliyev'in Türkiye'de terör örgütü ilan edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki yüksek eğitim kurumunda ve bu kurumdan mezun olanların kurduğu dernekte yöneticilik yaptığı göze çarptı. Özgeçmişinde Beyşenaliyev, Gülen yandaşlarının 1996'da kurduğu Ala-Too Uluslararası Üniversitesinde 2008-2010'da uluslararası bölümde öğretim görevlisi ve 2014-2017'de Bilim Araştırma ve Dış İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcılığı görevini üstlendi.Beyşenaliyev, yine Gülen'in kurucusu olduğu bilinen okullarından mezun olanların kurduğu 'Kırgızistan Genç İşadamları Derneğine' 2007-2010'da başkanlık etti.Beyşenaliyev, Başbakanlık Eğitim, Kültür ve Spor Daire Başkanı ile görevini de üstlendi. Caparov ve taraftarlarından da Ceenbekov’a 'istifa' çağrısıKırgızistan'da Başbakanlık koltuğuna oturan Caparov ve taraftarları, Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un istifasını ve parlamentonun da kendini feshetmesini talep etti. Ertesi gün (15 Ekim) Cumhurbaşkanı Ceenbekov görevinden istifa etme kararı aldığını açıklayarak, kendisi için her şeyden önce Kırgızistan'da barış, ülkenin bütünlüğü, halkın birliği ve toplumdaki huzurun önemli olduğunu vurguladı.Başbakanlık binası önündeki destekçilerine seslenen Başbakan Caparov, Ceenbekov'un istifasının ardından Meclis Başkanı Kanat İsayev'in cumhurbaşkanlığı görevlerini yerine getirmeye hazır olmadığını bildiren dilekçe yazdığını aktararak, 'Böylece cumhurbaşkanlığı yetkileri bana devredildi.' dedi.Milletvekili seçimlerinin iptali ve Ceenbekov'un istifasının ardından Caparov'un gelecek günlerde yeni cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin tarihini ilan etmesi bekleniyor.
Pakistan Dünyada Kalp Stenti Üretebilen 18’İnci Ülke Oldu
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'ın, bugün Başbakan İmran Han tarafından açılan tesisle dünyada kalp stenti üretebilen 18’inci ülke olduğu bildirildi.Pakistan basınındaki haberlere göre, başkent İslamabad’daki Ulusal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NUST) bünyesinde Han tarafından ülkenin ilk yerli kalp stenti üretim tesisi açıldı.Han, açılışta yaptığı konuşmada, mutluluğunu ifade ederek, söz konusu üniversiteyi başarısından dolayı tebrik etti.Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Pakistan’ın bu tesisle birlikte dünyada kalp stenti üretebilen 18’inci ülke olduğu belirtildi.Öte yandan, Başbakan Danışmanı Dr. Şahbaz Gill ise Twitter’dan yaptığı açıklamada, Pakistan’ın dünyada Türkiye’den sonra kalp stenti üretebilen ikinci Müslüman ülke olduğunu kaydetti.
Reklam
“Şehrin İyi Hali” 6 Bin Üniversiteli Genci Bekliyor
İSTANBUL (AA) - Akbank’ın 6'ncı kez üniversiteli gençlerle hayata geçirdiği “Şehrin İyi Hali” gönüllülük projesi için başvurular başladı. Bankadan yapılan açıklamaya göre, Akbank’ın üniversiteli gençlerin katılımıyla hayata geçirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerinden 'Şehrin İyi Hali' projesi için başvurular başladı. Bu yıl pandemi nedeniyle online yapılacak projede, farklı alanlarda faaliyet gösteren 16 STK ile gençlere nasıl gönüllü olunur, neden gönüllü olmak gerekir ve STK’lar ne yapar konularında farkındalık yaratacak bilgiler verilecek.Geçen yıl gençlerden yoğun ilgi gören ve başvuruların ilk günlerinden itibaren kontenjanları dolan 'Şehrin İyi Hali”ne bu yıl 6 bin genç katılabilecek ve programın sonunda da gençlere sertifika verilecek. İlk 6 bin öğrencinin kabul edileceği başvurular için son tarih 5 Kasım Perşembe günü olacak. Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Kurumsal İletişim Bölüm Başkanı Murat Göllü, Şehrin İyi Hali projesine gençlerin gönüllülükle tanışması ve bu konuda toplum genelinde farkındalık yaratmak üzere 5 yıl önce 400 genç ile başladıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:“Her geçen gün gençlerin projeye olan ilgisinin arttığını görmek bizlere gelecek için umut veriyor. Gençlerimizin STK’larla tanışması ve içinde bulundukları toplumun sorunlarından haberdar olmaları ve çözümün bir parçası olmak için emek harcamaları bizim için çok kıymetli. Beş yılı geride bıraktık ve bu yıl da pandemi nedeniyle projeye ara vermedik. Fiziksel olarak bir araya gelemesek de en azından gönüllülüğün ne olduğunu online da anlatalım, STK’lar kendilerini anlatsınlar ve daha çok gencimizin gönüllülük nedir, nasıl yapılır gibi temel konularla ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlayalım istedik. 