onedio
Böbrek Nakli Yapılamayan Hastanın Hayatı "Ev Diyalizi" Tedavisiyle Değişti
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir'de, ev diyalizi tedavisi aldığı dönemde tüp bebek yöntemiyle ikinci kez anne olan 36 yaşındaki böbrek hastası Hatice Satılmış, yaptığı pasta, börek ve mantıları sosyal medya üzerinden müşterilerine ulaştırıyor.Konak ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi Satılmış'a 2007'de böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. İlaçla tedavisinin ardından böbrek nakli yapılmasına karar verilen Satılmış'a yakınlarından donör bulunamadı.Bu süreçte iki kez kadavradan nakil için davet edilen kadın, kanında yüksek antikor bulunması nedeniyle ameliyat masasına yatamadı.Satılmış'ın hayatı 9 yıl önce Sağlık Bakanlığının sağladığı ev diyalizi tedavisiyle değişti.Bu dönemden itibaren diyalizini evde alan Satılmış, geçen süreçte tüp bebek yöntemiyle bir çocuk sahibi daha oldu. Kendisini daha iyi hisseden ve diyalizle yaşamayı öğrenen Satılmış, aile ekonomisine destek olabilmek için yaptığı pasta, börek ve mantıları sosyal medyadan satmaya başladı.Hatice Satılmış, AA muhabirine, böbrek yetmezliği nedeniyle zor günler geçirdiğini, kanındaki yüksek antikordan dolayı böbrek nakli gerçekleşmeyince çok üzüldüğünü anlattı.İlk yıllar haftada 3 gün diyaliz merkezine gittiğini belirten Satılmış, 'Benim için çok zor günlerdi. O zaman bir çocuğum vardı. Tedaviden sonra çok halsiz olduğum için onunla ilgilenemiyordum. Sık sık tansiyonum düşüyor ve bacaklarıma kramplar giriyordu.' dedi.Satılmış, kızı bir kardeş isteyince bunun evde diyaliz tedavisiyle olabileceğini öğrendiğini, tüp bebek yöntemiyle ikinci çocuğunu dünyaya getirdiğini ifade etti.'Diyaliz cihazı benim tek sırdaşım ve arkadaşım'Sağlık Bakanlığının sağladığı ev diyalizi sayesinde hayatının değiştiğini dile getiren Satılmış, şöyle konuştu:'Şu an için nakil olma şansım pek yok, yaşamımı ev diyaliziyle sürdürüyorum. Diyaliz cihazı benim her şeyim. Tek sırdaşım ve arkadaşım. Her akşam uyurken 8 saat diyalize giriyorum. Eskisi gibi yorgunluk ve sağlık sorunu yaşamıyorum. Hayattaysam bu tamamen Sağlık Bakanlığının benim gibi diyaliz hastalarına sağladığı ev diyalizi sayesinde. Bu hizmeti bana ücretsiz veriyor. İkinci çocuğumu da onun sayesinde kucağıma aldım. Hayatta hep çalışmak istedim ama yaşadığım sağlık sorunu nedeniyle bunu gerçekleştiremedim. Şimdi evde börek, mantı ve pasta yaparak sosyal medya üzerinden satmaya başladım.'Satılmış'ı tedavi eden nefroloji uzmanı Doç. Dr. Cenk Demirci, hastasının, kanında bulunan antikor nedeniyle böbrek nakli olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu buna rağmen evde diyaliz tedavisi sayesinde yaşamını sürdürdüğünü aktardı.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ercan Ok ise nakil olamayan bir çok hastanın hayatlarına evde diyalizle devam ettiklerini kaydetti.Türkiye'nin, evde diyaliz hizmeti veren önemli ülkelerin arasında ilk sıralarda geldiğini hatırlatan Ok, 'Sağlık Bakanlığımız bu hizmeti ihtiyacı olan tüm böbrek yetmezliği hastalarına sunuyor. Bu tedavinin özellikle Kovid-19 sürecinde ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşıldı.' dedi.
Üniversite-Sanayi İş Birliğiyle Bor Katkılı Kişisel Bakım Ürünleri Geliştirdiler
AFYONKARAHİSAR (AA) - ARİF YAVUZ- Afyonkarahisar'da üniversite-sanayi iş birliğiyle üretilen bor madeni katkılı sıvı sabun ve cilt bakım kremi, zincir marketlerde satışa sunuldu. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Mustafa Kabu ile Doç. Dr. Recep Kara, uzun zamandır bor madeni katkılı gıda maddeleri ve kişisel bakım ürünleri üzerinde çalışıyor.Kabu ve Kara, 5 yıl süren 'bor ilaveli gıda ürünleri' araştırmalarının sonucunda geçen yıl, süt, peynir, yoğurt, kaymak, sucuk gibi et ve süt ürünlerinin raf ömrünü yüzde 20 uzatıp, ürün kaynaklı minerallerin insan vücudundaki faydasını artırmayı başardı.İki bilim insanı, bor bileşiklerini kişisel bakım ürünlerine de katarak daha hijyenik ve uzun süre koruma sağlayan sıvı sabun ve cilt bakım kremi geliştirdi.Kabu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AKÜ Teknopark'ta yürüttükleri bor katkılı kişisel bakım ürünleri çalışmalarını pandemi dolayısıyla hızlandırdıklarını söyledi.Laboratuvar çalışmalarının ardından sanayici desteğiyle sıvı sabun ve cilt bakım kreminin seri üretimine geçtiklerini dile getiren Kabu, yaklaşık 1 yıllık çalışmanın ürünü olan sabun ve kremle ilgili geri dönüşlerin olumlu olduğunu ifade etti.Kabu, ürünlere ilişkin şu bilgileri verdi:'En yüksek değeri '10 aktif' olan sıvı sabunu, bor katkılı olarak 'daha aktif' seviyeye getirdik. Koruma anlamında da daha güçlendirdik. Sıvı sabunda antiviral ve antibakteriyel özelliği bulunuyor. Bu özellikleri, bor ilavesiyle muadillerine göre daha da güçlendirdik. Ayrıca, laboratuvar çalışmalarımızda bor katkılı sıvı sabunun cilt sağlığına katkı sağladığını tespit ettik. Bunun üzerine cilt bakım kremi için bir çalışma yaptık. Burada da bordan gelen hijyen özelliğini daha aktif hale getirdik.' Sırada şampuan var Doç. Dr. Kabu, 'Ürünlerimiz bazı zincir marketlerde satışa sunuldu. Bize gelen ilk geri dönüşlerden de oldukça memnunuz. Özellikle de sosyal medya üzerinden bizleri onore eden yorumlar yazıyorlar. Herkese teşekkür ediyoruz. Kişisel bakım ürünleri çalışmalarımızı şimdi de şampuan üzerine yoğunlaştırdık. İnşallah onu da en kısa sürede tamamlayacağız.' diye konuştu.'Ürün ellerde çatlama ve tahriş oluşumunu engelliyor'Doç. Dr. Recep Kara da pandemi dolayısıyla kullanımı artan kişisel bakım ürünlerinin hijyen sağlamanın yanında cilt sağlığına zarar vermemesi gerektiğine işaret etti.Ürettikleri kişisel bakım ürünlerinin ekstra hijyen ve koruma özelliği olduğunu vurgulayan Kara, şunları kaydetti:'Her bor bileşiğini her üründe kullanamayız. Doğru bileşiğin, doğru zamanda ve doğru miktarda kullanılması gerekir. Kişisel bakım ürünleri konusunda çalışmalarımızı yaklaşık 1 yıldır sürdürüyorduk. Laboratuvar çalışmalarımızın ardından sanayi iş birliğiyle ilk ürünlerimiz olan bor katkılı sıvı sabun ve cilt bakım kreminin üretimi başladı. Ürünlerimiz ellerde çatlama ve tahriş oluşumunu engelliyor. Güzel bir yumuşaklık oluşturuyor ve bu etkisini de uzun süre devam ettiriyor. Ayrıca, bu ürünlerimizin antioksidan içerdiği için ciltte oluşan çatlamaları ve tahrişi iyileştirici özelliği de bulunuyor. '
California'da Olası Yangınları Önlemek İçin Elektrik Kesintisine Gidildi
SAN FRANCISCO (AA) - ABD'nin Califorinia eyaletinde, sonbahar sıcak hava dalgasının etkili olmaya başlamasıyla olası yangınların önüne geçmek için elektrik kesintisine gidildi.Eyaletteki en büyük elektrik dağıtım şirketi Pacific Gas&Electric (PGE), çarşamba akşamından başlayarak çoğu Sierra Nevada ve San Francisco Körfez Bölgesi'nde olmak üzere 45 binden fazla abonenin elektriğini kesti. Bu kesinti, yaklaşık 100 bin kişiyi etkiledi. Şirketten yapılan açıklamada, dün akşam itibarıyla elektrik verilmeyen abone sayısının yaklaşık 30 bin olduğu ve tüm aboneler için elektriğin bu akşama kadar yeniden sağlanmasının beklendiği kaydedildi.PGE'nin çarşamba gününden itibaren hedeflenen elektrik kesintileri, devrilmiş ya da zarar görmüş elektrik hatlarının ve diğer ekipmanların, yangınlara yol açmasını önlemek amacıyla 2 aydan kısa sürede uygulanan üçüncü kesinti oldu.9 bin 200'den fazla ev kullanılamaz hale geldiCalifornia'da, yılbaşından bu yana çıkan 8 bin 500'den fazla yangında 16 bin kilometrekarelik alan kül oldu.Çoğu ağustos ortasından sonra yaşanan yangınlarda 31 kişi hayatını kaybetti, 9 bin 200'den fazla ev kullanılamaz hale geldi.Saatteki hızı yaklaşık 80 kilometre hıza kadar ulaşan sıcak rüzgarların, San Francisco Körfez Bölgesi boyunca yangın tehdidini artırması bekleniyordu.Ulusal Hava Durumu Servisi, eyaletin birçok kesiminde sıcaklıkların artmasına karşı uyardı.Çok sayıda çalışmada, Amerika'daki büyük orman yangınları kömür, petrol ve gaz kullanımından kaynaklanan iklim değişikliğiyle ilişkilendiriliyor. Bazı bilim insanları da iklim değişikliğinin, California'yı daha kuru hale getirdiğini, böylelikle ağaçların ve diğer bitkilerin daha yanıcı hale geldiği değerlendirmesinde bulunuyor.
California'da Olası Yangınları Önlemek İçin Elektrik Kesintisine Gidildi
SAN FRANCISCO (AA) - ABD'nin Califorinia eyaletinde, sonbahar sıcak hava dalgasının etkili olmaya başlamasıyla olası yangınların önüne geçmek için elektrik kesintisine gidildi.Eyaletteki en büyük elektrik dağıtım şirketi Pacific Gas&Electric (PGE), çarşamba akşamından başlayarak çoğu Sierra Nevada ve San Francisco Körfez Bölgesi'nde olmak üzere 45 binden fazla abonenin elektriğini kesti. Bu kesinti, yaklaşık 100 bin kişiyi etkiledi. Şirketten yapılan açıklamada, dün akşam itibarıyla elektrik verilmeyen abone sayısının yaklaşık 30 bin olduğu ve tüm aboneler için elektriğin bu akşama kadar yeniden sağlanmasının beklendiği kaydedildi.PGE'nin çarşamba gününden itibaren hedeflenen elektrik kesintileri, devrilmiş ya da zarar görmüş elektrik hatlarının ve diğer ekipmanların, yangınlara yol açmasını önlemek amacıyla 2 aydan kısa sürede uygulanan üçüncü kesinti oldu.9 bin 200'den fazla ev kullanılamaz hale geldiCalifornia'da, yılbaşından bu yana çıkan 8 bin 500'den fazla yangında 16 bin kilometrekarelik alan kül oldu.Çoğu ağustos ortasından sonra yaşanan yangınlarda 31 kişi hayatını kaybetti, 9 bin 200'den fazla ev kullanılamaz hale geldi.Saatteki hızı yaklaşık 80 kilometre hıza kadar ulaşan sıcak rüzgarların, San Francisco Körfez Bölgesi boyunca yangın tehdidini artırması bekleniyordu.Ulusal Hava Durumu Servisi, eyaletin birçok kesiminde sıcaklıkların artmasına karşı uyardı.Çok sayıda çalışmada, Amerika'daki büyük orman yangınları kömür, petrol ve gaz kullanımından kaynaklanan iklim değişikliğiyle ilişkilendiriliyor. Bazı bilim insanları da iklim değişikliğinin, California'yı daha kuru hale getirdiğini, böylelikle ağaçların ve diğer bitkilerin daha yanıcı hale geldiği değerlendirmesinde bulunuyor.
Reklam
Deü Rektörü Hotar'dan CHP İzmir Milletvekili Sertel'in İddalarıyla İlgili Açıklama:
İZMİR (AA) - Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel'in kendisiyle ilgili basında yer alan açıklamalara ilişkin, 'Siyasetçi kimliğini kenara bırakmış bir bilim insanını siyasetin içine çekmeye çalışmak bir şey kazandırmaz.' ifadesini kullandı. DEÜ'den yapılan yazılı açıklamada görüşlerine yer verilen Hotar, asli görevi vatandaşı temsil etmek olan bir milletvekilinin ülke sorunları ile uğraşmak yerine şahsi hezeyanlarını gündeme taşımasının ve Dokuz Eylül Üniversitesi gibi saygın bir yükseköğretim kurumunu yıpratmaya yeltenmesinin son derece düşündürücü olduğunu belirtti. Hakkında 3 fezleke düzenlenen bir vekilin durumuna gülerek tepki göstermesinin zeka belirtisi olmadığını belirten Prof. Dr. Hotar, 'Hukuk devletine olan saygısızlığının ve kendini bilmezliğin alametidir. Mensubu olmaktan gurur duyduğum üniversitemize rektör olarak atandığım günden bu yana şahsımla ilgili aslı astarı olmayan iddiaları ortaya atan ve karalama kampanyası yürütmek için elinden geleni yapan bu vekil, yalanlarını kamuoyu önünde açıklamaktan çekinmemekte, iftiralarına 'gözbebeği' diye hitap ettiği üniversitemizi alet etmek istemektedir. Bunu yaparken de bağımsız yargının temsilcisi olan savcıları, şikayetleri adeta görev addeden kamu görevlisi olarak nitelemekte, kendisine ve partisine, sosyal medya mesajları üzerinden kahramanlık destanları çıkarmayı hedeflemektedir.' değerlendirmesinde bulundu. 'Sorumlu bir milletvekili, insanları rahatsız etmekten ve fezleke düzenlenmesinden onur duymaz' diyen Hotar, şunları kaydetti:'Milletine, devletine ve insanlığa hizmet etmekten mutluluk duyar. Böyle bir gayesi olmayan bu vekilin Sayıştay Raporu'nu bahane ederek 'kurumlarda usulsüzlük ve yolsuzluk var' algısı yaratmaya çalışması elbette şaşılacak şey değildir. Lakin, kendi amacı hizmet olmayan birisi için tek çıkış yol, başkalarının başarılarını kıskanmak ve çalışmalarını karalamaktır. O bahsedilen rapordaki bütün tespit ve bulgulara ilişkin gerekli açıklamalar, ilgili mercilere zaten yapılmıştır. Ortada hukuken hesap verilemeyecek bir durum da yoktur. Siyasetçi kimliğini kenara bırakmış bir bilim insanını siyasetin içine çekmeye çalışmak bir şey kazandırmaz.Bugüne kadar gerek bilim insanı, gerek milletvekili olarak aziz milletimize hizmet etmekten her zaman onur duydum. Önümüzdeki dönemde aynı kararlılıkla yoluma devam edeceğim. İplerini kimin tuttuğu belli olmayan bu vekil için de yasal süreçleri takip edeceğim. Yolsuzlukları, hukuksuzlukları ve kokuşmuşlukları gündeme getirmek iddiasında olan bir siyasetçi, öncelikle 'FETÖ borsası' diye işaret ettiği mafyanın kendi siyasetini güden belediye başkanlarına yaptığı saldırılarla ilgilenmeli ve buradaki ilişkiler ağından doğruları bulmaya çalışmalıdır. İhtiyaç sahibi öğrencilere maddi destek için üniversite yönetiminin kararıyla başlatılan girişimlerle alay edecek kadar çürük siyaset yapan bir kişi, önce vicdan aynasına bakmalıdır.'CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel, bazı gazetelerde yer alan şu iddialarda bulunmuştu:'Hakkımda düzenlenen 3 fezlekenin de aynı kişinin şikayetleri sonucunda olduğunu görünce verdiğim ilk tepki gülmek oldu. Eskinin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili olan son 2 yıldır da DEÜ Rektörlüğü yapan Fatma Seniha Nükhet Hotar'ın kendisine sosyal medya üzerinden hakaret ettiğim ve kendisine iftira attığım gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Ağababaları Ankara'da olan Fatma Seniha Nükhet Hotar hanım şunu bilsin ki beni korkutamaz, sindiremez, yıldıramaz. Fezleke sopasıyla beni korkutacağını ve hepimizin gözbebeği olan DEÜ bir siyasi partinin arka bahçesine çevirmesine göz yumacağımı ummasın.'
