onedio
'Et'e Bakışınızı Değiştirecek 5 Film
Bugün et yemekle ilgili düşüncelerinizi yeniden gözden geçirmenizi sağlayacak filmlerin bir listesini sizlere sunmaya karar verdik. Ancak baştan uyaralım ''iyi seyirler'' cümlesi bu liste için pek uygun değil.
Türkiye'nin Güneş Enerjili İlk Aile Arabası 5 Liraya 500 Kilometre Yol Gidebiliyor
İTÜ Güneş Arabası Ekibi tarafından üretimine başlanan, Türkiye'nin güneş enerjisiyle çalışan ilk aile arabası ‘Aruna’ ile 5 liraya 500 kilometre yol alınabilecek.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Güneş Arabası Ekibi tarafından üretimine başlanan, Türkiye'nin güneş enerjisiyle çalışan ilk yerli aile arabası 'Aruna' ile ortalama 70 kilometre hızla 5 liraya 500 kilometre yol gidilebilecek.Üniversite öğrencilerinden oluşan ve 9 yılda yaptığı 7 arabayla 18 kupa kazanan İTÜ Güneş Arabası Ekibi, yeni bir yeniliğe imza atmaya hazırlanıyor. Bundan önce yarışlara yönelik otomobil üreten ekip, şimdi vatandaşların da kullanabileceği, Türkiye'nin güneş enerjisi ile çalışan ilk yerli arabasını üretiyor.Mitolojide güneşin doğuşunu temsil eden kızıllık ve 7 atın çektiği araç anlamına gelen 'Aruna' ismi verilen 4 kişilik araç, yerli otomobil üretimine destek vermek ve alternatif enerjinin günlük hayata uygulanabilir olduğunu göstermek amacıyla tasarlandı.Aracın tasarımını tamamlayarak, yüklenici firmaya teslim eden 25 kişilik ekip, üniversitedeki atölyelerinde aracın üretimini ara vermeden devam ediyor. Otomobilin kaba üretiminin bu ay sonunda, montajının haziranda tamamlanması, temmuzda da yollarda olması planlanıyor.‘Yerli babayiğit’ aranıyorEkip lideri Burak Oklar, çok heyecanlı olduklarını ve tamamına yakını 'yerli' alan bir otomobil üretmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.Seri üretime sokulabilecek bir araç tasarladıklarını aktaran Oklar, 'Diğer araçlarımızdan farklı olarak, bunu piyasaya sürülebilecek şekilde tasarladık. Zaten aile aracı. Eğer babayiğidin biri çıkıp, bunu üretmek isterse, tam anlamıyla buna uygun bir şekilde tasarımını yaptık. Tüm çalışmaları sponsor desteği ile yapıyoruz. Bu kadar önemli bir projede sponsorlardan gelecek yardımları da bekliyoruz' dedi.2 saatte şarj oluyorOklar, araçta dokunmatik orta ekran, park sensörü, head-up display ve cruise kontrol gibi donanımlar bulunduğunu belirterek, 'Aracımız, güneş enerjisini depolayan aküyle çalışacak. Bu aküyü, atölyemizde kuracağımız 7,5 kilovatlık şarj ünitesi ile 2 saatte şarj edebileceğiz. Bir depo ile güneşten enerji almadan, ortalama 70 kilometre hızla 5 liraya 500 kilometre yol yapılabilecek. Bu hızla giderken evde kullanılan bir su ısıtıcısı kadar güç harcıyoruz' diye konuştu.Aruna'nın, kilometrede 1 kuruşluk bir elektrik tüketeceğini dile getiren Oklar, 'Bu hesaba, güneşten alınan ve geri kazanımlı fren sistemi de eklendiğinde bu miktar 0,8 kuruşa kadar düşüyor' dedi.AA
Merkür, "Görünmez Boya" ile Kaplı
Bilim insanlarının yeni keşfi, Merkür'ün neden bu derece karanlık olduğunu ortaya çıkarttı.Güneş sisteminin en küçük üyesi olan Merkür , sahip olduğu kuyruklu yıldızlardan gelen tozlar sayesinde karanlık bir yapıya sahip olarak tanınıyor. Bugüne kadar ise neden olması gerekenden daha karanlık olduğu sorusu akıllarda dolaşmaktaydı. Yeni bir çalışma bu soruya da cevap veriyor.Güneşe en yakın gezegen olan Merkür’de atmosfer yok, solar rüzgarlar çok güçlü ve uzaydan gelen artıklar en çok bu gezegene düşüyor. Bunlar arasında ise ışığı rahatlıkla yutan demir parçacıkları bulunuyor. Lakin Ay, Merkür’e göre bu konuda çok daha zengin ve buna rağmen çok daha parlak bir yapıya sahip.Araştırmacıların cevabı ise karbonda yatıyor. Milyarlarca yıllık süreçte gezegenin yüzeyine düşenlerin oluşturduğu karbon yapı, gezegenin yüzde 6’sı haline gelmiş! Bu ada Ay’ın yüzeyine gelen miktarın tam 50 katı anlamına geliyor.Lawrence Livermore National Laboratory ‘de gerçekleşen bir deneyle kanıtlanmaya çalışılan teori şimdiye kadarki en doğru çalışma olarak görülüyor. Yapılan testte ise saatte 16 mil hızında ilerleyen partikülleri simüle eden bir cihaz kullanılmış ve uzaydaki mevcut çarpışma düzeneği hayata geçirilmiş. Karbon, tüm partiküller içerisinde en çok yapışan örnek olurken, ışığı en çok yutan madde olarak gözlemlenmiş.TechInside Haber Merkezi kullanıcısı geçmişi olmayan ama geleceği parlak sanal bir hesaptır.Techinside
Ay’ın Tüm Tarihlerdeki Evrelerini Gösteren Cihaz: Moon Phases
Açık kaynaklı geliştirme platformu Arduino destekli yeni bir cihaz, belirlenen herhangi bir tarihte Ay’ın hangi evrede olduğunu gösteriyor.Tasarım öğrencileri Yingjie Bei ve Yifan Hu tarafından geliştirilen Moon Phases adlı cihaz, ilk bakışta sıra dışı bir pikap gibi gözünse de plak koleksiyonunuzu çalmak gibi bir yetenene sahip değil. Yapabildiği şey temelde bilim ve uzay içeriyor; Moon Phases, herhangi bir gün için doğru Ay fazını etkileyici bir şekilde sunuyor.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı Yeniden Çalıştı
Parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve 'Higgs Bozonu' adı verilen atomaltı parçacığın keşfinde kullanılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, iki yıl aradan sonra yeniden çalıştırıldı.Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Genel Müdürü Rolf Heuer, yaptığı açıklamada, 27 kilometrelik tünele iki parçacığın bırakıldığını ve bunların yeniden dönmeye başladığını söyledi. Heuer, ancak enerji çarpışmalarının bir aydan önce gerçekleşmeyeceğini belirtti.İkinci üç yıllık çalıştırma için hazırlanan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın iki yıl aradan sonra ilk çalıştırmaya göre neredeyse iki kat daha fazla enerjiyle çalışacağı belirtiliyor. Bu yeni enerji seviyesi ile Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın fizik ve gelecekteki keşifler için yeni ufuklar açacağı ifade ediliyor.CERN'de yapılan deneyler sonucunda Mart 2013'te 'Higgs Bozonu' keşfedilmişti. 'Tanrı Parçacığı' olarak da bilinen Higgs Bozonu'nun keşfi, 2013'te Belçikalı fizikçi François Englert ile İngiliz bilim adamı Peter W. Higgs'e Nobel Fizik Ödülü getirmişti.AA
Artificial Intelligence (Yapay Zeka)
Biz insanoğlu, şuan gezegenimizde ki tek hakim canlıyız hatta evrende ki tek hakim canlıyız da diyebiliriz. Çünkü yapılan araştırmalardan hiçbiri insandan üstün varlıkların dünya yada dünya dışında biryerlerde olabileceği sonucunu göstermiyor. Peki ama bundan 50 yıl sonrasında da dünyaya hakim tür biz mi olacağız? Yada dünya dışı varlıkların olduğunu düşünerek, evrenin kapılarını aralayıp sonucunda bizleri nelerin karşılayacağını bilmeden mi ilerleyeceğiz? Bu soruların cevapları belki 50 yıl sonra, belkide 5 yıl sonra ortaya çıkar şuan da öngöremeyeceğimiz kadar uzakta veya yakınımızda. Peki ya o kadar uzakta insandan üstün bir tür aramamıza gerek yoksa? Ya dünyada bizden üstün bir tür varsa? Yada onu biz kendi ellerimizle yaptıysak?