2020 yılı ile birlikte 14 bin gencin dahil olacağı projeye, bugün binlerce öğrenci ile devam ediyoruz. Kurum içinde Akbanklı Gönüllüler’le başladığımız bu iyilik hareketini Türkiye’nin dört bir yanından gençlerle birlikte sürdürmekten gurur duyuyoruz.'5 Kasım Perşembe gününe kadar başvuruların devam edeceği projelerde yer alacak gençler, Toplum Gönüllüleri Vakfı, TURMEPA, HAYTAP, Yedikule Hayvan Dostları, Tohum Otizm Vakfı, Hayat Sende Derneği, DEM Derneği, Çorbada Tuzun Olsun Derneği, Down Sendromu Derneği, Oyun Atlası Derneği, Bilim Kahramanları Derneği, TİDER, KAÇUV, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, AKUT Doğada Yaşam Derneği ve Gülmek İyileştirir Derneği ile birlikte sokak hayvanlarından engelli bireylere, evsizlik sorunundan devlet korumasında yaşayan çocuklara kadar birbirinden farklı pek çok konuda online etkinliklere katılabilecek.Gönüllülük etkinlikleri sivil toplum kuruluşları aracılığıyla 19 Ekim’den itibaren gerçekleştirilecek. 18-26 yaş aralığında yer alan tüm üniversiteli (ön lisans, lisans, yüksek lisans) gençler 'www.sehriniyihali.com' adresinden başvurularını gerçekleştirebilecek. Başvuruların kontenjanlarla sınırlı olduğu proje, tüm Türkiye’den üniversiteli gençlere açık oluyor.
Analiz - Türkiye'nin Yeniden Asya Girişimi Ve Bangladeş
İSTANBUL (AA) -NAZMÜL İSLAM- Bangladeş’in Türkiye Büyükelçiliği kompleksinin açılış töreninde Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın yaptığı konuşmada tekrar vurguladığı üzere, Bangladeş ile Türkiye arasındaki gayri resmi ilişkiler 13. yüzyılda “Türk General İhtiyaruddin Muhammed Bahtiyar Halaci’nin Bengal’i fethetmesiyle” başlayıp 1974’ten bu yana resmi diplomatik ilişkilerle devam etmektedir. Türkiye ile Bengal halkları arasında orta çağdan günümüze (Saltanat, Babür ve İngiliz dönemleri) kapsamlı ilişkiler mevcuttur. Babür-Osmanlı ilişkilerinin yanı sıra, Bengalli Müslümanlar Türk Kurtuluş Savaşı’nda (1919-1922) Türkiye’ye destek vermişlerdir. Tarih boyunca etkileşimler ve kültürel değişimler farklı yönleriyle önemli işbirlikleri doğurmuştur. Türk siyasetinin ve dış politikasının Soğuk Savaş’tan sonra dünya çapında stratejik önemi artmıştır. 2002’den bu yana Türkiye’nin iç ve dış politikasının dünyanın her köşesinde muazzam etkileri olmakla birlikte, özellikle “çok boyutlu dış politika” açısından, Türkiye eski müttefikliklerini sürdürmek için ekonomik işbirliği, diplomatik angajmanlar, insani yardım, kültürel ilişkiler veya tarihi bağlar gibi birçok aracı kullanmaktadır.Temel işbirliği alanları5 Ağustos 2019’da Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu çok boyutlu bir dış politika yaklaşımı olan “Yeniden Asya” dahilinde, Türkiye ile Asya ülkeleri arasında ticaret, yatırım, eğitim, savunma sanayi, teknoloji, kültür ve siyaset alanlarında diyaloğun artırılmasının önemini vurguladı. Yeniden Asya yaklaşımı ile Türkiye’nin finansal yatırımlarının coğrafi dağılımını çeşitlendirmesi, özel sektörün ticaret kapasitesinin genişletilmesi, akademik işbirliğinin geliştirilmesi ve sosyal etkileşimin artırılması amaçlanmaktadır. Çavuşoğlu’nun belirttiği gibi “Bangladeş canlı ekonomisi ve genç nüfusu ile Türkiye’nin Yeni Asya Girişimi’ndeki kilit ortaklarından biridir”. Bangladeş ekonomik büyüme oranı ve stratejik önemi açısından bölgedeki kilit aktörlerden biridir.Recep Tayyip Erdoğan’ın 2010’daki Dakka ziyareti ve Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın 2012 yılında Türkiye ziyareti sonrasında, Türkiye ile Bangladeş arasında ortaklık büyümekte olup Türkiye-Bangladeş İş Konseyi ve işbirliğini çeşitlendirmek için geniş bir gündemin geliştirilmesi hedeflenmektedir.Türkiye ile Bangladeş arasında yaşanan birkaç yıllık siyasi kriz ve yanlış anlaşılmanın ardından, normalleşme süreci Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Abdul Hamid ve dönemin Türk Başbakanı Binali Yıldırım’ın 2017 yılındaki karşılıklı ziyaretleriyle başlamıştı. O zamandan beri, her iki ülke de mevcut ilişkiyi bu iki kardeş devlet arasında bugüne kadar görülmüş en iyi ilişki olarak tanımlamıştı. Bangladeş’in mevcut Dışişleri Bakanı Abul Kalam Abdul Momen Bangladeş’in nüfus büyüklüğü nedeniyle Türkiye için mükemmel bir ekonomik pazar olabileceğini ifade etmiş, Çin ve Hindistan gibi yükselen iki Asyalı güç arasında yer aldığına işaret etmiş, aynı zamanda iki Müslüman ülkenin işbirliğinin barışçıl bir dünya ortak hedefine de hizmet edeceğini vurgulamıştı.Elbette Bangladeş ekonomik işbirliği ve doğrudan yabancı yatırım konularında Türkiye için ilk hedeflerden biridir. Türkiye ile Bangladeş’in ticaret hacmi 2019’da 936 milyon dolara ulaşmıştı ve burada ticari ilişkileri güçlendiren ana alan hazır giyim sektörü olmuştu. Aşağıdaki tablo Bangladeş’in Hindistan’dan sonra Türkiye’nin Güney Asya’daki ikinci en büyük ticaret ortağı olduğunu göstermektedir:Tablo: Türkiye’nin 2010’dan beri Bangladeş, Hindistan ve Pakistan ile ticareti (milyon dolar)2010201820192020(İlk üç ay)Bangladeş1,015858936269Hindistan4,0168,6577.8021,605Pakistan998793865244İkili ticaret hacmi 2010 yılından bu yana 1 milyar dolar seviyesinde kalmasına rağmen, Türkiye bunun 2 ila 3 milyar dolara çıkmasını istemektedir. Şu anda Bangladeş, Avrupa Birliği’nin (AB) 2012’de daha önceki serbest ticaret anlaşması (FTA) girişimini veto etmesi nedeniyle, ekonomik ortaklığı genişletmek için yeni bir ticaret anlaşması (PTA) bağlamında Türkiye ile masaya oturmuştur.Türkiye’nin yumuşak güç politikası kapsamında “Diriliş Ertuğrul”, “Payitaht Abdülhamit”, “Mehmetçik”, “Kurtlar Vadisi Filistin” gibi Türk dizileri başta olmak üzere, TRT World, Anadolu Ajansı (AA), Daily Sabah gibi Türk medyası, Türk hükümetinin bursları, TOGG markalı elektronik arabası, Cezeri markalı uçan arabası, İHA’lar gibi bilim ve teknolojideki Türk yenilikleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmatik liderlik rolü, Bangladeş ile Türkiye arasında halklar arası ilişkilerde büyük bir etki oluşturmaktadır.Son birkaç yılda Türk savunma sanayi Bangladeş için önemli bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Nitekim Bangladeş, ordusu için Otokar Kobra hafif zırhlı araçlar satın almıştır. Ardından Bangladeş 2017 yılında bir Türk firması ile 680 hafif zırhlı araç için sözleşme imzalamıştır. Türkiye’nin ROKETSAN şirketi Bangladeş’e orta menzilli güdümlü çoklu roketatar alayı tedarik etmek için sözleşme imzalamıştır. Ayrıca Türkiye’de 3 binden fazla Bangladeş subayı askerî eğitim almıştır.Bangladeş iki dostu olan Hindistan ve Çin’den gördüğü desteği kaybettiğinde, Türkiye’nin Arakanlı mülteciler konusunda oynadığı rol, Bangladeş ve Türkiye’yi güvenilir bir kardeşlik ilişkisine taşımıştır. Türkiye’nin Arakanlı mülteciler için BM, G20, Meksika-Endonezya-Türkiye-Avustralya (MIKTA) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdinde sürdürdüğü çok taraflı diplomatik mücadele, Bangladeş ve Arakan’a meşru taleplerini dünyaya sunma konusunda yardımcı olmuştur. En önemlisi, Sayın Emine Erdoğan’ın Türkiye eski başbakanı, mevcut dışişleri bakanı, eski aile ve sosyal politikalar bakanı ile birlikte Bangladeş’teki Arakan mülteci kamplarını ziyaret etmesi, dünya kamuoyuna meselenin insani öneminin duturulmasında çok faydalı olmuştur. Diplomatik ve insani kampanyaların yanı sıra, aralarında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD), Türk Kızılayı, Türk Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bulunduğu Türk kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile Türk hükümeti Arakanlı mülteciler için hastaneler ve kamplar inşa etmiş, yemek programları ihdas etmiştir.Yeniden Asya yaklaşımı dahilinde, birbirleriyle daha yoğun bir işbirliği arayışında olan Türkiye ve Bangladeş’in ortak inanç, gelenekler ve güvene dayalı, karşılıklı yarar sağlayan ilişkilerini güçlendirmeleri için öncelik vermeleri gereken temel alanlar olarak savunma ve ekonomi ön plana çıkmaktadır.[Nazmül İslam Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi (BAAM) ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Kıdemli Araştırmacı olarak görev yapmaktadır]
Reklam