Derleme - Kovid-19 Salgınıyla İlgili Dünyada Son 24 Saatte Yaşanan Gelişmeleri Derleyerek Yayımlıyoruz.
Saygılarımızla.
Aa
SARAYBOSNA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 39 milyon 46 bine, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 1 milyon 100 bine yükseldi. İyileşenlerin sayısı 29 milyon 266 bini aştı.Vaka sayısı ABD'de 8 milyon 156 bin, Hindistan'da 7 milyon 309 bin, Brezilya'da 5 milyon 141 bin ve Rusya'da 1 milyon 354 bine çıktı. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) üst düzey istihbarat yetkililerinin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından bağışlanmak istenen Çin yapımı Kovid-19 tanı kitlerinin alınmasını, yaptığı uyarılarla engellediği bildirildi.ABD'de Demokrat Başkan Yardımcısı adayı Kamala Harris, ekibinde iki kişide virüs tespit edilmesinin ardından, seyahatlerini askıya aldı. Hindistan'da salgın nedeniyle kapatılan sinema salonları, 7 ay aradan sonra yeniden hizmet vermeye başladı. Rusya'da Moskova Belediyesi, salgın tedbirleri kapsamında, vatandaşların şehirdeki gece kulüplerine giriş için izin alması yönünde karara vardı. İspanya Sağlık Bakanı Salvador İlla, ülke olarak salgının bulaşma seviyesinde en yüksek riskte bulunduklarını belirterek, 'İspanya'nın ulusal ortalaması, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin Kovid-19'da belirlediği acil sınır durumunun dört katı.' dedi.AB'nin salgın için hazırladığı, ortak kriterlerin belirlendiği seyahat kısıtlamaları haritasında tüm İspanya 'kırmızı' renkle, en riskli bölgeler arasında yer aldı.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge, günlük vaka sayılarının Avrupa'da 'katlanarak arttığı' uyarısında bulunarak, 'Kısıtlayıcı tedbirlerin hızlandırılmasının tam zamanı ama tam karantina (sokağa çıkma yasağı) ise en son çare. Neyin yapılabileceğini ve yapılması gerektiğini mart ayından çok daha iyi biliyoruz.' dedi.Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri, ağırlıklı olarak artan vakalar nedeniyle alınan tedbirler ve Brexit sonrası İngiltere-AB ilişkileri gündemiyle toplandı.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ekibinden bir kişinin testinin pozitif çıkması nedeniyle AB Liderler Zirvesi'nden ayrıldı.İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock, ülkenin bazı bölgelerindeki durumun 'ciddi' olduğunu belirterek, Londra'nın yanı sıra York ve Essex'in de aralarında bulunduğu 9 kentte, ikinci aşama kısıtlamaların uygulanacağını duyurdu. İngiltere; İtalya, Vatikan ve San Marino'dan gelecek yolculara 14 günlük karantina şartının uygulanacağını duyurdu.İran Meclisi Sağlık Komisyonu Başkanlık Heyeti Üyesi Muhammed Ali Muhsini Bendpey, ülkede salgın kaynaklı gerçek ölüm sayılarının, açıklanan rakamlardan çok daha fazla olduğunu söyledi. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, ikinci dalganın etkili olmaya başladığı Avrupa'da, bazı ülke ve şehirlerde virüsün çok hızlı yayıldığını belirterek, bu nedenle çok sert önlemleri hayata geçirmek zorunda kaldıklarına dikkati çekti.Kurz, ''Durum çok ciddi, herkes tarafından bunun açıkça anlaşılması gerekiyor.'' ifadesini kullandı.Almanya'da, son 7 günde 100 bin nüfus başına vaka sayısının 50'yi aştığı kent ve ilçelerde, tedbirlerin sıkılaştırılacağı açıklandı. Tayvan'da üç dakikada sonuç veren Kovid-19 testi geliştirildi. Yüksek hassasiyetli biyomedikal algılama teknolojisine sahip test kitinde biyosensör çip bulunduğu belirtildi. Hong Kong ve Singapur, seyahat bağlantılarını yeniden kurarak, salgına karşı önlem olarak yolcuların karantinaya alınmasına gerek kalmadan hava yolculuğuna devam etme kararı aldı. Bilim insanları, salgınla mücadelede toplumsal bağışıklık yöntemine ilginin tekrar arttığını belirterek, bu yolla salgını durdurmaya çalışmanın 'çok tehlikeli bir yanlış' olduğu uyarısında bulundu. Video paylaşım sitesi YouTube, salgına karşı geliştirilen aşı adayları hakkında yanıltıcı bilgiler yayan videoları engelleyeceğini açıkladı. Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunun Fransa'nın Strazburg kentinde yapılmasına yönelik planlar, artan vakalar nedeniyle iptal edildi. Uluslararası Judo Federasyonu (IJF), salgın nedeniyle ara verilen uluslararası müsabaka takvimini 8 ay sonra Budapeşte Grand Slam ile başlatacağını duyurdu.Salgın nedeniyle 7 aydır oynanmayan Arjantin'deki futbol liglerinin, 30 Ekim'de başlayacağı belirtildi. İtalyan motosikletçi Valentino Rossi, Kovid-19 testinin pozitif çıktığını açıkladı.
