'Oldukça basit bir şekilde ifade etmek gerekirse: Korkuyorum... Fakat diğer insanların gözlerinde ışıldayan hayat enerjisini gördüğümde ve yaşamın tatlı anlarını hissettiğimde, kalbim barış ve umut ile doluyor...'
Yanlış.Havuç elbette hem sağlığımız hem de göz sağlığımız için faydalıdır. Ama diğer sebzelere kıyasla havuçta daha iyi görmemizi sağlayan herhangi bir şey yoktur.
Apple ile birlikte sağlık sektörüne daha da yoğunlaşmaya başlayan IBM‘in süper bilgisayarı Watson, sağlık alanında çok daha önemli bir konuda hizmet vermeye hazırlanıyor. Kanser hastalıklarıyla ilgili çalışmalar yürütecek olan süper bilgisayar, hastalığın daha hızlı teşhis edilerek gerekli tedaviye başlanmasını sağlayacak.Watson, DNA parmak izini analiz ederek söz konusu DNA türüne uygun tedaviyi tespit edebilecek. Normal şartlarda doktorların bunu yapabilmesi için haftalar geçmesi gerekiyor. Bu da hastalığın seyrinin daha da kötüye gitmesine neden olabiliyor. Watson ise güçlü yapısıyla tüm bu işlemleri birkaç dakika içerisinde gerçekleştiriyor. Sağlık merkezlerinin hastaların tümörlerinin DNA parmak izini sisteme yükleyeceği ve Watson‘ın bilinen mutasyonlar arasında tarama gerçekleştirerek uygun ilacı bulacağı dile getiriliyor. Daha fazla hastanın DNA örneği sisteme yüklendikçe süper bilgisayarın daha geniş bir veritabanına sahip olacağı ve böylece olası bir kanseri çok önceden bile tespit edebileceği de söylenenler arasında.Erkut Köse | LOG
Bir döneme damgasını vuran 'Ryan Gosling Won't Eat His Cereal' (Ryan Gosling, mısır gevreğini yemeyecek) akımının yaratıcı Ryan McHenry kanser tedavisi gördüğü sırada hayatını kaybetti. Zamanında akımı başlatıp büyük bir kitlenin sempatisini kazanan kemik kanseri Ryan bir türlü ünlü oyuncuya ulaşamamıştı.
Bir çoğumuzun okuduğu bölümle ilgili değil de başka bir iş yaptığı ülkemizde; çok yakından tanıdığımız yabancı dizi karakterleri dünyaya gelmiş olsa, hangi meslekleri yapmak zorunda kalırlardı? Sizler için derledik.
Zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır derler. Yemişim çilesini. Çek çek nereye kadar. Birileri bir şekilde yolunu bulup ya da açığını bulup istediği şeye ulaşırken sen hala bekliyorsun. Sabretmenin de bir sınırı var değil mi ama? Biz de sabrede sabrede sabır taşına dönenlerin, bekleyerek tahammül sınırlarını zorladıkları, sinir bozucu 20 şeyi listeledik.Bekleme yapmadan sağdan hızlıca ilerleyelim lütfen.
