onedio
article/comments
article/share
Haberler
Balıkesir OSB'de Bir Kültür Sanat Hayali: Endüstrinin Sesi, Sanatın Nefesi

etiket Balıkesir OSB'de Bir Kültür Sanat Hayali: Endüstrinin Sesi, Sanatın Nefesi

Bir organize sanayi bölgesi düşünün; yalnızca betonarme yapıların, yükselen bacaların ve makine seslerinin hüküm sürdüğü bir yer değil, aynı zamanda renklerin, notaların ve hikayelerin de filizlendiği bir yuva. Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kültür sanat faaliyetleri düzenlemek, yalnızca bir 'iyileştirme' projesi değil, üretimin kalbine dokunan, insanı yeniden üretim sürecinin öznesi haline getiren cesur bir vizyondur. Bu düşünce, dünyanın dört bir yanında 'endüstriyel miras' ve 'yaratıcı dönüşüm' kavramları etrafında şekillenmiş başarılı örneklerle beslenmektedir. Bu örneklerin ışığında, Balıkesir OSB'de bir kültür sanat ekosisteminin nasıl yeşertilebileceğini ve bunun sağlayacağı çok yönlü faydaları ele aldım.

Dünyadan ve Türkiye'den Yankılar: Sanayinin Kültürel Dönüşümü

Dünyadan ve Türkiye'den Yankılar: Sanayinin Kültürel Dönüşümü

Dünya genelinde, terk edilmiş ya da halen işleyen endüstriyel alanların birer kültür merkezine dönüştürülmesi, yeni bir akım olarak dikkat çekiyor. Bu dönüşüm, yalnızca fiziksel mekânların yeniden işlevlendirilmesi değil, aynı zamanda üretim yapan insanın ruhuna hitap eden bir anlayışın tezahürü.

Almanya'nın Luckenwalde kentindeki E-WERK, bu vizyonun çarpıcı bir örneğidir. Eski bir kömür santrali olan yapı, 'kömürden sanata' dönüşüm manifestosuyla çağdaş sanatın üretim merkezi haline gelmiştir. Burada düzenlenen sergiler, video gösterimleri ve performanslar, endüstriyel geçmişle güncel sanat arasında canlı bir diyalog kurmayı başarmıştır. Benzer bir biçimde, Macaristan'daki Inota Festivali, sosyalist dönemden kalma devasa bir enerji santralini elektronik müzik setlerine, ışık enstalasyonlarına ve çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapan bir mekâna dönüştürmüştür. Festival kapsamında düzenlenen rehberli turlar, işçilerin ve bölge sakinlerinin geçmişle duygusal bağ kurmasını sağlarken, mekânın ' Blade Runner 2049' gibi filmlerdeki kullanımıyla popüler kültürdeki yerini de pekiştirmiştir.

İskoçya'nın Edinburgh kentinde ise Hidden Door Festivali, terk edilmiş bir kağıt fabrikasını (The Paper Factory) "eşsiz bir çoklu-sanat deneyimi" alanına çevirmiştir.

İskoçya'nın Edinburgh kentinde ise Hidden Door Festivali, terk edilmiş bir kağıt fabrikasını (The Paper Factory) "eşsiz bir çoklu-sanat deneyimi" alanına çevirmiştir.

Festivalin 'Bina olarak Mit' teması, paslanmış boruların ve arızalı makinelerin bile sanatın bir parçası haline geldiği, dans gösterilerinden şiir dinletilerine, sinema gösterimlerinden büyük ölçekli heykellere kadar yüzden fazla sanatçının eserini sergilediği bir laboratuvara dönüşmüştür. Romanya'nın Ploiești kentindeki Artown Festivali ise UZUC fabrikasını 'Alışılmadık Kültürün Kentsel Bölgesi' ilan ederek, endüstriyel mirası sokak sanatı, tiyatro, şiir ve konserlerle buluşturmuştur. Bu sayede, atıl durumdaki bir sanayi tesisi, kent sakinlerinin yeni buluşma noktası ve bir kültürel simge yapı haline gelmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri'nde, Indianapolis'teki Tube Factory Artspace, bir tüp fabrikasını topluluk merkezli bir sanat mekânına dönüştürerek esnek galeri alanları, konserlere uygun bir garaj ve bir Latin Amerika Film Serisi sunmaktadır . Brooklyn'deki Industry City kompleksi içinde yer alan Light Industry ise, bir el çantası fabrikasının yanında konumlanmış bir film ve elektronik sanat mekânı olarak, endüstriyel üretimle kültürel üretimin iç içe geçebileceğini göstermektedir .