Reklam
Kastamonu'da Ormanları "Terminatör Böcekler" Koruyacak
KASTAMONU (AA) - Kastamonu Orman Müdürlüğü Biyolojik Mücadele Laboratuvarı'nda üretilen ve 'terminatör böcek' olarak bilinen 'Thanasimus formicarius' böceği, kentin ormanlarını koruyacak.Orman Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ormanları korumak amacıyla önemli çalışmalara imza atıldığı bildirildi.Böceklerin verdiği zararın, dünyada tüm bilim insanları tarafından 'Dumansız Yangın' olarak tabir edildiği belirtilen açıklamada, 'Ormanlarımızda yangın felaketinden en az beş kat daha fazla ormanlara zarar veren, ormanların zayıf düşmesine ve kurumasına neden olan tüm kabuk böceklerine karşı Bölge Müdürlüğümüz Laboratuvarında üretilen 'Terminatör böcek' Thanasimus formicarius iş başında.' ifadelerine yer verildi. Açıklamada, 34 bin 285 'terminatör böceğin' Azdavay, Kastamonu merkez, Küre ve Karadere Orman İşletme Müdürlükleri sınırları içinde bölgelere bırakıldığı aktarılarak, şunlar kaydedildi:'Çam ve Göknar ormanlarında zarar yapan Göknar Büyük Kabuk Böceği olarak tabir edilen 'Pityokteines curvidens', Göknar Küçük Kabuk Böceği olarak bilinen 'Cryphalus piceae', Oniki Dişli Çam Kabuk Böceği olarak bilinen 'İps sexdentatus', Altı Dişli Çam Kabuk Böceği olarak bilinen 'İps acuminatus'e karşı biyolojik mücadele kapsamında, laboratuvar şartlarında üretilen avcı böcek 'Thanasimus formicarius'un ergin ve larvaları, kabuk böceklerinin zarar yaptığı bölmelere bırakılmak suretiyle biyolojik mücadele çalışmalarımız devam etmektedir.'
Bilim İnsanları Yarasalardan Domuzlara Geçen 'SADS-CoV'a Karşı Uyardı: Potansiyel Salgın Riski Taşıyor
Dünya, Wuhan kaynaklı Kovid-19 salgını ile mücadeleye devam ederken ABD'li araştırmacılar, hayvanlardan insanlara geçen farklı bir virüsün neden olacabileceği potansiyel yeni bir salgın konusunda uyarı yaptı. Bilim insanları 2016 yılından beri Çin’de domuzları enfekte eden ve hayvanlarda şiddetli ishal ve kusmaya neden olan bir koronavirüs türünün insanlara bulaşabileceğini kanıtladıklarını açıkladı. Yarasalardan domuzlara geçen “SADS-CoV” adlı virüsün hava yoluyla insan solunum organlarında, karaciğerlerde ve bağırsaklarda çoğalabildiği belirtildi.
Reklam
Dünyanın Oda Sıcaklığında İlk Süper İletken Maddesi Sentezlendi
ANKARA (AA) - Dünyada ilk kez oda sıcaklığında yeni bir süper iletken madde sentezlendi. TechExplorist sitesinin haberine göre, Rochester Üniversitesinde makine mühendisliği, fizik ve astronomi öğretim görevlisi Ranga Dias ve ekibinin sentezlediği madde, yaklaşık 15 derecede herhangi bir dirençle karşılaşmadan elektriği iletebilir görünüyor. Bunun, genellikle çok soğukla ilişkilendirilen süper iletkenlik açısından yeni bir rekor olduğuna işaret edildi. Bilim insanları, bu işlem için karbonlu sülfür hidriti, bilimsel deneylerde kullanılan bir cihaz olan hücre tabanlı elmas içinde foto kimyasal olarak sentezlemek amacıyla hidrojeni karbon ve sülfürle bir araya getirdi. Karbonlu sülfür hidritin 14,44 derecede süper iletkenlik sergilediği gözlemlendi.Öte yandan iletkenliğin 267 milyar paskal basınç altında görüldüğü, bunun pratik kullanımı açıkça sınırladığı belirtildi. Dias, bir sonraki hedeflerinin oda sıcaklığında süper iletkenliği düşük basınçta elde etmenin yollarını keşfetmek olacağını dile getirdi.
