onedio
Elektrikli Otomobiller Yazları Serin Kılacak
Gerçekleştirilen yeni bir araştırmaya göre, elektrikli otomobiller sıradan araçların aksine daha az sıcaklık üretiyor ve doğanın dengesini bulmasında önemli rol oynuyor.Nature'ın paylaştığı özel bir rapora göre, çok sayıda bilim insanının katıldığı bir araştırma, gelecekte elektrikli otomobillerin dünyanın ve pek tabii doğanın dengesi için önemli bir rol üstleneceğini ortaya koymuş. Buna göre elektrikli araçlar günümüzde diğer otomobillere göre çok daha az sıcaklık üretiyor, aşırı ısınmadan kaçınmış olarak mevsim dengelerini bile korumanın önünü açıyor.Elektrikli otomobillerin sahip oldukları soğutma sistemleri ve enerji depolama için kullanılan özel aksamları, mevcut araçların motorlarına göre de daha çevre dostu olarak biliniyor. Ürettikleri sıcaklığın minimum seviyede olduğu dile getirilirken, önemli bir de ekleme yapılıyor. Rapora göre özellikle de büyük şehirlerde yaygınlaşacak olan yeni nesil otomobiller sıcaklığı yüksek tutmayacağı için daha az klima çalışacak, bu da atmosfere yayılacak daha az zararlı gaz anlamına gelecek.Beijing'teki elektrikli otomobiller sayesinde, kısa bir süreçte havalandırma kaynaklı karbondioksit günlük emisyonu 11 bin 779 tonluk bir düşüşesahne olmuş. Kara geçilen binlerce kW'lık enerji de bir başka artı olmuş.San Francisco Bay gibi ekoloji dostu bölgelerde bile henüz düşük kullanım oranlarına sahip olan elektrikli otomobillerin ilerleyen yıllarda daha çok yaygınlaşacağı söylenirken, bu sayede hem petrole olan bağımlılık azalacak, hem de doğa için çok önemli bir devrim yaşanmış olacak.ShiftDelete.Net
Bilim-Severlerin Bakması Gereken 15 Site
Elbette internet üzerinden harika kaynaklar bulunabilir. Emek gerektiren tonlarca yazı, resim ve video içerikli kaliteli paylaşımların yer aldığı bu kaynaklardan birkaçını sizlerle paylaşmak isterim. Bahsettiğim siteleri Facebook sayfalarından da takip edebilirsiniz. Bazıları temel düşüncelerinizle çelişecek, bazıları bilgi-birikiminize inanılmaz şeyler katacak, ama her türlü açık-fikirle ve ön-yargısız bir şekilde incelemeniz ve öğrenmeniz dileğiyle, iyi okumalar.
'Mutlu Bir Türkiye Çok Zor Değil'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Temel amacımız; mutlu, huzurlu, herkesin işinin ve aşının olduğu bir Türkiye. Bu çok zor değil' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, temel amaçlarının 'mutlu, huzurlu, herkesin işinin ve aşının olduğu bir Türkiye' olduğunu belirterek, 'Bu çok zor değil. Devleti yöneten kişinin akılcı politikalar üretmesi halinde, bu tür sorunları çözersiniz. Çözen ülkeler var' dedi.Kılıçdaroğlu, Beşiktaş'taki Four Seasons Hotel'de düzenlenen ve 35 ülkeden iş adamları, politikacılar, bilim adamları, diplomatlar ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen Dünya İş Konseyi Liderler Konferansı'na katıldı.Burada katılımcıların sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, 'Dünyaya entegre olmaktan bahsederken YÖK'ün denklik ve yurt dışı eğitim politikalarını yorumlar mısınız?' şeklindeki soru üzerine, 'CHP iktidarında, YÖK diye bir kurum olmayacak. Bütün üniversiteler bilgi üretecek. Üniversiteler özgür ve özerk olacak' ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu, 'Türkiye'nin gelir dağılımı adaletsizliği, ne zaman düzelir?' sorusuna karşılık, gelir dağılımında artan farkı konuşmasında dinleyicilerin bilgisine sunduğunu belirterek, vergi politikalarıyla, kamu harcamalarıyla ve sosyal destek programlarıyla gelir dağılımında düzenleme yapmanın mümkün olduğunu, bir ülkede işsizlik, yoksulluk, açlık ve sefalet varsa o ülkede barışın ve huzurun sağlanamayacağını söyledi.'Temel amacımız; mutlu, huzurlu, herkesin işinin ve aşının olduğu bir Türkiye. Bu çok zor değil. Devleti yöneten kişinin akılcı politikalar üretmesi halinde, bu tür sorunları çözersiniz. Çözen ülkeler var. Yeniden bulacağımız bir mucize değil bu. Vergi politikasını, bütçe politikasını, sosyal destek programlarını buna göre yaparsınız, bütün yoksul yurttaşları sosyal destek programları kapsamına alırsınız' diyen Kılıçdaroğlu, 4 yıllık CHP iktidarında Türkiye'de yoksulluğun sıfırlanacağını anlattı.'Sosyal devlet olgusu, toplum belleğine yerleştirilmeli'Kılıçdaroğlu, CHP'nin sosyal politikaları hakkındaki bir soruya karşılık, sosyal devlet olgusunun çok daha fazla tartışılması ve toplumun belleğine yerleştirmeleri gerektiğini kaydetti.Sosyal devletin tarifini yapan Kılıçdaroğlu, 'Sosyal devlet şu; işçisi de işvereni de örgütlenecek. Belli amaçlar çerçevesinde, insanlar bir araya gelip sivil toplum örgütleri kuracak. Bir kişi işsizse, devlete dönüp 'benim işsizliğimi sen gidermek zorundasın' deme hakkı olan devlettir sosyal devlet. Eğer bir aile yoksulsa iktidara, hükümete, devlete dönüp 'Benim açlığımı gidermek zorundasın sen ey devlet' deme hakkına sahiptir. Bu hak, yurttaşın elinden alınmış durumda. Neden? Çünkü hükümetin yaptığı yardımlar, sosyal devletin gereği olarak algılanmıyor' diye konuştu.'İktidarda olanlar bu yardımı sanki ceplerinden yapıyorlarmış gibi bir algıyı yaratıyorlar. O algı toplumda beslenerek büyüyor' diyen Kılıçdaroğlu, yardımların vatandaşların vergisinden yapıldığını dile getirdi.Vatandaşın ödediği verginin nereye harcandığını soramamasının sosyal devletin güçlenmesinin önünde engel oluşturduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, 'Benden vergi alınıyorsa o verginin hesabını iktidar vermek zorundadır. Ödediğim verginin hesabını soramıyorsam, o ülkede demokrasi henüz oturmamış demektir. Sosyal devlet, bu açıdan çok ama çok önemli' dedi.Kılıçdaroğlu, sosyal devletten sendikaların söz etmediğini, sivil toplum örgütlerinin, aydınların, köşe yazarlarının, üniversitelerin arzu edildiği kadar bahsetmediğini anlatarak, 'Eğer sosyal devleti ve onun gereklerini bu topluma yeteri kadar anlatabilirsek farklı bir dünyayı hep beraber inşa etmenin yollarını aşacağız. Sosyal devlet, çok önemli bir kavramdır. Sosyal devlet, halkına hesap veren devlettir. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği Türkiye, sosyal devleti güçlü bir toplum demektir. Hepimiz bu konuda çalışacağız' değerlendirmesinde bulundu.'İnsani gelişmişlik endeksinde ilk 20'ye girmemiz lazım''İktidarda olsaydınız neyi farklı yapardınız?' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün olmadığı bir ülkede gelişme olmayacağını, gelişmişliğin sadece kişi başına düşen gelirle ölçülemeyeceğini söyledi.Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'İktidarın hedefi; ilk 10'a girmek. Biz 'İlk 10'a girmek yeterli değil. Ayrıca insani gelişmişlik endeksinde ilk 20'ye girmemiz lazım' diyoruz. Yani 20 yılda bizim en az 40 basamak yükselmemiz gerekiyor. İnsani gelişmişlik endeksinde gerilerdeyseniz sizin demokrasinizin adı hibrit demokrasi, yarım demokrasi oluyor. Bu ülkenin insanına bu yakışmaz. Biz olsaydık şayet iktidarda, emin olun bizim üniversitelerimiz dünyanın en saygın üniversiteleri arasında girmiş olurdu. En az 10 üniversite. Çünkü o üniversiteler özgür, özerk olacaktı. bilim, bilgi üreteceklerdi. Baskı altında olmayacaklardı. Her türlü düşüncenin özgürce konuşulduğu kurumlar olacaktı.'Kılıçdaroğlu, bir iş adamının Türkiye'de çip üretmek istediğini ve bunun için bir milyar dolara ihtiyacı olduğunu dile getirerek, 'Ben başbakan olsaydım bu parayı gözüm kapalı verirdim. Türkiye çip üretmeli, yüksek teknolojiye geçmeli. Eğer siz katma değeri yüksek ürün üretmiyorsanız başarılı olma, rekabet etme şansınız sıfır' diye konuştu.Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin 2023, 2071 gibi hedeflerini de eleştirdi.'Dört yılda Türkiye'nin kaderi değişir'Kılıçdaroğlu, dünyada teknolojik gelişmelerin çok hızlı ilerlediğini aktararak, Türkiye'de üniversitelerin, bilimin dışladığını, eğitimin ortaçağ düzeyine indiğini, çocukların denek olarak kullanıldığını ileri sürdü.İş dünyasına seslenen Kılıçdaroğlu, 'Eğer bu politika ve bu iktidar böyle giderse, yakın bir gelecekte, siz ancak üçüncü dünya ülkelerinin talep ettiği ürünleri üretebilir ve ancak onlara pazar bulabilirsiniz. Bu düşünce beni ürkütüyor. Bu süreç de beni ürkütüyor' ifadelerini kullandı.Devletin kin, öfke, duygu ile değil akıl ve mantıkla yönetileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, önyargı ile insanlara yaklaşılamayacağını, kişinin eksikliğini bir başkasını dinleyerek tamamlayabileceğini bildirdi.Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 1980'lerde ekonomik açıdan 14 olan dünya sırasının şu anda 19 olduğunu savunarak, böyle giderse ilk 20'den çıkılacağını anlattı.Yabancı sermaye girişinin az olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, 'Bizim vizyonumuz, Türkiye'yi bilgi toplumuna çağıran vizyondur. 21. yüzyılda ciddi bir atılım yapmak isteyen Türkiye'nin vizyonudur. Türkiye, sorunlarını çözme ve aşma kabiliyetine sahip. Bunun için bilgi de birikim de insan da siyasi parti de var. Gelin bu seçimlerde tercihlerimiz doğru kullanalım. Gelin bir 4 yıllık fırsat verin. 44 yılda Türkiye'nin kaderi değişir, Türkiye çağ atlar' şeklinde konuştu.Uğur Aslanhan, AA
Reklam
'3. Köprü ve 3. Havalimanı Gibi Projeler İstanbul'un İklimini Değiştirecek'
3. köprü, 3. havalimanı ve Kanal İstanbul gibi mega projeler iklimi bile değiştirecek. İstanbul’da sıcaklık 2050’de 3 derece artacak Istrancalar’ın suyu azalacak.Nüfus artışı, yeşil tahribat ve iklim değişikliği gibi sorunlar su kaynaklarını olumsuz etkilerken, 5 bilim insanının hazırladığı raporda, İstanbul için ürkütücü tespitler yer alıyor.Dünya Su Günü'nde yayımlanan “İstanbul’un Su Krizi ve Kolektif Çözüm Önerileri” başlıklı bir rapora göre; 2050’ye kadar İstanbul’daki sıcaklık değerleri 3 derece artacak.Mert İnan'ın Milliyet'te yayımlanan haberine göre, raporda yer alan dikkat çekici tespitler şöyle:Endüstrileşme tehlikesi: En yüksek seviyeye sahip ilk üç tatlı su kaynağı Ömerli, Elmalı veKüçükçekmece. Alibeyköy, en fazla endüstrileşmiş havzadır.Sürdürülebilir değil: 31 Temmuz 2014 tarihinde İstanbul’un tüm barajlarında toplam 164,5 milyon metreküp su hacmi kalmış, Sakarya Nehri’nden ek su aktarımı yapılmıştır. İstanbul’a başka havzalardan sürekli su taşınmasına yönelik bir su yönetimi sürdürülebilir olmayacaktır.Arıtma tesisleri yetersiz: Sakarya Nehri’nin sanayi ve evsel atıklarla kirlenmesi sonucunda su kalitesi çok düşüktür. Melen ve Yeşilçay’ın su kalitesine göre inşa edilmiş mevcut arıtma tesisleri, Sakarya Nehri’nin suyunu arıtmaya uygun değildir.Sıcaklık 2.6 derece artacak: 2020-2050 döneminde İstanbul’un su varlıklarının önemli kısmını kapsayan alanda yıllık en yüksek sıcaklıkların yaklaşık 2,6 derece artması beklenmektedir. Sıcaklık artışının yaz aylarında İstanbul ve çevresinde 3 derece civarında olması öngörülüyor.Yaz yağışları azalacak: İstanbul’da 2020-2050 dönemi için kış mevsimi yağışlarında artış olacağı öngörülürken, yaz ve sonbahar yağışlarında azalma beklenmektedir.Mega projeler iklimi bozacak: 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul arazi kullanımı, nemlilik, sıcaklık, gaz ve enerji akışı ile albedo özelliklerde değişikliklere neden olacak, yeni ve ek ısı kaynakları yaratacaktır. Bu doğal olmayan değişim iklimler dizisini bozabilecek hatta yok edebilecektir. Projelerin yapıldığı alanlar yüksek olasılıkla birer kentsel ısı adasına dönüşecektir.3. Köprü tamamlandığında Kuzey Marmara Otoyolu ile birlikte toplamda 8 bin 715 hektarlık ormanlık alan yok edilecektir. Çökelme ve trafik nedeniyle egzoz gazları baraj göllerinde toplanan suyun kirlenmesine yol açacaktır. Özellikle Ömerli baraj gölünde oluşacak kirlilik DSİ’nin önemli yatırımlarından biri olan Melen Projesi’ni de olumsuz yönde etkileyecektir. 3. Havalimanı işletmesinden kaynaklanacak kurşun bakır ve çinko gibi kirleticiler Terkos Gölü’nü ağır metallerle kirlenmiş bir göl haline getirecektir. Kanal İstanbul, gerçekleşirse İstanbul’da kullanılan suyun yüzde 6.7’sini karşılayan Sazlıdere Havzası ortadan kalkacaktır. Avrupa Yakası’nda yapılacak 4 ayrı yeni kent projesiyle Silivri’den, Bekirli’ye kadar olan tüm yeraltı su kaynakları tehlike altındadır. Kirlenen yeraltı sularının ise temizlenmesi neredeyse imkansızdır.Günlük kayıp miktarı 600 bin metreküpTürkiye genelinde şebekelerin çok eski olması ve suyun iyi yönetilmemesinden dolayı yüzde 43 oranında kayıp-kaçak yaşanmaktadır. Megakent için kayıp-kaçak oranı yüzde 27 seviyesindedir. Yıllık toplam 909 milyon 454 bin metreküp su verilen İstanbul’da yüzde 24’lük bir kayıp; günlük 600 bin metreküp suyun boşa gitmesidir. İstanbul’daki mevcut su kayıp oranı, Sakarya’dan getirilen suya denktir.
Reklam
Sanatçı, Akademisyen ve Yazarlardan HDP'ye Destek Çağrısı
Aralarında Murathan Mungan, Nur Sürer, Nejat İşler, Vedat Türkali’nin de bulunduğu sanatçı, akademisyen, sendikacı, politikacı ve yazarlar 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde HDP ile dayanışmak için çağrı metni yayımladı.Birçok yazar, sanatçı, akademisyen, sendikacı, politikacı ve yazar tarafından imzalanan metin şöyle:“Bu kez sıradan bir seçimle karşı karşıya değiliz. Bu kez ciddi biçimde Türkiye’nin geleceği oylanıyor. Bu kez her seferkinden daha sorumluyuz” denilen çağrı metninde, “Biz aşağıda imzası olanlar, 7 Haziran seçimlerinde HDP ile etkin bağımsız bir dayanışma çalışması yürütmek gerektiğini düşünüyoruz. Seçimlere sayılı günler kala, açık ve net bir politik tutum almaya ve bunu hayata geçirmeye ihtiyacımız var. Bugüne dek mücadele yürütülen tüm alanlarda olduğu gibi, sandıkta da AKP’yi geriletmek gerekiyor.2015 seçimlerinde vereceğimiz oyu düşünürken; Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun tarihsel bir dönemeçten geçtiği koşullarda gerçekleştiğini, seçim sonucunda oluşacak yeni TBMM’nin ve kurulacak yeni hükümetin, Türkiye’nin yakın ve orta vadedeki geleceğinin biçimlendirilmesinde gerekli olan siyasal ve yasal düzenlemelerin tek kaynağı olacağını, Türkiye’deki tüm siyasal, toplumsal güçler açısından seçimlerin hâlâ önemli bir siyasal mecra olarak önümüzde durduğunu en başa koymalıyız. Bu nedenle bize göre, AKP’yi geriletebilmek, Erdoğan’ın başkanlık hesaplarını bozmak, Türkiye’de ve Ortadoğu’da barışın önünü açmak için HDP seçim barajını geçmelidir.Türkiye’nin geleceğine ilişkin kaygılar taşıyan her sorumlu yurttaşı desteğe çağırıyoruz. Tüm Türkiye halklarının, emekçilerin, Alevilerin, laiklik mücadelesini vazgeçilmez gören yurttaşların, aydınların, sanatçıların, bilim insanlarının, sendikaların, demokratik kuruluşların, kadın örgütlerinin, doğa/çevre hareketlerinin, LGBTİ topluluklarının ve sivil inisiyatiflerin, Gezi’de olduğu gibi geniş bir dayanışma ve direniş koalisyonu ile yan yana gelmesine ihtiyaç duyuyoruz.Dayanışma çalışmasının, AKP’yi geriletme hedefinin en başına konularak, kamucu, laikliği savunan, özgürlükçü bir bakış açısıyla sürdürülmesini önemli buluyoruz. Böylece HDP’ye verilecek desteğin genişlemesine, açıkça görülen kimi kararsızlıkların giderilmesine olumlu bir katkısı olacağını düşünüyoruz. Böylesi bir zemin, seçim sonrasında kurulacak, geliştirilecek ilişkiler açısından da önemlidir.Biz aşağıda imzası olanlar, AKP diktasına karşı mücadele etmek ve HDP’ye omuz vermek için gönüllü olmak ve bu amaçla bağımsız bir seçim çalışması yürütmek isteyen herkesi, birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak üzere 29 Mart’ta TTMOB Karaköy Mimarlar Odası’nda düzenlenecek toplantıya çağırıyoruz.İmzacılarAbdurrahman Atalay, Adnan Saatçi, Ahmet Haluk Ünal, Ahmet Tonak, Ahmet Ümit, Akif Burak Atlar, Akif Kara, Ali Mert, Ali Şimşek, Anıl Güler, Arman Yılmaz, Aslı Baran Kaya, Aslı Filiz, A. Mücella Yapıcı, Başar Toros, Behçet Çelik, Bingöl Erdumlu, Burhan Sönmez, Bülent Akbay, Bülent Aslanhan, Bülent Çoşkungür, Bülent Öz, Can Atalay, Can Ersoy, Cansu Yapıcı, Cem Kaptanoğlu, Cemal Polat, Cenk Cihangir, Cenk Dik, Cenk Gündoğdu, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Çetin Ali Nergis, Çoşkun Adalı, D.Özlem Bilgili, Doğan Halis, Ebru Sorgun, Ece Temelkuran, Eda Derya Toper, Edvar Aksakal, Elif Refiğ, Emre Öztürk, Enbiya Kırali, Ender Özkahraman, Enis Riza Sakızlı, Ercan Yavuz, Erge Yeksan, Eriş Bilaloğlu, Ertuğrul Mavioğlu, Ersin Tosun, Esra Türkekul, Evren İşler, F. Naciye Biten, Feridun Koç, Fırat Yücel, Fuat Ercan, F. Serkan Acar, Gaye Boralıoğlu, Gökhan Dinçer, Gönül Kıvılcım, Güçlü Gözüaydın, Gülgün Nergis, Gülsüm Kav, Gün Zileli, Günseli Andaç Atalay, Hakan Güneş, Hakan Koçak, Hakan Öztürk, Hakan Tanıttıran, Haldun Açıksözlü, Haluk Yurtsever, Hamdi Özyurt, Harun Balcıoğlu, Hasan Ali Sönmez, Hasan Efe Uyar, Haydar Karataş, Hayri Erdoğan, Hayri Erol, Hüseyin Erdoğan, Hüseyin Eroğlu, Hüseyin Karabey, Hüseyin Sezer, Hüseyin Terzioğlu, Hüsnü Arkan, İbrahim Sinan Ege, İhsan Hacıbektaşoğlu, İlknur Birol, İsmet Aktaş, İnan Temelkuran, Kaan Müjdeci, Kemal Tanışan, Koray Türkay, Kubilay Kartal, Latife Tekin, Mahir Ünsal Eriş, Masis Kürkçügil, Mehmet Çevik, Mehmet Özgen, Mehmet Türkay, Meliha İnce, Metin Cihan, Metin Solmaz, Metin Yeğin, Mithat Ercan, Moray Morgül, Murat Uyurkulak, Murathan Mungan, Mustafa Atalay, Muzaffer Tekin, Mübarek Berkyürek, N. Çiğdem Atalay, Nadir Öperli, Nazır Kapusuz, Nejat İşler, Nermin Yıldırım, Neslihan Önderoğlu, Nezih Kazankaya, Nur Sürer, Onur Keşt, Orhan Eskici, Osman Akınhay, Oylum Yılmaz, Ozan N. Kaya, Ömer Kamil Kartal, Özge Akman, Özgür Altın, Özgür Ay, Özgür Barış Akbayır, Özgür Doğan, Özgür Karaduman, Pelin Buket Olcay, Pertev Aksakal, Recep Yılbaşı, Reis Çelik, Rezzan Yeşilbaş, Rıfat Karadağ, Rıza Gezici, Sabri Kuşkonmaz, Sanem Deniz Kural, Sedat Biten, Sedat Yılmaz, Sema Kaygusuz, Sema Günaydın Solaklı, Seray Şahiner, Serdar Yazıcı, Seren Yüce, Serkan Öngel, Seyhan Kaya, Seyhan Şahin Ay, Suzan Geridönmez, Şevkat Bahar Özvarış, Tayfun Budak, Tevfik Güneş, Tuğrul Eryılmaz, Tursun Baydar, Vedat Türkali, Yasemin Zeytinoğlu, Yeşim Dinçer, Zafer Aydın, Zafer Kıraç, Zeyyat Usalp, Ziynet Özçelik.”Zete
Tekno Müziğe 80'ler Aroması Katılmış 21 Muhteşem Şarkı
Retro Wave, New Retro Wave, New Retro olarak da isimlendirilen bu elektronik müzik türü temel olarak 80'ler synthleri ile 80'ler türünde tekno / elektronik müzikler üretmeye dayanıyor. Uzun yıllardır internette pek çok küçük oluşum tarafından varlığını sürdüren tür, özellikle soundtrack piyasasında oldukça varlık göstermeye başladı. 80'ler öğeleriyle bezenmiş neo-noir türünde ki 'Drive' filminin Kavinsky tarafından yapılan muhteşem soundtrack'leri ile popülaritesi hızlı bir şekilde artan tür, Hotline Miami , Far Cry: Blood Dragon gibi oyunların yanında  2014 yapımı The Guest ve Cold in July filmlerinin de soundtrack albümlerini süsledi. Türün sevilen sanatçıları arasında Daft Punk, Kavinsky, Dynatron, Perturbator, Mega Drive, Lazerhawk gibi isimler var.
Reklam
YÖK İstanbul Üniversitesi İçin Raşit Tükel'i İkinci Sıraya Koydu
YÖK İstanbul Üniversitesi rektör adayları listesini Cumhurbaşkanı'na gönderdi.İstanbul Üniversitesi'ndeki rektörlük seçimini ilk sırada tamamlayan Prof. Dr. Raşit Tükel, YÖK tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderilen listede ikinci sırada gösterildi.İstanbul Üniversitesi’nde seçim sonucunda belirlenen 6 rektör adayın ismini üçe indiren YÖK, seçimden 1202 oyla ilk sırada çıkmasına karşın Prof. Dr. Raşit Tükel'i ikinci sıraya koydu. Listenin ilk sırasında, seçimi 908 oyla ikinci sırada tamamlayan Vekil rektör Prof. Dr. Mahmut Ak var. Üçünsü sıradaki isim ise, seçimi yine üçüncü sırada tamamlayan Prof. Dr. Harun Cansız oldu. Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen listedeki üç isimden biri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından İstanbul Üniversitesi rektörlüğüne atanacak. Tükel: YÖK gerekçesini açıklasınYÖK'ün listeyi açıklamasının ardından Al Jazeera Türk'e konuşan Prof. Dr. Raşit Tükel, 'Rektörlük seçiminde açık farkla birinci olduğum için atanmamın uygun olduğunu ısrarla ifade ettim. Buna karşın, bilim insanlarının iradelerine karşın, YÖK'ten, hangi gerekçeyle, hangi ölçütlerle bu sıralamayı yaptığını, kamuoyuna açıklamasını bekliyorum. Başka da bir şey söylemek istemiyom' ifadelerini kullandı. Yeşildere: Eskiden yapılanı yapıyorlarÜniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere ise, 'Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar' diyerek YÖK'ün kararını eleştirdi:'Bundan önceki YÖK Başkanları da, Cumhurbaşkanları da hep sıralamaları değiştirdi. Bunun ölçütü ne? Tepedeki kurum, akademisyenlerin özgürlüğünü çiğniyor. Akademisyenlerin tercihine izin vermiyor. 28 şubat döneminde bugün atamayı yapanlar şikayetçiydi. Şu an iktidarlar, eskiden yapılanı yapıyorlar. Üniversiteler böyle bir yere gelemez. 28 Şubatın sivil versiyonunu yapıyorlar'Diğer üniversitelerde durumYÖK, İstanbul Üniversitesi dışında dört üniversitede yapılan rektörlük seçimi sonucuna göre de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a liste gönderdi. Galatasaray, Harran, Yüzüncü Yıl ve Tunceli Üniversiteleri için gönderilen listelerin ilk sırasında, rektörlük seçimini kazanan isimler yer alıyor. Tükel en yüksek oyu almıştıİstanbul Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'in AK Parti'den milletvekilliği aday adaylığı için istifa etmesinin ardından 12 Mart’ta rektörlük seçimleri yapıldı. 3 bin 2 öğretim üyesi oy kullandı. Rektörlük için yarışan adaylardan, sosyal demokratların desteklediği İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr Raşit Tükel 1202 oy ile birinci oldu. Yunus Söylet’in ekibinden olan Vekil Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak 908 oyla ikinci, Cerrahpaşa Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Cansız ise 382 oy ile üçüncü oldu.Seçimin ardından Prof. Dr. Tükel, üç sene önceki seçimlerde ikinci olunca adaylıktan çekildiğini hatırlatarak, Ak’a çekilme çağrısında bulunmuştu. Tükel,  Al Jazeera Türk'e yaptığı açıklamada  “Demokrasinin gereği olarak birinci olan adayın atanması gerekiyor” demişti. Tükel ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunarak en çok oy alan adayı atamasını istemişti. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği’nden yapılan açıklamada da “Sandığın iradesine saygı duyulmalı” denmişti.Al Jazeera
YGS'de Bir Soru İptal
ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) bir soruyu iptal etti. ÖSYM yetkililerinden alınan bilgiye göre, YGS Türkçe testinde bir soru Yönetim Kurulu kararıyla iptal edildi.ÖSYM, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) iptal edilen Türkçe sorusunun, tüm adaylar tarafından doğru yanıtlandığı kabul edilerek, puanların hesaplandığını bildirdi.ÖSYM'den yapılan yazılı açıklamada, sınavdan hemen sonra yapılan madde analizleri sonucunda hatalı olduğu iddia edilen soruların, ÖSYM Bilim Kuruluna iletildiği belirtildi.Bilim Kurulunun tavsiyesiyle Yönetim Kurulu tarafından puanlar hesaplanmadan önce 2015 YGS Türkçe testinde 1 sorunun iptal edildiği vurgulanan açıklamada, 'Soruyu tüm adayların doğru yaptığı kabul edilmiştir. Adayların puanlarının tekrar hesaplanmasına gerek olmamaktadır' ifadesine yer verildi.