Bir insan vücudu, bir hayvan, bir doğa olayı ve ortaya çıkan sonuçlar her zaman insanların merak konusu olmuştur. Az kişinin bildiği bilgiler ise her zaman değerlidir. işte 24 kaynaktan alınan 24 enteresan bilgi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kanser ilaçlarının eczanelerde satışına yasak getiren ve 1 Temmuz'dan itibaren geçerli olacak uygulamayla ilgili olarak, 'Bir kanser hastası tedavisini hastanede gördüğüne göre ilacını da hastaneden temin etmek işin pratiği açısından doğru olandır. Şu an da yaptığımız planlamada bu konuda bir sıkıntı çekmeyeceğimiz kanaatindeyim. Ancak gündelik uygulamalarda ufak tefek aksamalar her halükarda olabilir. Böyle bir durumda dinamik yönetimler gerekli müdahaleyi yapar' dedi.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü araştırmacıları kanser tedavisinde kullanılmak üzere, vücuda biyopsi iğnesi ile enjekte edilebilen aygıt geliştirdiler.Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğinin ölçümü doktorlar için bir hayli zordur. Doğru ilaçların kullanımı tedavinin en önemli kısmını oluştururken bu konuya yönelik bir araştırma, kanser tedavisinde iyileştirme sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.Boston’da bulunan ve dünyanın en önemli bilimsel araştırma kurumlarından biri olarak kabul edilen MIT bünyesindeki araştırmacılar, pirinç tanesi büyüklüğünde bir aygıt geliştirdiler. Vücut içine enjekte edilen bu kristal polimerden üretilen aygıt, kanser tedavisinde kullanılan farklı ilaçları kanserli hücrelere taşıyor. 24 saat sonra ilaçların etkinliğini tespit etmek için tümör numunesi ile çevrelenmiş biçimde vücuttan çıkarılıyor. Bu işlem sonucunda kanser tedavisinde kullanılan ilaçların hangilerinin ne düzeyde etki ettiğinin görülmesi amaçlanıyor.
Florida'lı ünlü fotoğrafçı Kate Murray, geçtiğimiz günlerde kendi sosyal medya sayfasından yaptığı bir paylaşımla binlerce insanı gözyaşlarına boğdu.Yeni doğmuş oğlunu emziren kanserli bir annenin hayranlık uyandıran fotoğrafları on binlerce kişi tarafından paylaşıldı.
Gerek özel hayat gerekse de iş hayatında veya sosyal ortamlarda insanların birbirlerinde en çok dikkat ettiği nokta artık dış görünüş olmaktadır. En azından dış görünüş ilk intiba oluşması adına önemlidir. İki yabancı insan birbiri ile tanıştığında akıllarında olan ilk izlenimleri dış görünüşe göre belirlerler ve bundan tahmin edebileceğiniz gibi en çok şişman insanlar zarar görür. Toplumumuzda yerleşen yanlış bir algı nedeni ile obezite ve fazla kilo sorunu olan insanlara karşı kötü bir bakış açısı oluşmuştur.Bireylerde meydana gelen bu algıyı ortadan kaldırmak neredeyse imkânsız olacağı için kilolarından rahatsız olan kişilerin bu gibi olumsuzluklarla karşılaşmaması için kendilerinde değişiklik yapmaları gerekmektedir. Yapılması gerekilen değişiklik anladığımız gibi kilo vermek ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olmaktır. Sayfamız üzerinde bulunan birçok paylaşımda sağlıklı bir şekilde zayıflamak için uygulayabileceğiniz diyetlerden, sağlıklı beslenme ve spor konusunda yapmanız gerekenlerden çokça bahsetmiştik. Bugün ise sizlere zayıflama süresinde uygulanan diyet yanlışları hakkında bilgi vereceğiz. Sağlıklı ve düzenli bir diyet sayesinde rahatlıkla kilo verebilmeniz mümkünken yaptığınız diyet yanlışları kilo vermenizi engellediği gibi daha çok kilo almanıza bile sebep olabilmektedir. Bu nedenle sağlıklı bir diyet uygulamasını sürdürmek kadar önemli olan diyet yanlışlarını bilmek kilo verme sürecinizde sizlere birçok artı kazandıracaktır. 7 madde halinde incelediğimiz diyet yanlışları belki sizlerin de yaptığı ancak farkında olmadığı yanlışlar şu şekilde sıralanmaktadır.
Fenerbahçeli yıldızlardan Emre Belözoğlu, Caner Erkin, Bekir İrtegün ve Mehmet Topal, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü’nde tedavi gören kanser hastası çocuklara moral ziyaretinde bulundu.İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü’nde tedavi gören çocukları sarı-lacivertli futbolcular yalnız bırakmadı. Ziyaret esnasında minik taraftarlarla fotoğraf çektiren başarılı oyuncular, onlara çeşitli hediyeler verirken, sağlık durumları hakkında da doktorlar ve velilerinden bilgi aldılar.Skorer
Fenerbahçe forması giydiği yıllarda attığı golleri ve asistleriyle sarı-lacivertli tribünlerin sevgisini kazanan John Moshoeu 46 yaşında hayatını kaybetti.Moshoeu'nun menajeri Glyn Binkin, twitterdan üzücü haberi duyurdu.Böbreğinden rahatsızlığı bulunan ve uzun süredir kanser tedavisi gören Moshoeu, 1993-2003 yılları arasında Gençlerbirliği, Kocaelispor, Fenerbahçe ve Bursaspor formaları giymişti.73 kez Güney Afrika Milli Takımı'nda forma giyen Moshoeu, 8 gol atmıştı.Skorer
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu Nükleer Santral projesi için yapılan törende, Fukuşima nükleer kazasından ders alındığını söylemişti. Fukuşima tanığı Araştırmacı Gazeteci Toshiya Morita, “Bizim ülkemizde daha nükleer santralin neden bozulduğu bile belli değilken, nereden ders almış olabilirler?” diye soruyor.Araştırmacı Gazeteci Toshiya Morita, BirGün'den Ömür Şahin'e konuştu.
'Thought - Provoking Movies' kısaca zihin açıcı filmler olarak tanımlanabilir. Daha izlerken sizleri izledikleriniz üzerine düşüncelere gark eden filmlerdir diyebiliriz. Filmi bitirdikten sonra hayata bakışınızda bir değişiklik farkediyorsanız ve içinizde bir kıpırtı varsa eğer işte o film 'Thought - Provoking Movies' kategorisine alınabilir. Buyurun listeye geçelim..Not: IMDb puanına göre listelenmiştir.
Nükleer enerjinin her ne kadar çok güvenilir olduğu söylense de bugüne kadar yaşananlar bunu doğrulamıyor. En basit kazalarda Nükleer Santraller Dünya'ya binlerce yılda geçmeyecek kalıcı izler bırakıyor ve en kötüsü canlıların DNA'ları değişiyor. Videomuzda Yaşanmış En Kötü 10 Nükleer Felaket anlatılmaktadır. Video izlemek istemiyorsanız aşağıdan okuyabilirsiniz.
Apple, sağlık ve tıp araştırmaları için tasarlanan bir yazılım çerçevesi olan ResearchKit'in araştırmacıların ve geliştiricilerin kullanımına sunulduğunu açıkladı.Teknoloji devi Apple'ın Mart ayında duyurduğu sağlıkla ilgili çeşitli servislerin geliştirilebildiği ResearchKit, dünya çapındaki araştırmacıların kullanımına sunuldu.Araştırmacılar, ResearchKit ile, iPhone'un özelliklerinden faydalanan uygulamalar oluşturarak, daha önce benzeri görülmemiş bir ölçekte yeni veri türleri toplayabilecekler.Dünya standartlarında araştırma enstitüleri ResearchKit uygulamasını kullanarak astım, meme kanseri, kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve parkinson gibi hastalıklar üzerine uygulamalar geliştirebilecekler.ResearchKit, iPhone'u tıbbi araştırmalar için güçlü bir araca dönüştürüyor. Kullanıcıdan izin alındığı takdirde uygulamalar sağlık uygulamasından kilo, tansiyon, glikoz seviyeleri ve astım solunum cihazı kullanımı gibi üçüncü taraf aygıtlar ve uygulamalar tarafından ölçülen verilere ulaşabiliyor.Sputniknews
Bahar geldi, güneş hafiften yüzünü göstermeye başladı. Güneş gözlükleri yeniden aramıza döndü. Göz rahatsızlığı olanlara lafımız yok ama iç dış demeden güneş gözlüklü dolaşan kimseler size de biraz şey gelmiyor mu?..
