onedio
Şule Arslan Yazio: Kırmızı Oda'yı Neden Çok Sevdik?
Yayınlandığı ilk günden bu yana reytingleri tavan yaptıran Kırmızı Oda dizisi son zamanlarda sosyal medyanın da en çok rastlanan paylaşımlarından oldu. Peki adından bu kadar bahsettiren bu dizinin çekici olan yanı nedir?Konuyu biraz genel anlamda değerlendirecek olursak dizilerin toplumu besleyen bir yanının olmasından başlayabiliriz. Öyle ki bir toplum için en büyük zararlardan birisi kültür bozulmasıdır. Yıllardır ne kültürel değerlerimizin işlendiği ne de doğalhayatın içinden bir dizi izleyebiliyoruz. Varsa yoksa şiddet, kan davası, gözü yaşlı mağdur kadınlar, zengin adam fakir kız dizileri… geldiğimiz noktaya bakacak olursak hadsizlikten beslenen bir toplum olup çıktık çünkü hemen her açtığınız programda gelinler kaynanaları çekiştiriyor, kaynanalar gelinleri, apartmanlar yarışıyor komşular birbirinin evini, yemekteyiz/sofradayız yarışmalarında yemekten çok birbirini yiyen eline sağlık bile demekten aciz bir grup insanı izleyip duruyoruz. Doğal olarak da önüne gelen karşısındaki insanı hadsizce, fütursuzca eleştirme hakkı görür oldu. Bu nedenle kırmızı odanın;
Agah Aydın Yazio: Dedikodu Şebekeleri İyileştirilebilir mi?
İyi yaşam doğru insanlarla karşılaşmaya dayanan olağanüstü bir talihtir.Başka deyişle, kötüdeki iyiyi görebilecek kadar iyiye sahip olanların talihidir.Yani kötüyü başkasına atıp, kendi iyiliğinden kuşku duymayan dedikodu şebekelerinin bile iyi bir yaşam için ufak bir şansı vardır.
Kahraman Güler Yazio: EL ALEM TERÖR ÖRGÜTÜ:  Onedio, BUnedio, peki BEN ne diom
Kanıtlayamam ama yemin edebilirim böyle bir örgütün varlığından, burnumuzun dibinde, evimizde, sokakta, aşkta, içimizde, paylaştıklarımızda, ağzımızın içinde HER YERDE. Cehaletin örgütlenmiş halinin bütün eğitimli insanları yönetmesi gibi bir gücü de var. Örgütü hayatımıza aşağıda cümlelerle girer: Eğer uslu bir çocuk olursan sen de Noel Babayı görebilirsin. Eğer derslerini bitirirsen oynayabilirsin. Eğer yaramazlık yapmazsan çikolatayı yiyebilirsin. Eğer çok para kazanırsam kadınlar beni ister. Eğer her onun istediği gibi giyinirsem beni kabul eder.   Bu cümleler kendimizi olumsuz, sevgiyi hak etmeyen, önemsiz ve fazlalık hissetmemize neden olur. Ve örgüte böylelikle dahil oluruz, tek amacımız sevgi ilgi ve kabul görmek için ne isterlerse yapmak, gönüllü olduğumuzdan değil sevgi, ilgi ve kabul ihtiyacından.
Şule Arslan Yazio: CİNekolog Kimdir?
Günümüzün cinci hocaları olan eski Türk toplumlarındaki kamlar büyü yapabilen, manevi dünyayla iletişim kurabilen insanlardı. Dolayısıyla da hastalıklara neden olan yaratıklarla iletişime geçerek bu hastalıkları tedavi edebileceğine inanılırdı.  O dönem elbette (placebo etkisiyle) hastanın iyileşeceğine inanmasının aslında iyileşmenin yolu olduğunu düşünürsek, büyücülerin hekimlikte büyük ölçüde başarılı olduklarını tahmin edebiliriz. Bu yüzden, okuyup üflemek o dönemin en etkili tedavilerinden olmuş olsa gerek. Ne yazık ki günümüzün teknolojisi bu etkiyi kırmaya hala yetmiyor ki bilime inanmak yerine cinci hocalar tarafından kandırılmaya devam edebiliyoruz.
Kayhan Karlı Yazio: Tarım mı? Teknoloji mi?
etiket
Öncelikle bir genel manzarayı çizelim istiyorum. İnsanlık neolitik devrimden ve endüstriyel tarımdan sonra ziraatta yeni bir devrimin eşiğinde. Son dönemde değişimin hızının artışından dolayı, çağ açıp kapatan dönüşümlerin süreleri de çok uzun sürmemekle birlikte özellikle sanayi devriminin şekillendirdiği son dört yüz yıllık sosyolojik yapı, bu yeni dijital teknoloji kırılımıyla tam anlamıyla yerle yeksan olmak üzere… Bu son aylarda salgının tetiklediği tartışmalardan bir tanesi de sanayi devrimi öncesi tarım toplumuna dönüş ve sağlıklı gıdayla yaşamak diye özetlenebilecek, derin olmayan bir tartışma başladı. Oysa insanlığın tarım toplumu olarak yaşadığı dönemlerde nüfusu bugünkünün altıda birinden daha azdı… Tartışılması ve cevaplarını bulmamız gereken sorularımız var aslında ve bu cevaplar belki de yeni hayatı tasarlayacak kuşakların, başta eğitimleri olmak üzere her türlü gündemlerini değiştirecek.
Reklam
Reklam
Mehmet Şakiroğlu Yazio: Çocuklara Koronavirüsü Anlatmanın En Kolay Yolu
etiket
11 Mart'ta Dünya Sağlık Örgütü tarafından koronavirüsün pandemi olarak ilan edilmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın kararı neticesinde okullara ara verilmesinin üzerinden tam 7 ay geçti ve nihayet 12 Ekim'de 1. sınıflara 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıflar da katılıyor ve yüz yüze eğitime başlıyor. Çocuğunuzu okula göndermeden önce virüs ve virüs önlemleri konusunda bilgilendirmeniz bekleniyor. Bu yazı işte tam da bunu nasıl yapabileceğinizi anlatmak üzere kaleme alındı.
Bora Farsak Yazio: Corona Aşısında Son Durum
etiket
Corona herkesin gündeminin 1. maddesi.Kapacak mıyız? Ne zaman?Nasıl?Kimden ?Bu kafayla gidersek çok uzak değil ama Biz Türk'üz bize bir şey olmaz değilmi??☹ Sayılar doğru mu?Kısıtlamalar gelecek mi?Ölecek miyiz?Kalacak mıyız?İlaç var mı?Aşı çıkacak mı?Ne zaman çıkacak?Bu soruları sormayanınız var mı?Tabii ki hepimiz bir şekilde bu virüsle tanışacağız. İnşallah, ayakta ve sorunsuz geçiririz ama belli olmaz. Tedbiri elden bırakmamak gerek.
Reklam
Levent Buda Yazio: Hastalık Nasıl Söyler?
etiket
Hani geçtiğimiz hafta sağlıktan söz etmiştik. Mevzubahis insan olunca çok girdili karmaşık sistemin (organizma) matriks değerlendirmesi sonucu sağlık kavramının aslında göreceli olduğundan yola çıkarak bilinçteki dengenin bizde sağlıklılık kavramını yarattığı sonucuna varmıştık. Yine aynı düşünce sistematiği ile ilerlersek anlarız ki, hastalık da bilinçten kaynaklanan bir dengesizlik durumudur ve bilinçten kalkan bilgi bedenlerimizde (fiziksel, zihinsel ve ruhsal) şikayetler olarak kendini gösterir. Aslında bu kadar basit değildir, elbette. Genetik getirimiz, çevresel faktörler, epigenetik gibi pek çok kavram enerjinin iletimi mekanizmaları hastalık kavramını anlamak için irdelenmesi gereken konulardır. Ancak basitleştirilmesi anlaşılmasını kolaylaştırır. Diğer kavramlar başka yazıların konusu olmaya şimdiden iyi adaylardır. Kısaca şikayet hastalığın dilidir. İşte hastalık böyle söyler. Hastalık fizik bedende ağrı, kaşıntı gibi sonuçlar doğururken, zihinde şüphe, endişe gibi düşünceleri  ortaya çıkarırken, duygusal olarak da üzgün olabiliriz. Alın size bütünsel bir hastalık tablosu. Bu arada çevremizde olup bitenler de üstüne üstüne geldi mi, sonuç ahlar ve vahlar.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Vedalaşmanın Muhabbetten Uzun Sürmesi
etiket
Ben küçükken kapıyı küçükler açar, misafire terlik verirdi. Şimdiki kadar değilse de kolonya ikramı kıymetliydi. Muhabbete çocukların katılmadığı, küçüklerin çay içmediği günlerden bahsediyorum. Ben de bu resimde annesinin özenle ördüğü bordo kloş etekli ziplenmiş hanımefendi kız oluyorum.  Aklımızdan geçeni hemen söylemek ayıptı. Durmak, tane tane konuşmak takdir edilirdi. Biz hızlıca büyür, sonra küçükmüş gibi yaşardık. Belki ayıp denilen öğretinin kitlediği kapılarımız vardı, ifadesizdik, fakat utanmanın başkalarına değer vermekten olduğunu bilirdik, ne güzelmişiz.