Reklam
DC Kültürünün 16 Paralel Evreni
Bildiğiniz gibi Dc Multiverse(Çoklu Evren) adı altında bir çok alternatif gerçeklik tasarladı.İlginizi çekebilecek birkaç evren tanıtmak istedim.
‘Hiç Kimse Avukatın Kılına Dokunamaz’
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, 'Bugün ihtiyacımız olan en yukarıdan provokasyonlara değil tam aksine en yukarıdan en aşağıya kadar kucaklaşmaktır. Niye avukatları hedef tahtasına birileri oturtmak istemektedir? İstihbarat, güvenlik zaaflarını, Türkiye’yi terör örgütlerinin arka bahçesine kimlerin çevirdiğini konuşmayalım diye. Bir hedef saptırma olayıdır' dedi.TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle Yalova Barosu tarafından düzenlenen törene katıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programa katılan Feyzioğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avukatların adliye girişlerinde üstlerinin aranmasıyla ilgili konuşan Feyzioğlu, 'Bizim görüşümüz gayet net. Hiç kimse, avukatın kılına bile dokunamaz, dokundurtmayız. Biz şahsımıza ait hiçbir ayrıcalığın peşinde değiliz. Bizim çantamızı, kendi özel mektubumuz değil, müvekkilin mektubu, özel, yani yurttaşın özeli olduğu için kimse elle açıp arayamaz. Fakat aramızda ’Çantalarımızı X- Ray’e koymayacağız, kendimiz duyarlı kapıdan geçmeyeceğiz’ diyen yok. Hakim de savcı da avukat da adliye personeli de geçecek. Adliyeye giren koliler de geçecek' diye konuştu.TERÖR SALDIRISIYLA AVUKATLARIN UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOKAvukatların hedef tahtasına konmak istendiğini söyleyen Feyzioğlu, şöyle devam etti:'Adliyeye hali hazırda en güvenilir ve güvenli şekilde giren grup, zaten avukatlar. Çünkü okuyucuya kartımızı gösterdiğimizde, Ankara’daki sunucudan sisteme fotoğrafımız düşer dev ekrana ve oradan güvenlik görevlisi, bu kişi o kişidir diye kontrol ettikten sonra girer. Adliyeye hangi hakim, hangi savcı, hangi adliye personeli böyle giriyor. İstanbul’daki olay korkunç bir terör saldırısıdır. Bu terör saldırısıyla avukatların ve avukatlığın uzaktan, yakından ilgisi yoktur. Koluna cübbe almış birini, kart okuyucudan geçirerek değil, yandan içeriye almışlardır. Bunu kim yapmıştır? Asıl onun peşine düşsünler. Bugün ihtiyacımız olan birlik, beraberliktir. Bugün ihtiyacımız olan en yukarıdan provokasyonlara değil tam aksine en yukardan en aşağıya kadar kucaklaşmaktır.'BU HAFTA İÇİNDE ÇÖZEBİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNYORUM' Niye avukatları hedef tahtasına birileri oturtmak istemektedir? İstihbarat, güvenlik zaaflarını, Türkiye’yi terör örgütlerinin arka bahçesine kimlerin çevirdiğini konuşmayalım diye. Bir hedef saptırma olayıdır ama milletimiz kimin ne olduğunu ve niçin avukatların hedefe konulduğunu çok iyi bilmektedir. Bu hafta içinde de HSYK ile sorunu tam olarak çözebileceğimizi düşünüyorum. Dolayısıyla provokasyonları destekleyecek şekilde konuşmayı uygun görmüyorum.'Feyzioğlu’nun açıklamalarının ardından Yalova Baro Başkanı Hakan Gergeroğlu ve Feyzioğlu, Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. Feyzioğlu, burada Çağlayan Adliyesi’ndeki saldırıya değinerek, 'Türkiye yeni bir karanlığın içine sürüklenmek isteniyor. Önce Çağlayan’daki şehidimiz. Canımızdan can kopardılar. Bizden birini bizden kopardılar. Bu da yetmiyormuş gibi birileri kendi zaaflarını, beceriksizliklerini, hukuksuzluklarını ört pas etmek için algı operasyonlarıyla avukatlığı hedefe koymaya kalkıştılar, başaramadılar, başaramayacaklar. Allah’tan Cumhuriyet Savcımız Selim Kiraz’a rahmet diliyorum' diye konuştu.ÖLEN ÖĞRETMENİ ANDIKonuşmasında Yalova’da Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’nun azarladığı iddia edilen ve buna tepki olarak düzenlenen yürüyüşte kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren öğretmen Halil Serkan Öz’ü de anan Feyzioğlu, 'Örselenen, hırpalanan, taciz edilen sevgili Halil Serkan Öz öğretmenimizi saygıyla anıyorum. Bağışla bizi öğretmenim ama yine aziz hatıran önünde sana söz veriyoruz. Öğrencilerine hep öğrettiğini gibi bilim, akıl ve dolayısıyla özgürlük mutlaka kazanacak' dedi.
Reklam
Van Gölü 600 Bin Yaşında
Bilim insanlarının 11 yıl önce başlattığı Paleo-Van projesinde Van Gölü'nün yaşı 600 bin yıl olarak belirlendi. Ayrıca 600 bin yılda büyük ölçekli 600'den fazla deprem ve volkanik hareketlilik saptandı.Dünyadaki iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın nedenlerini araştırmak için 12 ülkeden 36 bilim insanının 11 yıl önce Van Gölü'nde başlattığı Paleo-Van projesinde Van gölünün oluşumu ve bölgede yaşanan sismik hareketlerle ilgili önemli verilere ulaşıldı.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin lojistik destek verdiği projeyi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Almanya’dan Geomar, Bremen ve Bonn Üniversiteleri ile İsviçre Çevre Bilimleri Enstitüsü ortaklaşa yürüttü. Yine TÜBİTAK ve Uluslararası Karasal Bilimsel Sondajlama Programı da çalışmalara destek verdi. Projede gölün su yüzeyinden yaklaşık 700 metre derine inilerek göl tabanından sondajlarla karotlar alındı. Bu örneklerde iklim değişiklikleri ve küresel ısınmanın nedenleri araştırıldı. Araştırma 11 yıl sürdü.Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Jeoloji bölümünden Yrd. Doç. Ayşegül Feray Meydan, çalışmanın sonuçlarıyla ilgili Al Jazeera’ya konuştu.’Van Gölü'nün yaşı önceki araştırmalarda 400 bin yıl dendi. Hatta 1 milyona kadar çıkabilir denilmişti. Ama ICDP PaleoVan Projesinin verilerine göre 400 bin yıllık yaş, 600 bin yıl olarak güncellendi. Gölün oluşumunda ise halen eski görüş geçerli. Muş ovasının devamı olan göl alanının Nemrut volkanizmasının patlaması sonucu kapanmasıyla oluştuğu görüşü etkin’’600’ün üzerine deprem ve volkanizma etkisi varMeydan'ın verdiği bilgiye göre, Ahlat sırtı ve kuzey havzasınde iki önemli sondaj yapıldı. Kuzey havzasında 140, Ahlat sırtında 220 metre derine inildi:‘’600 bin yıldan bu yana 600’ün üzerine volkanik ve tektonik yani deprem ve volkanizma etkisi var. Volkanizma özellikle Kuvaternerde en yoğun dönemine ulaşıyor. Daha önceki bilgiler de böyleydi. Kayıtlardan da bu çıkıyor. Hatta son zamanlarda Van depremiyle Van Gölü'nün altında volkanik hareket başladı diye söylemler oldu. Bizim böyle bir verimiz yok. Öyle bir sismik hareket datamızda yok. Kaç şiddetinde depremlerin olduğunu tam olarak söyleyemiyoruz. Geçmiş deprem etkinliğinin sayısı ve büyüklüğü konusunda çalışmalar devam ediyor. Bunlar ilk ve en büyük veriler. Genel tanı 600 den fazla etkinlik var. Yıl aralıkları ortalama 600 bin bölü 600 diyeceğiz. Yani ortalama her bin yılda bir böyle bir büyük bir hareket var.’’Van gölü'nün çevresinin volkanik dağlarla çevrili olduğunu ifade eden Meydan, Almanya Geomar ile yaptıkları sismik ve batimetrik çalışmaların arazi kısmının tamamlandığını fakat veri yorumlamanın devam ettiğini söyledi.Al Jazeera Turk
TÜBİTAK'a Sorulan İlginç Sorular
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim ve Teknik Dergisi'nin internet sayfasındaki ''Merak Ettikleriniz'' bölümüne yanıtlanması istemiyle gönderilen  ilginç sorulara bilimsel cevaplar vererek meraklıların merakını gidermeye çalışıyor.Aralarında mutlaka sizin de birkaç tane merak ettiğiniz soru vardır.İşte o ilginç sorulardan bazıları...
Reklam
İnanılmaz Güçlere Sahip 18 Hayvan
etiket
Doğa´da kimler en hızlı, kimler en güçlü, kim açlığa en fazla dayanabilir, kim susuz kalabilir? Okuyunca şaşıracak ve hayvanların bazı konularda insanlardan ne kadar üstün olduğunu göreceksiniz.
Kadın ve Erkekteki Şaşırtıcı 5 Duyu Farkı
Araştırmalar erkeklerin ve kadınların beş duyularının nasıl farklı ve ilginç algıladıklarını ortaya koyuyor. Bu araştırmaların sonucunda kadınların duyuları daha hassas olduğu için koku, tat, renkleri görme gibi durumlarda erkeklerden dokuları daha doğru hissediyorlar.Gelin kadın ve erkekler arasındaki beş duyu farklarına bir göz atın…
Korku Sinemasında En Gaddar 25 Kadın Katliamı
Korku sinemasında katledilen insanlar arasında bir ayrım yapacak olursak kesin bir şekilde kadın karakterlerin erkek karakterlerden fazla olduğu görülecektir. Feminist yaklaşımlarla pek alakası olmayan hatta üzerine giderek kimi zaman bu kitlelerin tepkisini de çeken korku sinemasında gaddarca katledilmek hususunda kadın karakterler her zaman zirveye oynamıştır. İşte bu liste sinema tarihinin en zalimce katledilen kadın karakterlerine odaklanacaktır.
Reklam
7 Maddede, Üvey Evlat Muamelesi Gören Azot
Bugün, çok ihmal ettiğimiz Azota bakalım. Elementler diyince insanın aklına Helyum, Hidrojen, Karbon ve Oksijen geliyor. Azot ise hakkını pek göremiyor, hatta tam bir üvey evlat oldu bu aralar! Gelin birz da ona aradığı sevgiyi, şefkati, ilgiyi verelim, hak ettiğini yani.. Eminim bir kısmını biliyorsunuz, belki de hepsini. Hepsini biliyorsanız da, olsun. Bilgi tekrarı kalıcılık açısından çok önemlidir. Bilmiyorsanız da bir İspanyol Atasözünü gerçekleştirdiniz demektir ; Yeni bir şey öğrenmeden yatma! Hazırsanız Azot'a ilgi göstermeye başlayalım... Haaa! Resim mi? Ana resimde gördüğünüz mevzuysa, Nitrojen'in ışıkta verdiği enfes renktir.
Mali Müşavir Kimdir Nedir .?
İşletme, iktisat, maliye, kamu yönetimi gibi İİBF bölümlerinde okuyan öğrencilerin tamamına yakınının, girdiği kpss b,  kpss a, ales ve yds sınavlardan sonra yenik düştüklerini anladıkları an akıllarına gelen ve birden hedeflediği üst düzey muhasebecilik pozisyonudur.Netice de daha az uğraşla daha çok parası olan bir meslek sahibi olacaklarını düşündüklerinden dolayıdır.Stajı dahil doktordan çok okuyan ama daha az para alan, bir hukuk fakültesi mezunu kadar hukuk bilen ama avukat sayılmayan, saygın meslektir.
Reklam
İlkokullara 'Kodlama' Dersi Geliyor
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, artık ilkokul çağındaki çocukların kodlamayı öğrenmelerinin gerektiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’na ilkokullar için kodlama dersinin eklenmesiyle ilgili teklifte bulunacaklarını belirtti.İki hafta önce ABD’deki Silikon Vadisi’ni ziyaret ettiklerini belirten Fikri Işık,  'Bize en çok sorulan soru, FATİH Projesi oldu. Neden? Çünkü bu, dünya çapında bir proje. Bu yavrularımız 5. sınıfa geldiğinde ellerine tablet verilecek ve bütün dijital imkanlardan tablet sayesinde yararlanma imkanları olacak. Sınıfta etkileşimli tahtayla ders yapacaklar. Sadece kitapla yetinmeyecekler. İnsan vücudunda, mideyle kalbin yerini karıştıran öğrenci dönemi bitiyor. Bunun için büyük yatırımları hayata geçirdik' dedi.Öğrencilerin vatan ve doğa sevgisinin yanı sıra eğitim alanında becerilerinin geliştirilmesinin sağlanmasını gerektiğini belirten Işık, sözlerini şu şekilde sürdürdü: 'Dijital okur yazarlığı okullarımızda daha fazla ön plana alma zorunluluğumuz var. Teknoloji ve bilgisayarlar bizi esir mi alacak? Yoksa teknolojiyle dost, hayatın anlamını kavrayan bireyler mi yetiştireceğiz? Bu noktada daha fazla odaklanmak durumundayız. Özellikle yakında Milli Eğitim Bakanlığımıza, bakanlık olarak resmen teklif edeceğiz, artık ilkokullarımıza bilgisayar kodlama dersleri koyalım. Daha ilkokul çağında yavrularımız kodlamayı öğrensin. Bugün bir haber vardı, '10 yaşında bir delikanlı Instagram'ı dize getirdi' diye. ABD'de bir genç, yazdığı programla günde bin dolar kazanıyor. Biz bu yarışta geç kalmamalıyız. Ben matematik okudum, benim matematikçi olmamın sebebi, ilkokulda birinci sınıftaki öğretmenimdir. Şimdi öğretmenlerimizin çocuklarımıza hem okulu hem de matematiği ve Türkçe'yi sevdirmesi geliştirmesi çok önemli.Kod yazılımını da bu noktada önemsiyoruz. En basitinden başlayarak çocuklarımızın kod yazılımını ülkemizin geleceği açısından önemsiyoruz. Eğer bilim ve teknolojide sürdürülebilir başarı yakalayacaksak, eğitimdeki kalitemizi daha da yükseltmek durumundayız. Hedefimiz, hem Kocaeli hem de Türkiye'nin çok daha kaliteyi yakalaması ve dünyada sayılı ülkelerden birisi olması.'Webtekno
Kişisel Sağlık Bilgilerimiz e-Nabız Sisteminde
Sağlık Bakanlığı'nın, tüm sağlık kuruluşlarının bilgi sistemlerini birbirine entegre ettiği ve Türk Telekom'un desteği ile hayata geçen 'e-Nabız' sistemi, vatandaşların kişisel sağlık kayıtlarına, hem kendilerinin hem de dilerlerse ilgili sağlık personelinin erişebilecekleri bir platform olarak hizmet verecek.Proje sayesinde sağlık kurum ve kuruluşlarında gerçekleştirilen tüm tetkik, kontrol ve operasyonlar tek bir veri tabanına kaydedilecek. Vatandaşlar ve Türkiye'nin 81 ilindeki tüm kamu sağlık kuruluşları, kişisel sağlık kayıtlarına erişebilecek.Vatandaşlar istedikleri zaman, aldıkları tedavilerin detaylarını görebilecek ve yine kendi rızaları doğrultusunda yakınlarıyla ve istedikleri doktorlarla paylaşabilecek. Sistem tablet bilgisayarlar ve akıllı telefonlar için geliştirilen mobil uygulamayla da kullanılabilecek.'e-Nabız', vatandaşların sağlık kuruluşlarında alınan tüm hizmetlere detaylı bir şekilde erişebilmesinin yanı sıra, günlük, saatlik, hatta anlık olarak temel sağlık göstergelerini bizzat kendilerinin kaydedebileceği ve gerektiğinde doktoruna gösterebileceği bir özelliği barındırıyor.
Kimim Ben ?
Aynada gördüğümüz görüntülerin derinliklerinden bahsediyoruz, üzerimize giydiğimiz sıfatların ötesinden. Hani şu ara sıra zihnimizi kurcalayıp da yanıtını bulmakta zorlandığımız soru: 'Ben kimim?'. Çünkü ergenlikte içine girdiğimiz o zorlu kimlik arayışı dönemi sonrası hayatımızın geri kalanı da bulduğumuz kimliklerin ne olduğunu anlamaya çalışmakla geçiyor. Kendimizi anlamak ve tanımakla. Peki, nedir bu 'kişilik' dedikleri? Doğuştan mıdır, değişir mi? Ya da belli kalıplar çerçevesinde sınıflandırılabilir mi?Kişilik ve Kültürün Kişilik Değerlendirmelerine Etkisi:Farklı durumlar karşısında değişim göstermeksizin yansıttığımız düşünce, his, motivasyon ve davranışların bütünü kişilik'imizi oluşturuyor. Kişilik değerlendirmeleri ise kültürden kültüre değişim gösterebiliyor. Örneğin, Japonya'da oldukça 'dışa dönük' olarak değerlendirilen bir çocuk okumak üzere İngiltere'ye gittiğinde orada oldukça 'çekimser' olarak tanımlanabilir. Öyleyse kullanılan tanımlar kültürlerin değer yargılarıyla birebir ilişkili diyebiliriz. Haliyle kişilik testleri de gerek sorular, gerekse puanlandırma cetveli bakımından o dile ve kültüre 'uyum/ adaptasyon' gerektiriyor.
Nükleer Enerji Nedir ve Enerji Nasıl Elde Edilir?
Nükleer enerji, günümüzün ve geleceğin en önemli enerji kaynaklarından biri olarak kabul görmektedir. Petrol ve doğalgaz'ın bazı ülkede geniş rezervler halinde bulunması ve bu kaynakların yenilenemez oluşu birçok ülkeyi nükleer araştırmalara ve nükleer enerjiden faydalanmaya yönlendirmiştir. 1970-85 yılları arasında inşası hızlı bir şekilde artış gösteren nükleer enerji santrallerine bugün 31 ülkede 439 reaktör ile karşılaşıyoruz ve 2015 yılı içinde de inşası devam eden onlarcası mevcut. Peki nükleer enerji nedir ve çalışma mantığı nasıldır, izliyoruz...Alt yazı seçeneklerinden Türkçe'yi seçmeyi unutmayınız.
Reklam