Bilim İnsanlarından Kovid-19'A Karşı Toplumsal Bağışıklık Yönteminin Çok Tehlikeli Olduğu Uyarısı
LONDRA (AA) - Bilim insanları, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede toplumsal bağışıklık yöntemine ilginin tekrar arttığını belirterek, bu yolla salgını durdurmaya çalışmanın 'çok tehlikeli bir yanlış' olduğu uyarısında bulundu. Farklı ülkelerden önde gelen 80 bilim insanı tıp dergisi Lancet'e yolladıkları ortak mektupta, toplumsal bağışıklığın Kovid-19'la mücadelede bilimsel bir karşılığının olmadığını bildirdi.Mektupta, salgındaki ikinci dalga nedeniyle birçok ülkede kısıtlamaların yeniden uygulanmaya başladığı, bunun yaygın şekilde moral bozukluğu ve güven sorununa yol açtığı ve bu sebeple son dönemde toplumsal bağışıklığa ilginin tekrar arttığı belirtildi.Yaşlıları ve kronik rahatsızlığı bulunanları bu yöntemle korumanın yanlış olduğu vurgulanan mektupta, Kovid-19'un risk grubunda olmayanlar arasında yayılmasına izin vermenin de tehlikeli olduğuna dikkat çekildi.Mektupta, 'Gençler arasında kontrolsüz bulaşma, ölüm oranlarını arttırma riski de taşıyor. Ölümlere ek olarak, bu durum iş gücünü olumsuz etkileyecek ve sağlık hizmetlerinin sağlanmasını engelleyecek. Kovid-19'un toplumda yayılmasını kontrol etmek, güvenli ve etkili aşılar bulunana kadar toplumları ve ekonomileri korumanın en iyi yoludur.' ifadelerine yer verildi.Nüfusun büyük bir kısmının uzun süreli izolasyonunun pratikte imkansız olduğunun ve etik olmadığının aktarıldığı mektupta, toplumdaki virüs seviyesini bastırmak için acil harekete geçilmesi çağrısında da bulunuldu.Mektuptaki imzacılar arasında, İngiltere hükümetinin eski bilim danışmanı Sir David King, Dünya Sağlık Örgütü eski direktörü Anthony Costello, viroloji uzmanı Prof. Deenan Pillay ve Avrupa Halk Sağlığı uzmanı Prof. Martin McKee de bulunuyor. Toplumsal bağışıklık Toplumsal bağışıklık metodunda düşük risk grubunda olanların virüse yakalanması böylece toplumunun, salgına karşı bağışıklık kazanması amaçlanıyor. Yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunanların izole edildiği bir ortamda özgürlükleri kısıtlanmadan hareket edebilen düşük risk grubundaki kişilerin en az yüzde 60'ına Kovid-19 bulaşması toplumsal bağışıklık için yeterli kabul ediliyor.
Ay, 4 Milyar Yıl Önce Dünya'nın Atmosferini Güneş'ten Korumuş Olabilir
ANKARA (AA) - Ay'ın 4 milyar yıl önce Dünya'nın atmosferini, daha aktif olan Güneş'ten korumuş olabileceği bildirildi. 'New Scientist' sitesinin haberine göre, Apollo misyonları sırasında Ay'dan toplanarak Dünya'ya getirilen taş örnekleri, 4,2 ila 3,4 milyar yıl önce Dünya'nın uydusunun manyetik alana sahip olduğuna dair kanıt sundu. Ay'ın, Dünya'ya bugünkünden 2 kat daha yakın olduğu bu dönemde sahip olduğu manyetik alanın, Dünya'nın bugünkü manyetik alanı kadar güçlü olduğu hesap edildi.Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansında (NASA) görevli bilim insanı James Green ve meslektaşları, bu bilgi doğrultusunda Ay'ın manyetik alanının Dünya ile etkileşimini ortaya koyan bir modelleme çalışması yürüttü. Bilim insanları, o dönemde Ay ve Dünya'nın manyetik alanlarının bir araya gelerek, yüz milyonlarca yıl aktif kalan koruyucu bir manyetosfer yaratmış olması gerektiği sonucuna vardı. Bu manyetosferin, Dünya'nın erken dönemine ait kilit soru işaretlerinden birini çözdüğüne, o zamanlar bugünkünden çok daha aktif Güneş'in yerkürenin atmosferini yok etmesinin önüne geçtiğine inanıldığı belirtildi. Green, 'Ay, Dünya için Güneş rüzgarına karşı önemli bir koruyucu bariyer sağlamış görünüyor. Bu dönemde Dünya'nın, atmosferinin devamlılığını sağlama kabiliyeti açısından kritik bir bariyer.' değerlendirmesini yaptı.
Reklam
2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni
ANKARA (AA) - YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, 'Hepimizin takip ettiği Türk yükseköğretimi, pandemi sürecinde dijitalleşmede önemli bir aşama katetti. Elbette ki gelişmeye açık noktaları var. Ama akademinin dijital dünyada elde ettiği birikim, yükseköğretimin geleceğini ve yönetimini ciddi olarak etkileyecek niteliktedir.' dedi.Saraç, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmelerin toplumun beklentileri ve ihtiyaçlarını yeniden şekillendirdiğini, YÖK'ün bu değişim ve dönüşüme hayata geçirdikleri yeni ve yenilikçi proje ve icraatlerle ayak uydurduğunu belirtti.Toplumsal beklenti ve taleplerdeki değişmelere bağlı olarak geçmişte oluşturulan bazı kurumların yapı ve fonksiyonlarında zaman içinde değişmelerin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Saraç, bu bağlamda son yıllarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da verdiği destekle YÖK'ün artık yeni bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi.Bir kurumun dıştan müdahalesiz kendisini dönüştürmesinin zor olduğu şeklinde yaygın kanaat bulunduğuna işaret eden Saraç, fakat bazen kurumların kurumsal değişim ihtiyacını hissederek dıştan müdahale gerekmeksizin bunu planlayıp gerçekleştirebildiğini söyledi.Kamu yararını ve çıkarını, kurumsal ve bireysel çıkarların ötesinde ve önünde görenlerin kurumsal değişimi bizzat kendilerinin arzu ettiğine ve bunu gerçekleştirmek için çalıştığına dikkati çeken Saraç, 'YÖK olarak son 5-6 yıl içindeki icraatımızla bu zoru başarmak üzere olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliriz. Geçmişte kalan müdahaleci YÖK'ten şikayetler, ortaya koyduğumuz uygulamalarımızla, yetki paylaşımı ve yetki devirleri sonrasında artık kalkmıştır.' diye konuştu.Saraç, son dönemde YÖK'ün dışında yapılan anketlerin öğrenci ve öğretim üyesi nezdinde YÖK'e duyulan güvenin gittikçe artarak yüksek oranlara ulaştığını gösterdiğini belirtti.'Öğretim üyeleri açık ara kadınlardan oluşacak'Kadın öğretim elemanı sayısının 2003'te toplam öğretim elemanının yüzde 38'i iken bugün bu oranın yüzde 45'e yükseldiğini bildiren Saraç, şunları kaydetti:'Bugünün araştırma görevlileri yarının öğretim üyeleridir. 2003'te 27 bin 380 araştırma görevlisinin yüzde 42'si kadın iken bugün bu oran, yüzde 51'nin üstüne çıktı. Araştırma görevlilerinin 26 bin küsuru kadın, 24 bini erkektir. Yani yarısından çoğu kadındır. Diğer bir ifadeyle son yıllardaki bu artış önümüzdeki bir iki yıl daha sürerse beş yıl içinde öğretim üyelerinin açık ara kadınlardan oluştuğu bir yükseköğretim sistemi söz konusu olacaktır. Hukuk alanından bir örnek verelim. Hukuk alanında 2003 yılında yüzde 24 olan kadın öğretim üyesi oranı, bugün yüzde 38'e yükseldi. Daha da dikkat çekici olanı ise hukuk fakültelerindeki araştırma görevlilerinin de şu an yarısından çoğunun, yüzde 52'sinin, kadın olması. Bu araştırma görevlileri öğretim üyesi olduklarında, yani dört beş yıl sonra bütün akademide olduğu gibi hukuk fakültelerinde de kadın akademisyen sayısının erkeklerden fazla olacağı açıktır.'Saraç, yakın bir gelecekte, yani 4-5 yıl içinde kız öğrencilerin ve kadın öğretim üyelerinin çoğunlukta bulunduğu bir yükseköğretim sistemi oluşacağının kesin göründüğünü ifade etti.YÖK Gelecek Projesi ile Türkiye'de ilk defa başarılı bölümlerin, akademik kadro takviyesiyle ödüllendirilmeye başlandığını hatırlatan Saraç, şöyle devam etti:'İnşallah bu ay sonuna doğru yine üniversite akademik personel istihdamına yeni bir vizyon kazandıracak olan YÖK Kariyer-Liyakat Projesi'ni hayata geçireceğiz. Liyakat sahibi nitelikli doktoralı gençlerimiz ile üniversitelerimizi ülkemizde ilk defa uygulanacak bir kurgu ile eşleştireceğiz. YÖK Gelecek Projesi de YÖK 100/2000 Projesi gibi aslında bir Türkiye projesidir. Ülkemizin bilim hayatına yön verecek bir projedir.'Saraç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünyada yükseköğretimi, eğitim-öğretim sistemlerini derinden etkilediğini, öğrenme, öğretme ve iletişim yöntemlerini yeniden şekillendiğini dile getirdi.Dünyada neredeyse bütün üniversitelerin, salgını takiben birkaç gün içinde yüz yüze eğitimden vazgeçip, dersleri çevirim içi ortama aktarmak zorunda kaldığını anımsatan Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:'Bugünlerde de yüz yüze eğitime dönen pek çok üniversite görülen vakalar dolayısıyla tekrar online eğitime dönüyorlar. Yükseköğretim Kurulu olarak, Mart 2020'den bu yana üniversite yönetimlerimiz ve diğer paydaşlarımızla birlikte aldığımız esnek kararlarla, Sağlık Bakanlığımızın tavsiyeleri çerçevesinde yükseköğretime ilişkin bütün süreçleri dinamik süreçler şeklinde yürütmekteyiz. YÖK olarak bu dönemde; sisteme kazandırdığımız hibrit/karma öğretim modelinin ve üniversitelerimizin bu dönemdeki olağanüstü çabalarının bugünün sorunlarını çözmekten daha da öte bir noktada yükseköğretimimize ve ülkemize kalıcı fayda sağlamasını hedefliyoruz. 'Yekta Saraç, küresel salgından önce, 2019'da başlattıkları 'Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi'ni bu dönemde daha da geliştirip genişlettiklerini söyledi.'Eğitim ve öğretimde esas olan örgün, yani yüz yüze eğitimdir'Çevirim içi eğitimi, zor zamanlara has bir konu olarak değil Kovid-19 salgını döneminden 1,5 yıl önce başlattıkları 'Dijital Dönüşüm Projesi' kapsamında, eğitimde bir sistem ve yöntem farklılaşması, paradigma değişikliğinin temel bir unsuru olarak ele aldıklarına işaret eden Saraç, şu açıklamalarda bulundu:'Hepimizin takip ettiği Türk yükseköğretimi, pandemi sürecinde dijitalleşmede önemli bir aşama katetti. Elbette ki gelişmeye açık noktaları var. Ama akademinin dijital dünyada elde ettiği birikim, yükseköğretimin geleceğini ve yönetimini ciddi olarak etkileyecek niteliktedir. Eğitim ve öğretimde esas olan örgün, yani yüz yüze eğitimdir. Fakat bütün dünya gibi Türkiye de; yükseköğretimin durmaması, öğrenme ve öğretme sürecinin kesintiye uğramaması için bu imkandan yararlanıyor.'Saraç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben, 'Sizin liderliğinizde ülkemiz, diğer alanlarda olduğu gibi yükseköğretimde de bu zor süreci inşallah en az hasarla atlatacaktır.' dedi.YÖK Başkanı Saraç, yükseköğretimin dijital dünyasının bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını, bilgi kaynaklarını zenginleştirdiğini ve başkaca pek çok imkan sunduğunu belirtti.Bununla birlikte online eğitimin, kendi içinde, toplumlardaki sınıfsal farklılıkları derinleştirme tehlikesini de barındırdığına dikkati çeken Saraç, şunları söyledi:'Yeni YÖK olarak özellikle 2006'dan sonra kurulan üniversitelerimizi özel bir hassasiyetle kurumsal olarak destekliyoruz. Dijital Dönüşüm Projemizin merkezine bu üniversiteleri koyduk. Onlar için yeni ve yenilikçi programlar başlattık.'Saraç, Erdoğan'a hitaben 'Sizin ülkemiz için koyduğunuz yüksek hedeflere ulaşmak için ülkemizin küresel bir güç olma yolundaki yürüyüşüne katkı sağlamak için bilim dünyasının tekellerini yıkmak, bu vatan ve toplum için bilimsel faaliyetler yapmak, bilim emperyalizmine yenilmemek, eğitimde sosyal adalet ve fırsat eşitliğini sağlamak için gayret göstermeye ve çalışmaya devam edeceğiz.' diye konuştu.
