Son birkaç yılda dünya çok hızlı bir değişim gösterdi. Teknolojinin hayatımıza tamamen entegre olmasıyla eğitimden sağlığa, günlük yaşamdan geleneklere kadar pek çok şey değişikliğe uğradı. Haliyle insan ilişkileri de büyük bir değişim yaşadı. Son birkaç yıldır 'Nerede o eski bayramlar' sözünü her bayram mutlaka duyuyoruz.
2010 yılında çekilmiş bir bayram videosu sosyal medyada viral oldu. Video, izleyen herkesi o eski bayramlara götürdü.
Peki ne vardı o eski bayramlarda?

Yeni alınan kıyafetlerin baş ucunda saklandığı, çocuksu bir merak ve sabırsızlık.
Günler öncesinden başlayan dip bucak temizlikler ve ev yapımı ikramların (baklava, sarma) imece usulü yapılması.
Toplu mesajlar yerine el yazısı kartpostalların, kapı kapı dolaşan çocukların ve el öpme ziyaretlerinin olduğu samimiyet.
Kapıların herkese açık olduğu, küslerin barıştığı ve 'tatil' değil 'toplanma' odaklı bir birliktelik.
Sadece harçlık değil; işlemeli mendillerin içine konulan şekerler, lokumlar veya o dönemin kıymetli madeni paraları bayramın en zarif detayıydı.
Tüm erkeklerin namazdan dönmesiyle başlayan, evin en büyüğünün sofranın başında oturduğu, tüm aileyi aynı masada buluşturan o kalabalık ve neşeli sabah kahvaltıları.
Mahalle aralarına kurulan seyyar salıncaklar, elma şekeri satıcıları ve çocukların tüm gün dışarıda, bayramlıklarını kirletme pahasına oynadığı o özgür sokak şenlikleri.
Bayram özel eğlence programlarının, Zeki Müren gibi isimlerin ekrana çıkmasının beklendiği, tüm ailenin tek bir odada toplanıp ortak bir neşeyi paylaştığı o toplu izleme kültürü.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın