onedio
Canan Karatay: 'Kola İçerseniz Hayatınız Kısalır'
İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, kolanın adeta bir eroin gibi insanı kendisine hapsettiğini belirterek, “Kola içerseniz hayatınız kısalır” dedi.Ordu’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 'Şeker Hastalıkları' konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Canan Karatay, şeker hastalığının 1980’li-1990’lı yıllarda hızla artış gösterdiğine dikkat çekti. Bu dönemde doğal, saf yağ fobisi ortaya çıkarıldığını, sağlıklı olan her türlü doğal yağın yasaklandığını belirten Karatay, ardından hastalıkların da giderek arttığını vurguladı. Şekerin kilo yaptığını, karaciğer yağlanmasını ortaya çıkardığını belirten Karatay, “Her türlü tatlandırıcı, gazlı içecek, unlar, nişastalar diyabet hastalığı ve kalp krizi nedenidir. Hazır meyve suyu C vitamini değildir. Ürik asidi yükseltir, gut hastalığına sebep olur” diye konuştu.“KOLA EROİN GİBİ”Şekerli tatlandırıcıların içerisinde özellikle kolaya çok dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Karatay, “Kola adeta eroin gibidir. Kola içerseniz hayatınız kısalır” şeklinde konuştu. Karatay, kolanın vücutta 90 dakikada nasıl bir etki bıraktığını şöyle anlattı:“Bir kutu kola içtiğimiz zaman ilk 10 dakikada 10 tatlı kaşığı şeker, kana geçer. Bu, vücudumuzun günlük ihtiyacının 100 katı kadar şeker anlamına gelmektedir. 20. dakikada kan şekeri aniden yükselir, buna karşılık olarak da insülin hormonu yükselir. 40. dakikadan sonra kafeinin tümü kana geçer ve da bu kan basıncını yükseltir. 45. dakikadan sonra beyinde dopamin yapımı artar. Dopamin, mutluluk hormonudur ve yoğun enerjiyle devam eder. Bu beyinde eroine benzer bir etkidir. 60-90 dakika sonra ani halsizlik hissi başlar. Acıkma hissi, huzursuzluk, ellerde titreme ve ardından kola ve tatlılara saldırılır. Çünkü o yüklü enerji hissine artık bağımlılık başlamıştır. Beyinde meydana gelen dopamin mutluluğuna bağlılık başlamıştır. Bu bir kısır döngüye dönmüştür. Kişiler buna hapsolmuştur. Sonrasında karaciğer yağlanması başlar, arkasından göbek yağlanması, bel çevresi genişliği ve memelerin büyümesi artar.'İHA
Michael Jackson Hakkında Az Bilinen 100 Kısa Bilgi
Patentini aldığı icadı neydi, neden beyazlaşıyordu, beslediği ilginç hayvanlar nelerdi, ne kadar albüm sattı, kırdığı rekorlar nelerdi, müzikten ne kadar para kazandı, hangi takımı tutuyordu...Dünya’nın en tanınmış kişilerinden bir olan Michael Jackson’ın fazla bilinmeyen pek çok yönü de vardı. İşte ‘Popun Kralı’nın az bilinen 100 özelliği
Fenerbahçe Saldırısında Failler Hâlâ Meçhul
Türkiye'yi ayağa kaldıran saldırının üzerinden dört gün geçti ama soruşturmada önemli bir ilerleme sağlanamadı. Vali'nin 'deliller, bulgular, büyük ipuçları var' açıklamasının altı henüz doldurulamadı.Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı soruşturmasında gözaltına alınan iki şüpheli Nihat S ve Emre A 48 saat dolmadan delil yetersizliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Haberi kamuoyuna Sürmene Belediye Başkanı Rahmi Üstün duyurdu.Salı sabahı saat 07:13’de gözaltı haberini duyuran Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise herhangi bir açıklama yapmadı.Şüphelilerin avukatı Turan Çelik ise Al Jazeera’ye “Müvekkillerim suçlamaları kabul etmiyor. Zaten ortada somut bir delil yok. Tüfekteki izler örtüşmüyor” demişti. Çelik şüphelilerin neden gözaltına alındığı sorusuna, “Onu gözaltına alanlara soracaksınız” diye yanıt vermişti.‘Büyük ipuçları’ mı?Vali Öz 7 Nisan sabahı, saldırının yaşandığı 4 Nisan gecesinden 7 Nisan sabahına kadar yaptığı her şeyi basın karşısında tek tek anlattıktan sonra saldırının av tüfeğiyle gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Ardından da iki şüphelinin gözaltına alınması sürecini anlattı ve gazetecilere ' büyük ipuçları, deliller ve bulgular' olduğunu söyledi:“Alan çalışmaları, deliller, tanıklar, istihbaratlar ve diğer çalışmalarla beraber sabaha doğru 2 kişi üzerinde yoğunlaştık. Bu iki kişiden birisinin otobüsle beraber konvoyla Rize'den intikal eden, bir kişinin de silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi olduğu yönünde bulgular vardı ve bu iki kişiyi sabah erken saatlerde aldık. …. Deliller, bulgular, olay yerindeki araç, plaka ve diğer ibarelerin bu iki kişiyi doğruluyor. … Tahkikat devam ediyor ve bu iki kişinin büyük oranda olayın failleri olduğunu değerlendiriyoruz. … Bulgular var ancak dediğimiz için alan çalışmaları, teknik bilgiler, deliller, görgü tanıkları ve bölgede aldığımız ifadeler, bunların bu işin faili olduğu yönünde büyük ipuçları veriyor'Vali “büyük oranda olayların failleri olduklarını değerlendiriyoruz”, “büyük ipuçları” gibi ifadeler kullandı. Ancak gazetecilerin soruları üzerine henüz şüphelilerin parmak izlerinin alınmadığı, telefon trafiklerinin kontrol edilmediği de anlaşıldı.Vali Öz şüphelilerin konvoydaki aracının görüntülere takıldığını belirtti, bazı televizyonların çekimlerinde o kişiyi olay yerinde olduğunu teyit eden görgü tanıklarının bulunduğunu da ekledi.‘Vali ne söyleyecek, merak ediyorum’Şüphelilerin aileleriyse seslerini duyurmaya çalıştı. Emniyetin önünde gelişmeleri takip eden Nihat S.'nin amcası Dursun S. yeğeni ile teyze oğlunun haksız yere gözaltında tutulduklarını öne sürmüş ve Vali’nin iki şüpheliyi daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan ettiğinden yakınmıştı:“Ellerinde ne delil var? Nihat, Trabzon ile Sürmene arasında dolmuşçuluk yapıyor. Hat kiralamış, üç çocuğunun nafakasının peşinde. Olay akşamı, teyze uşağı Emre Rize’den geliyor. O da otobüsçülük yapıyor zaten. Nihat, Emre’yi telefonla arıyor buluşmak için. İki kuzenin buluşmasından daha doğal ne olabilir? Emre de yaklaştıkça telefonla buradayım, şuradayım diye bilgi veriyor. Sürmene girişinde olayı gören Emre durup fotoğraf çekiyor. Yeğenlerimin bu olayla ilgisi bundan ibaret. Ne parmak izi var, ne başka bir şey. Köprü dibinde bir tane çift kırma uyduruk tüfek bulmuşlar. Ne olmuş, kim atmış onu oraya belli değil. … Sayın Vali çocuklarımızı daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan etti basının önünde. Şimdi bu çocuklar serbest kalırsa ne söyleyecek çok merak ediyorum.”Şüphelilerden Emre A 'nın eniştesi Ömer Yıldızbaşoğlu da akrabalarının suçsuz olduğunu anlatmaya çalışıyor ve medyaya “saldırganların İstanbul bağlantısı olarak anlatılan seyahatin bir hasta ziyareti olduğunu belirtiyordu:“İki gündür araştırıyorlar, açıklamalar yapıyorlar. Ama ortada ne var? İstanbul bağlantıları araştırılıyor diye bir şey attılar ortaya. Oysa bu çocukların bir teyzeleri Avusturya’da kanser hastası. İki ay önce İstanbul’a geldi. Tüm aile hatta benim eşim de dahil İstanbul’a gitti, teyzeleriyle buluşup helallik aldılar. Şimdi bu son derece insani bir durumu bile sanki bir örgüt bağlantıları varmış gibi sunuyorlar. Herkesi vicdanlı olmaya davet ediyorum.”Fenerbahçe kafilesine düzenlenen saldırının üzerinden dört gün geçti. Ligler bir hafta ertelendi. Fenerbahçeli futbolcular Sürmene’den geçerken otobüse av tüfeğiyle ateş açan saldırganlar hâlâ bulunamadı.Kaynak: Al Jazeera
Saka’nın Eşi: "Forma Renklerini Bile Bilmez"
Fenerbahçe kafilesine saldırıyla bağlantılı olarak gözaltına alınan Nihat Saka’nın eşi Fatoş Saka, eşinin futbolla ilgisi olmadığını savundu, “Eşim suçsuz, futbol bile bilmez, niye bu işe bulaşsın” dedi.Sürmene - Trabzon arasında dolmuş şoförlüğü yapan Nihat Saka’nın 28 yaşındaki eşi Fatoş Saka, eşinin Fenerbahçe otobüsüne saldırıyla ilgili gözaltına alınması hakkında Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı. Eşinin futbola ilgisinin olmadığını savunan Fatoş Saka, Nihat Saka’yı futbol izlerken hiç görmediğini söyledi.Saka, “Otobüsle, şoförüyle, futbolcularla hasım mı ki de bu işe kalkışsın. Bir insan size zarar verse ona tepki gösterirsiniz ki böyle ateş etmek falan en son gelir insanın aklına. Benim kocam hiç tanımadığı insanların canına neden kast etsin? 10 yıldır evliyiz, futbol izlediğini bile görmedim. Sorsanız, takım renklerini bilmez. Evimize çalıştırdığı dolmuşla ekmek getirir” diye konuştu.
Reklam
B.B. King Las Vegas'da Hastaneye Kaldırıldı
Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük blues müzisyeni B.B. King, hastaneye kaldırıldı. Diyabete bağlı semptomlardan dolayı tedavi altına alınan 89 yaşındaki sanatçı, geçtiğimiz sene de rahatsızlanmış, gerçekleştirmekte olduğu turneyi yarıda kesmek zorunda kalmıştı.20 seneden beri diyabet rahatsızlığıyla savaşan ve en son geçtiğimiz sene müzikseverlerle buluşan B.B. King, son stüdyo albümü 'One Kind Favor'ı ise 2008 senesinde yayınlamıştı.Eksen
Reklam
28 Madde ile Nükleer Enerji Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Enerji, bir sistemin ne kadar iş yapabileceğini ve ne kadar ısı yayacağını niceleyen bir durum fonksiyonudur.Bir sistemin, iş yapabilme yeteneğidir, yani enerji ile iş ya da enerji ile ısı arasında doğrudan bir bağıntı vardır.Örneklersek; yakıt olarak benzin kullanan bir araç, kullandığı yakıtın bir kısmını hareket enerjisine dönüştürerek, bizi bir yerden bir yere ulaştırıp belli bir miktarda iş yaparken, bu işi yaptığı sırada da, aracın motorunun sıcaklığının yükselmesi sonucu bir miktar ısı enerjisi açığa çıkar. Burada, enerji kaynağı, iş ve ısı arasında bir bağlantı olduğunu görebiliriz. Enerji şekil değiştirmiştir, enerjiye iş yaptırılmış olur.İnsanlar yıllardır enerjinin verimli olarak kullanılabilmesi için çeşitli enerji dönüşümlerine/çevrimlerine başvurmaktadırlar.Bunun için yenilenebilir ve yenilenemeyen enerji  kaynaklarından ısı veya iş elde edilmeye çalışılır.Güneş, rüzgar, hidroelektrik, bioyakıt, fosil yakıtlar gibi daha bir çok kaynağın yanı sıra nükleer enerji de hatırı sayılır bir enerji kaynağıdır. 1 Nisan 2015 günü TBMM'de Sinop'a yapılacak nükleer santrale onay verilmesiyle ile birlikte bu konuyla ilgili biraz bilgi edinmekte fayda var gibi gözüküyor...
İstanbul Film Festivali'nde Gözü Kapalı Bilet Alınabilecek Dikkat Çeken 15 Film
34. İstanbul Film Festivali 4 - 19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 62 ülkeden 222 yönetmenin 204 filmini ağırlayacak olan festivalin biletleri yarından(28 Mart) itibaren satışa sunuluyor. Eğer 'Acaba hangi filme bilet almalıyım?' gibi sorularınız varsa aşağıda en dikkat çeken filmler arasından derlediğimiz liste size ilaç gibi gelecek.
Obezite Tipleri Nelerdir?
Daha genç olduğunuz ve istediğinizi yediğiniz halde kilo almadığınız zamanları hatırlıyor musunuz? Günümüzde ise, kimyasal katkılı gıdaların bizi sürekli yemeye sevk etmesi, çevresel toksinlerin yağ depolanmasını uyarması nedeniyle fazla kilo ve obezite oranları her yıl önlenemez şekilde artmaktadır.Obezite şu anda tüm dünyanın karşılaştığı en önemli sağlık problemi haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin üçte birinden fazlası, çocuk ve genç erişkinlerin 100’de 17’ si obezdir ve bu sayılar hızla artmaktadır. Yeni bir ankete göre insanların 100’de 55’i kilo kaybetmek için çeşitli yöntemleri denemektedir.Vücutta biriken yağ ya deri altında, tıbbi adıyla subkutan, veya karın içerisinde, tıbbi adıyla visceral yağlanma olarak toplanır. Subkutan ya da deri altı yağ esas olarak vücudun alt kısmında toplanır ve sıklıkla kadınlarda görülen armut tipi obeziteye yol açar. Yağın karın içerisinde toplandığı obezite tipi ise elma tipi olarak adlandırılır ve erkeklerde daha sık görülür.Visceral yağlanma, santral veya abdominal yağlanma olarak bilinen bu tip, en tehlikeli yağlanma tipidir. Çünkü kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve diğer kronik hastalıkların oluşumunda rol oynar. Metabolik sendrom olarak bilinen bu tablo ciddi sağlık riskleri içerir.Visceral yağ tipik olarak toplam vücut yağının küçük bir oranını oluşturur ancak sağlık üzerinde ciddi etkileri sahiptir. Çünkü bu yağ karaciğer, böbrek ve pankreas gibi hayati organların etrafında yerleşir.Obezite genetik, hormonal, çevresel ve bir çok farklı faktörün rol oynadığı kompleks ve dinamik bir süreçtir. Vücutta biriken bu yağ endokrin bir organ olarak kabul edilmektedir. Çünkü metabolik olarak aktiftir, hormonlar tarafından etkilenir. Aynı zamanda çok sayıda hormon benzeri proteinler ve güçlü kimyasallar salgılar. Karın içerisinde toplanan yağ ise özellikle tehlikelidir çünkü metabolik olarak çok aktiftir, vücutta inflamasyona yol açar, ve hücre düzeyinde hastalıklara giden süreçleri başlatır.Visceral yağ aynı zamanda insülin direnci ile de ilişkilidir. Insülin direnci Tip 2 diyabet ve diğer obeziteyle ilişkili yandaş hastalıklarda en önemli faktördür. Karaciğerde biriken yağ siroz ve hatta karaciğer kanserinin öncülüdür.Kan şekerindeki bozulmalar, artmış kan yağları, lipoprotein dengesinin bozulması ve yüksek kan basıncı topluca metabolik sendrom adı verilen bir tabloya yol açar. Metabolik sendrom kardiyovasküler hastalık, Tip iki diyabet gibi diğer sağlık risklerinin bir göstergesidir.Gerek ameliyatsız bir takım müdahaleler, herekse obezite cerrahisi ile visceral yağ dokusu azaltılabilir. Visceral yağ dokusunun azaltılmasında egzersiz en önemli ve en etkili yaşam tarzı değişikliklerindendir. Bunun yanısıra yağdan ve kaloriden fakir, proteinden zengin bir diyet planı son derece faydalı olacaktır. Diyetteki lif ve protein oranlarının artırılmasının visceral yağ kaybını başlattığı kanıtlanmıştır. Protein desteğinin en iyi kaynağı süt kökenli whey proteindir. Whey proteinin en önemli faydaları doyma hissi ve açlık kontrolü üzerindeki etkisi, metabolizma ve kas protein sentezi üzerindeki pozitif etkileri ve metabolizma hızlandırıcı etkileridir. Ancak bütün protein destekleri birbirinin aynısı değildir. Klasik yollarla hazırlanan ticari whey proteinler pastörize edilmek zorundadır. Bu da çok yüksek sıcaklıklara ve kimyasallara maruz kalmaları anlamına gelir. Bu işlemler bir çok enzimi yok eder, proteinleri çökertir ve besleyici değeri azaltır. Tüketilen kalorinin azaltılması ve sık aralıklarla beslenmenin karın için yağ miktarını azalttığı da gösterilmiştir.
Reklam
7 Maddede, Üvey Evlat Muamelesi Gören Azot
Bugün, çok ihmal ettiğimiz Azota bakalım. Elementler diyince insanın aklına Helyum, Hidrojen, Karbon ve Oksijen geliyor. Azot ise hakkını pek göremiyor, hatta tam bir üvey evlat oldu bu aralar! Gelin birz da ona aradığı sevgiyi, şefkati, ilgiyi verelim, hak ettiğini yani.. Eminim bir kısmını biliyorsunuz, belki de hepsini. Hepsini biliyorsanız da, olsun. Bilgi tekrarı kalıcılık açısından çok önemlidir. Bilmiyorsanız da bir İspanyol Atasözünü gerçekleştirdiniz demektir ; Yeni bir şey öğrenmeden yatma! Hazırsanız Azot'a ilgi göstermeye başlayalım... Haaa! Resim mi? Ana resimde gördüğünüz mevzuysa, Nitrojen'in ışıkta verdiği enfes renktir.
Muzaffer Tekin Son Yolculuğuna Uğurlandı
Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 65 yaşında hayatını kaybeden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı.Cenaze törenine, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Albay Dursun Çiçek, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan ve Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker de katıldı.Pankreas kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede vefat eden Ergenekon sanığı emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, alkışlar ve sloganlar eşliğinde, askeri törenle son yolculuğuna uğurladı. Silah arkadaşlarının yalnız bırakmadığı törende, Tekin’in eşi ve kızı Türk bayrağına sarılı tabutun üzerine konulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağını öptü.TÖRENE ESKİ KOMUTANLAR KATILDIErgenekon soruşturması kapsamında 2007 yılında tutuklanan ve yaklaşık 7 yıl cezaevinde yatan Muzaffer Tekin için Selimiye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.Törende taziyeleri Tekin’in eşi Müge ve kızı Özge Tekin kabul etti. Cenaze törenine, Tekin’in yakınlarının yanı sıra, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Balyoz Davası'nda yargılanan emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, eski 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Tuncay Özkan, Ergenekon Davası'nda yargılanan Sedat Peker, CHP milletvekili adayı emekli Albay Dursun Çiçek, Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Kıbrıs gazileri, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan çok sayıda isim, Tekin’in silah arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.EŞİNE SON ÖPÜCÜKCamide iki ayrı kişiye ait cenazenin daha bulunması ve Tekin’in cenazesine yoğun katılım olması nedeniyle kalabalık cami avlusuna sığmadı. Muzaffer Tekin’in Türk bayrağını sarılı tabutunun hemen önünde taziyeleri kabul eden Müge Tekin, eşinin fotoğrafını uzun uzun öptü. Daha sonra, tabutun üzerine Rauf Denktaş ve Düşüncelerini Yayma Derneği tarafından getirilen Kuzey Kıbrıs Türk Bayrağı örtüldü. Bu sırada eşi Müge ve kızı Özge Tekin, birlikte eğilerek bayrağı öptü.'DANIŞTAY CİNAYETİYLE İLİŞKİLENDİRİLMESİ BELKİ DE BUGÜNE GİDEN İLK ADIMI TEŞKİL ETTİ'Cenaze töreninde konuşan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, şunları söyledi:'Ahlaksızca bir iftira ile özellikle de menfur Danıştay cinayetiyle ilişkilendirilmesi, belki de bugüne giden ilk adımı teşkil etti. Ortada hiçbir delil, hiçbir şey yokken, tamamen bir senaryo icabı Muzaffer’i Danıştay cinayetiyle ilişkilendirmek, dünyanın en büyük suçudur. Ahlaksızlıktır, namertliktir. Çünkü yürekten inanıyorum, bu hastalıkla karşı karşıya kalmasında bu ağır suçlamanın çok büyük bir rol oynadığını düşünüyorum. Şimdi bu suçlamaları yapanlar, yazanlar, çizenler, konuşanlar ne düşünüyorlar? Onlarda vicdan yok zaten. Vicdan olsa, gelirler en azından, bir özür dilerler. Türk milleti her zaman olduğu gibi, kahramanına, O da bir şehit, bu süreçte verdiğimiz son şehit, sahip çıkıyor. Tabii ki bu olaylara neden olanlar mutlaka yargı karşısına çıkarılacaktır ve cezalarını görecektir. Ancak o zaman biz de rahat ederiz, huzura ereriz. Elbette herkes olayların takipçisi olacak, elbette bunların içinde ben de bir birey olarak takip edeceğim. Milletimiz de biraz bu olaylara karşı sahip çıksın ki, burada bunun güzel bir örneğini gördük, bu kumpasları kuranlar, bu iftiraları atanlar mutlaka ortaya çıkmalı, dökülmeli ve gereken cezaları görmeli. Çok kimse cezaevlerinde hayatını kaybetti. Bu vesileyle ailesine ve Türk milletine başsağlığı diliyorum.''ALDATILDIK, KANDIRILDIK DİYENLER BUNUN HESABINI VERMELİ'Emekli Albay ve CHP Milletvekili adayı Dursun Çiçek de, Muzaffer Tekin’in örnek ve centilmen bir subay olduğunu belirterek, “Adam gibi adamdı. Bu süreçte kanser oldu. Şimdi 'Aldatıldık, kandırıldık' diyenler, 'Bilirkişiler bizi aldattı' diyen hakimlerin bunun vicdan muhasebesini yapmaları, hesabını vermeleri lazım' dedi.MHP Milletvekili Engin Alan ise “Bütün silah arkadaşlarının, ailesinin başı sağolsun. Türkiye çok yiğit bir subayı kaybetti' diye konuştu.Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de, “Muzaffer Tekin yiğit, dürüst, gerçek bir Türk subayı; kahraman, Türk Ordusu'nun şerefini her zaman yüksekte tutan ve bir askerlik aşığı, asker olarak doğmuş bir komutanımız ve asker olarak öldü. Silivri’de de dik duran, başını dik tutan, her türlü haksızlığa, zorbalığa dimdik karşı koyan bir arkadaşımızdı. Çok büyük bir acı. Bütün milletimizle bu acıyı yürekten paylaşıyoruz' diye konuştu.TÖRENDE 'İNSANLIK ONURU İŞKENCEYİ YENECEK' VE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIMuzaffer Tekin’in cenazesinden önce, hemen yanında bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından Leman Fırtına’nın tabutu kadınlar tarafından omuzlara alındı. Bu sırada bir grup “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek' şeklinde slogan attı. Ardından, Tekin’in tabutu askerlerce omuzlara alınarak, düzenlenen askeri törenin ardından cenaze aracına konuldu. Tören sırasında kalabalık “Mustafa Kemal’in askerleriyiz', “Askere uzanan eller kırılsın', “Gün gelecek devran dönecek / AKP halka hesap verecek' şeklinde sloganlar attı. Tekin’in cenazesi, törenin ardından götürüldüğü Nakkaştepe Mezarlığı’nda toprağa verildi. Muzeffer Tekin’in mezarına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden getirilen toprak da serpildi.DHA
Reklam
Hacettepe Çocuk Acil'in Çatısında Sağlık Hakkı Eylemi
Kanser olan çocuklarını tedavi ettiremeyen iki kadın Hacettepe Çocuk Hastanesi’nin çatısına çıktı, hastane bahçesinde bekleyenler “Sağlık hakkımızı istiyoruz” sloganları attıHacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde intihar girişimi ve eylemi gerçekleşti. Kanser olan ve kök hücre tedavisi görmek zorunda olan çocuklarını tedavi ettiremeyen iki kadın hastanenin çatısına çıktı. İki kadın, kendilerini ikna etmeye çalışan polisleri ise yanlarına yaklaştırmadı. Hastaneye polis ve itfaiye ekipleri de getirildi.Kadınlar çatıda eylem gerçekleştirirken ellerinde döviz olan bir grup da hastanenin bahçesinde bir araya geldi ve “Çocuklar uyurken susulur, ölürken değil”, “Sağlık hakkımızı istiyoruz” gibi sloganlarla eyleme destek verdi.Eylem, kadınların Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile görüşme ayarlanmasıyla son buldu.Sendika.Org/ Ankara
Domuz Gribinden Ölenlerin Sayısı 43'ü Buldu
Sağlık Bakanlığı, yurt genelinde 57 kişinin grip virüsü nedeniyle hayatını kaybettiği, bunlardan 43'ünde İnfluenza A(H1N1), 7'sinde İnfluenza B ve 7'sinde ise İnfluenza A(H3N2) virüsü tespit edildiğini bildirildi.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamasında, yurt genelindeki grip vakalarındaki son duruma ilişkin bilgi verildi.Tüm dünyada grip sezonunun yılın 40. haftasından başladığı ve bir sonraki yılın 20. haftasına kadar devam ettiği bilgisine yer verilen açıklamada, grip takibine belirlenmiş 17 ilden gönüllü 180 aile hekiminin katıldığı belirtildi.81 ilde grip ön tanısıyla yatırılan hastalardan alınan klinik örneklerin de analizleri yapılarak takip edildiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'Dünya Sağlık Örgütü'nün dünya genelindeki grip hastalığına dair durumu açıklayan son raporuna göre, kuzey yarım küredeki grip yoğunluğu halen yüksek düzeyde seyretmekle beraber, İnfluenza A'nın baskın olduğu Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da grip aktivitesinde azalma başlamıştır. Fransa, Hollanda ve İspanya gibi ülkelerin dahil olduğu bir çok Avrupa ülkesinde 65 yaş üzeri kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm sayılarında artış mevcut olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu durumun nedeni olarak grip hastalığı, soğuk havalar ve akut solunum yolu hastalıklarının olabileceği ifade edilmiştir. Kuzey Amerika'da grip hareketliliği 2014 yılının sonunda ulaştığı en yüksek düzeyden sonra halen yüksek düzeyde devam etmektedir. ABD'de ise grip virüsü tespit edilme oranı 2014 yılı Aralık ayında ulaştığı yüzde 30,4'lük düzeyinden yüzde 12,1 düzeyine gerilemiştir.'Dünyada olduğu gibi yurt genelinde de son hafta itibariyle grip aktivitesinin azalmaya devam ettiği vurgulanan açıklamada, 'Düzenli izleme kapsamında 13. hafta itibarıyla gelen 352 numunenin yüzde 26,4'ünde influenza B, yüzde 8,8'inde İnfluenza A(H1N1), yüzde 5,1’inde İnfluenza A(H3N2) saptanmıştır' ifadesi kullanıldı.Kimler risk altındaAçıklamada grip için 65 yaş ve üzerindeki kişilerle yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalanların, astım dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve çocukların, diyabet dahil kronik metabolik hastalığı, kronik renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immün yetmezliği olanların, immünsupresif tedavi alan erişkin ve çocuklarla 6 ay - 18 yaş arasında ve uzun süreli asetil salisilik asit tedavisi alan çocukların risk grubunda olduğu belirtildi.AA
Reklam
Süpermarketler Müşteriyi Nasıl Yönlendiriyor?
Süpermarketler müşterileri manipüle eder aslında. Malzemeler öyle yerleştirilmiştir ki, temel ihtiyaç maddelerine ancak akıl çelen bir sürü şeyi aştıktan sonra ulaşabiliriz. Ekmek, yumurta, süt gibi temel ürünler süslü ambalajlarıyla dikkatleri cezbeden bisküvilerin, şekerlemelerin, cipslerin ötesinde bir yerdedir.Süpermarketler çocukları da hedef alır. Onlara yönelik şeyler rengarenk ve çizgi film kahramanlarıyla süslenmiş bir halde tam da onların göz hizasına gelecek şekilde dizilmiştir raflarda.Peki bu dizayn şekli insan yararına kullanılabilir mi? Gıda üreticileri insanları sağlığa zararlı aşırı yağlı, aşırı şekerli ürünlerden uzak tutma gibi bir sorumluluk üstlenmiyor. O halde bu ürünlerin satışını yapan marketlerle ilgili önlemler alınabilir mi?
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önseçime girdiği İzmir 2. Bölge'de 32 bin 941 oyla birinci oldu, ikinci Mustafa Balbay 16 bin 237 oy aldı. Antalya'da Deniz Baykal ikinci sırada kalırken, eski genel başkan yardımcısı Adnan Keskin Denizli'de listeye giremedi.
Gece Görüşü Sağlayan Göz Damlası
Amerikalı bilim insanları karanlıkta görmeyi sağlayan damla geliştirdi. Birkaç saat boyunca zifiri karanlıkta görmeyi sağlayan damla ileride piyasaya sunulabilir.Amerikalı bilim insanlarının araştırması, denizin derinliklerinde, ışığın olmadığı bölgelerde yaşayan balıkların gözlerinden elde edilen, gece körlüğünün ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan 'Chlorin e6 (Ce6)' adlı bir kimyasalı içeren damlanın gözlere damlatıldığında, zifiri karanlıkta da görmeyi sağlayabildiğini ortaya koydu.Bilim insanları damlaya bu maddenin yanında insülin ve dimetil sülfoksid bileşiğini ekledi.Araştırmaya imza atanlardan biyokimya uzmanı Gabriel Licina'nın retinasına damlatılan sıvı sayesinde bilim adamının 50 metreye kadar bir alanda insan ve nesneleri ayırt edebildiği belirlendi. Birkaç saat sonra Licina'nın gözlerinin normale döndüğü ve aydınlıkta da sorun çekmediği belirtildi.Deneylerin devam edeceğini ifade eden bilim insanları çalışmanın gece kurtarma çalışmalarına yardımcı olabileceğini vurguladı.Çalışmaya ilişkin makale, bilim insanlarının 'Science for the Masses (Halk için Bilim)' adlı sitesinde yer aldı.
Yükselen 10 Teknoloji Geleceğe Yön Verecek
İnsan hayatını kolaylaştıran ve küresel çevre, üretim, sağlık gibi sorunlara yenilikçi çözümler sunan, 2015'in en önemli 10 yükselen teknolojisi belirlendi.Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının 'en umut verici ve yenilikçi' 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacakUzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, 'hassas genetik mühendisliği' teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren 'üç boyutlu yazıcılar' ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.'Yeni yapay zeka teknoloji' ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak 'dağıtım üretimi' sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecekSon yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.'Nöromorfik teknolojisi' ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.'Dijital gen teknolojisi' ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.AA
Reklam