onedio
article/comments
article/share
Haberler
Can Aydoğmuş’tan 3. Dünya Savaşı ve Türkiye’nin Geleceğine Dair Çarpıcı Öngörüler

etiket Can Aydoğmuş’tan 3. Dünya Savaşı ve Türkiye’nin Geleceğine Dair Çarpıcı Öngörüler

Canım takipçilerim,

Öncelikle vurgulamak istediğim önemli bir nokta var. Birçok insan bana bu yazımı okuyunca “Can hani Türkiye iyi olacaktı?” diyeceklerdir. Şunu söylemek istiyorsunuz, dikkat ederseniz şu an üstümüzde, altımızda, her yerde bombalar uçuşuyor, Avrupa korku içinde, en güvenli yerlerin başındaki Dubai yıkım içinde ama Türkiye son derece güven içinde, rahat ve kendi içinde müthiş bir birliğe doğru gidiyor. Dediğim tarihten itibaren Türk cumhuriyetleri birliği arttı ve pek çok yönden Türkiye daha güçlü bir noktaya doğru gidiyor. Önümüzdeki dönem, 2026’nın Ağustos, Eylül, Ekim aylarında Türkiye’nin para ve finansal olarak inanılmaz pozitif bir dönem içinde olacağını astrolojik olarak görüyorum. Lakin 2026 Aralık ayından itibaren dünyanın çok ciddi bir ekonomik krize doğru gideceğini astrolojik olarak görebiliyorum.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Ben Türkiye’de ev fiyatlarının artacağını gördüm, söylediğim tarihten itibaren arttı.

Ben Türkiye’de ev fiyatlarının artacağını gördüm, söylediğim tarihten itibaren arttı.

Türkiye’nin 2023 sonrası bir yükseliş sürecine doğru gideceğini gördüm ve 2025 Mayıs ile 2026 Haziran arası Türkiye’de barış, birlik ve çok iyi gelişmelerin kendini göstereceğini gördüm ve şu an kendi öngörülerimi daha iyi anlıyorum.

Zaten 2025 Mart döneminde devlet yöneticilerinin yaşadığı kötü dönemi, İstanbul Üniversitesi olaylarını ve 2025 Nisan’daki depremi her şeyi tam tarihiyle bildim.

Şu an anladığım şey, sonuç olarak pozitif ve iyi açıların ülkenin kendine göre olduğu. Ve Türkiye söylediğim tarihlerden itibaren dünyada bambaşka bir konuma geldi, dizi sektöründe dünya birincisi oldu. Yurt dışında yaşadığım için biliyorum, bütün çevre ülkelerimiz ve dünyanın çok sayıda ülkesi gerçekten bize hayranlıkla bakıyor. Tamamen Türkiye’nin de sorunları var ama bugün Avrupa ülkelerinin, Amerika’nın, İngiltere’nin ve çok sayıda dünyanın dev ülkelerinin bile şu dönemde çok zor dönemlerde olduklarını görüyoruz. Türkiye dünyanın çoğunluğuna göre çok iyi bir durumda. Bunu ister kabul edin ister etmeyin ama gerçekler ortada ve dünyayı gezip gören herkes bunun farkında…

Özetle öngörülerim astrolojik olarak doğru bir şekilde ilerliyor. Kabul ediyorum, Türkiye 2020’de astrolojik olarak daha düşük bir döneme girdi ve 2026 Nisan’da daha yüksek bir döneme giriyor ama yine o kadar değil; tam çok yüksek, daha iyi bir döneme 2036 yılında girecek. Ama bütün bu süreç aslında Türkiye’nin geleceği için çok iyi süreçleri ortaya çıkartacak. Lakin dünya çok ciddi bir sürece doğru gidiyor ve bunun farkına varmak gerekiyor. Bu süreç 3. Dünya Savaşıdır. Şimdi gelin hep beraber bunu inceleyelim.

Size bu kez dünyada esen savaş rüzgârlarından bahsedeceğim. Daha önce de söylediğimi biliyorsunuz.

Size bu kez dünyada esen savaş rüzgârlarından bahsedeceğim. Daha önce de söylediğimi biliyorsunuz.

Konumuz 3. Dünya Savaşı’na doğru gidiş. Haritaya baktığımız zaman dünyanın şu an 3. Dünya Savaşı’na gittiğini görebiliyoruz. Bu savaş zaten çoktan başlamış durumda. 2017’de çeşitli köşe yazılarımda 2020 ile 2023 Ocak arasında 3. Dünya Savaşı’nın başlayacağını söylemiştim.

2020’deki Covid sürecinin de bunun başlangıcı olduğunu düşünüyorum, çünkü büyük güçler arasında bir çekişme vardı. 2022’de başlayan Ukrayna-Rusya savaşını ve ilerleyen süreçte de İran’ın özgürleşeceğini, yeni bir hareket başlayacağını, hükümetin ciddi bir değişim sürecine gireceğini; bunun da 2020-2023 Haziran arasında özellikle başlayacağını söylemiştim.

Aslında İran’daki bu içsel hareket 3. Dünya Savaşı’nın ayak sesi…

Vedik astrolojiyi baz alarak süreci incelersek; Satürn’ün Balık burcuna gelmesiyle birlikte başlamış. Satürn, Balık burcuna girdiği her zaman dünyada savaşın ayak sesleri duyulmaya başlar ki 1. ve 2. Dünya Savaşı’nda da aynı etki mevcut. Yani o zaman da Satürn aynı yerdeymiş.

Rahu ve Ketu’nun, Kuzey ve Güney düğümlerinin Mula ve Ardhra yıldızlarında gerçekleşecek olan tutulması ve bununla birlikte Satürn’ün konumu ve bütün oradaki bileşenlerle birlikte 2020-2023 aralığının başlangıç olacağını söyledim.1. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri 1902-1903 yıllarında Rusya ve Japonya’nın savaşa girmesiyle başlıyor; bu dönemdeki etki Covid sürecinin aynısı. Ardından Satürn’ün şu anki konumunu 1908 yılında da görüyoruz.

O dönem dünya yine karışık. Avrupa iki askeri blok şeklinde kutuplaşmış. Bir tarafta Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya; diğer tarafta İngiltere, Fransa, Rusya. Bakın aynı biçimde bir bloklaşma var. Diğer taraftan Avusturya-Macaristan 6 Ekim’de Bosna-Hersek’i ilhak ediyor ve bu Balkanlar’da büyük kriz yaratıyor. Yani Rusya ve Ukrayna savaşı aslında aynı etkinin tekrarı ve bundan dolayı da aynı sürecin başladığını görebiliriz.

Günümüze bakalım; İran’a bir saldırı oldu.

Günümüze bakalım; İran’a bir saldırı oldu.

Ve o dönemde Avrupa nasıl barut fıçısı haline geldiyse şimdi Orta Doğu o kıvamda. O tarihlerde de ülkeler arasında bir rekabet söz konusu.1. Dünya Savaşı’ndaki ilk kıvılcım ise 1914’te ortaya çıkıyor. Ve arkasından 28 Temmuz 1914’te 1. Dünya Savaşı başlıyor. Satürn, 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Türkiye’nin de içinde bulunduğu Sade Sati olan yerden geçmeye başlamış. Ve arkasından 1. Dünya Savaşı bütün gücüyle kendini göstermiş.

1933’te, 2022’deki Rusya ile Ukrayna savaşı çıktığı zamanki aynı astrolojik etki var. Ve yine 1933’te Adolf Hitler iktidara geliyor. Hemen arkasından tekrar bir döngü şeklinde hareket ediyor ve 7 Temmuz 1937’de 2. Dünya Savaşı’nın oluşum süreci yükseliyor.

O günkü koşullarda ne vardı? Versailles Anlaşması’nın oluşturduğu düzene karşı bir hoşnutsuzluk vardı. Almanya ağır ekonomik ve askeri kısıtlamalar içine düşmüştü. Tüm dünyada genel bir ekonomik kriz vardı. İşsizlik ve dolayısıyla toplumsal huzursuzluk artmıştı. Almanya’da Adolf Hitler, İtalya’da Benito Mussolini ve Japonya’da militarist yönetim yayılmacı politikalar izlemeye başlamıştı.

İşte bu koşullar sonucunda 1939’da 2. Dünya Savaşı başlamıştı ve 2028 yılında da bu etki kendini gösterecek.

Savaşın bittiği dönemde de Türkiye’yi ekonomik olarak kendi içinde zorlayan, sıkıntılı bir süreç karşılamıştı. 1939-1940’larda ülkemiz kendi içinde bir sürü sıkıntı ve problem yaşadığı bir sürecin içinden geçmeye başlamıştı. Genel olarak tüm savaşların ardından ülkemiz ekonomik anlamda zor bir süreç yaşamıştı. Satürn tekrar 30 yıllık döngüsünü yaptı ve tekrar dönüş hareketini gerçekleştirdi.

Bu dönem içinde Türkiye’nin haritasına baktığımız zaman kendi iç çatışmalarının olduğu bir döneme açıldığını görüyoruz.

Bu dönem içinde Türkiye’nin haritasına baktığımız zaman kendi iç çatışmalarının olduğu bir döneme açıldığını görüyoruz.

1971’in 4. ayıyla 1977’nin 9. ayı arasında Türkiye’nin yine Sade Sati dönemi. Öncesi 1941’in 6. ayıyla 1948’in 8. ayı arası; orta dönemi de 1943’ün 8. ayıyla 1945’in 10. ayı arasıysa en zoru. Ardından 1973’ün 6. ayıyla 1975’in 8. ayı arası zor bir dönem.

1974’te, Sade Sati’nin tam ortasında Kıbrıs Harekâtı oluyor; aslında bu harekâtın ayak sesleri 1963’te Kanlı Noel olaylarıyla başlamış. Bu, haritada 2020-2023’te Satürn’ün olduğu aynı yer. Yani 3. Dünya Savaşı tarihi başlayacak dediğim konumla aynı. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Sade Satisi.3. Sade Sati ise 2000 yılının 6. ayıyla 2006 yılının 11. ayı arasında oldu. Orta dönem de 2002’nin 2. ayıyla 2004’ün 9. ayı arasında gerçekleşti. Bu dönemdeki haritaya baktığımız zaman Irak olaylarının öncesi olduğunu görüyoruz.

1991’de Körfez Savaşı ve sürekli gerilim yaratan olaylar başlıyor. Vedik astrolojiye göre yine Satürn Oğlak burcunda; yani 2020 ile 2023 Ocak arasında Ukrayna-Rusya savaşının ve İran’daki iç kargaşanın başladığı yerde. Ardından 2001’de 11 Eylül; yine aynı tarihte Türkiye’nin Sade Sati’ye girdiği dönemde Amerika’ya bombalama oluyor ve ABD yönetimi Irak’ı tehdit oluşturan ülkeler arasında göstermeye başlıyor.

Ve sonra arkasından zaten olay tırmanıyor, ardından 2003 yılında savaş başlıyor. Bu tarihte İstanbul’da terör saldırıları ortaya çıkıyor, 2004-2007’de PKK eylemleri artıyor ve tekrar zorlu ve sıkıntılı bir süreç burada kendini gösteriyor.

Aslında geçmişteki Sade Sati dönemleri arasında Türkiye için en yumuşak süreç bu. Neden? Çünkü Türkiye 2000 yılının 3. ayında Venüs Daşa’sında ve çok yüksek bir konumda.

Buradaki bütün bileşenlere ve tüm süreçlere baktığımız zaman Türkiye önümüzdeki dönem Venüs Daşa’sı gibi bir dönem içinde olmayacak. Bir sonraki Sade Sati ilerlediği zaman Ay Daşa’sının içinde olacak ve Ay Daşa’sı Venüs Daşa’sı kadar yüksek değil ve daha düşük bir noktada; o yüzden çok daha zorlu geçecektir.

2026’nın 3. ayıyla 2036’nın 3. ayı arasında Türkiye 4. Sade Sati’sinden geçecek ve Türkiye burada zorlayıcı bir süreç yaşayacak. Ve gerçekten bu dönemde dünya 3. Dünya Savaşı’na girecek. Süreç çoktan başladı.

Türkiye bu savaşa girecek mi, girmeyecek mi bilmiyorum ama olumsuz yönde bir etkisinin olacağını açıkçası burada söyleyebilirim.

Türkiye bu savaşa girecek mi, girmeyecek mi bilmiyorum ama olumsuz yönde bir etkisinin olacağını açıkçası burada söyleyebilirim.

Özellikle geçmiş tarihlerdeki çizelgeyi de baz alarak incelersek; şu anda Satürn’ün olduğu yerde aynı şiddette.

Ayak sesleri 2022’de başlamıştı, 2025’te yükselişe geçti ve 2028 Mart sonrası ile 2036 Temmuz arasındaki süreç 3. Dünya Savaşı’nın başlangıcı, bitişi ve etkilerinin azalarak ortadan kalkmasını içeren bir süreç olacak. 2036 sonrası dünya ve Türkiye adına çok iyi bir süreç.

Özetle; bu olaylar yükselerek artacak, 2028’in Mart’ından sonra daha yüksek bir savaş noktasına gelecek. 2. Dünya Savaşı, Satürn’ün geldiği yerle başlamış. Tam o dönemde Türkiye’nin iş hayatında sıkıntılı bir süreç kendini gösteriyor haritada. 2026 ve 2027 yıllarında 3. Dünya Savaşı’nın gittikçe yükseldiğini göreceğiz.

