Pahalı Ürünler Neden Daha Çok Talep Görür? “Veblen Etkisi” Nedir?
Ekonominin mantık dışı ama bir o kadar da havalı dünyasına hoş geldiniz zira şu an cebimizi yakan ama ruhumuzu şımartan o tuhaf mevzuyu, yani Veblen Etkisi’ni masaya yatırıyoruz!
Nedir bu Veblen Etkisi?

Veblen Etkisi, bazı ürünlerde fiyat arttıkça talebin de artması durumu. Normalde pahalı ürün daha az satmalı gibi görünür ama burada tam tersi olur. Çünkü bu ürünler ihtiyaç için değil, statü ve prestij göstermek için satın alınır. Pahalı olmak, ürünün kaliteli, özel ve herkesin ulaşamayacağı algısını yaratır. Bu da ürünü daha cazip hale getirir. İnsanlar aslında ürünü değil, o ürünün verdiği buradayım mesajını satın almış olur.
Fiyat etiketi arttıkça ürünün cazibesi de katlanarak artar.

Normal bir dünyada bir şey ucuzlarsa ona koşarız ama Veblen dünyasında işler tam tersi işler. Bir çantanın fiyatı 5 bin liradan 50 bin liraya çıktığında, o çanta birden dünyanın en güzel objesine dönüşüverir. Çünkü bu etkiye göre fiyat ne kadar özel olduğunun kanıtıdır. İnsanlar, pahalı olanın mutlaka daha kaliteli veya daha üstün olduğuna dair gizli bir inanç beslerler. Bu yüzden indirim reyonları yerine, yanına yaklaşılmayan o cam bölmelerdeki ürünler rüyalarımızı süsler.
Amaç ihtiyaç gidermek değil tamamen statü sembolü oluşturmak aslında.

Kimse sadece zamanı öğrenmek için yüz binlerce dolarlık bir saat almaz, çünkü o saat aslında sahibinin kim olduğunu gösterir. Veblen ürünleri, toplum içindeki yerinizi ve ekonomik gücünüzü bir bayrak gibi sallamanıza yarayan araçlar. Bu ürünleri satın aldığınızda aslında bir deri parçası veya bir metal yığını değil, seçkin bir azınlığa ait olma mesajını satın alırsınız. Sosyal hiyerarşide üst basamaklara tırmanmanın en kısa yolu, herkesin alamayacağı o şeyi kolunuza takmaktır. Gösterişçi tüketim dediğimiz bu durum, tamamen başkalarının bakış açısını yönetmekle ilgili.
Sınırlı üretim ve ulaşılmazlık hissi arzuyu tetikler.

Eğer bir ürüne herkes sahip olabiliyorsa, o ürün Veblen etkisini kaybetmiş demektir. Markalar bu yüzden sınırlı sayıda veya sadece davetiyeyle gibi oyunlarla ulaşılmazlık illüzyonu yaratırlar. İnsan psikolojisi, zor elde edilene karşı her zaman daha büyük bir açlık duyar. Bir şeyi almak için sıra beklemek veya astronomik bedeller ödemek, o ürünü sıradanlıktan çıkarıp bir kupa haline getirir. Ulaşılmazlık arttıkça, o ürüne sahip olmanın getirdiği tatmin duygusu da doğru orantılı olarak yükselir. Bu yüzden bazı markalar, stokları olmasına rağmen kapılarında kuyruklar oluşturulmasına bayılırlar.
Sosyal onay alma arzusu mantıklı kararların önüne geçer.

İnsanoğlu sosyal bir canlı ve kabul görmek, parmakla gösterilmek ister. Veblen etkisi tam olarak bu beğenilme açlığımızdan beslenerek bizi mantıksız harcamalara sürükler. Çevrenizdeki herkesin lüks bir markayı konuştuğu bir ortamda, o markaya sahip olmamak kendinizi dışlanmış hissetmenize neden olabilir. Bu yüzden bazen üç ay boyunca sadece makarna yiyecek olsak bile o son model telefonu cebimize koymaktan çekinmeyiz. Çünkü o telefonun masanın üzerine konulduğunda yaratacağı etki, karnımızın doymasından daha önemli hale gelir.
Bu etki aslında rasyonel ekonomi yasalarına resmen kafa tutar.

Klasik iktisat derslerinde fiyat artarsa talep düşer diye öğretilir ama Veblen bu kuralı buruşturup çöpe atar. İktisatçı Thorstein Veblen tarafından ortaya atılan bu kuram, insanın her zaman rasyonel bir varlık olmadığını kanıtlar. Bu bir snob davranışıdır ve tamamen psikolojik temellere dayanır. Lüks tüketim pazarının devasa bir imparatorluğa dönüşmesinin arkasındaki yegane güç de budur. Eğer dünya tamamen mantıklı olsaydı, muhtemelen bugün çoğu lüks marka çoktan iflas etmiş olurdu. -
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın