Kişisel Evrimlerin Yarattığı Sessiz Devrim
Egemenlik bireylere ait bir şeydir. Kişilerin aydınlığı, ulusun aydınlığıdır. Bundan sebep diğerlerinden ve kendimizin egemenliğinden sorumluyuz. Bizler kendi mutluluklarımız için değil, kendi aydınlığımız ve geleceğimizin aydınlığı için kendini tekrar inşa edenleriz.
Tuttuğumuz alan ve evrensel ahlakımız etrafımızdakilerin ve etki ettiğimiz alanın enerjisini varoluşumuz ile uyumlar.

Bu parçası olduğumuz bütüne olan sorumluluğumuzdur. Insanın dirayeti, kendi özgünlüğüne biat ettikçe toplumlar gelişerek ve özgünleşerek büyürler. Bu büyüme sayısal değil niteliksel bir büyümedir. Bu, yaşamda olgunluk yürüyüşümüzdür.
Kendine rağmen insanın içinde fısıldayana kulak verip ilerlemesi kişisel bir devrimdir. Kişisel evrimler, toplumsal bir devrimi sessizce ilan ederler.
Kim kendinden büyük bir bütünlüğü kendi küçük bedeninde taşıdığının farkında ise o varlığını dillendirerek kendini elçi ilan eder. Elçiliği, bütünün elçiliğidir. Kutsallık da doğasından gelir.
Kişi aynı zamanda bilir ki, bir diğeri de kendindendir, bütündendir. Ayrışma, zihinlerin manipülasyonlarından ve benzerin taklidinden ve tekrarından sebeptir.
Özgünlük bireyler bazında ayrışma gibi görünse de, özgünlük her varlığın özgünlüğü noktasında bir birleşmedir. Aklın sınırlarının ötesinde bir birleşme.
Peşinde olduğumuz devrim, millet devrimi değil insanlık devrimidir, varoluş devrimidir.
Belki de bu yüzden, görünenin ötesinde, bilinenin dışındadır hizmet ve hiç şüphesiz ki, kaderseldir.
Dünyadaki tüm toplumlar dillerinde farkında olsalar da, olmasalar da bu insanlık devrimi için oturdukları koltuktan kalkıyorlar.
Mahşer dediğimiz uyanış günü, dünya zamanında bir gün değil, evrensel zamanda bir aralık bir kapıdır.
Bu kapı, herkes için aynı anda açılır.
Kapıdan geçerken tutsak olduğumuz tüm düşüncelerden arınarak geçeriz çünkü varoluş saftır. Saflığa yürüyen, saflaşarak tazeler adımlarını.
Geçişinde kapı yok mu olur, yoksa geçen kapı mı olur bilinmez, çünkü kapı da, geçen de birdir.
Aynı yerde aynı şey için farklı formlara giren sorular, cevaba dönüşürler.
İşte bu yüzden, kişinin kendine dürüstlüğü kullanabileceği tek enstrümandır.
Dili, aklı, vicdanı aynı notadan tek hizadan seslenir.
Ol dediği şey kendidir, olan da oluşan da kendisidir.
Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!