Reklam
NASA, Satürn'ün Uydusuna Denizaltı Gönderecek
Bir kuyruklu yıldızın yüzeyine uzay aracı indirmek, muhtemelen son dönemlerdeki uzay çalışmalarında ulaşılan en büyük kazanımlardan biriydi.Ancak ABD'de NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından üzerinde çalışılan yeni proje bunu dahi geride bırakabilir.Bilim insanları, Satürn gezegeninin uydusu Titan'ın 'yağlı' denizlerine bir robot denizaltı göndermeyi öneriyorlar.Denizlerde su değil, metan ve etan gibi hidrokarbonlar var.Bu bileşimler Titan'ın sıcaklığın ortalama -180 derece olduğu sıvı bölümünde yer alıyor.Plan, NASA'nın Gelişkin Yenilikçi Kavramlar (NIAC) merkezi tarafından finanse ediliyor.Projenin arkasındaki isim Dr. Ralph Lorenz.Lorenz, Teksas'ta düzenlenen Ay ve Gezegenlere Dair Bilim Konferansı'nda henüz araştırma aşamasında olan projeyi ana hatlarıyla anlattı.O bu iddialı projenin doğru kaynaklar, zamanlama ve teknolojiyle hayata geçirilebilir olduğuna inanıyor.İnsansız sualtı araçları şu anda askeri amaçlarla, petrol aramaları ve bilimsel araştırmalarda kullanılıyor.Tabii mevcut teknolojinin başka bir gezegende kullanılmaya uyarlanması gerekiyor.Titan'a nasıl gidecek?Projenin en çarpıcı önerilerinden biri, denizaltıyı ABD ordusunun sır gibi sakladığı mini uzay mekiği X-37 B içinde taşıma fikri.Buna göre denizaltı, insansız bir uzay aracının içindeki taşıma haznesine konulacak.Bu uzay aracı bir roketle birlikte uzaya fırlatılacak.Titan'a vardığında uzay aracı ayın yoğun atmosferinde kayıyormuş gibi yol alacak.Denizaltının denize indirilmesi içinse iki yol var.Birinci yöntemde X-37 B taşıma hazne bölümünün kapaklarını havadayken açacak ve denizaltıyı bırakacak.Denizaltında bir paraşüt açılacak ve araç denizin yüzeyine düşecek.Bu yöntem daha önce de denenmişti.Alternatif yol ise uzay aracının denize dalması ve batmadan önce kapaklarını açıp, denizaltını salıvermesi.Deniz tabanında keşifGeçtiğimiz yıllarda Lorenz'in parçası olduğu TiME adlı proje, Nasa'nın düşük bütçeli Keşif yolculuğu seçimindeki üç finalistten biriydi ancak InSight adlı bir Mars projesi birinci oldu.Bu projede bir uzay aracının Titan'daki deniz yüzeyine inmesi ve yüzeyden bilgi toplayarak dönmesi hedefleniyordu.Yeni Titan projesi eski projeye ek olarak denizaltı kullanımını geliştirdi.Lorenz yeni projeden şöyle bahsediyor:'Bununla, TİME'ın yapabileceği her şeyi yapabilirsiniz, özellikle de kıyı şeridinde. Hava durumunu, deniz yüzeyindeki bileşimi ölçebilirsiniz. Dalgaları da ölçebilirsiniz.''Ama aynı zamanda size, deniz tabanının detaylı haritasını çıkarabilir. Deniz tabanında, Titan'ın iklim tarihine dair zengin kayıtlar var.'Titan'ın kendine özgü koşulları, bu tür bir denizaltı için özel zorluklar çıkarıyor.Ancak Lorenz bunların hepsinin çözümünün bulunduğu kanısında.BBC Türkçe
Reklam
Ginkgo Bioworks, Yeni Nesil Bakteri Tasarım Teknolojisi İçin 9 Milyon Dolar Daha Yatırım Aldı