Güney Kore'de Daegu şehrinin Ihyeon Stok Sahası projesi, tahıl ve gübre deposu olarak kullanılan bir alanın, yüksek tavanları ve geniş açık alanları sayesinde nasıl bir karma kültür sanat merkezine dönüştürülebileceğinin planlı bir örneğidir. Lüksemburg'daki 'Remixing Industrial Pasts' sergisi ise, bir endüstriyel tesisin içinde, bölgenin 100 yıllık sanayi tarihini aile filmleri, TV haberleri ve sanatsal enstalasyonlarla harmanlayarak, endüstriyel kimliğin kolektif hafızadaki yerini sorgulayan dokunaklı bir çalışmaya imza atmıştır. Barcelona'nın Poblenou bölgesindeki 22@ Projesi ise daha kapsamlı bir dönüşümü temsil eder. Eski bir tekstil endüstrisi bölgesi olan Poblenou, '22@ İnovasyon Bölgesi' ilan edilerek, teknoloji firmalarının, üniversitelerin ve kültür merkezlerinin (örneğin IDEAL Dijital Sanat Merkezi) bir arada yaşadığı bir 'kompakt şehir'e dönüşmüştür. Bu örnek, kültür sanatın, endüstriyel bölgelerin sosyo-ekonomik canlanmasındaki kilit rolünü gözler önüne serer.

Türkiye'de ise bu alandaki örnekler henüz emekleme aşamasında olmakla birlikte, Haliç bölgesindeki tersanelerin ve fabrikaların dönüşümüne dair tartışmalar, İstanbul Modern gibi müzelerin liman alanlarına yakınlığı, Adana'da eski bir fabrikanın kültür merkezine çevrilmesi gibi kıvılcımlar mevcuttur. Balıkesir OSB, bu kıvılcımları alevlendirecek, Türkiye'de 'yaşayan sanayi bölgesi' içinde kültür sanatı örgütleyen öncü bir model olma potansiyelini taşımaktadır.

Türkiye'den İlham Veren Adımlar:

Türkiye'den İlham Veren Adımlar:

Bursa ve Kocaeli OSB'leri: Özellikle otomotiv ve yan sanayinin yoğun olduğu bu bölgelerde, OSB yönetim binalarının fuaye alanları düzenli olarak resim ve fotoğraf sergilerine ev sahipliği yapmaktadır.

Osmaniye OSB: 'Yaşam İçin Osmaniye OSB' gibi tematik fotoğraf sergileriyle çalışanların ve bölge halkının sanayi alanına bakışını estetize eden projeler gerçekleştirilmiştir.

Müze Gazhane (İstanbul): Eski bir endüstriyel tesisin kültür-sanat merkezine dönüşmesinin en iyi örneğidir. Benzer bir yaklaşımla, BALOSB içindeki atıl alanlar veya sosyal tesisler 'Endüstriyel Sanat Alanı'na dönüştürülebilir.

Balıkesir OSB'de Kültür Sanat Nasıl Yeşerir?

Balıkesir OSB'de Kültür Sanat Nasıl Yeşerir?

Bu küresel ilham verici örneklerden yola çıkarak, Balıkesir OSB'de resim sergilerinden belgesel gösterimlerine, öğle yemeği konserlerinden mini dinletilere uzanan bir kültür sanat takvimi oluşturmak, dikkatli bir planlama ve katılımcı bir anlayışla mümkündür.

İlk adım, OSB içinde uygun mekânların belirlenmesi ve 'ruhuna uygun' bir şekilde dönüştürülmesidir. Çalışanların yoğun olarak bulunduğu yemekhaneler, fabrika giriş holleri, geniş koridorlar veya lojman alanları geçici sergi ve performanslar için doğal platformlardır. İlerleyen aşamada ise, atıl durumdaki bir depo veya hangar, tıpkı E-WERK veya UZUC fabrikası örneklerinde olduğu gibi, yüksek tavanı ve endüstriyel estetiği korunarak bir kültür merkezine dönüştürülebilir. Bu dönüşümde, mekânın endüstriyel kimliğini silmek değil, onu sanatla diyaloga sokmak esastır.

Etkinlik takvimi, çalışanların günlük akışına saygılı ve onları besleyecek şekilde kurgulanmalıdır. Örneğin:

Öğle Yemeği Molasında Mini Konserler: Fabrikanın gürültüsünden bir an olsun uzaklaşmak isteyen işçilere, yemekhane veya açık bir alanda düzenlenecek akustik konserler, tıpkı Daegu örneğindeki oda orkestrası performansları gibi, moral ve motivasyonu artıran kısa ama etkili bir kaçış sunar.

Resim ve Fotoğraf Sergileri: Yemekhane duvarları veya fabrika koridorları hem profesyonel hem de amatör çalışanların eserlerinin sergilenebileceği dinamik galerilere dönüşebilir. 'Fabrikada Bir Gün', 'Üretimin Elleri' gibi temalarla çalışanların kendi hikayelerini anlatmaları teşvik edilebilir. Bu, Indianapolis'teki Tube Factory'nin topluluk merkezli sergi anlayışıyla paralellik taşır.

Belgesel ve Film Gösterimleri: Akşam vardiyaları öncesinde veya hafta sonları, mesai bitiminde, bir toplantı salonu veya boş bir depo, sinema salonuna çevrilebilir. Gösterilecek belgeseller, endüstriyel tarihten doğaya, bilimden sanata geniş bir yelpazede olabilir. Light Industry'nin Brooklyn'de yaptığı gibi, deneysel filmlerden endüstri temalı belgesellere kadar farklı içeriklerle çalışanların ufku genişletilebilir.

