Minnet, Medet ve Borçlanma: Özgürleşmenin Önündeki Engelleri Kaldırmak
Minnet, medet ve borçlanma frekanslarının hepsi ortaktır. Emin olun, toplumumuzun çok büyük bir kısmı bu hâl ve enerjilerden özgürleşmek üzere çaba sarf ediyor ya da neden ve nasıl özgürleşeceğini bilemeden çeşitli çalışmalar ve eylemler yapabiliyor.
Öncelikle bunların ortak olduğunu fark edebilmek çok önemlidir.

Yani hayatınızda kendinizi herhangi bir borç içerisinde hissediyorsanız, para alışverişlerinde sorunlar yaşıyorsanız ya da duygusal bir ilişkide minnet enerjisi içerisinde olduğunuzu hissediyorsanız, aslında bu ortak frekansı üzerinizde barındırıyorsunuz demektir.
Peki bunlar dönüştürülebilir mi?
Öncelikle fark etmek, buna neden ihtiyacımız olduğunu anlamamız önemlidir. Yani neden dolayı minnet duyuyorsunuz? Kime ve ne şekilde bunu besliyorsunuz?
Çoğunlukla gerek aile üyelerine, yardım aldığınız ya da destek gördüğünüz kişilere, gerekse hayatınızda çocukluğunuzdan itibaren yer alan insanlara kendinizi bir borçlanma frekansında hissediyorsanız, burada kulağınızı iyice açmanız gerekir.
Veren kim?
Yani size bir imkânı, bir güzelliği, bir iyiliği, bir yardımı ya da bir kolaylığı kim verebilir ve kim yapabilir?

Diyeceksiniz ki: “Evet, bunu bana annem yaptı, abim yaptı, komşum yaptı, dedem yaptı.”
Birinci yasa şudur:
Hiç kimse, hiç kimseye onun izni olmadan bir şey yapamaz. Ve her birimiz yalnızca aracı olabiliriz.
Yani zaten bir kişiye bir yardım edilecekse, o yardım için bir anne, bir baba, bir amca ya da bir dede sadece aracılık edebilir.
Örneğin bir ailede her çocuğun, her kardeşin aldığı ya da alabildiği yardım, imkân ve fırsatlar farklı olabilir. Çünkü her birimizin potansiyeli ve kadersel planı farklıdır.
Her birimiz aynı sevilsek de alabileceklerimiz yine farklı olabilir.
Öyleyse her birimizin talebi, şansı ve şansı kısmete çevirebilme gücü de farklıdır.
Yani her bir şeyin sebebi ve kaynağı aslında “sensin”dir.
Sen ne kadar alabiliyorsan, o alabilmeyle ilgili herhangi bir kişiyi vekil tayin edebilirsin. Vekil diyoruz; Çünkü her şeyin sahibi neyse, kimse, ondan verilen sana aktarılır.
Ama eğer sen kuldan bildiysen, kula kulluk için minnet eylediysen ve medeti de ondan biliyorsan, medet eylediğin kişi senin köle edicin olabilir.
Sen bu sefer Yaradan’ın yerine bir kulu koyarak, kula kulluk etmeyi seçtiğinde, o zaman kendi yolundan ve kendi hedefinden sapabilir ve bu da senin hayatında bazı borçlanma enerji ve frekanslarını çekmene yardımcı olabilir.
Eğer bugün üzerinde bulunduğun ülke, yaşadığın toplum, aile ya da kendi şu andaki durumun içerisinde buna benzer frekanslar varsa, o zaman gel bir daha bakalım:
Yani buna nerede izin verdin?
Ya da şu ana kadar nerede izin veriyorsun?
Minnet eylediğin, “Ben ona kendimi borçlu hissediyorum çünkü gece kalktı bana süt verdi.” dediğin annen dahil…
Eğer ona karşı bir borçluluk hissediyorsan bunu saygıya dönüştür.
“Bana ancak o yardım edebilir.” diye bir kuldan, adı ve kim olduğu önemli olmayan bir kişiye böyle bir misyon yüklüyorsan, gel bundan vazgeç.
Çünkü yardım dileyeceğin yalnızca bir tane merkez vardır.
Ve sen “O bir OLAN”dan isteyip, dileyebilirsin.
Aslında zaten bunu biliyorsun. Bu bilmediğin bir şey değil. Sadece bir daha hatırla.
O gelecek olan yardım için sen, kişi ve adres göstererek sisteme akıl öğretmekten vazgeç.
Bırak…
Senin için en uygun ve en doğru kanal neyse, yardım oradan aksın.
Çekil aradan.
Aksın Yaradan.
Sevgilerimle.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