Medyatik uzmanların tartışmalı sağlık öğütlerine bakanlıktan önlem: ‘Ekran sertifikası ve akreditasyon’ şartı getiriliyor.HaberTürk'ten Lütfi Erdoğan'ın haberine göre Sağlık Bakanlığı, televizyon programlarının müdavimi olan ve söyledikleri büyük ilgi gören ünlü isimlerin “sıra dışı” sağlık ve beslenme önerileri üzerine harekete geçti. Bakanlık, sağlık ve beslenme konusunda yorum yapanlar için “ekran sertifikası ve akreditasyon” zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.“Kolesterol kalp hastası yapmaz, aksine kolesterolü yüksek olan çok yaşıyor” diyen Prof. Dr. Canan Karatay, tıp endüstrisinin ilaç satmak için hastalık icat ettiğini savunan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, kendi web sitesindeki özgeçmişinde halk arasında “Türkiye’nin Lokman Hekimi” ya da “Bitkilerin Efendisi” olarak tanındığı belirtilen “kozmik bilimci” Ahmet Maranki ve diğerleri...Uzmanlıklarının yanında, gördükleri rağbetle artık birer ‘televizyon yıldızı’, sıra dışı önerileriyle de birer ‘tartışma öznesi’ haline geldikleri söylenebilir. Ancak ‘modern tıpçılar’la ‘gelenekselciler’ arasındaki tartışmaların büyümesi ve ekranlarda dile getirilen sıra dışı sağlık-beslenme önerileri üzerine halkın kafasının karıştığını düşünen Sağlık Bakanlığı, çok tartışılacak bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Sağlığın medyada tartışılmasını ‘bilimsel temel’e oturtmak isteyen bakanlık, özellikle ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ konularında televizyonların müdavimi olan ünlü uzmanlara ‘ekran sertifikası ve akreditasyon’ zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.‘KALBİ DURDURAN BİTKİLER VAR’ Uygulanacak sistemin ayrıntılarını HABERTÜRK’e anlatan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, sağlıkta bilimsel temele dayanmayan söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Ekranlarda birçok isim beslenme konusunda açıklamalar yapıyor. Bunların arasında hiçbir bilimsel kanıta dayanmayanlar var. Deniyor ki, ‘Kiraz yerseniz prostat kanseri geçer.’ Tamam da, öyle demekle kanser geçmiyor. Önerdikleri bazı bitkilerin fazla alınması sonrasında ölümler bile yaşanabilir. Ya da ‘Çay yap iç’ diyor. İyi de, çok içildiğinde kalbi durduran bitkiler var.”Türkiye Halk Sağlığı Kurum Başkanlığı’nın ekranlara çıkan isimlerle ilgili çalışma yapacağını ifade eden Gümüş şöyle devam etti: “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü ile Kronik Hastalıklar ve Halk Sağlığı Enstitüsü açılacak. Ayrıca bir Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kuruyoruz. Özellikle televizyon programlarına çıkan isimlere bakılacak. O isimler geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında tavsiyelerde bulunuyorlarsa, önce çalışmalarını Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’ne göstererek onay alacaklar. Her önüne gelen kalkıp topluma bir şeyler öneremeyecek.”Kim olursa olsun, bilimselliği kanıtlanmamış, sağlıkla ilgili hiçbir bilginin televizyonlarda açıklanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Prof. Dr. Gümüş, “Öneride bulunacak uzmanlar, kendi alanlarıyla ilgili bile olsa, önce bize gelip anlatacaklar. Bilimsel verilerini ve kanıtlarınıönümüze koyacaklar” dedi.Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nün bu ay sonu açılacağını ve başkanının atanacağını dile getiren Gümüş, sistemin nasıl işleyeceğini ise şu şekilde anlattı: “Oluşturulacak 20 kişilik bilim kurulu, ekrana çıkacak isimler için standartları belirleyecek. Geleneksel ve tamamlayıcı tıpla ilgili topluma önerilerde bulunacak isimler, varsa bilimsel çalışmasını önce o bilim kuruluna anlatacak. Bilim kurulu çalışmaları inceleyecek, uygun bulursa bu kişilere sertifika verecek. RTÜK ve medya kuruluşlarıyla da protokol imzalanacak, ekranlara çıkması uygun görülen isimlerin listesi sunulacak. Sertifikası olmayan isimler TV’lerde açıklama yapamayacak. Böylece bilimsel temeli olmayan konularda kamuoyu önünde bilgi vermelerini önleyeceğiz.”