Söyleşi ve Atölyeler: Yazarlar, sanatçılar, müzisyenler fabrikalara davet edilerek söyleşiler düzenlenebilir. Çalışanların aileleriyle katılabileceği resim, seramik veya müzik atölyeleri, fabrika duvarları arasında bir topluluk hissi yaratır. Bu etkileşim, Inota Festivali'ndeki topluluk konferanslarının veya Kladno Bienali'ndeki yaratıcı atölyelerin ruhunu yansıtır.

Fabrika Duvarları (Mural)Gri fabrika duvarlarının yerel sanatçılar tarafından boyanması. Çalışma ortamını 'insancıl' ve estetik kılar.

Bu faaliyetlerin hayata geçirilmesi için, OSB yönetimi, fabrika sahipleri, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, üniversitelerin güzel sanatlar fakülteleri ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir iş birliği ağı kurulmalıdır. Finansman, sponsorluklar, OSB bütçesinden ayrılacak bir pay ve Kültür Bakanlığı destekleriyle sağlanabilir.

Sanayinin Kalbinde Sanatın İyileştirici Gücü: Faydaları Ne Olur?

Sanayinin Kalbinde Sanatın İyileştirici Gücü: Faydaları Ne Olur?

Peki, tüm bu çabaların karşılığında ne kazanılır? Balıkesir OSB'de filizlenecek bir kültür sanat hayatının faydaları, yalnızca estetik bir süslemenin çok ötesine geçer.

Her şeyden önce, bu girişim insanı üretimin merkezine yeniden yerleştirir. Makinelerin arasında sıkışıp kalmış, tekdüze bir döngünün parçası haline gelmiş bireye, duygularını ifade edebileceği, düşünebileceği ve dinlenebileceği bir nefes alma alanı sunar. Bir işçinin öğle arasında dinlediği bir türkü, gezdiği bir resim sergisi, izlediği bir belgesel, onun sadece bir 'işçi' değil, aynı zamanda bir 'insan' olduğunu hatırlatır. Bu durum, iş tatminini, motivasyonu ve dolayısıyla verimliliği artırır. Kendini değerli hisseden, ruhu beslenen birey, işine de daha bağlı olur.

İkinci olarak, sanat ve kültür, fabrikalar arasındaki görünmez duvarları yıkar, güçlü bir topluluk duygusu ve aidiyet hissi yaratır. Farklı fabrikalarda çalışan insanlar, bir konserde veya sergide bir araya gelerek kaynaşır, ortak bir deneyimi paylaşır. Bu paylaşım, OSB içinde bir 'komşuluk' kültürü oluşturur, dayanışmayı güçlendirir ve iş kazaları gibi zorlu anlarda toplumsal refleksleri artırır. Balıkesir'in zengin kültürel dokusunun (örneğin Yağcıbedir Halıları, kolonya kültürü, türküleri) bu etkinliklerle harmanlanması, çalışanların kendi kültürel kökleriyle bağını güçlendirir ve kente olan aidiyetlerini perçinler.

Üçüncüsü, bu vizyon, Balıkesir OSB'nin marka değerini ve çekiciliğini artırır. 'Çalışanına değer veren, yenilikçi ve yaşam dostu bir sanayi bölgesi' imajı, nitelikli iş gücünü bölgeye çekmek için en güçlü mıknatıstır. Genç mühendisler, tasarımcılar ve yöneticiler, yalnızca iş için değil, yaşamak için de anlamlı bir çevre arayışındadır. Kültür sanat faaliyetleri, OSB'yi sıradan bir üretim üssü olmaktan çıkarıp, yaratıcı endüstrilerin de ilgisini çeken, dinamik bir cazibe merkezine dönüştürür. 

Son olarak, bu girişim, endüstriyel hafızanın korunması ve geleceğe aktarılması için eşsiz bir fırsat sunar. Üretim bandında çalışan ustanın hikayesi, bir fotoğraf sergisine konu olabilir; fabrikanın geçmişi, bir belgesele ilham verebilir. Bu sayede, yalnızca makinelerin değil, onları çalıştıran ellerin ve zihinlerin de hikayesi kayıt altına alınır, kolektif hafızanın bir parçası haline gelir. Bu, 'Remixing Industrial Pasts' sergisinin yaptığı gibi, bölge insanının kimliğine dair derin bir anlayış geliştirilmesine katkıda bulunur.

Balıkesir OSB'de atılacak bu cesur adım, sanayinin soğuk ve tekdüze algısını kırarak, onu kültürle, sanatla ve insan sıcaklığıyla yeniden yoğuracaktır. Makinelerin ritmine, bir gün bir kemanın nağmesi, bir ressamın fırçasının sesi ve bir sinemacının hikayesi eşlik edecektir. Bu, sadece bir üretim üssü değil, aynı zamanda bir yaşam alanı yaratma idealidir.

Bu ideal, bacaların gölgesinde yeşeren bir kültür bahçesi olarak, Türkiye'ye ve dünyaya ilham verecek bir modele dönüşebilir.,

Instagram

X

LinkedIn

Facebook

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0