onedio
Matrix Konusu Nedir? Matrix Filmi Oyuncuları Kimlerdir?
Herkes tarafından sevilen ve eskimeyen kült filmler arasında olan Matrix film serisi Matrix, Matrix Reloaded, Matrix Revolutions ve Matrix 4 olmak üzere 4 sinema filminden oluşur. Derin anlamlar çıkarabileceğimiz, sanal bir dünyada geçen Matrix, bilim kurgu ve aksiyon sahneleriyle adeta seyircisini hipnoz ediyor. Peki Matrix filmi konusu nedir? Matrix oyuncu kadrosunda kimler var? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Fas, İsrail İle Normalleşmeden Kârlı Mı Çıkacak, Yoksa Zarar Mı Edecek?
RABAT (AA) - AHMED BİN ET-TAHİR - Fas'ın İsrail ile ilişkileri normalleştirme anlaşması imzalamakla kârlı mı çıkacağı yoksa bundan zarar mı göreceği tartışılıyor.Uzmanlar normalleşme anlaşması sonrası kâr-zarar hesabı yapmak için henüz yeterli veri olmamakla birlikte ortada birbirinden çok farklı ekonomiler olduğuna dikkati çekiyor.Fas Kralı 6. Muhammed 10 Aralık 2020'de İsrail ile ilişkilerin 'en yakın zamanda' kurulacağını açıklamış, ardından Fas ile İsrail, 22 Aralık 2020'de diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi kapsamında 4 anlaşma imzalamıştı.Faslı ekonomist Necib Aksabi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fas ile İsrail arasında bugüne kadar resmi bir ekonomik ilişki olmadığını söyledi.Kâr ve zararı tahmin edebilmek için henüz yeni verilerin netleşmediğini ifade eden Aksabi, şu an sadece istişareler ve temasların olduğunu, uluslararası kabul gören bir anlaşma bulunmadığını ve Rabat'ta imzalananın sadece genel yönelimler ve iyi niyet beyanından ibaret olduğunu dile getirdi.Aksabi, 'Fas ile İsrail arasında ticari ilişkiler olduğunu herkes biliyor, ancak bunlar açıklanmıyor. Örneğin tarımda 1980'lerin başından beri iş birliği var. Fas, İsrail ürünlerini ithal ediyor.' diye konuştu.Birbirinden çok farklı ekonomilerKâr ve zararla ilgili ise Aksabi, 'Fiili olarak karşılaştırdığımızda kendimizi tamamen farklı iki ekonomi ile karşı karşıya buluyoruz. İsrail ekonomisi büyüklük olarak Fas ekonomisinin dört katını temsil ediyor.' dedi.İsrail'in yaklaşık 400 milyar dolar, Fas'ın ise 115 milyar dolar gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYİH) sahip olduğunu aktaran Aksabi, kişi başına düşen GSYİH'nin de İsrail'de 40-45 bin dolar, Fas'ta ise yaklaşık 3 bin dolar olduğunu söyledi.Aksabi, bu göstergelerin, iki taraf arasında ekonomik ilişki gerçekleşmesi halinde gelişmiş bir ülkenin gelişmemiş bir ülkeyle ilişkisi örneğiyle karşılaşılacağını ortaya koyduğunu ifade etti.'Fas, İsrail'in pazarı haline gelecek'Faslı ekonomist, 'İsrail'in Fas'a ihraç edecek malı var. İsrail, bilgi ve bilim açısından katma değeri yüksek ihracata ve önemli ticari değere sahip. Ama Fas'ın İsrail'e ihraç edecek malı yok. Dolayısıyla Fas, İsrail'in pazarı haline gelecek, başka bir şey değil. Fas'ın İsrail ile kârlı bir ekonomik ilişkisinin hayalini kurmamalıyız, çünkü gerçek durum İsrail ile ticaretin bir tedarikçi ve bir müşteri ilişkisi olacağını gösteriyor.' ifadelerini kullandı.Aksabi, sözlerini şöyle tamamladı:'Turizmin canlanacağını söylüyorlar. Tabii ki bu mümkün ve zaten daha önce de vardı. Ancak şimdi İsraillilerin Fas'a gelişleri kolaylaşacak. Önceden Fas'a 70 bin turist geliyordu, bu rakam 200 bine ulaşabilir.''İlişkiler bazı alanlarda deneyimlerin aktarımının ötesine geçmeyebilir'Faslı ekonomist El-Mehdi Ofakir de İsrail ile tam teşekküllü ekonomik ilişkiler hakkında konuşmak için henüz erken olduğunu dile getirdi.Mevcut koşullar göz önüne alındığında iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin ufkundan söz etmenin zor olduğunu kaydeden Ofakir, biraz beklemek gerektiğini ve daha büyük bir çözüme götürebilecek güçlü siyasi sinyaller olabileceğini aktardı.Ofakir, 'Coğrafi uzaklık açısından tam ekonomik ilişkilerin varlığına inanmaktan kaçınmalıyız. İlişkiler bazı alanlarda deneyimlerin aktarımının ötesine geçmeyebilir.' diye konuştu.'Beklenen kâra güvenmiyorum'Rabat'taki 5. Muhammed Üniversitesinde öğretim görevlisi Ömer el-Kettani ise Fas için zararın kârdan daha önemli olduğunu belirtti.İlk olarak Fas'ın İsrail'i tanımama ilkesini kaybedeceğini, kazancının ise ABD'nin Batı Sahra'yı tanıması olduğunu ve bunun ülkeye ekonomik, siyasi ve belki de askeri faydası olabileceğini kaydeden Kettani, şunları söyledi:'Ekonomik kazanç çok basit olacak, ancak büyük yatırımların Fas'ın Batı Sahrasına ulaşacağına dair bir tür gururlanma ve inanç var. Ama beklenen kâra güvenmiyorum. Çünkü onlarca yıl önce tarım alanında Fas-İsrail iş birliği gerçekleştiğinde Fas domatesine zarar veren kötü bir hastalığı ithal ettik. Fas domatesi hâlâ İsrail'in bize ithal ettiği hastalığın sorunlarını yaşıyor, bu nedenle ülke dışında birçok pazarı kaybettik.'Eski ABD Başkanı Donald Trump, Fas ile İsrail'in ilişkileri normalleştirme anlaşmasına vardığının açıklanmasıyla eş zamanlı olarak Batı Sahra'da Fas'ın hakimiyetini tanıdıklarına dair bir bildirge imzaladığını duyurmuştu.