O orta dönem 2028’in Mart’ıyla 2029 arasında olacak ve çok kısa sürecek; 1 sene 5 ay. Ve arkasından Irak savaşının olduğu yerdeki Satürn konumuna ve yerine gelecek.2. Dünya Savaşı’nda da Satürn ve Ketu birleşmiş. 1. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin tam orta noktasında, 1. evindeymiş; ama 2. Dünya Savaşı’nda tam birleşmiş, Türkiye’nin 11. evindeymiş - yani dünya nimetleri ve kazançlar, iş hayatında elde edilen kazançlar evi. Bu sefer Türkiye’nin 12. evinde birleşecek.

2030 ve 2031’de çeşitli kayıpların olma ihtimali var ama Türkiye’nin ciddi anlamda iç ve dış düşmanları yok olacak. Aynı zamanda ciddi anlamda ateş enerjisinin çıkacağı ve zorlu bir sürecin olacağı ihtimali de açık bir biçimde görünüyor. Bu bağlamlardan baktığımız zaman ben Türkiye savaşa o dönemde giremez diyemem.

Özetle, bu sürecin atalarımızın yaşadığı süreçlerle eş bir durum oluşturacağı söylenebilir. Tarih tekerrür edebilir. Bence kendi atalarımızı ve yaşadıkları süreci anlamak adına böyle bir dönemin içinden geçip dersler alacağımız bir dönem olabilir.

Türkiye’nin 3. evinde Rahu, 4. evinde Mars, 5. evinde Merkür, Satürn, Güneş, Jüpiter var ama özellikle 3. ve 5. ev aktif ve güçlü. Çünkü Rahu olduğu yerde müthiş bir etki verir ve 5. ev üretim, yaratım evidir; çok aktif, çok güçlü. Satürn orada ve yüksek, Venüs kendi evinde, Merkür ve Satürn yan yana; yani çok güçlü. Türkiye’nin 6. evinde Jüpiter, 9. evinde Ketu var ve bu gücün simgesidir.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Türkiye kendi içinde bazı olaylar ve sorunlar yaşasa da edindiği tecrübeleri doğru kullanarak pozitif bir üretime geçiyor. Belli bir noktada yaşadığı her şeyin bir amacı var.

Türkiye kendi içinde bazı olaylar ve sorunlar yaşasa da edindiği tecrübeleri doğru kullanarak pozitif bir üretime geçiyor. Belli bir noktada yaşadığı her şeyin bir amacı var.

Topraklarımızda yinelenen bir bilinç gelişimi, aydınlanma ve farkındalık süreci var. Ve yaşanan tüm süreç, kendimizi geliştirerek daha iyi bir noktaya gelmemiz için oluşuyor.

Türkiye bu olayın gidişatı sonucunda -tabii ki uzun bir vadeden bahsediyoruz, 2036-37 diyelim- kadersel bir döngü oluşuyor. O yüzden ben buna kesinlikle kötü gözle bakmıyorum, bunu özellikle belirtmek ve altını çizmek istiyorum. O süreçle ilgili maksimum seviyede farkındalık içinde olmamız, hazırlık yapmamız ve ona göre önlemlerimizi almamız lazım.

Türkiye’nin Satürn’ü en yüksek noktada. Bu, kişinin çok sağlam, güçlü ve yıkılmaz olduğunu gösterir. Ülkemizin acı eşiği çok yüksek ve sağlam; gücü, dayanıklılığı, mücadele seviyesi inanılmaz iyi ve güçlü. Bilgelik, erdem, olgunluk ve düzen anlayışı da çok iyi.

Ülkemizde yardımlaşma, yaşlılara yardım gibi önemli özellikler var. Toprağımız şamanik bir geçmişe sahip, doğayla ve hayvanlarla bağlantımız güçlü. Ulu Önder Atatürk’ün söylediği gibi çalışkanız. Tüm bu nitelikler bizim gücümüzü perçinliyor.

Türkiye’nin daha da iyiye gideceğini astrolojik olarak öngörüyorum. Bir savaşa girsek bile bu sürecin içinden son derece güçlü bir şekilde çıkacağımıza astrolojik olarak eminim. Çünkü hep öyle olmuş. O yüzden orada bir tereddüdüm yok. Sıkıntılı ve zor bir dönem evet ama içinden çıkılmaz değil. Sonraki süreç aydınlık. Daha kötü bir Daşa’ya gitmiyor, tam tersine çok ciddi bir yükseliş sürecine doğru gidiyor. Ve sonrasında 120 yıllık döngü tamamlanıyor. Yani bize hiçbir şey olmaz.

Haftalık burç yorumlarımı ve 2026 burç yorumlarımı YouTube kanalımdan izleyebilirsiniz.

Sizi seven bir Can…

Instagram

Twitter

Facebook

Youtube

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
3
3
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam