onedio
Balon Balığının Zehri Kansere Umut Olabilir: Gramı 1 Milyon Eurodan Satılıyor
Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özoğul, balon balıklarında bulunan tetrodotoksin (TTX) zehrinin 1 gramının 1 milyon eurodan daha fazla olduğunu ve bu zehrin mikroorganizmalar tarafından üretilmesi için çalışmalara başlanıldığını kaydetti. Prof. Dr. Özoğul, 'Balon balığında bulunan TTX zehri, yurt dışında ileri seviyedeki kanser hastalarının ağrılarının dindirilmesinde kullanılıyor' dedi.
Özge Selçuk Bozkurt Yazio: Jenerasyonlarda Hayat ve Karantina
Kendi çocukluğunuzu bir düşünün... Ya o zaman covid olsaydı? Hadi gelin jenerasyonlara göre bu yaşadığımız karantina süreci, o günlerde aileyi, yapısını ve çocuk gelişimimi nasıl etkilerdi bir düşünelim. Hatta bu dönemlerin özelliklerini isterseniz hep birlikte “Mutlu Aile Saati Sohbetleri“ yapacağınız bir saatte konuşun. Çocuklarda farkındalık için çok da güzel bir konu. Hazırsanız başlayalım.  Şimdi gözünüzde canlandırın:
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Biz İyi Hissetmezken Bizde Neler Oluyor?
Kendimizi iyi hissetmediğimiz, acı çektiğimiz zamanlar çoğaldıkça zihnimiz gezintiye çıkar. Tüm dikkatimiz geçmişin çözümsüzlüğü veya geleceğin tasarımsal korkunçluğundadır. Böylece şimdiki zaman terk edilen, ihmal gören olur. Anı yaşamak dediğimiz beceriden giderek uzaklaşırız. Temcit pilavı gibi sürekli ısıtılan, kesik, bozulmuş ama etkili anı parçalarıyla uğraşmak bir seçim midir, konuşalım mı?
Reklam
Bora Farsak Yazio: Herbokologlar
etiket
İnternete herbokolog diye girdiğinizde: Her şey hakkında yarı özgün fikirleri ve konuşabilme gücü olan, bir nevi içlerinde bitmek tükenmek bilmez, her şeyi bilen olmak isteyen ya da kendini her şeyi bilen olarak lanse eden kişiler herbokolog olarak adlandırıldıklarını görüyorsunuz.Bizim camiada da bunlar giderek artmaya başladı; sosyal medyanın, televizyonun gücü ön plana çıktıkça ünlü olmak isteyen, kendini ön plana çıkarmak isteyen bir şekilde kendilerinin ve işletmelerinin reklamını yapmak isteyenler bu mecralara taşınırken diğer taraftan da reyting kaygısı ve maddi kaygı içerisinde olan sabah programları da bu insanları koşulsuz davet eder, hatta düzenli davet eder hale geldiler.
Reklam
Gökçen Erdoğan Yazio: Dil Her Şeydir
etiket
İspanyol meslektaşlarımdan biriyle 2021 için bir projeyi konuşurken bana, üzerine düşüneceğim bir şey söyledi: “Siz Türkler sosyal medyayı çok güzel ve efektif kullanıyorsunuz.”  Bizim memlekette analar evlatlarının kafasına vuruyor genelde bu sosyal medya batağına düştükleri gerekçesiyle ama demek ki dışarıdan başka türlü görünüyor.  Yıkılan yuvaların, anlamsız şöhretlerin, spekülasyonların, dijital şiddetin kaynağı olarak görenlerin epey fazla olduğu bir durumda, dilimizi bilmeyen ve çoğu şeyi anlamak için Google Translate’den destek alan bir İspanyol hekim, çok sosyal ve zeki bir İspanyol arkadaşımın bu yargısının neden ve nasıl oluştuğunu merak ettim. Doğrusu tüm olumsuz yanlarına rağmen ben de onunla hemfikirim. Ama ben kendi düşüncelerimin nedenini biliyorum, onunkine açım. Sordum.  Aldığım yanıtları, o sohbetin derinliğini size en samimi biçimde geçirebilmek amacıyla yazıyorum.  “Bir doktor, mühendis ya da öğretmenin, mesleğine dair etkileşim içinde olduğunu çok gördüm ama sizdeki kadar değil. İnsanlar uzmanlarla gerçek bağlar kuruyor, soru-cevaba, yoruma dayalı ve güven bağınız kuvvetli. Ayrıca bir profil asla yalnızca mesleki biçimde kullanılır, özel yaşam için kullanılır gibi keskin ayrımlarınız yok. Ülkenin siyasileri de en alt sosyal sınıflar da sosyal medyayı ikisinin bir karışımı olarak kullanıyor. Ve senden yola çıkarak da söyleyebilirim ki sosyal yaşamı, dünyayı, yaşayışı, evreni anlamlandırmak, yorumlamak konusunda çok cesursunuz. Ve bu olumlu anlamda bir cesaret. Benim alanım bu değil demiyor, kendi görüşünüzü paylaşıyorsunuz. Ve çok hızlı etkileşim alıyorsunuz. Çünkü kitleniz de cesur.”
Bora Farsak Yazio: Hastanede Öcü Var
etiket
Hiç hasta olup hastaneye ya da doktora gitmekten korkacağımız aklımıza gelir miydi?  Ya da aman gitmeyelim belki hastalanırız diyeceğimiz! Ama onu da gördük. Evet, talihli jenerasyon bizler olduk ve en son 100 yıl evvel görülen bir pandemi bize denk geldi. Aklımızın ucundan geçmeyen problemler, soru işaretleri, maalesef ki gündemimize oluşturdu.
Mehmet Ali Deniz Yazio: Egzersize Yeni Bakış
etiket
Bunca yıldır yapılan geleneksel egzersiz devri bitti. Geleneksel derken hepinizin şimdiye kadar yaptığı bütün egzersizlerden bahsediyorum. Neden mi geleneksel? Çünkü bilimsel araştırmaların insanı anlamak konusunda hızla adımlar attığı bu çağda değişmeden devam eden her şey gelenekseldir. Spor diye yaptıklarınız ise hiç değişmedi.
Reklam
Reklam
Uğur Batı Yazio: Para ile Mutluluk Satın Alınabilir mi?
etiket
“Bizler hisseden düşünme makineleri değil, düşünen hissetme makineleriyiz”                                                                                              Christophe MorinNe çok duyduk bu lafı: “Parayla saadet olmaz...” Peki öyle mi gerçekten?Ancak, Warwick Üniversitesi’nden Profesör Andrew Oswald ve Jonathan Gardner’in yaptıkları araştırma, tam tersi sonuçlar içeriyor. İki uzman bu sonuca, 10 yıl boyunca, 10 bin kişinin davranışlarını izleyerek ulaştılar.  “Para mutluluk getirir” saptamasına varmakla kalmayıp, örneğin “Her 150 bin doların mutluluğu yüzde 10 artırdığı” gibi önemli bir iddiayla ortaya çıktılar. 1.5 milyon dolar ise mutluluğu zirvesine ulaştırıyor.Maaşa yapılan biraz zam veya sevgilinizin hediye ettiği güzel bir saat gibi ufak-tefek şeyler ise ancak kısa süreli mutluluklar yaşatıyor. Kalıcı mutluluk için servet sahibi olmak şart. İngiltere’de mutsuzluk denizinde yüzen talihsiz bir insanı mutluluk tepesinin zirvesine çıkarmak için 1,5 milyon dolar gerekiyor. Araştırmaya katılan varlıklı insanlar ise mutluluğu yakalamak için çok daha fazla paraya ihtiyaç duyuyor. Elbette, mutluluğun tek kaynağı “para” değil. Durum böyleyken harcamak mutluluğu artırabilir mi?Mesela alışveriş mutluluk mudur?Aldığın o renk renk ayakkabılara bakmak...Sonra bunu tekrarlamak...
Reklam
Ebru Şinik Yazio: Maske ile Nefes Almanın En Doğru Püf Noktaları
etiket
Özellikle iş yerlerinde tüm gün maske takma zorunda olanlar akşama doğru yoğun bir baş ağrısı, ağız tadında bozulma ve burun mukozasında kuruma yaşadıkları için genel bir tatsızlık, bitkinlik ve duygu durum bozukluğu yaşıyorlar. Ağız nefesi kullanan kişilerde bu belirtilerin gelişmesi o kadar normal ki... Pandemide hepimiz maske ile yaşamaya alıştık. Biz alıştık da fizyolojimiz alışabildi mi acaba? Mümkün mü hiç bu kadar kısa sürede evrim? Böyle bir soruyu sorarken dahi bir kahkaha patlattım. Her zaman diyorum... Solunum Sistemi insanın sahip olduğu birincil detoks sistemidir. Karaciğeri, lenfatik drenaj sistemini, böbrekleri sonra konuşalım.
Bilim Kurulu Üyesi Kayıpmaz: Aşılar Evde De Uygulanabilir
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, Çin menşeli koronavirüs aşısının Türkiye'ye geldikten sonra aşı merkezlerine dağıtımı konusunda Sağlık Bakanlığı'nın çalıştığını söyledi. Doç. Dr. Kayıpmaz, 'Öncelikle en yüksek riskteki kişiler aşılanacak. Sağlık kuruluşlarında, temel sağlık hizmetlerinin sunulduğu Aile Sağlığı Merkezi, Toplum Sağlığı Merkezi gibi kuruluşlarda hatta Evde Sağlık Hizmetleri bağlamında bu aşılar uygulanabilir' dedi.
Reklam