Sbü, Suriye Çobanbey'de Tıp Fakültesi İle Yüksekokul Kurmak İçin Kolları Sıvıyor
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Suriye'nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için çalışmalara başladıklarını bildirdi.Prof. Dr. Erdöl, yaptığı yazılı açıklamada, Çobanbey'de SBÜ'ye bağlı tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından dolayı duyduğu memnuniyeti belirtti.Erdöl, bu kararın, 'kendisine uzanan kardeş eli ile güçlenen, kendine açılan yaralarla meşgulken artık yaralar sarmaya memur olan sağlık ve insanlık hadimi genç yarınların geciktirilmiş dünlerine atılan kutlu ve mukaddes bir adım' olduğunu kaydetti.Üniversitelerinin sağlık profesyonelleri yetiştirmek amacıyla 1903'te 2. Abdülhamid Han tarafından kurulan Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane'nin bugünkü imkanlarla daha ileriye taşınmasına müteveccih bir uygulama olduğunu aktaran Erdöl, yakın zamanda Somali, Sudan, Özbekistan ve Bangsomoro'da fakülte ile yüksekokullar açtıklarını ifade etti.Prof. Dr. Erdöl, Türkiye'nin hiçbir çıkar gözetmeden Suriye halklarının her zaman yanında olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:'Suriye'nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için kolları sıvadık. Suriyeli kardeşlerimizin sağlık eğitimi alanında ihtiyaç duydukları programları belirleyip yüksekokullarımızı açacağız. Sınırlarını kürre-i arz, bilim ve eğitim önderliğini de insanlığın tamamı olarak ifade eden Büyük Türkiye var olsun. Bilvesile, Resmi Gazetede yayımlanan SBÜ Çobanbey Tıp Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu kararı için; Sayın Cumhurbaşkanımız, YÖK Başkanımız ve emeği geçen herkese teşekkür ve saygılarımı arz ediyorum. Suriyeli öğrencilerimiz Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın destek ve teveccühleriyle küllerinden doğan bu üniversitede, kuruluş misyonuna uygun olarak eğitim görmenin ömür boyu gururunu yaşayacaklardır. Üniversitemizin banisi 2. Abdülhamid Han’ı açtığı bu kapı ve kapılar için rahmet ve minnet ile yad ederken bunun bir başlangıç olduğunu ve ecdadımızın ardında attığımız ve dahi atacağımız adımların mütevazı ama elzem bir adımı olarak büyüyerek devam ettirme gayretinde olacağımızın bilinmesini isterim.Biz kollarımızı açmaya, karşılıksız sevmenin adresi olmaya devam edeceğiz. Susuz coğrafyalara su kuyusu açarak susuzlukları giderdiğimiz gibi ilim ve bilim yuvaları açtıkça da susamış dimağları hapsedildikleri kuyulardan çıkaracağız.'
Prof. Dr. Rahimov: "Bir Millet, İki Devlet" Anlayışının Artık "Bir Millet, Bir Devlet" Seviyesine Yükselmesi Gerek
İSTANBUL (AA) - GÜLSÜM İNCEKAYA - Karadeniz ve Hazar Denizi Hukukçular Birliği Başkanı Prof. Dr. İlham Rahimov, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki 'Bir millet, iki devlet' anlayışını artık 'Bir millet, bir devlet' seviyesine yükseltilme zamanının geldiğini belirterek Orta Asya Türk devletlerini de içine alan, Avrupa Birliği'ne benzer bir yapının kurulması için bu adımın gerekli olduğunu söyledi. Azerbaycan’ın onursal bilim insanı ve hukuk profesörü Rahimov, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile Azerbaycan arasında iktisadi, askeri ve siyasi birçok iş birliğinin devam ettiğini, bu ilişkilerin bölge ülkeleri için de model teşkil edebileceğini söyledi.Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin Rusya ile askeri, siyasi ve ekonomik ilişkilerinin çok gelişmiş düzeyde olduğunu vurgulayan Rahimov, 'Ancak Rusya ile ilişkileri çok iyi olsa da Azerbaycan, Rusya'nın liderliğindeki 'Kolektif Güvenlik Teşkilatı'nda ve 'Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nda yer almıyor.' diye konuştu. Rahimov, Türkiye ile Azerbaycan arasında birtakım askeri, siyasi ve ekonomik iş birlikleri olsa da iki devlet arasında bu ilişkilerin toplandığı bir çatı kurum ve bir format bulunmadığına dikkati çekerek böyle bir teşkilatlanma olduğunda diğer Türk devletlerine de buna dahil olmaları konusunda teklif götürülebileceğini kaydetti.'Orta Asya Türk devletlerini de içine alan Avrupa Birliği'ne benzer bir yapı için önce Bakü ve Ankara'nın bir ittifak kurması gerekiyor.'​​​​​​​ diyen Rahimov şöyle devam etti:'Böylece ikili ilişkiler en yüksek seviyeye çıkarılabilir. Gelecekte böyle bir yapılanma gerçekleştirebilmek için şimdiden bilim insanları, siyasiler ve devlet adamları ittifak modelleri üzerine tartışmalıdır. Biz 'İki devlet, bir millet' diyoruz ama henüz ortada bunu destekleyen bir kuruluş, teşkilat yok. O sebeple Orta Asya Türk devletleri, Azerbaycan’dan farklı olarak Rusya’nın teşkil ettiği siyasi, askeri ve ekonomik ortaklık içindedir.'Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Azerbaycan'ın Türkiye ile yakınlaşmasının Rusya tarafında pek hoş karşılanmadığını belirten Rahimov, Karabağ zaferinden sonra bu yakınlaşmanın önüne geçemeyeceklerini anladıklarını aktardı.Rahimov, Rusya'nın Azerbaycan ile her yakınlaşmasında Ermenistan'ın sorun çıkardığını, son Karabağ savaşında da bunun net bir şekilde anlaşıldığını belirterek 'Rusya, bölge dengelerini bozacak şekilde Ermenistan'a yakınlık gösterdiğinde de Azerbaycan, Türkiye ile yakınlaşmıştır. Moskova ise bunu yakından takip etmektedir.' dedi.Dağlık Karabağ konusunda Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin, Ermenistan'a karşı Azerbaycan'ı yeterince desteklemediklerini ifade eden Rahimov, çünkü Rusya'nın bu meselede tarafsız kalmalarını istediğini, oysa manevi desteklerinin bile Azerbaycan için yeterli olacağını dile getirdi.'Bütün dünya bir millet olduğumuzu öğrendi'Rahimov, Türkiye ile Azerbaycan'ın 30 yıl önce 'Bir millet iki devlet' anlayışını geliştirdiğini, bu sürede yaşananların iki halkın da bir millet olduğu gerçeğini ispat ettiğini belirtti.'Bunu en son Karabağ savaşında da gördük.' diyen Rahimov, 'Azerbaycan Türkleri ile Türkiye Türklerinin aynı etnik kökenden olup olmadığı konusu Rusya'da uzunca süre tartışıldı. Geçtiğimiz 30 yılda Türkiye ile Azerbaycan arasında yaşananlar bu iki halkın tek bir millet olduğunu ortaya koydu. Biz zaten emindik, şimdi onlar da emin oldu.' ifadelerini kullandı.Karabağ savaşında Türkiye'nin Azerbaycan'a sağladığı askeri, siyasi ve manevi desteğinin bir yandan Rusları rahatsız ederken, bir yandan da bu iki halkın tek bir millet olduğuna kanaat getirmesine sebep olduğunu kaydeden Rahimov, 'Ermeniler bunun böyle olduğunu zaten biliyordu. Artık Avrupa ülkeleri ve bütün dünya bir millet olduğumuzu öğrendi.' dedi.Rahimov, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki başta enerji hatları, ulaşım ve askeri iş birliklerinin diğer Türk cumhuriyetleri ile bölge ülkeleri için de örnek teşkil ettiğine vurgu yaptı.'Türkiye ile Azerbaycan arasında 30 yıldır devam eden 'Bir millet, iki devlet' anlayışının artık 'Bir millet, bir devlet' seviyesine yükseltilme zamanı geldi' diyen Rahimov, 'Bunun gelecek için zaruri bir format olduğunu düşünüyorum. Çünkü gelecekte bizi neyin beklediğini bilmiyoruz. Kuzey komşumuzla ilişkilerin gelecekte nasıl olacağından emin değiliz.' diye konuştu. Rahimov şöyle devam etti:'Şimdi Rusya ile Türkiye münasebetleri çok iyi durumda. Fakat 20-30 yıl sonra bu ilişkilerin nasıl şekilleneceğini bilemeyiz. Şimdiden 'Azerbaycan Türkleri yalnız değildir' mesajı vermeliyiz. Son 30 yıldır yaşananlardan hareketle belki bundan sonraki 30 yılda bu yol bizi 'Bir millet bir devlet' modeline götürecektir. Bu hem bizim düşmanlarımız için hem komşularımız hem de dostlarımız için gereklidir. Bu Azerbaycan'ın geleceği için lazımdır. Er ya da geç bunun gerçekleşeceğine inanıyorum.' -'Türkiye-Rusya ilişkileri 100 yaşında'Rahimov, Türkiye-Rusya yakınlaşmasının sadece bugüne ait bir mesele olmadığını, mart ayında bir asrı dolduracağını belirtti.Türkiye ile Sovyet Rusya arasında ilk anlaşmanın 1921 yılında yapıldığını hatırlatan Rahimov, Türkiye Cumhuriyeti devletini ilk tanıyan ülkenin de Rusya olduğunu söyledi.İki ülke ilişkilerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında zirve noktasına ulaştığını ifade eden Rahimov, 'Putin, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan ilk Rus devlet başkanıdır. Bu da iki ülke arasında yeni bir sayfa açıldığının göstergesi olmuştur. Bundan dolayıdır ki son yıllarda Rusya ile Türkiye arasında bazı provokatif olaylar yaşanmasına rağmen iki ülke ilişkileri bu sorunları aşmayı başarabilmiştir.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam
Lg'nin Robot Teknolojileri Ces 2021'De Görücüye Çıktı
İSTANBUL (AA) - LG GuideBot, ServeBot, ChefBot ve UV-C Robot liderliğindeki CLOi robot ailesi CES 2021'de otomobillere kaynak yapma ve satranç oynamanın ötesine geçen yetenekler sergiledi.LG açıklamasına göre, sadece birkaç yıl öncesine kadar, fabrikaların haricinde, günlük hayatta görülen robotlar bilim kurgu alanına giriyordu. Günümüzde ise robotlar hayatın tam da merkezinde yer almaya başladılar. Gelecekte, insanların sosyal mesafeyi koruyabilmesi adına, robot liderliğindeki hizmetlerin yaygınlaşmasının yeni dünya düzeninin bir parçası olması muhtemel görünüyor.Açıklamaya göre, bu kapsamda, CES 2021'de LG GuideBot, ServeBot, ChefBot ve UV-C Robot liderliğindeki CLOi robot ailesi, otomobillere kaynak yapma ve satranç oynamanın ötesine geçen yetenekler sergiledi. Bu yüksek teknolojili robotların, insandan insana etkileşime ihtiyaç duymadan, restoranlar, hastaneler ve ofis binaları gibi kamusal alanlarda insanlara yardımcı olacak şekilde konuşlandırılması amaçlanıyor.LG CLOi ServeBotAçıklamaya göre, LG CLOi ServeBot, ürünleri oteller, hastaneler ve restoranların içine kadar teslim edebilmek için çekmece ve raf olmak üzere iki faydalı türe sahip. Bu akıllı robot, ister ilaçları bir hastane katından diğerine nakletmek ister lüks bir İtalyan restoranında makarna tabaklarıyla masalarda gezinmek olsun, mümkün olan en verimli rotayı izleyerek malzemeleri doğru sırayla teslim etmek için aynı anda birden fazla talimat alabiliyor.LG CLOi ServeBot'lar, LG Sciencepark araştırma kampüsünde bulunan bir markette, yalnızca asansörlerle erişilebilen katlardaki çalışanlara atıştırmalıklar ve içecekler sunmak için çalışıyor. Teslim edilen ürünler, ancak robot hedefine ulaştığında açılabilen kilit altında güvende tutuluyor.LG CLOi ChefBot ve GuideBotLG CLOi ChefBo ise restoranlarda müşteriler için lezzetli erişte bazlı yemekler hazırlayabilen altı eksenli çok eklemli bir robot. LG CLOi GuideBot da havaalanları, alışveriş merkezleri ve sergi salonları gibi yerler için ulaşılabilir bir ‘danışma’ olarak tasarlandı. LG CLOi GuideBot, yararlı bilgiler içeren bir kılavuzun yanı sıra, insanların gittikleri yere kolayca ulaşmalarına yardımcı olmak için çeşitli bilgileri barındıran geniş bir dokunmatik ekrana sahip.LG CLOi UV-C RobotAçıklamadaki bilgilere göre, 1,6 metre uzunluğundaki LG CLOi UV (ultraviyole C) Robotu, CES 2021'de büyük ilgi gördü.Önünde ve arkasında büyük UV lambaları bulunan bu mobil hijyen makinesinin, 50 santimetre mesafe içinde kolon basilinin yüzde 99,9'unu dezenfekte ettiği kanıtlandı. Bu robot, insan hareket sensörü sayesinde, insan operatörlerinin ultraviyole ışığa maruziyetini en aza indirmek için mobil uygulama aracılığıyla çalıştırılabiliyor. LG’nin UV robotu, bu yılın sonlarına doğru ABD'de ilk kez kullanıma sunulacak.LG CLOi BaristaBotLG CLOi BaristaBot ise uzun süredir uygulanan sosyal mesafe kuralları karşısında, hem tüketicilere hem de işletme sahiplerine yardımcı olmak amacıyla Güney Kore'nin Seul kentindeki seçkin kafelerde uzmanlığını sunuyor. Her seferinde aynı lezzette kahve porsiyonu sunma becerisiyle tasarlanan bu süper şarjlı barista, lezzetli bir fincan kahve için çekirdek türleri, su sıcaklığı ve demleme sürelerinin yer aldığı geniş bir veri tabanı kullanıyor.
Reklam
Gündem / 6 Şubat 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 1920 1- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya'daki Tohma Köprüsü'nün açılış törenine canlı bağlantıyla katılacak.(İstanbul/14.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çiğli Tramvayı Temel Atma Törenine iştirak edecek.(İzmir/12.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)EKONOMİ1- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Malatya Havalimanı Yeni Terminal Binası Temel Atma Törenine katılacak, Malatya Çevre Yolu Şantiyesini ziyaret ederek brifing alacak. Karaismailoğlu, Tohma Köprüsü açılış törenine katılıp Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret edecek.(Malatya/10.30/15.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)DÜNYA DİPLOMASİ1- Myanmar'daki askeri darbe ve uluslararası yansımaları takip ediliyor.(Kuala Lumpur/Ankara) (Fotoğraflı-Görüntülü)GÜNCEL1- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler izleniyor.SPOR1- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Süper Lig'in 24. haftasında Fenerbahçe ile Galatasaray arasında Ülker Stadı'nda oynanacak derbi karşılaşmasını izleyecek.(İstanbul/19.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Süper Lig'in 24. haftası Kasımpaşa-Atakaş Hatayspor, Medipol Başakşehir-Fatih Karagümrük, Fenerbahçe-Galatasaray ve Aytemiz Alanyaspor-Çaykur Rizespor maçlarıyla başlayacak. (İstanbul/13.30/16.00/19.00/Antalya/16.00) (Fotoğraflı)3- TFF 1. Lig'de 20. hafta mücadelesine Tuzlaspor-Menemenspor, İstanbulspor-Bereket Sigorta Ümraniyespor, Eskişehirspor-Altay ve Adana Demirspor-Ankaraspor maçlarıyla devam edilecek. (İstanbul/13.30/16.00/Eskişehir/16.00/Adana/19.00) (Fotoğraflı)4- ING Basketbol Süper Ligi'nin 20. haftası Empera Halı Gaziantep Basketbol-Galatasaray, Türk Telekom-HDI Sigorta Afyon Belediyespor, Darüşşafaka Tekfen-Pınar Karşıyaka, Bahçeşehir Koleji-Büyükçekmece Basketbol maçlarıyla başlayacak. (Gaziantep/13.00/Ankara/15.15/İstanbul/17.30/20.00) (Fotoğraflı)Türkiye Basketbol 1. Ligi'nin 17. haftasından 2 maç yapılacak. 5- Voleybol Misli.com Sultanlar Ligi'nin 27. haftası Aydın Büyükşehir Belediyespor-Çan Gençlik Kalespor maçıyla başlayacak. (Aydın/15.00) (Fotoğraflı)6- Voleybol AXA Sigorta Efeler Ligi'nin 26. haftası Arhavi Voleybol-Solhanspor, Fenerbahçe HDI Sigorta-Afyon Belediye Yüntaş, İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Haliliye Belediyespor, Spor Toto-Arkas Spor, Tokat Belediye Plevne-Galatasaray HDI Sigorta ve İnegöl Belediyespor-Halkbank maçlarıyla başlayacak. (Artvin/13.00/İstanbul/14.00/14.00/Ankara/15.00/Tokat/15.30/Bursa/16.00) (Fotoğraflı)7- Hentbol Erkekler Süper Lig'in 12. haftası 2 maçla başlayacak; Kadınlar Süper Lig'in 13. haftası 2 maçla sona erecek. 8- Turkcell Türkiye Selahattin Yıldız Büyükler ve 20 Yaş Altı Salon Atletizm Şampiyonası, Ataköy Atletizm Salonu'nda sürecek.(İstanbul/09.00-21.00) (Fotoğraflı)ÖZEL HABER1- Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova'dan 'üçüncü dalga' uyarısı:'Aşılama ve uzun süre izolasyonda kalmanın vermiş olduğu sıkıntı, aşılamanın vermiş olduğu rehavet ile maske, mesafe ve hijyen kurallarının ihmal edilmesi özellikle o beklediğimiz üçüncü dalganın oluşmasına neden olabilir''Aşı olan kişiler virüsü almayacak anlamına gelmiyor. Aşılama sonrasında virüsü tekrar alabilirsiniz. Bu aşının size sağladığı en önemli avantaj, semptomsuz olarak veya hastalığı çok hafif geçirmenizi sağlamak olacaktır'(İsmihan Özgüven/Adana)2- Gurbetçi babasının çalıştığı bölgede fabrika kurdu, ürettiği akıllı aynaları Avrupa'ya satıyorAlmanya'ya maden işçisi olarak gelen babasının çalıştığı bölgede fabrika kuran Erkan Doğanay, akıllı ayna üretimi yapan firmasıyla Almanya'nın gelecek vaat eden 100 şirketi arasında gösteriliyorARES GmbH-Spiegel21 Yöneticisi Erkan Doğanay:'Babam yer altında çalışıyordu biz de o yerin üstünde fabrikamızı kurduk''5 yıl içinde cam dolap ve ayna alanında marka olup, bütün dünyaya mal satmak istiyoruz'(Bahattin Gönültaş/Erbil Başay/Berlin)3- AB'nin 29. yıl dönümü Kovid-19 salgınının gölgesinde- Avrupa Birliği, Maastricht Anlaşmasının imzalanmasının 29. yıl dönümüne Kovid-19 etkisi altında buruk biçimde giriyor- Birleşik Krallık gibi önemli siyasi ve ekonomik güce sahip bir üyesini geçen yıl kaybeden AB, bunun sonuçlarına yoğunlaşamadan kendisini salgının etkisi altında buldu- Geçen 29 yılda birçok krizi atlatan AB, bu kez dünyada salgından en fazla etkilenen kıta olarak ciddi sınamalarla karşı karşıya. Salgınla mücadele için AB ruhunun merkezindeki 'serbest dolaşımı' sınırlandırmak zorunda kalan Birlik, bir yandan da aşı teminindeki güçlüklerle mücadele ediyor- AB, üye ülkelerde salgınının yaralarını sarmak için 750 milyar avroluk program çıkarmayı başarsa da aşı temininde ve halkın aşılanmasında İngiltere, Kanada ve ABD gibi diğer gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmakla eleştiriliyor(Ata Ufuk Şeker/Tuğrul Çam/Brüksel)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam
Reklam
Cumhurbaşkanı Kararıyla 20 Üniversitede 26 Yeni Fakülte, Enstitü Ve Yüksekokul Kuruldu
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı kararıyla 20 üniversitede 26 yeni fakülte, enstitü ve yüksekokul kuruldu.Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ve Spor Bilimleri Fakültesi, Aksaray Üniversitesinde Diş Hekimliği Fakültesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinde İslami İlimler Üniversitesi, İstanbul Atlas Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve Yabancı Diller Yüksekokulu, İskenderun Teknik Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Selçuk Üniversitesinde Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü, Yalova Üniversitesinde Tıp Fakültesi ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yozgat Bozok Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ankara Bilim Üniversitesinde Hukuk Fakültesi ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde Bölge Çalışmaları Enstitüsü, Avrasya Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Boğaziçi Üniversitesinde İletişim ve Hukuk Fakülteleri, Hasan Kalyoncu Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Iğdır Üniversitesinde Diş Hekimliği Fakültesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesinde Spor Bilimleri Fakültesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Samsun Üniversitesinde İslami İlimler Fakültesi ve Trabzon Üniversitesinde Yabancı Diller Yüksekokulu kuruldu. 12 üniversitedeki 35 fakülte, enstitü ve yüksekokul kapatıldıAynı kararla Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri enstitüleri, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Batı Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, Doğu ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü, Avrasya Üniversitesi Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri enstitüleri, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri enstitüleri, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Kastamonu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri enstitüleri, İstanbul Atlas Üniversitesi Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri enstitüleri, İskenderun Teknik Üniversitesi Bilişim Enstitüsü, Çevre ve Deniz Bilimleri Enstitüsü, Demir-Çelik Enstitüsü, Enerji Enstitüsü, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kadir Has Üniversitesi İşletme Fakültesi, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler enstitüleri ile Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatıldı. 6 üniversitedeki 9 fakülte ve yüksekokulun adı değiştirildiDokuz Eylül Üniversitesindeki Reha Midilli Foça Turizm Fakültesinin adı Turizm Fakültesi, Spor Bilimleri Fakültesinin ismi Necat Hepkon Spor Bilimleri Fakültesi, Seferihisar Fevziye Hepkon Uygulamalı Bilimler Yüksekokulunun adı Uygulamalı Yüksekokulu, Kocaeli Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesinin ismi Ziraat Fakültesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesinin adı Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Adıyaman Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesinin ismi Ziraat Fakültesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin adı Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin ismi Mühendislik Fakültesi ve Trabzon Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin adı Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi olarak değiştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Ve Dış Politikalar Kurulu Üyeliğine Prof. Dr. Aygün Attar Atandı
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğine Prof. Dr. Aygün Attar'ın atanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu üyeliğine Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanı Kararnamesi'nin 21'inci maddesi gereğince Prof. Dr. Aygün Attar atandı.Azerbaycan doğumlu Attar, 2019'da Türkiye Azerbaycan Dostluk, İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı görevine getirildi. Askeri Tarih Komisyonu, Avusturya Türk Bilim Ofisi ve Dünya Türkleri Kongresi üyesi Attar, evli ve üç çocuk annesi.
Reklam
ABD'de Kovid-19'U En Çok 20 İle 49 Yaş Aralığındakilerin Yaydığı Belirlendi
NEW YORK (AA) - İngiltere'de yapılan araştırma, ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasında en fazla 20 ile 49 yaş aralığındakilerin etken olduğunu ortaya koydu.Science Journal'ın internet sitesinde yayımlanan araştırmayla ilgili, 'SARS-CoV-2'nin bulaşmasını sürdüren ve rakamların hızla artmasına neden olan bireylerin 20 ile 49 yaş aralığındakiler olduğunu hesapladık ve ABD'de her 100 Kovid-19 enfeksiyonundan en az 65'inin bu yaş aralığındaki insanlardan bulaştığını tespit ettik.' ifadesine yer verildi.Londra'daki Imperial College'daki bilim insanları tarafından yapılan araştırmada ABD'de virüsün yayılmasında en çok hangi yaş grubunun sorumlu olduğunu hesaplamak için 10 milyondan fazla cep telefonu konum verisi ve Kovid-19'la ilgili kamuya açık bilgilerin kullanıldığı belirtildi.Salgının hızla artışa geçtiği Ekim 2020 dönemini kapsayan araştırmada virüsün yayılmasında en az payı bulunan grubun yaşlılar ve çocuklar olduğu, genç yetişkinlerin neden olduğu bulaşma sebeplerinin kontrol edilmesi durumunda okulların açılmasının vaka artışına katkıda bulunmayacağı bildirildi.ABD Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Anthony Fauci de salı günü Kovid-19 aşılama önceliği ile ilgili yaptığı açıklamada, yaşlıların ciddi hastalıklar için daha fazla risk altında olduğunu belirterek, uzmanların genç insanların ABD'de virüsün yayılmasına neden olduğunu söylediğine dikkati çekmişti.
Milli Eğitim Bakanı Selçuk Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (2)
İSTANBUL (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmen atamalarına ilişkin, 'KPPS sınavlarının tarihlerini dikkat alarak, öğretmen adaylarımızın mağdur olmaması için imkanları zorlayarak bir takım çalışmalar yapmaya uğraşıyoruz. Sanki biz biliyoruz da söylemiyoruz gibi şeyler duyuyoruz ama şu an gerçekten belli değil. Belli olması için emin olsunlar uğraşıyoruz. Çok uzamaması için elimizden geleni yapıyoruz.' dedi.Bakan Selçuk, NTV'de konuk olduğu canlı yayında, çocukları, EBA üzerinden kaç ödev yaptığından kaç derse girdiğine kadar birçok konuda takip ettiklerini söyledi.EBA destek merkezleri kurduklarını anlatan Selçuk, 'Çocuklar bu merkezlerde var olan bilgisayarlarda rahatça çalışıyorlar. Uzaktan eğitimde dünyada bir çok ülkede yüzde 10 civarında bir sorun var. Niye var? Çünkü hiçbir ülke, 'Küresel bir salgın olursa onun için bir dijital eğitim alt yapısı kurayım' diye bir önlem almamış. O yüzden bu problem Türkiye'de de var. Bizim ödevimiz çocuklara erişmek, onlara bilgisayar vermek, EBA destek merkezi kurmak ve gezici araçlarla çocuklarla buluşmak. Bizim ödevimiz de bu. EBA'ya erişemeyen öğrencileri sürekli takip ediyoruz.' diye konuştu. Telafi için Ulusal Destekleme Programı planlamaları devam ediyorSelçuk, uzaktan eğitimin, öğretim tasarımın farklı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:'Öğretmenlere, dijital eğitim için özel bir eğitimler verdik. Bir dersi yüz yüze anlatırsanız 40 dakika sürer ama televizyonda 10 dakikada anlatırsınız. İlk televizyon çekimlerini yaparken öğretmenlerimize, 'Dersi 20 dakikada anlatın' dedik ama 6 ila 10 dakikada bitirdiklerini gördük. Sonra onlara uzaktan eğitim için eğitim aldırdık. Ondan sonra kamera karşısında yüksek performans göstermeye başladılar. Uzaktan eğitimde öğretmenlerimiz yüksek derecede performans gösterdi çünkü uzaktan eğitim yüz yüze eğitimden daha zor daha meşakkatli ve yorucudur. Velilerle, öğretmenler arasında inanılmaz bir etkileşim oluştu bu süreçte.'Bakan Selçuk, uzaktan eğitimde öğretmen, öğrenci ve ailelerin sorunları üzerine bilim insanlarının yaptığı araştırmaları kitaplaştırdıklarını dile getirerek, veliler için de özel kitaplar ve destek materyalleri hazırladıklarını kaydetti.Yüz yüze eğitime katılımın bu yıl geçen yıla göre daha yüksek olacağını gözlemlediklerini vurgulayan Selçuk, geçen yıl ilk başlarda yüz yüze eğitime katılım yüzde 30 iken, bu oranın daha sonra yüzde 80'lere çıkığını belirtti. Bakan Selçuk, öğrencilerin bu süreçteki kayıplarının tamamlanması için Ulusal Destekleme Programı planlamalarının devam ettiğini bildirdi. Selçuk, 60 yaş üstü ve kronik hastalığı olan öğretmenleri resmi izinli saydıklarını ifade ederek, 'Sağlık riski, kronik rahatsızlığı olan öğretmenlerimizi tek tek belirledik ve okula asla davet etmedik ama öğretmenlerimiz 'çocukları görmem lazım' diye kendi istekleriyle tedbirini alarak geldiler.' değerlendirmesinde bulundu. Bakan Selçuk, pandemi sürecinde kız çocukları ile erkek çocukları arasında okula devam etme konusunda manidar bir fark olmadığını aktararak, Türkiye'de kız çocuklarının matematikte ve canlı derse katılmada erkeklerden daha ileride olduklarını tespit ettiklerini söyledi. Selçuk, kızların eğitim konusunda daha disiplinli olduklarını, Türkiye'nin kız çocuklarının okullaşmasında çok büyük bir mesafe aldığını kaydetti. Bakan Selçuk, yüz yüze normal eğitimdeyken öğretmenlerin velilerle ilişkisinin şimdiki kadar yoğun olmadığına dikkati çekerek, eskiden çocukların bu kadar ev ev takip edilmediğini bu nedenle oluşan yakınlığı bir avantaj olarak gördüğünü belirtti. Öğretmen atamaları Öğretmen atamalarına ilişkin bir soru üzerine Selçuk, şu bilgileri paylaştı: 'Bu konuyla ilgili ekipler çalışıyor. Bu hem finansal boyutu olduğu hem de Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bir kabine görüşü çerçevesinde hangi bakanlığa kaç kadro ayrılacağı sürecine bağlı. Biz bu KPPS sınavlarının tarihlerini de dikkate alarak, öğretmen adaylarımızın mağdur olmaması için imkanları zorlayarak bir takım çalışmalar yapmaya uğraşıyoruz. Sanki biz biliyoruz da söylemiyoruz gibi şeyler duyuyoruz ama şu an gerçekten belli değil. Belli olması için emin olsunlar uğraşıyoruz. Çok uzamaması için elimizden geleni yapıyoruz.' (Bitti)
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (1)
İSTANBUL (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılama programına ilişkin, 'Açılacak olan sınıfların öğretmenleri öncelikli olacak. Geçtiğimiz perşembe günü bu öğretmenlerimizin bilgilerini Sağlık Bakanlığıyla paylaştık. Şimdi o planlama süreci işliyor.' dedi. Bakan Selçuk, NTV'deki Özel Röportaj programında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. 'Okulların yüz yüze eğitime başlama takvimine neye bakılarak karar verildi?' sorusu üzerine Selçuk, dünyadaki durumu takip ettiklerini belirterek, UNESCO tarafından hazırlanan, okulların kapalı, tatil olan, tamamen ve kısmen açık olduğu ülkelerin yer aldığı harita üzerinden örnek verdi. Buna göre dünyadaki ülkelerin yüzde 80'inde okulların açık ya da kısmen açık olduğunu aktaran Selçuk, 'Dünyada aşılama konusunda Türkiye'den hızlı bir seyir yok, aksine Türkiye'de hızlı bir seyir var. Diyelim ki Fransa, Hollanda 8 Şubat'ta açacak. 'Okulları açarken öğretmenlerimiz aşılandı mı, aşılandıysa açalım.' diye açmıyorlar. Aşılama bir süreç, okulların açılması ikinci bir süreç. Elbette bu ikisini birleştirmekle ilgili temenniler, beklentiler var. Zaten o yüzden açılacak olan sınıfların öğretmenlerini öncelikle şubat ayı sonuna kadar aşılama planlaması yapalım diye konuştuk. Açılacak olan sınıfların öğretmenleri öncelikli olacak. Geçtiğimiz perşembe günü bu öğretmenlerimizin bilgilerini Sağlık Bakanlığıyla paylaştık. Şimdi o planlama süreci işliyor. Daha sonra da standart prosedür hayata geçecek.' diye konuştu. Bakan Selçuk, sağlık çalışanları ve yaşlılardan sonra ikinci grupta öncelikli olarak öğretmenlerin de olduğunu anımsatarak, aşılamanın önceki karara uygun bir şekilde sürdüğünü söyledi. Okuldaki diğer çalışanların aşılanması sürecine ilişkin soru üzerine Selçuk, okulla irtibatı olan herkesin bilgilerinin sınıflar, ilçeler ve iller seviyesinde mobil uygulama üzerinden kayıtlı olduğunu, bunların ailelerinin de mobil uygulamaya dahil edildiğini, aşılama sürecinin de her biriyle ilgili olarak sürdürüleceğini anlattı. 'Biz kontrollü gitmeyi tercih ettik'2 hafta olan ara tatili 3 haftaya uzattıklarını hatırlatan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:'Salgının seyrine bakarak Bilim Kurulu'nda çıkan tavsiyeler, dünyadaki raporlar ki UNESCO'nun, Dünya Sağlık Örgütü'nün raporları var, bütün büyük ülkelerin tamamını, bize benzeyen ülkelerin tamamını, OECD'deki ülkelerin tamamını günlük ve haftalık olarak takip ediyoruz. Onlar neye göre açıyorlar? Biz kontrollü gitmeyi tercih ettik. Daha önce sürekli açık tutan, özellikle 10 yaş altı konusunda bütün dünyada bir mutabakat var. Bilimsel makaleler konusunda da bir takipteyiz ve bir ekibimiz sürekli dünyadaki araştırmaları, uygulamaları takip ediyor. Özellikle 10 yaş altını, ülkelerin tamamına yakını kapatmadılar. Bunun nedeni de yine bu raporlarda belirtildiği şekilde, 10 yaş altına bulaşma ve bulaştırma riskinin düşüklüğü kanıt olarak gösteriliyor. Bu sayılar ortaya çıktıktan sonra da bunun kısmen açılabileceği ama tamamen açılamayacağı konusunda bir istişare oluştu. O kadar yoğunluğun risk oluşturacağı konusunda bir görüş birliği oluştu. O yüzden en başta sadece ilkokullar ve köy okulları dedik, tüm sınıfları açmayalım dedik. Bunların tamamı açılırsa risk oluşabilir diye bir görüş ortaya çıktı. Bu yüzden de açmadık.'Bakan Selçuk, uzaktan eğitimin öğrenciler için sadece akademik kayıp meselesi olmadığına işaret ederek, öncelikle fiziksel sağlıktan söz ettiklerini ama çocukların gelişiminde rehberlik, psikososyal faktörler, sosyal-duygusal beceriler, arkadaşlık ilişkileri ve sosyalleşme açısından okulun son derece önemli olduğunu vurguladı. Kayıpları sadece kazanımlarla ilgili görmemek gerektiğini dile getiren Selçuk, öncelikli kaybın ruh sağlığı, davranışlar, motivasyon, okula aidiyet hissetmek ve bu aidiyeti kaybetmekle ilgili olduğunu söyledi. 'Okulların tamamına yakını Okulum Temiz Belgesi aldı'Türk Standartlar Enstitüsü ve Sanayi Bakanlığıyla okullarda hijyenin sağlanmasıyla ilgili standartlar kitabı çıkardıklarını aktaran Selçuk, bu konuda yürütülen çalışmalarla ilgili şu bilgileri paylaştı: 'Öğretmen odası, bahçe, tuvalet, sınıf nasıl olmalı, hepsinin standartları var ve bunlar belirli. Yaklaşık 3 bin civarında ekip, bütün okulların bu standardını risk analizleriyle beraber incelemeye tabi tuttu. Dezenfektan, sabun ve diğer temizlik malzemeleri konusunda büyük bir yığınak yaptık. Bütün il müdürlerimize açık çek verdik. 'Herhangi bir okulumuzda bir tek küçük eksik bile olsa derhal şu bağlantıyla bunu sağlayabilirsiniz.' Böyle bir garanti de verdik. Okullarımızdaki bu temizlik malzemelerinin varlığı konusu bizim için olmazsa olmaz. Diyelim bir istisna oldu, bir okulda sorun çıktı, sadece bir telefonla bunu halletmemiz mümkün. Okullarımızın tamamına yakınında da TSE standartlarını hayata geçirecek zamanımız oldu. Okulum Temiz Belgesi'nden söz ediyorum. Okulların tamamına yakını bu belgeyi aldı. Geçen ay yüzde 90 civarındaydı. Daha sonra bazıları eksiklerini gidererek tekrar başvurdular. Bu belgenin olması dış denetçiler tarafından sağlanıyor. Okuldaki Kovid-19 grubu, okul standartlara uygun mu diye bakıyor ama asıl değerlendirmeyi, risk analizini Okulum Temiz Belgesi veren ekip sağlıyor. Eksikleri olan okullarımız çoktu ama bu süreç bize bunları tamamlama ve bu standartlara uygun okullar oluşturabilme imkanı sağladı. Bu standartları da deneyimleme imkanımız oldu.'Milli Eğitim Bakanı Selçuk, derslerin sınıfların dış mekanına taşınmasına ilişkin soru üzerine, havaların soğuk olduğu şehirlerde dış mekanlarda ders yapmanın kolay olmadığını, iç mekanlarda daha geniş olan alanların kullanılabilmesini okul yönetimlerine bıraktıklarını söyledi. 'İlin durumuna özgü kapatma ya da daha fazla açma kararı alınabilir'Bakan Ziya Selçuk, 'Seyreltilmiş eğitimin günlerini kim belirleyecek?' sorusuna, 'Genel bir çerçeve çiziyoruz ve bunu okula bırakıyoruz. İller düzeyinde de seçenek oluşturma yani bir ilde valiler, il hıfzısıhha kurulları o ilin durumuna göre spesifik olarak karar verebilecekler. İlk kovid çıktığında 4 senaryomuz var demiştik. Onlardan bir tanesi illerin durumuna göre karar vermek. Çünkü bazı iller var ki birkaç kişinin dışında vaka yok. O yüzden de Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yapılan son Kabine Toplantısı'nda iller düzeyinde de valilikler ve il hıfzısıhha kurullarının gözetiminde o ilin durumuna özgü kapatma ya da daha fazla açma biçiminde kararlar alınabilir. Bunları da peyderpey paylaşmış olacağız. Bu öncelikli açılan sınıflarla ilgili, sonraki aşamada tekrar gözden geçirilecek. Elbette bütün sınıfların açılmasını istiyoruz ama bilim insanları 'Burada risk var.' dediğinde 'Olsun, biz devam ediyoruz.' deme hakkımız yok.' yanıtını verdi. Özel okullar 'Özel okullar şartlarım uygun, öğrencimi 5 gün okula çağırıyorum deme hakkına sahip mi?' sorusuna ilişkin Bakan Selçuk, özel okulların yüksek seviyeli tedbirler aldıklarını ancak bunu sadece okul bağlamında değil bir şehirde yaşayan topluluk anlamında değerlendirdiklerini, bu yüzden tüm ülke için ortak bir karar aldıklarını dile getirdi. Açılacak sınıflar dışında diğer sınıflar için öngörüsü sorulan Selçuk, 'Bununla ilgili de bir çalışma var. Örneğin Avrupa Birliği'nin bir takım sayısal tabloları var. 'Son 7 gün içinde 100 bin kişide şunun altında olursa tamamen açılabilir. Şu sayının altında olursa kısmen açılabilir. Şu sayının üstünde olursa tamamen kapatılır.' şeklinde AB'nin aldığı ortak kararlar var. Bizde de bu tür bir çalışma yapılıyor. Bununla ilgili de sonuçlandığında paylaşmış oluruz. Bizdeki durumu da gözeteceğiz. Eğer biz Avrupa ülkelerinin yaptığının aynısını yapsak okulları hemen hemen hiç kapatmamamız gerekiyor. Çünkü orada özellikle 10 yaş altının neredeyse hiç kapatılmadığını görüyoruz ama bizde çoğu zaman kapandı. Biraz kontrollü gitmeye çalışıyoruz. Çünkü bizdeki sosyal hayat, eğlence anlayışı, bir takım toplumsal ritüeller tıpa tıp Avrupa'daki gibi değil, bize özgü olan bazı durumlar var. Bu yüzden de her ülke kendi koşullarını değerlendirmeli. 'Okulları çok kapatıyorsunuz.' diye eleştirenler var. Kendi değerlerimize bakarak karar vermek zorundayız. Elbette açılmasını istiyorum ama veriler bunu gösterdiğinde kontrollü gidelim tercihinde bulunuyoruz.' diye konuştu. Bakan Selçuk, yüz yüze eğitimin başlayacağı dönemde okula gitmeyi tercih etmeyen öğrencilerin devamsız sayılmayacağını, derslerini uzaktan takip edebileceklerini bildirdi. Açtıkları 3 televizyon kanalında öğrencilerin ihtiyacı olan derslere ulaşabildiklerini belirten Selçuk, ilkokul, ortaokul ve lise için dünyada 3 kanal kurabilen 3-4 ülkeden birinin Türkiye olduğunu, bu süreçte 10 bin ders videosu çektiklerini, günde 3 milyondan fazla ders yaptıklarını kaydetti. (Sürecek)
Reklam