Minnoşlukları Yetmiyormuş Gibi 😻 Bir Kedi Sahibi Olmanın Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 10 Süper Ötesi Faydası
etiket
Kedi seversiniz, sevmezsiniz, sahiplenirsiniz ya da uzaktan seversiniz o sizi ilgilendirir. Ancak bütün bunlardan bağımsız olarak baktığınızda kedilerin insanlara tahmin ettiğinizden fazla faydası var. Bunu oturduğumuz yerden iddia etmiyoruz gerek İsviçreli olsun gerek İngiliz olsun bilim insanları kediler üzerinde çılgın araştırmalar yürütüyor. Yapılan düzinelerce araştırmanın sonucunda varılan nokta: Kedi sahibi olmanın insanlara onlarca faydası var.  Bazılarının halihazırda farkında olduğunuzdan eminiz, ancak sizi şaşırtacak faydalarıyla işte kedi dostlarımız.
Reklam
Gökçen Erdoğan Yazio: Cinsel Açlığınızın Nedenini Açıklıyorum
etiket
Kadın da erkek de cinsel hayatta iki büyük riskle karşı karşıya: Birincisi cinsel açlıkla sınanmak, ikincisi cinsel cesaretinin kırılması. Peki bunlar neden oluyor dersiniz? Sevişmek isterken sevişemeyen, kendini yatakta doğru ve istediği gibi ifade edemeyen kadının ve erkeğin makus talihinin müsebbibi kim, bunlar neden oluyor?
Reklam
Mehmet Zihni Sungur Yazio: 4 Eylül  Tarihinin “Dünya Cinsel Sağlık Günü “ Olarak Kutlandığını Kaç Kişi Biliyor?
etiket
Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS), cinsel sağlığın dünya genelinde iyileştirilmesi ve cinsel hakların temel insan haklarından biri olduğunu vurgulamak amacıyla 1978 yılında Roma’da kurulmuştur. Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS) beş ayrı federasyondan oluşur. Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, Afrika, Latin Amerika federasyonları aynı birliğin beş temel üyesidir. Bu beş federasyonun dışında 100’den fazla ulusal ve uluslararası kuruluşlar aynı birliğin üyeleridir. Dünya Cinsel Sağlık Birliği kuruluşundan bu yana farklı ülkelerde 24 uluslararası kongreye ev sahipliği yapmıştır.
Kahraman Güler Yazio: Yeterince İyi İlişki Nasıl Olur?
etiket
Hayatımıza aldığımız insanlar çoğu zaman kendimizi daha iyi hissetmek ve var olan iyilik halimizi daha da arttırmak için bize güç verirler ama bazen hayatımızda olması gerekenden daha fazla yer almaya çalışarak bize daha az yer bırakırlar. Bu da bizim hareket alanımızı, özerkliğimizi zedeler. Bu bazen bize iyi bir şeymiş gibi gözükse de çoğu zaman kendimizle ilgili yetersiz hissetmemize, mücadele gücümüzün düşmesine ve tek başımıza bir işi başarma gücümüze zarar verir. Çünkü bu bizim yukarıda bahsettiğimiz durumlar hakkındaki yetersizlik inancımızı besler. Örnek vermek gerekirse; sizinle ilgili önemli kararları vermeye çalışabilir, sizin problem yaşadığınız durumları çok fazla orada olarak besleyebilir. Çünkü siz aktif mücadele etmeyi sergilememiş olursunuz. Daha agresif bir ifade ile hayatımızda çok fazla olan insanlar, bizi fazla kontrol etmeye, çok fazla sahiplenmeye ve kıskançlık benzeri davranışlar sergilemeleri olarak da açıklanabilir. Bu durum ilerleyen zamanlarda ne giydiğinizden, ne yediğinizden ve kiminle zaman geçireceğinize kadar uzayıp gider. İyi bir ilişkide bunların dozuyla ilgili çok daha farkında olarak ilgi ve sevgi ile karıştırmayız. Hatta iyi bir ilişkide bazen ilgi ve sevgisizlikle mücadele etmeyi öğreniriz. Bu gerektiğinde olmaması gereken bir partnerin özelliği olarak değerlendirilebilir. O zaman partnerimiz ne zaman olsun?
Reklam