Mayadan gül kokusu üretmek ya da karbondioksit emisyonunu yakıta çevirmek gibi sıra dışı projelerle bugüne kadar adından söz ettiren Ginkgo Bioworks , Felicis Ventures, OS Fund, Data Collective, iGlobe Partners ve Vast Ventures’dan 9 milyon dolarlık birinci tur yatırım aldığını duyurdu. Y Combinator programına kabul edilen ilk biyoteknoloji girişimi olan Ginkgo Bioworks, yararlı bakterilerin tasarım ve üretimini değiştirecek iddialı teknolojiler üzerinde çalışıyor.2008 yılında kurulan sentetik biyolojinin “Baba”sı olarak tanınan Tom Knight tarafından kurulan Ginkgo Bioworks, yatırımla birlikte “ dünyanın ilk otomatik organizma mühendislik dökümhanesi ” olarak niteliği 18 bin metrekarelik yeni nesil bakteri tasarım ve üretim tesisi Bioworks1’ı da açtığını duyurdu. Boston’daki tesis, bakteri üretiminde kullanılan günümüz teknolojilerinin hız ve verimlilik gibi öncelik sorunlarını adresliyor.Başta ilaç ve gıda olmak üzere birçok endüstriyi yakından ilgilendiren bu gelişme, Ginkgo’nun gördüğü yakın ilgiyi de açıklıyor. Zira, tesisin operasyona başlamasıyla birlikte halihazırda Fortune 500 şirketlerinden 20 farklı bakteri tasarım siparişi alan Ginkgo, “ürünlerinin” dağıtımına başlayacak. Bununla birlikte yeni bir üretim tesisi Bioworks2 üzerinde çalışan Ginkgo, tesisin inşaatına 2017 yılında başlayacağını söylüyor.Bugüne kadar aralarında Webrazzi kurucusu Arda Kutsal ve Ininal kurucusu Bülent Tekmen gibi yakından tanıdığımız isimlerin de olduğu bir grup melek yatırımcı tarafından desteklenen Ginkgo, biyoloji robotik ve ileri yazılım teknolojileriyle değiştiriyor. Felicis Ventures Yönetici Ortağı Aydın Şenkut da açıklamasında, Ginkgo’nun geliştirdiği araçların, biyoloji tasarımını kod yazmak kadar kolay hale getirmeye başladığını söylüyor.Daha önce DARPA ve diğer devlet destekli araştırma fonlarından 15 milyon dolarlık destek alan Ginkgo, DNA kod yazımını otomatize etmek gibi görevleri başarıyla yerine getiren teknolojisiyle biyoteknoloji alanında gelecek vaat eden önemli girişimlerden biri. Girişimin önündeki en önemli sınavsa bu teknolojinin ciddi bir ölçekte kullanılabileceğini göstermek.Webrazzi
Kuzey Işıkları Mars'ta Göründü
Yörüngede dolaşan NASA'ya ait MAVEN uzay aracı, Kızıl Gezegen'in derinliklerine uzanan gizemli bir ışık hareketi tespit etti. Dünyada ise salı gecesi daha güneydeki ülkelerde gökyüzü rengarenkti.Mars'taki ışık hareketlerine dair ilk sonuçlar, ABD'nin Texas eyaletinde düzenlenen 46. Ay ve Gezegen Bilimleri Konferansı'nda paylaşıldı. MAVEN, Kuzey Işıkları'nı geçtiğimiz yıl Aralık ayında beş gün boyunca gözlemledi. Bilim adamları ayrıca tahminlerle uyuşmayan, yüksek irtifalı bir toz bulutu da keşfetti.Mars'ta bu tür hareketliliğine ilk kez rastlanmıyor. Avrupa Uzay Ajansı'na ait Mars Express aracı da daha önce gezegenin çevresinde aynı ışıkları gözlemlemişti. Ancak MAVEN tarafından yapılan keşfin şaşırtıcı tarafı, olayın dünyada görülen benzerlerine kıyasla Mars atmosferinin oldukça derinlerinde gerçekleşmiş olmasıydı.Keşfin açıklaması, dünyanın çevresinde hâlâ koruyucu bir manyetik alan varken, Mars'ın manyetik alanının milyarlarca yıl önce kaybolmuş olması olabilir. Gezegenin etrafında koruyucu manyetik alan bulunmadığı için, güneşten gelen yüksek enerji yüklü parçacıklar doğrudan atmosferin derinliklerine ulaşabiliyor.
Reklam