Antalya'ya Önem Katanlar Ödüllerini Alıyor
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından düzenlenen 'Kente Önem Katanlar' (KÖK) ödülleri, sahiplerine veriliyor.İnovasyon, dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, spor, çevre, kurumsal sosyal sorumluluk, Antalya araştırması ve basın kategorilerinin yer aldığı KÖK'te, faaliyetleri ve eserleriyle kentin gelişimine katkı sağlayanlar ödüllendirildi. Buna göre Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent'te Ar-Ge faaliyetlerini yürüten Paximum Bilişim kurucusu Erol Türk ve Visirobo Yazılım kurucusu Ali Mert Alta, çalışmalarıyla ödül almaya hak kazandı. ATSO Başkanı Davut Çetin, Türk ile Alta'ya ödüllerini verdi.Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz da Türk ve Alta'yı çalışmalarından dolayı tebrik etti. Önemli çalışmalarıyla kentin gelişimine ve Teknokent'in başarılarına katkı sağlayan girişimciler ile şirket kurucularının önemli başarılarda isimlerini duymanın gurur verici olduğunu aktaran Yavuz, başarıların devamını diledi. Türk ve Alta da verilen destekten dolayı teşekkür etti.
Reklam
Antalya'ya Önem Katanlar Ödüllerini Alıyor
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından düzenlenen 'Kente Önem Katanlar' (KÖK) ödülleri, sahiplerine veriliyor.İnovasyon, dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, spor, çevre, kurumsal sosyal sorumluluk, Antalya araştırması ve basın kategorilerinin yer aldığı KÖK'te, faaliyetleri ve eserleriyle kentin gelişimine katkı sağlayanlar ödüllendirildi. Buna göre Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent'te Ar-Ge faaliyetlerini yürüten Paximum Bilişim kurucusu Erol Türk ve Visirobo Yazılım kurucusu Ali Mert Alta, çalışmalarıyla ödül almaya hak kazandı. ATSO Başkanı Davut Çetin, Türk ile Alta'ya ödüllerini verdi.Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz da Türk ve Alta'yı çalışmalarından dolayı tebrik etti. Önemli çalışmalarıyla kentin gelişimine ve Teknokent'in başarılarına katkı sağlayan girişimciler ile şirket kurucularının önemli başarılarda isimlerini duymanın gurur verici olduğunu aktaran Yavuz, başarıların devamını diledi. Türk ve Alta da verilen destekten dolayı teşekkür etti.
Antalya'ya Önem Katanlar Ödüllerini Alıyor
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından düzenlenen 'Kente Önem Katanlar' (KÖK) ödülleri, sahiplerine veriliyor.İnovasyon, dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, spor, çevre, kurumsal sosyal sorumluluk, Antalya araştırması ve basın kategorilerinin yer aldığı KÖK'te, faaliyetleri ve eserleriyle kentin gelişimine katkı sağlayanlar ödüllendirildi. Buna göre Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent'te Ar-Ge faaliyetlerini yürüten Paximum Bilişim kurucusu Erol Türk ve Visirobo Yazılım kurucusu Ali Mert Alta, çalışmalarıyla ödül almaya hak kazandı. ATSO Başkanı Davut Çetin, Türk ile Alta'ya ödüllerini verdi.Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz da Türk ve Alta'yı çalışmalarından dolayı tebrik etti. Önemli çalışmalarıyla kentin gelişimine ve Teknokent'in başarılarına katkı sağlayan girişimciler ile şirket kurucularının önemli başarılarda isimlerini duymanın gurur verici olduğunu aktaran Yavuz, başarıların devamını diledi. Türk ve Alta da verilen destekten dolayı teşekkür etti.
Antalya'ya Önem Katanlar Ödüllerini Alıyor
ANTALYA (AA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından düzenlenen 'Kente Önem Katanlar' (KÖK) ödülleri, sahiplerine veriliyor.İnovasyon, dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, spor, çevre, kurumsal sosyal sorumluluk, Antalya araştırması ve basın kategorilerinin yer aldığı KÖK'te, faaliyetleri ve eserleriyle kentin gelişimine katkı sağlayanlar ödüllendirildi. Buna göre Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent'te Ar-Ge faaliyetlerini yürüten Paximum Bilişim kurucusu Erol Türk ve Visirobo Yazılım kurucusu Ali Mert Alta, çalışmalarıyla ödül almaya hak kazandı. ATSO Başkanı Davut Çetin, Türk ile Alta'ya ödüllerini verdi.Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz da Türk ve Alta'yı çalışmalarından dolayı tebrik etti. Önemli çalışmalarıyla kentin gelişimine ve Teknokent'in başarılarına katkı sağlayan girişimciler ile şirket kurucularının önemli başarılarda isimlerini duymanın gurur verici olduğunu aktaran Yavuz, başarıların devamını diledi. Türk ve Alta da verilen destekten dolayı teşekkür etti.
Reklam